Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu Yayınıdır.  
ANASAYFA

|

ENGLISH

|

ANASAYFA YAP

|

REKLAM

26 Kasım 2014, Çarşamba

 
  Usak Gündem
  Kategoriler

Ücretsiz Tam Metin Uluslararası Hukuk ve Politika Dergisi

Ücretsiz Tam Metin Orta Asya ve Kafkasya Araştırmaları Dergisi

USAK Tanıtım Kataloğu

  Haberler > TÜRKİYE

 Yazdır
Arkadaşına Gönder Yorum Yap
Ergenekon Davası 2. İddianame - IX
SİYASİ PARTİLERLE ALAKALI FAALİYETLER

Şüpheli Mehmet Şener Eruygur’un 17.03.2008 tarihinde saat: 09.08 de Selman P. ile yaptığı görüşmede özetle; “bunların grup çalışması olduğunu söylediği, Selman P.’ nun da “… “Derya onun içerisinde şimdi bunlar Baykal ‘a yaklaşmaya çalışıyorlar” “Ve işte ileriye dönük bir siyasi bir prim elde etmek” “Olayı var İstanbul grubu da Nur hanım vasıtasıyla” “..İstanbul Şişli ‘de Zekiye Hanım ’ın kız kardeşi olduğu, CHP teşkilatında da önemli yerinin bulunduğunu” söylemelerinden siyasi partilerde etkili konuma gelebilmek için yapılan faaliyetler anlaşılmaktadır.

07.01.2008 günü saat:20.11 de Halis Yavuz IŞIKLAR ile Y.Yavuz T. ‘ın yaptığı görüşmede özetle;

Mehmet G. ’ün bir soruşturma nedeniyle aranması ile ilgili konuştukları, Halis Yavuz I.’ın “… Komutan bir görev verdi o görevi ... Koşuşturup duruyorum işte..” dediği, devamında Mehmet G.’ün aranması ile görüşmeye devam ettikleri, Halis Yavuz I.‘ın Mehmet G.’ü kastederek “Bir arayım bakayım ben.. yani olmaz bu ... bir takım yerlerde biz Mehmet ‘i alıyoruz yanımızda götürüyoruz, yarın Şener Paşa duyunca bunu kıyamet kopacak” dediği tespit edilmiş olup bu görüşme içeriğinden şüpheli Mehmet Şener Eruygur’un eski MHP ‘li Mehmet G. ‘le de irtibatlı olduğu anlaşılmaktadır.

Şüpheli Mehmet Şener Eruygur’un 08.04.2008 günü saat:10.56 da, Ahmet Hurşit Tolon ile yaptığı görüşmede özetle;

Hurşit Tolon’un, gazetelerde çıkan haberlerde, AKP ye yönelik psikolojik savaş planlandığı, bunun için Danıştay saldırısı, geniş katılımlı cenaze törenleri, Cumhuriyet mitingleri, Yürütme Organı karşıtı gösteri yürüyüşleri düzenlendiği, bunun amacının da darbe yapılması özlemi olduğu, tüm bunların planlayıcısı olarak ta şüphelinin gösterildiğini aktardığı,

Şüpheli Mehmet Şener Eruygur’un İstanbul ilindeki ikametinde el konulan, (2) sayfalık dokümanın, 26.12.2007 tarihli olup, ADD Emirgan Şubesince gönderildiği, içeriğinde; Ülkenin içinde bulunduğu tehlikeden bahsedilerek “Genel Merkezin öngöreceği her türlü eylem planına katkıda bulunmaya ve katılmaya hazır olduğumuzu” bilgilerinize arz eder” şeklinde bir yazı olduğu tespit edilmiştir.

Şüpheli Mehmet Şener Eruygur’un 16.02.2008 günü saat 19.52’de İlker Güven ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;

“… Bak görüyorsun gazeteler nasıl üstümüze, üstümüze geliyor”… “O şey, Birol B. bi şeyler söylemişti ya, beni de alkışlarken çekmişler” dediği, şüpheli İlker Güven’in “Bende vardım bende alkışlıyordum beraber” dediği, şüphelinin “senin alkışlamanla bizimki farklı tabi” dediği, İlker Güven’in “haa o şey anladım, anladım hani şey mi darbe mi şeriat mı darbeden yanayım demişti alkışlamıştık onu diyorsun” şeklindeki görüşme içeriği ile alakalı olarak,

Savunmasında o panelde demokrasiyi öven, öne çıkaran konuşma yaptığını iddia etmiş ve ayrıca bu toplantı da bir hukuk fakültesi öğrencisinin yönelttiği. “Hukuk fakültesinde hukuk dışı yollardan bahsedilmesi ne kadar doğru diye” sorduğu soruya kendisinin soruyu soran kız çocuğuna karşı salonda bir tepki oluştuğunu beyan etmesinden de yapılan görüşmelerin hukuk dışına çıkılmasıyla alakalı olduğu anlaşılmakta olup, dosyada mevcut şüpheli Birol B.’a ait görüntülerin bulunduğu CD çözüm tutanağına bakıldığında, panelde konuşan Birol B.’ın; “ben bütün toplumlarda hukuka ihtiyaç olduğunu, hukuk içinde yaşanması gerektiğini düşünüyorum, bazı durumlarda hukukun askıya alınmasında bir zarar yoktur diye düşünüyorum” “bu kadar alkış aldığımıza göre örgütü kurduk biz… gerekirse hukukun dışına çıkarız. Zaten çıkılacağı günler geliyor diye düşünüyorum” dediği tespit edilmiştir.

“Bazı durumlarda hukukun askıya alınmasında bir zarar yoktur diye düşünüyorum, bunlardan bir tanesi de Atatürk ’ün yaptığı devrimdir yani Atatürk çok hukuka bağlı olması gidip padişahın önünde selam durması gerekiyordu ki biliyorsunuz….sonra yok buraya kadar dedi. Gitti kendi işini yaptı padişah tanımıyorum dedi…..bir şey yaptı hukuk dışına çıktı ama ülkesini kurtardı bu yüzden ben ….sahip hukuk içinde kalınması gerektiğini….ben çok şeylerine sığınarak aflarına sığınarak ben çok öyle düşünüyorum ülke zora düştüğü zaman hukuk dışına çıkılır diye düşünüyorum, bu kadar alkış aldığımıza göre örgütü kurduk biz evet evet gerekirse hukuk dışına çıkarız. Zaten çıkılacağı günler geliyor diye düşünüyorum, …1994 yılında biliyorsunuz istanbul ve ankara belediyelerini vermiştik ilk defa istanbul büyükşehir belediyesini ve ankara büyükşehir belediyesini vermiştik şöyle geriye bakıyorum 14 yıl geçmiş bu 14 yıl içindeki ….bakarsak durum çok kötü hep geriye gitmişiz, hep vermişiz, hep kaptırmışız. Şu günlerde şöyle bir problem oluşmaya başladı diye düşünüyorum….günlerden geçiyoruz her gün başka bir şeyle sinirlerimiz tepemize çıkıyor kızıyoruz işte elimize bayrağı alıp bir yerlerde mitingler eylemler yapıyoruz. Burada şöyle bir tehlike var bir süre sonra bunların yalan olma ihtimali yüksek yani ……yavaş yavaş insanlar biz gidiyoruz konuşuyoruz bağırıyoruz ama sonuçta olan oluyor dolayısı ile yaptığımız pek işe yaramıyor diye o yüzden hani bu bi savaş sebebi gibi bir mücadele ise barutu da iyi kullanmak lazım barutu da sık sık boşaltmamak lazım eğer ülkesini seven Atatürkçü insan şu tehlikenin …olması herkes rejim elden gidiyor maf olduk öldük doğru gerçekten rejim elden gidiyor maf olduk öldürüz ama işte orduyu çağrılalım ordu darp yapsın falan şu anda zamanı değil ben…..Yok yok şu anda zamanı değil niye zamanı değil ben onu açıklamaya çalışıyorum biz beş yıl boyunca akp’nin hükümetinin tüm vatan hainliklerini ülke satmasını gördükten sonra ülkeyi tekrar şu anda elimize alsak krizi elimizde buluruz böyle bir problem var lütfen o yüzden orduyu biraz rahat bırakın Türk ordusu biraz kenarda dursun o ne yaptığını bilir. …biz bu günlerde ….dalarsak, hem … yapacağız, kahraman olacağız, hem kriz elimizde kalacak o yüzden…. Şener Eruygur’un konuşmayalım lütfen…”dediği belirtilmiştir. Bu tutanakta oturumu yöneten kişinin Mehmet Şener Eruygur olduğu anlaşılmıştır.

Şüpheli Birol B.‘yı savunmaya çalışmasından ve bu konuşmanın haberlerde kendisinin, darbeci olarak lanse edilmesi sebebiyle tedirgin olduğu anlaşılmaktadır.

İstanbul’da bulunan ikametinde yapılan aramada çıkan, (5 sayfa) “Neden ihraç ettik” başlıklı gazete küpürü fotokopisi olduğu, üzerine bir Hüseyin Ö. tarafından yazıldığı anlaşılan el yazısında, Türk ordusu olarak kuvvetli bir ihtilal yapılmasından bahsederek, “.. askeri idare başımıza gelsin istiyorum” şeklindeki yazıyı bilmediğini beyan ettiği ancak bu yazınında yürütme organını devirmeyi yönelik eylemlerini bilen kendisini tanıyan kişilerce yazıldığı anlaşılmaktadır.

Ankara ilindeki ADD binasında yapılan aramada bulunan, (4 sayfa) ADD Niğde Şubesi temsilcisi Mehmet D.ün yazdığı anlaşılan “ne olacak bu memleketin hali ne yapmalı” başlıklı yazıda, “akp güdümünde yapılacak bir cumhurbaşkanlığı seçiminin mutlaka engellenmesi gerekmektedir. her yol ve her türlü eylemle.” şeklinde yazdığı görülmüştür.

Atatürkçü Düşünce Derneğinde yapılan aramada, “Ulusal Mutabakat Eylem Planı” isimli, internet çıktısı olduğu tahmin edilen belge bulunarak el konulmuştur. bu belgenin içeriğinde, “üniversite öğretim görevlilerinden, sivil toplum kurumu yöneticilerine kadar bir çok kişiden sağlanan dosyalar ve şahıslara ilişkin özel bilgilerin Cumhuriyet Çalışma Gurubunda raporlandığı, ulusal birlik hakeretinin bizzat dönemin jandarma genel komutanı şener erguygur tarafından kurulduğu ve cumhuriyet çalışma grubu dan alınan sivil toplum eylem kararları kapsamında, 225 ayrı sivil toplum kuruluşunun ulusal birlik hareketiyle iş birliğinin sağlandığının” belirtildiği anlaşılmıştır. buradan da ergenekon silahlı terör örgütünün darbe yapmak için oluşturduğu cumhuriyet çalışma grubu nun yapmayı palanladığı sivil toplum kuruluşlarının tek elden yönetimi çalışmalarına Mehmet Şener Eruygur un hem görevi zamanında hemde emekliliği zamanın da katılarak örgütsel faaliyetlerini sürdürdüğü anlaşılmıştır.

Şüphelinin dönemin Meclis Başkanı Bülent Arınç ile yaptıkları görüşmeyi gizli kameraya çektirdiği, buna ilişkin dökümlerin şüpheli de elde edildiği.

Yine gazeteci Aslan Bulut ile yaptığı görüşmeleri kaydedip çözümünü yaptırdığı tespit edilmiştir.

“görüşmeler 2” isimli klasörde şüphelinin Jandarma Genel Komutanı iken Eylül 2003, Kasım 2003, Mart 2004, Ocak 2004 tarihli ziyaret. Çizelgesinde Ergenekon Silahlı Terör Örgütüsanıkları Ferit İlsever, Adnan Akfırat, Vedat Yenerer ile Yavuz Işıklar ile görüştükleri anlaşılmaktadır.

08.11.2007 tarihinde Güler Kömürcü ile Ahmet R. arasındaki telefon görüşmesinde;

Güler Kömürcü’nün “32. programına katılacağından bahsederek, “grupta başka kimler var” diye sorduğu, Ahmet R.’nun “Bizim grupta işte en yeni Orgeneral emekli Şener Eruygur var” “Şener jandarma komutanı onların listesini ben size şey yaparım email olarak geçerim” dediği,

08.04.2008 günü saat:17.19’da Mehmet Şener Eruygur ve İlker Güven ’in İslam A. ile yaptığı görüşmede özetle;

İlker GÜVEN’in “Şimdi ben sana şeyi söyleyeyim Şener Eruygur orgeneral var ya tanırsın” “..şimdi beraberiz onun bi haritasını çıkarmanı istiyorum” dediği ve şüpheliyle ilgili bazı bilgiler verdiği, İslam A.’ın özel sorucağı bir şey varmı diye sorması üzerine, “.. .. ergenekon mergenekon abuk subuk laflar var yaa onlarla ilgili özel bi konu” dediği, İslam A.’ın ise “tamam abicim en kısa zamanda hazırlar dönerim” dediği, daha sonra şüphelinin de İslam A. ile görüştüğü görüşme içeriklerinden şüpheli ile alakalı resmi bir soruşturma olduğu bilinmeksizin kendilerinin de Ergenekon Silahlı Terör Örgütüdavasında yakalanabileceklerinden korktukları, örgütsel ilişki içinde oldukları kişilerin bazılarının tutuklanmasından korkarak cinci ve büyücü hocalara gidip bu konularda bilgi almaya çalışmaları da Ergenekon Silahlı Terör Örgütüile irtibatlarını ortaya koymaktadır.

Tape :1554’de kayıtlı, 22.01.2008 günü saat : 17.25’te Emin Gürses ile Erol…? (Mütercimler) arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

Bir süre Veli Küçük ve diğer şahısların yakalanması ile ilgili görüştükten sonra “…Ben Veli küçüğe pek rastlamadım. Ben kilisede Veli Küçük’e hemen hemen hiç rastlamadım.” “Burda rastladığım insanlar daha ziyade bu şu anda cezaevinde Muzaffer yüzbaşıyla beraber var ya bir çocuk.” Dediği, Erol’un “Anladım Ergün Poyraz.” Dediği, Emin’in “Ergün Poyraz'a rastladım. Ergün Poyraz da zaten Jandarma genel komutanlığından aldığı bilgilerle o kitapları yazıyordu eski komutan.” “Sonra bunu teslim ettiler biliyorsun.

Sanık Ergün POYRAZ’ ın ait koruma notları göz önüne alındığında; MGK Genel Sekreterliği’nden, dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur’a kadar makamında görüşmeler yaptığı, Emniyet Müdür yardımcısının tayin işi için bizzat MGK Genel Sekreterine kadar gidip görüşebildiği, Mülkiye Başmüfettişlerinden Teftiş Kurulu Başkanına kadar birebir toplantılar yaptığı, Yargıtay’da görülen davalar için Yargıtay üyeleriyle toplantılar yaptığına ilişkin notlar olduğu görülmüş, bu davalara şüpheli Ergün Poyraz’ın müdahil olarak katılması hususları değerlendirildiğinde; sıradan bir yazar olarak bunları yapmış olmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği görülmüştür.

Sanık Hayrullah Mahmut Özgür savcılık beyanında;

Şüphelilerden Behiç Gürcihan ve İsmail Yıldız'ı tandığını, Ergün Poyraz ile bir defa yüzyüze görüştüğünü, Ankara'da EMİN Ç. ile ilgili bir konu hakkında görüştüklerini, "Ultra Türkler Derin Devlet Tartışmaları ve Yine Milliyetçilik Tartışmaları" isimli bir kitap yayınlamak üzere taslak hazırladığını ve şu anda Alfa Yayınevinde yayınlanmak üzere bu taslağın beklediğini, kendisine bu konularda gelen iddialar ve yazıları bir kitapta topladığını, Ultra Türkler kelimesini Amerikalıların kullandığını, BOP' da ortaya çıkan engellere karşı da Ultra İran ultra Gürci şeklinde tabirler kullandıklarını, bunun bir örgüt olmadığını, Türk devletinin kendisi olduğunu, Ankara' ya gittiğinde almış olduğu brifinglerden çıkardığı sonuca göre de Ergenekon efsanelerinin değil Türk devletinin kendi yapısı olduğunu anladığını,

Belirttiği brifingi o dönem Jandarma Genel Komutanı olan Şener Eruygur ile ve genel kurmay istihbarat daire başkanı Aslan Paşa isimli şahıslardan özel olarak aldığını, edindiği bilgilerle Türk devletinin zayıf olmadığı ve her alanda güçlü olduğunu anladığını, bu yazıyı da derin devlet tartışmalarını başlatmak için yazdığını, bu konuda MİT müsteşarı Şenkal A. ve Emniyet Genel Müdürü Gökhan A. ile de 2003 yılında görüştüğünü,

"İmam" başlıklı Musevi Alonriyel' in Türk Siyasetine armağan ettiği Potomyalı Recep Tayyip Erdoğan ile başlayan yazı ve "Fırıldak" başlıklı Melih Gökçek ile ilgili kitap,"çuval" başlıklı TSK' yı tasfiye operasyonu, "Genel Kurmay Başkanı Hilmi Özkök'ü istifa ettirme projesi" başlıklı yazıların sorulması üzerine; bunların kitap çalışmalarının önsözleri, kapakları ve benzeri çalışmaları olduğunu, bunların CD' lerinin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde bulunduğunu, ancak Alfa Yayınevinde yayınlamak için sıra beklediğini,

"1994 Ağustos ayında gizli emirle GK K.Irakta gayri nizamiyel faaliyetlerinin başlatılması özel kuvvetler komutanlığına verilmişti" başlıklı yazının sorulması üzerine; yazıyı kendisine orada görev yapmış bir şahsın anlattığı bilgilerden yazdığını, burada Türkiye' nin Kuzey Irakta yapmış olduğu faaliyetleri anlattığını, çatışmalarda bir kısım şahısların devlet tarafından öldürüldüğünün iddia edildiğini ve yine oradaki bazı hadiseleri kendisine anlattığını, ancak bu önemli bilgiler içeren konuyu teyid ettiremediğinden sadece izlemeye aldığını, "Aponun yakalanması" başlıklı yazı ve devamındaki yazıların içeriğinin de aynı kişinin anlattığı olaylar olduğunu, bunları hiç bir yerde kullanmadığını, bu kişinin özel kuvvetlerde görevli olduğunu, ancak ismini bilmediğini,

"2 Nisan 2002 Londra notları" başlıklı yazının Erdoğan' ın kendisini Zapsu aracılığı ile İngiliz sat komandolarına korutmak istediği konusunda yazılmış bir yazı olduğunu,

Sesar Araştırma ve Geliştirme Merkezinde baş danışman olarak çalışmadığını, ancak İsmail Yıldız’ ın kendisini onure etmek için böyle bir kart bastırdığını, bu karta da baş danışman olarak kendi ismini yazdığını, zaman zaman İsmail Yıldız’ a bazı konularda bilgiler verdiğini, kendisi ile 2003 yılından beri Sesar' da tanıştığını, Haber Türk' deki yazıları yazdığı dönemde tanıştıklarını, daha sonra fikir alış verişinde bulunduklarını, ancak aralarında paraya bağlı bir iş alış verişi olmadığını, yazıları yazıp gönderdiğini, İsmail Yıldız’ ın beğendiği yazıları sitesinde Sesar ismi ile yayınladığını, daha önce Star Gazetesi başyazarı olduğunu, Tayyip Erdoğan' ın BOP projesini desteklemesinden ötürü kendisine muhalif yazılar yazdığını ve AKP' nin yolsuzluklarını anlatan yazıları sebebi ile basın kuruluşlarında işe girmesine engel olduğunu, bu sebeple Tayyip Erdoğan ile aralarında bir husumet bulunduğunu, bu sebeplerle AKPye mualif olduğunu, AKP’ nin kendisine zulmettiğini, kendisinin de bunu her platformda dile getirdiğini, Özel Kuvvetler mensubunun anlattığı Hilmi Özkök' e suikast yapılması ve Aziz Yıldırım' ın şirketinin ihale edilmesi konularında araştırmalar yaptığını, ancak sonuca ulaşamadığı için bunları yayınlamadığını, Aziz Yıldırım' ın konusu olan ihale ile alakalı olarak da ifadenin alındığı tarihli Yeni Şafak gazetesinde "VKGB' nin askeri ihalelere giren üyesi Balaban ile silah tüccarı Bozdağ' ın Fenerbahçe başkanı Yıldırım' ın aldığı ihaleyi başkasına verme pazarlığı ortaya çıktı" başlıklı haber yayınlandığı, kendisine anlatılan konularında bir kısmının medyaya yansıdığını,

Behiç Gürcihan' ı zaman zaman Star Gazetesinde İsmail Yıldız' dan aldığı fikirleri yazması ile tanıdığını, kendisi ile bir samimiyetinin bulunmadığını, zaman zaman fikir çatışmalarının olduğunu, diğer şüphelilerden hiç kimseyi tanımadığını beyan etmiştir.

Tuncer Kılıç' ve Şener Eruygur'la İlişkilerinin gazeteci ve subay ilişkisinden öteye geçmediğini, beyan etmiş ise de elde edilen dökümanlarda sanık Hayrullah Mahmut Özgür’ün İsmail Yıldız’la birlikte şüpheliler Levent Ersöz ve Hasan Atilla Uğur’un yanına Cumhuriyet Çalışma Grubu faaliyetleri çerçevesinde birçok kişiyi getirip gizli kamerayla görüntülerinin alınmasını sağladıkları, İsmail Yıldız’la Kıvanç Değirmenci kod adını kullandığı, sanık Halil Behiç Gürcihan’ında Kıvanç Değirmenli adınyla yazılar yazdığı, aralarındaki ilişkinin gazeteci subay değil Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün sivil ve askeri yapılanması içinde yer alan örgüt üyelerininin müşterek çalışmaları olduğu anlaşılmaktadır.

İsmail yıldız’ın işyerinde elde edilen bilgisayarda; Ulusal Birlik Hareketi Platformu; İnsan Hakları Derneği'nin eski Genel Başkanı Akın Birdal'a 1998 yılında silahlı saldırıda bulunulması eylemini organize eden Semih Tufan Günaltay, 4.5 yıl cezaevinde yattıktan sonra 2005 yılında Ulusal Birlik Partisi'ni (UBP) kurdu. Günaltay, Muzaffer Tekin'le Türksolu'nun düzenlediği bir etkinlikte tanıştı. Kitaplarını da Türksolu tanıyordu. Günaltay, Yargıtay kararıyla başkanlıktan ayrılınca UBP de kapandı. Günaltay, uzun bir sessizlikten sonra 11 Şubat'ta Ulusal Birlik Hareketi Platformu'nu (UBHP) kurduğunu açıkladı. Kağızman Gençlik Derneği'nin başkanlığını da yürüten Günaltay'ın oluşumunda 38 kuruluş var. UBHP'nin Ankara'daki temsilciliğini ise Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı ve eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur yürütüyor. UBH'ya destek veren kuruluşlar arasında Temiz'in UHB'si ve avukat Erkut Ş.'in İlerici Aydınlar Derneği (İAD) de yer alıyor.

İlerici Aydınlar Derneği: Semih Tufan Günaltay'ın Akın Birdal suikasti sonrası avukatlığını üstlenen Erkut Ş., İlerici Aydınlar Derneği'ni (İAD) kurdu. Şeklindeki yazıdan da aralarındaki ilişkinin örgütsel ilişki olduğu ortaya çıkmaktadır.

Şüpheli Mehmet Şener ERUYGURun dosya kapsamındaki diğer şahıslarla yapmış olduğu görüşmeler

1 Adnan TÜRKKAN 6

2 Aydın GERGİN 1

3 Ahmet Hurşit TOLON 43

4 Birol BAŞARAN 28

5 Doğu PERİNÇEK 7

6 Erol MÜTERCİMLER 14

7 Ergun POYRAZ 3

8 Emin ŞİRİN 11

9 Engin AYDIN 110

10 Hüseyin Vural VURAL 2

11 Hasan Atilla UĞUR 8

12 Halis Yavuz IŞIKLAR 385

13 Habib Ümit SAYIN 51

14 İlker GÜVEN 434

15 Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU 30

16 Mustafa Ali BALBAY 5

17 Muhittin Erdal ŞENEL 4

18 Münür Kemal YAVUZ 4

19 Mustafa ÖZBEK 1

20 Merdan YANARDAĞ 3

21 Nusret SENEM 2

22 Paşa Ümit ERENEROL 2

23 Sevgi ERENEROL 30

24 Sinan Aydın AYGÜN 6

25 Selim Utku GÜMRÜKÇÜ 10

26 Tunç AKKOÇ 2

27 Tanju GÜVENDİREN 24

28 Tuncer KILINÇ 1

29 Ahmet Tuncay ÖZKAN 29

30 Ufuk Mehmet BÜYÜKÇELEBİ 2

31 Veli KÜÇÜK 1

32 Levent ERSÖZ 4



e-Delillerin Ve Hukuki Durumunun Değerlendirilmesi
Ergenekon Silahlı Terör Örgütüyöneticilerinden Doğu Perinçek ve İlhan Selçuk 'tan elde edilen dokümanlar arasında, “Milli Hükümet” projesiyle ilgili elde edilen dokümanda,

“Kuşatma Nerden ve Nasıl Yarılır 16 Kasım 2003” başlığı altında “Milli Hükümet nasıl kurulabilir? Tayyip Erdoğan iktidarı, Millet-Ordu işbirliği ile bertaraf edilebilir. Millet-Ordu işbirliğinin unsurları Milli Kuvvetler olarak adlandırılacaktır. Milli Kuvvetler şöyle sıralanabilir:

— Halk Hareketi

— Milli Güçbirliği

— Meclisteki Milli Kuvvetler

—Ulusal Medya (Ulusal Kanal vb)

—Türk Ordusu” şeklinde bilgilerin bulunduğu, bu konuda ne yapılması gerektiğinin yazıldığı anlaşılmış olup şüpheli Mehmet Şener Eruygur bu konuda kendisinin Ulusal Birlik Platformunun başkanı olduğunu, Milli Güç Birliği ve Ulusal Güç Birliğiyle alakasının olmadığını belirtmiş ise de Ergenekon dokümanları arasında bulunan Ergenekon Yeniden Yapılanması başlıklı ana belgenin 3., 5., ve 24. sayfalarında,

Lobi ve Reaksiyon kodlu dokümanların 3. sayfalarında Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren “Ergenekon” şeklinde ibarelerin yer aldığı anlaşılmıştır.

Yine aynı örgütsel içerikli dokümanlardan,

Ergenekon isimli belgenin 5.Sayfasında “Ergenekon içinde yer alan değerli TSK mensupları ile Kemalizm’e ve ülkesine bağlı, insanlık onurunu ve kimliğini yitirmemiş, her meslekten sivillerin organizasyonu ile ortaya çıkacak olan yeni yapılanma gerçekte geç kalınmış bir girişim olarak görülmelidir.”

Aynı konuyla alakalı Lobi kodlu dokümanda 3. sayfasında

“Sivil Unsurların” örgütlenmesi zorunluluğu kaçınılmaz bir gerçektir. Bu gerçekten hareketle hazırlanan ve “Lobi” adı verilen bu “gizli örgütsel” çalışmanın amaçları doğrultusunda şimdiye değin faaliyet gösterilmemiş olması, bize göre büyük bir talihsizliktir.” şeklinde anlatımların bulunmasından Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün hem askeri alanda hem sivil alanda faaliyetlerde bulunduğu, şüpheli Mehmet Şener Eruygur‘un Ergenekon Silahlı Terör Örgütü içerisinde başlangıçta askeri görevi döneminde ve akabinde emekli olduktan sonraki dönemde yer aldığı, temadi eder nitelikteki bu suçu askerlikle ilişiğinin kesildiği tarihten sonra da işlemeye devam ettiği anlaşılmıştır.

Görev yaptığı dönemde Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaç ve faaliyetleri doğrultusunda, kendi mesleki görev ve yetki alanına girmeyen, konusu Anayasa ve yasalarla yasaklanmış ve suç teşkil eden fiilleri, sivil şahıslarla iş birliği içerisinde işleyerek darbe yoluyla halkı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyana tahrik etmek ve Cebir ve Şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs fiillerinin içinde bulunduğu anlaşılmıştır.

Şüpheli Mehmet Şener Eruygur ‘un Jandarma Genel Komutanı sıfatıyla görev yaptığı, bu görevi sırasında askeri görev ve amaçların tamamen dışında ve Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda kurulduğu açıkça anlaşılan Cumhuriyet Çalışma Grubu adı altında illegal örgütlenmeye gittikleri, bu grubun Türk Silahlı Kuvvetlerinin hiyerarşik yapısına uymayacak biçimde be tamamen Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün hiyerarşik yapısına uygun olarak kurulduğu ve yasadışı istihbarat faaliyetleri, fişlemeler, arşivlemeler, medya yönlendirmeleri gibi yollarla silahlı örgütün amaçları doğrultusunda faaliyetlerde bulundukları anlaşılmaktadır.

Bu grubun faaliyetleri sırasında; dönemin Genel Kurmay Başkanını örgütün amaçları doğrultusunda hareket etmemesi nedeniyle istifaya zorlanmasından, yapılacak darbe sonucu tüm kişilerin görevleri ve hapis tutulacakları yerlerden, ABD ‘nin bu konudaki tepkilerine kadar ayrıntılı planlar yaptığı görülmektedir.

Darbe yapılabilmesi için;

Gerekli toplum desteğinin sağlanması konusunda şüphelinin emrinde çalışan Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli kendisine bağlı alt birimin geniş kapsamlı olarak çalışması yanında, Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün sivil unsurlarında görevli bireyler ve üst düzey yönetici kadrosunda bulunan şüpheli İlhan Selçuk, Mustafa Ali Balbay, Sinan Aygün, (Bülent kod) İsmail Yıldız, Ergün Poyraz gibi örgüt üyeleriyle sürekli olarak bizzat görüştüğü anlaşılmıştır.

Şüpheli Mustafa Ali Balbay ın haftada iki üç defa kendisiyle görüştüğü ve İlhan Selçuk ’un görüşlerini kendisine ilettiği Mustafa Ali Balbay ‘a ait dijital inceleme raporlarından anlaşıldığı,

Şüpheli Mehmet Şener Eruygur‘un görev yaptığı dönemde Cebir ve Şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs eylemlerinde başarılı olabilmek için Ergenekon emrinde bulunan sivil toplum kuruluşlarının da desteği ile kamuoyu ve halk desteğinin oluşturulması amacıyla Cumhuriyet Çalışma Grubunun birçok faaliyetlerde bulunduğu bu faaliyetlerle alakalı yapılan masraflardan eylemlere kadar kendisine sürekli raporlar ve birifingler verildiği, bu raporların bir kısmının Cumhuriyet Çalışma Grubu devre raporu ve yıllık çalışma raporları şeklinde kendisine ve Ergenekon üst düzey yöneticilerine yazılı olarak sunulduğu,

Devre raporlarında önceden Ergenekon Silahlı Terör Örgütünce alınan kararların uygulanması, yapılması planlanan ve yapılabilen konularla alakalı olarak değerlendirme toplantılarının sürdürüldüğü,

Örgüt tarafından bu konuda özel istihbarat arşivi adı altında illegal arşiv oluşturulduğu, bu konuda yapılan harcamalar ve tutarlarının, şüpheli Mehmet Şener Eruygur tarafından onay verilen ödemelere ilişkin belgelerin ele geçirilen belgeler içinde bulunduğu,

Örgütün amaçları doğrultusunda ve faaliyetleri kapsamında görüşülen birçok kişinin ses ve görüntü kayıtlarının gizlice - illegal olarak kaydedilip örgüt arşivine ulaştırıldığı, örgütün bu özel grubu dışındaki üyelerinin bile haberdar olmadıkları Özel İstihbarat Arşivi oluşturduğu,

Şüphelinin tüm bu eylemlerini kendi başına, ya da askerlik görevi kapsamında yapmak gibi bir durumunun, yetkisinin, görevinin bulunamayacağı, şüphelinin askerlikle ilişiğinin kesilmesinden sonra da sürdürdüğü tüm eylemlerini Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaç ve faaliyetleri doğrultusunda, örgütün diğer birimlerinin yardımları ile sivil unsurlar, medya ayağı, Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün kontrolünde bulunan kuruluşlar ile birlikte gerçekleştirdikleri, Milli Kuvvetler olarak adlandırdıkları,

— Halk Hareketi

— Milli Güçbirliği

— Meclisteki milli Kuvvetler

—Ulusal Medya (Ulusal Kanal vb)

—Türk Ordusu bileşkesini, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek şeklindeki eylemlerini gerçekleştirmek için kullandıkları, tamamen örgütsel kontrolde tuttukları kuruluşları, örgütsel organizasyonlarla gerçekleştirdikleri hareketleri, siyasi partilere ve medyaya dönük müdahalelerinin sonuçlarını, örgütsel amaçları doğrultusunda sevk ederek ve kendi konum ve imkanlarını da kullanıp TSK yı aynı doğrultuda kışkırtarak, bu kadar farklı dinamiği aynı anda ve tek bir merkezden yönetmek suretiyle amaçlarına ulaşmaya çalıştıkları anlaşılmaktadır.

Bu dinamiklerin benzer manipülasyonlarla aynı anda hareket ettirilmesi sonucu Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri daha önce de ortadan kaldırılmış, görevlerini yapması kısmen veya tamamen engellenmiştir. Bu çerçevede yapılan manipülasyonlar kapsamında, terör olaylarının artmasına göz yumulması, toplumsal kaos ve kargaşa ortamının körüklenmesi, halkın farklı kesimlerinin birbirlerine karşı acımasızca kışkırtılması ve bu doğrultuda meydanında kullanılması suretiyle psikolojik harekat uygulanması gibi faaliyetlerin bulunduğu bilinmektedir.Bu çerçevede Ergenekon Silahlı Terör Örgütü üyelerinde ele geçen belgeler, dokümanlar, planlar, dijital veriler ve benzeri belgeler, örgütün istihbarat ağının genişliğini, illegal amaçları doğrultusunda toplumsal kesimleri bölmek, birbirine karşı kışkırtmak, amaçları doğrultusunda özel hayat, hayatın mahrem alanları demeden her şeyi ve herkesi kontrol altına almak yönünde kararlılığını göstermektedir.Yine örgütün bazı üyelerinin bu konularda oldukça deneyimli oldukları, örneğin İlhan Selçuk un 1970 yılında aynı suçlamalarla tutuklandığı, Doğu Perinçek ’in birçok defa aynı tür suçlardan yargılandığı kendi beyanlarından anlaşılmaktadır.

Şüphelinin yazılı amaç suça teşebbüs bakımından hazırlık hareketleri bir yana icra hareketlerine bile başlamış bulunduğuna dair şüphe bulunmamaktadır.Şüpheli ve diğer örgüt üyeleri örgütün amacı doğrultusunda milli kuvvetler diye adlandırdıkları güçleri organize etmiş ve harekete geçirmişlerdir.16 Mart 2004 tarihli günlük notlarında; Özden Ö.’in Genel Kurmay Başkanını ziyarete gittiği, Jandarma Genel Komutanının darbe girişimlerinden haberdar olduğunu, bütün belgelerin elinde olduğunu, tarihi bir görev olarakta bu belgeleri devletin arşivine geçireceğini söylediği, şüphelinin Jandarmaya ait tesislerde Meclis Eski Başkanı ve rektörlerle toplantılar yaptıklarını ve bazı şahıslar hakkında fişleme çalışmaları yürüttüğünü ve bir derginin okunması için emir vermiş olduğu belirtilmiş olup; bu fiillerin tamamının icraata dönüştürüldüğü kanıtlardan anlaşılmaktadır.

Ayrıca bu tür suçlarla alakalı olarak yapılan yasal düzenlemelerde bu suçların devletin şahsiyetine karşı suçlar arasında sayıldığı ve hazırlık hareketlerinin dahi cezalandırılacağı hususları açıkça öngörülmüştür. Şüphelilerin eylemleri de bu kapsamda sayılarak cezalandırılması öngörülmüştür.

Sanık Emin Gürses beyanında: Ergün Poyraz da bulunan gizli askeri içerikli bilgi ve belgelerin Şener Eruygur tarafından verildiğini beyan etmiştir. Yine dosyada mevcut Ergün Poyraz’dan elde edilen ve korumaları tarafından elle yazıldığı anlaşılan günlük notlarda, Ergenekon Silahlı Terör Örgütüüyesi Ergün Poyraz’ın dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur, İstihbarat Başkanı Orgeneral Levent Ersöz, MGK Genel Sekreteri Org.Tuncer Kılıç’la bizzat makamlarında birçok defa görüştüğü, ayrıca Teknik Ve Mali Daire Başkanı Albay Atilla Uğur’ la bir çok defa görüştüğü, temin ettiği gizli askeri bilgi ve belgeleri kitaplarında kullandığı ve yazdığı kitapları büyük çoğunluyla askeri görevli şahıslara vererek bu kitapları sattırdığı, aynı notların içeriğinden anlaşılmaktadır. Şüpheli Ergün Poyraz’ın Levent Ersöz ve Atilla Uğur isimli üst düzey Jandarma İstihbaratından, para aldığına ilişkin tutanakların da İşçi Partisinden elde edilen CDlerin içinde yer alması, Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün kapasitesini ve çalışma yöntemlerini göstermektedir.

Şüpheli Emin Gürses’in 25.02.2008 günü C.Savcılıkta alınan ifadesinde;

Sakarya Üniversitesinde Uluslararası İlişkiler Bölümünde Profesör olarak ders verdiğini Veli Küçük, Muzaffer Tekin, Sevgi Erenerol, Ümit Sayın, Mehmet Zekeriya Öztürk ve Kemal Kerinçsiz isimli şahısları tanıdığını, Sevgi Erenerol’un Patrikhanede verdiği toplantılara katıldığını, Şener Eruygur ile alakalı dosya hazırlandığını basından duyduğunu, Ergün Poyraz'da bulunan belgeler ve arşivlerin Şener Paşanın verdiğini duyduğunu, bunu da Ergün Poyraz ile Sevgi' nin kilisesinde tanıştığı zamanda kendisine bazı dosyaları nereden aldığını sorduğunda Jandarmadan aldığını anlattığını beyan etmiştir.

2004 yılında Sinan Aygün’ün ATO tesislerinde düzenlediği devrim yasalarının yıl dönümü nedeniyle Kuvvet Komutanlarının ve şüphelinin de katıldığı organizasyonun ADD ve üniversitelerle birlikte yapıldığı,

Tape No: 6077, 08.04.2008 tarihinde şüphelinin Nermin…? ile yaptığı görüşmede özetle; Nermin’in “odanızı temizlerken” “Temizledim bazı şeyler buldum efendim gönderilmemiş mektuplar buldum Üniversite rektörlerine” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Atın onları yırtın” dediği, Nermin’in “Atayım mı” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “He o şeyle ilgili eski” dediği, Nermin’in “Eski çok eski sizin imzanız var imzalamışsınız ayrıyeten özel kağıdınızıda koymuşsunuz” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “biliyorum vazgeçtik ondan sonra gönderelim dedik vazgeçtik” dediği, Nermin’in “Tamam onları atıyorum efendim” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Yırtın onları atın” dediği, Nermin’in “Evet yırtıyorum onları hı yırtıp atıyorum kitapları şöyle bir gözden geçirdim” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Kütüphaneye koydunuz” dediği, Nermin’in “bir kısmını kütüphaneye koydum bir kısmıda yine sizin bakın ona göre” “özel gelmiş” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Onlara bakarım” dediği, Nermin’in “masanız tertemiz oldu artı özel evraklarınız var onları yine size bıraktım” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Yırtın atın onlarıda boşverin” dediği, Nermin’in “bide efendim seçim sonuçları var geçen senenin böyle küçük bir zarfta” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Onları muhafaza etmek lazım elimizde ..” dediği, Nermin’in “Onları muhafaza ettim zaten sordum bazı şeyleri Ali hocama soraarak yaptım onun dışında diğerlerini temizledim birde bir kaç özel mektupunuz vardı Erzurumdan gelmiş onları sakladım belki ilerde” Erzurum dan gelmiş böyle birtanesi işte yardım istiyor filan” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “boşverin atın gitsin ne olacak”, şeklindeki görüşmeden de kendilerinin de heran gözaltına alınabilecekleri korkusuyla evrak ve belgeleri imha girişiminde bulundukları, söz konusu görüşmede yazılmış mektupların bir kısmının şüpheli Mehmet Şener Eruygur dan elde edilen dijital verilerin içinde bulunduğu, ayrıca Cumhuriyet Çalışma Grubu faaliyetleri raporları içinde yapılması planlanlanan yüzbin mektup gönderilmesi konusunun da uygulamaya konulduğunu göstermektedir.

Ayrıca sanık Hayrullah Mahmut Özgür ün beyanında bahsettiği ve ultra Türkler olarak propagandasını yaptığı yazılarındaki derin devletle alakalı brifingin kendisine Mehmet Şener ERUYGUR tarafından verildiğini beyan ettiği, şüphelinin Cumhuriyet Çalışma Grubu faaliyetleri, Ayışığı ve Yakamoz adlı yürütme organını devirmeye yönelik planları ve dönemin Genel Kurmay Başkanı orgeneral Hilmi Özkök'ü istifa ettirme projesi gibi örgütsel yönde yazılan kitaplar da materyel temini suretiyle yönlendirdiği anlaşılmaktadır.



Şüpheli Mehmet Şener Eruygur Emekli Olduktan Sonraki Dönemine Ait Örgütsel Eylem Ve Fiileri

Şüpheli (Zafer kod) Muzaffer Tekin ’i tanımadığını beyan ettiği halde, aynı ortamda birlikte Çağlayan mitinginde çekilmiş fotoğrafının dosyada bulunduğu,

Konuşulanları ve katılımcıları her hangi bir şekilde basına veya başka bir kuruma bildirilmeyen, mutat olarak her ay şüpheli Engin Aydın ‘ın sekreterliğinde ve İlhan Selçuk'un başkanlığında yürütülen Ankara Kent Oteldeki toplantılara katıldığı,

Encümeni Daniş toplantılarına iştirak ettiği,

Kemal Kerinçsiz ile aynı mitinge katılıp tanıştığı ve birlikte olduğu,

Sanık İlhan Selçuk' ile görevdeyken olduğu gibi emekli olduktan sonra da örgütsel anlamda sık sık görüştükleri, İlhan Selçuk tarafından Cumhuriyet Vakfına üye yapıldığı,

Sanık Semih Tufan Gülaltay beyanına göre, platformun doğrudan üyesi olmadığı, ancak Yahya Efendi Vakfının kurucularından olduğu, S. O. Kuvva-i Milliye ve Büyük Hukukçular Birliği gibi oluşumların da platforma üye olmasını savunduğu, platformun bir toplantısına katıldığı,

Şener Eruygur'un ulusal platformun başkanı seçildiği şeklindeki tutanağın platformun yönetim kurulunun aldığı bir karar olduğu anlaşılmaktadır.

