|
|
|
|
Güney Asya Gelişmeleri ve Sri Lanka’da Ayrılıkçı Tamil Kaplanlarının Bitişi |
|
|
|
 |
Selçuk Çolakoğlu 20 Mayıs 2009, Çarşamba scolakoglu@gmail.com |
|
|
|
|
|
Güney Asya son haftalarda bir çok önemli gelişmeyi bir arada yaşıyor ve adeta bölgenin kaderi yeniden şekilleniyor. 11 Eylül 2001 sonrasında yapılan Afganistan operasyonu Pakistan’ı istikrarsızlaştırma projesine dönüşmüş durumda. Pakistan’ın kuzeydoğu bölgesinde ordu ile Taliban milisleri arasında adeta bir iç savaş yaşanıyor. Hindistan’da ise Kasım 2008’de gerçekleşen Mumbai terör saldırıları sonrasında daha da derinleşen Hint-Amerikan işbirliğine şahit oluyoruz. Mayıs 2009’da yapılan genel seçimleri Kongre Partisinin kazanması ise Hindistan’ın toplumsal bütünlüğü açısından son derece önemli bir gelişme. Son aylarda meydana gelen diğer bir önemli gelişme ise küçük bir ada ülkesi olan Sri Lanka’da 26 yıldır bağımsızlık için mücadele veren ayrılıkçı Tamil Kaplanlarının askeri olarak tamamen tasfiye edilmesidir.
Aslında birbirinden bağımsız gibi görünen bu üç Güney Asya ülkesindeki bu radikal değişiklikler, son derece birbiriyle bağlantılı ve bölgenin kaderini yeniden şekillendirici özelliklere sahip. Bu yazıda öncelikle Sri Lanka konusunu değerlendireceğiz.
1972’ye kadar Seylan adıyla bilinen Sri Lanka, Hindistan’ın hemen güneyinde ve Hint Okyanusunda stratejik öneme sahip bir ada devleti. Oldukça küçük bir yüzölçümüne sahip olmasına rağmen üzerinde 20 milyon gibi yoğun bir nüfusu barındırıyor. Sri Lanka’nın etnik ve dini yapısı da oldukça çeşitli. Ülke nüfusunun yüzde 74’ünü teşkil eden Sinhalilerin büyük kısmı Budist, yüze 18’ini oluşturan Tamillerin büyük kısmı Hindu ve yüzde 7’sini oluşturan Arap asıllı Moor’ların tamamı Müslüman. Ülkede ayrıca Sinhali ve Tamillerden oluşan yüzde 8’lik bir Hıristiyan grup da yaşamaktadır.
Sri Lanka’yı esas olarak uzun yıllar dünya gündemine taşıyan 1983’ten beri faaliyet gösteren ve ülkenin kuzey ve doğusunda bağımsız bir devlet kurmak isteyen Tamil Eelam Kurtuluş Örgütü olmuştur. Sri Lanka’dan ayrılmak isteyen Tamil Kaplanların en büyük destekçisi ise Hindistan’daki 60 milyonluk Tamil toplumudur. Ağrılıklı olarak Tamil-Nadu eyaletinde yaşayan Hintli Tamiller komşu Sri Lanka’da bağımsızlık mücadelesi veren Tamillere her türlü desteği sağlamışlardır. Yeni Delhi ise hem ülkesindeki 60 milyonluk Tamil azınlığı hoş tutmak için hem de Budist Sinhalilere karşı mücadele veren Hindu Tamillere sempati duyduğu için genelde Tamil Kaplanlarına karşı hayırhah bir tutum takınmıştır. Ayrıca Yeni Delhi, Tamil Kaplanlarını Sri Lanka’yı Hindistan’ın yörüngesinde tutmak için kullanmıştır.
Bu açıdan Pakistan-Sri Lanka ilişkilerinin öteden beri dostane bir seyir takip etmesi Hindistan’ı oldukça rahatsız eden bir unsur olmuştur. 1971 Bangladeş (Doğu Pakistan) bağımsızlık savaşında Sri Lanka’nın Pakistan donanmasına limanlarını kullandırması bu açıdan son derece ilginç bir örnektir. Yine Nisan 2009’da Sri Lankalı kriketçiler Pakistan’da bombalı saldırıya uğradıklarında Pakistan hükümeti Hindistan’ı suçlamıştır. Bu açıdan Pakistan ve Sri Lanka’nın Güney Asya’daki Hindu çoğunluğa karşı bir Müslüman-Budist dayanışması sergilediği söylenebilir. Bu noktada Sri Lanka’daki Müslüman Moor’ların merkezi hükümetin yanında yer alması son derece önemlidir. Bu yüzden Hindu Tamillerle aynı bölgede yaşayan Müslümanlar, Budist Sinhalilerden daha çok Tamil Kaplanların hedefi olmuştur.
Bununla birlikte küçük ve zayıf bir Sri Lanka’nın hemen yanı başındaki Hindistan gibi dev bir komşuya tamamen kafa tutması söz konusu değildir. Yeni Delhi, Tamillerle merkezi hükümet arasında arabuluculuk yapma bahanesiyle sık sık Sri Lanka’nın iç işlerine müdahale etmiştir. Bununla birlikte yapılan son operasyonlarla Tamil Kaplanlarının askeri açıdan bitme noktasına gelmesi, Sri Lanka’daki merkezi hükümetin güçlendiğini ve Hindistan’ın bu ülkeye olan müdahalesinin azaldığını göstermektedir. Daha doğrusu son yıllarda Çin-Pakistan ittifakının etkisinin artması Sri Lanka’da Hindistan’ı dengeleyici bir unsur olarak ortaya çıkmıştır. Pakistan askeri silah ve mühimmat açısından merkezi hükümeti desteklerken, Çin de Sri Lanka’ya önemli yatırımlar yapmaya başlamış ve ayrıca uluslararası platformda merkezi hükümetten yana tavır takınmıştır.
Sri Lanka açısından esas zor görev şimdi başlamaktadır. Merkezi hükümetin 26 yıldır savaştığı Tamilleri barışçıl bir şekilde Sri Lanka siyasi sistemine entegre edebilmesi ülkenin istikrarı açısından büyük bir önem taşımaktadır. Aksi taktirde Hint okyanusundaki enerji ve ulaşım koridoru üzerinde son derece önemli bir konuma sahip Sri Lanka’nın bu yumuşak karnını bölgede üstünlük kurma mücadelesi veren büyük güçler yeniden kullanmaktan çekinmeyeceklerdir.
scolakoglu@gmail.com
|
|
|
Selçuk Çolakoğlu |
|
|
20 Mayıs 2009, Çarşamba |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
bu
köşe yazısı için henüz yorum yapılmamış. |
|
yorum yapmak için
tıklayın. |
|
|
|
|
|
|
|
|