Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu Yayınıdır.  
ANASAYFA

|

ENGLISH

|

ANASAYFA YAP

|

REKLAM

3 Eylül 2010, Cuma

 
  Usak Gündem
  Bölgeler

Ücretsiz Tam Metin Uluslararası Hukuk ve Politika Dergisi

Ücretsiz Tam Metin Orta Asya ve Kafkasya Araştırmaları Dergisi

Tarihsel Kördüğüm ‘Dağlık Karabağ’ ve Rusya Faktörü
  Yorum Yap (0) Yazdır Arkadaşına Gönder
Habibe Özdal
15 Haziran 2009, Pazartesi
habibekader@gmail.com

Dağlık Karabağ sorunu, 1987 yılının son aylarında başlamış ve hala çözüme ulaşılamamış olan Kafkasya’daki dondurulmuş sorunlardan biridir. Türkiye ve Ermenistan’ın diplomasi kanallarını çalıştırmaya başlamasıyla tekrar gündeme gelen sorun, hem işgal altındaki bölgenin geleceği hem de yerlerinden edilmiş bir milyonu aşkın Azeri için önem arz etmektedir. Obama’nın 6 Temmuz’da Rusya’ya gitmesi ve Minsk süreci kapsamında Medvedev, Sarkozy, Sarkisyan ve Aliyev ile Karabağ sorununu masaya yatırması beklenmektedir. Sorunun çözümü için çabalar devam etmekle birlikte, Dağlık Karabağ sorunu ve sorunun oluşumunda rol oynayan etkenler dikkat çekmektedir.

Tarihsel Arka Plan

Kafkasya bölgesinin tarihsel arka planı incelendiğinde pek çok sorunu içinde barındırdığı görülür. Sorunlarla ilgili müzakerede bulunacak tarafların genellikle sadece bölge ülkeleri olmamaları, bölgenin çoğu zaman ‘büyük güçlerin’ mücadele alanı haline gelmesi ve uluslararası konjonktürün de etkisiyle bölgedeki sorunlar çözülememekte, sadece dondurulmaktadır. Bununla birlikte eski Sovyet coğrafyasından bahsederken Rusya faktörünü, Rusya’nın bölgedeki çıkarları bağlamındaki politikalarını hesaba katmamak yanıltıcı olacaktır. Ağustos 2008’de yaşanan Gürcistan savaşı bu durumun somut bir göstergesi olmuştur. Dağlık Karabağ sorununun iki tarafı olan Azerbaycan ve Ermenistan’ın soruna yönelik argümanları birbirinden oldukça farklıdır. Azerbaycan, Dağlık Karabağ Savaşı’nın Ermenistan’ın ‘sınırlarını genişletme isteği’ sonucu ortaya çıktığını ifade ederken, Ermenistan’a göre “savaş Dağlık Karabağ ile Azerbaycan arasında patlak vermiştir. Ermenistan, Dağlık Karabağ’daki Ermeni nüfusunu ve Dağlık Karabağ Ermenilerinin ‘kendi kaderini tayin hakkını’ korumak amacıyla savaşa dâhil olmuştur”.[1]

Tarihsel olarak bakıldığında bölge Osmanlı, İran ve Çarlık Rusyası yönetimi altında kalmıştır. Karabağ bölgesi 1555 Amasya Antlaşması ile Osmanlı Devleti’ne[2], 1735 Gence Antlaşması ile İran’a ve 1828 Türkmençayı Antlaşması ile Çarlık Rusya’ya bırakılmıştır.[3] Birinci Dünya Savaşı sonrasında ise bölgede Osmanlı Devleti ve İngilizler hâkim olmuştur. Her ne kadar Azerbaycan 1918’de bağımsızlığını ilan ettiyse de 1920’lerden itibaren bölge, Azerbaycan Cumhuriyeti adı altında Sovyet yönetimi altına girmiştir.

Karabağ sorununun bugünkü noktaya ulaşmasına neden olan süreç 1980’lerin sonuna doğru ortaya çıkmıştır. 1985 yılında iktidara gelen Gorbaçov’un izlediği Glasnost (açıklık) ve Perestroyka (yeniden inşa) politikalarının gerek ülke içinde yarattığı hareketlilikten, gerekse de milliyetçi hareketleri arttırması durumlarından faydalanan Dağlık Karabağ Ermenileri 1987 yılının son aylarından itibaren Dağlık Karabağ üzerinde hak iddia etmeye başladılar.  

