Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu Yayınıdır.  
ANASAYFA

|

ENGLISH

|

ANASAYFA YAP

|

REKLAM

22 Ağustos 2014, Cuma

 
  Usak Gündem
  Kategoriler

Ücretsiz Tam Metin Uluslararası Hukuk ve Politika Dergisi

Ücretsiz Tam Metin Orta Asya ve Kafkasya Araştırmaları Dergisi

USAK Tanıtım Kataloğu

  Haberler > USAK HABERLERİ

 Yazdır
Arkadaşına Gönder Yorum Yap
Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet
Haber: Elvan Aydemir

Avrupa Birliği Komisyonu yıllık ilerleme raporunu bugün açıkladı ve siyasal anlamda olduğu kadar sosyal anlamda da sözü geçen eksikliklerin, atılan adımları gölgede bıraktığı görüldü.

Geçtiğimiz sene yayınlanan 2010 İlerleme Raporu’nda, Türkiye’de sosyal anlamdaki olumlu gelişmeler olarak kaydedilen, Anayasa’daki pozitif ayrımcılık gelişmesi ve eğitime yönelik geliştirilen politikalar, bu sene yerini, artan kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri ve erken yaştaki zorla evliliklere bıraktı. 2010 İlerleme Raporu’nda kadın ve çocuklara yönelik aile içi şiddetle mücadele amacıyla Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ve Emniyet Güçleri arasında imzalanan protokolle birlikte, polislerin konuya dair süren eğitimleri Türkiye’de gerçekleştirilen gelişmeler olarak ele alınmıştı. Oysaki 2011 İlerleme Raporu’nda, 2011 yılının başından beri yoğunlukla gündeme gelen kadın cinayetleri ve kadına yönelik artan şiddet uygulamaları, Türkiye’nin en önemli sosyal sorunları olarak değerlendirilmiş ve günden güne artan oranlara dikkat çekilmiştir.

Peki Türkiye Genelinde Oranlar Ne Durumda?

Kadına yönelik şiddet Türkiye’de münferit olaylar olmaktan çok uzakta, en önemli toplumsal sorunlardan biri olarak karşımızda durmaktadır.
Şiddet uygulamaları bakımından çeşitlilikler göstermektedir. Kadın üzerinde yarattığı tahrip edici sonuçları bakımından özellikle fiziksel şiddet ve cinsel şiddet en başta kabul edilemez uygulamalar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kadına yönelik uygulanan şiddet sadece bir bölge ya da kültürün nitelikleri sonucu ortaya çıkan bir durum olmaması dolayısıyla, Türkiye’nin her bölgesinde şiddete rastlamak mümkündür.





Türkiye genelinde karşılaşılan fiziksel ve cinsel şiddetin kırsalda ve kentteki yaygınlığının oranları yukarıdaki grafikte gösterilmiştir. Fiziksel şiddete kentte % 38 oranında rastlanırken, kırsalda bu oran % 43’lere varmaktadır. Kırsaldaki bu oran % 39 olan Türkiye ortalamasının da üstünde bir orana tekabül etmektedir. Cinsel şiddet görülme yüzdelerine baktığımızda yine % 18 oranıyla kırda görülen cinsel şiddet, % 14 oranındaki kentten fazladır.

Kadına yönelik yapılan fiziksel ve cinsel şiddetin yaygınlık oranlarına harita üzerinde Türkiye’nin bölgelerine indirgeyerek baktığımızda karşımıza şu fotoğraflar çıkmaktadır.




Türkiye’de kadına yönelik fiziksel şiddetin hangi bölgelerde, ne sıklıkla görüldüğü yukarıdaki haritada görülmektedir. % 53,2 oranıyla en yaygın olarak Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi’nde kadına yönelik fiziksel şiddet vakalarına rastlanırken, % 24,6’lık oranıyla Batı Marmara, bölgeler arasındaki en az orana sahip bölge olmuştur.





Bir diğer şiddet türü olan cinsel şiddete rastlama yoğunluğunu gösteren yukarıdaki haritada ise yine en yüksek rakamları % 29,5 oranıyla Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi’nde görürken, en düşük rakamları ise % 8,7’lik oranıyla Batı Marmara’da görüyoruz.

Türkiye’de cinsel ve fiziksel şiddetin görülme oranlarını farklı değişkenler üzerinden okumak istediğimizde, aşağıda sunduğumuz tablolar bize yardımcı olacaktır.





Tabloda, Türkiye’de görülen fiziksel ve cinsel şiddetin, yaşa göre uygulanma yaygınlığı görülmektedir. Buna göre fiziksel şiddet % 45,4 oranıyla en fazla 45-59 yaş aralığında görülürken, en az şiddet % 31,9 oranıyla 15-24 yaş aralığındaki bireylerde görülmektedir. Fiziksel şiddetin yaygınlığına baktığımızda artan yaş gruplarına paralel olarak, şiddete rastlanma yüzdelerinin de arttığı görülmektedir. Cinsel şiddet oranlarına baktığımızda ise yine en yüksek oran % 19,6 ile 45-59 yaş grubunda görülürken, en düşük yüzdeyi %13 ile 25-34 yaş grubu sunmaktadır.





