Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu Yayınıdır.  
ANASAYFA

|

ENGLISH

|

ANASAYFA YAP

|

REKLAM

3 Eylül 2010, Cuma

 
  Usak Gündem
  Bölgeler

Ücretsiz Tam Metin Uluslararası Hukuk ve Politika Dergisi

Ücretsiz Tam Metin Orta Asya ve Kafkasya Araştırmaları Dergisi

Güney Osetya Krizinin Orta Asya’da Yansıması
  Yorum Yap (0) Yazdır Arkadaşına Gönder
Turgut Demirtepe
5 Eylül 2008, Cuma
turgutdem@yahoo.co.uk

 

Güney Osetya’da ortaya çıkan kriz Orta Asya’da daha ziyade düşük profilli olarak karşılandı. Bölge yönetimleri savaşın patlak vermesini müteakip olayları ilk günlerde anlamlı bir suskunlukla takip ederken, olayların durulmasına paralel olarak - bekleneceği üzere - “dengeleri gözeten” bir yaklaşım sergilediler. Öte yandan, Rusya ile Gürcistan arasında savaş eski Sovyet coğrafyasındaki – bu arada Orta Asya’daki – yönetimler açısından  Moskova konusunda ihtiyatlı davranmanın gerekliliğini bir kere daha ortaya koydu.

Kırgız devlet başkanı Bakiyev BDT’nin dönem başkanı olarak olayların ilk günlerinde diğer BDT ülkeleriyle  konu hakkında konuşmak için irtibata geçmesine rağmen çoğu hükümet sessiz kalmayı tercih etti. Bakiyev Nazarbayev ile gayrıresmi bir görüşme yaparak konum belirlemeye çalıştıysa da görüşme sonrası iki lider de zamansız bir yorum yapmaktan çekinerek “çatışmanın diplomatik kanallar yoluyla uluslararası hukuk çerçevesinde çözülmesi gerektiği” yolunda nötral bir tutum takındılar.

Nazarbayev BDT’yi etkisiz bir oluşum olarak değerlendirerek çatışmalarda müdahale mekanizmalarından yoksun olarak tanımladı. Askeri çözümlerin sonuçsuz olduğu, ayrılıkçılığa karşı olduklarını ve sorunların masada müzakere yoluyla çözümlenmesi gerektiğini vurgulayarak Rusya ile arasına mesafe koydu. Kazakistan, Rusya’nın Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığını tanımasından sonra da bu konudaki nötral tutumunu devam ettirdi ve bu yöndeki taleplere karşı açıklama yapmaktan uzak durdu.[1] Kazak Dışişleri yetkilileri çatışmalar nedeniyle Kazakistan’ın Rusya’yı bypass eden BTC Projesi’nden çekileceği yönündeki haberleri de yalanlayarak konumunda herhangi bir değişiklik olmadığını açıkladı.[2]

Rusya ve ABD üslerini barındıran ve iki küresel güç arasında denge politikası izlemekle birlikte Bakiyev sonrası Rusya’ya daha yakın bir çizgi izleyen Kırgızistan’ın, Rusya’ya destek olarak değerlendirilebilecek bir yaklaşım göstermesi beklenmekteydi. Özellikle iç kamuoyu çatışmanın başından itibaren Rusya yanlısı yayın yapan medya organları tarafından enforme edilmekteydi ve uzun süredir ülkede hakim ABD karşıtı atmosferin de etkisiyle iktidarın olaylar karşısında Rusya’ya destek vermesi görüşü hakimdi. Başta hükümet yanlısı Komünist Parti olmak üzere değişik siyasal çevrelerden milletvekilleri bu yönde görüş bildirdi. Parlamento’dan oluşturulan bir delegasyon “Rusya İçin” adlı bir STK’nın sponsorluğunda olaylar hakkında gözlem yapmak üzere Güney Osetya’ya gitti. Delegasyon’un başında bulunan Sosyal Demokrat Parti milletvekili Murat Juraev Rusya’da bir milyon civarında Kırgız’ın göçmen işçi olarak çalışıyor olmasının Kırgızistan’ı Rus politikalarının destekçisi kılması gerektiğini öne sürdü.[3] Bununla birlikte kamuoyu ve siyasetçi baskısına rağman Bakiyev olaylar karşısında “dengeci” bir politika izlemeyi sürdürdü.