Ulusal Birlik Platformu adı altında birçok dernek ve sivil toplum kuruluşunun aynı çatı altında örgütleneceği sivil platform kurma çalışmalarına katıldığı, Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün talimatları doğrultusunda bütün sivil toplum kuruluşlarının aynı yerden yönetilmesi zorunluluğu kapsamında örgütlenme için TİT (Türk İntikam Tugayı) olarak tanınan örgütün mensupları ile ortaklaşa çalıştığı, birlikte çalıştığı Semih Tufan Gülaltay’ın “bir hedefi olduğunu, bu hedefte önüne babası dahi çıksa öldüreceğini, karşısına çıkana acımayacağını” arkadaşlarına söyleyerek bu sözde sivil toplum kuruluşunun Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusundaki kararlılığını ortaya koymuş olduğu görülmektedir.

Yapılan çalışmalar sonucunda Mehmet Şener Eruygur’un 2005 yılında Ulusal Birlik Platformunu Ankara 'da oluşturduğu, Semih Tufan Gülaltay‘la İstanbul da gizli toplantılar tertiplediği, Semih Tufan Gülaltay tarafından kendisine birifing verildiği, birifingin amacının bu platformun arkasında emekli orgenerallerin olduğunu ve legal bir oluşum olduğunu anlatmaya yönelik olduğu Semih Tufan Gülaltay ın telefon görüşmelerinden anlaşılmaktadır.

Milli İktidar Harekâtı (MİH) adı altında oluşturulan yapılanma çerçevesinde toplantılar düzenlendiği ve bu toplantıya katılan kişilerin mesleklerine göre ayrıldığı, “Generaller” başlığı altında ise, “Org. Tuncer Kılınç, Tümg. Armağan Kuloğlu, Org. Hurşit Tolon, Org. Şener Eruygur” şeklinde isminin geçtiği, ayrıca örgüt üyelerinden Güler Kömürcü, Doğu Perinçek, Mustafa Balbay, Tuncay Özkan ‘ın da isimlerinin geçtiği,

Ankara'da Kamuran İnan, Ufuk Söylemez ve Mehmet Haberal'ın yönettikleri 1-1,5 aylık sürelerle devam eden yaklaşık 30 civarında kişinin katıldığı, gizli toplantılara şüphelinin de iştirak ettiği, bu toplantılara Yaşar Okuyan, Doğu Perinçek, Yaşar Nuri Öztürk gibi siyasilerin katılması Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün ana dokümanında yer alan siyasi partilerin yönlendirilmesi amaçlarına uygun faaliyetlerden olduğu anlaşılmıştır.Şüpheli Mehmet Şener Eruygur un bir çok defa üniversitelerin üst düzey görevlileriyle görüşmeler yaptığı, üniversitelere seçilecek adaylara kadar çalışmalar yürüttüğü, düzenledikleri toplumsal eylemlere üniversitelerin de katılmasının sağlanması için bazı üniversite rektörleri ve üst düzey görevlileri ile gizli toplantılar yaptıkları görülmektedir.

Şüpheli Mehmet Şener Eruygur emekliliğini müteakip kendi beyanıyla Encümeni Daniş adı altında toplanan kurulun çalışmalarına katıldığı, yine kendi beyanına göre, Encümeni Daniş diye bir oluşumun varlığını, Jandarma Genel Komutanı iken bilmediği emekli olduktan sonra bu kurulun çalışmalarına davet edildiği anlaşılmaktadır.

Şüpheli Mustafa Ali Balbay ‘a ait dijital veri incelemelerinde, şüpheli ile sürekli olarak yaptıkları görüşme ve konuşmalara ait notların bulunduğu anlaşılmıştır.

Sanık Güler Kömürcü ‘nün sanık Mehmet Zekeriya Öztürk ‘le 11.01.2008 tarihinde yaptığı telefon görüşmesindeki anlatımları, şüphelinin amacını Türkiyede siyasi boşluğun giderilmesi biçiminde açıkladığı bu toplantı ile kişiler düzeyindeki faaliyet alanının genişliğini göstermektedir. (Tape:1423) “Güler Kömürcü telefon konuşmasında, bir toplantıdan bahsederek, “Duyurmuşlar Güler Kömürcüde katılıcak diye” “Tanınmış gazeteci Yiğit Bulut, Güler Kömürcü, Emin Çölaşan da aramızda olacak ve Bekir Coşkun aynı zamanda” “Şener Eruygur, İzzettin Doğan, Mehmet Haberal, Mustafa Özbek, Hasan Kundakçı, Tuncer Kılıç, Hurşit Tolon” “… Vural Savaş, Sadi Somuncuoğlu, Tantan, Yaşar Okuyan” “Ufuk Söylemez... Kamuran İnan” olarak isimler belirtmektedir.Şüpheliler bir yandan hiçbir siyasi oluşumla alakalarının olmadığını iddia ederken bir yandan da, bazı siyasi oluşumları örgütün amaçları doğrultusunda yönlendirebilmek için bu oluşumların gzili olarak yapılan toplantılarına katıldıkları anlaşılmaktadır.

16.02.2008 günü saat:21.17’de Emin Gürses ile Bülent..? arasındaki telefon görüşmesinde;

Bülent’in “STV 'den dinledim de yani açık açık şeylerde meydan okudu o Şener Eruygurlar falan onlar da meydan okudular yani” dediği, Emin Gürses ’in “onlar aldılar mesajı da.” dediği, Bülent’in “Tabi aldılar almışlar ki senin verdiğini almışlar ki bunlar iyice meydan okudular açık Şener Eruygur o bir adam daha var işte baya aynı Doğu Perinçek ağzıyla konuştular…” diyerek şüpheli Mehmet Şener Eruygur ile Doğu Perinçek ’in arasındaki konuşma lisanlarının önceden aralarında bilinen bir konuşma olduğunu ve yapılan görüşmeden de anlaşıldığı gibi şüphelinin hükümeti ortadan kaldırma faaliyetlerinin örgütçe de bilindiği ve bu şekilde algılanarak örgüt üyelerince de konuşulduğu anlaşılmaktadır.

26.03.2008 günü saat:10.14 de, Fulya (Ersöz) ile yaptığı telefon görüşmesinde; Fulya’nın sitem ederek, babasının kalbinin sıkıştığını, kötü olaylar yaşadığını anlattığı, şüphelinin, neden diye sorduğu, Fulya ‘nın “Sizin en son yaptığınız bir konuşma var Yeni Şafakta o kaydedilmiş ondan dolayı bugün şu anda kalbi sıkışıyor ben ona hakaret ettim bir sürü” “..2-3 gün önce” “….siz böyle bir konuşmayı yapmağınızdır umarım” “Bilmiyorum işte AKP ile ilgili mi ne konuşma olmuş” “Olay ondan ibaret şimdi bana da bulaşacaklar diyor yani hepimize sıra gelecek diyor bu kadar dikkat edin komutanım dedim diyor” “Allah bin türlü belalarını versin hepsinin TSK nın da” dediği şeklindeki yaptığı görüşme içeriğinden şüpheli Levent Ersöz ‘ün yaptıkları çalışmaların illegal olması ve bu kadar açık yapılmaması gerektiğini bu sebeple kanun korkusu sebebiyle kalp krizi dahi geçirebileceği belirtilmiş bu konuşmalardan da şüphelilerin örgütsel faaliyetlerini yaparlarken suç olduklarının bilincinde oldukları ve yasal süreç başladığında ise cezalandırılma korkusunda oldukları anlaşılmaktadır.

Ankara ilindeki ADD binasında yapılan aramada bulunan, (4 sayfa) ADD Niğde Şubesi temsilcisi Mehmet Duruöz ‘ün yazdığı anlaşılan “Ne olacak bu memleketin hali ne yapmalı” başlıklı yazıda, “AKP güdümünde yapılacak bir Cumhurbaşkanlığı seçiminin mutlaka engellenmesi gerekmektedir. Her yol ve her türlü eylemle.” şeklinde yazdığı görülmüş olup; ADD ‘lerin hangi amaçla kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Doğu Perinçek ile Bedri..? arasındaki telefon görüşmesinde;

(Tape:3842’de dava dosyasında) 07.03.2008 tarihli TÜMEP ’in bir toplantısından bahsederek, Bedri’nin “… İlhan Selçuk, Hurşit Tolon, Şener Eruygur, Yarsav Başkanı, Danıştay, Yargıtay, Üniversitelerden bayağı seçkin bir topluluktu 70 kişi vardı, … Şener Eruygur yani bir araya gelmek gerekir Ulusalcıların birleşmesi gerekir diye özeti bu..” diyerek şüpheli Mehmet Şener Eruygur ‘un konuştuğunu, toplantı sonrasında İlhan Selçuk ’un “…Orduya karşı kırgınlığını ve eleştirilerini” söyleyerek kapanış konuşması yaptığından bahsettiği konuşma içeriğinden de Kent Otel toplantıları olarak bilinen toplantılarda Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda tüm sivil toplum kuruluşları ile ulusalcıların birleşmesinden bahsedilip orduya karşı kırgınlığın konuşulması da ordumuzun darbe çalışması içinde bulunan Ergenekon Silahlı Terör Örgütümensuplarına destek olmadığını açıkça göstermektedir.

Şüpheli Mehmet Şener Eruygur ‘un görevde iken bilmediği ancak emekli olduktan sonra öğrendiği Encümen-İ Daniş denilen, bazı emekli genelkurmay başkanları, kuvvet komutanları, devletin üst düzeyinde görev yapmış bürokratlar, hakimler, büyükelçilerden, milletvekillerinden oluşan bir grubun katıldığı, 15 günde bir Moda 'da Deniz Kulübünde toplanan gizli heyetin toplantılarına katıldığını ikrar etmiştir.

Şüpheliler kendi örgütsel faaliyetleriyle alakalı olarak medya kuruluşlarında yapılan haberler karşısında “bu, TSK ’ya karşı bir operasyon silahlı kuvvetler yıpratılıyor.”(Tape 6076 Ahmet Hurşit Tolon ile Mehmet Şener Eruygur görüşmesi 08.04.2008 tarihli) şeklinde tepki gösterseler de, - bu arada şüphelinin tüm telefon konuşmalarında dinleme ihtimaline göre dikkatli olmaya çalıştığı gözden kaçmamaktadır- Semih Tufan Gülaltay gibi sabıkalı ve provokatif eylemleri kamuoyunca bilinen sabıkalı kişilerle görüşmeler yapmaları, bunu yaparken; ordu komutanlığı, Jandarma Genek Komutanlığı gibi eski konumlarını hiçe saymaları, Türk Silahlı Kuvvetlerinin temsilcisi olmadıklarını Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün temsilcisi olarak örgüt adına hareket ettikleri, bu örgüt adına Semih Tufan Gülaltay gibi sabıkalı kişilerle gizli toplantılar yaptıkları Mehmet Şener Eruygur’un ve Ahmet Hurşit Tolon’un ikrarlarından anlaşılmaktadır.

Şüpheli Mehmet Şener Eruygur’un telefon görüşmelerinde genelde kendisinin dinlendiğini bildiği için fazla konuşmadığı, birçok kişiyle yaptığı görüşmelerde sonra konuşuruz yüz yüze konuşuruz şeklinde konuşulacak konuları yüz yüze konuşmayı tercih ettiği görülmektedir.

Necip Hablemitoğlu’nun öldürülmesi olayıyla ilgili olarak Şengül Hablemitoğlu’na ağladığını söylemesine rağmen bu hususta düzenlenecek hiçbir etkinliğe izin vermediği, Şengül Hablemitoğlu’nun ADD nin yönetim kuruluna girmesine dahi izin vermediği ve ADD içinde Şengül Hablemitoğlu ‘nun Necip Hablemitoğlu ile ilgili taleplerini hep olumsuz karşıladığı, dosya da mevcut 6170 nolu telefon görüşmesinde Şengül Hablemitoğlu açıkça bu konuda kendisinden şikâyetçi olduğu, aynı dernekte faaliyet gösteren iki kişiden yönetim listesine girmiş bir kişinin dernek başkanını böyle suçlaması ve bunu yaparken de daha önce gönderdiği haberleri hatırlatarak şikâyetçi olması, kendisinin tebrik etmek için arayan kişiye bu kadar tepki göstermesinden de şüphelinin ağladım ve cinayetin çözülmesi için tüm gücümle uğraştım diyebilmesi şüphelinin tamamen örgüt kontrolüne almaya çalıştığı ADD ye kontolü dışında kalabilecek kimselerin girmemesi için kararlı bir biçimde çalışması ve benzer terör örgütlerinde uygulanan iç anlaşmazlıklar ile iç hakimiyet kavgaları kapsamında değerlendirilmiş ve Şengül Hablemitoğlunun telefon konuşmasında şüpheliye, “siz Necip’le ilgili bir şey yapılacaksa bu bizi aşar dediniz” biçimindeki ifadesi şüphelinin örgütsel konumu ve tüm dosya kapsamı karşısında kaydadeğer görülmüştür.

Şüpheli Mehmet Şener Eruygur’un daha önce Cumhuriyet Çalışma Grubu içinde bulunan üniversite rektörleriyle ADD çatısı altında görüşmelere devam ettiği, bazı rektörlerin Mehmet Şener Eruygur evinde gelip özel görüşmeler yaptıkları, bazılarının ise rektör seçilme şansı ortadan kalktığında ADD ‘deki görevlerinden ayrılmak istedikleri yaptıkları görüşmelerden anlaşılmaktadır..

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı olan şüpheli Mehmet Şener Eruygur ve etrafındaki yönetim kurulu üyelerinin birçoğunun Atatürkçü Düşüncelerin yayılması yerine tamamen Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda yapılan tüm çalışma, miting ve diğer eylemlerin organizasyonuna katıldıkları, yapılan telefon görüşmelerinde sürekli yürütme organının yıkılması için yapılan faaliyetlerin içinde yer aldıkları anlaşılmıştır. Hatta Tuncay Özkan’ın büyük bir muhalefet odağı gibi gösterilmesine rağmen bizzat Mehmet Şener Eruygur ‘dan aldığı talimatlara göre hareket ettiği, bu yolla Atatürkçü Düşünce Derneği gibi Ergenekon Silahlı Terör Örgütüiçin önemli olan bir derneğin muhalif bir gurubun eline geçmesine engel olunmaya çalışıldığı, bunun Cumhuriyet Çalışma Grubu kararlarında yönetimiyle muhalefetiyle güçlü bir ADD ‘nin oluşturulmasının gerektiği yönündeki kararlar istikametinde yapıldığı görülmektedir.

Şüpheli Mehmet Şener Eruygur ‘un 6149 no lu Tapede 13.06.2008 tarihli Tuncay Özkan ile yaptığı görüşmede özetle;

Bir televizyon programından bahsettiği ve “Ben izlemedim ama, kız izlemiş, birde bizim İlker kayıtı izlemiş, ya müthişmişin ama çok saldırmışlar köpekler sana ya” “… bazı şeyler söyledi İlker… bana, böyle şeylere sakın itibar etme” “…şimdi şunu bil …o konuştuklarımızın dışında başka bir şey olamaz” “Ayarlayacağımız şeylerde ikimizin, hepimizin çıkarı için. Bizim, hele bizim çıkarımız filan gibi birşey olamaz, biz ihtiyar adamlarız” “…bu badireye böyle atlatacaz ondan sonra sen önde olursun Hiç ses çıkarma şimdi sen işine bak” şeklindeki Bu görüşme içeriğinden Tuncay Özkan ‘la Mehmet Şener Eruygur ‘un özel olarak görüştükleri, telefonda hemen hemen hiç görüşmemelerinden de aralarındaki örgütsel ilişkinin varlığı anlaşılmaktadır. Görüşme içeriğinden kendi içlerindeki çekişmeden çok örgütün bu konuda amaçladığı hedeflere ulşmak için şimdilik liderlik yarışnın ertelenmesini söylemelerinden de bu işlerin sırf dernek yöneticiliği için değil , Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda yapıldığı anlaşılmaktadır.



Mevcut “hükümetin düşürülmesi için” Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde de yapılanılıp imkanları kullanılarak “Milli Kuvvetler” in oluşturulması, bu şekilde hükümetin devrilmesinin planlandığı açıkça görülmektedir. şüpheliler Şener Eruygur, Hasan Atilla Uğur, ve Hurşit Tolon dan elde edilen Yakamoz, Ayışıgı, Eldiven, gibi örgütsel içerikli dökümanlarda darbenin nasıl yapılacağını sivil toplum kuruluşlarının Milli Güç Birliği çatısı altında çeşitli platformlarda birleştirip, amaçlarına uygun olarak yönlendirme çalışmaları yaptıkları ve Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün gizli yapılanmasında bulunan bazı şüphelilerin halkı ve Türk Ordusunu Kışkırtmak suretiyle yürütme organına karşı halkı silahlı isyana tahrik fiillerinin içinde bulunmaya, askeri müdahale ortamı hazırlamaya gayret ettikleri, tüm şüphelilerin aynı amaç etrafında toplandıkları, örgüt çatısı içinde tek merkezden, disiplinli ve sürekli olarak sevk ve idare suretiyle Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçlarını gerçekleştirmeye çalıştıkları anlaşılmaktadır.

Şüpheli Mehmet Şener Eruygur’un, Ergenekon Silahlı Terör Örgütüiçinde üst düzey faaliyetlerden sorumlu yönetici konumunda bulunduğu, görevde olduğu dönemde Cumhuriyet Çalışma Grubu faaliyetlerinin yürütülmesinden sorumlu olduğu gibi fiili olarak da bu çalışmaları organize ettiği, devletin kendisine vermiş olduğu görevle alakalı tüm yetkilerini Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda yürütme organını devirmeye yönelik faaliyetlerde kullandığı, birçok kişiyi illegal olarak fişleyip örgütün özel arşivine aktardığı, bu arşivi emeklilikten sonra da yürütmüş oldukları faaliyetlerine esas olmak üzere yanlarında götürdükleri, arşivde bulunan bilgileri yeri ve zamanı geldiğinde bazı siyasi partilerle paylaşarak, başka şekillerde kullanarak yürütme organının devrilmesine yönelik olarak kullandırttığı şüpheye yer bırakmayacak biçimde anlaşılmaktadır. Örgüt adına tüm sivil toplum kuruluşlarını bir çatı altında toplayıp tek merkezden yönetmek için Ahmet Hurşit Tolon’la birlikte görevdeyken ve emeklilik döneminde aktif olarak faaliyetlerde bulunduğu,

ADD ‘nin yönetimini ele geçirerek derneğin amaçları arasında bulunmayan yürütme organını devirmeye teşebbüs ve yürütme organına karşı halkı silahlı isyana tahrik fiillerinin içinde bulunduğu, bu konuda birçok miting gösteri panel ve gizli toplantılara katıldığı,

İlhan Selçuk’un organize ettiği ve İlhan Selçuk gelmeden başlamayan gizli toplantılara sürekli katıldığı, bu toplantılarda alınan kararların hiçbir şekilde medyada yer almadığı ve son olarak yapılan toplantılarda orduya karşı darbe yapmadığı için İlhan Selçuk ’un kırgınlığının işlendiği bölüm olması da gerçek amaçlarının tüm sivil toplum kuruluşu, dernekler, platformlar ve kendilerine yakın siyasi partiler ile sendikaların da katılımıyla oluşacak merkezi bir hareketle yürütme organını devirmeye teşebbüs eylem ve fiillerine iştirak ettiği,

Şüpheli Neriman’ın kendileriyle birlikte hareket ettiğini ve kendilerine çalıştığı kurumun içine ait çok önemli bilgileri aktardığını söylediği İçişleri Bakanlığında Mülkiye Başmüfettişi olan C.E. isimli bir kişinin aldığı disiplin cezasının iptal ve Zonguldak Vali Yardımcılığına yapılan tayininin durdurulması için Ankara 10. ve 11. İdare Mahkemelerinde açılan davaların lehlerine sonuçlanması amacıyla şüpheli M.Şener Eruygur’a ve onun talimatıyla bu işle ilgilenmesi için görevlendirildiği anlaşılan J.Alb. Cengiz Y.’a mektuplar yazmıştır. Bu mektuplarda Türk Milleti adına bağımsız yargılama yapan mahkeme hakimlerinin, Jandarma Genel Komutanı olan ancak Ergenekon Terör Örgütünde lider kadrosunda görev yapan şüpheli M.Şener Eruygur’un vereceği talimatla Adli Müşavirler tarafından aranarak baskı yapılması istenmektedir:

17.08.2004 tarihinde dönemin Jandarma Genel Komutanı olan şüpheli M. Şener ERUYGUR’a yazdığı mektupta; “Paşam, emirleriniz üzerine komutanlığınız yetkililerinden Alb. Cengiz Y. Sayın Candan E. ile irtibata geçmişlerdir. ..söz konusu Mahkemelerin davaları bir an önce sonlandırmalarında Komutanlığınız Adli Müşavirlerinin Mahkeme Başkanları ile “Sayın Candan E.’in Bakanlıktaki görevine devamının sağlanması” şeklinde yapacakları görüşmelerin zaten haklı olduğu Dava kararlarının hızlandırılması bakımından olumlu sonuç alınmasında etkili olacağını düşünmektedirler. Sayın Candan E.’in Komutanlık Yetkililerinizin de dinledikleri üzere inanılmaz ölçüde bilgilere sahip olduğu düşünülürse, Bakanlıkta kalmasının sağlanmasının Asıl Devletimiz açısından fayda temin edeceğini ifade etmişlerdir…Konuyu Yüksek Makamlarınıza iletmenin gereğine inanmaktayım Paşam. Sayın Candan E.’in Ankara’da bulunması ASIL Devletimizin menfaatleri için önemlidir, vazgeçilmezdir”, bundan bir gün sonra 18.08.2004 tarihli J.Kd.Albay C.Y. isimli kamu görevlisine yazdığı iki mektupta benzer olarak; “…söz konusu Mahkemelerin davaları bir an önce sonlandırmalarında Komutanlığınız Adli Müşavirlerinin Mahkeme Başkanları ile “Sayın Candan E.’in Bakanlıktaki görevine devamının sağlanması” şeklinde yapacakları görüşmelerin zaten haklı olduğu Dava kararlarının hızlandırılması bakımından olumlu sonuç alınmasında etkili olacağını düşünmektedirler…Not: Albayım, konuyla ilgili aynı bilgiyi içeren bir notu Paşa’ya iletilmek ve bilgilenmesini sağlamak üzere Yaveri Yarbay Müfit Beyin odasındaki faksa da geçtim…Albayım, Sizleri aciliyetinden ve ehemmiyetinden haberdar ettiğim Sayın C.E. beyin T. C. ANKARA 11.İdare Mahkemesinde açılmış bulunan 2003/1001 Disiplin Cezası ile ilgili dava 2004/256 nolu kararla Sayın Candan E. lehine sonuçlanmış bulunmaktadır…söz konusu dava mesnet tutularak yine Ankara 11.İdare Mahkemesinde açılan “Zonguldak Vali Yardımcılığına tayin konulu 2004/2001 sayılı ikinci davanın da Sayın C. E. lehine sonuçlanmasına bu davanın dayanak ve örnek teşkil edeceği hususunu bilgilerinize arz eder …C. E.in Ankara’daki görevinde kalması için ikinci davada yardımlarınızı beklediğimizi belirtiyorum…” şeklinde taleplerde bulunmaktadır.

Bu talepler sonucunda şüpheli M.Şener Eruygur tarafından gerekli talimatların verildiği ve hakimlere davanın istedikleri gibi sonuçlanması için baskı yapıldığı şüpheli Neriman Aydın tarafından daha sonra yazılan teşekkür mektuplarından anlaşılmaktadır: 06.09.2004 tarihinde şüpheli M. Şener ERUYGUR’a yazdığı mektupta; “Paşam, Sizleri, Yüksek Makamlarınızı hayati aciliyetinden ve ehemmiyetinden haberdar ettiğim Mülkiye Baş Müfettişi, Sayın Candan E. Beyin, Ankara 11.İdare Mahkemesinde 2003/1001 Disiplin Cezası ile ilgili açılmış bulunan dava, 2004/256 nolu kararla Sayın Candan E. Beyin lehine sonuçlanmış bulunmaktadır. … söz konusu dava mesnet tutularak yine Ankara 11.İdare Mahkemesinde açılan “Zonguldak Vali Yardımcılığına tayin konulu 2004/2001 sayılı ikinci davanın da, bu durumda Sayın Candan E.Beyin lehine sonuçlanmasına dayanak teşkil edeceği hususunu bilgilerinize arz ediyor…Yüksek Makamlarınızın malumları olduğu üzere, Sayın Candan E.’in Ankara’da Mülkiye Başmüfettişliği görevinde kalmasının Asıl Devletimizin ayakta ve hayatta kalması için önemine ve gereğine inandığımızı belirtirken, Müfettiş olması nedeniyle inanılmaz bilgi ve belgelerin sahibi Sayın Candan E. Beyin bildiklerinin, Türk Ulusunun bir gün gereğini yapmak üzere Yüksek Makamlarınız nezdinde kayda alınmasının ehemmiyetine bir kez daha dikkatinizi çekmenin Türklük görevimiz olduğunu hatırlatmak istiyoruz Paşam. Arz ederiz…NOT: 1- paşam, bundan sonra elime ulaşacak bilgi ve belgeleri yine size mi yoksa Org.sayın F. T. paşamıza mı iletmeliyim, bunu izninizle öğrenmek istiyorum” , 18.01.2005 tarihinde yazılan bir diğer mektupta da; “…şahsınıza arz ettiğim Sayın Mülkiye Başmüfettişi C. E. Beyin Ankara İdare Mahkemesindeki iki davasının da Siz değerli ve duyarlı Türk Komutanının katkıları sayesinde lehine sonuçlandığını ve İçişleri Bakanlığındaki Başmüfettişlik görevine başladığını Yüksek Makamlarınıza iletmekten sevinç duymaktayız. Sayın C. E.’in Yüksek Makamlarınıza iletilmek üzere şahsıma ilettiği belgeler mektubum ekindedir. (Ek no: 3 C. E.) ) Arz ederim.” şeklinde ifadeler kullanılmakta ve mektup ekinde C.E. tarafından elde edilen belgeler bir teşekkür aracı olarak şüpheli M.Şener Eruygur’a sunulmaktadır. Böylece şüphelinin Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunu iki kez işlediği anlaşılmıştır.

Kişilerin siyasi felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydetme suçu da işlediği görülmektedir.

Görevi zamanında Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün üst düzey yapılanmasında sözde istihbarat dairesi komutanlığı görevini yürüttüğü, emekli olunca da Ergenekon Yeniden Yapılanması içinde üst düzey görev alarak sivil toplum kuruluşlarının birleştirilmesi ve eşgüdümünün sağlanması görevini Ahmet Hurşit Tolon la birlikte yürüttükleri anlaşılmış olmakla üst düzey yöneticilik konumu devam ettiğinden ayrıca diğer örgüt üyelerinin işledikleri suçlardan ve bulunan silah patlayıcı madde ve muhimmattan da ayrıca sorumlu tutulmasının zorunlu olduğu anlaşılmakla;

Şüpheli Mehmet Şener ERUYGUR ‘un:

Silahlı örgüt kurmak ve yönetmek suçunu işlediğinden, eylemine uyan TCK’nun 314/1 Maddesi,

Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellmeye teşebbüs ettiğiniden, eylemine uyan TCK’nun 311/1 maddesi,

Cebir ve şiddet kullanarak yürütme organını ortadan kaldırmaya teşebbüs ettiğiniden, eylemine uyan TCK’nun 312/1,

Halkı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı bir isyana tahrik ettiğinden, eylemine uyan TCK.nun 313/1,

Kişilerin siyasi felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydetme suçundan eylemine uyan TCK.nun 135/2, 43, 137/1-a,

Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları, geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanmak amacıyala hileyle alarak sanık Ergün POYRAZ’a vermek suçundan eylemine uyan TCK’nun 326/1, 327/1,

Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunu iki kez işleme eylemine uyan eylemine uyan suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 232, (5237 sayılı TCK’nın 288 maddeye tekabül ettiği eski yasanın lehe olduğu değerlendirilmiştir.)iki kere ayrı ayrı,

3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nun 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.

2- Şüpheli Ahmet Hurşit TOLON
a-Savunmaları,
Emniyet beyanı

Kıbrıs Türk Kuvvetleri Komutanlığı, 49. Piyade alay Komutanlığı görevlerini takiben, 1989 Tuğgeneral rütbesine yükseldiğini, Bu rütbede 1989-92 tarihleri arasında Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği görevini yaptığını, 1992-93 yılında 28.Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı görevinde bulunduğu, 1993 yılında Tümgeneralliğe yükseldiğini, Yeniden bu rütbe ile genel Kurmay genel Sekreterliğine atandığı,1993 ve 95 yılları arasında Genel Sekreterlik görevinde bulunduğu, 1995-97 de, Diyarbakır Jandarma Asayiş Komutanlığı Yardımcısı ve daha sonra 7. Kolordu Komutan Yardımcısı görevlerinde bulunduğunu, 1997 yılında Korgeneralliğe yüksekelerek, 15. Kolordu komutanlığına atandığını, Kocaelinde 15. Kolordu Komutanlığı görevinde 2 yıl bulunduğunu,1999 yılında Genelkurmay Lojistik Başkanlığı görevine atandığı, 1999-2001 yıllarında başkanlık görevini yürüttüğü, 2001 yılında Orgeneralliğe yükselerek Ege Ordusu Komutanlığına atandığı, 2004 yılına kadar bu görevi sürdürdüğü, 2004 yılında 1. Ordu Komutanlığına, İstanbul iline atandığını, 2004-2005 yılları arasında Ordu Komutanlığı görevinde bulunduktan sonra 30 Ağustos 2005 tarihinde Kadrosuzluktan emekliye ayrıldığını,Emekli olduktan sonra değişik üniversitelerde, değişik konular üzerine konferanslar verdiğini,Bu süre içersinde davet aldığı pek çok Sivil Toplum Kuruluşunda, yine sempozyum, panel ve konferanslara katıldığını, birçok sivil toplum kuruluşu toplantılarını takip ettiğini, Emekli Subaylar Derneğini, Kadın öncülüğünde ve Kadın ağırlıklı olarak kurulmuş Anadolu ulusal Uyanış ve Dayanışma Platformunda temsil ettiğini, Türkiyem Topluluğunun davetleri üzerine de düzenlen toplantılarına katıldığı, Bülent Tolon isminde bir kardeşi olduğu, İstanbul ilinde ikamet ettiği, operasyonlar kapsamında gözaltına alınan şahıslardan,

01-Mehmet Şener ERUYGUR’u tanıdığını, kendisinin şahsından önce emekli olduğunu, ADD Genel Başkanı olması nedeniyle 2,5 yıllık süre içersinde 5-6 defa birlikte olduklarını, Bazı yemeklerde karşılaştıkları, Bir arada oluş nedenlerinin ADD çalışmaları münasebetiyle olduğu, bunun haricinde başka bir ilişkisinin bulunmadığını, Kendisinin Başkanlığını yaptığı, Ulusal Birlik Hareketi Platformunun da katıldığı, Ulusal Platformlar Güçbirliği toplantılarının büyük bir kısmına katılmadığı, katıldığında da kendisi bulunmadığı için karşılaşmadıklarını,

02-İlker GÜVEN’i tanıdığını, 1979 yılında yurt dışı görevlere gitmeden önce, Genelkurmayda verilen Kursta ilk kez karşılaştıklarını, herhangi bir yakın dostluğu ve, arkadaşlığının olmadığını, emekliliğim süresindede bazı konferanslarda, panellerde olmak üzere 4-5 kez karşılaştıklarını, kendisinin Tuğamiral olarak emekli olduğunu bildiğini, Kendisi ile bir görüşmesininde İstanbul ilindeki bir ADD Şubesi başkanı olduğunu dönemde olduğunu,

03-Mehmet Ufuk BÜYÜKÇELEBİ’yi Kıbrısta Annan planı referandumu öncesinde beraberinde eski bakanlardan Ufuk Söylemez’le birlikte Ege Ordusu Komutanlığı Karargahına geldiği zaman ilk kez tanıdığını, O tarihte Gözcü Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olduğunu belirttiği, daha sonra uzunca bir zaman karşılaşmadıklarını, emekliliği döneminde zaman zaman telefonla görüşmelerinin olduğunu, son olarak da İstanbul Harp Akademilerinde yapılan bir sempozyum nedeniyle Harbiye Orduevindeki bir kokteylde görüştüklerini, arada bir kendisini aradığını ve Kızgınlıklarını dile getirdiği,

04-Mustafa BALBAY’ı Cumhuriyet Gazetesi Ankara temsilcisi olmasından dolayı tanıdığını, Yaz tatilleri hariç peryodik olarak Ankara’da düzenlenen çok katılımlı yemekli toplantılara gittiğinde orada gördüğünü, radyo ve televizyon kanallarındaki programlarıyla ilgili görüşlerini bildirdiğini

05-Sinan AYGÜN’ü Ankara Ticaret Odası Başkanı olarak tanıdığını, Ticaret odasında düzenledikleri bazı toplantılara katıldığı, bir iki tanesinde konuşmacı olmasını istedikleri, kendisininde konuşmacı olduğunu, Bulunduğu sivil toplum kuruluşlarının katıldıkları Cumhuriyet ve Önce Vatan gibi mitingler öncesinde bayrak Atatürk posteri yardımı için heyetçe ziyaretlerinin olduğu,

06-Erol MÜTERCİMLER’i Emekli olduktan sonra İstanbul’da Emekli Subaylar Derneğince düzenlenen birkaç sempozyum da panelist olarak bulunduklarında tanıdığını, O seminerler esnasında görüşmelerinin olduğunu, ayrıca televizyon programlarından da tanıdığını, bir dostluğu, yakınlığı ya da ahbaplığının olmadığı

07-Veli Küçük ismini ilk kez 1997 yılı Ağustosun da Kocaeli’ne 15. Kolordu Komutanı olarak atandığında kendisinden birkaç ay önce ayrılmış İl Jandarma Komutanı olarak Vali Memduh O.dan duyduğunu, değişik bir yapısı olduğunu söylediğini, Veli Küçük general olduktan sonra törenler münasebetiyle bir veya iki kez gördüğünü, en son iki sene kadar önce vefat eden Coşkun K.’nın Teşvikiye Camiindeki cenaze töreni sırasında gelip kendisini tanıttığını ve elini sıktığını, bu şahısla ilgili tüm münasebetinin bundan ibaret olduğunu,

08-Sevgi ERENEROL’u Türk Ortadoks Kilisesi sözcüsü olarak tanıdığını, İstanbul ordu komutanlığı zamanında düzenlenen sosyal etkinliklerde ve İstanbul’da görev yaparken kutlama amaçlı gelen gruplar arasıda karşılaştıklarını, Sevgi Erenerol’u toplam 5-6 defa gördüğünü, Sevgi Erenerol’un görevli olduğu patrikhane’ye hiç gitmediğini ve hiçbir ortak etkinliğe de katılmadığını,

09-Güler KÖMÜRCÜ’yü tanıdığı, Görevi dolayısıyla gazetecilerin pek çoğunu tanıdığı, ordu komutanlığı sırasında kutlama ziyaretinde bulunduğunu, Köşe yazılarından da tanıdığı, emekliliği sırasında da kendisini telefonla 6 veya 8 kez arayarak ağırlıkla iç güvenlik harekatı ve sınır ötesi operasyonlara dair yazdığı yazıdaki ifadelerin doğruluğu ile yazmayı tasarladığı yazılara dair teknik bazda değerlendirmeler talep ettiğini, Örneğin sadece hava operasyonu yapmak suretiyle Kuzey Irak’taki PKK vardığı söndürülebilir mi gibi, Ankara’da Genel Kurmay Başkanlığının düzenlediği ve tüm basın mensuplarının katıldığı bir sempozyumda karşılaştıklarını, En son olarak da İstanbul’da Genel Kurmay Başkanlığınca Harp Akademilerinde düzenlenen ortadoğu’nun geleceği ve belirsizlikler konulu sempozyum için gece Harbiye’de karşılaştıklarını,

10-Sami HOŞTAN’ı Ergenekon soruşturması kapsamında yakalanan şahıslardan olduğunu fakat tanımadığını,

11-Mehmet Fikri KARADAĞ’ı Ergenekon soruşturması kapsamında ismini duyduğunu, subaylık yaptığı dönemde karşılaşıp karşılaşmadığını hatırlamadığını, kendisiyle birlikte görev yapmadığını, Basından Kuvayı Milliye Derneği başkanı olduğunu duyduğunu, Kuvayı Milliye Derneği ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını, Ancak birçok derneğin kendisine özel zamanlarda davetiye gönderdiğini, Kuvayı Milliye’de bu şekilde kuruluş bildirgesi isminde bir davetiye gönderdiği, Ama direk olarak herhangi bir irtibatının bulunmadığı

12- Habip Ümit SAYIN’ı 2005 mayıs ayının ilk haftasında, birgün önceden randevu alarak, ziyarete gelen pek çok heyet gibi, Ümit Sayın da, beraberinde Prof. Dr.Sevil Atasoy ile birlikte kendisini ziyaret ettiklerini, Resmi ziyaretçi olarak karşılandıklarını, Sevil Atasoy’un Adli Tıp Enstitüsü müdürü, Ümit Sayın’ın da yardımcısı olarak tanıtıldığını, Karargahta yaptığı görüşme sırasında, göreve kısa bir süre önce başlamış olan yeni rektör Prof. Dr. Mesut Parlak tarafından görevden alındıklarını ifade ettiklerini, Yalnız olarak şahıslarla görüştüğünü, Bunun haksız olduğunu ve maksatlı olduğunu ileri sürdüklerini, Bundan sonraki açıklamalarında, uzun uzun İstanbul Üniversitesi ve onların bazı fakültelerinde, ciddi bir Kürtçü kadrolaşmanın yaşanmakta olduğunu, aynı şekilde İstanbul Tıp Fakültesine bağlı Adli Tıp Enstitüsünde de bu tarz oluşumların olduğunun endişesinde olduklarını, bunun Türkiye için çok ciddi sorunlara sebebiyet verebileceğini, zira adli işlemlerin Adli Tıp Konusundaki nihai mercinin bu enstitü olduğunu beyan ettiklerini, Adli Tıp Kurumunun bu şekilde Kürtçü grupların eline geçmesi neticesinde, raporlar açısından bazı sıkıntılar doğurabileceğini, ayrıca üniversite de İrticai oluşumlarında giderek artmakta olduğunu anlattıkları, Bunun üzerine kendilerine bu iddialarını güvenlikle ilgili olması ve Ordu Komutanı olarak ta kendisinin İl Güvenlik Kurulu üyesi olması sebebiyle yazılı olarak verip veremeyeceklerini sorduğunu, Vereceklerini beyan ettiklerini, O dönemki Ordu İstihbarat Başkanı ile onun bir üstü olan Ordu Harekat Yar Başkanını çağırarak, bu şahıslarla tanıştırdığını, Kendilerinin hazırlayacakları raporu almalarını söylediğini, Ümit Sayın Ve Sevil Atasoy da, hazırlayarak kendisine göndereceklerini beyan ederek makamından ayrıldıklarını, Bir süre geçtikten sonra Ümit Sayın’ın hazırladığı bir raporu, o tarihte Ordu İstihbarat Başkanı Kurmay Albay Mustafa Canatan’ın kendisini arayarak Raporun geldiğini, şahsının evrakın üzerine kendi el yazısıyla, bu raporun Kara kuvvetleri Komutanlığına gönderilmesini, bir suret MİT Bölge Başkanlığına verilmesini, ayrıca İstanbul Emniyet Müdürlüğü ilgililerine de konunun iletilmesini yazdığını, Bu raporun istihbari bilgi olduğu değerlendirdiği için bu şekilde yaptığını ve İlgileri mercilere gönderdiğini, Daha sonra emekli olduktan sonrada, Ümit Sayın’ın Orduya benzer bazı raporlar gönderdiğini basından öğrendiğini, emekli iken bu şahsın, Ankara iline gelip kendisiyle görüşme taleplerini belirttiğini, Bir keresinde Merkez Ordu Evinde görüştüklerini, Yanında kimse olup olmadığını hatırlamadığını, Yine iddialarını tekrarlayarak, kendisi ile uğraşılmakta olduğunu, özellikle Rektör Mesut Parlak’ın kendisine kasıtlı davrandığını, kendisi üzerinden, Silahlı Kuvvetlere zarar verilebileceğini endişesini taşıdığını, bu sebeple mümkünse komutanlardan randevu alınarak, onlarla konuşmak istediğini verdiği bu raporların bu duruma neden olduğunu, buna benzer iddiaları ileri sürdüğünü

13-Doğu PERİNÇEK’i Üsteğmenliğinden bu yana tanıdığını, 1970 yılında Erzincan Refahiye ilçesinde, bu şahsın yakalanması için yapılan operasyon sırasında yol kontrolü yaptığından buyana adını bildiğini, O dönemde kendisinin arandığını, Emekliliği döneminde, Antalya Üniversitesinde icra edilen bir konferansa, kendisiyle, aynı uçakta seyahat ettiğini, Aynı konferansa panelist olarak katıldıklarını, terör, terörün oluşma sebepleri gibi konularda konuşmalar yaptığını, Bu vesile ile tanıştıklarını, adresine zaman zaman işçi Partisi broşürleri, İşçi Partisinin Türkiyenin kalkınmasına yönelik hazırladığı parti proğramı gibi dokümanları gönderdikleri, Yaptığı pek çok toplantılara da ya sekreterliği vasıtasıyla telefonla yada yazılı davetiye göndermek suretiyle kendisini davet ettiklerini, Her seferinde uygun bir mazeret bulup katılmadığını, Birkaç kez de doğrudan kendisi telefonla arayarak, yapacağı toplantıya katılmasından çok memnun olacağını bildirdiğini fakat kendisinin katılmadığını, 22 Temmuz seçimleri öncesinde, telefonla kendisini aradığını, Mutlaka önemli bir konuda şahsıyla görüşmek istediğini söyleyerek, kendisinin yanına geleceğini söylediğini, o tarihte Ankara ilinde, Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın platform çalışmalarında yararlanmak üzere müsaade ettiği, Hereke Sokok No.4 deki binaya kendilerini davet ettiğini. Doğu Perinçek, yanında iki kişi ile birlikte geldiğini, Seçimlere çok az bir zaman kaldığını, çok tanınmış bir kişi olduğunu, değerlendirmeler yaptıklarını, şahsını, İstanbul 1. Bölgeden aday göstermek istediklerini söylediğini,1. Bölge veya 2. bölgeden liste başı yapmak istediklerini söyledikleri, siyasetle uğraşmadığını, siyasi kimlik taşıma arzusunda olmadığı, hiçbir siyasi partide görev almayacağını, kusura bakmamasını söylediğini, Oldukça ısrar ettiklerini, Kararlı bir şekilde olmayacağını söylediğini, Bunun üzerine, İşçi Partisinin başkanı olmasını istedikleri, partinin isminide değiştirebileceklerini söylediklerini ve görüşmesinin böyle bittiğini,

