Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu Yayınıdır.  
ANASAYFA

|

ENGLISH

|

ANASAYFA YAP

|

REKLAM

3 Eylül 2010, Cuma

 
  Usak Gündem
  Bölgeler

Ücretsiz Tam Metin Uluslararası Hukuk ve Politika Dergisi

Ücretsiz Tam Metin Orta Asya ve Kafkasya Araştırmaları Dergisi

Rusya Federasyonu’nun Demografik Yapısında Etnik Farklılaşma Trendi
  Yorum Yap (0) Yazdır Arkadaşına Gönder
Turgut Demirtepe
8 Ağustos 2008, Cuma
turgutdem@yahoo.co.uk

Rusya Federasyonu 160’ın üzerinde etnik grup barındırmasına karşın, nüfusunun % 80’ini Ruslar oluşturduğu için genellikle mono-etnik bir ülke olarak değerlendirilmektedir. Ülkedeki en büyük azınlık grup olan Tatarların bile toplam nüfus içindeki oranı % 3,83 düzeyindedir. Tatarları, % 2,03 ile Ukraynalılar, % 1,15 ile Başkurtlar, % 1,13 ile Çuvaşlar, % 0,94 ile Çeçenler ve % 0,78 ile Ermeniler takip etmektedir.[1] Öte yandan ülkenin demografik trendlerinde görülen farklılık ülkenin mono-etnik karakterinin önümüzdeki onyıllarda devam edip etmeyeceği konusunu ciddi bir soru olarak karşımıza çıkarmaktadır.

 

Rusya Federasyonu nüfusu 1990’lardan günümüze düzenli olarak azalma eğilimi göstermekle birlikte, ülkedeki etnik çeşitlilik göz önüne alındığında farklı bir tablo ile karşılaşılmaktadır. 1989 nüfus sayımında Ruslar RSFSR’nin % 81,5’ini oluştururken, bu oran son nüfus sayımında (2002) % 79,8’e düşmüştür.[2] Nüfustaki bu azalmanın; eski Sovyet Cumhuriyetlerinde yaşayan Rusların Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası bulundukları cumhuriyetten Rusya Federasyonu’na yönelik yoğun göçüne rağmen gerçekleştiği ve bu göç olgusunun günümüzde önemli oranda azaldığı düşünülürse ülkedeki demografik yapının gelecekte etnik açıdan daha çoğulcu bir tablo ortaya koyacağı açıktır. Üstelik bu olgunun günümüzde etnik açıdan karakter değiştirerek Rusların “anavatan”larına göç hareketinden Kafkasya ve Orta Asya’daki yerli halkın daha iyi iş imkanları için/iş bulmak umuduyla göçü olgusuna dönüşmesi etnik yapıyı daha da farklılaştıran bir faktördür. Resmi verilere göre 700.000 Tacik, 300.000 Kırgız Rusya’da çalışmaktadır.[3] Göç sorunlarıyla ilgilenen sivil toplum kuruluşları bu rakamların resmin yalnız bir bölümünü yansıttığı, gerçek rakamların iki üç kat daha büyük olduğunu öne sürmektedir.[4]

 

2002 nüfus sayımında Slavik halkların nüfusu ciddi oranda düşüş gösterirken, birkaçı dışında (Ermeniler, Osetinler, Buryatlar ve Yakutlar) nüfus artışı gösteren halkların tümü Müslüman kökenli halklardır. 1989’da 532.400 olan Ermeni nüfusu % 112 artış oranıyla 2002’de 1.130.200’e yükselmiştir. Bu artışta, Rusya Federasyonu’nda yaşayan Ermenilerin doğum orannın ülke genelinden daha yüksek olması gibi bir faktörden ziyade 1980’lerin sonunda Ermenistan’da yaşanan deprem ve Kafkasya’da Ermeni ve Azeriler arasındaki etnik çatışma sonucu gerçekleşen göçler başat rol oynamıştır.