Bir diğer değişken olarak eğitim seviyesine göre şiddetin uygulanma yaygınlığına değinilmiştir. Buna göre hem fiziksel hem de cinsel anlamda en fazla şiddet uygulayan kesimi ilköğretim de dahil olmak üzere herhangi bir eğitimi olmayan bireyler oluşturmaktadır. Bu kesimde % 52,2’lik bir fiziksel şiddet ile % 22,2’lik cinsel şiddet yaygınlığı görülmektedir. Bu oranlar lise ve üzeri eğitim seviyesindeki bireylerde fiziksel şiddette % 25, cinsel şiddette % 8,7’ lere varmaktadır.





Fiziksel ya da cinsel şiddetin ülkemizdeki yoğunluğuna bakıldığında, dikkate almamız gereken bir diğer değişkeni ise bireylerin refah düzeyleri meydana getirmektedir. Tabloda da görüldüğü gibi refah düzeyi düşük bireylerde fiziksel şiddet oranı % 47 olarak cereyan etmektedir. Bu oran orta düzeydeki refah seviyelerinde %38,9, yüksek refahın görüldüğü bireylerde ise %26,7’dir. Cinsel şiddet oranları da benzer şekilde refah düzeyi yükseldikçe düşüş gösterecek biçimde ters orantılıdır. Düşük refah seviyesinde %18,9 olan oran, orta seviyede % 14,6, yüksek refah seviyesinde ise % 10,3 olarak okunmaktadır.

Tablo ve haritalardan görüldüğü gibi, kadına yönelik şiddetin farklı türleriyle Türkiye’nin her bölgesinde, her türlü farklı demografik özelliklere sahip kesiminde karşılaşılmaktadır. Fakat her sosyal sorun gibi bu sorunun tespitindeki en büyük handikaplardan birini sağlıklı istatistikî verilere ulaşılamıyor oluşu meydana getirmektedir. Bunun en önemli sebeplerinden birisi ise şiddet gören kadınların gerekli mercilere başvurularını yapmıyor, şikâyette bulunmuyor oluşlarıdır. Bu noktada aşağıdaki grafik sorunun vahametini bir kez daha gözler önüne sermektedir.





Yukarıdaki grafikte, maruz kaldığı şiddet sonucunda herhangi bir resmi kurum ya da sivil toplum kuruluşuna başvuruda bulunma oranları yer almaktadır. Karşılaşılan yüzdeler durumun ciddiyetini göstermektedir. Çünkü kadınların % 92’si gördüğü şiddeti herhangi bir yere şikâyet etmediğini belirtmiştir. Polis ya da jandarmaya şikâyette bulunanlar, savcılık ya da avukata başvuranlar ve hastane ya da sağlık kuruluşuna başvuranlar % 4’lük dilimleri meydana getirirken, sığınma evi, belediye ve Sosyal Hizmet ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK)’e başvuru yapanlar ise sadece % 1’lik bir oranı işaret etmektedir.

Veriler, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü (KSGM) tarafından 2008 yılında yapılan "Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması" ndan elde edilmiştir.

* Grafikler USAK tarafından hazırlanmıştır, her hakkı saklıdır.
13 Ekim 2011, Perşembe
Elvan Aydemir, Mehmet Güçer, USAK
< Önceki Haber

Sonraki Haber >

 > Son Eklenen Haberler
  İran Suriye'deki Kırmızı Çizgiyi Açıkladı
  Mali'de Gerillalar Konna'dan Çekildi
  ''Krizin Uzamasında Amerika'nın Payı Yok''
  ABD 1991'den Bu Yana İlk Kez Somali Hükümeti'ni Resmen Tanıdı
  ''Türkiye Somali'yi Dünya Gündemine Taşıdı''

 Kullanıcı Yorumları

YORUM YAP

bu haber için henüz yorum yapılmamış.

yorum yapmak için tıklayın.

 Yorum Yap
Adınız:
Yorumunuz:
 

 USAK Bülten Üyeliği
Haber Kategorileri
Türkiye Amerika Avrupa Orta Doğu Orta Asya Kafkasya Bodrum Holidays Balkanlar Dünya Asya-Pasifik Afrika Ekonomi Bilim Teknoloji

Copyright 2009 Usak Stratejik Gündem
Xbox Live Gratuit Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu

Mebusevleri Mah. Ayten Sok. No:21 Tandoğan/Ankara
Tel: 0 312 212 28 86  Faks: 0 312 212 25 84

Sitemiz
Anadolu Ajansı
Abonesidir