Seçimlerden bir süre sonrasında, eski adı dialog grubu olan ve toplantılarında yöneticiliğini Kamuran İnan’ın yaptığı bir toplantıya davet edildiğini ve Gölbaşında Patalya oteline gittiğini, Orada kalabalık bir grup olduğunu ve içlerinde Doğu Perinçek’in te bulunduğunu, Toplantıda bazı gazetecilerinde olduğunu,bunlardan birinin de Güler Kömürcü olduğunu, Doğu Perinçek’in yaptığı konuşmalarda, derhal bir parti kurulması gerektiği, partinin adının ise Milli İktidar Partisi olması gerektiğini söylediği, Daha sonra dönem içersinde 40 kişilik toplantılar olduğunu, şahsınında bu toplantılar katıldığını, Doğu Perinçek’inde bu toplantılara katıldığı ve ısrarla çok gecikildiğini yeni bir parti kurulması gerektiği veya mevcut bir parti çatısı altında toplanılması gerektiği iddialarını söylediği, Bu toplantıda, bu şekilde oluşacak bir siyası partiden hiçbir fayda sağlanamayacağını, aniden kurulacak bir partiye halkın itibar etmeyeceğini anlattığını, Doğu Perinçek te “Atatürk’temi böyle yaptı paşam” diye kendisene sataştığını, kendisine rahatsızmı oldunuz dediğini, Bu şekilde aralarında bir diyalog geçtiğini, Doğu Perinçek ile irtibatının bu şekilde sonuçlandığı,

14-Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU’nu tanıdığını, Kendisini Üniversite rektörü oluşundan dolayı tanıdığını, Ayrıca Ege ordusu komutanlığı sırasında İzmir Çeşme de düzenlenen, üniversiteler arası kurulun toplantısında da şahsen tanıdığını, Ankara Kent Otelde düzenlenen, takriben 70 seçkin kişinin katıldığı bir yemekte de karşılaştıklarını, Ayrıca birkaç kez de telefon görüşmelerinin olduğunu, Başka bir ilişkisinin olmadığını,

15-İlhan SELÇUK’u Cumhuriyet gazetesindeki köşe yazılarından dolayı tanıdığını, Daha sonradan şahsen tanıştığını, Ankara Kent otelinde yaz ayları dışında ayda bir kez düzenlenen yemekli toplantılara katıldığını, bu toplantılarda gördüğünü,Toplantılarda düşüncelerini anlattığını, Kent Otelde yapılan yemekli toplantıları, eski gazeteci olduğunu bildiği Engin ….. İsimli bir şahsın bildirdiğini, Toplantılarda seçtikleri tanınmış bir kişinin belirli konularda konuşmalar yaptığını, Türkiyenin ekonomik durumu, Tarım ve benzeri konularda konuşulduğunu, Bu toplantılara eski siyasilerden, emekli yargı mensuplarından, gazetecilerden, Danıştay ve Yargıtayın emekli üyelerinden gelenler olduğunu, Ayrıca Emekli askerlerdende gelenlerin bulunduğunu, Toplantıda fikir alışverişi yaptıklarını, İlhan Selçuk’un Ergenekon soruşturmasında gözaltına alınması sonrasında bu yemeklerin bir daha düzenlenmediğini,

16-Semih Tufan GÜLALTAY isimli şahsı tanıdığını, Emekli olduktan sonra 2006 yılı ortalarında, Ankara ilinden Başbakanlık eski müsteşarı Yaşar Yazıcıoğlu ile birlikte yemekte beraberken şimdi adını anımsayamadığı bir şahsın, Kadıköy yakasında bir sivil toplum kuruluşunun, Yazıcıoğlu ve ekibiyle tanışmak arzusunda olduğunu, oraya gidip gidilemeyeceğini sorduğunu, Kısa bir görüşmeden sonra, yol üzerinde geçerken uğrayabileceklerini belirtmeleri üzerine yemekten sonra Ankaraya dönüş güzergâhında, Kadıköy tarafında Ulusoy Otobüs terminaline yakın bir yerde 5 katlı bir binanın önünde durduklarını, Binaya girdiklerinde dikkatini tek tip kıyafetli ve siyah gözlüklü bir takım insanların çektiğini, Binanın bir üst katına çıkktıklarında, çok görkemli bir ofis kapısında kendilerini bir şahsın karşıladığını, Oda içerisinde de tek tip kıyafetli şahısların olduğunu, Yaşar bey kendi grubuyla ilgili yaptığı çalışmaları ve yenibir parti kurmak üzere Anadolu da yaptığı nabız yoklama çalışmalarının sonuçlarını anlattığını, Masanın başında oturan genç şahsında kendilerininde böyle bir çalışma içinde olduklarını kendileriyle birlikte çalışmak istediklerini, Konuşmalar devam ederken, oradaki bazı şahısların başkanım dediğini duyduğunu, Şahsın Semih Tufan Gülaltay olduğunu öğrendiğini, Şahıs ve çevresindekilerin dikkat çekici davranışları olduğunu, Şahısla görüşme sonrasında ayrıldıklarını, Yolda Semih Tufan Gülaltay’ın, Akın Birdal’ı vurdurduğunu anlattığını, Anlattığı olaydan bir süre sonra, Semih Tufan Gülaltay’ın kendisine telefonla ulaşmak istediğinin iletildiği, Ancak kendisi ile bir daha görüşmediğini,

17-Alparslan ARSLAN’ı gazetelerden, Danıştay saldırısını yapan şahıs olarak, ismen bildiğini, Bunun haricinde tanımadığını, Ancak kendisinin katıldığı toplantılara katılmış ise bunu da bilemeyeceğini


Savcılık beyanı

Tape:1423 11.01.2008 tarihinde Güler Kömürcü, M.Zekeriya Öztürk’ün yaptığı görüşmesi sorulduğunda;nde; Güler Kömürcü’nün bir toplantıdan bahsederek, “Duyurmuşlar Güler Kömürcüde katılıcak diye” “Tanınmış gazteci Yiğit Bulut, Güler Kömürcü, Emin Çölaşan da aramızda olacak ve Bekir Coşkun aynı zamanda” “Şener Eruygur, İzzettin Doğan, Mehmet Haberal, Mustafa Özbek, Hasan Kundakçı, Tuncay Kılıç, Hurşit Tolon” “… Vural Savaş, Sadi Somoncuoğlu, Tantan, Yaşar Okuyan” “Ufuk Söylemez ... Kamuran İnan” dediği tespit edilmiştir. Güler Kömürcü beyanında, Ankara ilinde katıldığı bir toplantıyı anlattığını beyan ettiği hatırlatıldı, soruldu,

Sözkonusu toplantının Başkent Üniversitesi rektörü Mehmet Haberal'ın daha önce de yaptığı şekilde Ocak ayı içinde 40-45 kişiye gönderilmiş davetiye ile Ankara Gölbaşı Patalya otelinde geçmişte seçim öncesi devam eden bir seri yeni bir siyasi parti oluşturma çalışmaları içinde adı Diyalog Grubu olan ve 2005 yılında Kent Otelde toplanarak Mehmet Demiral, Kamran İnan ve bir takım kişiler tarafından kurulan bu grubun yaptığı bir toplantı olduğunu, toplantının seçimden sonraki ilk toplantı olduğunu, toplantıya hatırladığı ve tanıdığı Şener Eruygur, Güler Kömürcü’nün katıldığını, toplantının amacının siyasi parti kurmak olduğunu, kendi amacının mevcut siyasi partileri güçlendirmek olduğunu, toplantıda ayrıca Doğu Perinçek, Mümtaz Sosyal, Ufuk Söylemez’in de bulunduğunu, Ufuk Söylemez’in ofisi olduğu için bir şekilde bu işin sekretaryasını yaptığını, toplantıda ayrıca Hulki Cevizoğlu, Antalya Üniversitesinden gelenlerinde bulunduğunu, toplantıda seçimler bittikten sonra gecikmeksizin yeni bir siyasi parti kurma konusunun konuşulduğunu;

Atek'in ne olduğunu anımsayamadığını, Yaşar Hacı Salihoğlu'nu tanıdığını, Televizyonda ART'de program yaptığını, bazı sempozyumlarda da kendini dinlediğini, Turan Çömez’i tanıdığını ve görüştüğünü, Doğu Perinçek' i sevmediğini, onun bulunduğu ortamlara gitmediğini, ancak geçmişte Yaşar Hacısalihoğlu' nun Türkiye Topluluğu gibi oluşumlara katıldığını, UBP' nin kuruluş faaliyetlerinde hiç bir alakasının bulunmadığını, SEMİH Tufan Gülaltay ile yukarıda anlattığı gibi bir kez görüştüğünü bir daha da görüşmediğini, 2005 yılında emekli olduğunu, Hasan Atilla Uğur' u tanımadığını, Levent Ersöz' ü ismen tanıdığını ancak bir irtibatının bulunmadığı, Sivil Toplum örgütlerinin sivil toplum görüntüsü altında bir takım anti demokratik faaliyetler içinde bulunulduğu, bu oluşumun hareketlerinden, faaliyetlerinden haberinin olup olmadığı, bu konudaki görüşlerinin ne olduğu soruldu ;kendisine bu faaliyetlere ilişkin, oluşuma ilişkin hiç bir teklif gelmediğini, böyle bir oluşumun içerisinde olmasının mümkün olmadığını,ADD Genel başkanı olması sebebi ile Şener Eruygur ile bir samimiyetinin bulunduğunu, Aynı zamanda bu şahıs ile Ulusal Birlik Platformunun içinde birlikte yer aldıklarını,

Erkut Ersoy'u isimli şahsı tanımadığını, yöneticisi olduğu söylenen özelbüro.com isimli internet sitesini bilmediğini, Bu kişinin kendisine ulaşmak için oğlu olan Ali Tolga Tolon'u aradığından şimdi haberdar olduğu, bu konunun oğlu tarafından kendisine iletilmediğini, kendisi ile de hiç bir şekilde görüşmediğini,

Oğlunun evinde yapılan aramada elde edilen CD içersinde bulunduğu söylenen Ergenekon isimli dokümandan haberi olmadığını, Evin kendi kullanımında olmadığını, Bilgisayarında kendisine ait olmadığını, Bu dokümanın ne şekilde kendisine ulaştığını bilmediğini,

soruşturmadan kapsamlı olarak ancak şu anda haberi olduğunu, Anlatılan doküman ve delillerden böyle bir oluşumun olduğunun anlaşılmakta olduğunu, Ancak kendisinin böyle bir terör örgütü içerisinde olamayacağını bütün meslek yaşamı ve emeklilik yaşantısının gösterdiği, Ergenekon Silahlı Terör Örgütüokyanus kabul edilirse, bir katresinin bile kendisine bulaşmadığını,



Sorgu beyanı

Emniyet ve savcılık beyanlarının doğru olduğunu, emniyet ve Savcılık aşamasında suçunun örgüt üyeliği olabileceği aktarıldığını, ancak bu aşamada biraz önce belirttiğiniz suçların işlenmiş olabileceği şüphesi ile sevk edilmiş olduğunu öğrendiğini, yaptığı savunmalarla kendisine ilk başta yöneltilen üyelikle ilgili suçlamayı dahi bertaraf ettiğini düşünürken huzurunuza çok daha ağır yaptırımları gerektiren suçlamalarla çıkarılmış olmanın şaşkınlığı içerisinde olduğunu belirtmek istediğini,

Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile ilgili kişisel ve ailevi bilgilerin bulunduğu klasör eki belgelerin kendisine Ege Ordu Komutanlığı sırasında kimin tarafından gönderildiğini bilemediği belgeler olduğunu, herhangi bir özel maksat güdülmediğini, Özel kalem müdürü tarafından rutin arşivleme işlemine tabi tutulmuş olabileceğini, görev değişikliği ile bu belgeler 1. Ordu Komutanlığına, oradan da emekli olunca evine intikal ettirildiğini, Savcılık aşamasında da sorulan Ulusal Birlik Hareketi ile Şener Eruygur’un Başkanı olduğu ADD’nin ön ayak olduğu Ulusal Birlik Platformu arasında bir ilgisinin bulunmadığını kendisinin ilgili olduğu platformun isminin Anadolu Ulusal Uyanış ve Dayanışma Platformu olduğunu, bu platformda üyesi olduğu emekli subaylar derneğini temsil ettiğini, bu platformun kadın ağırlıklı olduğunu, başkanın Av. Sema Kendirci olduğunu,

İstanbul’a Karadenizlilerin oluşturmayı düşündükleri yeni bir siyasi parti oluşumuyla ilgili olarak düzenlenen bir yemeğe katılmak üzere tanıyıp bildiği Yaşar Yazıcıoğlu’nun davet etmesi ile geldiklerini, yemekten sonra yine partileşme çalışması olan bir platformdan bahsedildiğini, hep birlikte dönerken Anadolu yakası Kadıköy’de bulunan bu yere gittiklerini gittikleri yerde bulunan binanın 4 katlı görkemli ancak içindekilerin giyim tarzları ve davranışlarının güven vermediği bir yer olduğunu, üst katta geniş bir odada gençlerden birisinin kendilerini karşıladığını, bir süre sohbet ettiklerini, buradaki davranış ve konuşmaların hoşuna gitmediğini, bir müddet sonra binadan ayrıldıklarını, Yaşar Yazıcıoğlu ve kendisinin bu kişi kim diye sorduklarında, bu kişinin Akın Birdal’ı vurdurtan Semih Tufan Gülaltay olduğunu öğrendiklerini, böyle bir insanın yanına geldiklerinden dolayı da üzüntü duyduklarını, bir daha da bu şahısla görüşmediğini,

Yarsav’dan başkan Ömer Faruk E.’nu tanıdığını, yalnız tanıdığı zaman başkan olmadığını, bu kişiyi Ankara Kent otelde 60-70 kişinin katıldığı yemekli toplantılardan tanıdığını, bu yemekli toplantıların herhangi bir gizli amacı olmayıp herkes tarafından bilinen ve emekli-görevde Yargıtay-Danıştay üyeleri ve Valilerin katıldığı yemek olduğunu, Bu yemek benzeri bir başka yemekte daha dar kapsamlı Yargıtay Başkan Vekili Osman Ş.’in başkanlığında ve Sayıştay Baş denetçisi Fahri A. organizatörlüğünde yani genel sekreterliğinde katıldığı yemekte de karşılaştıklarını, Kamuoyunda darbe günlükleri olarak bilinen günlüklerde kendisiyle ilgili kısımlarda herhangi bir yanlışlık görmediği için bu konuda bir tekzip yapma ihtiyacı hissetmediğini, çünkü herhangi bir şekilde kişilik haklarının anlatılanlarla zedelenmediğini,

Ümit Sayın’ın kendisi ve kurumuyla ilgili rapor arz etmek istemesinin sebebini ziyaretlerinde anladığını, bu rapor doğrudan kendisine teslim edilmediğini, 1.Ordu karargahına veridiğini raporun konusunun Devletin bekası ile ilgisi olduğunu söylediği çalıştığı kurumun bölücü örgüt mensupları tarafından kadrolaştığını ve aynı zamanda irticai yapılanmanın da büyüdüğünü ,bunda yeni rektörün payının bulunduğunu ima etttiğini,

Kuvay-i Milliye derneğinde çalışan ve bu dernek tarafından kendisine istihbarat yapma-sağlama görevi verilen Erkut Ersoy adlı kişinin oğlu olan Ali Tolga ile irtibat kurduğunu öğrendiğini, Tolganın kendisine bu kişiden hiçbir suretle bahsetmediğini, kendisine ulaşamayanların genelde oğlunu kullanarak ulaşmak istediklerini, Genelkurmay Genel Sekreterliği yaptığı 5 yıllık süreçte bir kısım gazetecilerle kendisine bağlı olan Basın Dairesi sebebiyle doğal olarak tanıştığını, Bahsi geçen gazetecilerin kendisinin askeri konulardaki birikiminden yararlanmak ve kendilerince bazı asker kişilerden randevu alabilmek için diyaloglarını tek yönlü olarak devam ettirmeye çalıştıklarını, Yaşar Hacı Salihoğlu ile de zaman zaman Türkiyem Topluluğu Akademik ortamlarda karşılaşmışlığının olduğunu, ancak samimiyetinin bulunmadığını, Yaşar Hacı Salihoğlu’nun Doğu Perinçek tarafından, Hava Harp okulu öğrencilerinin organizasyonuyla görevlendirildiğine dair bir kısım belgelerden şimdi haberdar olduğunu,

Savcılık beyanı

Tape:1423:11.01.2008 tarihinde Güler Kömürcü, M.Zekeriya Öztürk’ le yaptığı görüşmesi sorulduğunda;Güler Kömürcü’nün bir toplantıdan bahsederek, “Duyurmuşlar Güler Kömürcüde katılıcak diye” “Tanınmış gazteci Yiğit B., Güler Kömürcü, Emin Ç. da aramızda olacak ve Bekir C. aynı zamanda” “Şener Eruygur, İzzettin D., Mehmet H., Mustafa Özbek, Hasan K., Tuncay Kılıç, Hurşit Tolon” “… Vural S., Sadi S., Tantan, Yaşar O.” “Ufuk S. ... Kamuran İ.” dediği tespit edilmiştir. Güler Kömürcü beyanında, Ankara ilinde katıldığı bir toplantıyı anlattığını beyan ettiği hatırlatıldı, soruldu,

Sözkonusu toplantının Başkent Üniversitesi rektörü Mehmet H.'nin daha önce de yaptığı şekilde Ocak ayı içinde 40-45 kişiye gönderilmiş davetiye ile Ankara Gölbaşı Patalya otelinde geçmişte seçim öncesi devam eden bir seri yeni bir siyasi parti oluşturma çalışmaları içinde adı Diyalog Grubu olan ve 2005 yılında Kent Otelde toplanarak Mehmet D., Kamran İ. ve bir takım kişiler tarafından kurulan bu grubun yaptığı bir toplantı olduğunu, toplantının seçimden sonraki ilk toplantı olduğunu, toplantıya hatırladığı ve tanıdığı Şener Eruygur, Güler Kömürcü’nün katıldığını, toplantının amacının siyasi parti kurmak olduğunu, kendi amacının mevcut siyasi partileri güçlendirmek olduğunu, toplantıda ayrıca Doğu Perinçek, Mümtaz S., Ufuk S.’nin de bulunduğunu, Ufuk S.’nin ofisi olduğu için bir şekilde bu işin sekretaryasını yaptığını,toplantıda ayrıca Hulki C.,Antalya Üniversitesinden gelenlerinde bulunduğunu, toplantıda seçimler bittikten sonra gecikmeksizin yeni bir siyasi parti kurma konusunun konuşulduğunu;

Atek'in ne olduğunu anımsayamadığını, Yaşar Hacı S.'yi tanıdığını,televizyonda ART'de program yaptığını, bazı sempozyumlarda da kendini dinlediğini, Turan Çömez’i tanıdığını ve görüştüğünü, Doğu Perinçek'i sevmediğini, onun bulunduğu ortamlara gitmediğini, ancak geçmişte Yaşar Hacı S.'nin,Türkiye Topluluğu gibi oluşumlara katıldığını, UBP' nin kuruluş faaliyetlerinde hiç bir alakasının bulunmadığını, Semih Tufan Gülaltay ile yukarıda anlattığı gibi bir kez görüştüğünü bir daha da görüşmediğini, 2005 yılında emekli olduğunu, Hasan Atila Uğur’u tanımadığını, Levent Ersöz'ü ismen tanıdığını ancak bir irtibatının bulunmadığı, sivil toplum örgütlerinin,sivil toplum görüntüsü altında bir takım anti demokratik faaliyetler içinde bulunulduğu, bu oluşumun hareketlerinden, faaliyetlerinden haberinin olup olmadığı, bu konudaki görüşlerinin ne olduğu soruldu ;kendisine bu faaliyetlere ilişkin, oluşuma ilişkin hiç bir teklif gelmediğini, böyle bir oluşumun içerisinde olmasının mümkün olmadığını,ADD Genel başkanı olması sebebi ile Şener Eruygur ile bir samimiyetinin bulunduğunu, aynı zamanda bu şahıs ile Ulusal Birlik Platformunun içinde birlikte yer aldıklarını,

Erkut Ersoy isimli şahsı tanımadığını, yöneticisi olduğu söylenen özelbüro.com isimli internet sitesini bilmediğini, bu kişinin kendisine ulaşmak için oğlu olan Ali Tolga Tolon'u aradığından şimdi haberdar olduğu, bu konunun oğlu tarafından kendisine iletilmediğini, kendisi ile de hiç bir şekilde görüşmediğini,

Oğlunun evinde yapılan aramada elde edilen CD içersinde bulunduğu söylenen ERGENEKON isimli dokümandan haberi olmadığını, evin kendi kullanımında olmadığını, bilgisayarında kendisine ait olmadığını, bu dokümanın ne şekilde kendisine ulaştığını bilmediğini,soruşturmadan kapsamlı olarak ancak şu anda haberi olduğunu,anlatılan doküman ve delillerden böyle bir oluşumun olduğunun anlaşılmakta olduğunu, ancak kendisinin böyle bir terör örgütü içerisinde olamayacağını bütün meslek yaşamı ve emeklilik yaşantısının gösterdiği, Ergenekon Silahlı Terör Örgütüokyanus kabul edilirse, bir katresinin bile kendisine bulaşmadığını,



Sorgu beyanı

Emniyet ve savcılık beyanlarının doğru olduğunu, emniyet ve savcılık aşamasında suçunun örgüt üyeliği olabileceği aktarıldığını ancak bu aşamada biraz önce belirttiğiniz suçların işlenmiş olabileceği şüphesi ile sevk edilmiş olduğunu öğrendiğini, yaptığı savunmalarla kendisine ilk başta yöneltilen üyelikle ilgili suçlamayı dahi bertaraf ettiğini düşünürken huzurunuza çok daha ağır yaptırımları gerektiren suçlamalarla çıkarılmış olmanın şaşkınlığı içerisinde olduğunu belirtmek istediğini,

Orgeneral Yaşar B. ile ilgili kişisel ve ailevi bilgilerin bulunduğu klasör eki belgelerin kendisine Ege Ordu Komutanlığı sırasında kimin tarafından gönderildiğini bilemediği belgeler olduğunu, herhangi bir özel maksat güdülmediğini,özel kalem müdürü tarafından rutin arşivleme işlemine tabi tutulmuş olabileceğini, görev değişikliği ile bu belgeler 1. Ordu Komutanlığına, oradan da emekli olunca evine intikal ettirildiğini, Savcılık aşamasında da sorulan Ulusal Birlik Hareketi ile Şener Eruygur’un Başkanı olduğu ADD’nin ön ayak olduğu Ulusal Birlik Platformu arasında bir ilgisinin bulunmadığını kendisinin ilgili olduğu platformun isminin Anadolu Ulusal Uyanış ve Dayanışma Platformu olduğunu, bu platformda üyesi olduğu emekli subaylar derneğini temsil ettiğini,bu platformun kadın ağırlıklı olduğunu, başkanın Av. Sema K.olduğunu,

İstanbul’a,Karadenizlilerin oluşturmayı düşündükleri yeni bir siyasi parti oluşumuyla ilgili olarak düzenlenen bir yemeğe katılmak üzere tanıyıp bildiği Yaşar Y.nin davet etmesi ile geldiklerini, yemekten sonra yine partileşme çalışması olan bir platformdan bahsedildiğini, hep birlikte dönerken Anadolu yakası Kadıköy’de bulunan bu yere gittiklerini, gittikleri yerde bulunan binanın 4 katlı görkemli ancak içindekilerin giyim tarzları ve davranışlarının güven vermediği bir yer olduğunu, üst katta geniş bir odada gençlerden birisinin kendilerini karşıladığını, bir süre sohbet ettiklerini, buradaki davranış ve konuşmaların hoşuna gitmediğini, bir müddet sonra binadan ayrıldıklarını, Yaşar Y.ve kendisinin bu kişi kim diye sorduklarında, bu kişinin Akın B.’yi vurdurtan Semih Tufan Gülaltay olduğunu öğrendiklerini, böyle bir insanın yanına geldiklerinden dolayı da üzüntü duyduklarını, bir daha da bu şahısla görüşmediğini,

Yarsav’dan başkan Ömer Faruk E.’yi tanıdığını, yalnız tanıdığı zaman başkan olmadığını, bu kişiyi Ankara Kent otelde 60-70 kişinin katıldığı yemekli toplantılardan tanıdığını, bu yemekli toplantıların herhangi bir gizli amacı olmayıp herkes tarafından bilinen ve emekli-görevde Yargıtay-Danıştay üyeleri ve Valilerin katıldığı yemek olduğunu, bu yemek benzeri bir başka yemekte daha dar kapsamlı Yargıtay Başkan Vekili Osman Ş.’nin başkanlığında ve Sayıştay Baş denetçisi Fahri A. organizatörlüğünde yani genel sekreterliğinde katıldığı yemekte de karşılaştıklarını, kamuoyunda darbe günlükleri olarak bilinen günlüklerde kendisiyle ilgili kısımlarda herhangi bir yanlışlık görmediği için bu konuda bir tekzip yapma ihtiyacı hissetmediğini, çünkü herhangi bir şekilde kişilik haklarının anlatılanlarla zedelenmediğini,

Ümit Sayın’ın kendisi ve kurumuyla ilgili rapor arz etmek istemesinin sebebini ziyaretlerinde anladığını, bu rapor doğrudan kendisine teslim edilmediğini, 1.Ordu karargahına verildiğini,raporun konusunun devletin bekası ile ilgisi olduğunu söylediği, çalıştığı kurumun bölücü örgüt mensupları tarafından kadrolaştığını ve aynı zamanda irticai yapılanmanın da büyüdüğünü ,bunda yeni rektörün payının bulunduğunu ima etttiğini,

Kuvay-i Milliye derneğinde çalışan ve bu dernek tarafından kendisine istihbarat yapma-sağlama görevi verilen Erkut Ersoy adlı kişinin,oğlu olan Ali Tolga ile irtibat kurduğunu öğrendiğini, Tolga’nın kendisine bu kişiden hiçbir suretle bahsetmediğini, kendisine ulaşamayanların genelde oğlunu kullanarak ulaşmak istediklerini,Genelkurmay Genel Sekreterliği yaptığı 5 yıllık süreçte bir kısım gazetecilerle kendisine bağlı olan Basın Dairesi sebebiyle doğal olarak tanıştığını,bahsi geçen gazetecilerin kendisinin askeri konulardaki birikiminden yararlanmak ve kendilerince bazı asker kişilerden randevu alabilmek için diyaloglarını tek yönlü olarak devam ettirmeye çalıştıklarını, Yaşar Hacı S.ile de zaman zaman Türkiyem Topluluğu Akademik ortamlarda karşılaşmışlığının olduğunu, ancak samimiyetinin bulunmadığını, Yaşar Hacı S.’nin, Doğu Perinçek tarafından, Hava Harp okulu öğrencilerinin organizasyonuyla görevlendirildiğine dair bir kısım belgelerden şimdi haberdar olduğunu,

Ovalı soyisminde herhangi bir emekli albay tanımadığını, Kemal Aydın diye birisini daha önceden tanımadığını, Ulusal Kanalda herhangi bir program yapmadığını,Doğu Perinçek ile samimi bir diyaloğunun bulunmadığını,telefon konuşmaları ile ilgili emniyetteki ifadesinde ayrıntılı açıklamalarda bulunduğunu, fişleme olarak bilinen ve kişilerin dünya görüşü ile ilgili notlar içeren evrakta Ege Ordu Komutanlığı sırasında kendisine gönderilen belgelerin özel kalemi tarafından arşivlenmesi ile oluştuğunu,herhangi bir şekilde kimseyi fişlemek gibi bir kastının olmadığını, İçişleri Bakanı Abdulkadir A. ile ilgili şecere çalışması da yukarıdaki açıklamaları ışığında değerlendirilmesinin gerektiği,bilgi notlarının kendi arşivinde bulunmasının hiçbir yasal sakıncası olmadığını çünkü bizzat kendi tarafından gizlilik derecesi takdir edilen evraklar olduğunu, iki kişi arasındaki görüşme tutanakları da yine yukarıda açıkladığı gerekçe doğrultusunda eline geçtiğini, basında Nokta dergisinde yer alan Darbe günlükleri ile ilgili yazının kendisiyle alakalı kısmının doğru olduğunu, bu yazılarda herhangi bir şekilde kişilik haklarına saldırılmadığı için tekzipte bulunma ihtiyacı hissetmediğini,

b-Elde Edilen Dökümanlar:
Doküman İncelemeleri,
Şüpheliye ait Ankara ili Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi Park Caddesi Ata Park sitesi No:1 Çay Yolu Yeni Mahalle sayılı adresinde yapılan arasında el konulan belgelerin incelemesinde;

(3) sayfa 14 Şubat 2008 tarihli “Milli Egemenlik Hareketi” başlıklı Milli Egemenlik hareketi adına K. İ. yazdığı belge olduğu, belge içeriğinde; siyasi parti ve sivil kuruluş temsilcilerinin bir arada yapacağı görüşmeler ile ilgili olduğu, Şener Eruygurun yanında birçok kişininn isimlerinin sayıldığı, konu ile ilgili çalışmalar yapılacağı ve raporlarla ilgili yapılacak işlemlerin UPEK tarafından belirleneceği şeklinde bilgiler olduğu görülmüştür.

(2) sayfa “Ulusal Platformlar Güç Birliği Yönergesi” başlıklı belgede; “Tanımlar ve Kısaltmalar, Amaç, Hedef, Kapsam” şeklinde başlıkların olduğu, UPG Ulusal Platformlar Güç Birliği, UPG-Ulusal Platformlar Eş Güdüm Kurulu şeklinde tanımlamaların olduğu,

“Amaç” başlığı altında; “demokratik-laik ve sosyal hukuk devleti olarak kurulan Türkiye Cumhuriyetinin, Atatürk ilke ve devrimlerine dayalı, değerlerini korumak ve ulusalcı bir anlayış içinde geliştirmektir” şeklinde tanımının yapıldığı,

“Hedef” başlığı altında; UPEG’i ulusal çekim merkezi haline getirmekten bahsedildiği şeklinde bilgilerin yer aldığı görülmüştür.

(1) sayfa “Laik Cumhuriyetten yana Siyasi Parti Liderlerine ve Demokratik Kitle Örgütleri Liderlerine Arzımdır” başlıklı dokümanda; Demokratik kitle örgütlerinin bu güne kadar üstlerine düşen görevleri fazlası ile yaptıkları, dünyayı şaşırtan mitingler yaptıkları, onların bu eylemlerin den dolayı övgü ile anılacağı, ancak asıl amaç olan iktidarı uyarma ve değiştirmeyi başaramadıklarını, eylemleri yapan grubun siyasi ayağının eksik olduğunu, bu konuda yapılacak tek şeyin olduğu,UPEG temsilcilerinin uygun gördükleri siyasi parti liderlerini ziyaret ederek birlikte hareket etmeye davet etmek gerektiği, zor durumda olan seçmenlere gereken sosyal yardımı ya da desteğin verilmesi bu konuda partilerle ortak çalışılması gerektiği, siyasi partiye dayanmanın şart olduğu, yasama ve yürütmeye sahip olunması gerektiği bunların gerçek müslüman olmadıkları ve kalpazanlıkları, dini ve parasal sömürüleri örnekleri ile halka açıklanması gerektiği, gerekirse yeni bir parti kurulması gerektiği, bir ya da birkaç siyasi güçle birlikte hareket edilmesi gerektiği, birlikte hareket gücünü yaratmanın öncelikle ana muhalefet partisi genel başkanı D. B.’a düştüğünü, o yapmıyor ise Cumhuriyetten yana olan diğer partiler ve demokratik kitle örgütleri ile birlikte hareket edilmesi gerektiği, 4 Kasım Cumhuriyet için halk yürüyüşü ile başlayan birlikte hareket etme kararlılığını gösteren halkın yapılacak ilk seçimlerde sandığa gitmelerini daha da önemlisi aynı partiye aynı adaya gitmelerini sağlayacak proje üretilmesi gerektiği ve bunun uygulamaya konulması gerektiği şeklinde bilgilerin yer aldığı görülmüştür.

(10) sayfa, “gizli” ibareli 17 Haziran 2003 tarihli ve Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon imzalı doküman yapılan incelemesinde; Ege Or. Komutanlığından K.K.K.’na yazılmış, TSKnın yıpratılmasına yönelik faaliyetler konulu, “inceleme” başlığı altında TSK’ya yönelik başta irticai unsurlar olmak üzere bir çok tehdidin olduğu, AB giriş sürecisi içerisinde TSK’nın ülke çıkarları önüne engelmiş gibi bir izlenim vermeye çalışıldığı, bu bağlamda belli çevrelerce kasıtlı olarak sanki TSK’ nın hiyerarşik yapısı içerisinde bir ayrılık varmış gibi lanse edilmeye çalıştığı belirtilmektedir,

“Sonuç ve teklifler” başlığı altında sürdürülen bu yıpratma faaliyetlerine karşı aktif mücadele edilmesi gerektiği, tehdidin tamamıyla etkin hale gelmesine fırsat verilmeden, bertaraf edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

(21) sayfa (gizli) ibareli 13 ocak 1999 tarihli ve “sayın komutanım” hitabıyla başlayan yazının içeriğinde; Türkiye’deki irticai faaliyetlerin ortaya çıkış nedenlerinin muhtelif parametreler açısından incelenmesi konusundaki takdim yazısı olduğu, bu bağlamda dinin toplum üzerindeki etkisine yönelik bazı etkenlerden bahsedildiği, bu konjektür içerisinde irtica ve laiklik kavramları üzerinde görüş beyan eden bir yazı olduğu,

(11) numarası ile numaralandırılmış, kırmızı renkli ve üzerinde “Hurşit Tolon-Tümgeneral” yazılı ajandanın yapılan incelemesinde; ajanda içeriğinde el yazısı ile çeşitli konular ile ilgili olarak tutulmuş notların bulunduğu, el yazısının bozuk olması sebebi ile çoğunun okunamadığı, notlar arasında bulunan ve kısmen okunabilen bir notta “Bülent Ecevit- Güncel olaylar ile ilgili olarak Refah partisi e l altından maksatlı haberler üre terek yayınla??, 15 Temmuz darbesi ile başlayan dönemde MGK toplantısı yapılarak karar alındı.” “ DEP’in PKK ile olan ilişkileri”, “S? K.’in iyi dileklerimi kabul etmedi” yazdığı,

Aynı ajandanın diğer bir sayfasında; “B. B.—Atatürk yıpratılacak, -ordu yıpratılacak, -Demokrasimizin düşmanı oldular, - Al tı ok ve Kemalizm çağdışı gösterin, -Şeriatçıların yaptıklarını mazur gös terelim, -Laik ve Kemalist tepkiler antidemokratik olacak ifade edilsin” yazdığı,

Tarafımızdan (12) numarası ile numaralandırılmış, kırmızı renkli ajandanın yapılan incelemesinde; ajanda içeriğinde el yazısı ile çeşitli konular ile ilgili olarak tutulmuş notların bulunduğu, el yazısının bozuk olması sebebi ile çoğunun okunamadığı, notlar arasında bulunan ve kısmen okunabilen bir notta “40.000-14000 165 mm Top M107 mermi. Burada depolanmaz. Bize verin götürelim. Yavaş olun. 56 milyon dolar. …” Fethullah – okul ar devam ediyor, binlerce ışık evi olmuş, buralara girmeli, dinlemek lazım. Emniyet Teşkilatı ev kuruyor evler ????, Muharrem Özceben Per. Daireleri Md. Yrd., MİT destek sağlar, 1200000 kişi , 814 Kuv. Olmalı” yazdığı,

(10) numarası ile numaralandırılmış, kırmızı renkli ve üzerinde “Hurşit Tolon-Tümgeneral” yazılı ajandanın yapılan incelemesinde; ajanda içeriğinde el yazısı ile çeşitli konular ile ilgili olarak tutulmuş notların bulunduğu, el yazısının bozuk olması sebebi ile çoğunun okunamadığı, notlar arasında bulunan ve kısmen okunabilen bir notta; “ B-YARDIM-57.000 KALEŞ, 41.200 BKC, RPG” yazdığı,

Diğer bir sayfasında “60.000 KELEŞ,30.000 BİXİ,80 RBG, 81 MM 60,106 HV.30 adet “B” verilecek,

Diğer bir sayfasında “Mardin valisi geliyor, 5.000 Keleş, 3.000 Bixi” yazdığı tespit edilmiştir.

(1) adet üzerinde Tüpraş 1999 ibaresi bulunan mavi renkli ajanda içerisinde; (8) adet A-4 kağıdı olduğu, kağıtların bir tanesinde başlık olarak “Müdaafai Hukuk 1.Milli Kongresi-13 Kasım 2005” yazdığı, bahse konu kongre ile ilgili gündem çizelgesi olduğu,

(3) sayfalık diğer doküman üzerinde “Yeniden Müdaafai Hukuk Hareketi Derneği-Milli Göreve Çağrı” başlığı altında “Yüce Türk Milletinin Vatan Sever Evlatları” hitabı ile başlayan ve ülke sorunları üzerine çözüm arayışı içeren çağrı niteliğinde bir yazı olduğu ve Ertuğrul Zekai Ö.imzalı olduğu,

(10) sayfalık doküman içerisinde (121) adet çeşitli meslek mensubu şahsa ait isim, unvan ve adreslerinin yer aldığı ve bu isimlerin renkli kalemle de işaretlendiği,

(16) adet not kağıdı üzerinde yapılan incelemede çeşitli şahıslara ait isim ve telefonlarının bulunduğu, bunlar arasında Ümit Ö., Sadık B., Yaşar O., Yiğit B., Onur Ö. gibi şahısların isim ve telefonlarının bulunduğu,

(1) adet mavi renkli şeffaf dosya içerisinde Kemal U. tarafından Hurşit Tolon, Şener Eruygur, Vural S., Tufan A., Ertuğrul Ö., A.N.S., Deniz B., Sabih Kanadoğlu gibi şahıslara yazılmış çok sayıda mektup olduğu, mektup içeriklerinde genel olarak ülkenin içinde bulunduğu siyasi durumdan ve sıkıntılardan bahsedildiği ve çözüm önerilerinin bulunduğu,

(12) sayfa olan ve Fikret K. isimli şahıs tarafından muhtelif tarihlerde çeşitli üst düzey yönetici ve askeri erkana gönderilmiş mektup ve eklerinden oluşan dokümanların yapılan incelemesinde;

12.01.2002 tarihinde Fikret K.tarafından dönemin genelkurmay başkanı Hilmi Ö.’ye yazılmış mektubun son paragrafında “…Biz TC vatandaşları olarak sadece ve sadece silahlı kuvvetlerimize güveniyoruz. Bu hükümet bizim hükümetimiz değildir. İşbirlikçidirler. …55-56 ve 57’nci hükümetler eylemleri ile 146/1 yargılanmayı hak etmişlerdir. Bunlar çok daha beterler…..27 Mayıstan sonra bir hesap görülmedi, görülmeye başlanırsa o yazılarımı hesap soranlara takdim edeceğim. Marşların içinde en çok sevdiğim ve duygulandığım ve tüylerimi diken diken eden harbiye marşıdır. özledim….” yazdığı,

Yine 14.04.2003 tarihli ve Fikret K. tarafından dönemin dış işleri bakanı Abdullah Gül’e yazılmış mektubun bir paragrafında; “…Demokrat Parti iktidarı sizin 58 ve 59’ncu hükümetlerin yaptıklarını yapamadılar, ondan öncekilerin yaptıklarını yapamadılar, kendilerinden sonra gelenlerin bazı istisnalarla yaptıklarını yapmadılar. ve biz onları astık. size saklamanız ve arada sırada bakıp düşünmeniz için yassıada mah. kararlarını gönderiyorum…” yazdığı tespit edilmiştir.

(14) sayfa olan ve “Karşı Gerilla Harekatı_Filipin T ecrübesi-N.D. Valerıano ve C.T.R. Bohannan” ibaresi ile başlayan dokümanın yapılan incelemesinde; dokümanın gerilla ve gerilla taktikleri üzerine yazılmış bir kitap/akademik yazı alıntısı olduğu değerlendirilmekle beraber, yazı üzerinde ki bir çok cümle ve paragrafın altının çizildiği, bazı yerlerinde yıldız işaretinin bulunduğu görülmüştür.

Devam eden incelemelerde;

“Gerilla nedir?” başlığı altında, “…Gerilla, karşısında uzun sürecek, acımasız bir mücadeleye kendisi kadar dayanıklı, zafere inanmış ve aynı derecede kendisini adamış bir hasım bulmadıkça savaşı kazanacaktır…” cümlesinin,

“Gerilla hareketinin özellikleri” başlığı altında, “bir gerilla hareketinin oluşmasında ilk koşul teşkilatlanmadır….uygulama alanı bulabilmiş bir gerilla hareketi (en azından belirli bir yörede), yönetimin politik tabanının zayıf olduğunu, ya da bu tabanın olmadığını gösterir…ikinci koşul, gerilla hareketinin dayanacağı bir nedenin var olmasıdır. Bu neden, dinsel, sosyal, politik ya ada kişisel olabilir…dördüncü koşul, operasyon yaptıkları bölgedeki halkın çoğunluğunun desteğini ya da hoşgörüsünü kazanmaları ve bunun devamını sağlamalarıdır…” cümlelerinin altının çizildiği,

“Eyleme başlayan bir gerilla şu davranışları gösterir” başlığı altında, “Yalnızca kendi seçtiği yer ve zamanda savaşır, Geniş bir istihbarat ve istihbarata karşı koyma faaliyeti geliştirir, Genellikle merkezi olmayan bir komuta sistemine girer, Halk arasındaki düşmanlarını cezalandırır, Çoğunlukla ilkel muhabere ve ulaşım araçları kullanır, Hep iyi niyetli olduğunu vurgular ve halkın desteğini sağlamaya çalışır, Hükümet kuvvetlerinin direncini fiziksel araçlardan çok psikolojik araçlarla kırma yolunu arar…” cümlelerinin altının çizildiği ve yıldız işareti ile işaretlendiği,

“…harbin kazanılma şekli, barışın ne kadar süreceğini gösterir. Buna halk karar verecektir. Kestirmeden gitmek, yarardan çok zarar getirir. Yakalanan bir gerilladan bilgi almanın en kolay yolu işkencedir; fakat bu uzun vade de büyük bir hata olur. Bir köyün gerillalara yiyecek sağlamasını önlemenin en kestirme yolu “işbirlikçileri” onların gözü önünde öldürmek ve gerillaları desteklemeye devam ederlerse bunun süreceğini söylemektir. Köylüler gerillalara verdikleri desteği hemen durduracaklardır. Ancak, hükümete duyacakları nefret yıllar değil, kuşaklar boyu devam edecektir ve gelecekte kendilerini bu hükümetten kurtaracak herkese kucak açacaklardr…” paragrafının altının çizildiği ve yıldız işareti ile işaretlendiği görülmüştür.