 

Müslüman halklar arasında en ciddi nüfus artışı Çeçenler’de görülmektedir. 1989 nüfus sayımında Çeçenlerin toplam nüfus içindeki oranı % 0,61 iken (899.000) bu oran 2002 nüfus sayımında % 50 civarında artış göstererek % 0,94’e (1.3 milyon) ulaşmıştır. Başkurtların nüfusu ise aynı dönemde 1.345 milyondan % 24,3 artışla 1.673 milyona ulaşmış ve toplam nüfus içindeki oranı % 0,92’den % 1,15’e yükselmiştir. Bu iki etnik grup dışında, diğer Müslüman halklar arasında, Avarların nüfusu % 39 artışla 544.000’den 757.000’e, Azerilerin % 85,3 artışla 335.000’den 621.000’e, Kabardinlerin % 34,7 artışla 386.000’den 520.000’e, Kumıkların % 52,3 artışla 277.000’den 422.000’e, İnguşların % 91 artışla 215.000’den 411.000’e ulaşmıştır. Ülke genelinde % 3,83’lik bir orana sahip Tatarların nüfusunda resmi istatistiklerde ciddi bir nüfus artışı görülmemekle birlikte, nüfus bilimciler nüfus sayımında etnik sınıflandırmada yaşanan bir karışıklık nedeniyle bu durumun gerçekliği yansıtmadığını, gerçekte Tatar nüfusunun yaklaşık 500.000 civarında artış gösterdiğini ileri sürmektedir.[5]

 

Etnik bazdaki nüfus artış örüntüsü benzeri şekilde devam etmekte olup, 2006’da ülke genelinde nüfus artış oranı % - 0,37 olarak azalma eğilimini devam ettirirken, bu oran Kafkasya başta olmak üzere Müslümanların ağırlıkta olduğu bölgelerde artış göstermiş, Çeçenistan’da % 1,79, İnguşya’da % 1,16, Dağıstan’da % 0,65 olarak gerçekleşmiştir.[6] Rusya’da kadın başına düşen çocuk sayısı 1.3 iken, bu oran Dağıstan’da 2.8’dir. Ayrıca erkek yaşam süresi de Ruslar arasında 58 iken, Dağıstan’da 68’dir. Farklı etno-kültürel grupların demografik eğilimleri arasındaki çarpıcı fark özellikle heterojen nüfus dağılımına sahip bölgelerde çok daha fazla göze çarpmaktadır. Örneğin, Ulyanovsk bölgesinde son on yılda toplam nüfus 100.000 azalarak 1.4 milyona düşerken, aynı bölgedeki çoğunluğunu Tatarların oluşturduğu Müslüman nüfus 170.000 civarında artış göstermiştir.[7]

 

Kafkasya’daki Müslüman Cumhuriyetlerde doğum oranlarının Rus Federasyonu’nun genelinden yüksek olması işsizlik sorunu ile birleşince, genç nüfusun ülkenin diğer bölgelerine göçünü hızlandıran bir etki doğurmuştur. Aynı şekilde Sovyet sonrası dönemde çeşitli sosyo-ekonomik sorunlarla yüzyüze olan Orta Asya’daki eski Sovyet Cumhuriyetlerinden Rusya Federasyonu’na doğru yoğun bir göç dalgası yaşanmaktadır. Göç, gidilen bölgede yaşayan yerli halkla sorunlara yol açmaktadır. Klan temelli geleneksel toplum yapısına / kültüre sahip olan göçmenler gittikleri büyük şehirlerde atomize olmuş toplum yapısı karşısında avantaj elde etmekte ve bu olgu yerli halk ile aralarında düşmanlığı beslemektedir.