Rusya’nın stratejik partneri konumundaki Özbekistan’ın tutumu da diğer iki ülkeden farklı olmadı. 2005’deki Andican olayları sonrası Batı ile ilişkileri neredeyse sıfırlanan, bölgedeki “demokratik devrimler”in arkasında ABD’yi gören ve ABD’nin kendi ülkesinde de benzeri bir çabada bulunduğunu öne sürerek Rusya’ya yanaşan Özbekistan’ın, kendisi açısından “demokratik devrimle işbaşına gelmiş ABD yanlısı bir hükümetin Rusya tarafından cezalandırılması” olarak görülebilecek bir olayda Rusya’nın tavrını desteklemesi beklenebilirdi. Ancak Kerimov olaylar karşısında herhangi bir ülkeye destek olarak algılanabilecek bir açıklama yapmaktan kaçındı. Özbek hükümetinin Güney Osetya’ya 250.000 dolarlık insani yardım göndermesi bazıları tarafından  Moskova’nın desteklenmesi olarak değerlendirilmekle birlikte, Özbek yetkililerinden bu yorumları haklı kılacak nitelikte herhangi bir açıklama gelmedi.[4] Resmi açıklama yapılıncaya kadar bir görüş bildirmekten kaçınan Özbek medyasında da benzer bir sessizlik hakimdi. Özbekistan’ın bölgeye yardımına ilişkin bir iki değini dışında olaylar hakkında hemen hiçbir habere yer verilmedi.[5]

 

Tacikistan çatışmada ilk bakışta daha ziyade Rusya’ya destek olarak okunabilecek bir tutum sergiledi. Tacik Cumhurbaşkanı İmamali Rahmanov Rusya Cumhurbaşkanı Dmitry Medvedev’in Duşanbe ziyareti sonrası yaptığı açıklamada, Rusya ve Tacikistan’ın stratejik partner olduklarını, bunun da iç ve dış politik gelişmelerde birbirini desteklemek anlamına geldiğini, bu desteğin Güney Osetya krizi için de geçerli olduğunu belirtti. Ancak açıklamada Rahmanov’un hem sorunların barışçıl yollarla diplomatik araçlar kullanılarak çözülmesi gerektiği vurgusu hem de Rusya’nın Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığı konusundaki tavrını desteklemekten kaçınması bu krizde Rusya’ya desteğinin sınırlarına işaret ediyordu.[6]

 

Tarafsızlık siyaseti izleyen Türkmenistan’ın kriz karşısındaki tavrı – tahmin edileceği üzere - Orta Asya ülkeleri arasında en nötral olanıydı. Olayların ilk günlerinde Cumhurbaşkanı Gurbanguli Berdimuhammedov tarafından yapılan, Güney Osetya’daki trajik olaylardan üzüntü duyulduğu ve sorunun çözümünde diplomatik yollara başvurmanın önerildiği bir açıklama dışında herhangi bir görüş belirtilmedi.[7]

 

Orta Asya ülkelerinin bu tavrı geçtiğimiz hafta Duşanbe’de yapılan Şanghay İşbirliği Örgütü toplantısında da değişmedi. Üye ülkeler Gürcistan’daki krizin çözümünde Rusya’nın normalleştirme çabalarını desteklediklerini belirtmelerine karşın Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığını tanıma noktasında sessiz kaldılar. Toplantının sonuç bildirisinde “Cumhurbaşkanlarının bir devletin teritoryal bütünlüğü ve birliğini koruma yönündeki çabalara destek oldukları” ve “bölgesel çatışmaların çözümlenmesinde güç kullanımının sonuç vermediği” görüşü açıklandı.[8]  