(5) numarası ile numaralandırılmış kırmızı renkli ajandanın yapılan incelemesinde; ajanda içerisinde muhtelif isim ve notların bulunduğu, bunun yanı sıra ajanda arasına konulmuş not kâğıtlarının bulunduğu, bu not kağıtlarının arasında, küçük boyutta ve üzerinde bilgisayar yazısı ile “Kurumlar kilitlenmiştir. Demokrasi yaralı… Bürokrasi tedirgin… Maliye, Mülkiye, Belediye hatta adliye mütereddit. Siyaset korkak. Ticaret ürkek. Cemiyet desen, insanların ödü patlıyor. Hareket özgürlüğü dâhil hiçbir anayasal hakkımız güvence altında değil. Özetlersek, Türkiye’nin problemlerinden biri, işte önümüzde duruyor. O’na “enflasyondan daha önemsiz” “silahlı anarşiden daha tehlikesiz” diyemeyiz.” yazısının bulunduğu,

Ayrıca (1) adet A–4 kâğıdı üzerinde daktilo çıktısı olduğu değerlendirilen ve “Milli Savunma Komisyonu Aday Listesi (21)” başlığı altında DYP, ANAP, SHP, RP, CHP partilerine mensup (21) milletvekillerinin isimlerinin bulunduğu ve “Yılmaz K.- Kr. Kd. Alb. Prj. Tkp. Ynt. Ş. Md.” İmzasını taşıdığı görülmüştür.

Aynı ajandanın bir sayfasında el yazısı ile; “..Çölaşan, Ekşi, Türkiye bütünlüğünü koruyalım ???????diğerlerimiz hain??” yazdığı,

Diğer bir sayfada el yazısı ile; “14’de Kemal Y.’nin düğününe gidecem…Cumhu?? Ekmekçi-Aydınlık-Özgür gündem..” yazdığı,

Diğer bir sayfasında el yazısı ile; “Erdoğan Ergenekon uli???”yazdığı,

Diğer bir sayfasında el yazısı ile; “Aydınlık, Alevi karşıtı, genellikle ÇVŞ ?????” yazdığı,

Diğer bir sayfasında el yazısı ile; “İhtilal havası yaratıyorlar buna inanmazlar utanmak lazım dedim utanmıyorlar… İhtilal yapmalı istemeyen gider. Bşk ?????? istemiyorum dermi..” yazdığı görülmüştür.

Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’un, Ankara İli Kazakistan Caddesi No:163/34 sayılı ikametinde yapılan arama işleminde çok sayıda evrak, doküman not kağıtları ve CD bulunarak el konulmuştur. El konulan malzemelerin yapılan incelemesinde;

“ERGENEKON” analiz yeni yapılanma yönetim ve geliştirme projesi” İstanbul/29 Ekim 1999 başlıklı, 29 sayfadan oluşan içeriğinde Ergenekon yapılanmasını bölümler halinde işleyen ve konumlarla bölümlerin anlatıldığı kitap fotokopisi,

“Devletin Yeniden Yapılanması Uzerine” 25 kasım 1999 başlıklı 10 sahifeden oluşan içeriğinde, Devletin Yeniden Yapılanması konusunda çeşitli teori ve planların olduğu belge fotokopisi,

Dinamik anti/tez İstanbul /09 Aralık 2000 başlıklı, 5 sayfadan oluşan Doğu Perinçek’ in mütalaa edildiği belge fotokopisi,

Oluşum Aralık/1999 başlıklı 2 bölümden oluşan 7 sayfalık içeriğinde Hukuki,siyasi, mafya konularının işlendiği belge fotokopisi,

22 sayfadan oluşan Orgeneral Yaşar B. ve eşinin doktor raporları ile çeşitli ilaç markalarının bulunduğu belge fotokopisi,

10 sayfadan oluşan içeriğinde çeşitli isimlerin yer aldığı Orgeneral Yaşar B.’ nin dostları isimli belge fotokopisi,

105 sayfadan oluşan içeriğinde maktul Mednan B.’ nin cinayet davasının yer aldığı bazı resmi kurumlara ait belge fotokopisi,

46 sayfadan oluşan içeriğinde çeşitli milletvekilleri, parti başkanları, başkan yardımcıları ve Bir çok siyasilere ait kişisel bilgilerin yer aldığı belge fotokopisi,

24 sayfadan oluşan RTÜK üyelerinin kişisel bilgilerinin arşivlerinin yapıldığı belge fotokopisi,

14 sayfadan oluşan Muhtelif şahısların kişisel bilgilerinin yer aldığı fişleme belgelerinin fotokopisi,

İrticai faaliyeti tespit edilen belediye başkanlıkları başlığı adı altında 15 sayfadan oluşan içeriğinde belediye başkanlarının fişlendiğinin görüldü belge,

“İrticai faaliyeti tespit edilen meb.lığı içindeki sağlık personeli” başlığı adı altında 17 sayfadan oluşan içeriğinde Sağlık Personellerinin fişlendiğinin görüldü belge,

“İrtica eğilimli il valileri” başlıklı 3 sayfadan oluşan çeşitli valilerin fişlendiği bilgisayar çıktısı,

“İrtica eğilimli kaymakamlar” başlıklı 10 sayfadan oluşan çeşitli İllerin Kaymakamlarının fişlendiği bilgisayar çıktısı,

Ahmet Hurşit Tolon Ankara Kazakistan Cad (1’ den 4’ e kadar) yazılı Hundai Marka CD-R içerisinde çeşitli Askeri konuların yer aldığı CD bulunduğu tespit edilmiştir. Yapılan incelemeler ön inceleme niteliğindedir.

Dijital İncelemeler
ÖRGÜTÜN TEMEL DOKÜMANLARI

ELBA marka M2-C527-ALI0043 seri numaralı CD içerisinde

‘devletin yeniden yapılanması.PDf’ isimli 11 sayfalık doküman olduğu yine 6 sayfalık ‘dinamik_anti tez.PDF’ isimli doküman ile ‘Ergenekon yeni yapılanma yönetim ve geliştirme.pdf’ isimli 24 sayfalık doküman olduğu, yine ‘oluşum.PDF’ isimli 8 sayfalık dokümanların bulunduğu görülmüştür.

OGATECEH marka CD içerisinde “Ampul-Patlak.DOC” ve “Patlak-Ampul.DOC” isimli dosyaların olduğu, içerikleri incelendiğinde ise daha önceden gözaltına alınan Ergün Poyraz isimli şahsın yazmış olduğu ‘Patlak Ampül’ kitabının MSword ortamındaki hali olduğu,

Bilgisayardaki Outlook dosyası içerisinden çıkan “fWD bu durum nedir.MSG” adlı dosya umitsayin@gmail.com adresinden 07.08.2006 20.57 tarih ve saatte gönderildiği, içeriğinde Behiç Gürcihan’ a hitaben Kuvvai milliye de yazan komutanların artık bu köşede yazmadıkları, kendisinin bu durum aydınlanana kadar kuvvayi milliye sitesinden çekileceği, Oktay Yıldırım’ın köşesinin kuvvayi milliye sitesinden çıkartılması gerektiği gibi metinlerin bulunduğu görülmüştür.

Bilgisayardaki Outlook dosyası içerisinden çıkan “Dergi ve İnternetsitesi hakkında.msg” adlı dosyanın içeriğinde M.Zekeriya Öztürk’ün A.Hurşit Tolon’a gönderdiği mesaj olduğu ve bir dergiden bahsedilerek bu konuyu daha önce telefon ile görüştüklerini anlattığı, derginin internet sitesi hakkında açıklama ve dergi internet sayfası taslağını Ek’te gönderdiğini belirttiği, görüş ve eleştirilerinin yol gösterici olacağını söylediği ve bu mesajı Önce Vatan Gazetesi adıyla gönderdiği görülmüştür.

CREATION marka 13 BR1 250903 seri numaralı CD içerisinde;

113_Mektuplar\2004\20040000 isimli klasör içerisinde 14 adet resim dosyasının bulunduğu, “Bir Cumhuriyet TV’nin faaliyete geçirilmesi şart” başlıklı, Cumhuriyet gazetesinin böyle bir kampanyayı başlatabileceğini yada öncülük edebileceği ve medya konusunda ne yönde çalışmalar yapılacağı ile ilgili yazıların olduğu, askeri müdahaleden bahsedilerek bunun olumsuz sonuçlarının anlatıldığı, bu kaygılar doğrultusunda yeni girişim ve çabalar içine girilmesi gerektiğinin belirtildiği, Kuvvet Komutanları ve Genelkurmay Başkanının olurunun alınması ile İzmir garnizon komutanı olarak İzmir’de bu çalışmaya başlanabileceği, toplantılar yapılabileceği, tüm medya sahipleri, TV yöneticisi, sunucuları ve köşe yazarlarına birden fax ve internet bombardımanı başlatılabileceği, bunun etkisinin büyük olacağı finansmanının da Oyak Bank’tan kredi çekilerek yada maaşlardan belli bir miktar katkı toplayarak maddi destek sağlanabileceği, mevcut dernek, vakıf,sendika gibi kuruluşların destekleneceği “Milli Görüş Teşkilatı” gibi teşkilatlanmadan bahsedildiği, ayrıca “PKK’nın hazırlık döneminde yaptığını bile yapamayacak isek terk edelim bu memleketi” şeklinde ibarelerin olduğu, bu yapı ile ilgili bir otokontrol sisteminin oluşturulması gerektiği, hedef alınacak kişilerin tespit edilerek haklarında kullanılmak üzere bilgi toplanması bu çalışmaların halka mal edilebilmesi içinde sivil kesimden kimlerle hangi işlerin götürülebileceği konusunda hazırlık yapılması gibi konuların olduğu ve E.P.Kd.Alb. Raşit G. imzası olduğu,

ELBA marka M2-C527-ALI0043 seri numaralı CD içerisinde;

“arşiv dosyalar” isimli klasörde “Doç.Dr. Ümit Sayın’ ın Genelkurmaya gönderdiği bir rapor.pdf” isimli 26 sayfalık “pdf” dosyasının, resmi bir yazı olmadığı ve 19 Temmuz 2004 tarihinde Doç.Dr. Ümit Sayın’ın Genelkurmay İstihbarat Dairesi Başkanlığı, Psikolojik Harp Dairesi, Özel Kuvvetler Komutanlığı, MGK ve ilgili birimlere gönderdiği kendi çalışması olduğu, belgenin en üstüne büyük puntolarla ve altı çizgili şekilde “gizlidir” ibaresinin konduğu, “TSK ve Akademisyenlerin Örgütlenmesi ve Yapmaları Olası Psikolojik Savaş” konusunun ele alındığı, Türkiye'de Serv koşullarının oluşturulmak istendiğinin ABD, AB, Avrupa devletleri ve İsrail’in Türkiye'yi parçalayarak Büyük Orta Doğu Projesini devreye sokmak istediği, Ulusal güvenliğimizi tehdit eden Siyasi İrade ve TBMM’ye karşı alınacak önlemler kapsamında Kuvai Milliye Hareketinin üniversiteler üzerinden tüm Türkiye'ye yayılması, Kuvai Milliye Hareketinin TSK’nın İstihbarat Birimleri Koordinesinde olması, benzer Kemalist örgütlenmeye öğretim üyelerinin kontrolünde öğrenciler arasında da gidilmesi,daha sonra Ulusalcı Güç Birliği ve Kuvai Milliye Hareketinin bir partiye dönüşmesinin sağlanması, öncelikle ADD’nin rafine edilmesi ve bu güç birliğinin pek çok sivil toplum kuruluşunu da doğurabileceği, TSK’nın ve Akademisyenlerin iş birliği ile Türkiye ve Türklüğe karşı sürdürülen psikolojik savaşa karşı belgesel, film, televizyon, radyo kurmak, kitap basmak faaliyeti yapılması, halkı geri kazanmak için çok ciddi bir psikolojik savaş yapılması, akademisyenler ve aydınların TSK ile işbirliği içinde bulundukları bölgede üçlü beşli çalışma grupları kurması, TSK’nın çeşitli birimlerinde sivil toplum kuruluşlarında Ulusalcı kanallarda bilgiler verilmesi ve konferanslar düzenlenmesi, bu örgütlenmenin TSK’nın gizli bilgisi etkinliği ve kontrolü altında yapılması gerektiği, TSK’nın Vatansever Kemalist Akademisyenler, Aydınlar ve Bilim Adamları ile iş birliği yapması gerektiği, bu iş birliği içinde amatör bazı çalışma gruplarının oluşturulması gerektiği gibi konuları içerdiği,

“arşiv dosyalar” isimli klasörde “Rektörlerle Toplantı.pdf” isimli “pdf” dosyası içerisinde; Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı’nın 19 Eylül 2003 tarihinde “Jandarma Genel Komutanını Ziyaret Eden Rektörler” konulu ‘“gizli”’ ibareli belgesinde rektörlerle toplantı düzenlendiği ve bu toplantıda üniversiteler, Kredi Yurtlar Kurumu, Özel Yurtlar, Eğitim Kurumlarındaki irticai yapılanmalar, 28 Şubat’ın öneminin tekrar kavranması gerektiği, bazı Polis okulları, İmam Hatip Liseleri, türban, bazı valiler, Sivil Toplum Kuruluşları, Yürütme Organının icraatları, Jandarma’nın görevlerini daha etkin uygulaması gerektiği, Rektörler’in 15-20’sinin Kubilay olmaya hazır olduğu, 25 Ekim 2003’de öğretim üyelerinin cüppeleriyle Anıtkabir’e yürüyecekleri ve AKP’nin iç huzursuzlukları konularında rektörlerce ifadelerde bulunulduğu,

CREATION marka CD 13 BL1 2509030231 seri numaralı Cd içersinde;

“Inonu unıversıtesı 1.JPG”, “ınonu unıversıtesı 2.JPG” ve “ınonu unıversıtesı 3.JPG” isimli 3 adet resim dosyası olduğu, içeriğinde ise İnönü Üniversitesinin 02.01.2004 tarihli Senato Kararının yer aldığı ve bu kararda Atatürk ve Laik Cumhuriyete karşı yapılan hareketlerden bahsederek yapılan atamalardan bahsedildiği, Başbakanlık Müsteşarının görevden istifa etmesi ya da alınmasının beklendiği, şeklinde fax yazısı olduğu,

Bilgisayardaki Outlook dosyası içerisinden çıkan “tesekkur ve pentagona yanıtlar.MSG” isimli dosya içerisinde Habib Ümit Sayın tarafından A.Hurşit Tolon’a gönderilen mesajda Habib Ümit Sayın’ın emniyet tarafından el konulan bilgisayarından bahsedildiği bu işin Emniyet içindeki ‘Fettullahçı yapılanmadan’ kaynaklandığı, İstanbul Üniversitesi Rektörü Mesut P.’nin ilişkilerinden bahsedildiği ve YÖK’te yapılan soruşturmanın olumlu geçtiği anlatıldığı, ayrıca Reha paşadan bahsedilerek konu ile ilgili www.acikistihbarat.com ,adresinde yazı yazacağını belirttiği,

Bilgisayardaki Outlook dosyası içerisinden çıkan “açık ıstıhbarat yazısı paşalar ve pashalar.MSG” isimli dosya içerisinde Ümit Sayın’ın Reha paşa olarak bahsedilen şahsa göndermiş olduğu mailde, hem JİTEM’in hem de Reha paşanın savunulması ile ilgili bir yazı yazacağından bahsettiği bu yazının Behiç Gürcihan yönetimindeki www.acikistihbarat.com sitesinde konulması için yollayacağını, bunu Hurşit Tolon paşaya da göndereceğini ve yeni yazacağı TSK’ya karşı psikolojik savaş isimli kitabında da bahsedeceği şeklinde yazıların olduğu,

Bilgisayarda Habib Ümit Sayın’ın A.Hurşit Tolon ve Şener Eruygur’a gönderdiği “Kıbrıs ADD ADD ve avrasya tv programları.msg” adlı e-postada, Habib Ümit Sayın’ın Şener Eruygur’a yönelik haksızlıklarla mücadele edilebilmesi için yardım edeceğini, bu konuyu Şener paşa ile de görüşeceğini, Reha T. paşanın da destek olduğunu, Kıbrıs’ta ADD’nin etkin olmasını sağladıklarını, bu konu ile ilgili raporu Ekte gönderdiğini, bir proje hazırlamak için izin istediği,

Bilgisayarda Habib Ümit Sayın’ın A.Hurşit Tolon ve Şener Eruygur’a gönderdiği “Avrupa Bırlıgının İstanbul Üniversite 'lısesı'.MSG” adlı e-postada, Habib Ümit Sayın’ın AB’nin Üniversitelere bir şekil verme peşinde olduğu, Türkiye’nin Demokrasi ve Seçimle kurtulamayacağının TSK ve Org. Yaşar B. tarafından görülmesi gerektiğinin anlatıldığı,

Bilgisayarda Habib Ümit Sayın’ın A.Hurşit Tolon’a göndediği “son gelismeler.MSG” isimli dosyada, Emniyet tarafından el konulan bilgisayarın içindeki bilgilerin TSK’ya karşı kullanılabileceği, bu konuyu Kara Kuvvetleri Komutanı olduğu dönemde Yaşar B.’ ye de bildirdiği, -Ergenekon Operasyonu- 3.dalga operasyonun geleceği, üst rütbeli bir Generalinde gözaltına alınabileceği ve bu konuda önlem alınmasını istediği,

ELBA marka, M2-C527-ALI0043 seri numaralı CD içerisinde;

“006 YÖK ve Üniversiteler” isimli klasörde “Dicle Üniversitesi111.doc” ve “MİT Rektör Fikri C..doc” isimli MSword dosyaları olduğu, içeriklerinde Dicle Üniversitesi’ndeki 2001 yılı rektör adayı seçimlerinde eski Rektör Tbp.Kd.Alb. Prf.Dr. Mehmet Ö.’nün irticai ve bölücü kesimlerin desteği ile en çok oyu aldığı, Prof. Dr. Fikri C.’nin ise eski yönetime muhaliflerin ve bölücülerin oylarını alarak ikinci seçildiği, YÖK’ün Mehmet Ö.’yü önermesine rağmen Cumhurbaşkanının,Fikri C.’yi Rektör olarak atadığı, OHAL Bölge Valiliği ve Genelkurmay’ın MİT’in yaptığı araştırma sonucu Rektör’ün uygulamalarının bölücülüğü geliştirmesine zemin hazırladığı belirtilmiş, Genelkurmay Başkanlığınca YÖK’ün uyarıldığı ve Fikri C.’nin görevden alındığına dair bilgiler olduğu ve bu konularla ilgili MİT raporu olduğu,

Seagate marka, seri numarası 3LF0YHM5 olan hard diski üzerinde yapılan incelemede;

‘Ulusal Platformlar Güç Birliği (UPG) Toplantı Kararları’ ile ilgili e-postaların yer aldığı, bu toplantılara AUUDP Anadolu Ulusal Uyanış ve Dayanışma Platformu, TGB Toplumsal Güç Birliği Platformu, UBHP Ulusal Birlik Hareketi Platformu, UBHP Ulusal Birlik Hareketi Platformu ve ÇP Çayyolu Platformu’nun katıldığı, bu platformların eşgüdüm toplantıları yaptığı, mitingler düzenlendiği, toplantıların tutanağa bağlandığı, Hurşit Tolon’un tutanakları AUUDP adına imzaladığı,

Hp marka bilgisayar kasası içerisinden çıkan hard disk içerisinde;

A.Tolga Tolon [alitolgatolon@gmail.com] adresinden gönderilmiş olduğu görülen bir e-postada A.Tolga Tolon’un da yer aldığı ‘Yeni Nesil’ isimli dernek görevlilerinin ATO başkanı Sinan Aygün ile birlikte çekilmiş fotoğraflarının olduğu,

“Cumhuriyet için sol da birlesir... Sol baskanlarimiza çagri!!!.msg” isimli dosyanın içeriğinde; “Solda birlik için bir milyon e-posta ile sanal cumhuriyet yürüyüşü” başlığı olduğu, CHP, DSP, ÖDP, İP ve SHP’nin birleşmesi için çağrı yapıldığı, bu amaçla düzenlenen Cumhuriyet Mitingi’nin örnek gösterildiği,

CREATION marka 13 BR1 250903 -004-00267241 seri numaralı CD içerisinde,

“Av_Erdogan_O._01.jPG” isimli dosya içeriğinde yer alan ‘Dayan Denktaş Uyan Türkiye Yürüyüşüne Başlıyoruz’ başlıklı yazıda 3 Mart 2004 Salı günü Ankara Ticaret Odası (ATO) önünden Anıtkabir yürüyüşünün düzenleneceği, yine aynı klasör içerisinde bulunan “AV_Erdoğan_O.17.JPG” isimli dosya içeriğinde İzmir Ulusal Güçler Birliği Başkanı (AV.Erdoğan Ö.) Türk Parlementerler Birliği İzmir Şubesi Başkanı (Mustafa Ö.) Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Aleattin H., Ulusal Kanal İzmir Temsilcisi Hayati ÖZCAN tarafından organize edilen ve ‘Atatürk’ün Halkçılık Proğramının 83.Yıl Dönümü Sempozyumu’ düzenleneceği ve İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, prof. Anıl Ç., Em.Amiral Tanju E., Dr.İhsan T.’ Nin katılımcı olarak katıldıklarını, “AV_Erdoğan O.09.JPG” isimli resim dosyası içeriğinde Ulusal Güçler Birliğini Oluşturan Örgütlerin listelerinin bulunduğu, “AV_Erdoğan_O. 07.JPG” isimli resim dosyası içeriğinde KKTC Cumhurbaşkanı Rauf D.’nin Annan Planı ve Avrupa birliği konferansı için ulusal güçler birliği başkanı Avukat Erdoğan Ö.’ye teşekkür yazılı belgenin bulunduğu, klasör içerisinde bulunan diğer 13 adet resim dosyalarının içeriklerinde ise Ulusal Güçler Birliği, Cumhuriyetçi Avukatlar, Atatürkçü Düşünce Derneği, Cumhuriyet Okurları, Türkiye Kamusen, İzmir Ulusal Güçler Birliği, Ulusal Kanal İzmir Temsilciliği tarafından çeşitli konferanslar ve basın açıklamalarının bulunduğu,

Creation marka 00269401 seri numaralı CD içerisinde;

“Ertugrul K. 01.JPG” den “Ertuğrul K. 04.jpg” ye kadar toplam 4 adet resim dosyası olduğu, ‘Ulusal Birlik Hareketi’ başlıklı yazıda ülkenin bir Milli Mücadele Dönemi yaşadığı ABD ve AB emperyalizmi, Ümmetçiler ve bölücülerin Ulus Devleti Serv’e zorladığı, Ulusal Birlik Hareketinin tüm bunlara karşı oluşturulan Milli Mücadele olduğu, Kuvvai Milliye ruhuyla yeniden topyekun bir Milli kurtuluş duyarlılığı ve stratejisi yaratacağının belirtildiği ve katılımcılar olarak Ulusal Birlik Konseyi başlığı altında, Üniversiteler, Kamusen, Yargıtay, Tüsiad, Ulusal Kanal, ADD, Çağdaş Eğitim Vakfı gibi isimlerden oluştuğu, platformlar başlığı altında Ankara Üniversitesi Öğrenci Konseyi, Atatürk Çizgisi, Cumhuriyetçi Gençlik, Ulusal Birlik Hareketi, Ulusal Güç Birliği Hareketi, Ulusal Güçler Birliği, Kemalist Atılım Birliğinin isimlerinin bulunduğu, Partiler başlığı altında CHP, İP, DYP, DSP, MHP, BCP ve CDP isimlerinin bulunduğu, basın başlığı adı altında, Aydınlanma 1923, Yeni Hayat, Aydınlık, Gençlik Cephesi, Flash, Ulusal Kanal, Milliyet, Hakimiyeti Milliye, Cumhuriyet ve Yeni Çaba dergisi isimlerinin olduğu, Ulusal Birlik Konseyi başlığı altında Kemal Alemdarolu, Ferit İlsever ve Sabih Kanadoğlu gibi isimlerin olduğu,

MAXELL marka 12 numaralı CD içerisinde “Cumhuriyetimiz için halk yürüyüşü.doc” isimli dosyada Cumhuriyetimiz için Halk Yürüyüşüne Çağrı isimli 4 Kasım 2006’da Tandoğan Meydanında yapılan miting ile ilgili afiş yazışmalar ve miting de çekilen fotoğraflardan oluşan 27 sayfalık doküman olduğu, fotoğraflarda Şener Eruygur’un görüntülerinin bulunduğu mitinge Atatürkçü Düşünce Derneği, ANAÇEV, Çayyolu platformu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Ulusal Uyanış ve Dayanışma Platformu, Ulusal Güç Birliği, Kuvai Milliye Platformu gibi çok sayıda dernek vakıf ve platformun katıldığı,

Sony marka 26 numaralı CD içerisinde 9 adet resim bulunduğu fotoğraflarda Anadolu Uyanış ve Dayanışma Platformunun Gaziantep düzenlemiş olduğu yemekli toplantı resimlerinin ve A.Hurşit Tolon ile bazı şahısların birlikte çekilmiş fotoğraflarının bulunduğu,

ELBA marka M2-C527-ALI0048 seri numaralı CD içerisinde;

“önemli dosyalar” klasöründe “KD_bülteni_1.ppt” isimli 16 sayfalık Powerpoint sunumunda, Ali B. isimli kişiden kuvaimilliyehareketi@yahoogroups.com adresine gönderildiği anlaşılan mesaj olduğu, mesajda “01 2003 ASAM Günlük Küresel Değerlendirme bülteni Ek’te değerli bilgilerinize sunulmuştur” ibaresinin yer aldığı, 20 ile 45 yaş arası kişilerin aralarına katılarak birlikte bu yolda yürümelerini tavsiye ettiği, ASAM Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Günlük Değerlendirme Bülteninin yer aldığı Amerika, Avrupa, Balkanlar, Kafkasya, Ortadoğu, Rusya, Ukrayna, Türkistan, Uzakdoğu, Pasifik başlıklarının altında konu ile ilgili değerlendirmeler olduğu,

“önemli dosyalar” klasöründe “Kuv_K_Brf_degerlendirme.ppt” isimli PowerPoint dosyası içerisinde; “Kuvvet Komutanlıklarına Takdim Sonuçlarının Değerlendirilmesi” başlıklı, 30 Ocak 2004 tarihli bir sunum olduğu, söz konusu sunumda ‘Afiş Çalışmaları’, ‘Basınla İrtibat ve Bilgilendirme Çalışmaları’, ‘YF: 01 100.000 Mektup Çalışması’, ‘Web Sitesi Çalışması’, ‘İrticai Faaliyetlerle Mücadele Semineri’, ‘Av. Orhan PEKMEZ’in AİHM’de Açtığı Dava’, ‘Üniversite Radyoları’, ‘Hükümetin Acil Eylem Planı’, ‘Ulusal Birlik Hareketi STK Platformu’, ‘AB Tarafından Finanse Edilen Projeler ve Bu Kapsamda İnsanca Yaşam Projesi’, ‘Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısının Arka Planı’, ‘Uluslar arası Muhafazakarlık ve Demokrasi Sempozyumu’, ‘Türkiye’deki Sendika ve Konfederasyonların Temel Dinamikleri ile İlgili Güncel Değerlendirmeler’, ‘Medyanın Durumu ve Hükümetin Medyaya Yönelik Faaliyetleri’ ve ‘Çeşitli Menfaat Gruplarının İlişki ve İltisakları’ yan başlıklar olarak ele alındığı,



Söz konusu yan başlıklardan ‘Ulusal Birlik Hareketi STK Platformu’ altında aşağıdaki maddelerin yer aldığı görülmüştür.

· Ulusal Birlik Hareketi lideri Prof.Dr. Bülent B. ile ilişkiler ilave tedbirler alınarak ihtiyatla sürdürülecektir.

· Prof. B. denetim altında tutulacak,

· Alınacak tedbirlerle inisiyatif elde tutulacak ve Ulusal Birlik Hareketinin bize bağımlı olarak; İstihbarat Başkanı ve Sn. Komutanın talimatları doğrultusunda hareket etmesi sağlanacak,

· İstihbarat Başkanı Prof. B. ile bu kapsamda bir görüşme yapacak,

· Ulusal Birlik Hareketi içerisinde yer alan STK’nın kurumsal ve bireysel biyografik istihbaratı yapılacak, sakıncalı görülen STK’nın platformdan dışlanması sağlanacak,

· Çağdaş Eğitim Vakfı platform kapsamında yönlendirilecek,

· Ulusal Birlik Hareketi ile ilişkilerin bir emekli general aracılığı ile sürdürülmesi konusu incelenecektir.

şeklinde beyanların yer aldığı ayrıca pek çok konunun takibinin ‘Cumhuriyet Çalışma Grubu’ tarafından yapılacağı,

Lizer marka CD içerisinde;

“emekli subaylar” klasöründe 15 Adet resim olduğu, Hurşit Tolon, Hasan Ü., Mustafa BALBAY, Armağan K., Yiğit B., Şükrü ELEKDAĞ, Abdüllatif ŞENER gibi Siyasetçi, Bürokrat ve Askerlerin katıldığı Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) un düzenlediği Sempozyumda çekilen fotoğraflar olduğu,

ELBA marka M2-C527-ALI0048 seri numaralı CD içerisinde;

“çok önemli dosyalar” klasöründe çok sayıda resim, MSword ve Powerpoint dosyaları olduğu, dosyaların içerisinde mevcut Yürütme Organının yapmış olduğu atamalarla ilgili isim listeleri olduğu, atanan kişilerle ilgili “Milli görüşçü, Tarikat veya cemaatin mensubu, imam hatipli” gibi tanımlamalar yapılarak bu konuda rapor düzenlendiği, atamalarla ilgili etnik kimliklerinde öne çıktığından bahsedildiği, ayrıca “yapılması gerekenler” başlığı adı altında Bakanlık Merkezinde yapılan atamaların titizlikle takip edilmesi, rapor edilmesi, yapılacak yeniden düzenleme çalışmasında görevden alınacak kişilerden çok yerlerine atanacak kişilerin daha önemli olduğu, geçmiş dönemlerde bu tür yanlışlıkların yapıldığının anlatıldığı ve 28 Şubat sürecinin örnek gösterildiği, bazı atamaların her şart altında engellenmesi gerektiğini, AKP hükümeti tarafından yapılan kadrolaşmanın bu şekilde devam etmesi halinde geriye dönülemez boyutlara ulaşacağının anlatılarak önlenmesi açısından rapor hazırlandığı,

“çok önemli dosyalar” klasöründe “b19.PPT” isimli 4 sayfalık Powerpoint dosyası olduğu, içeriğinde İstihbarat Başkanlığı Plan Koordinasyon ve Güvenlik Daire Başkanlığı Yönetim Şube Müdürlüğünce 18.12.2003 tarihinde hazırlanmış Özgür Gündem gazetesinde yer alan Recep Tayyip ERDOĞAN hakkındaki basın bültenleri olduğu,

“çok önemli dosyalar” klasöründe “b26.ppt” isimli 24 sayfalık “gizli” ibareli Powerpoint dosyası olduğu, içeriğinde; Jandarma Genel Komutanlığınca 16 Aralık 2003 tarihinde Tuncay Özkan ile bir görüşme yapıldığı, görüşmenin kayda alındığı ve çözümünün yapıldığı anlaşılmaktadır. Görüşmeyi yapan kişinin “Başkan ve D.Başkanı” olarak yazıldığı, bu nedenle Tuncay Özkan’ın görüşmesinde askeri kesimden iki şahsın bulunduğu anlaşılmıştır. Görüşmede, siyasetten bahsedildiği ayrıca Mehmet Emin K. dan bahsedilerek askerlerin ona verdiği destekten söz edildiği, Tuncay Özkan’ın, Recep Tayyip ERDOĞAN karşısında çalışma yapabilmesi için yaptığı işleri anlattığı, bu konu ile ilgili televizyon programlarını anlattığı yine görüşmenin bir bölümünde eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit GÜRTUNA ile görüşme yapıldığı, ANAP, DYP gibi partilerle birleşik cephe kurulması ile ilgili çalışma yaptıklarını anlattığı, Ali Müfit GÜRTUNA’nın İstanbul Televizyonu isminde bir kanalının olduğu, kendisinin bunu almak istediğini söyleyerek askerlerin desteğini istediği, Ali Müfit GÜRTUNA ile görüşmediğini ancak Bedrettin DALAN ile görüştüğünü, bunun bir Ulusal duruşu ortaya koymak açısından gerekli olduğunu anlattığı ve destek istediği görülmüştür. (Bu konu ile ilgili yine Mehmet Şener Eruygur’dan ele geçirilen ve eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Org. Özden Ö.’ye ait olduğu anlaşılan günlüklerde “24 Aralık 2003” başlığı altında yer verildiği ve Tuncay Özkan’ın görüşmesinin günlüğe aktarıldığı bilinmektedir.) Görüşmenin devamında Tuncay Özkan’ın “Benim operasyonda bizim birlikte yapmamızı düşündüğüm şey şudur” diyerek konuştuğu, “Başkan” isimli şahsa Ulusal duruşun gerçekleşebilmesi için Mehmet Emin K. ile ilgili operasyonun mutlaka gerçekleşmesi gerektiği, ikinci yedek bir sistem olarak ta Ali Müfit GÜRTUNA’nıin elinden televizyonun alınması ve olayın organize edilmesi gerektiği, bunun içinde Ali Müfit GÜRTUNA’ya psikolojik baskı yapılması gerektiği,bu sayede yerel seçimler öncesinde Mehmet Emin K.’nın,Show TV de yaptıramadığı her şeyi orada yapma ve seslendirme imkanının gerçekleşeceğini söylediği, karşı görüşmeci D.Başkanı’nın da “İktidara vurulacak darbe için bu çok önemli dediği” Tuncay Özkan’ın da devam eden konuşmasında bu konularla ilgili tüm hazırlıkları tamamladığını söyleyerek Mehmet Emin K., Show TV ve Ali Müfit GÜRTUNA, İstanbul Televizyonunu kastederek “Ben hem o tarafı istiyorum, hem o tarafı istiyorum çünkü ben büyük oynamak istiyorum yani o tarafa geldiğim zamanda bak şu kadar sponsorluk şu kadar reklam bütün burası bir psikolojik harekat merkezi gibi kullanılır” diyerek görüşme yaptığı, askeri kesimden bu konuda destek istediği, perde arkasında kendisinin olacağını anlattığı, perde arkasında Akşam gazetesi, Show TV gibi medya kuruluşlarında kendi istediği program ve haberleri yaptıracağını anlatarak “ Akşam operasyonunu tamlayıp, İstanbul TV’yi ele geçirebilirsek bunların işi biter” dediği, devamındaki görüşmeler de “ gelecek Türkiye’yi inşa edebilmek için bir tek koşul var Türk medyasını aynı zamanda kontrol edebilmek”, “ Akşam gazetesindeki planı tamamlayabilip orada kalabilirsek, İstanbul TV’yi başarabilirsek böyle bir güç oluşacak” diyerek medya ile ilgili planlarını açıkladığı, bunun gerçekleşebilmesi için 5 milyon dolara ihtiyacı olduğunu söylediği, gönüllülük esası ile bu paranın toplanabileceğini anlattığı, Mehmet Emin K.’nın kendisinin Akşam gazetesi ve grubundan çıkarma kararından geri adım atması gerektiği, Mehmet Emin K.’nın ve kendisinin bu günlere gelmesindeki en büyük desteğin TSK’dan geldiğini anlattığı, medyada yapılacak operasyon sonrasında siyasetin kendine geleceğini söylediği ve yerel seçimlerde AKP’nin kendi içerisinde üçe dörde bölünmesinin zorunlu olduğu, bunun için Erkan MUMCU ve BAŞESKİOĞLU’nun biraz körüklenmesi gerektiğinden bahsettiği, Erkan MUMCU ile görüşme yaptığı ve onların kendisini TSK’nın temsilcisi gibi gördüklerini bu yüzden “TSK bir darbe ile gelip benim kafamı uçuracak” diye korktuklarını, bu yüzden bu programın yılbaşından önce gerçekleştirilmesi gerektiğini, bu sayede İstanbul TV’nin bir kale haline getirilebileceğini anlatarak konuştuğu askeri şahıslara “ dediğim gibi maliyeti size 500 bin dolardır. İhtiyaca göre şekillenir” diyerek askeri kesimden görüştüğü şahıslardan bu konuda destek istediği, yine görüşmenin bir bölümünde Ayhan M., Adil Serdar SAÇAN’dan bahsederek Adil Serdar SAÇAN’ın bir deposunun emniyetçe basılması ve el konulan dokümanlardan bahsettiği,

“Kamu Yönetim reformu” klasöründe 5 adet dosya olduğu, içeriklerinde AKP hükümetinin, Kamu Yönetimi reformu Politikaları hakkında geniş kapsamlı raporların yazıldığı, Kamu Yönetimi reformu klasöründeki “Bilgi Notu-Kamu G.P.P.'den gelen.doc” isimli MSword dosyasında 9 Nisan 2003 tarihili ve “gizli” ibareli bilgi notu olduğu T.C’nin Yeniden Yapılandırılması Çalışmaları hakkında komuta katına bilgi sunulduğu ve bu konuda yapılacak birçok değişikliğin, devletin tahrip edilmesi, ülkenin bölünmez bütünlüğü ve Atatürk ilke ve inkılapları çizgisinden sapmalar ile sonuçlanabileceği, bu nedenle Kamu Yönetimi reformu ile ilgili hazırlanan yasa tasarısının süratle elde edilerek incelenmesinden bahsettiği, bilgi notunun altında İsth. Bnb. Alp Hasan Ş.’nin isminin olduğu, klasörde bulunan diğer dosyalarda ise bu konu ile ilgili basında çıkan haberlerinin yer aldığı,

“Siyasi Partiler\06 2002 Milletvekili Seçimleri değer” klasöründe 13 adet muhtelif dosyalar bulunduğu, içeriklerinde 2002 dönemine ait Siyasi partilerin genel seçimlerde aldıkları oy oranları, milletvekilleri ve diğer konularda istatistiki verilerin yer aldığı,

“Siyasi Partiler\06 Belediyeler Arz” klasöründe 8 adet muhtelif dosyalar bulunduğu, içeriklerinde çeşitli dönemlere ait yerel şeçimlerde Siyasi partilerin almış oldukları Belediye Başkanlıkları ve Belediye Başkanlarının isim listelerinin olduğu, istatistiki bir şekilde hazırlandığı, ayrıca Belediyelerdeki yolsuzluk faaliyetleri ile ilgili rapor olduğu, yine belediyelerde irticai faaliyetleri tespit edilen Belediye Başkanlarının isimlerinin çizelge halinde yazılarak “Süleymancı, İrticai düşünce yapısına sahip, Milli Görüş, Nakşibendi, Bilinmiyor” gibi ibarelerin olduğu ve liste şeklinde hazırlandığı,

“Siyasi Partiler\RP ve FP” klasöründe 2 adet alt klasör ve 2 adet dosyaların olduğu, Refah Partisi ve Fazilet Partisi hakkında seçimlerle ilgili istatistiki bilgilerin ve değerlendirmelerin olduğu, “RP 'nin gelecekteki stratejisi ve alınabilecek tedbirler.doc” isimli 16 sayfalık ve “gizli” ibaresi bulunan dosyada K.K.K’lığı ve Hv.K.K.’lığı İstihbarat Başkanlıklarının ‘RP’nin Gelecekteki Stratejisi ve Bu Konuda Alınabilecek Tedbirler’ başlığı altında bir rapor hazırlandığı, Siyasal İslam ile ilgili bilgilerin verildiği ve bir dizi önlem alınması ile ilgili durum değerlendirmelerinin bulunduğu, bunlar arasında İslami sermayenin oluşturulmasına engel olunması, irticaya destek veren Vali ve Kaymakamların devlet kadrolarından uzaklaştırılması gibi konuların bulunduğu,

“Siyasi Partiler\Seçimler” klasöründe muhtelif dosyalar bulunduğu, bu dosyaların içeriklerinde değişik dönemlere ait genel ve yerel seçimlerle ilgili istatistiki verilerin ve raporların çizelgeler halinde yazılmış olduğu, ayrıca “Lojman1 oy.doc”, “Lojman oy.doc”, “LOJMAN1 oY.ppt” ve “LOJMAN oY.ppt” isimli dosyalarda “Etimesgut bölgesindeki K.K.K’lığı, Hv.K.K.’lığı, Başkent Üniversitesi personeline ait lojmanlarda” ve “İzmir Garnizonunda lojmanların bulunduğu bölgelerde” kullanılan oy oranlarının partilere göre dağılımını gösterir çizelgeler olduğu, “Seçimler Asker adayla 2033.xls” isimli excel dosyasında ise TSK ve K.K.K’lığı kökenli milletvekilleri başlıkları altında emekli olan askeri personelin hangi partilerde aday olduğunu gösterir çizelge halinde tabloların olduğu,

ELBA marka M2-C527-ALI0043 seri numaralı CD içerisinde;

“019 Siyasi Partiler” klasöründe “Siyasi partiler-Seçimler-Tarikat bağ.xls” isimli excel dosyası olduğu, içeriğinde ise 5 adet çalışma sayfası bulunduğu,bu dosyalarda mevcut siyasi partilerin isimlerinin çizelge halinde yazıldığı ve milletvekili sayılarının belirtildiği, partiler içerisindeki yapılanma ile ilgili “Nakşi, Kadiri, Adıyaman, Fettullahcılar, Yeni Asya grubu, Süleymancılar” şeklinde tanımlamaların bulunduğu ve kişi isimlerinin de yazılarak parti içindeki konumlarının belirtildiği,