 

Irkçılık eğilimi her düzeyden Rus arasında giderek yaygınlaşmakta ve göçmenlere ilişkin olumsuz yaklaşım her geçen gün daha da artmaktadır. 2007 Ağustos’unda yapılan bir anket “Rusya yalnız Ruslarındır” sloganını benimseyenlerin oranını % 55 olarak gösterirken, % 57’lik bir kitlenin de resmi yetkililerin ülkeye göçmen girişini sınırlandırması gerektiği görüşünde olduğunu ortaya çıkarmıştır.[8] Bu politik eğilimin bir yansıması olarak göçmenlere yönelik ırkçı saldırılar yıllar itibariyle düzenli olarak artış eğilimi göstermektedir. Moskova ve St. Petersburg’da 2004’de ırkçı motivasyonlu toplam 267 saldırı gerçekleşmişken, bu rakam 2005’de 463’e, 2006’da ise 542’e ulaşmış; 2007’nin ilk 6 ayında ise 247 saldırı olayı yaşanmıştır.[9]

 

Rusya Federasyonu içindeki Rus ve Müslüman nüfus artışı arasındaki dengesizlik Ortodoks kilisesi ve milliyetçiler arasında Rusya’nın bir gün Müslüman bir Cumhuriyete dönüşeceği “endişe”sini doğurmaktadır. Bu “endişe”ye katılanlar yalnızca muhafazakar ve milliyetçilerle de sınırlı kalmamakta; Aleksei Malashenko gibi ünlü uzmanlar da Rusya’daki demografik yapının 50 yıl sonra sürpriz bir tablo ortaya koyabileceğini öne sürmektedir.[10] Ancak, bir çok demografi uzmanı bu “alarmist” yaklaşımın büyük oranda abartı içerdiğini ve demografi konusunda hiçbir bilgiye sahip olmayan ya da çok az bilgiye sahip politikacılar ve milliyetçi gruplar tarafından özellikle çarpıtılarak gündeme getirildiğini ileri sürmektedir. Nitekim, Viktor Perevedentsev gibi demografi uzmanları Müslüman halklar arasında doğum oranının yüksek olmasına karşın, bunun ileri aşamalarda düşüş göstereceğini ve 50 yıl sonra da Müslüman nüfusun (oransal artış göstermekle birlikte) ülke nüfusu içinde azınlığı oluşturmaya devam edeceğini öngörmektedir.[11]

 

2002’deki son resmi nüfus sayımı verilerine göre 144 milyonluk ülke nüfusunun 14.5 milyonunu (toplam nüfusun % 9,8’i) Müslümanlar oluşturmaktadır. Ancak bu rakamın günümüzde Rusya’daki Müslüman kökenli nüfusu tam olarak yansıtmadığı yolunda genel bir kabul vardır. Rus Ortodoks Kilisesi yetkilileri bu rakamı 20 milyon olarak telaffuz ederken, Rusya Müftüler Konseyi Başkanı Ravil Gaynutdin, eski Sovyet coğrafyasından gelen Müslüman göçmenler ile birlikte gerçek sayının 23 milyon civarında olduğunu iddia etmektedir.[12] Birleşmiş Milletler raporlarındaki tahminlere göre[13] 2050’de 112 milyona düşmesi beklenen ülke nüfusu içinde artış eğilimi gösteren Müslüman nüfusun - azınlık konumu devam etse bile - yine de önemli yansımalarının olacağını öngörmek kehanet sayılmasa gerek.

 

 



[1] Valery Tishkov & Valery Stepanov, “Russian Census 2002: The Ethnic Dimension”, Scientific Research Project on Nationality and Language in the All-Russian Census of 2002, Network for Ethnic Monitoring and Early Warning; (http://www.eawarn.ru/EN/pub/Projects/EthnoCensus/tishkov-stepanov_win.htm).

[2] A.g.e.

[3]Central Asia: Labor Migration Seen as Beneficial to Region”, RFE/RL, 6 January 2007; Jyldyzbek Ibraliev, “Immigration Vice-Chairman: Half a Million of Kyrgyz Citizens are Labor Immigrants”, News Agency “24.kg”, 17 October 2006.