1989 yılı başında Azerbaycan Hükümeti Karabağ'ın özerk statüsünü kaldırdığını açıkladı. Buna karşılık Ermenistan 1 Aralık 1989'da Karabağ'ı i1hak etme kararını ilan etti. 1992 başında Azerbaycan Cumhurbaşkanı Muttalibov, bölgeyi doğrudan doğruya Cumhurbaşkanlığı’na bağladığını açıkladı. Bunun nedeni, Dağlık Karabağ’ın geleceği ile ilgili olarak Stepanakert’te görüşmeler sürerken, 26 Kasım’da Azerbaycan Adalet ve Savunma Bakanlığı yetkilileri ile, iki Rus generalini ve bölgeye ateşkes sürecini denetlemek üzere gönderilen Kazak ve Rus gözlemcileri taşıyan bir helikopterin düşmesi oldu. Azerilere göre kaza Ermenilerin suikastıydı.[4] Bunun ardından yeni bir Ermeni hareketi baş gösterdi. Bu noktada 1992 yılı itibariyle çeteler arası savaştan düzenli orduların savaşına geçilmiş oluyordu. İlkbaharda Dağlık Karabağ bütünüyle Ermenilerin eline geçtiği gibi, Ermenistan ayrıca, Karabağ ile Ermenistan arasında uzanan Azeri topraklarını da denetlemeye başladı. Artık fiilen Ermenistan, Karabağ ile toprak bağlantısını kurabilmişti. Taraflar arasında askeri operasyonlar 9 Mayıs 1994 tarihinde ateşkes anlaşması imzalanana kadar devam etmiştir. Bununla birlikte bugün Azerbaycan topraklarının %20’si Ermenistan işgali altındadır.[5]

Sorunun çözümüne ilişkin atılan adımlara geçmeden önce belirtmek gerekir ki Dağlık Karabağ 1992 yılına kadar uluslararası alanda bölgesel bir sorun olarak değerlendirilmişti. Sorunun uluslararası nitelik kazanması 1992’de Azerbaycan ve Ermenistan’ın Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı’na (AGİK-1994’ten sonra AGİT) üye olmasıyla gerçekleşmiştir.   

Minsk Grubu

Minsk Grubu 1992 yılında AGİK çerçevesinde oluşturulmuştur. AGİK, Dağlık Karabağ sorununun barışçıl bir çözüme ulaştırılması amacıyla bir konferans gerçekleştirilmesine karar verdiyse de Ermenistan’ın bölgedeki saldırılarının devam etmesi sebebiyle konferans gerçekleşememiştir.

Minsk Grubu’na ABD, Rusya, Fransa, Almanya, İtalya, İsviçre, Finlandiya, Türkiye, Belarus, Azerbaycan, Ermenistan ve dönemsel olarak değişen AGİT troykası dâhildir.6 Aralık 1994 Bükreş zirvesinde sürecin işlemesinde eş başkanlık oluşturulmasına karar verildi. Minsk Grubu’nun eş başkanları ABD, Fransa ve Rusya’dır.

Minsk grubu; sorunun müzakereler yoluyla çözümü için gerekli koşulların sağlanması ve diyaloğun kurulması alanlarında faaliyet gösterir. Minsk Grubu eş başkanları, sorunun tarafları ile görüşmeler yürütmek amacıyla bölge ziyaretlerinde bulunur. Bununla birlikte eş başkanlar Minsk Grubunu da süreç ile ilgili olarak bilgilendirir.

Minsk Grubu, Minsk sürecinin çatışmaların barışçıl yollarla çözümüne tam olarak ulaşıldığında sona ereceğini belirtmektedir.[6]

Rusya’nın Karabağ Sorununa Yaklaşımı

Rusya, Minsk sürecini desteklemektedir. Bununla birlikte özellikle son dönemde Rusya’nın Dağlık Karabağ sorunun çözümüne ilişkin olarak somut ve samimi adımlar attığı söylenebilir. Bunun nedeni de ABD’nin Karadeniz ve Kafkasya’da etkinliğini arttırmaya yönelik çabalarıdır. Bilindiği üzere ABD’nin hedefi Ukrayna ve Gürcistan’ı da NATO’ya dâhil etmek idi. Doğu Avrupa’da Bulgaristan ve Romanya’nın NATO üyesi olmasıyla Rusya’nın Batısı NATO tarafından adeta kuşatılmıştır. Ukrayna ve Gürcistan’ın da NATO üyesi olmasıyla ABD, Güney’den de Rusya’yı kuşatmış olacak ve NATO, Kafkasya üzerinden Orta Asya’ya ve Hazar çevresine ulaşmış olacaktı.

Söz konusu durumun Rusya’yı rahatsız ettiği açıktır. Ağustos 2008’de yaşanan Rusya-Gürcistan savaşıyla Gürcistan üçe bölünmüştür. Böylelikle en azından şimdilik Gürcistan’ın bir bütün olarak NATO üyeliği olasılığı ortadan kaldırılmıştır.

Karabağ sorununa bakıldığında ise şöyle bir tablo ortaya çıkmaktadır; Karabağ sorunu nedeniyle Türkiye ve Azerbaycan’ın Ermenistan’ı izole etmesi, Ermenistan’ı Rusya’ya bağlamaktadır. Karabağ sorununda Ermenistan’a destek vermenin Rusya’ya bedeli ise Azerbaycan ve Türkiye ile ilişkilerin istenildiği ölçüde geliştirilememesi olmaktadır.