“Gnkur. AKP takip formu\Özeti” klasöründe 6 adet dosya olduğu, “gizli” ibareli K.K.K’lığı İstihbarat Başkanlığı logosunun bulunduğu, 02 Aralık 2002 tarihli “AKP’ nin Acil Eylem Planı, Hükümet Programı ve Basına Verilen Demeçlerdeki Vaatlerinin İncelenmesi” başlıklı dokümanlarda, çizelge halinde hazırlanmış mevcut hükümetin programı ile ilgili bilgilerin yer aldığı, programı ile ilgili neyin amaçlandığı ve uygulamaların yer aldığı, partinin takip edilmesi ile ilgili bir çizelge olduğu,

“019 Siyasi Partiler\RP FP\FP Kongresi” klasöründe “gizli” ibareli “FP 1 nci olağan Kongresi.doc” isimli MSword dosyası olduğu, Fazilet partisinin 14 Mayıs 2000 tarihinde yapılan 1.Büyük Olağan Kongresinin Değerlendirme Raporu olduğu,

“019 Siyasi Partiler\RP FP” klasöründe “RP 'nin gelecekteki stratejisi ve alınabilecek tedbirler.doc” isimli MSword dosyasında, “K.K.K’lığı ve Hv.K.K.’lığı İstihbarat Başkanlıkları RP’nin Gelecekteki Stratejisi ve Bu Konuda Alınabilecek Tedbirler” başlıklı rapor olduğu, RP ve siyasal islamla ilgili bilgilerin yer aldığı, partiye yönelik izlenecek strateji hakkında bilgiler verildiği bu doğrultuda tedbirlerin zamanında alınabilmesi için oluşturulan BÇG (Batı Çalışma Grubu) nun çalışmaları ve rapor sisteminin aynen devam ettirilmesi, askeri okullara girişte araştırmaların en ince detayına kadar yapılması, İslami sermayenin oluşturulmasına engel olunması gibi bir çok konunun yer aldığı,

“019 Siyasi Partiler\Seçimler” klasöründe 6 adet “gizli” ibareli MSword dosyası olduğu, “2002-2004 seçimlerinin karşılaştırması.doc” isimli dosyada, 2 Kasım 2002 genel seçimleri ile 28 Mart 2004 yerel seçimlerin karşılaştırılması ve değerlendirilmesi hakkında rapor olduğu, AKP, CHP, MHP ve diğer partilerin seçimlerde almış olduğu oy oranları ile karşılaştırılmalarının yapıldığı, diğer dosyalarda ise siyasi partilerin seçimlerde izleyeceği programlar ve oy oranlarının yer aldığı,

“AKP eski Dönemsel Raporlar” klasöründe 7 adet “gizli” ibareli MSword dosyalarının olduğu, “analiz3.doc” isimli dosyada Yürütme organının,eğitim ile ilgili uyguladığı politikalar hakkında rapor olduğu, çıkartılan yasalar ve uygularla ilgili çizelge halinde hazırlanmış yazı olduğu, “analiz5.doc” isimli dosyada çıkartılan yasalarla ilgili sonuç ve değerlendirmelerin olduğu, örgütlendiği bilinen Fettullah GÜLEN cemaati meşrulaştırılmakta gibi yorumlara yer verildiği, “İrtica.doc” isimli dosyada AKP milletvekilleri, bürokratlar, Belediye Başkanı, Konya’da düzenlenen izcilik kampından örnekler verilerek yapılan irtica ile ilgili uygulamaların yazıldığı, “irtica a5 metin.doc” isimli dosyada irticai faaliyetlerin değerlendirme raporu olduğu ve tarihi gelişimi ile ilgili bilgiler verildiği, radikal dini gruplar, tarikatlar, irticai terör örgütleri gibi gruplardan bahsedildiği, haklarında bilgiler verildiği, “İrticai faaliyetler KKK Arzı.doc” isimli dosyada irticai ve diğer yıkıcı faaliyetler hakkında rapor olduğu, “Kadrolaşma .doc” isimli dosyada irticai faaliyetlerle ilgili kadrolaşmalardan bahsedildiği, “Terör .doc” isimli dosyada ise Siirt Belediyesinde, Hizbullah terör örgütü üyesinin görevlendirilmesi ile ilgili bir yazı olduğu,

“AKP Genel Değerlendirmesi” klasöründe “00 AKP Değerlendirmesi Metin 1.doc” isimli 34 sayfalık “gizli” ibareli MSword dosyası olduğu, içeriğinde AKP parti ve milletvekilleri ile ilgili değerlendirme notlarının bulunduğu, “Nakşibendi olduğu biliniyor, Nurcu tarikatı, Yeni Asya grubuna bağlı” gibi tanımlamaların bulunduğu, “gizli” ibareli “Hepsi.doc” isimli 46 sayfalık MSword dosyasında çeşitli yasa değişiklikleri, atamalar ve TSK aleyhindeki basında yer alan haberlerle ilgili analiz raporları olduğu, “Hepsi Esas.doc” isimli 76 sayfalık “gizli” ibareli MSword dosyasında AKP ve seçimler hakkında genel bilgi notları olduğu, irtica ve başörtüsü hakkında değerlendirmelerin yapıldığı, bu konu ile ilgili yapılan yasa değişikliklerinin rapor haline getirildiği, “Kadrolaşma özeti.doc” isimli 1 sayfa ve “gizli” ibareli MSword dosyasında kadrolaşma ile ilgili istatistiki bilgiler verildiği,

“AKP ort sınıf” klasöründe “01 AKP'nin orta sınıf projesi planı esas metin.doc” isimli “gizli” ibareli ve 32 sayfadan oluşan MSword dosyasında, AKP ile ilgili araştırma notları olduğu “AKP’nin irticaya zemin hazırlayan faaliyetleri” gibi başlıklar altında değerlendirmelerin yapıldığı, irticai kurum ve kuruluşlar, irticai grupların Avrupa yapılanması, İslamcı ticari kuruluşlar gibi başlıklar halinde incelemelerin yapıldığı,

“AKP'nin Beyin Takımı------” klasöründe 11 adet “gizli” ibareli dosya bulunduğu, AKP ile ilgili geniş kapsamlı araştırma ve değerlendirme raporları olduğu, seçimler kadrolaşma, eğitim, AB süreci, türban gibi konularda değerlendirmelerin yazıldığı, K.K.K’lığı Eğitim ve Doktrin Komutanlığınca,Samsun ilinde AKP ile ilgili rapor halinde düzenlenmiş üst yazı olduğu, ayrıca “AKP tarikatçı milletvekilleri.xls” isimli dosya olduğu ve çok sayıda milletvekilinin kişisel verilerinin kaydedildiği,

OGATECEH marka CD içerisinde;

“1. Bölüm” ve “2. Bölüm” isimli klasör içerisinde çok sayıda MSword dosyaları bulunduğu, Teftiş Kurulu Başkanlığı Müfettişlerince Ali Müfit GÜRTUNA, Recep Tayip ERDOĞAN, Ahmet ERGÜN ve Nuri ALBAYRAK hakkında hazırladıkları raporlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının vermiş olduğu kararlar, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığında yönetici olarak çalışan kişiler hakkında açılan davaların soruşturma kararları ile teftiş kurulu kararlarının bulunduğu,

“1996_1997”, “1997_1998”, “1998_1999”, “1999_2000”, “2000_2001” ve “2001_2002” isimli klasör içeriklerinde çok sayıda Excel dosyalarının olduğu, Excel dosyalarının isim, soy isim ve baba adı, doğum tarihi, cinsiyeti, F.Kodu, Aile kişi sayısı, Aday no, Öğr.Dur., B.Durumu, İ.Durumu, Adres şeklinde sütunlara ayrılmış olduğu, bir çok üniversite öğrencisine ait isim listelerinin olduğu,

“Ankara” isimli klasör içerisinde “Melih ÖZAY” isimli alt klasör, “akp kurucu.doc” “Beleiye anışmanları.doc”, “tutanak.doc” , “Vural S. doc”, “Yazı sıralama.doc” ve “Yazılar.doc” isimli MSword dosyaları olduğu, içeriklerinde AKP’nin kurucu üyeleri ve kurulcuların isimlerinin bulunduğu belgeler, başkan danışmanlarının isimlerinin bulunduğu dosya, bilirkişi tutanaklarının bulunduğu belgeler, Mülkiye Müfettişleri tarafından hazırlanan “gizli” ibareli yazıların bulunduğu,

“Özcan” isimli klasörde “18-12.doc”, “18-13.doc” “18-14-15.doc”, “18-17-22.doc” , “18-20-21.doc”, “18-23.doc”, “18-24.doc”, “18-25.doc”, “59 sabıkalı 18-26.doc”, “Emi 18-16.doc”, “Genel İnc. Rap.29.doc” ve “Ön İnc.Rap.32.doc” isimli dosyaların olduğu içerikleri incelendiğinde İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından hazırlanan raporlar ile İstanbul ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılıklarınca açılmış olan davaların bulunduğu belgeler olduğu,

“Şemalar” isimli klasör içerisinde “ce_01.gif”, “ce_01.png”, “CE_02.gif”, “ce_03.gif”, “ce_03.png”, “ridvan 01.gif”, “ridvan 01.png” ve “ridvan 02.gif” isimli resim dosyalarının bulunduğu, bu dosyalarda ise bazı kişilerin hakkında ön inceleme ve tevdi raporlarının sürecinin, şematize olarak çizildiği, Recep Tayyip ERDOĞAN dönemindeki belediye birimleri ile firmalara ihale verilme yöntemlerinin şematize bir şekilde olduğu,

“1 Nolu Bilgi Notu .doc”, “1.Bilgi Notu .doc”, “2 nolu Bilgi Notu.doc”, “2.Bilgi notu.doc”, “3 noluBilgi Notu.doc”, “4 nolu Bilgi Notu.doc” , “5-10.doc”, “5-11.doc”, “5-12.doc”, “5-33.doc”, “64 Belediye Görevlisi 133-47.doc”, “133-25.doc”, “ALB3_5~1.DOC”, “ALB-1.doc”, “ALB-2.doc”, “ALB-3.doc”, “ALB-4.doc”, “ALB-5.doc”, “ALB-6.doc”, “ALBAYÖ~1.DOC”, “ALBAYÖ~2.DOC”, “ALBAYÖ~3.DOC”, “ALBAYÖ~4.DOC”, “ALBAYÖ~5.DOC”, “Albayrak Mah.Kararı.doc”, “Ampul-Patlak.DOC”, “Bilgi Notu.doc”, “D.G.M.1.doc”, “EL TAYYİP.doc”, “Eyüp 83 kişi 3 .doc”, “Ist BSBel tum sorusturmalar.DOC”, “İst.70 Kişi iddianame 2.doc”, “KİTLER.doc”, “Malvarlığı.doc”, “Patlak-Ampul.DOC”, “Personel.doc”, “RıdvanİGDAŞ.DOC”, “RTE Mal Varlığı.doc”, “RTE-AMG ihaleye fesat.doc”, “Sabih Kanadoğlu.DOC”, “şirket notu.doc”, “Üsküdarİddianame.doc” ve “Vural S. doc” isimli dosyaların içerikleri incelendiğinde İstanbul Büyükşehir Başkanı Ali Müfit GÜRTÜNA, Recep Tayyip ERDOĞAN hakkında hazırlanan bilgi notları, İGDAŞ hisselerinin dağıtımını gösterir çizelgeler, İstanbul Büyükşehir Başkanlığı idari birimlerinde çalışan bir çok kişi hakkında çıkan mahkeme kararları ve inceleme kararları, İçişleri bakanlığı, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi ile ilgili Mülkiye Müfettişleri tarafından hazırlanan ve Çok Gizli ibareli inceleme raporları, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi kararları gibi belgelerin olduğu,

ELBA marka M2-C527-ALI0048 seri numaralı CD içerisinde;

“Kadrolaşma” klasöründe “Kadrolaşma Konuşma Notu 0611.doc” isimli MSword dosyası içerisinde Cumhurbaşkanlığı makamına hitaben yazılan, AKP hükümeti tarafından çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan atamalara ilişkin listelerin EK olarak belirtilerek gönderildiği, “bu kapsamda, sırf akraba veya partili oldukları için yapıldıkları tespit edilebilen 329’u sakıncalı, 72’si akraba olmak üzere toplam 401 adet üst düzey bürokrat ataması tespit edilebilmiştir. (isim listesi bilgi notu ek-b) kadrolaşmanın bu şekilde devam etmesinin kamuoyunda daha da büyük huzursuzluklara neden olacağına yönelik endişelerimin artmakta olduğunu konu ile ilgili tedbirlerin bir an önce alınmasını arz ederim” şeklinde beyanların yer aldığı,

“Kadrolaşma\Kadrolaşma GPP Çalışması” klasöründe 8 adet dosya bulunduğu, “Ek-d mili eğitim.doc” isimli 4 sayfalık MSword dosyasında Ankara ve İstanbul Milli Eğitim Teşkilatında yapılan atamalarla ilgili bilgilerin verildiği, kadrolaşma kapsamında “göreve getirilenler”, “görevden uzaklaştırılanlar” başlıkları altında rapor düzenlendiği, “ek-e akp'nin atamaları.xls” isimli excel dosyasında, Bakanlıklar içerisinde yapılan üst düzey bürokrat atamalarının görev yerlerine göre dağılım çizelgesi olduğu, istatistiki bilgiler verildiği, “Kadrolaşma Bilgi Notu (Ocxak 2004).doc” isimli 13 sayfalık MSword dosyasında “ocak 2004 Devlette Kadrolaşma Bilgi notu” başlıklı yazı olduğu ve Kur.Bşk. Org. F.T. isminin yer aldığı, “Kadrolaşma en son 0610170003.doc” isimli 13 sayfalık MSword dosyasında AKP’nin Kasım 2002-Aralık 2003 tarihleri arasında, Hükümet etmeye başladığı günden itibaren sürekli ve sistemli olarak devletin tüm kurum ve kuruluşları içerisinde üst düzey bürokratlardan başlamak üzere en alt seviyedeki memura kadar kadrolaşma gayreti içerisinde olduğu, ‘Hükümet mevcut sistemi hemen yıkmak yerine, devlet yapısı ile çatışmayacak şekilde kadrolaşmak sureti ile zaman içerisinde devletin stratejik kurum ve kuruluşlarının içine sızarak, bu kurum ve kuruluşları ele geçirmeyi yada kontrol etmeyi benimsemektedir’ şeklinde ibarelerin yer aldığı rapor olduğu, “kadrolaşma konuşma notu(ocak 2004).doc” isimli 4 sayfalık MSword dosyasında, kadrolaşma ile ilgili Sayın Cumhurbaşkanına yapılan bir konuşma notu olduğu, “Konuşma Notu.doc” isimli 5 sayfalık MSword dosyasında ise kadrolaşma ile ilgili Sayın Cumhurbaşkanına yapılan konuşma notu olduğu,

“Kadrolaşma” klasöründe “devlet bakanlıkları.doc” isimli 8 sayfalık MSword dosyasında, Bakanlıklarla ilgili hangi şahsın nereye ve hangi dönemde atandığını gösterir çizelge olduğu, “görevden alınanlar.doc” isimli 4 sayfalık MSword dosyasında 20.11.2002 tarihinden itibaren görevlerinden alınan üst düzey komu görevlilerine ait isim listelerinin olduğu, “Kadrolaşma.xls” isimli excel dosyasında,3 Kasım şeçimlerinden bu güne kadar yapılan atamalar başlığı olduğu çizelge halinde hazırlandığı, Manisa ve Burdur illerindeki bir çok bakanlıkla ilgili görevli şahısların isimlerinin de yazılarak atamaların belirtildiği, “Atanabilecekler” isimli sayfa içerisinde ise kadrolaşma kapsamında göreve atanabileceklerin isimlerinin yer aldığı, bazılarının karşılarında “şeriatçı” şeklinde ibarelerin yer aldığı, “Görevde olanlar” isimli sayfa içerisinde çeşitli illerdeki görevlilerin isimlerinin yazılı olduğu ve karşılarında “Hizbullah üyesi, irtica, Nur tarikatı görüşlerini benimser, mesaiye türbanlı gelir, erkeklerle tokalaşmaz, Mustafa Sungur grubu, tarikat ve cemaat ilişkisi var” gibi ayrımların yapılarak çizelge halinde hazırlandığı, “Görevden alınanlar” isimli sayfa içerisinde ise bir çok kişinin isminin olduğu, “Kadrolaşma1.xls”, “Kadrolaşma 21.07.03.xls”, “Kadrolaşma 26.06.xls”, “Kadrolaşma eski.xls”, “Kadrolaşma eski ufuğa verilen üzerine eilave ettikleri.xls”, “Kadrolaşma listeye ilave edilecek.xls”, “Kadrolaşma son.xls” isimli dosyalarında aynı içerikli olduğu, “Valiler.doc” isimli 4 sayfalık MSword dosyasında ise 31.12.2002 tarihli il valilerinin eski ve yeni atanan yerleri ile ilgili isim listeleri olduğu,

“çok önemli dosyalar” klasöründe “Arı_hrk_1.ppt” isimli Powerpoint dosyasının içeriğinde; Arı Hareketi Genel Koordinatörü Kemal K. ve İdari Direktörü Kaan O.’nun ‘Türkiye Genç İşadamları Derneği’ (TÜGİAD) başkanı Murat S. ile 09.12.2003 tarihinde yapılan görüşmenin içeriği olduğu, bu görüşme öncesinde Murat S.’nin başvuru ve ihbarı ile görüşmenin kayda alınabilmesi için çalışma yapıldığı, Murat S.’nin yardımı ile teknik takip yapıldığı ve görüşmenin kaydedildiği, Arı hareketinin yabancı uyruklu kişilerden oluştuğu ve grup mensuplarının Türkiye’de ki faaliyetlerinin açığa çıkması amacı ile bu çalışmanın yapıldığı ve bilgi notu halinde hazırlandığı,



“çok önemli dosyalar” klasöründe 2 sayfalık “b27.ppt” isimli Powerpoint sunumunda “Bilgi notu” başlığı adı altında, bazı üst düzey bürokratların imzalarının arap alfabesini kullanarak attıklarının rapor edildiği ve bu konu ile ilgili Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğünün 18.11.2003 tarihli bir bayram mesajı ve genelge yazısının örnek olarak gösterildiği,

“çok önemli dosyalar” klasöründe “JİAYS.ppt” isimli 14 sayfalık Powerpoint sunumunda, Jandarma İstihbarat Arşiv Yönetim Sistemi kapsamında planlanan faaliyetler başlıklı bir sunum olduğu Jandarma İstihbarat Arşiv Yönetim Sisteminin yapılanması ve işleyişi ile ilgili bilgilerin yer aldığı,

“çok önemli dosyalar” klasöründe “b09.ppt” isimli 19 sayfadan oluşan “gizli” ibareli Powerpoint sunumunda, 18 Kasım 2003 tarihli Nakşibendi tarikatı Adıyaman menzil grubu şeyhlerinden Feyzettin E.’nin, Ankara ilinde yapıldığı belirtilen bir iftar yemeği ile ilgili bilgi notu olduğu, iftar yemeğine AKP milletvekillerinin de katıldığı ile ilgili gizli çekim görüntülerinin olduğu değerlendirilen fotoğrafların yer aldığı,

“çok önemli dosyalar” klasöründe “b14.Ppt” isimli “gizli” ibareli 26 sayfalık Powerpoint sunumunda, 3 Aralık 2003 tarihli İsrail Polis Ateşesi ile yapılan görüşmenin metinleri olduğu,

“çok önemli dosyalar” klasöründe “b18.ppt” isimli “gizli” ibareli 5 sayfalık Powerpoint sunumunda, Niğde ilinde yapılan istihbari çalışmanın özet bilgisi olduğu, Niğde ilinde bulunan Milli Eğitim Müdürlüğü ve liseden bahsedildiği, ayrıca Çocuk Esirgeme Kurumu, İl Sağlık Müdürlüğünden bahsedilerek kadrolaşma faaliyetlerinin anlatıldığı, Nur cemaatine üye olduklarından bahsedildiği, “b20.ppt” isimli ve “gizli” ibareli 12 sayfalık Powerpoint dosyasında Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’a ait soy kütüğü şeması, nüfus kayıt örnekleri ve aile bilgilerinin bulunan çizelgelerin olduğu, yine aynı klasörde bulunan “b24.ppt” isimli ve “gizli” ibareli 12 sayfalık Powerpoint dosyasında ise “Hazneviler” hakkında bilgi notu olduğu, ayrıca görüşme metni olarak GK, Dışişleri Tem, Sayın Komutan, İsth. Bşk isimleri verilen şahısların görüşme metninin çözümü olduğu,

“Batı Çalışma Grubu belgeler” klasöründe “bçg”, “bçg çalışmaları”, “bçg çalışmaları 1” ve “muhtelif rapor ve degerlendirmeler” isimli klasörlerin içerisinde çok sayıda MSword ve resim dosyalarının bulunduğu, BÇG klasöründeki MSword dosyaları içeriklerinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın 1998 yılında, değişik illerde Nurcu ve Fettullahcı cemaatin, askeri okullara öğrenci yetiştirme çabaları başlıklı yazılar olduğu, öğrencilerin takip edilmesi ile ilgili raporlar olduğu, bazı dosyalarda “batı olayları” başlıklı çizelge olduğu ve sağlık personeli, valilik, müftülük, makine mühendisleri, tekel çalışanları, üniversite, lise, Milli eğitim Müdürlükleri, Diyanet görevleri, PTT görevlileri hakkında görevli oldukları yerler karşılarında “aşırı şeriatçı, rejim Atatürk aleyhtarı, türbanlı, radikal dini faaliyetlere göz yumar, mesaide türbanla çalışır, Nur tarikatına üyedir, Fettullah Gülen taraftarıdır, irticai fikirlidir” gibi ibarelerin olduğu,

“Batı Çalışma Grubu Belgeler\BÇG” klasöründe “b.doc” isimli MSword dosyası bulunduğu, içeriğinde irticai faaliyetlerle ilgili hazırlanmış bilgi notu olduğu, yine aynı klasör içerisinde bulunan “e14.doc” ve “e15.doc” isimli MSword dosyalarının içeriğinde Kırşehir Emniyet Müdürlüğünce, valiliğe yazılan yazı ve valilikçe iç işleri bakanlığına yazılmış, Serhat dershanesi ile ilgili istihbari raporun olduğu,

“BÇG çalışmaları” ve “BÇG çalışmaları 1” klasörlerinde toplam 75 adet resim dosyasının bulunduğu, 1998 yılı dönemine ait Batı Çalışma Grubu olarak bilinen, BÇG’nin istihbarat toplama faaliyetlerinin çizelge haline getirilmiş raporlar halinde yazıldığı, bu raporlarda Milli Eğitim, lise, üniversite ve bir çok Kamu kuruluşunda çalışan kişilerle ilgili isimlerin yazılarak irticai faaliyetlerin rapor edildiği, “başörtülü, irtica düşünceli, eşinin irticai kesimin simgesi olan türban ile dolaştığı” gibi ibarelerin yer aldığı,





“İlk BÇG Çalışmaları” klasöründe “2KOR”, “3ORDU”, “4KOR”, “5KOR”, “5kor”, “6 kor”, “7.kor”, “10RDU”, “15KOR”, “20RDU”, “EDOK”, “EGEOR”, “KKLOJ” ve “listeler” isimli alt klasörlerin bulunduğu, içeriğinde çok sayıda excel dosyalar olduğu, bu dosyalarda değişik yıllara ait geniş kapsamlı istihbari bilgilerin yer aldığı, bir çok ilde yer alan kız ve erkek öğrenci yurtlarının isimleri ile birlikte yazılarak, mevcut öğrencilerle ilgili Süleymancı, Fettullah GÜLEN, tespit edilemedi, Nurcu, Nakşibendi, MGV, Milli görüş, Kadiri şeklinde çizelgeler halinde sınıflandırıldığı, bazı dosyalarda ise Erzincan, Trabzon, Gümüşhane gibi İl ve ilçe isimleri yazılarak “halk kısmen tesettürlü” diyerek şahısların toplam sayıların verildiği, ayrıca yine birçok ilin ismi yazılarak öğrenci yurtları ve Kur-an Kursları ile ilgili öğrenci sayılarının çizelge halinde yazıldığı, yine il bazında irticai yayın yaptığı belirtilen radyo, televizyon kanallarının isimleri verilerek “Nakşibendi, Milli görüş, Radikal İslamcı” gibi tanımlamaların yapıldığı, yine değişik illerde yer alan dernekler, vakıflar ve Sendikalar ilgili üye sayılarının olduğu, “Süleymancı, Nakşi” gibi ayrımların yapıldığı, “listeler” klasöründe “Batı Çalışma Grubu Rapor Özetleri” başlıklı bir doküman olduğu, Türkiye genel toplamları ile ilgili Ordu Komutanlıklarının hangi illerde çalışma yaptığına dair listelerin bulunduğu, İl isimleri, Erkek Kız sayıları, Vakıf tarikat dergah taraftarı, Kur-an Kursu öğrenci sayısı, Okul yurt pansiyon öğrenci sayısı gibi konularda yapılan araştırma sonuçlarının çizelge şeklinde toplamlarının yazıldığı, bu şekilde ayrımların olduğu,

“İrticai Faaliyette Bulunan Kamu Görevlileri” klasöründe 5 adet dosya bulunduğu, bu dosyalarda Hizbullah Terör Örgütü, İrticai faaliyetlerde bulunan kamu görevlileri ile Menfi tutum ve davranışlarda bulunan Kamu personeli ilgili bir çok ilde yapılan istihbari araştırıma raporlarının çizelge halinde hazırlandığı, ayrıca “Süleymancı, kamu personeli çizelgesi” isimli dosyada çizelge halinde bazı Kamu personelinin isimleri yazılarak, AKP hükümeti tarafından atandığı, Süleymancı görüşe mensup şeklinde sınıflandırıldığı yine aynı konu ile ilgili bir AKP milletvekilinin isminin yazılı olduğu,

ELBA marka M2-C527-ALI0043 seri numaralı CD içerisinde;

“006 YÖK ve Üniversiteler” isimli klasörde “Elazığ Fırat Üniversitesi.doc” isimli MSword dosyası olduğu, içeriğinde Fırat Üniversitesi hakkında imzasız olarak gönderilen mektupla ilgili Üniversitede araştırma yapıldığı, Milli Görüş yanlılarının her yıl geleneksel olarak düzenledikleri mezuniyet gecesinde suç unsurunun bulunmadığı ile ilgili rapor olduğu, “Elazığ Fırat Üniversitesindeki irticai yapılanma jandarma.doc” ve “Fırat Üniversitesi.doc” isimli MSword dosyalarında, Fırat Üniversitesindeki öğretim görevlileri hakkında araştırma yapıldığı, irtica ve tarikat yapılanması içerisinde yer alan Nurcu, Nakşibendi olarak nitelenen öğretim görevlilerinden bahsedildiği ve bu şekilde 90 öğretim görevlisinin faaliyetlerinin ortaya çıkarılmasından bahsedildiği, “G.Antep Üniversitesi 10-09-02.doc” isimli MSword dosyasında, 2001 yılında Gaziantep Üniversitesi Rektörü hakkındaki ihbarın araştırıldığı ve Üniversitedeki irticai yapılanma hakkında bilgi verildiği, “Malatya Darende İlahiyat Fakültesi.doc” isimli MSword dosyasında YÖK Denetim Kurulunun hazırladığı “Çok Gizli” bir rapor ile ilgili Jandarma Genel Komutanlığının araştırma yaptığı bu araştırmada fakültenin Es-Seyid Osman Hulisi Efendi Vakfı’nın kontrolünde olduğu, irticai faaliyetlere destek verildiği, fakültenin irticai amaçlı vakıf ve derneklerin elinden kurtarılabilmesi için İl Merkezine nakledilmesi ve yöneticilerin değiştirilmesinin zorunlu olduğu şeklinde rapor hazırlandığı,

“006 YÖK ve Üniversiteler” isimli klasörde “Sivaks okullar raporu.doc” isimli MSword dosyasında, 28.11.2001 tarihli Sivas ilindeki okullar başlıklı, 5.P.Er.Eğt.Tuğ. Komutanlığınca hazırlandığı anlaşılan raporda, Sivas İmam Hatip Lisesi ve Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri ve diğer Liselerle ilgili bilgilerin yer aldığı, öğrencilerin başörtüsü, peruk takmaları ve kütüphanede bulunan kitaplar hakkında bilgiler verildiği,



“006 YÖK ve Üniversiteler” isimli klasörde “Üniversite isimleri.xls” isimli Excel dosyasında, ‘İrticai faaliyet tespit edilen Üniversite Öğretim Görevlileri’ başlıklı çizelge içerisinde, 83 Üniversitenin isminin yer aldığı ve karşılarında irticai faaliyetleri bulunan öğretim görevlerinin sayısının bulunduğu,

“006 YÖK ve Üniversiteler” isimli klasörde “Van YY Üniversitesi.doc” isimli MSword dosyasında, 3.Ordu Komutanlığının Van Yüzüncüyıl Üniversitesi hakkında 06 Haziran 2001 tarihinde hazırladığı rapor olduğu, Üniversitedeki Akademik personel ve öğrenciler hakkında PKK Terör örgütü, irticai faaliyetler hakkında bilgi verildiği, Üniversite rektörünün bu konulardaki uygulamalarının rapor edildiği,

“006 YÖK ve Üniversiteler” isimli klasörde “Kadrolaşma.doc” isimli 10 sayfalık MSword dosyası olduğu, “hükümetlerin 28 Şubat 1997 döneminde ilimizdeki faaliyetlerinin karşılaştırılması” başlığı olduğu, okul, dernek, yut, vakıf, şirket, radyo, televizyon, gazetelerin araştırılarak karşılaştırılmalı çizelgelerin hazırlandığı, AKP’li milletvekilleri ve üst düzey bürokratların tarikat ve cemaat liderlerinin verdiği yemeklere katıldığının belirtildiği ve bu yöndeki uygulamalardan bahsedildiği,

ELBA marka M2-C527-ALI0043 seri numaralı CD içerisinde;

“opera-son.doc” isimli 3 sayfalık MSword dosyasında, “TSK’da büyük operasyon” başlığının olduğu içeriğinde K.K.Komutanı Aytaç Y., Deniz K. K. Or.Amiral Özden Ö., Hava K.K. Org. İbrahim F, Org. Hurşit Tolon, Fevzi T., Oktar A. ile E.Org. Çetin D. ile bazı Kor. ,Tüm. ve Tuğgenerallerin bulunduğu çok sayıda generalin Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Ö.’yü istifa ettirmek daha sonrada AKP iktidarını düşürmek amacıyla bir strateji belirlediğini ve uygulamaya koyduğunu, Hilmi Ö.’nün istifa ettirilip yerine Or. Aytaç Y.’nin getirilmesi, bunun için yapılacak çalışmaların belirlendiği, sivil toplum örgütleri, basının faaliyete geçirilmesi gibi bir takım eylem planı hazırlandığı, Org. Yaşar B.’nin yerine Org. Eruygur’un, K.K.K olabilmesi için çaba harcanmasının kararlaştırılması gibi konuların olduğu,

Bilgisayardaki Outlook dosyası içerisinden çıkan “Fwd yenı yıl tebrıkı.msg” isimli dosyada hidayetva@yahoo.com adresinden 07.08.2006 20.57 tarih ve saatinde gönderilen e-postanın Ümit Sayın tarafından gönderilmiş olduğu, içeriğinde yakın dönemde Ulusal Kurtuluş Savaşı ve Milli Demokratik Devrim sürecinin başlayacağı, yanlarında Org. Hüseyin K., Org. İsmail Hakkı K., Org. Hurşit Tolon, Org. Şener Eruygur, Tümgen. Osman P., Tümgen. Alaettin P., Tümgen. Reha T. gibi komutanlara ihtiyaç olduğunun belirtildiği,

CREATION marka, 3 BR1 250903-004-00267241 seri numaralı CD içerisinde;

“20040427” isimli klasör içerisinde “Kemal U. 000.jpg” isimli resim dosyasından “Kemal U. 060.jpg” isimli resim dosyasına kadar toplam 61 adet, içeriğinde ise televizyonlarda Kürtçe yayınlar yapılmasının durdurulması amaçlı yazılar olduğu M.Kemal U.nun, Org. Hilmi Ö., Hurşit Tolon, Şener Eruygur, Hüseyin K. ve Süleyman DEMİREL’e göndermiş olduğu mektuplarda bu konu ile ilgili “kangren olan bacağın vaktinde kesilmesi” talebinde bulunduğu şeklinde yazılar olduğu,

ELBA marka M2-C527-ALI0043 seri numaralı CD içerisinde;

“CÇG” klasöründe toplam 10 adet Powerpoint ve MSword dosyalarından oluşan dosyaların olduğu, içeriğinde Jandarma İstihbarat Başkanlığı bünyesinde oluşturulduğu değerlendirilen Cumhuriyet Çalışma Grubunun hazırlamış olduğu faaliyet raporlarının bulunduğu, raporların sunum haline getirildiği ve içeriğinde mevcut siyasi, irticai gibi benzeri konularla ilgili faaliyet raporlarının hazırlandığı, icra edilecek faaliyetlerin görsel faaliyetler, yazılı faaliyetler, internet faaliyetleri, akademik faaliyetler, idari faaliyetler ve sanatsal faaliyetler şeklinde faaliyet alanlarının belirlendiği, yapılacak çalışmaların bu başlıklar altında hazırlandığı görülmüştür. Cumhuriyet Çalışma Grubu ilgili detaylı çalışma, iddianamenin darbeye teşebbüs bölümü altında yer almaktadır.





SEAGATE marka seri numarası 3LF0YHM5 olan harddiskte Outlook dosyası içerisinden çıkan “milli anayasa bildirgesi1.msg” adlı dosyanın ksenoglu@hotmail.com adresinden gönderildiği, Ulusal Strateji Merkezi Genel Başkanı Em. Tuğ. Servet C. imzalı Milli Anayasa Bildirgesinde “ABD, AB güdümlü Tayyip ERDOĞAN, Abdullah GÜL, Fettullah Hoca yönetiminin yeni anayasa tertibi ile Atatürk devriminin son kalelerini de yıkmaya kalkıştığı ve ülkemizi iç ve dış çatışmalara sürüklediğini saptıyor ve ilan ediyoruz” şeklinde yazılar olduğu, mevcut Yürütme Organınının “ABD ve AB güdümündeki Mafya Cemaat iktidarı” olarak nitelendirildiği, Vatan Savunması için Doğu Perinçek’in de çalışmaları arasında yer alan milli Yürütme Organı kurulmasının önerildiği ve bu şekilde Milli Anayasa bildirgesinin Servet C., Kemal ALEMDAROĞLU, Emin GÜRSES, Emcet OLCAYTU, Doğu Perinçek, Ümit Ü.gibi bazı şahısların adına imzaya açıldığı,

CREATION marka 13 A R1 250903-0002-00267202 seri numaralı CD içerisinde;

“BOP VE Turkıye.doc” isimli 16 sayfalık MSword dosyasında Büyük Orta Doğu Projesi ve Türkiye ile ilgili bilgilerin bulunduğu 21 Yüzyılda bu proje ile ilgili yapılması planlanan uygulamaların yazıldığı, bu plan kapsamında yer aldığı söylenilen Türkiye ile birlikte birçok ülkenin yüzölçümü ve nüfus yapısı ile ilgili bilgilerin olduğu,

Seagate marka seri numarası 5QF4WJFF olan harddisk içerisinde “beceriler ekd.doc”, “nitelikler ekf.doc”, “özel dağıtım planı ekh.doc”, “öğrenmeyi öğrenme ekc.doc”, “eğitimde kalite eke.doc”, “eğitimin temel özellikleri eka.doc” isimli dosyalarda “gizli” ibaresinin olduğu,

MR.PLATINUM marka 19J603054M4868 seri numaralı CD içerisinde;

“2.21 Albay sel” klasöründe 8 adet resim dosyası olduğu içeriğinde “gizli” ve “çok gizli” ibareli Askeri Raporlar olduğu, Ege Denizindeki Adalarla ilgili Yunanistan’la meydana gelen anlaşmazlıklarla ilgili yazıların olduğu,

“2.26 yenı avrupa guvenlık mımarısı” klasöründe 8 Adet resim dosyası olduğu, içeriğinde “gizli” ve “hizmete özel” K.K.K’lığının NATO ve Avrupa Güvenlik Mimarisi ile ilgili rapor yazılarının olduğu,

MR.PLATINUM marka 23K116064V264 seri numaralı CD içerisinde “3 post modern mılıtary” klasöründe “gizli” ibareli 30 adet resim dosyası olduğu, içeriğinde Silahlı Kuvvetlerin yapılanması ile ilgili dikkate alınması gereken hususların yer aldığı değişik başlıkların bulunduğu, Medya ile ilişkiler başlığı adı altında bir çok ülkenin Ordusunun medyayı yönlendirdiği, Türkiye’de Askeri şahısların basınla temas, bilgi verme ve basın faaliyetlerinde yer almalarının ancak Genelkurmay Başkanlığını izni ile olduğu, basın ve halkla ilişkiler faaliyetlerinin yeterli bilgi, deneyim ve özel eğitime sahip olunmadığının yer aldığı şeklinde ifadelerin bulunduğu,

ELBA marka M2-C527-ALI0048 seri numaralı CD içerisinde;

“çok önemli dosyalar” klasöründe “b08.ppt” isimli 29 sayfadan oluşan PowerPoint dosyasının içeriğinde 25 Eylül 2003 tarihli ve “gizli” ibareli Sayın Başbakanımızın, Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob II ile yaptığı görüşmenin özet tutanağı olduğu, görüşmede Türkiye’de bulunan Ermeni kökenli vatandaşların sorunlarının görüşüldüğü ve bu şekilde bir özet tutanağının yapıldığı, özet tutanağının Başbakan Dışişleri Baş Danışmanı Büyük elçi Ender A. ismi ile imzalı olduğu,

“çok önemli dosyalar” klasöründe “b17.ppt” isimli 38 sayfalık PowerPoint sunumu olduğu,içeriğinde irtica ile ilgili basın araştırmalarının yer aldığı ayrıca 22-24 sayfalarında ‘gizli’ ibareli bilgi notu olduğu, Kur-an kursları ile ilgili yapılan değişikliklerle mevcut hükümetin açılan Kur-an kursları ve Süleymancı ,Nurcu ve bazı grupların bu durumdan nasıl yararlandığının yazıldığı ASAF Şube Müdürü J.Alb. Bedri D.’nin imzasının olduğu,

“çok önemli dosyalar” klasöründe “b23.ppt” isimli 3 sayfalık Powerpoint sunumunda ‘gizli’ ibareli bilgi notu olduğu, ilk bölümde Irak’ta ki Tikrit’te bulunan bazı şahısların elinde hardal gazı olduğundan bahsedildiği, diğer bölümlerde ise DYP, ANAP ve AKP’den bahsedilerek ilişkilerin anlatıldığı,

“çok önemli dosyalar” klasöründe bulunan “gürtuna_güneysu.ppt” isimli ‘gizli’ ibareli 4 sayfalık powerPoint sunumunda, Özet bilgi başlıklı 4 Aralık 2003 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit GÜRTUNA ile bir görüşme yapıldığı, görüşmede siyaset ve TSK’dan bahsedilerek ülkenin ruhuna, özüne, karakterine sahip çıkan insanların olması ve projeler yaratması gerektiği, Türkiye'de siyasetin program ve proje yarıştırmadığı ideoloji yarıştırdığı şeklinde bilgilerin olduğu ayrıca Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’ın doğum yeri olan Güneysu ilçesi hakkında bazı bilgilere yer verildiği,

“çok önemli dosyalar” klasöründe “b07.ppt” isimli ‘gizli’ ibareli ve 31 sayfadan oluşan PowerPoint sunumunda İstanbul eski Milletvekili Emin Ş.’nin basın açıklaması ve 1 Ekim 2003 tarihli Emniyet Genel Müdürlüğü ile J.Gen. Komutanlığı arasında tespit edilen sorunların görüşüldüğü, toplantı sonucu ile ilgili rapor olduğu, ayrıca 3 Aralık 2003 tarihinde Emniyet Genel Müdürü Gökhan A. ile Başkan isimli kişi ile görüşme çözüm metni olduğu ve atanan İl Emniyet Müdürleri hakkında bilgi notlarının bulunduğu, bazı İl Emniyet Müdürleri hakkında “Nurcu, Muhafazakar yapıda, Fettullah Grubu ve AKP’nin kilit adamlarından olduğu, tarikatçı ve rüşvetçi yapıda olduğu, Milli Görüş Grubunun içinde olmamakla beraber grubun emrinde, Fettullahçı Rüşvetçi ve Hırsız olduğu” gibi ibarelerin bulunduğu,

“çok önemli dosyalar” klasöründe “Zeki_Ergezen.Ppt” isimli ‘gizli’ ibareli 33 sayfalık PowerPoint sunumunda, Bolu ilinde bazı olaylardan bahsedilerek Tekel müdürü Abdurrahman A., oğlu Roşhat A.’nın, Bakan Zeki ERGEZEN’in akrabalık bağını kullanarak Türkiye genelinde İnşaat ihalelerine girdiklerinin istihbarat edildiği ve bu bilgilerin Genelkurmay Başkanlığınca İçişleri Bakanlığına oradan da Bayındırlık ve İskan Bakanlığı-Zeki ERGEZEN’e gönderildiği, Bakanlığında bu konuda araştırma yaparak, şahıslarla herhangi bir akrabalık bağının olmadığını, bu kişilere herhangi bir ihale verilmediği aksine bu kişilerin Bolu ilinde Cumhuriyet gazetesinin temsilciliğini yaptıklarının anlatıldığı raporlar ve yazışmaların olduğu,

“Saadet Partisi Broşürü” klasöründe toplam 3 adet dosya bulunduğu, ‘gizli’ ibareli “Saadet Partisi Broşürü.doc” isimli dokümanda, K.K.K.’lığı 1.Ordu Komutanlığının 18 Mart 2005 tarihli remi yazısı olduğu Saadet Partisinin dağıttığı broşürlerle ilgili bilgiler olduğu,

“Batı Çalışma Grubu Belgeler\Muhtelif rapor ve degerlendirmeler” klasöründe ‘gizli’ ibareli çok sayıda resim dosyasının bulunduğu, bu resim dokümanlarında askeri personel ve öğrencilerin uyması gereken kurallardan bahsedildiği, askeri personelden eşi türbanlı olanların çağdaş kıyafet giymeleri konusunda takip edilmesi ve uyarılması, personel durum takip çizelgesi gibi çizelgeler hazırlanarak bu durumun kontrol altında tutulmasından bahsedildiği ve bu konuda hazırlanan raporlardan bahsedildiği,