[4]Kyrgyz Political Expert: The Problem of Migration in Kyrgyzstan is Vital as Never Before”, Regnum, 12 October 2006; (http://www.regnum.ru/english/720211.html).

[5] Valery Tishkov & Valery Stepanov, “Russian Census 2002: The Ethnic Dimension”, Scientific Research Project on Nationality and Language in the All-Russian Census of 2002, Network for Ethnic Monitoring and Early Warning; (http://www.eawarn.ru/EN/pub/Projects/EthnoCensus/tishkov-stepanov_win.htm).

[6] Ekaterina Scherbakova, “Demograficheskie itogi 2006 goda”, Demoscope Weekly, 5 – 18 March 2007; aktaran Ariel Cohen, “Domestic Factors Driving Russia’s Foreign Policy”, Backgrounder, 19 November 2007; (http://www.heritage.org/Research/RussiaandEurasia/bg2084.cfm#_ftn7).

[7] Graeme Smith, “Tensions Rise in Lenin's Hometown”, Globe and Mail, 25 April 2006.

[8] Levada Center, “Natzionalizm i ksenofobiya”, Levada Center, 29 August 2007; aktaran Ariel Cohen, “Domestic Factors Driving Russia’s Foreign Policy”, Backgrounder, 19 November 2007; (http://www.heritage.org/Research/RussiaandEurasia/bg2084.cfm#_ftn7).

[9] Galina Kozhevnikova & Aleksandr Verkhovskii, “Posevnaya na polyane russkovo natsionalizma”, Sova Center, 27 Haziran 2007; aktaran 2007’dan aktaran Ariel Cohen, “Domestic Factors Driving Russia’s Foreign Policy”, Backgrounder, 19 November 2007;

(http://www.heritage.org/Research/RussiaandEurasia/bg2084.cfm#_ftn7).

[10] Times, 6 August 2006.

[11] BBC News, 7 June 2006.

[12] Times, 6 August 2006.

[13] Documents, “Vladimir Putin on Raising Russia’s Birth Rate”, Population and Development Review, Vol. 38, No. 2, June 2006, p. 385.

 

M. Turgut Demirtepe
8 Ağustos 2008, Cuma
 

Yazdır

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayın

 Kullanıcı Yorumları (0)

YORUM YAP

bu köşe yazısı için henüz yorum yapılmamış.

yorum yapmak için tıklayın.

 Yorum
Güvenlik Kodu:
Güvenlik Kodu:
Adınız:
Yorumunuz:
 
   Yazarın Son 10 Yazısı
Etkinliği Sorgulanan Bir Örgüt Olarak KGAÖ
Kırgızistan’da Etnik Çatışma: Bakiyev’in Gölgesi mi?
Kırgızistan’da Çanlar Kimin İçin Çalıyor?
Tacik Seçimleri: Kaybedilmiş Yeni Bir Fırsat
Doğu Türkistan Sorunu
Özbekistan İslami Hareketi İçin Yolun Sonu (mu?)
Bişkek’te Son Tango
Obama’nın Afganistan Stratejisi
Moskova’dan ABD’ye Orta Asya Çalımı
Türkmenistan’da Niyazov Kadrolarının Tasfiyesi
 Tüm liste için lütfen tıklayın
Haber Kategorileri
Türkiye Amerika Avrupa Orta Doğu Orta Asya Kafkasya Bodrum Holidays Balkanlar Dünya Asya-Pasifik Afrika Ekonomi Bilim Teknoloji

Copyright 2009 Usak Stratejik Gündem
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu

Mebusevleri Mah. Ayten Sok. No:21 Tandoğan/Ankara
Tel: 0 312 212 28 86  Faks: 0 312 212 25 84

Sitemiz
Anadolu Ajansı
Abonesidir