İran devlet televizyonu el-Alem, Natanz tesislerinde, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu denetçilerinin gözetiminde, uranyum zenginleştirme oranını yüzde 20'ye çıkarma işlemine başlandığını bildirdi.
Bu oran, nükleer silahlar için gerekli olan yüzde 95 düzeyinin çok gerisinde ama, İran'ın bu adımı, nükleer silah üretimine biraz daha yaklaştığı kaygılarını doğuruyor.
BBC muhabiri Jon Leyne'a göre, bugünkü duyuru, İran'ın, sahip olduğu haklar çerçevesinde hareket ettiğini dünyaya göstermek isteğini yansıtıyor.
Leyne, bu adımın arkasında gerçekten de bir bomba üretmek olup olmadığı konusunda uzmanların zıt görüşler taşıdıklarını belirtiyor.
İran'da şimdiye dek uranyum yüzde 3,5 oranında zenginleştiriliyordu. Ancak Tahran'daki, tıbbî izotoplar üreteceği belirtilen araştırma reaktörü için yüzde 20 oranında zenginleştirilmiş uranyuma ihtiyaç duyuluyor.
Bir bomba içinse en az yüzde 90 oranında zenginleştirilmiş uranyum gerekiyor.
Uzmanlar, uranyumun yüzde 20 oranında zenginleştirilmesinin bir yıl alacağını ve bu süreçte Natanz tesislerindeki 2000 santrifüjün kullanılacağını kaydediyorlar.
Ancak zenginleştirme düzeyinin yüzde 20'den 90'a çıkarılmasının, sadece 6 ay alacağı ve 500 ile 1000 santrifüj gerektireceği belirtiliyor.
İran, nükleer programının tamamen barışçıl olduğunda ve sivil güç sahibi olabilmesini sağlayacağında ısrarlı.
İran yönetiminin Pazar günü uranyum zenginleştirme oranını artıracağını duyurmasından hemen sonra, Batı'dan "Tahran'a güçlü yaptırımlar uygulanması" çağrıları geldi.
ABD, Tahran'ın uranyum zenginleştirme programına hız vereceğini açıklamasından sonra önlerinde kalan tek seçeneğin İran'a yeni yaptırımlar uygulanması olduğunu söyledi.
Fransa, İran'ın yeni açıklamalarını "şantaj" olarak nitelendirirken, İngiltere hükümeti İran'ın yeni tutumunun büyük bir kaygı yarattığını kaydetti. |