“Batı Çalışma Grubu Belgeler” klasöründe “DSCN0843.JPG” ve “DSCN0844.JPG” isimli ‘gizli’ ibareli 2 adet resim dosyasının bulunduğu, K.K.K.’lığının 24 Mart 1997 tarihli resmi yazısı olduğu, görsel ve yazılı basın, okul ve yurtlar, vakıflar ve dernekler, siyasi kuruluşlar, komu kurum ve kuruluşları, yasadışı kuruluşlarla ilgili rapor düzenlenmesinden bahsedildiği,

ELBA marka M2-C527-ALI0043 seri numaralı CD içerisinde;

“YÖK Tasarısı Hakkında.doc” isimli 24 sayfadan oluşan ‘gizli’ ibareli dosyada, Andıç başlıklı, 19 Eylül 2003 tarihli olduğu, Ege Ordu Komutanlığı tarafından hazırlandığı, Org. Hurşit Tolon’a imzaya açıldığı, K.K.K’lığına gönderildiği, YÖK kanunun ve yeni yasa tasarısının mukayesesi olarak incelendiği,

“Andıc atak projesi\atak_ilgili_yazi” klasöründe çok sayıda ‘gizli’ ibareli MSword dosyalarının bulunduğu, ATAK helikopter projesi ile ilgili resmi yazışmalar, değerlendirmeler ve anlaşma konularının yer aldığı, ayrıca tank savar projesi ile ilgili bilgilerin yer aldığı, bu konularla ilgili yapılan toplantılar ve değerlendirmelerin yer aldığı,

“Andıçlar” klasöründe “And açılmasın.doc” ve “Andıç olay.doc” isimli MSword dosyalarının bulunduğu ‘gizli’ ibareli, Andıç başlıklı, Ocak 2005 tarihli, Genelkurmay Adli Müşavirliğin’den ‘Sn. Genelkurmay Başkanına’ gönderilen ve Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı Oğul bey köy inşaatlarında meydana gelen usulsüzlükleri konulu yazı olduğu,

“İstanbul Belediyesi Kadrolaşma” klasöründe “İstanbul Belediyesi(Özet).doc” isimli “gizli" ibareli 2 sayfalık MSword dosyası olduğu, içeriğinde 24 Aralık 2003 İstanbul Büyükşehir Belediyesindeki Kadrolaşma başlıklı yazı olduğu ve bu konu ile ilgili değerlendirme raporu olduğu,

“Arşiv\Muhafazakar Demokrasi -arz-\Değerlendirme” klasöründe ‘gizli’ ibareli dosyalar olduğu, içeriğinde AKP’nin “muhafazakar demokrasi” adlı yayınında yer alan Laiklik ile ilgili hususların değerlendirilmesi hakkında geniş kapsamlı bilgiler olduğu,

“Arşiv” klasöründe “gizli” ibareli birbirinden farklı 10 adet dosya olduğu, “AKP Genel İrtica DeğerlendirmesiDeğerlendirme 21.07. 2003 3.doc” isimli dosyada, AKP’nin faaliyetleri, kadrolaşma, Partinin önünü açan yasaların çıkarılması, türban vb. konularda genel bir değerlendirmenin yapıldığı, diğer MSword dosyalarında AKP seçim çalışmaları irtica ile ilgili yasa tasarılarının takibi ile ilgili çizelgelerin olduğu, “İrticai Faaliyetlere Karşı Mücadele Stratejisi-18-05-2000.pdf” isimli dosyanın ise 30 sayfadan oluştuğu, “gizli” ibareli ve “irticai (Siyasal İslam) faaliyetlere karşı yürütülecek mücadele stratejisi” başlıklı yazıda 18.05.2000 tarihli Başbakanlık Müsteşarlığınca, Başkanlık Makamına yazılan bir üst yazı olduğu, içeriğinde ise irticai faaliyetlere karşı yürütülecek mücadele stratejisinden geniş kapsamlı bahsedildiği,

“arşiv dosyalar” klasöründe , 12 adet ‘gizli’ ibareli dosya bulunduğu, “Dışişleri-MGK.pdf” isimli dosyanın 28 sayfadan oluştuğu , Milli Güvenlik Kurulunun 18 Nisan 2005 tarihli toplantısı için hazırlanan Dışişleri Bakanlığı Takdim Metni olduğu, “emniyet-MGK.pdf” isimli 28 sayfalık dosyada 18.04.2005 tarihli İç işleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü MGK Takvimi olduğu, “FG Grubuna karşı alınması gereken taslak tedbirler.pdf” isimli 2 sayfalık dosyada Fettullah GÜLEN gurubunun faaliyetlerine karşı alınması gereken taslak tedbirlerden bahsettiği, “İç istihbarat.pdf” isimli dosyada 31 Ekim 2005 tarihi ile İrticai Örgüt Gruplarının son dönem faaliyetleri başlıklı bir rapor olduğu, “Jandarma Fakir Öğrenci Kontenjanları.pdf” isimli dosyada 18 sayfadan oluştuğu J.Gen.K. İstihbarat Başkanlığı Aşırı Sağ Faaliyetler Şube Müdürlüğü fakir öğrenci kontenjan miktarları dosyası olduğu ve Milli Eğitim Bakanlığınca fakir ve başarılı öğrenciler hakkında hazırlanan yasanın Cumhurbaşkanı tarafından veto edildiğinden bahsederek, Türkiye genelinde irticai unsurlara ait 127 okul tarafından 7.273 öğrencinin okutulabileceği şeklinde rapor olduğu, fakir öğrencilere yönelik kontenjan çizelgelerinin olduğu, bölge bölge bu çizelgelerin hazırlandığı, “Jandarma Hayribaba Kadiri Tarikati Ayini.pdf” isimli 23 sayfalık dokümanda J.Gen.K. İstihbarat Başkanlığı Aşırı Sağ Faaliyetler Şube Müdürlüğü Ankara Keçiören Bağlum kasabası Hayri baba camiinde kadiri tarikatının düzenlendiği zikir ayinleri dosyası olduğu ve Ankara İl Jandarma Komutanlığının Kadri Tarikatı faaliyetlerine yönelik başlatılan ‘mekan 01’ planlı istihbarat faaliyetleri özet bilgilerinin olduğu ve ayrıca bu konuda yapılan resmi yazışmaların yer aldığı, “MGK 24 Haziran Nurculuk Faaliyetleri ve FG Genelkurmay bşk Takdim Metni.pdf” isimli 10 sayfalık dokümanda MGK’nın 24 Haziran 2004 tarihli toplantısı nurculuk faaliyetleri ve Fettullah GÜLEN konulu gündem maddesi için Genelkurmay Başkanlığının takdim metni olduğu, “mgk kararı.pdf” isimli 1 sayfalık dosyada 25 Ağustos 2004 tarihli MGK kararının olduğu, “MGK Konuşma Notu-Mayıs 2004.pdf” isimli 13 sayfalık dosyada Genelkurmay Başkanı Org. Sayın Hilmi Ö.’nün ,Mayıs 2004 MGK konuşma notu olduğu, “mgk.pdf” isimli 13 sayfalık MGK Genel Sekreterliğince hazırlanan 18 Nisan 2005 tarihli Güvenlik faaliyetleri takdimi olduğu, “MİT-MGK.pdf” isimli 21 sayfalık dosyada Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı Takdimi olduğu, “Rektörlerle Toplantı.pdf” isimli 5 sayfalık dosyada, J.Gen.K. İstihbarat Başkanlığı Aşırı Sağ Faaliyetler Şube Müdürlüğü 19 Eylül 2003 tarihinde Rektörlerle yapılan toplantıda görüşülen konular başlıklı ve J.Gen.K.’lığını ziyaret eden Rektörlerle yapılan toplantının içeriğinin anlatıldığı irtica, başörtüsü gibi konularda görüşlerin yer aldığı ve uygulamaların aktarıldığı,

ELBA marka M2-C527-ALI0043 seri numaralı CD içerisinde;

“Arşiv” isimli klasörde;

“Atamalar.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 2005 yılında değişik bakanlıklarda ve Kamu Kurumları’nda yapılan 808 kişiye ait atamalar ile ilgili bilgilerin olduğu, bu bilgiler içerisinde kişinin kimlik bilgileri ile atandığı yerin yazılı olduğu,

“Kadrolaşma 21.07.03.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 1052 kişinin dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Kadrolaşma.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 1762 kişinin dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“006 YÖK ve Üniversiteler” isimli klasörde;

“Dicle Üni.yeni rektör.doc”, “Dicle Üniv_Mektup.doc” “Dicle Üniversitesi 1974 yılnda kurulmuş olup 12 fakültes (1).doc” ve “Dicle Üniversitesi 1974 yılnda kurulmuş olup 12 fakültesi bu.doc” isimli MSword dosyalar olduğu, bu dosyalar içerisinde Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fikri C. isimli şahsın kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve ırki görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

B“dicle üniv. eski rektörü.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Dicle Üniversitesi Eski Rektörü Mehmet Ü. Ö. isimli şahsın kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Dicle Üniv_Mektup 13-04-04.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Dicle Üniversitesi’nde görevli bulunan Prof.Dr.Fikri C., Prof.Dr.Mehmet Ö., Prof.Dr.Halil D., Prof.Dr.Ekrem M., Prof.Dr.Recep I., Prof.Dr.Zülküf G., Prof.Dr.Kadri B. ve Prof.Dr.Ömer M. isimli şahıslar hakkında bir takım iddialar istihbari bilgilerin bulunduğu,

“Elazığ Fırat Üniversitesindeki irticai yapılanma jandarma.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Elazığ Fırat Üniversitesi’ndeki öğretim görevlileri ile ilgili çeşitli iddialar ve istihbari bilgilerin yer aldığı,

“G.Antep üiniverssitesi.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Gaziantep Üniversitesi Rektörü İ. Hüseyin F. ile ilgili çeşitli iddialar ve istihbari bilgilerin yer aldığı,

“MEB Hüseyin Çelik'in künyesi.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’in dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Mlatya Üniversitesi.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Prof. Dr. Mustafa P. isimli şahsın kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Sivaks okullar raporu.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Sivas Cumhuriyet Anadolu Lisesi, Abdüssamet Bal Anadolu Lisesi, Suşehri İlçesi İHL ve Özel Sultan Murat Lisesi isimli okullar hakkında bir takım iddialar istihbari bilgilerin bulunduğu,

“Van YY Üniversitesi.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Van Yüzüncüyıl Üniversitesi hakkında bir takım iddialar istihbari bilgilerin bulunduğu,

“019 Siyasi Partiler” isimli klasörde;



“Adana Milletvekili Ömer Çelik.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Adana Milletvekili Ömer ÇELİK isimli şahsın kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve felsefi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Atilla Koç kimdir.doc”, “Atilla Koç kimdirözet.doc” ve “Atilla Koç kimdirözetresimli.doc” isimli bir MSword dosyaları olduğu, bu dosyalar içerisinde Kültür ve Turizm eski Bakanı Atilla KOÇ isimli şahsın kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Çizelgeler.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 2004 Yerel seçimlerinde AKP’den Belediye Başkanı olan şahısların isim listelerinin bulunduğu ve bazılarının karşısında siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Cüneyd Zapsu.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde AKP’nin Genel Başkan Danışmanı Cüneyd ZAPSU isimli şahsın kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“İrticai Faal.Tespit edilen belediye başk.ları.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 126 Belediye Başkanının kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“İstanbul Milletvekili Egemen Bağış.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde İstanbul Milletvekili Egemen BAĞIŞ isimli şahsın kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi görüş ve ırki kökenlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Kültür Bakanı Hüseyin Çelik.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK isimli şahsın kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“023 Biyografik Bilgiler” isimli klasörde;

“AKP RTÜK üyeliği aday listesi.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde RTÜK Üyeliği Aday Listesi’nde isimleri bulunan şahısların kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi görüş ve ırki kökenlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Milletvekili Biyografileri.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 22 Milletvekilinin kimlik bilgilerinin yanı sıra bu milletvekillerinden 7 tanesinin dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“AKP eski Dönemsel Raporlar” isimli klasörde “İrtica.doc”, “Kadrolaşma .doc” ve “Terör .doc” isimli bir MSword dosyaları olduğu, bu dosyalar içerisinde çeşitli kamu kurumlarında çalışan personel hakkında çeşitli iddialar ve istihbari bilgilerin yer aldığı,

“AKP Kadrolaşma” isimli klasörde “atamalar.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 2005 yılında değişik bakanlıklarda ve Kamu Kurumları’nda yapılan 472 kişiye ait atamalar ile ilgili bilgilerin olduğu, bu bilgiler içerisinde kişinin kimlik bilgileri ile atandığı yerin yazılı olduğu,

“AKP'nin Beyin Takımı------” isimli klasörde;

“AKP tarikatçı milletvekilleri.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde AKP Milletvekillerinin kimlik bilgilerinin yanı sıra kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Ulusalcılar.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 2112 kişinin isminin yazılı olduğu, bu isimler arasında, duruşma kapsamında yargılaması devam eden E.Alb. M.Fikri KARADAĞ, E.Sb. Muzaffer TEKİN, Asuman ÖZDEMİR, Doç.Dr.Emin GÜRSES, Doğu Perinçek, Ergün Poyraz, Erol MÜTERCİMLER, Sevgi ERENEROL, Sinan AYGÜN, ayrıca soruşturma kapsamında göz altına alınan Tuncer KILINÇ, İlker GÜVEN, Emcet OLCAYTU ve İbrahim ŞAHİN gibi isimlerin yer aldığı AKP Milletvekillerinin kimlik bilgilerinin yanı sıra kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,



“AKP'nin Terör, Kadrolaşma faaliyetleri 2003 Arz” isimli klasörde “Kadrolaşma son.doc”, “Kopya KADİR ilk .doc”, “Kopya Terör ilk .doc”, “Terör son .doc” ve “Yedek KADİR son.wbk” isimli bir MSword dosyaları olduğu, bu dosyalar içerisinde çeşitli kamu kurumlarında çalışan personel hakkında çeşitli iddialar ve istihbari bilgilerin yer aldığı,

“BÇG İnternette Çıkanlar” isimli klasörde;

“İrtica Eğilimli İl Valileri.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 17 Valiye ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine ve ırki kökenlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“İrtica Eğilimli Kaymakamlar.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 294 Kaymakama ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“İrticai faaliyette bulunan sağlık bakanlığı hastaneleri.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 304 sağlık personeline ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Biyoğrafiler” isimli klasörde;

“7 Özel Durum Bakanlar kurulu2.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 21 Bakana ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine ve ırki kökenlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“7 Özel Durumu1 Olan Milletvekilleri AKP.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 60 Milletvekiline ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“7 Özel Durumu Olan Milletvekilleri AKP.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 40 Milletvekiline ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“7 Özel Durumu Olan Milletvekilleri Bağımsız.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 3 Milletvekiline ait kimlik bilgilerinin yanı sıra çeşitli iddialar ve istihbari bilgilerin kaydedildiği,

“7 Özel Durumu Olan Milletvekilleri CHP.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 2 Milletvekiline ait kimlik bilgilerinin yanı sıra çeşitli iddialar ve istihbari bilgilerin kaydedildiği,

“9 Milletvekilleri Özgeçmiş tamamı.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 500’ün üzerinde Milletvekillerine ait kimlik bilgilerinin yanı sıra çeşitli iddialar ve istihbari bilgilerin kaydedildiği,

“11 Milletvekillerinin Özgeçemişleri son.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 365’in üzerinde Milletvekillerine ait kimlik bilgilerinin yanı sıra çeşitli iddialar ve istihbari bilgilerin kaydedildiği,

“Adalet Bakanı Cemil Çiçek.doc”, “Başbakan Abdullah Gül.doc”, “Bayındırlık ve İskan Bakanı Zeki Ergezen.doc”, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu.doc”, “Devlet Bakanı Ali Babacan.doc”, “Devlet Bakanı Beşir Atalay.doc”, “Devlet Bakanı Mehmet Aydın .doc”, “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler.doc”, “İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu.doc”, “Maliye Bakanı Kemal Unakıtan.doc”, “Milli Eğitim Bakanı Erkan Mumcu.doc”, “Milli Savunma Bakanı Mehmet Vecdi Gönül.doc”, “Sağlık Bakanı Recep Aktağ.doc”, “Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun.doc” ve “Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım.doc” isimli bir MSword dosyaları olduğu, bu dosyalar bahsi geçen Bakanların dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerinin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“AKP tarikatçı milletvekilleri.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 100 Milletvekiline ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır.doc”, “Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen.doc” ve “Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış.doc” isimli MSword dosyaları olduğu, bahsi geçen Bakanların siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullatif Şener.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, dönemin Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Abdullatif ŞENER’in siyasi görüşlerine ve ırki kökenlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Milletvekilleri.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 85 Milletvekiline ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, dönemin Tarım Bakanı Sami GÜÇLÜ’nün dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Org. Büyükanıt” isimli klasörde 5 adet alt klasör ve 3 adet dosya, ayrıca alt klasörler içerisinde de çok sayıda dosyalar ve alt klasörler olduğu, Genelkurmay Eski Başkanı Org. Yaşar B. ile ilgili kişisel bilgiler, aile bilgileri, banka hesap bilgileri, bağlantılı olduğu kişiler, gayri menkulleri ile ilgili bilgiler, sağlık durumu ile ilgili bilgiler, ailesi ile ilgili yapılan soruşturma dosyaları ile ilgili bilgileri içeren geniş kapsamlı araştırma dosyaları olduğu görülmüştür.

ELBA marka M2-C527-ALI0048 seri numaralı CD içerisinde,

“AKP Kadrolaşma” isimli klasörde “AKP Kadrolaşma.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, Prof.Dr. Nükhet Y., Ahmet K. ve Cahit P. isimli şahıslar hakkında bir takım iddialar ile istihbari bilgilerin bulunduğu,

“Batı Çalışma Grubu Belgeler\bçg” isimli klasörde;

“d1.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, Bursa'da idari mahkeme başkanı Sabri Ü. ve mahkeme üyeleri M. Ali C. ile M. Kemal Ö. ve İstanbul/avcılar ilçesi merkez kur'an kursu yaptırma ve yaşatma derneği yönetim kurulu başkanı ve ilçe müftü vekili Cuma K. isimli şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“d2.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, Malatya il sağlık müdürlüğü emrinde çalışan isimleri ve unvanları yazılı doktor, hemşire, ebe ve memurları hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu ve 9 şahsın dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“d3.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, 15 şahsın dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“d4.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, 9 şahsın dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“d5.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, Malatya ili ve çeşitli ilçelerinde valilik ve kaymakamların emrinde görevli devlet memurları hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu ve 9 şahsın dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“d6.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, 13 şahsın dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“d7.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, Malatya ili müftulüğüne bağlı çeşitli bölgelerdeki müftü, imam, Müezzin ve çalışanları ve Malatya ilindeki çeşitli ilçelerde görev yapan hakim ve savcılar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu ve 9 şahsın dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“d8.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, Malatya ili köy hizmetleri müdürlüğünde görevli mimar mühendis ve Malatya ili tekel sigara fabrikasında çalışan personeli hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu ve 5 şahsın dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“d9.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, Malatya ili ve ilçelerinde bulunan il tarım müdürlüğünde görevli personeli hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu ve 11 şahsın dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“e2.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, İstanbul, Konya, Erzurum ve İzmir İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“e3.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, Artvin, İstanbul, Konya ve Ankara İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“e4.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, Elazığ, Erzurum ve Tunceli İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“e5.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, Elazığ, Kayseri ve İzmir İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“e6.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, Iğdır, Kayseri ve Sivas İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“e7.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, Ankara ve Manisa İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“e10.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, Çukurova ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitelerinde bazı öğretim elemanları hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu ve 7 şahsın dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“e13.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, Kahramanmaraş ve Adana illeri PTT müdürlüklerinde görev yapan bazı personel, Kahramanmaraş İli Pazarcık ilçesi Tarım Müdürlüğü’nde görev yapan bazı personel ve Adana ili Karaisalı ve Tufanbeyli kaymakamlıklarında görevli bazı personel hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu ve 6 şahsın dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Batı Çalışma Grubu Belgeler\BÇG çalışmaları” isimli klasörde;

“21.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Burdar, İstanbul, İzmir, Manisa ve Aydın İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“b.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, İstanbul’da Konuşlu Adalet Bakanlığı Birimleri ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“F1.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, İzmir, Adana ve Gaziantep İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“F2.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Şanlıurfa, Batman ve İzmit İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“F3.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Kocaeli İlindeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“F4.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Çanakkale, İstanbul ve Denizli İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“F5.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Ankara, İstanbul, İzmir ve Kahramanmaraş İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“G2.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Ankara, Erzurum, İstanbul ve İskenderun İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“G3.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Ankara ve Adıyaman İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“G4.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Malatya, Ankara, Edirne, İstanbul ve Niğde İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“H1.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, İstanbul, Ankara, Kütahya ve Çorum İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“H2.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Malatya, Ankara, İstanbul, Edirne ve Niğde İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“I1.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Ankara, İstanbul ve Çanakkale İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“I3.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Ankara, Hatay ve İstanbul İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“II3.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Ankara, Denizli ve Bursa İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“Batı Çalışma Grubu Belgeler\BÇG Çalışmaları 1” isimli klasörde;

“a1.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Ankara, Çanakkale, İstanbul, Elazığ ve Kocaeli İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a2.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, İstanbul, İzmir ve Ankara İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a3.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, İstanbul, Ankara ve Kayseri İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a4.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Kocaeli ve Ankara İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a5.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Manisa ve İstanbul İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a6.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Denizli ve Burdur İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a7.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Ankara, Malatya ve Kocaeli İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a8.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Ankara, İzmir, İstanbul ve Hatay İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a9.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Erzurum İlindeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a10.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Edirne ve Kütahya İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a11.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Tekirdağ ve Batman İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a12.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, İzmir, Erzurum, Denizli ve Burdur İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a14.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, İstanbul, Manisa, İzmir ve Denizli İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a15.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Karadeniz Ereğli ve Denizli İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a16.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Bursa, Tunceli ve Siirt İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a17.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Kocaeli ve Adana İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a18.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Kayseri, Bartın, Bursa, İzmir İlleri ve KKTC’deki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a19.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Adana İlindeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a20.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Türkiye’deki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a21.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, İstanbul ve Burdur İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a22.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, İstanbul İli’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a23.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Ankara, Denizli ve Adana İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a24.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Ankara, Bursa ve İzmir İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a25.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Kocaeli İlindeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a26.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Muş İlindeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a27.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Bolu İlindeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a30.bmp” ve “a31.bmp” isimli resim dosyaları olduğu, Adana İlindeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a32.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Afyon, İzmir, Ankara, İstanbul ve Manisa İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a33.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Tekirdağ ve Burdur İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a34.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, İzmir ve Tunceli İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a35.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, İstanbul, Manisa, Erzincan ve Ankara İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a38.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Tekirdağ İlindeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a39.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, İzmir, İstanbul, Manisa ve Burdur İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a41.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Kayseri, Sivas, İskenderun ve Denizli İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a43.bmp” isimli bir resim dosyası olduğu, Ankara, Kocaeli ve İstanbul İlleri’ndeki bazı faaliyetler ve şahıslar hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“çok önemli dosyalar” isimli klasörde;



“a111.jpg” isimli bir resim dosyası olduğu, Bayındırlık Bakanı Zeki ERGEZEN’in akrabası olduğu ifade edilen Abdurrahman A.ve oğlu Rojhat A.isimli şahısların siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği ve haklarında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,

“a113.jpg” isimli bir resim dosyası olduğu, Emniyet Müdürlüğü Kararnamesi’nde isimleri geçen Hüseyin Ç., Reşat A., Mehmet C., Orhan O., Celal U. ve Salih T. isimli şahısların siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“a114.jpg” isimli bir resim dosyası olduğu, Emniyet Müdürlüğü Kararnamesi’nde isimleri geçen Feyzullah A., Ali K., Ramazan A., Metin İ., Orhan Ö., Savaş Y., Şuayip D., Mustafa İ.ve Tekin A.isimli şahısların siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“a115.jpg” isimli bir resim dosyası olduğu, Emniyet Müdürlüğü Kararnamesi’nde isimleri geçen Emin K., Uğur G., Mehmet Y., Atilla Ç., İsmail K., Ali Osman K. ve Mehmet G. isimli şahısların siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“a116.jpg” isimli bir resim dosyası olduğu, Emniyet Müdürlüğü Kararnamesi’nde isimleri geçen Salih K., Vadi Ç., Cumhur K. ve İhsan Ü. isimli şahısların siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“a117.jpg” isimli bir resim dosyası olduğu, Emniyet Müdürlüğü Kararnamesi’nde isimleri geçen Saim İ., Hüseyin N., Ahmet K., Zekeriya K., Yaşar D., Ali T., Necmettin S., Atalay S., Ramazan T.ve Tahsin D. isimli şahısların siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“a118.jpg” isimli bir resim dosyası olduğu, Emniyet Müdürlüğü Kararnamesi’nde isimleri geçen İbrahim K., Orhan E., Süleyman İ. ve Osman K. isimli şahısların siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“b20.ppt” isimli bir PowerPoint dosyası olduğu, Recep Tayyip ERDOĞAN’ın Soyağacının kaydedildiği,

“b22.ppt” isimli bir PowerPoint dosyası olduğu, sağlık Bakanlığı, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü çalışanlarına ait atamalar ile ilgili bilgilerin olduğu,

“c06.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, içeriğinde Milli Eğitim Bakanlığı’nda yapılan bürokrat atamaları ile ilgili isimlerin verildiği ve isimleri bulunan şahısların kimlik bilgilerinin yanı sıra dini ve siyasi görüşüne göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği

“01.jpg”, “02.jpg”, “03.jpg”, “04.jpg” ve “05.jpg” isimli 5 adet resim dosyasının olduğu, Abdulkadir AKSU ve ailesi ile ilgili soy kütüğü ve nüfus kayıt bilgilerinin olduğu,

“b10.ppt” isimli bir PowerPoint dosyası olduğu, içeriğinde Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’e ait Çankaya nüfus müdürlüğünden alınmış mühürlü nüfus kayıt örnekleri, Genel Kurmay Başkanlığı Basın Yayın ve Halkla ilişkiler dairesinin hazırlamış olduğu Milli Eğitim Bakanı ile ilgili basın haberleri, Mehmet A. isimli şahıs tarafından gönderilen, Milli Eğitim Bakanının Arap ve Kürt kökenli olduğu ile ilgili biz yazının bulunduğu,

“İrticai Faaliyette Bulunan Kamu Görevlileri” isimli klasörde “Süleymancı kamu personeli çizelgesi.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 4 şahsa ait dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Kadrolaşma” isimli klasörde;

“Kadrolaşma1.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 2002 ve 2003 yıllarında değişik bakanlıklarda ve Kamu Kurumları’nda yapılan 953 kişiye ait atamalar ile ilgili bilgilerin olduğu, dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Kadrolaşma EK-A.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 17 bakanlıkta gerçekleştirilen atamalar ile ilgili bilgilerin bulunduğu bir tablo olduğu,

“Kadrolaşma EK-C.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Başbakanlık, 18 Bakanlık, Üniversite/YÖK ve Diğer Kurumlarda gerçekleştirilen atamalar ile ilgili bilgilerin bulunduğu bir tablo olduğu,

“Kadrolaşma eski ufuğa verilen üzerine eilave ettikleri.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 2002 ve 2003 yıllarında Başbakanlık ve bakanlıklarda yapılan 233 kişiye ait atamalar ile ilgili bilgilerin olduğu, siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Kadrolaşma eski.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 2002 ve 2003 yıllarında Başbakanlık, bakanlıklar ve Kamu kurumlarında yapılan 349 kişiye ait atamalar ile ilgili bilgilerin olduğu, siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Kadrolaşma listeye ilave edilecek.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 1 kişiye ait atamalar ile ilgili bilgilerin olduğu ve hakkında istihbari çalışmalar bulunduğu,

“Psikolojik Harekat Seminerleri” isimli klasörde;

“Ahmet Davutoğlu.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, dönemin Yürütme Organının Uluslar arası İlişkiler danışmanı Ahmet Davutoğlu’nun dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Ali Babacan.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, dönemin Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan’ın dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Bil. n.Astsu. Şenol K. .doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, Astsubay Şenol K. isimli şahıs hakkında bir takım iddialar istihbari bilgilerin bulunduğu ve kişisel bilgilerin kaydedildiği,

“Bil. no.bçvş.İlhan K..doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, İlhan K. isimli şahıs hakkında bir takım iddialar istihbari bilgilerin bulunduğu ve kişisel bilgilerin kaydedildiği,

“H. Cüneyd Zapsu.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, AKP’nin Genel Başkan Danışmanı Cüneyd Zapsu isimli şahsın kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi görüşü ve ırki kökenlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“Yalçın Akdoğan.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, AKP Genel Başkan Danışmanı Yalçın Akdoğan isimli şahsın kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi görüşüne göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,

“İlk BÇG Çalışmaları” isimli klasörde 177 adet Excel dosyası olduğu ve bahsi geçen dosyalarda; ...illerinde bulunan “Basın yayın organları, suç örgütleri, vakıflar, öğrenci yurtları, kuran kursları, dersaneler, mescitler, radyolar, dernekler, gazeteler, dergiler, kıyafetler, tarikatlar, akımlar, cemaatler, dergahlar, medreseler” ile ilgili istihbari bilgilerin kaydedildiği,

“Siyasi Partiler” isimli klasörde “Siyasi partiler-Seçimler-Tarikat bağ.xls” ve “Siyasi partiler-Seçimler-Tarika1t bağ.xls” isimli 2 adet excel dosyalarının olduğu, siyasi parti isimleri ve liderlerinin yazılarak ideolojik görüşlerine göre sınıflandırıldıkları ve dini görüşüne göre bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği anlaşılmıştır.

c-Telefon Görüşmeleri
Tape No:1411 de kayıtlı 26.12.2007 saat:16.09 da Güler Kömürcü ile yaptığı görüşmede; G. Kömürcü’nün “Okuyabildiniz mi yazdıklarımı” “Becerebiliyo muyum” dediği, H. Tolon’un “Harükulade Harükulade” dediği, G. Kömürcü’nün “Şimdi bişey sorucam yine efendim bu son günlerde çok fazla MİT aleyhine yazılar yazıyolar sabahta özellikle görüyorsunuz yok lastik patlatmaktan öteye geçemez yok işte Eşref vatan haini yok vesair türü şeyler yani kuruma sürekli saldırıyolar anladığım kadarıyla burda başkalarını değiştirimek için yapıyolar Müsteşarı değiştirmek için zemin hazırlıyolar ben yanlış mı tespit ediyorum yani Sabahta olması Fettullahçı grubun olması” dediği, H. Tolon’un “Doğrusunu söylersek mutlaka yanlış bişey tespit etmiyo yada tespit etmiyorsunuz ancak tabi yalnız başına değiştirmek değil MİT i fonksiyonsuz kılmakta var, bunlar tabi kendi hedeflerine yürürken kendi önlerindeki bariyerlerden çok ciddi çok önemli olanlardan biri MİT” “Onun için tabi MİT’ i kendi koşulları tarzındaki bir kurum haline getirmek amacıylada yapılmış olabilir” dediği, bu konu üzerine sohbet ettikleri,

Tape No:3587-3588-3589-3590 da kayıtlı 28.01.2008 saat:02.15 da Habip Ümit Sayın ın gönderdiği mesajda; “Pasam.Kirli tezgah sitesi bilgileri tskya saldimak icin taraf gaztesinde ve basinda isimlerle ve ergenekonla birlestirilip yayinlaniyor.Umit.” şeklinde mesaj çektiği,

Tape No:7801 da kayıtlı 31.01.2008 saat:14.27 de Ahmet Tuncay Özkan ile yaptığı görüşmede; aralarından düzenlenecek bir organizasyondan bahsederek, organizasyonu kimin organize ettiği konusunda konuştukları, A. H. Tolon’un “… bizim yönetim kurulu toplantı da tanıyorsunuz hepsini teker teker selamları sevgileri var sizi kucaklıyoruz” “Şimdi bu ikisi organizasyonu kiminle Koordine edilecek sizinle mi?” dediği, A. T. Özkan’ın “Hayır efendim ben hiç yokum orda” dediği, A. H. Tolon’un “Bir siyasi parti mi yapıyor bu işi kim yapıyor belli değil yani biz sizden haberlerden alıyoruz ikisinde orda olacağız da” dediği, A. T. Özkan’ın “.. bilgi vereyim … 14 Nisan çalışma grubu adına” “Ankara’dakiler adına Şenal Sarıhan aradı” “Dedi ki ben bu grup adına arıyorum biz Anıtkabire gireceğiz ayın ikisinde” “Dedim ki ben ... bir konuşayım bir anda böyle acil karar verdik kusura bakmayın dedi peki dedim” dediği, A. H. Tolon’un “O dedi kusura bakmayın... bak bunu sizden duymak beni ve bütün yönetimi mutlu edecek” “... aziz dostum biz senle kader arkadaşıyız Kader arkadaşı” “Beraber çıktık yola hatırlarsan, şimdi beni de başladılar sana saldırıyorlar şimdi bana da saldırıyorlar ...” dediği,

Tape No:4243 da kayıtlı 21.02.2008 saat:11.42 da M. D. ile yaptığı görüşmede; M. D.’nın “Mustafa saygılar paşam Mecliste bir toplantı vardı da çıktım şimdi toplantı devam ediyor” dediği, A. H. Tolon’un “Nasılsınız iyi misiniz” “Hayırdır,öğlenleyin müsait olacak mıydınız,olunsanız kaçta olursunuz diyecektim,olmazsanız başka bir gün” dediği, M. D.’nın “Olabilir olabilir,her halde on beş yirmi dakikada çıkarım,toplantıyı terk ederim şimdi şimdi çıktım gerçi de” dediği, A. H. Tolon’un “Ben şeye kadar hani bu gün ve ya dün tabi bir hasta arkadaşımız ile uğraştım” “Bu gün gerçi bizim öğleden sonra sizce bir mahsuru yoksa tabi biri on geçe ben şeye hareket etmek zorundayım,nedir o” “Toplantıya,eğer sıkıştırırsa önümüzdeki haftaya taşıyayım” dediği, M. D.’nın “Sıkışırız rahat konuşmamız lazım biraz” dediği, A. H. Tolon’un “Peki peki o zaman önümüzdeki haftaya taşıyoruz” “Ben arıyorum sizi oldu mu efendim” dediği, M. D.’nın “Oldu saygılar sunuyorum” dediği, A. H. Tolon’un “Anlatacağım çok şey varda size onun için” “Bende çok şey var” “Hayır Sizin bilmediğiniz pek çok ha yarın da belki ayarlayabiliriz bir dakika bir dakika” dediği, M. D.’nın “Tamam haberleşelim lütfen” dediği,

Tape No:4244 da kayıtlı 23.02.2008 saat:11.11 de Çetin ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Çetin abi günaydın” “Bana bak böyle konuşurken bomba momba kelimeleri kullanma Erkenin bir başka türlü bomba olduğunu düşünebilir birileri” dediği, Çetin’in “Yazdılar ya” dediği, A. H. Tolon’un “Ne yazdılar” dediği, Çetin’in “Erkenekon” dediği, A. H. Tolon’un “Aaaa sen Erkenekon mu oldun sonrada” dediği, Çetin’in “Hayır öyle yazdılar” dediği, A. H. Tolon’un “Yazarlar o yazanlar şerefli insanlardır ama ya” “Yüksek onurludurlar yurt sevgisi vatan sevgisi vardır onlarda Allah korkusu vardır o yazanlarda yahu” dediği, Çetin’in “Hurşit abi az kaldı” dediği, A. H. Tolon’un “Peki canım hadi bak bütün dostlarımız sana selam ve sevgiler iletiyorlar bendenizde kucaklıyorum Zeliha hanımefendiye hürmetler” dediği, Çetin’in “Bilmukabele bilmukabele” dediği, A. H. Tolon’un “Ne iyiki Sivrihisar var ne iyiki sen orda dünya ya geldin tabi Satılmış beyde muhterem eşini orda efendim 3 sene 4 sene görev yapmışlar efendim ee tanıyomusunuz dedim ailesini tanırım çok mümtaz bi aile dir dediler” “İzmir neyse be Eskişehir” “Tamam Eskişehir Dönüş sonra hadi öptüm seni” dediği,

Tape No:4245 da kayıtlı 26.02.2008 saat:14.15 de X Şahıs ile yaptığı görüşmede; X Şahsın “Paşam canım Paşam” dediği, A. H. Tolon’un “Ruhi bey ya en azından bir ziyaret etsek beyefendiyi de dedi bir ofisinde” dediği, X Şahsın “Erdal’ı çağırmam da bir mahsuru var mı Erdal Paşayı” dediği, A. H. Tolon’un “Erdal giriyor mu bu konuyu yalınız” dediği, X Şahsın “Yok hayır hayır ha yok tamam gerek yok anladım” dediği, A. H. Tolon’un “Bir hoca hanım var o da bu işin içinde var” “Şimdi Erdal’ı çağırırım koşa koşa da, Bu projede yok yalnız, benim bildiğim” dediği, X Şahsın “Anladım canım Paşam anladım” dediği, A. H. Tolon’un “Yok değil mi o bu projede” dediği, X Şahsın “Yok yok ona hiç bahsetmedik” dediği, A. H. Tolon’un “Yalınız hoca hanım ile konuşmadım, hoca hanıma soracağım, müsaitse onu da çağırayım buraya” “Yani bilsin yani sizi tanısın” dediği, X Şahsın “Perşembe günü görüşeceğiz o zaman tekrar, Cuma günü de İnşallah toplanacağız” “Saygılar canım Ayla hanıma çok selam saygılar” “Ayla hanım Ayla hanım” dediği, A. H. Tolon’un “Bana vuruyor” dediği, X Şahsın “Size de vuruyor, Hükümete de vuruyor hiç yani çok değerli vallahi çok değerli” dediği, A. H. Tolon’un “Vallahi bana vuruyor bana en çok ufak ufak bana vurur o bana” dediği,

Tape No:4246 da kayıtlı 26.02.2008 saat:17.04 de X Şahıs ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Saygı değer Başkanım özür dilerim” “Bir rapor yazdırıyorlardı, çok üzgünüm müsaade aldım sizden nasılsınız efendim” dediği, X Şahsın “Sagolun Paşam iyiyim, siz nasılsınız, özledim sizi bir arayayım sizi” dediği, A. H. Tolon’un “Sagolun efendim ben de sizi özledim, geçen hafta sonu hep aklımdaydınız işte her hafta ama bir şeye gittim Eskişehir’e gittim, cumartesi günü oradaydım Pazar döndüm dolayısıyla onun için arayamadım” “Uğraşıyorum koşuşmaktayız sizler nasılsınız” dediği, X Şahsın “Valla Paşam işte benim bu geliş gidişim ile ilaveten Orkun’un bu şey rahatsızlığı işte” dediği, A. H. Tolon’un “Ama Orkun ‘la ben konuştum o şey yani şöyle söyleyeyim o devamlı kalıcı bir olay değil…. Orkun’un” dediği, X Şahsın “Değil değil işte ona şimdi annesi yemek filan hazırlıyor, şeyden hafta sonları geliyor yani özel bir ihtimam gösteriliyor” dediği, A. H. Tolon’un “Tabi hanımefendi orada sanıyorum değil mi, hanımefendi orada değil mi” “Sayın Başkanım Bu kefiri o pek benimsemedi ama benim onlarca arkadaşım, bakın onlarca insan, hatta İstanbul’da ki Emniyet Müdürü en başta, Emniyet Müdürü Celalettin bey” “O dertten öyle kurtuldu , onun son derece hat Gasttiriti vardı” “Ben iyiyim koşuşmaya devam ediyorum işte bir orası geçen hafta niye görüşemedik sizin ile Eskişehir’de olduğum için” “Orada Kerkük’le bu Kuzey Irak konusunda şey vardı. Panel vardı ona gittim bu arada” “Bu arada beni sıkıştırıyorlar hep sınır ötesi operasyonu için ama” “Çok erken ve söylenen her lafta bence, resmi açıklama dışında her lafta kusura bakmayın ama boş laf bilmeden etmeden herkes atıyor atıyor malesf” dediği, X Şahsın “Evet şimdi tabi insan şey yapıyor ama yani ondan daha çok şu Türban işi ben” dediği, A. H. Tolon’un “Sormayın onu şimdi bakın, şimdi onu biraz önce onu ile ilgili açıklama yazıldı yayınlandı, hele bu YÖK Başkanının bu fütursuz ifadeleri son derece üzücü bir şey daha ifade edeyim, dinleyen dinlemeyen herkes şunu bilmeli ki YÖK başkanı gibi Türkiye’nin Anayasal Kurumunun tepesinde oturan bir profesör üstündeki zat, Rektörleri suç işlemeye teşvik ediyor” “Yasaları Kanunları tanımayın bu işi yapın siz diyor” dediği, X Şahsın “Yalınız Paşam ben tabi şimdi bunu şey yapamıyorum da bu Paşalarımızın emekli olanların değil de, yani şu an görevde olan Paşalarımızın da hem bu kadar hükümeti parlatacak işler yapıp, hem bu konuda en ufak bir ağırlık koymayışları da bizi esasında üzüyor yani” dediği, A. H. Tolon’un “Efendim onu bana sayın Başkanım, onu bana binlerce yüzlerce insan söylüyor tabi şöyle söyleyeyim bir an hoş görü ile karşılamanızı istirham ediyorum onların da pozisyonu itibariyle ne halde olduklarını kestirmekte zorlanıyorum, hani çok af edersiniz bu tabir hoş değil ama aşağı tükürse sakal yukarı tükürse bıyık diye bir laf vardır ya” “Hoş olmamak ile beraber şimdi öyle söylediler vay siz basın hemen saldırdı 27 Nisan bilemem ne dediniz dediler” “Böyle söylediler sizin yüzünüzden böyle oldu dediler, peki biz bir şey söylemiyoruz susuyoruz diyorlar bu sefer niye susuyorsunuz diyorlar” dediği, X Şahsın “Yani bu da var tabi bu da az uz değil yani bunlarda var” dediği, A. H. Tolon’un “Şimdi diyorlar ki bu 27 Mayıs işte bu inadına bu iktidarın bu kadar oy almasının sebebi sizsiniz diyorlar adamlara” dediği, X Şahsın “Yani doğru diyorlar ama şöyle tabi ben telefonda çok uzatmak istemiyorum inşallah sizler ile sohbetimiz olurda” “Şimdi Cumhuriyeti koruyup kollamanın görevinin içerisinde, diyorum ki yani bu konuda mutlaka olması lazım yani neticede bu da bir Cumhuriyeti koruyup kollamanın içinde olan bir görevdir, öyle geliyor bana” dediği, A. H. Tolon’un “Efendim gayet tabi tabi ben size müteşekkirim şu cümle benim için çok anlamlı, birisi bana beş sene önce filan bir soru sormuştu yani benim üst katlarımda olanlardan” “Demiştim ki,Yasanın bana yükümlediği sorumluluğun gereğini söylüyorum nedir o sizin de sorumlu olduğunuz laf Türkiye Cumhuriyetini korumak ve kollamak ben korumak işini görev verildiği zaman yapıyorum, peki kollamayı nasıl yapacağım, kollamak ne demek işte kollamayı yapıyorum demiştim ben ona” dediği, X Şahsın “Evet Paşam, Paşam sizi yormayayım,gerçekten çok özledik” dediği,