Bu durum birçok yorumcu tarafından Rusya’nın ŞİÖ platformunda üye ülkelerden destek arama çabasının sonuçsuz kaldığı şeklinde yorumlandı. İzvestia ve Kommersant gibi önde gelen Rus gazeteleri de bu durumu Medvedev’in Gürcistan konusunda ŞİÖ’den destek alamadığı şeklinde yorumladı. Kommersant, Moskova’nın Batı ile karşılaşmasında yalnız bırakıldığı hatta Rusya’nın geleneksel müttefiklerinin bile Rusya ile aynı safta yer almaktan kaçındığı yorumunu yaptı.[9]

Orta Asya ülkelerinin Rusya’nın pozisyonuna destek olarak nitelendirilebilecek açık bir tavırdan kaçınmalarının birçok nedeni bulunmaktadır. Bölge yönetimleri etnik olarak heterojen yapıya sahip ülkelerinde etnik ayrılıkçılığa destek olarak görülebilecek bağımsızlığın tanınması girişiminin kendi ülkelerinde de baş ağrıtacağını düşünmektedir. Son nüfus sayımı (1999) verilerine göre Kazakistan’da etnik Kazaklar ülke nüfusunun yalnızca % 53,4’ünü teşkil etmektedir. Bu oran Kırgızistan’da % 64,9 (1999), Tacikistan’da 79,9 (1999), Özbekistan’da % 80 (1996), Türkmenistan’da ise % 85 (2003)’ dir. Özellikle Tacikistan ve Kırgızistan bir dönem sorun olmuş, halen de sorun olma potansiyelini taşıyan ve Özbekistan ile aralarında gerilim konularından birini oluşturan Özbek azınlık nedeniyle ayrılıkçı eğilimlere karşı duyarlıdır. Özbekistan Karakalpakistan Özerk Cumhuriyeti’nde son dönemlerde görülen ayrılıkçı eğilim ve Semerkand ve Buhara başta olmak üzere Türkistan’ın tarihi kentlerinde yaşayan ve bölgenin asli sahibi olduğunu seslendiren Tacik azınlık nedeniyle benzeri kaygıları taşımaktadır. Tacikistan, etnik ve bölgesel sorunlarının yanısıra 1992-1997 arası beş yıl devam eden bir iç savaş sonunda oluşturulmuş koalisyon hükümetinin halen sarsıntıda olmasından kaynaklanan kendi iç politik sorunları nedeniyle de zayıf bir hükümete sahiptir. Kendi iç sorunlarına yeni bir sorun ekleyerek Batı ile açıktan bir kamplaşmanın içinde görülmenin önemli oranda ekonomik ve güvenlik açısından Batı ile bağlarına zarar vereceğini değerlendirmektedir.

Kazakistan Gürcistan’ın NATO, AB, AGİT gibi Batılı kuruluşlarla yakın bağlantısının Rusya’nın bölgedeki gücüne karşı bir denge içerdiğini düşünme eğilimindedir. Enerji kaynaklarının ihraç rotalarını çeşitlendirme politikasının bir parçası olarak Gürcistan’ın Batum ve Poti limanlarını kullanıyordu. Kazak hükümeti çatışma nedeniyle petrol taşımacılığını durdurma kararı almak zorunda kaldı. Ayrıca Kazakistan son yıllarda Gürcistan petrol sanayisine ciddi yatırımlar yaptı. Kazak şirketleri çatışma nedeniyle yatırımlarını çekmeyi düşünüyor.[10] Kırgızistan ise genelde Rusya eğilimli bir dış politika izlemesine rağmen hem Rus hem de ABD askeri üsleri barındıran ve iki ülkeyle de ekonomik ilişki içinde olan bir ülke olarak açıktan bir ülke yanında konumlanmak istemiyor.