Bir başka açıdan bakıldığında; Ermenistan dış savunmasında Rusya’ya güvenmektedir. Ermenistan sınır kapılarında Rusya ve Ermenistan bayrağı dalgalanmaktadır. Bununla birlikte Ermenistan sınır kapılarındaki gümrük memurları da Rus’tur. Bu gibi etmenler de göz önünde bulundurulursa, Dağlık Karabağ sorununun çözülmesi durumunda Rusya’nın Ermenistan’ı kaybetmeyeceği söylenebilir. Böylesi bir durumda Ermenistan’ın Batı’ya kayması da kısa vadede olası görünmemektedir. Buna karşın Rusya, Karabağ sorununun çözülmesi sayesinde hem Türkiye hem de Azerbaycan ile ilişkilerini geliştirebilir.  

Bu noktada Rusya’nın kontrolü kaybetmemek şartıyla çözüm önerilerini desteklemesi söz konusudur. İlginçtir ki ABD de, çözüme ulaşmak amacındadır. Çünkü her iki ülke de (hem ABD hem de Rusya) Dağlık Karabağ sorununu bölgede izlemek istedikleri etkin politikaların önünde bir engel olarak görmektedir.

Barış sürecinin başlamasında Türkiye’nin yadsınamaz bir katkısı olmuştur. Cumhurbaşkanı Gül’ün Erivan ziyareti pek çok kapıyı açmıştır. Bir sonraki adımda ise önemli olan Türkiye’nin olası gelişmelere hazırlıklı olmasıdır. 

Sonuç olarak, Dağlık Karabağ sorunu bugün hala çözüme ulaşamamış olsa da görüşmeler devam etmektedir. Özellikle Rusya ve ABD’nin çözüme ulaşılması yönünde atığı adımlar önem arz etmektedir.  

Temmuz ayının ilk haftasında Minsk Süreci kapsamında Rusya’da biraraya gelecek olan Obama, Medvedev, Sarkozy, Aliyev ve Sarkisyan’ın görüşmesi tüm bu değerlendirmeler ışığında önem kazanmaktadır.  

 

[1] “Нагорный Карабах: взгляд на Конфликт с Места Событий”, Доклад N°166 Европа – 14 сентября 2005 г., International Crisis Group, http://www.crisisgroup.org/library/documents/europe/caucasus/166_nagorno_karabakh_rus.pdf
[2] Tuba Tombuloğlu, Kafkasya’nın Etnik ve Kültürel yapısının Oluşumunda Türklerin Rolü, s.44, http://acikarsiv.ankara.edu.tr/fulltext/703.pdf
[3] Swante E. Cornell, The Nagorno-Karabagh Conflict, Report no. 46, Department of East European Studies, Uppsala University, 1999, s.5.
[4] Ayşe Hür, “Paylaşılamayan Ülke: Dağlık Karabağ”, Taraf Gazetesi, 19.04.2009, http://www.taraf.com.tr/makale/5118.htm
[5] Михаил Рачинский, “К Проблемам Нагорного Карабаха и Вокруг Него”, s.2, http://www.kackad.com/article.asp?article=292
[6] AGİT resmi internet sitesi; http://www.osce.org/item/21979.html
Habibe Özdal
15 Haziran 2009, Pazartesi
 

Yazdır

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayın

 Kullanıcı Yorumları (0)

YORUM YAP

bu köşe yazısı için henüz yorum yapılmamış.

yorum yapmak için tıklayın.

 Yorum
Güvenlik Kodu:
Güvenlik Kodu:
Adınız:
Yorumunuz:
 
   Yazarın Son 10 Yazısı
Soçi’de Gerçekleşen Dörtlü Zirve ve Rusya’nın Öncelikleri
Obama-Medvedev Görüşmesi: Hem Ziyaret Hem Ticaret
Rusya İran Konusunda Akılları Karıştırıyor
Medvedev’in Türkiye Ziyareti ve Gündemdeki Konular
Ukrayna’nın Yeni Dış Politika Serüveni
Rusya ve ABD’den Yeni Bir START
Medvedev Döneminde (Ayrıcalıklı) Rus-Kazak İlişkileri
Ukrayna'da Seçimin Rengi Mavi
Borisov’un Ankara Ziyareti ve Öne Çıkan Konular
Bulgaristan’da Neler Oluyor?
 Tüm liste için lütfen tıklayın
Haber Kategorileri
Türkiye Amerika Avrupa Orta Doğu Orta Asya Kafkasya Bodrum Holidays Balkanlar Dünya Asya-Pasifik Afrika Ekonomi Bilim Teknoloji

Copyright 2009 Usak Stratejik Gündem
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu

Mebusevleri Mah. Ayten Sok. No:21 Tandoğan/Ankara
Tel: 0 312 212 28 86  Faks: 0 312 212 25 84

Sitemiz
Anadolu Ajansı
Abonesidir