Tape No:4249 de kayıtlı 29.02.2008 saat:10.22 de, R. B. ile yaptığı görüşmede; R. B.’ın “Sagolun Hurşit Paşam, geldik işte kürkçü dükkanında…” dediği, A. H. Tolon’un “Yani ben diğer tarafa alacağım(Bunu sessizce söylüyor)diğer tarafa alacağım da ondan sordum” dediği, R. B.’ın “Tamam tamam, ben giderim oraya direk olarak” dediği, A. H. Tolon’un “He çünkü oradan Mülkiyeliler Birliğinde bu gün işte Nisan toplantısı var ona katılacağım” dediği, R. B.’ın “Yok yok ben gelirim oraya” dediği, A. H. Tolon’un “Ben şimdi on iki on iki on beş arası sizde olurum dedim, tekrar söyleyeyim, Reşit Galipten aşağıya iniliyor” “Fiskiye sokak numara 22 Ruto” dediği,

Tape No:4250 de kayıtlı 29.02.2008 saat:10.24 de, M. Erdal Şenel ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Şey seni arıyo ulaşamıyo bir türlü Rıfat bey” dediği, M. E. Şenel’in “Doluyum Pazar günü cumartesi günü akşam yemeği var Pazar günüde nişan var bişeymi vardı” dediği, A. H. Tolon’un “Yo hemen işte boşsan hemen kaparım seni de ondan” “Varya görüşeceklerimiz var yaa Allah Allah ya” dediği, M. E. Şenel’in “Ya tabi tabi yani öğle vaktide olabilir” dediği, A. H. Tolon’un “Şimdi bugün öğlen şey bugün Mülkiyeliler Birliğindede işte toplantımız var artık haftada ikiye üçe çıktı bu 12 Nisan çalışması varya” dediği, M. E. Şenel’ in “Hı anlıyorum” dediği, A. H. Tolon’un “O tabi bir ikiye çıktı işte hafta sonu olacak ancak ayrıca bugünde buharlaşıyorum” “Ben seni bekliyorum bildiri yapacaz da ondan” dediği,

Tape No:6032 de kayıtlı 29.02.2008 saat:13.28 de Mehmet Şener Eruygur ile yaptığı görüşmede; M. Ş. Eruygur’un “Yaa bu herifler yine yok bize mesaj çekmiş bilmem ne filan diye aktif haberde bir şeylermi .. yazmışlar” dediği, A. H. Tolon’un “…dünkü gazetede var efendim yazmış size de bize de filan internette de var” “… Elif işte o doçent midir nedir” “… memleket batıyor işte bu .. Türktü Kürttü mürttü bilmem nesinden … filan davalarından dolayı diyor … bu artık Onyedinci Türk Devleti …de sona eriyor efendim … pardon Onaltıncı Türk Devleti öyle diyor işte Onyedinci Türk Devletinin kuruluşu içinde destek olun yardımcı olun bilmem ne zırvalıyor” “… ben onu .. orduya da sordum … Adalet Bakanı sayın müsteşarına da sordum … dedim ki bu adam mahkûmiyet almış bir adam ıııı şey psikolojik rahatsızlığı olan bir adam” “Devlet görevinden dolayı bize müracaat etmiş ya da kendi kafasına göre adres almış” dediği, M. Ş. Eruygur’un “Ne zaman yazmış bunu ..” diye sorduğu, A. H. Tolon’un “… geçen senenin …onuncu ayındamı ne yazmış” “Tabi ben bakar söylerim size tabi dün gazetede çıktı bu şimdi bunu kim yapıyor çok araştırdım ben efendim bu uuu poliste çözümü yapılmış bu adamın ıııı laptopunun tamam mı” dediği, M. Ş. Eruygur’un “Bunlar yayıyorlar” dediği, A. H. Tolon’un “Tabii hayır gıdım gıdım veriyor bu hafta bir sayfasını veriyor .. amaa belli bir gazeteciye veriyor” “Yani adınız orda geçsin diye mesela hem sizi yazmışlar hem beni yazmış hem R. T. i yazmış değil mi” “.. halbuki internete bakarsanız orada A. P. var internete bakarsanız orda da bir sürü tümgeneral adı filan var” “Böyle bi enterasan bir iş şimdi bunların amacı bu sivil toplum meselelerini uğraşan insanları” “.. hedefe getirmek maksat o yani size bana bir şeye filan ben bu arada siz rahatsız etmedim üzüntünüz var diye” “Hayırlısı ile bu işleri kapatın bunu ciddi bir şekilde ele alıp belki de” “… bu yazıları yazanlar hakkında da dava açacağız yani” “.. orduya geldim demiş rapor verdim oraya demiş bilmem ne demiş e tabi gelmişti şikayet etti bir sürü insanı başındaki profösör le beraber” “Bende yaz onları yazılı olarak ver dedim” “Herkes ne diyorsa onu dedim tabi siz biliyorum yani ben dün bizim toplantıda söyledim bizim genel kurulda ismen sizi söyledim dedim ki bakın dikkat edin .. bunu maksatlı yapıyorlar bu arada dedim tavır koymanız lazım yani birlikte bir tavır koymanız lazım dedim” “Arkadaşımda yanımda şimdi çalışma arkadaşımız orda kalktım öyle dedim tek başına bırakma yani ııı tepki göstereceksiniz şimdi kim bu memlekette güzel işlerle uğraşıyorsa onun üstüne yükleniyorlar hepsi beraber” dediği,

Tape No:4251 de kayıtlı 29.02.2008 saat:13.29 da, Şener Eruygur ile yaptığı görüşmede; Ş. Eruygur’un “Hurşit paşam iyi günler ben Şener Eruygur” “Ya bu herifler yine yok biri mesaj çekmiş filan diye aktif haber de bişeyler mi yazmışlar” dediği, A. H. Tolon’un “Haa dünkü gazetede var efendim yazmış sizede bizede filan internettede var” dediği, Ş. Eruygur’un “Neyi ifade eder bu” dediği, A. H. Tolon’un “Şu Efendim şu ben aradım bizim internete göndermiş bu şey ee nedir o herif işte o doçent midir nedir” dediği, Ş. Eruygur’un “Haa o herif” dediği, A. H. Tolon’un “Efendim eğer metnin tamamını okuduysanız işte memleket batıyo işte bu Türk tü kürt tü mürktü bilmemnesinden fedan filan davalarından dolayı diyo ee bu artık 17. Türk devleti de sona eriyo efendim ee pardon 16. Türk Devleti öyle diyo işte sona eriyo 17. Türk devletinin kuruluşu için destek olun yardımcı olun bilmem ne zırvalıyo neyi ifade ediyo” dediği, Ş. Eruygur’un “Bu neyi ifade eder” dediği, A. H. Tolon’un “Efendim şimdi bişey etmez de esas acıklı tarafı şu ben onu sordum orduya da sordum ee yetkililere de sordum hatta Adalet Bakanlığı Sayın Müsteşarına da sordum ya dedimki bu adam mahkumiyet almış bi adam şey psikolojik rahatsızlığı olan bi adam” dediği, Ş. Eruygur’un “Rahatsızlığı olan Bi adam evet” dediği, A. H. Tolon’un “Devlet görevinden dolayı bize müracaat etmiş yada kendi kafasına göre adres almış” dediği, Ş. Eruygur’un “Ne zaman yazmış bunu ne zaman” dediği, A. H. Tolon’un “Aaa efendim ben dün akşam aradım buldum onu ee geçen senenin 10. ayında mı ne yazmış” dediği, Ş. Eruygur’un “2007 nin mi” dediği, A. H. Tolon’un “Bakarım akşama ……” “Buldum yani sizde internetinize bakarsanız bulursunuz” dediği, Ş. Eruygur’un “Evet şu anda da yanımda da değil bakarım” dediği, A. H. Tolon’un “Ben bakar söylerim size şimdi dün gazetede çıktı bu. Şimdi bunu kim yapıyo onu çok araştırdım ben efendim bu poliste çözümü yapılmış bu adamın leptabının tamamı” dediği, Ş. Eruygur’un “Bunlar yayıyolar” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır Gıdım gıdım veriyo bu hafta bi sayfasını veriyo ama belli bi gazeteciye veriyo yani adınız orda geçsin diye mesela hem sizi yazmış hem beni yazmış hem R. T.’ i yazmış dimi” “Ha halbuki internete bakarsanız orda A. P. var, interneti bakarsınız orda daha bir sürü tümgeneral adı filan var” “Enteresan bi iş şimdi bunların amacı bu sivil toplum meseleleriyle uğraşan insanları” dediği, Ş. Eruygur’un “Caydırmak” dediği, A. H. Tolon’un “Hedefe getirmek maksat o yani size bana bışeye falan ben bu arada sizi rahatsız etmedim üzüntünüz var diye ee hayırlısıyla bu işleri kapatın ciddi bi şekilde ele alıp belki de gerçi onu ben düşündüm belki bu bu yazıları yazanlar hakkında dava açıcaz yani” “İşte yok dava açtı paşalar maşalar diyolar bu tamamen size bize karşı olan mesele uğraşınızdan kaynaklanıyo bunu bilin yani” dediği, Ş. Eruygur’un “Doğrudur doğrudur” dediği, A. H. Tolon’un “Ee müsterih olun o adam hasta işte yazmış orduya gittim demiş bişiy demiş” dediği, Ş. Eruygur’un “Hasta hasta biliyorum Nereye gittim demiş Orduya gittim demiş” dediği, A. H. Tolon’un “Yazmış ya işte orduya geldim demiş rapor verdim oraya demiş bilmemne demiş ee tabi gelmişti şikayet etti birsürü insanı başındaki profösör le beraber. Bende yaz yaz onları yazılı olarak ver dedim” “Herkes ne diyosa onu dedim tabi siz biliyorum yani ben dün bizim toplantıda söyledim genel kurul da ismen sizi söyledim dedimki bakın dikkat edin bunu maksatlı yapıyorlar bu arada dedim tavır koymanız lazım yani birlikte bir tavır koymanız lazım bi arkadaşım da yanımda şimdi çalışma arkadaşımız orda kalktım öyle dedim tek başına bırakma yani tepki göstereceksiniz” dediği,

Tape No:4252 de kayıtlı 29.02.2008 saat:18.47 de, Meriç ile yaptığı görüşmede; Meriç’in “Paşam müsaitmisiniz Meriç ben” dediği, A. H. Tolon’un “Meriç bey bi çalışma yapıyoruz ama buyursunlar” dediği, Meriç’in “Onunla ilgili ne zaman isterseniz görüşebiliriz paşam” dediği,

Tape No: 01.03.2008 14:36:35 tarihinde T.T.’ un gönderdiği mesajda; “devrım yasalarımız ıcın,3 mart pazartesı, saat 12.45te ulus ataturk heykelı onundeyız.tanıdık herkesı davet edınız,anadolu ulusal uyanıs ve dayanısma platformu” yazdığı,

Tape No:4257 de kayıtlı 02.03.2008 saat:23.38 de, Fahri ile yaptığı görüşmede; Fahri’ nin “ama bu yiğit insan Hatay Üniversitesi Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü hatırlayacağınız” dediği, A. H. Tolon’un “Tabi tabi çok sevdiğimiz dostumuz” dediği, Fahri’nin “Ya bu çılgına dönmüş bişeyler konuşacam dedi bana sizede selam ve saygıları var onuda ileteyim bana dedi Tuncay Özkan’ ı bul dedi ama dedi onla bi randevulaşacağım önce yüz yüze görüşücem ama dedi önce sizinle görüşmek istiyorum bu Antalyada çok canı sıkılmış bazı şeylere böyle şey olmaz diyor 66 yaşında ki adam çılgına dönmüş buraya gelecek” dediği, A. H. Tolon’un “Antalyayla bağı ne işin” dediği, Fahri’nin “A orda oturuyo oraya yerleşti şimdi seçilemeyince” dediği, A. H. Tolon’un “Ha şimdi oldu evet tamam tamam” dediği, Fahri’nin “Sayın N. S.’ e çıkarmadılar onu o birinciydi yine Hatayda ama seçmediler biz çok uğraştık onun için bayağı uğraştık YÖK göndermedi yukarıya en yüksek oyu ikiye katlayarak almasına rağmen şimdi de Mustafa Kemal Üniversitesi Hatay da karmakarışık oldu” “Türbanada ilk müsadeyi yapanlardan birisi ordaki adam şimdi tabi Tuncay Özkan’la konuşayim konuşmak istiyorum Fahri bunu bana ayarla sayın Tolon paşamıza da selam ve saygılarımı söyle deyince ben Tuncay Özkan’ nın şeylerini bilemiyorum bide Ankaraya” dediği, A. H. Tolon’un “Tuncayla zaman zaman Ankarada tabi çok sık olmamakla beraber oluyor tabi Tuncayın burada olduğu zamanı ayarlamak lazım” dediği, Fahri’nin “Yalnız şöyle bir muradı var hocamızın yav ben gelecem hem seninle hemde Hurşit paşayla bi görüşim bazı düşüncelerim var ama telefonda olmaz fahri bey” dediği, A. H. Tolon’un “1 veya 2 gün önce bana haber verilirse bi çakışma olmasın” dediği, Fahri’nin “Peki efendim şöyle bişey yapalımmı ben direk telefonunuzu şeyi istemiyo direk telefonunu alabilirmisin bana Fahri dedi Metin hocam” dediği, A. H. Tolon’un “Tabi alırsınızda numaram var yalnız inşallah evde bulur beni geceleri bulabilir” dediği, Fahri’nin “Şöyle söylim ben şimdi Tuncay Özkan’ nın telefonunu alıp ardından randevu almak istiyorum hocaya ondan oda buraya gelecek birgün önceden randevu öncesinden” dediği, A. H. Tolon’un “Tanıyomusunuz Tuncay’ ı” dediği, Fahri’nin “Hayır tanımıyonum efendim o sebeble sizi arıyorum” dediği, A. H. Tolon’un “Onun için ben alim telefonunu” dediği, Fahri’nin “Hah siz alırsanız e Metin hocaya” dediği, A. H. Tolon’un “Ama alabilmem için önce tabi hocayla görüş yarın verdi randevuyu sonra ne olacak yani hoca ne zaman olabilir filan onları bi öğrenelim de yani” dediği, Fahri’nin “O zaman ben şimdi hemen Metin hocaya dönsem sizin numaranızı versem desem ki Hurşit paşam böyle böyle ben haber verdim böyle arasın diyebilirmiyim müsadeyi verirmisiniz bana” dediği, A. H. Tolon’un “Yarın öğlen saatlerinde arayabilir yani saat yarımla birbuçuk arasında Ulustaki Atatürk heykelinde olacam orada 3 Mart münasebetiyle efendim e o günü anıcaz onun dışında telefonla bana ulaşılabilir” dediği,

Tape No:4258 de kayıtlı 03.03.2008 saat:12.23 de, A.K. ile yaptığı görüşmede; A. K.’ın “Ben A.K. Paşam” dediği, A.H. Tolon’un “Aaaa muhterem ve saygı değer büyüğüm, ellerinizden öperim, ellerinizden öperim” dediği, A.K.’ın “Ben çok üzülüyorum Paşam” dediği, A.H.Tolon’un “Şimdi bakınız bu bi defa fevkalade yanlış bir toplumu bilgilendirme, burada ABD Mabede, AB mabe filan değil bu iş” “Şimdi bu iş sınırlı süreli bir harekât yapılıyordu, burada ki talihsizlik iki olayın üst üste çakışma zamanıdır, kesişme zamanıdır” dediği, A.K.’ın “Evet efendim, bende bunu yazdım e” dediği, A.H.Tolon’un “Bakınız bir şey arz edecem, yani çok af edersiniz, bu, sizi başta tenzih ederim, ne kadar hürmetim olduğunu bilirsiniz, köşe tutucu diye ifade ettiğim bir bir bir çok zerzevatın, aklı varda o kafa tasının içinde beyin varda, Genel Kurmaydaki o kadar Genel Kurmay Başkanı başta, Kuvvet Komutanları, generallerin, subayların, karargâh personelinin beyni yok mu yani” “Kaldı ki kaldı ki, bakın bir şey söyleyeceğim, şimdi bir partinin başkanı diyor ki, Silahlı Kuvvetlerin günahı yoktur, ona baskı yapılmıştır çekil diye, yemezler sayın büyüğüm, yemez yemez, çekilemeyecek durumda ise, tekrar arz ediyorum, çekilemeyecek durumda ise değil hükümet Padişahlıktan emir gelse çekilemez. Niyeee? Temas halindeki birlik çekilebilir mi? Haa şimdi adam diyor ki; ben gittim, işimi bitirdim, benim yapmam gereken iş o kadardı, buraya Kandil Mandil olacak iş değil tabi 100km. öteye Kandil’e yaya birliklerle, efendim bu kışta bata çıka, bata çıka bu kışta kıyamette onun girmesi, haa eksik bir şey var mı? Var efendim, bana göre de var, o ne biliyor musunuz? O bu konunun kamuoyuna aksettiriliş şekli, bugünkü dille bu konudaki iletişim aksaklığı” dediği, A. K.’ın “Evet bendeniz de bilmem okudunuz mu? Aynı şeyi söyledim” dediği, A.H. Tolon’un “Hayır ben dışarıdayım, sabahın köründen, bu gün 3 Mart ya, onun kutlamasına gidiyorum şimdi anıta, Ulus Anıtına orda işte konuşmalar filan yapılacak, şimdi bu oturup ta o gün Hükümetin Başındaki zat tarafından geçirip televizyona ey millet saat 9’da biz eee Silahlı Kuvvetlerimiz işini başarı ve şerefle icra etmiştir. Hiç kimsenin etkisi baskısı olmadan onun öyle söylemesi, bunun böyle söylemesi bizi etkilemez, biz birliklerimizi daha fazla yıpratmamak için bu doğa koşullarında eee bugün sabah itibari ile esasen çekmeye de başlamıştık, şimdi size duyuruyoruz der, arkasından da Genel Kurmay Harekat Başkanı veya 2.Başkanı çıkar kamuoyuna mufassal olarak bunu anlatırdı. Haa şimdi tabi eksik olduğu için biz nevama olayı tevil ediyormuş görüntüsü aksediyor, bende budan şiddetle muzdaribim” “Yani arkamızda oralı diyorlar değerli büyüğüm, arkamızda güç var diyorlar” dediği, A. K.’ın “Evet bunu diyorlar” dediği, A. H. Tolon’un “Arkamızda güç var diyorlar, senin gücünü mücünü takmam diyecekti birileri” dediği, A.K.’ın “Paşam çok güç şartlarda, hatta belki baharı bekleselerdi daha iyi olmayacak mıydı” dediği, A.H. Tolon’un “Hayır hayır, hemen anlatayım size bak, aman onu yazmayın, baharı bekleselerdi şimdi verdikleri zayiatın 5’ini sadece 5 mislini sadece, eee mayın, uzaktan komutalı eee patlatma eee patlatılacak tuzaklarla verirlerdi. Yani karın bu dönemde yakın hedeflerin seçilmesinin sebebi; Bir hemen daha bahar gelmeden o hazırlık yaptıkları yerleri yok et, iki kirletilmiş olan arazinin tehdidinden kaçınmak” dediği, A.K.’ın “Valla siz daha eee” dediği, A.H. Tolon’un “Hayır hayır ben bunu bilerek, yani bu mevsim birlikler özellikle öyle hazırlandı, yetiştirildi, bakın tek mayın, mayın efendim zayiatı yoktur, niye? Bu karda mayınla etkili olamazsınız tabi” dediği, A.K.’ın “Fakat Paşam görüntü, maalesef bu yanlışlıklar karşı tarafa ümit ve cesaret verecek diye korkuyorum” dediği, A. H. Tolon’un “Şimdi karşı tarafa içimizdeki ihanet odaklarını güçlendiriyor, karşı tarafa tokadı ya da yumruğu yedi” dediği, A.K.’ın “Bir daha canlanmazlar mı? Yani tamamıyla” dediği, A. H. Tolon’un “Efendim, terörist bitmez muhterem büyüğüm, siz bu işle 20 senedir bu, terörist bitmez, terör bitirilir, terörist biter mi?” “Terör bit” dediği, A.K.’ın “Dalları budakları budandı da” “Kökünden kesmek lazım” dediği, A.H. Tolon’un “Tamam kökünden kesmek için, kökünden kesmek için tek başına Silahlı Kuvvetler Atom Bombası da kullansa bitmez bu iş. Neden? Kaynak fıştırtır, maksat teröre son verecek, ciddi kararı ortaya koyacaksınız” dediği, A.K.’ın “Bide bugünkü Milliyetin şeyi Cephede iş tamam, siyasete devam” dediği, A. H. Tolon’un “Hah haaaa şimdi bak bunu dediğiniz müddetçe terörist hiç bitmez, ümit var çünkü herifte” dediği, A.K.’ın “Bütün bunlar başladı şimdi, beni üzen bu, maalesef bu yanlış yapılan şey eee eş zamanlı” dediği, A.H.Tolon’un “Şimdi söyle söyleyim bir gün öncede çekilseydi, bir gün sonra da çekilseydi, yine bazı tartışma, bütün mesele ben amaçladığım hedefe gittim, işimi yaptım, haaa bak gör bununda fotoğrafını şimdi dönüyorum, bunda ne içerdeki bir adamın, ne dışarıda ki bir herifin en ufacık katkısı olamaz” dediği, A.K.’ın “Ama Paşam Bush konuştu, Gates konuştu ondan hemen sonra olması çok hepimizde bir kuşku uyandırdı” dediği, A.H. Tolon’un “Efendim elbette uyandırır, işte bunu iyi açıklarsanız, bunu bunu bunu kamuoyuna, şimdi sorumlu kim hükümetin başındaki zat, çıkacak arkasından da Genel Kurmay hemen diyecekti ki” “Hayır hayır hayır, şeye diyorum, şoföre diyorum şimdi anlamadı söylediğimi, zaman kazansın, şimdi bunu çıkacaktı o gün sabahın köründe, biz böyle bir karar verdik bu karar da kimsenin etkisi yoktur bir, iki Silahlı Kuvvetlerimiz hizmetlerini yapmıştır, bu konudaki ayrıntıyı açıklamayı da sayın Genel Kurmay Başkanı yapacaktır” “Eee maalesef oldu ona bir şey demi ona ona derseniz o zaman susarım, bende olmadı mı? Ben bir toplantıdaydım 5’te milletin telefonu çaldı, bana döndü herkes noluyor efendim dedi, nasıl çıkılıyor felan, böyle bir anda eee şok geçirdim orda, sonra tansiyonum mansiyonum fırladı, ya bir yanlışınız var dedim, herhalde birlikler değiştiriliyordur, birlik değiştirme yapılıyordu, yani yıpranan birlikler geri alınıyor, taze birlikler ileri sürülüyor filan dedim” dediği, A.K.’ın “Bende bayıla yazdım Paşam ee haberi duyunca için kan ağladı, bilmem yazılarımı okuyor musunuz” dediği, A.H. Tolon’un “Okuyorum, şey bana bende birikiyor, ama ben siz şeyden anlıyorsunuzdur, geri gönderiyorum ya” “Efendim iyi ahhh 18 Martta bir yerlerdeyim ben, Çanakkale’deyim galiba” dediği,

Tape No:4259 da kayıtlı 03.03.2008 saat:22.22 de S. B. ile yaptığı mesajlaşmada; “Yeni sitemiz www.ulushareketi.com görüs ve telkinlerinizi bekleriz sadik b..” yazdığı,

Tape No:4260 de kayıtlı 04.03.2008 saat:09.56 da, F. K. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Komutanım bahçedeyim şu anda dolaşıyorum işte peşinde koşuyorum yani sivil toplum kuruluşlarıyla birlikteyim efendim başka bişeyim yok yani Cenk le konuştum dün siz nerelerdesiniz” “Ben Hürriyet Milliyet almıyorum biliyorsunuz” dediği, F.K.’nin “Hürriyet ve Milliyette Avninin görevden alındığını yazıyordu” dediği, A. H. Tolon’un “daha 3 gün 5 gün oldu Erdal paşayla konuşuyorduk hiç öyle bişeyden bahsetmedi bana ama Cuma” dediği, F. K.’nin “Cumartesi akşamı gece yarısı operasyonu diyo zaten” “Cuma akşamı tebliğ ettiler ve görevden alındı haberin olsun o Erdal’ a da söyle de bu oradaki Ankara da ki şeyi olan televizyonlardan herhangi bi tanesiyle irtibat kurabilirsek artık” dediği, A. H. Tolon’un “Ben kurarım hemen ben hayır niye öyle bi gece” dediği, F.K.’nin “E biliyosun AKP liler için o gün” dediği, A. H. Tolon’nun “Şimdi sessizlik yani güzel devam ediyodu nooldu ben aramadı da beni ha belki Cenk beni aradı hatırınızı sormak için aradı duydum zannetti belkide komutanım” “Cenk aradı dün komutanım iyi misiniz dedim ki Cenk gözlerinden öperim 12 Nisanda işte büyük bir etkinlik var orda siz varsınız filan onları konuştuk biz” “Hayır ben şimdi ararım bende numarası var” dediği, F. K.’nin “Eğer yani oradaki televizyonlardan herhangi birini” dediği, A. H. Tolon’un “Derhal derhal ben şimdi Kanal D falan temasa geçerim” dediği, F. K.’nin “Bi abisi sensin orda ben çok uzaktayım” dediği, A.H. Tolon’un “Hayır bişey söylicem bi dakka bu adam devlet memuru nası alıyosun ha maaşı devam ediyo diyosun dimi” dediği, F.K.’nin “Yok maaşı düşüyo çünkü şeyden e e Haber Dairesi Başkan yardımcılığından depoya alıyo yani Merkez Valisi gibi oraya alınınca maaşı düşüyo tabi” dediği, A.H. Tolon’un “E bunlar bilmem ne dimi yani şimdi söyletme” dediği, F. K.’nin “O…. çocuğu bunlar o……çocuğu” “İşte bu dinciler böyle herif geldi ya böyle adam 4 defa niye eski Cumhurbaşkanı tarafından boykot edildi belikli bunları yapacak bu adam” dediği, A. H. Tolon’un “Olurmu ya olsa komutanım haberim olsa 50 defa görüşürdük sizinle komutanım sizi 75 defa sizi arardım yani” dediği, F. K.’nin “sağol eksik olma” dediği, A. H. Tolon’un “Hatta şu Cenk’in adamlığına bak dedim beni aradı böyle filan ne bilim Cenk kimi aradı ben şimdi bakmayın bana sabah yürüyorum sabah çıkıyorum akşam geliyorum 11 de 12 de” dediği, F. K.’nin “Doğrudur doğrudur sen işte dediğim gibi Erdal merdal arkadaşlarla bi arama yapında oda rest çeksin emekli olsun ordan dönsün bu tarafa biyere” dediği, A. H. Tolon’un “nerdeki ahbablıkmı” “Ee itlik itlik orda işler çok hergün çağırıyolarda efendim yetişemiyorum bide bizim günahsız yere birileri şerefsizce kirletmek gayreti içerisindeler sizde tabi o sağ basın da onları görmüyorsunuz” dediği,

Tape No:6192 de kayıtlı 04.03.2008 saat:10.17 de M. Erdal Şenel ile yaptığı görüşmede; Ahmet Hurşit Tolon’un “Bir ıı.. şimdi haberim oldu benim, bu Küpeliyi dereden almışlar haberin oldu mu senin” “Müteyakkız ol yani” dediği, M.E. Şenel’in “Yok bizimki basit şey olduğu için küçük memur onu dokunmuyor şimdilik” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır, çocuğu ya olur mu yaa o zaman ortalığı ayağa kaldıralım mahkemeye gidelim durmayalım yani olur mu yani”dediği, M.E. Şenel’in “Tabi tabi mahkemeye gidilecek zaten, herhalde gidecek Küpeli” dediği, A. H. Tolon’un “Şimdi hayır iş arıyo o ben şimdi eee.. şey telefon etti bana Küpeli bana ben şaşırdım dışarıda yürüyodum ondan sonra bu akşam dördü biliyosun dimi” “Bu hayır şimdi bana Fuat paşanın söylediği tapu değilde şeydi söylediği bana ona tee.. tamam vericez dedim baştan beri bu pergule pencere dedi pencereyi pergolayla vericez dedi” dediği, M.E. Şenel’in “Yav kardeşim bu adam yani bunu aldığına göre herkesi alır ben sana söyleyim” dediği, A.H. Tolon’un “Ben bu ko … iyi ama onun için tedbir alasın diyom babam bende onu söledim sana yani” “Şimdi bu, askersin yaa oda bilmiyoki orda filan” dediği, M.E. Şenel’in “De hepsi bide şey yaa o küçük memur sayılır onun yanında yani dokunursa da napim” dediği,

Tape No:4262 de kayıtlı 04.03.2008 saat:10.45 de, F.T. ile yaptığı görüşmede; F. T.’nin “Bu Malatya Valisi ile beraber bi şehir dışına çıkacaz” dediği, A.H.Tolon’un “Peki canikom peki, ben Rıza T.de buradaymış, üçümüz bir araya, sende Rızayı özlemişsindir, birbirinizi dedim,” “Üçümüz beraber yeriz dedim” dediği, F. T.’nin “Biliyorum, biliyorum da geçen hafta kararlaştırmıştık, öğleden sonra ee Malatya Valisi” dediği, A. H. Tolon’un “İyim işte iyim, Küpelinin işte o… görevden almışlar şimdi telefon etti” “Eeee Daire Başkan Yardımcısıydı biliyorsun orda, Daire Başkanıydı daha doğrusu” “Ama oturuyordu, onu da görevden almışlar şimdi, işte böyle böyle, Esas senle bi baş başa oturalım da bu günü filan bi konuşalım” “Şimdi bak baştan beri bir sıkıntı var, bütün şimdi bütün hepsini derledim ben bi de sabah radyoları dinliyorum ben radyoları” “İletişim eksikliği diyorlar, tekelde toplandı iletişim” dediği, F.T.’nin “Ya Hurşit abi çok yani” “Moralim çok bozuk” “Yani okudukça, şey yaptıkça” dediği, A.H. Tolon’un “Benim de benimde” “İşte o sebeple ben hani, Rıza, sen, ben bir araya geleyim diye” dediği, F.T.’nin “İşte elde olmayan ama bu hafta geliriz inşallah” dediği, A.H. Tolon’un “Tamam olmazsa Perşembe yaparız Cuma yaparız, yaparız olur mu” dediği,

Tape No:4263 de kayıtlı 04.03.2008 saat:11.54 de, Y. S. ile yaptığı görüşmede; Y. S.’ ın “Biz sizi görmek istiyoruz 13.30 da bekliyoruz ayrıca Hurşit paşam bi de bu devre bürosu aldık böyle şeyde bu onur işhanı var Kızılay da bilginiz olsun şimdiden arz ediyorum size bugün işte kaporasını yatıracaz Ruhi beyde onun parası onlarda şeye gittiler ee Erzuruma gittiler işte heralde önümüzdeki hafta böyle sanıyorum halletcez o konuda da bilginiz olsun efendim” dediği,

Tape No:4264 de kayıtlı 04.03.2008 saat:13.49 da, G. B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Naapıyosun geldim Kepsuta geldim şimdi” “Rıza paşamla beraber” dediği,

Tape No:4266 da kayıtlı 05.03.2008 saat:10.41 de, X Şahıs ile yaptığı görüşmede; A.H. Tolon’un “Şimdi ee dün akşam elimize geçti, elime geçti benim ee.. a-maille adamın biri ee.. tabi adını da bak bulurum yaa adıda şey eee yalan değilse tabi E. K. diye birisi ADD üyesi diyo” “Şimdi ben bunu Ali beyle falan konuştum eee bakın ne diyo mesela bu işte şey etkinliği üç mart etkinliğinde ee bir tek ADD ve dokuz ışıkçı Hurşit Tolon’un Anadolu Ulusal Uyanış Platformu ve Türkiyem topluluğu yok diyo şimdi burda, da yani Dokuz Işıkçı falan yapıyo bizi herif” “Da ağır iddialar var şimdi; ..…. Dokuz Işıkçı falan yapmış bizi, bizi yapmış” dediği, X Şahsın’ ın “O bi suç değil ki paşam” dediği, Ahmet Hurşit Tolon’un “Hayır hayır, hayır hayır şimdi topluma Dokuz Işıkçı bi herif diye yayıyo arkasından Oniki Martçı diyo bilmem bi sürü laflar diyo” dediği, X Şahsın’ ın “Çok.. tabi evet” dediği, A. H. Tolon’un “Şimdi ADD yi de ADD yönet.. şimdi bunun Çankaya şubesindeki bir herif olduğunu tespit ettik biz” dediği, X Şahsın’ ın “ADD Çankaya dimi efendim” dediği, A. H. Tolon’un “ADD Çankaya tabi, bu ADD Çankayayı siz bilir misiniz tanırmısınz ordakileri” dediği, X Şahsın’ ın “S.P.” dediği, A.H.Tolon’un “Ee şimdi ona bi söylerseniz biz oraya bunun ADD vasıtasıyla gereğini yaptıracaz, ben tanımadığım için size bi danışayım dedim” dediği, X Şahsın’ ın “Zaten Şener paşamla, Taner paşamla Ondört Nisan çalışma grubuna benim karşı çıkmamamın nedeni buydu, önce üç tane albayı sırtlarına sardılar bize karşı kullandılar ve add Çankaya şubesinde Şener paşamın desteklediği Süleyman P. Ondört Nisan çalışma grubu olarak genel kurula aday çı” dediği, A.H.Tolon’un “Bunu yazan bu hayır, hayır şimdi arayacam ve konuştum ben, bu adam dedi şeydeki bi herif dedi eee yani bu yazı çünkü bu işin Atatürk anıtında çelenk konurken orda bi herif vardı muhtemelen o dur ben dedim ki ya bu listede bi sürü isim var mesela TESUD, TAMAD TESUD başkanı burda, TAMAD burda, haberleri yok” “Kendi haberleri yok, adamın biri ordan atıldı efendim onlar dedi evet dediler dedi yav genel başkanları burda hemşerim dedim bak genel başkanları” “Genel başkanları Rıza paşa burda haberi yok TESUD’ un” dediği, X Şahsın’ ın “Vede TESUD’ u siz temsil ediyosunuz” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır Genel Başkanlarıda orda yok” dediği, X Şahsın’ ın “Hayır hayır genel başkan olmadığı zaman siz temsil ediyosunuz” dediği, A. H. Tolon’un “Ha tamam yok dedim ee bana üzerine dedi ki efendim o sizin şahsi görüşünüz dedi, he ben dedimki bunların amacı saat yarımda yüksel caddesinde toplanarak bunu bugün yayınlamak suretiyle buradaki etkinliği bölüyolar, hani dayanışma bu parçalamadan başka ne dedim” “Ama bunu kime söylüyom biliyomusunuz, Tamer paşaya” “Tamer paşaya söyledim” dediği, X Şahsın’ ın “Şener paşayada söyleyin” dediği, A.H. Tolon’un “Hayır Şener paşa yoktu orda” dediği, X Şahsın’ ın “Biz Şener paşayla dört yıl önce …” dediği, A. H. Tolon’un “Efendim anlatcam şimdi” “Dün akşam ben Şener paşayıda buldum” “Şimdi bunu Tamer paşaya anlatıyorum, Tamer paşanın yanında bi adam duruyo” “Ben böyle, sen kimsin o da senin fikrin o zaman” “Döndüm arkamı gittim, şimdi ondan sonra dün akşam bu geldi” “İşte ADD …... neler oluyor bi ADD imza atmadı böyle bir metne filan ADD yi suçluyor yöneticilerini bilmem neyi suçluyo filan bu sürü, şimdi ben bunu biraz önce Ali beyle konuştum dedi ki o Çankaya’da, şimdi ben hem sizi sorucam dünden beri hemde bu Çankaya şubesindekileri tanır mısınız diycektim ki, Allahtan tanıyomuşsunuz” dediği, X Şahsın’ ın “Şimdi ben, Tamer paşa tabi bana kırıldı ama, ben şunu söyledim Şenere de ben bunu söyliycem dedi söyliycem dedi söyleyin paşam dedim yani ben..” dediği, A. H. Tolon’un “Tamer paşa size kırgın mırgın değil canım niye kırgın…” dediği, X Şahsın’ ın “Kimsenin yüzüne karşı söyleyemeyeceğim lafı etmem dedim, kendi örgütüne sahip olamayan dedim bize hiç sahip olamaz ben sözümde duruyorum yani siz ADD nin şu kadar şubesi var bu kadar üyesi var genel başkanısınız siz kendi örgütünüze ADD ye hakim olamıyorsunuz örgütünüzün üyesi olduğu Ulusal Birlik Hareketi Platformu na küfür etmeye kalkıyorsunuz yani bunlar hep konuşuldu bunlar hep söylenildi ben size ee size de ilettim sanıyorum” dediği, A.H. Tolon’un “E bunu dediniz ……. hatta …. Söylediler de siz sanki orada ee bilmem neyi ka... onun üzerine ben sizle özel konuşayım kulak kulağa dedim siz dediniz ki işte öyle değil böyle dediniz sonra bende dedim ki döndüm ya siz sacmalıyosunuz dedim” “Dediler yaa da doğrusu bizim yönetime aktardılar eee yani sanki o platformu ee ıı siz şeyapıyosunuz gibi” dediği, X Şahsın’ ın “Sabote ediyorum” dediği, A. H. Tolon’un “Ee gibi filan ee öyle bir anlayışları vardı anlayışları, bende onu için sizinle başbaşa konuşayım dedim” dediği, X Şahsın’ ın “Tabi paşam ben zaten bunu her zaman söylüyorum Ulusal Birlik Hareketi Platformu üç mart 2004 biz yola çıktık o zaman yüz seksen üç kuruluştuk, ATO’da yaptığımız toplantı ilk toplantımızdır” “Ve sayın paşam o zaman görevdelerdi, e ondan sonra ADD Genel Başkanı oldular Ertuğrul KAZANCI yla mücadele ettik yıllarca diycez, emekli olduktan sonra, ondan sonra kırk sekiz kuruluşla teslim aldılar şimdi oniki kuruluş kaldı” dediği, A.H. Tolon’un “Bakın şimdi bu herif ne yazmış buraya, niçin başkan yardımcısı ve bazı yöneticiler Dokuz Işıkçı Hurşitin sözünden çıkamıyo” “Çünkü yeni ADD Genel Başkan adayları Dokuz Işıkçı Hurşit de onun için. Duydunuz mu” dediği, X Şahsın’ ın “Evet. Şimdi ADD” “Tabi ADD şubeleri bizim gibi Atatürkçü değil” dediği, A. H. Tolon’un “Evet ben şimdi bişey arz edim size” “…… tabi her zaman şimdi bişey arzetcem ben esas bu şeye gidin eee Çankaya şubesi başkanına eee kimi bulursam aktarır” dediği, X Şahsın’ ın “Süleyman P., yarbay emekli yarbay” dediği, A. H.t Tolon’un “Hayır hayır onunla ne konuşcam onla konuşmam bile ben, onun tanıdığı bir….” dediği, X Şahsın’ ın “Şener paşamın has adamıydı şimdi düşmanı oldu” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır ben şimdi kimi bulurumda bana yardım edin siz kimi bulurumda benim şimdi ee biz bu yazıyı yazan öyle bi adam yok tabi ama onun ordan yazıldığını tespit ettik” “Yani ADD bünyesinde tanıdığınız” dediği, X Şahsın’ ın “ADD, Ali E. bilir yönetim” dediği, A. H. Tolon’un “Ali E. burda adı yazılmış zaten” dediği, X Şahsın’ ın “Hayır Ali E. bizim başkan yardımcısı” dediği, A.H. Tolon’un “Ali E. burda suçlanıyor zaten diyorum” dediği, X Şahsın’ ın “Dokuz kişilik yönetim kurulu tanır bilir” “Şener paşam destekledi o grubu, bize rağmen destekledi” “Önce üç tane albayı sırtına sardı şimdi ihraç için etmek için bahane arıyor” “Birbirlerine girdi yani, paşam yarın da gelicem” “Görüşürüz, saygı bizden paşam” “Tabi ben ayrıca ben ayrıca Sevda hanımada fakslamıştım Şener paşaya yazdığım yazıyı” dediği, A. H. Tolon’un “Ama o kadar yoğunuz ki ordan oraya ordan oraya belki kızcağız anlatamamıştır” dediği,