Rusya Putin ile birlikte eski Sovyet coğrafyasında Rus nüfuzunu yeniden restore ediyor ve bölge ülkelerini Rus etki sahasına alma yönünde açık bir tutum sergiliyor. Rusya’nın Güney Osetya’da bu nüfuzu koruma ve/veya geliştirme için silahlı çatışmayı göze alabilmesi eski Sovyet cumhuriyetleri olan Orta Asya ülkelerindeki yönetimler açısından çok şey ifade ediyor. Bağımsızlığın ilanından bu yana arada geçen 17 yıla rağmen her biri hala kendi ekonomik, güvenlik ve etnik sorunlarıyla uğraşan ve küresel aktörlerin güç mücadelesinde “kırılgan” konumda olan bu ülkeler Rusya’nın bölgede askeri güç kullanması karşısında oldukça tedirginlik yaşıyor. Bu yüzden Orta Asya liderlerinin Güney Osetya krizinde taraflardan biri lehine açık destek olarak görülecek bir tavır almak yerine nötral bir tutum takınmaya çalışması şaşırtıcı olmasa gerek.

 

M. Turgut DemirtepeE-posta: turgutdem @yahoo.co.uk

 



[1] Kazakhstan Today, 28 August 2008.

[2] Kazakhstan Won't Withdraw From Baku-Tbilisi-Ceyhan Pipeline”, Ferghana.Ru, 27 August 2008.

[3] Nurshat Ababakirov, “Will The Conflict in South Ossetia Push Kyrgyzstan into a Pro-Russian Stance?”, Central Asia & Caucasus Analyst, 20 August 2008.

[4] Russian Attack on Georgia Alarms CIS Nations, Experts Say”, Uznews, 18 August 2008.

[5] “Uzbek Media Silent About Georgia-Russian Conflict”, Ferghana.Ru, 14 August 2008.

[6] “Tajikistan Urges Russia, Georgia to Solve Conflict Through Political, Diplomatic Means”, Xinhua, 30 August 2008; “Russian President Medvedyev Visits Tajikistan”, Ferghana.Ru, 29 August 2008.

[7] “Turkmenistan Advocates Peaceful Means for Conflict Resolution in South Ossetia”, News Central Asia, 15 August 2008.

[8] Ferkhad Sharip, “Nazarbayev Plays Double Game on South Ossetia”, Eurasia Daily Monitor, 2 September 2008.

[9] Farangis Najibullah, “Moscow Seeking Alliances in Energy-Rich Central Asia”, RFE / RL, 4 September 2008.

[10] Ferkhad Sharip, “Nazarbayev Plays Double Game on South Ossetia”, Eurasia Daily Monitor, 2 September 2008.

Turgut Demirtepe
5 Eylül 2008, Cuma
 

Yazdır

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayın

 Kullanıcı Yorumları (0)

YORUM YAP

bu köşe yazısı için henüz yorum yapılmamış.

yorum yapmak için tıklayın.

 Yorum
Güvenlik Kodu:
Güvenlik Kodu:
Adınız:
Yorumunuz:
 
   Yazarın Son 10 Yazısı
Etkinliği Sorgulanan Bir Örgüt Olarak KGAÖ
Kırgızistan’da Etnik Çatışma: Bakiyev’in Gölgesi mi?
Kırgızistan’da Çanlar Kimin İçin Çalıyor?
Tacik Seçimleri: Kaybedilmiş Yeni Bir Fırsat
Doğu Türkistan Sorunu
Özbekistan İslami Hareketi İçin Yolun Sonu (mu?)
Bişkek’te Son Tango
Obama’nın Afganistan Stratejisi
Moskova’dan ABD’ye Orta Asya Çalımı
Türkmenistan’da Niyazov Kadrolarının Tasfiyesi
 Tüm liste için lütfen tıklayın
Haber Kategorileri
Türkiye Amerika Avrupa Orta Doğu Orta Asya Kafkasya Bodrum Holidays Balkanlar Dünya Asya-Pasifik Afrika Ekonomi Bilim Teknoloji

Copyright 2009 Usak Stratejik Gündem
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu

Mebusevleri Mah. Ayten Sok. No:21 Tandoğan/Ankara
Tel: 0 312 212 28 86  Faks: 0 312 212 25 84

Sitemiz
Anadolu Ajansı
Abonesidir