Cumhurbaşkanı Gurbanguli Berdimuhammedov geçtiğimiz hafta hükümet içinde ve bürokratik makamlarda büyük çaplı bir tasfiye hareketine girişti. Resmi retorik bu tasfiye hareketinin ulusal güvenliği güçlendirmek ve enerji sektöründeki bürokratik mekanizmayı yeniden yapılandırmak amacıyla gerçekleştirildiği yönündeydi. Tasfiyenin görünüşteki gerekçesi, geçtiğimiz yıl içinde devam eden yargı süreci sonucunda ortaya çıkan yolsuzluklar ve bazı bakanlıklardaki yönetim zaafiyeti olarak ifade edilmektedir. Oysa Berdimuhammedov’un iktidara geldiği dönemden bu yana görülen en büyük tasfiye anlamına gelen bu karar, Niyazov döneminin hükümet ve bürokrasideki son kalıntılarının da tasfiye sürecinin büyük oranda tamamlanması olarak görülebilir.
Tasfiye olanların içinde birçok isim başta Enerji ve Sanayi Bakanı Gurbannur Annaveliyev, devlet gaz şirketi Türkmenneft’in başkanı Garyagdi Taşliyev ve devlet tetkik arama şirketi Türkmengeology’nin başkanı Sapargeldi Jumayev olmak üzere petrol ve gaz sektörünün önde gelen yöneticilerini içeriyor. Ülke ekonomisinin ana dayanağını oluşturan bu sektörde yaşanan tasfiyenin yanısıra yine ülkede çok etkin bir bürokratik makam olarak değerlendirilen Türkmenbaşı Ticaret Bankası ve Türkmenpagta devlet pamuk şirketinin yöneticileri de görevden alınanlar arasında yer aldı.
Birçok üst düzey bürokratın yanısıra dört bakanı da hedef alan son tasfiye dalgası ile birlikte hükümette Niyazov döneminden yalnız üç bakan kaldı. Görevden alınanlar arasında en dikkati çeken figür kuşkusuz Savunma Bakanı Agageldi Mammetgeldiyev’di. Her ne kadar Mammetgeldiyev’in görevi bırakışı için sağlık sebebleri öne sürüldüyse de, gözlemciler bu kararın süregelen tasfiye dalgasının bir başka ayağı olduğu konusunda hemfikir.
Niyazov sonrası döneme ilişkin yapılan spekülasyonlarda ismi anılan biri olmamasına rağmen Berdimuhammedov’un Cumhurbaşkanlığına seçilişi birçok gözlemci için oldukça sürpriz olmuştu. Niyazov çevresinde yeralan güç odakları her taraf açısından yıpratıcı olabilecek bir güç mücadelesine girmek yerine göreceli olarak az bilinen bir isim olan Sağlık Bakanı Berdimuhammedov üzerinde ittifak sağlamışlardı. Geçtiğimiz hafta görevden alınan Mammetgeldiyev, Türkmenbaşı’nın ansızın ölümü sonrasında Berdimuhammedov’un saray içi ittifak sonucu iktidara gelişini sağlayan kilit isimlerden biriydi.
Berdimuhammedov, tahminlerin aksine, kendini iktidara getiren güçlerin piyonu olmak yerine iktidar oyununda ciddiye alınması gereken bir figür olduğunu çok geçmeden ortaya koydu. Bir yanda Niyazov mirasını zaman içinde tasfiyeye yönelirken, diğer yandan da Niyazov kadrolarını - kendini iktidara getiren unsurlar da dahil olmak üzere - elimine etti. Cumhurbaşkanlığının ilk yılında bu ittifakın diğer kilit ismi Cumhurbaşkanlığı Güvenlik Biriminin başındaki Akmurad Recepov’u görevinden almış ve sonrasında da Recepov 20 yıl ceza alarak hapse atılmıştı. Berdimuhammedov, aynı yılın Ekim ayında bu kez yine ittifakın diğer etkili unsurları olan İçişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Bakanını görevden aldı. Berdimuhammedov süreç içinde tüm güç odaklarını tasfiye ederek kendine yönelik ciddi bir tehditin kalmadığı bir siyasal yapı kurmayı başardı.
Berdimuhammedov şu an için her ne kadar siyasal bir tehditle yüzyüze olmasa da kendisine potansiyel rakip olabilecek unsurları da kontrol altına almayı gözetiyor. Bu noktada, Türkmenistan siyasetini yakından gözlemleyen kaynaklar, Berdimuhammedov’un bundan sonraki hedefinin 2001’de kabineye ilk atandığı tarihten bu yana yaşanan tüm tasfiye dalgalarını atlatmayı başaran Dışişleri Bakanı Raşid Meredov olacağını öngörüyor. Meredov birçokları tarafından Türkmenistan siyasetinde Berdimuhammedov’un potansiyel rakibi olarak görülüyor. Son dalgada en güvendiği yardımcısı Hoşgeldi Babayev’in başarılı bir performans göstermediği gerekçesiyle görevden alınışı, Meredov açısından da çanların çalınmaya başlandığının bir göstergesi.
Yönetim kadrolarında görülen bu değişim, Berdimuhammedov’un Niyazov dönemi kadrolarını kendisine sadık yeni kadrolar ile değiştirme arzusunu göstermektedir. Diğer yandan, Berdimuhammedov aynı zamanda Türkmen rejimini Niyazov dönemindeki ekzantrik totalitariyanizmden modern bir otokrasiye doğru dönüştürme çabasındadır. Bu açıdan, son tasfiye dalgasını, Berdimuhammedov’un bürokratik mekanizmayı yeniden yapılandırma ve modernleştirme arzusunun bir yansıması olarak da görmek mümkündür.
Berdimuhammedov’un iktidara geldiği dönemden itibaren öncelikli gündem maddelerinden biri de, Türkmen lider Niyazov dönemi kadrolarında endemik bir sorun olan yolsuzlukla mücadele konusu. Berdimuhammedov döneminde yaşanan tasfiyelerin tümünde bürokratik kademelerde görülen yolsuzluk olayları önemli bir neden olarak ortaya çıkıyor.
Berdimuhammedov, devlet aygıtını nepotizmin hakim olduğu geleneksel patrimonyal ilişkiler ağından kurtararak modern bir işleyim mekanizmasına dönüştürme yönünde bir reform politikası yürütmeye çalışıyor. Yürütmeye çalışıyor diyoruz, çünkü bu konudaki iradesine karşın işi hiç de kolay değil. Nitekim 15 Ocak’daki kabine toplantısında da eleştirdiği üzere, modern bir devlet aygıtının nasıl verimli çalışacağı ve bir piyasa ekonomisinin nasıl işlediği konusunda ne bakanlar ne de bürokratlar yeteri bilgiye sahip. Yöneticiler profesyonel bir yönetim anlayışından ve modern sanayi komplekslerini yönetebilecek beceriden yoksunlar. Devlet kurumları ve devlete bağlı şirketler çoğunlukla çalışmalarını stratejik planlama yeteneğinden yoksun, bulunduğu makamı rüşvet ya da patronaj ilişkileri aracılığıyla elde etmiş niteliksiz bürokratlar tarafından yönetiliyor. Sonuç belirlenen hedeflerin gerçekleştirilememesi ve düşük profesyonel standartlar olarak ortaya çıkıyor.
Mevcut bürokratik kadrolar ve eğitim anlayışı gözönüne alındığında bu durumun kısa vadede ciddi bir değişime uğraması da mümkün görünmüyor. Bürokratik mekanizmada radikal bir çerçevede yürütülecek kurumsal yeniden yapılandırma politikasına eşlik edecek nitelikte, kamu görevlilerine modern ve profesyonel bir eğitim verilmesi konusunun gündeme alınması hayati önem taşımaktadır. Ancak bunun için de eğitim konusunun yalnızca kamu görevlilerinin eğitimi sorunu olmakdan ziyade, genel olarak eğitimin yeniden gözden geçirilmesi sorunu olduğunu gözardı etmeyecek bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç vardır.
E-posta: turgutdem@yahoo.co.uk