Tape No:4267 da kayıtlı 05.03.2008 saat:12.46 da, A.K. ile yaptığı görüşmede; A.H. Tolon’un “Ya çok kafam bozuk dün aldım sabahleyin komutanımdan haberi ben biyerde okumadım dün akşamda eski TRT yazmışlar ben okumadım ama ben Hürriyet ve Milliyet almıyoruz artık biz kestik onu” “Onlar da almayınca tabi orda okumadım dün komutanım söyledi 2 gün öncede beni Cenk aradı hiç bir şey söylemedi hatır sordu filan dün ya çok kafam bozuldu tesadüfen dün akşamda beraberdik eski Genel Müdürle benimde haberim var okudum dedi nedir bu dedim hepsini dedi yalnız Avni bey dediki hepsini alıyorlar dedi teker teker ne yapacaz şimdi ben komutanla konuştum ama yani bide sizle önce bi defa şöyle söylim bu çizgide olan herkese karşı bunlar tamam o tamam” “Tamam yani biz şimdi ne yapacağımızı bilelim yani hemen biz napıcaz onu merak ediyorum bi defa yasal yolumuz yokmu bizim” dediği, A. K.’nin “Var efendim zaten ona bugün yarın başvuracağım” dediği, A. H. Tolon’un “Tamam hani bir arkadaşımız vardı başvurmuştu hatırlarsanız” dediği, A.K.’nin “Evet efendim vardı şimdi bizde bu akşam oluşturup yarın başvurmayı düşünüyoruz” dediği, A. H. Tolon’un “Tamam bir, iki şimdi ben burada Kanal D var, ART var bunları bi ölçüde tanıyorum sizde tanırsınız ya bunlarla temas ediyimmi görüşimmi” dediği, A. K.’nin “Şu anda efendim bi başlatalımda şeyimizi bi” dediği, A. H. Tolon’un “Yani sizin haberiniz olmadan da paldır küldür bişey yapmak istemedim olaki ya ben orda olmak istemem felan da diyebilirsiniz haklı olarak” dediği, A.K.’nin “Yok efendim öyle bişeyim yok da isterseniz bu bi başlasın süreçe bi bakalımda” dediği, A. H. Tolon’un “Hatta şey de var ben Kanal Türklede konuşma imkanım var” dediği, A. K.’nin “Evet efendim isterseniz bi sürece bi bakalım ondan sonra siz nasıl uygun görürseniz” dediği, A. H. Tolon’un “Peki peki hayır siz ne derseniz ben önce ne diyim hayırlı olsun ne diyim hayırlı olsun” dediği, A.K.’nin “Eksik olmayın efendim” dediği, A. H. Tolon’un “Sağlığını bozmasın hayırlı olsun ne yapalım” dediği, A. K.’nin “Özellikle yazmışlar efendim ya burdan da haber öyle çıkmış işte Genelkurmay Başkanı şey eski Genelkurmay 2. başkanının oğlu şey eski Genelkurmay 2. başkanının oğlu Avni” dediği, A. H. Tolon’un “Öylemi yazıyo kahpe” dediği, A. K.’nin “Evet özellikle öyle yazmışlar efendim” dediği, A. H. Tolon’un “Hangi gazetede yazıyodu bu” dediği, A.K.’nin “Hürriyet, Milliyet, Gözcü ye yazdırmışlar özellikle bunları bu şekilde yazdırmışlarki biz bak askeri bi kanatanda insan alabiliriz hiçbişeyden kimseden korkumuz yok pozisyonunda” dediği, A. H. Tolon’un “Vay şeref vay okumadım okumadım ikisinide almam dedim” dediği, A. K.’nin “Yazılar o ağırlıklı efendim askeri bir kanat olarak alınmış o onun üzerinde duruyolar ya biz darbeyi bu şekildede vururuz pozisyonu” dediği, A. H.Tolon’un “Öyle öyle posta koyuyorlar aziz kardeşim gün ola harman ola öyle yaparlar üzme tatlı canını buradayız devam edicez öpüyorum yanaklarından eşinize selamlar çocukları öperim sakın üzme canını biz buradayız her kapıya koşarız” dediği,

Tape No:6199 da kayıtlı 05.03.2008 saat:15.17 de X Şahıs ile yaptığı görüşmede; X Şahsın “Sizde şeye gitmişsiniz ASELSAN a gitmişsiniz” dediği, A. H. Tolon’un “Ben onun bilgisini sunacaktım çok güzel oldu çok olumlu çok olumlu karşılandık yani beklediğimizden de olumlu oldu hatta fevkalade hatta şöyle söylendi oda bizim arzu ettiğimiz bir şeydi biz dedi ayrı gayrı iş yapmayız ee bi üst katındaki daha önce gittiğimiz adamla ee onunla biz konuştuk dedi o evet diyosa biz ele ele tutuşup gideriz ben sanki hiç görmemiş gibi yine her zamanki tarzda dedim ki vallahi bildiğim bişey var siz orayı görün e tabi sizlerden söz ederek oradaki kardeşler diyolarki dedim ya “dünyanın en az en az 150 ülkesine açılım şansımız var bizim mademki burada işte A ile başlayan siz varsınız T ile başlayan biz varız F ile başlayan orası var bunun üçünün bir araya gelmesi bir dünya gücü yaratır” “efendim bundan baya etkilendi onlar yani bizim zaten dedi böyle bu tür düşüncelerimiz kararlarımız var ee bitek şey var ben lafı döndürüp döndürüp ya işte ben hep eskiden beri dinlerim burda biri varmış galiba size o pürüz yaratırmış filan tek onun şu aşamada yani pürüz olduğu konusunda şey değil ama bi açılım yaptı dedi valla kim olursa olsun bizim buradaki yönetimin kararlarını engellicek tarzda bir tavrı varsa e napalım kardeşim o zaman yolumuzu ayırırız dedi yani o Ce Ce yi sokmak istedim araya oo o engelliyo falan hep döndürüp döndürüp lafı buradaki insanlar diyolar ki ya iyi bari biz bu işi bırakalım gidelim şeye Şereflikoçhisar a tuzculuk yapalım yani ya biz bilim adamı olduk ilimle olmuyo bu iş yani hep 2 senedir bunu dedim aa bunlar oldu mu filan ya o zaman çok sevindim filan dedim yani pek çok şeyi de bilmiyomuş gibi oldum” dediği, X Şahsın “Estağfurullah biliyorum komutanım noluyo böyle piyasada kan gövdeyi götürüyo ya amcam şaşırdı bence (gülüyor)” dediği, A.H.Tolon’un “Anlatim sana dağıttık iyice” dediği,

Tape No:4269 da kayıtlı 05.03.2008 saat:15.45 de, Satılmış ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Gülen hanım bana çok üzücü bir haber verdi” “Bende çok çok çok şok tesiri yaptı ve hemen arıyım dedim hayrola ne oldu dünden bu yana” dediği, Satılmış’ ın “Sağolun bir basın metniyle biz çekildiğimizi duyurduk zaten basına da paşam bunu bu adamlarla bizim devam ettirme şansımız yok yani” dediği, A. H.Tolon’un “Dostum ben onu hissediyorum baştan beri de” “Dikkat ederseniz ortayı bulmak için” dediği, Satılmış’ ın “Bulmak için çok yoğun çaba harcıyorsunuz çok yoruluyorsunuz ben biliyorum” dediği, A. H. Tolon’un “Çok büyük fedakâr çok fedakârlık yaptım” dediği, Satılmış’ ın “Hatta ben biliyorum kesinlikle” dediği, A. H. Tolon’un “Şahsi fedakârlık yaptım ama bir şeye çok üzülürüm beni çok üzersiniz” “Ki onu sizin yapacağınızı hiç tahmin etmiyorum” “Ben beraberlikler doğsun diye iki yılımı verdim gece gündüz” “Hiç bakın dikkat ederseniz bırakın dedim mevkileri makamları arkadaşlığımızı dikkate alın” “Şimdi keşke böyle bir kararı vermeden beni birazcık kulağıma fıslasaydınız bak bir şey söyliyecem” “Şimdi beni ne yıkıyor biliyor musunuz” “Bir defa o Ondört Nisan filan diye bir çirkef grubu var” “Bir onun ekmeğine kadayıf kaymağı sürüyoruz iki olur bir saniyenizi alıyım çünkü çok yıktı beni iki iki bu mücadele ettiğimiz taraf ayaklara kalkarak “işte bunlar bu kadar” diyecek” “bunu beraber konuşsaydık da böyle ortalığı ayağa peki birde şimdi benim şahsımı düşünün” “Ben şimdi Ulusal Uyanış Platformunu iğne oyasıyla bugüne getirdim” “Şimdi onlarla önce biz yani biz sizle beraber beraber olduk” “Aslında dikkat ederseniz ben başından beri çok ciddi şekilde sizin duygu ve düşüncelerinizin yüzde en azından seksenini benimseyen insanım” “Biz çekiliyoruz çekiliyoruz çekiliyoruz şimdi bundan kim zarar görür bakın ben size söyliyim bundan siz zarar görmezsiniz” “Trampet çalacakları söyliyim mi dün akşam zannediyorum siz ayrılmak üzereyken bir metin geldi” “He şimdi o faks metninde görüyor musunuz Dokuz Işıklar mokuz ışıklar olmuşuz” “Güya ADD'ye sor aklımı köşesinden geçiyorsa namerdim” “Şerefsiz bir adamım. Şimdi suçluyorlar onun suçlamasının ben dün gece öğrendim ben Türkiyem grubuyla ADD'yi yan yana getirmiş olmaktan dolayı suçlanıyorum. Onu bana hayır hayır bilin bilin dün gece çözüldü bu Şener Eruygur'u buldum nedir bu sizin dedim şube başkanınızın yaptığı bu şerefsizlik değil mi dedim yani bu şerefsizlik değil mi” “Bunu dedim sizin Çankaya Şube başkanınız yapmış efendim ben tabi eleştirdim Anıt'ta çok eleştirdim dedim ki ya nasıl oluyorda burada saat birde herkes toplanıyor çelenk sunuyor efendim bir işte üç mart konuşması yapılıyor e birileri isimlerimizi yazarak yani TESUD mesud filan ben TESUD temsilcisiyim yazarak oraya şey yapıyorlar yanımda toplantı yapıyorlar bu yakışık alıyor mu filan dedim de ........ biri müdahale etti oradan onada ben sen oranın avukatı mısın dedim onların hepsi dedi teyit ettiler onay verdiler ya nasıl verir dedim” “Şu anda karşımda TESUD'un genel başkanı duruyor TESUD genel başkanı benim haberim yok bu işten diyor siz onun adını da yayınlıyorsunuz bütün dünya ya” “Siz dedim ya bu bölücülüğü sizde mi dedim benimsiyorsunuz “o sizin fikriniz” dedi ya kan beynime ya neysede peki dedim senin fikrin ne hadi benim fikrim senin fikrin yani bunu böyle olması mı dedim döndüm arkamı” dediği, Satılmış’ ın “O çok o inançsız bir kadın paşam o malasef” dediği, A. H. Tolon’un “Beyinsizde zaten bak bak ne kadar ama inanın tabi sizin gibi böyle orada demiştiniz hani toplan deyince toplanan değıl deyince dağılan bir ekip değil bu bu grupları yani aslında ben senin içine siniyor mu diye bir soru sorsanız ayrı mesele” “Ama ben bu grupları bir araya getirmek için iki sene sokakta koştum” “Ama şimdi keşke otursaydık konuşsaydık bunu hani ha yine ben ona takdir sizin ona birşey diyemem ona fikrinize saygı duyarım ben çalışmak istemiyorum derseniz nasıl zorlarım” “Karşı görüşte olan birilerini hele o portakal suratlıları bak geçen seferde onlar kazandılar hatırlarsanız bizim bütün ısrarımıza rağmen Türkiyem topluluğunu Cumhuriyetlere katmak istemediler dikkat hatırlıycaksınız” dediği, Satılmış’ ın “Rauf D. adına bile tahammül edemediler zatıaliniz söylediniz ya toplantıda” dediği, A.H. Tolon’un “……. yani biz birlikte birlikte çünkü daha yetmiyor bunlar yani hakikaten yetmiyor en başta da en zayıfta ee karşıda oturan” dediği, Satılmış’ ın “Ben şöyle bakıyorum olaya bakın” dediği, A. H. Tolon’un “Şöyle bak bak izin ver birşey söyliyim izin verde bişey şimdi beni tabi kahrediyor ben şimdi gebersem daha rahat ederim şimdi bir karşı taraf “ha ha ha” diyecek bak iki gün önce bir araya geldiler dayanamaz diyecek iki bu portakal suratlı ondörtlüler ondört nisancılar o beni zaten mahvediyor” “İki birde şimdi dünden beri ADD madd nin bu şerefsizleri çıktı tabanındaki köpekler afedersin köpekler çıktı” “Ama bak onlara karşı “bu Dokuz Işıkçı ve bu adam burayı ele geçirecek” diyorlar rüyamda gördüysem namerdim bunlara koz vermeyelim şimdi siz nerelerdesiniz bilmiyorum Gülen hanım bana dediki ben dedi teklif ettim ama onların işi varmış dedi ben böyle telefonda değilde bir yarım saat bile olsa nerede” dediği, Satılmış’ ın “Otuz otuz kişi toplantıya gelecek onlara” “Onu onu onu bilmiyorumki onların çok problemleri var…..” dediği, A.H. Tolon’un “Hayır geri dönmenize ikna etmiycem bak bişey söyliycem” dediği, Satılmış’ ın “Ha geri dönme imkanımız hiç olmaz şunu ben arz etmeye çalışıyorum size şimdi bizim bir basın metnimiz var basın metnimizi şimdi ben size gönderiyorum” “Hayır hayır basına da gönderdiğim için siz bir okuyun onu” dediği, A.H. Tolon’un “Ama bak şimdi basına gönderirsen canım üstadım arkadaşım şimdi bak kızmak başka” “Bir tarafın eline koz vermek başka lütfen bak şimdi şimdi ben tamam saygı gösteriyorum fikrinize ama ya şu kadının eline o kozu şu karşı tarafın eline bu kozu şu ADD'nin tabanına o kozu vermeyin ya vermeyin ya en azından benim hatırım için vermeyin ya” dediği, Satılmış’ ın “Yüz yüze geldiğimiz zaman bunları konuşuruz paşam da biz bunlarla biz sizi gayet tabi sizin yeriniz çok farklı lütfen lütfen onu öyle algılamayın” dediği, A.H. Tolon’un “Bizde öyle birşey anlatmak istiyorum siz bunlarla çalışamazsınız bak tamam” dediği, Satılmış’ ın “Mümkün” “Hiçbir konuda bir araya gelemeyiz biz bunlarla” dediği, A.H.Tolon’un “Tamam bak üstadım üstadım bak üstadım ona birşey demiyorum bak üstadım ama benim saygım var bakma biz orda masanın başında öyle olmaz böyle olmaz fikir tartışması ama bizim saygı kişiye saygımız var anlayışa saygımız var ben bir defa o kuruma saygım var ya Türkiyem grubunun bir elemanıyım ben saygım var” “Birşey söyliycem şimdi bunu bütün dünyayı ayaklandırırda bunu teşmil ederseniz burada iki üç şeyden azap çekerim bir işte beceremedik ben beceremedim çünkü ben emek verdim bu işe bu beraber bir araya nasıl getiririz bütün herkesi diye iki bizim ulusal Uyanış Dayanışma Platformuna karşı eziklik hissetcem iki iki üç en ağırını söylüyorum size bizim mücadeleye karar verdiğimiz kişi ve kafada olanlar yani kendisiyle mücadele ettiğimiz grup” “Efendim bundan çok büyük karlık duya doğacak trampet çalacak daha çok parçalamaya çalışacak birşey daha söyliyim birşey daha o dahada ağır şu Ondört Nisancılar varya” “Şu her olayda afedersin afedersin böyle bacak arasına giren afedersin diyorum onlara koz veriyoruz onun için bence basın duyurusu falan yapmayın bu aşamada gene bak dönmeyin ama biz bir yerde konuşalım en azından ya ben gidiyimde bir yerlerde orada değil UPEC'te (UPec'te olarak anlaşıldı) değil kendi platformda yarın diyim ki kendi platformuma ya arkadaşlar bu şartlarda bu arkadaş he belki bizimde çekilme kararı almamızı gözden geçirmemiz lazım” “Ama ben çekiliyor olsam inanın bana bunu ikna ederdim kesin ben çekiliyor olsam bir tek size söylerdim ben çekiliyorum diye” “Hatta bana derdim ki biz çekiliyoruz belki sizde çekilin derdim” dediği, Satılmış’ ın “Paşam biz bunu iki buçuk saat tartıştık yemin ediyorum dokuz buçukta” dediği, A.H. Tolon’un “Ama bizi niye telefonla aramadın dostum” dediği, Satılmış’ ın “arkadaş bir araya geldik iki buçuk saat tartıştık yarıma kadar tartştık yemin ediyorum paşam size yarından sonra böyle bir karar çıktı kararımızı yazdık siteye koyduk sadece siteye koyduk ve şeye gönderdim ben gayet tabi dönem sözcüsüne gönderdim ben dönem sözcüsüde herkesin telefonlarına göndermiş sadece bu mesele onu bilmenizde fayda var paşam” dediği, A.H. Tolon’un “Ama bak şimdi basın açıklamasında tamam dönem sözcüsü dediğiniz bizim sayın Özbek mi” dediği, Satılmış’ ın “Bülent hayır hayır Bülent Bülent'e gönderdim ben” dediği, A.H.Tolon’un “Ha ha birşey söyliycem şimdi Bülent herhalde bilmiyorum Gülen hanım kimden almış haberi böyle birşey var dedi” dediği, Satılmış’ ın “O toplantıya katılanlar varya belki sizede gelecek bilmiyorum toplantıya katılanların cep telefonlarına gelmiş” dediği, A.H. Tolon’un “Ben sizinle konuşmak isterim ama gece üç olsa beş olsa konuşmak isterim tamam bak kararınıza saygı gösteriyorum ona hürmet ederim efendim beş dakika bile olsa gelirim ben yani kaçta gidiyorsunuz onyedide mi gidiyorsunuz şimdi nerdesiniz siz” dediği, Satılmış’ ın “Şey olabilir oda bu paşam şimdi bu konuşmada biz netice şey için değil yani görüşemeyebiliriz biz konuyu biraz uzun görüşmemiz lazım çünkü bu bize zaman yetmez eğer sizin içinde bir mahsuru yoksa yarın saat dokuzdan itibaren ben buradayım” dediği, A.H. Tolon’un “Bakın hayır hayır ama benim derdim şu bunu bunu teşmil ederseniz” “Üstadım aziz kardeşim kişilerin okuması değil böyle bir basına bildiri filan açıklama şeklinde yaparsanız” dediği, Satılmış’ ın “Basına gönderdiğimiz şeyler zaten yayınlanmıyor paşam onun için bir endişeniz olmasın” dediği, A.H. Tolon’un “Hayır benim efendim benim endişem Hurşit Tolon diye bir endişem hiç olmaz” “Benim endişem, iğneyle kuyu kazıp bütün bu sivil toplum kuruluşlarını beraber birlikte düşünmeye bu memleket hepimizin” “Ama ne yapıyım ki işte birinin kanadını bu kadar kıvırabiliyorum öbürünün kuyruğunu bu kadar bende bu kadar yapabiliyorum benimde gücüm bu kadar yani” “Size birşey diyim mi hem sağlımı hemde maddi varlığımı kullanıyorum” dediği, Satılmış’ ın “Ayıp ediyorsunuz bunu biliyorum sağlınız bozuluyor benimde sağlığım bozuluyor ülkede olanlar karşısında gerçekten ama şimdi benim sağımda oturan bayanla aynı masada oturmayı ben kendime züll sayıyorum o hale geldim yani” “paşam bunlarsız da yapabiliriz biz” dediği, Ahmet Hurşit Tolon’un “Bakın bakın ha bir dakika onu demedim” dediği, Satılmış’ ın “Bunlarsız bunlarsız farkı yok” dediği, A.H. Tolon’un “Bak beraber olalım demedim bak” dediği, Satılmış’ ın “Hayır hayır farklı diğer diğer bunların dışında mesela Şenol diyelim işte o hanımefendinin sahibi olduğu şeyi işte yok şimdi aramızda da rahatladık biz niye pürüzün birisi oydu misal” dediği, A.H. Tolon’un “Ama çok büyük pürüz ama çok büyük oradaki sıkıntımız neydi hep emri vakiydi hep emri vaki” dediği, Satılmış’ ın “Çok büyük pürüzdü ama en az en az bunun içerisinde en az bunun kadar pürüz olanlar var” “Hem gücü yok hem pürüzü yok dolayısıyla öyle değilde paşam başka sivil toplum örgütlerini yani mesela” dediği, A. H. Tolon’un “Benim buna bir diyeceğim yok” “Şimdi benim bunların hiçbirine bir diyeceğim hiç itiraz etmiyorum bak bunlara” “……şimdi bu işte koşturan kimdi bendim” “……Add'nin adamları yayınlıyor bütün ADD'ye” “E şimdi bakın ondan sonra siz biz yokuz diyorsunuz ha demek ki yani ben ben bu işin böyle çökmesinin mimarıyım öyle öyle bak birazcıkta” “….gibi oldu bu iş onun için ama bak bunu diyorum şeye ve böyle ortalığı ayaklandırmayalım” “Belki şimdi bizde bunu oturcaz yarın kurulumuzda sabahleyin sizinle görüşürsek gündeme getiricez belki bizde çekilicez bir tek şey daha yormıyım sizi” “Bülent beyin karşısında oturanlar” “Ali'den ….. geçmiş Ali'de dahil bu işe” “Efendim onlar meseleyi kavramış ağırlığını bu işe koyabilmiş ağırlıkta değiller değiller” dediği,

Tape No:4270 da kayıtlı 05.03.2008 saat:16.50 de, A. E. ile yaptığı görüşmede; A. E.’ın “Şeymiş bu Türkiyem Grubu şey olmuş çekilmiş” dediği, A. H. Tolon’un “İyi yapmış bende olsam çekilirdim yani bende çekilmeyi düşünüyorum zaten” “Aa çok bile bile tabi çekilirkende hani biraz mevcut yapıyıda yaralıyarak yaralayacak laflar etmiş” dediği, A. H. Tolon’un “Aa işte ben onu yapmam ben yapmam onu” dediği, A.E.’ın “Yani bu adamlara sizin değerlendirmeniz nedir nasıl yapacak” “Şimdi ben onu yapmam tabi” “Değerlendirmeniz nedir nasıl yapacak bundan sonra” dediği, A. H. Tolon’un “Bende şimdi duydum muttali oldum olaya yani bi 15 dakika filan oldu arkadaşlarla bir araya gelirsek değerlendirecez ondan sonrada gidip dicemki tabi neden böyle bir karar aldınız dicem çünkü çok üzüldüm 2 seneye yakın emek verdim ben bu beraberliklere Efendim bu işi tabi” dediği, A.E.ın “Ya paşam yüzde binbeşyüz ben sizinle bu olayı kavrama yönlendirme yönetme ve belli bir amaca yönelik olarak gerekli alt yapıyı hazırlama konusundaki tekniklerin kullanılmasında hemfikirim bunu belki hissetmişsinizdir. bu benim halisane düşüncemdir” “Yani bu adamları niye kaçırıyoruz niye başkalarının kucağına veriyoruz” dediği, A. H. Tolon’un “Efendim Bakınız şimdi ben çok candan bişey söylim madem dostane” “Candan bişey söylüyorsunuz şimdi bakınız orada inatlaşan unsurlar var bidefa Filiz (H.)hanım bu ekibin içersinde bi problem” “Şimdi problem meseleyi kavrayamamış yani daha ruhsal bakımdan da kavrayamamış zihinsel bakımdan da kavrayamamış meseleyi” dediği, A.E.’ın “ (bulunduğu ortamdaki M.Şener Eruygur’a hitaben: “Hurşit Paşayla konuşuyom da şimdi”) şu anda yanımda Şener paşamda var selam söylüyo” dediği, A. H. Tolon’un “Bende hürmetler ediyorum. Bunu kavrayamamış bi defa iki” “Şimdi orda isim vermek istemiyorum birileri hala onlar kendi siyasi konumlarının çizgisinde duruyolar şimdi o çizgide durarak” dediği, A.E.’ın “Şener paşam işaret ediyor o da çok merak ediyor çok merak etti sizden bir değerlendirme almak istiyor ona veriyorum saygılar sunuyorum iyi günler” dediği, A. H. Tolon’un “Peki sağolun sağolun” dediği, M. Ş. Eruygur’un “Hurşit paşam saygılar nasılsınız” dediği, A.H. Tolon’un “Komutanım estağfurullah saygılar benden hürmet ederim çok canım sıkkın şimdi” “Şimdi arkadaşımız bildirdi bizde arkadaşları bir araya getirip bi değerlendirme yapıcaz” “Onun için haber verdik bikaç arkadaş bir araya gelecez” dediği, M.Ş. Eruygur’un “Tamam yani görüş bu derin görüş ayrılıkları bilmem ne” dediği, A.H. Tolon’un “Efendim bakın derin görüş ayrılıkları orada yaşanıyordu zaten gerçi bütün toplantılara sayın Ercan katılmadı ama size bunları ne kadar netlikle aksettiriyor T.A.komutanımız onu bilmiyorum yani şimdi bakınız ipin ucundan çözmek üzere, tutmak değil çekerek düğümü daha çözülmez hale getirme gayretleri var bi defa bu enteresan bişey bu çay yolu platformu garip bi tutumu var” dediği, M. Ş. Eruygur’un “Onu alırdık ayırırdık yani o neki” dediği, A.H. Tolon’un “Ayırırdık ama bakın şimdi adamlara adamlar diyorlarki ya biz Türkiyem grubuyuz tamam eeetabi kendi genel başkanları konuşsun istiyolar e konuşmasıda lazım bizde istiyoruz bizde teklif ediyoruz konuşsun diye efendim siz şimdi hep kafanızda bir çizgi tenzi ederim yani onlara diyorum hep kafanızda ya bunlar ne dediler orda dün dedilerki efendim bunlar ortanın sağında ki ekiptir e ne olacaklar herkes sizin gibi ortanın solundamı olacak yani” dediği, M.Ş. Eruygur’un “Ortanın solunda olacak hali yokya tabi” dediği, A. H. Tolon’un “Şimdi Din diyolar din konusu burda geçmesin ya bu halkın dinini içinden çıkarıp atmadık ki biz” “Yani ne derlerse bakınız” dediği, M.Ş. Eruygur’un “Hep itiraz ettiler” dediği, A.H. Tolon’un “En Sonunda beni de patlattılar ikide bir böyle denirse biz burda yokuz biz burda yokuz yoksanız ya bende dedimki kardeşim böyle ikide bir tehdit etmeyin bizi ya ne demek ya biz birlik meydana getirdik şimdi bak komutanım ben zatıaliniz tabi en yakın tanığısınız biz önce zatıaliniz biz ve TESUD bir araya geldik” “Sonra buna TEMAT’ ı bilmem işte Muharip Gazileri bilmem neyi kattık sonra buna işte onu kattık bunu kattık ondan sonra gittik şeyde yine beraberce Bursa mitinginde birlikte olduk bakınız bunu büyütürken bunlar geldiler kapımızı bunlar çaldılar bizim kim bunlar ha ondan sonra siz şeyle beraber olduk sizin ulusal birlik hareketiyle şimdi bakın ulusal birlik hareketi bizim platform ve içinde TESUD ta var efendim filan böyle yürürken bunlar geldiler kapıyı çaldılar beraberce bir araya geldik o zaman dedimki bunun bi tarafınada Türkiyem grubunu koyalım öyle mütereddit Türkiyem Grubu şey diilmi MHP dillmi efendim diil efendim diyorum ya diil anlamıyosunuz diil yani diil ama bunlar elbette liberal yani sizin siz derken o diil o gruba nazaran efendim daha çok tabi biraz daha muhafazakar ortanın sağında olabilicek ama yani kesinlikle bunlara karşı türbana karşı Atatürk devrim ve ilkelerine sıkı sıkıya bağlı ulusalcılığı kabul ediyo bilmem ne daha işin başında Türkiye’de dinin ve inançların istismarını bakın dinin ve inançların istismarını karşı çıkalım maddesini koydurmak için iki celse münakaşa ettik biz orda” dediği, M. Ş. Eruygur’un “Doğrudur doğrudur söyledi bana Ali bana söyledi” dediği, A.H. Tolon’un “Bak iki celse” dediği, M.Ş. Eruygur’un “Yani dediki onlar koydurdular dini problem haline” dediği, A.H.Tolon’un “Hayır dini inançların istismarı Laikliğin korunması şimdi vay efendim din burda geçmesin ne geçsin Hristiyanlık mı yapacam yani” “Şimdi Ben size bişey söylim ordaki 3 pürüz. Hıı bide gönlüm arzu ederki benim diyorum bak bu benim ha siz orda oturuyorsanız biraz daha ağırlığı olacak şimdi ağırlığı onun ne demek istediği olacak bakın siz bi tarafta oturuyosun biz bi tarafta şimdi bunlar paslaşarak efendim ordan buradan e şimdi bunlar hep malup durumda hissettiler kendilerini dün dediler ki zaten bizim bu şartlarla beraber çalışabilme şansımız yok her keresinde e onların hatası yokmu onlarında var onlarda ne diyorlar bu şartlar altında biz bu işi götüremeyiz bu şartlar altında götüremeyiz e götürmezsen peki yaptıkları doğrumu eğri bunu niye böyle teşhir ediyorsunuz Dünya ya şimdi o portakal suratlının eline ekmek kadayıfı sürdük” “Bir O yetmedi heriflerin eline herif diyince biliyorsunuz kimleri kastediyorum” “Heriflerin eline trampet çaldırıyorsunuz iki bide bu kadar emek verdik ama gerçek ten gece gündüz emek verdik iğne oyasıyla, bütün bunları bi kalemde siliyosunuz hiç dolayısıyla şimdi komutanım bunu bi değerlendireceğiz arkadaşlarla bir araya gelecez şimdi bi 15 dakka sonra ondan sonra size bildiririm bir iki şimdi ben bugün M. G. i aradım” “Birlik Hareketinde ben Genel Sekreterlikten alındım yerine hanımefendi atandı gayet doğal dedi. Yani hoşuma gitti adamın dediği peki dedim ya sana bişey soracam e bu adam ıı.. sen tanırmısın senin vasıtanlamı orda” dediği, M. Ş.Eruygur’un “Onun gereğini yapacaz Hurşit le adım gibi” dediği, A. H. Tolon’un “Aynen ne dedim bak ona dedim bi mesaj gönderecem ben çünkü dedim bakın ADD ye laf atıyo bizzat Şener paşaya bilmem ne diyo bana Aliye gitmem demiş” dediği, M.Ş. Eruygur’un “Laf atıyor sana Sana atmış ahlaksız herif” dediği, A. H. Tolon’un “Bunların hepsi dedim şerefsizce bişey bunu yapan o adam onun için dedim ona bi mesaj verecektim dediki vallahi efendim ben ne meraba derim konuşmam o herifle iğrenirim ondan ama bunu bilin ama dedi ki iş zamanlarında Şener paşamda yani tutuyodu o ekibi dedi ama şimdi eminim ki nefret ediyo oda” “ADD bu yayınların nereden yapıldığını ezbere biliyor ezbere biliyor ve bu işin hesabını görecek” dediği, M.Ş. Eruygur’un “Oldu Hurşit’ ciğim yani bil mukabele” dediği, A.H. Tolon’un “Biz buradayız biz ölmeyiz” dediği, M. Ş. Eruygur’un “Biz bu işin bir yerinden tutarız ama” dediği, A. H. Tolon’un “hayır efendim biz yan yanayız siz bakın” dediği,

Tape No:4271 da kayıtlı 05.03.2008 saat:17.26 da, Ahmet ile yaptığı görüşmede; Ahmet’in “Baba şimdi senle ben bunu paylaşmak istiyorum bu yılki Şehitler haftası için Diyarbakır Valiliğinin özellikle bu en son İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesinin yayınlamış olduğu genelgeden sonra bizi tamamıyla devre dışı bıraktılar e yani bizim varlığımız yokluğumuz onlar için bişey ifade etmiyor ben bazı yerlere yazılar yazdım Genelkurmaya da yazdım bu yapılan yanlışların düzeltilmesi yönünde sizinle paylaşmak istedim yani bilginiz olsun. Bu yılki Diyarbakır’daki Şehitler haftası baya bi şey geçecek işte Mardin Yeşilli ilçesine bir fotoğraf sergisi açıyorum bu Çanakkale Şehitleriyle ilgili birde bi sinevizyon Cd si hazırladım 19 Mayıs İlköğretim Okuluna gönderdim onun dışında yine dilimizin döndüğünce faaliyetimize devam edecez fakat bu yılki Şehitler haftası na bizi uzaktan yakından devre dışı bıraktılar bilginiz olsun yani iki arada bi derede kaldık bilmiyoruz napacaz napalım ne edelim kime ağlıyalım” dediği, A.H. Tolon’un “Vallahi bi defa yerden göğe kadar haklı olduğunu söylim ama Bakanlık Şehit Aileleri Derneklerini dikkate niye almıyo onun cevabını bilemiyorum” “Hayır bi “Şehit ailesi olarak biz Şehitlerin aileleri yakınları olarak birlikte Dernekler Kanununa göre efendim bir tüzel kişiliği oluşturup bu insanları bi çatı altında toplamakla suçmu işledikki bizi dışlıyosunuz” dersiniz tabi” “Hayır şunu soruyorum mesela Muharip Gaziler Derneği kuramazsınız Türkiye adını kullanamazsınız Şehit adını galiba kullanamazsınız öyle şeyler biliyorum ben” “Hukuk dışı yasadışı efendim bir söylemi tavrı hiç benimsemeyin” “Baba senin oğlunum ona izin vermem” “Bak zor meşakkatli olmasına rağmen yapılacak her şey atılacak her adım yasalara uygun kurallara uygun efendim işte Türkiye’nin örf adet ve geleneklerine uygun olmalı aksi halde haklıyken haksız olursunuz” dediği, Ahmet’in “Kesinlikle komutanım şimdi elimde şu kalmış yani bu kısa bir sürede çözüme kavuştu kavuştu kavuşmasa ya toplayacaz yönetim kurulimizi derneği fesh edeceğiz neyimiz var neyimiz yok bunu Diyarbakır Valiligine hibe edeceğiz iki seçeneğimiz var yani sen Şehit ailesini tanımıyorsun ben mesela Valilikteki personellerlede görüştüm kardeşim diyor vatandaş olarak katılabilirsin fakat dernek olarak biz sizi tanımıyoruz diyorki Ankaradan Kırıkkaledeki derneğe yazı gitmiş” dediği, A. H. Tolon’un “Ama o zaman bişey söylim şimdi bi yerde siz hassasiyet peki Diyarbakırda federe kaç dernek var heralde yüzden fazladır” dediği, Ahmet’in “Komutanım şu anda Diyarbakırda kurulmuş olan bütün dernekler yediyüze yakındır” dediği, A.H.Tolon’un “Bak ne diyosun çağırıyomu bak çağırmıyorku” dediği, Ahmet’in “Hayır komutanım Şehit aileleri sadece bizi ve harp malulleri derneğidir” dediği, A. H. Tolon’un “Efendim Ben o kadar çabuk anlarım sen söylemene gerek yok” “Şimdi 700 vilayet bir etkinliğe 700 derneği de davet ediyomu etmiyomu etmez” dediği, Ahmet’in “Komutanım şimdi bizim Şehit aileleri Türkiye genelinde birkaç il hariç bu harp malulleri şubesi olan yerler hariç mesela biz Mardine yeni şube kurduk Mardin derneğimiz aktiviteye katılıyor Batmanda yeni kurduk Batman katılıyor Kırıkkale zaten yıllardan beri vardı katılıyor Türkiyenin bütün illerindeki Derneklerimiz katılıyor Harp Malulleri şubesi olan yerler bu yoğun baskılar neticesinde tamamıyla devre dışı oldu ha ilimizde de şu anda yasal bi dernektir fakat olmayan bi dernek üyesi olmayan bi dernek hatta ben bugün” dediği, A.H. Tolon’un “Ya onu işte 1 kişi bile olsa kurulu dernek 7 kişi kurmuşmu derneği” dediği, Ahmet’in “Ama komutanım doğrudur şu anda 7 kişi kurmuş bu derneği çok güzel” dediği,

Tape No:3842 de kayıtlı 07.03.2008 saat:10.35 de Doğu Perinçek ile Bedri nin yaptığı görüşmede; TÜMEP’in bir yemekli toplantısından bahsedildiği, toplantıya “İlhan Selçuk, Hurşit Tolon, Şener Eruygur, YARSAV Başkanı, bu Danıştay, Yargıtay, Üniverstelerden” seçkin kişilerin katıldığı, Şener Eruygur’un ulusalcıların birleşmesinden bahsettiğini anlatıkları D.Perinçek’in “Keşke şeyi esas söyleseydin o gün indirmek ve Milli bir hükümet kurmak mümkündü ona yanaşmadı Şener Eruygurlar Cumhurbaşkanı istifaya davet etseydin ...” dediği,

Tape No:4272 de kayıtlı 07.03.2008 saat:10.42 de, Süha ile yaptığı görüşmede; Süha’nın “Komutanım ben tuğgeneral Suha” dediği, A. H. Tolon’un “Aaa sevgili Süha paşam makamınızdaysanız şeyden gelim diğer telefondan gelirim ben size” dediği Süha’ nın “Makamdayım komutanım bi emriniz alim diye” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır Ben size bişey konuşucamda enteresan bi konuya tanık oldum size bildirim geliyorum 2340 a sağolun sağolun” dediği, Süha’nın “Ben arıyim evdeyseniz komutanım” dediği, A. H. Tolon’un “Yoo arıyorum ben hemen çeviriyorum çevriyorum canım sağol sağol” dediği,

Tape No:4273 de kayıtlı 07.03.2008 saat:12.15 de, Y. A. ile yaptığı görüşmede; Y. A.’ın “Komutanım ben emekli Deniz Kurmay Albay Y. A. Asam da çalışıyorum hatırlarsanız” “Sağolun efendim kusura bakmayın böyle rahatsız ettim” “Rıza paşa Bana bu cesareti verdi o söyledi” “Komutanım ee çok kısa şöyle ASAM da ben ee Başkan yardımcısı olacak pozisyona kadar geldim ama Askerden yardımcı yapmadıkları için bir başkasını aldılar” “Evet ben de açığa çıkmış gibi oldum Rıza paşayla birlikte çalışıyoruz ama kendime yeni bir iş bulmam gerekicek burada çalışmaya da devam edicem bu arada ee Rıza paşa kendimi size rapor etmemi söyledi özellikle sayın Haberal için” “Başkent Üniversitesi veyahutta Avrasya TV için vesair için belki yardımlarınızı talep edicem” dediği, A.H. Tolon’un “Olur yalnız ben bişey söylecim daha sonra konuşalım ben trafikteyim şimdi” dediği,

Tape No:4274 de kayıtlı 07.03.2008 saat:12.36 da, Ulusal Kanal ile yaptığı görüşmede; Ulusal kanal’ın “Alo Ulusal Kanaldan arıyorum sayın Hurşit Tolon’lamı görüşüyorum” dediği, A. H.Tolon’un “Evet ama bi toplantıdayım efendim ben” dediği, Ulusal Kanal’ ın “……. genel yayın yönetmeni Ferit İLSEVER görüşecekti daha sonra arıyalım” dediği,

Tape No:4275 de kayıtlı 07.03.2008 saat:15.40 da, A. K. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Sevgili dostum Tolon” dediği, A.K.’nin “Ha merhaba paşam nasılsınız” dediği, A. H. Tolon’un “Ne yaptınız? Biz toplantıdayız tabi herkes merak ediyor” dediği, A. K.’ nin “Şey işte personeldeydim şu anda da bir şeylerimiz vardı. Fikirleriniz ile ilgili bir program olmadığına dair bir yazı alıyoruz şimdi. Onunla uğraşıyorum da” dediği, A. H. Tolon’un “O benim şöyle biliyorum o prodüktör olarak anlaşmalı iş yapıyor size. Yani kadrolu memurunuz değil o sizin” dediği, A.K.’nin “Evet yani. Devletten bütün malzemeleri kullanıyor. İş yapıyor TRT ye dışarıdan” dediği, A. H. Tolon’un “Çekinir mi yani bizim şeyde konuşmaya mitingde konuşmaktan falan” dediği, A.K.’nin “Vallaha herhalde çekinebilir. Çünkü TRT ile iş yaptığı için” dediği, A. H. Tolon’un “Benim de tereddütüm var. Ama kendisi ile bir konuşacağım tabi. Sağolun çok teşekür ederim” dediği, A.K.’nin “Çok tekin bir insanda değildir yalnız” dediği, A. H. Tolon’un “Öyle mi? A hayır bana yardım edin. Bana yardım edin çünkü biz önerdik. Herkeste tasvip etti” dediği, A.K.’nin “Bilmiyorum ben çok yakın tanıdığım için birlikte de çalıştığımız için. Yani pek tekin bir insan olmadığını biliyorum. Ben size sadece bu kadarını söyleyeyim” dediği, A. H. Tolon’un “Tamam. Sizi bilmezmiyim. Sağol teşekkür ederim” dediği, A.K.’nin “Yani size tam ters çalışan bir insan yani anlatabildim mi” “Askeriyeye tam ters çalışan insan” “Evet efendim. Öyle görünür. Fakat çok farklıdır kafa yapısı. Kafa tasçı ve şeydir. Bölgesel etnik bir kafa yapısı vardır” dediği, A.H.Tolon’un “Tamam. Kapatırız o defteri kapatırız” dediği, X erkek şahıs “Lütfen efendim arzu ediyorsanız. Hemen hemen bulacağım” dediği, A.H. Tolon’un “Hayır hayır hayır şey yapalım en azından aramış olayım ben çünkü söz verdim ya ben aramış olacağım” dediği,

Tape No:4276 de kayıtlı 07.03.2008 saat:15.40 da, T.B. ile yaptığı görüşmede; A.H.Tolon’ un “Şimdi 12 Nisan da” “Ankara da” “Ehh çok katılımlı büyük çaplı bir ıh ıh miting yapılacak” “Bu miting için gerekli başvurular yapıldı duyurular yapıldı. Filan hepsi yapıldı” “Hıhh 15 büyük platform bir araya gelerek organize ediyor bunu” “Ulusal Güç Birliği Platformu düzenliyor” “Buna da 5 tane ana konuda konuşmacı işte hukuk vs de ben bu arada ve arkadaşlarımız ile beraber geçen toplantıda ısrarla dedim ki, bir öğrenci olmalı bir Türkiye nin Ziraatı tarım ı ile ilgili başındaki felaketi söyleyecek bir bu işi bilen ama ben odadan modadan istemem dedim ben oda moda Ziraat odası filan istemem. Bildiğim için söyledim. Evet. Filan dedim. Peki dediler. Neyse dediğiniz gibi bir tane genç kız” “Lütfeder kabul ana konuşmalar dışında yani şimdi lütfeder kabul buyurursanız zatı âliniz aslında başlı başına siz oturup bir saat konuşma yapacak iki saat konuşacak kişisiniz. Ama tekrar size danışarak bu önermek istiyorum. Kabul buyurursanız ııı… ama çok çok 5-6 dakika yı geçmeyecek tamamen Türkiye’deki Çiftçinin Ziraatçının Hayvancının çilesini dile getirecek bir konuşma yaparmısınız” dediği, T. B.’ nın “Tabi efendim emriniz olur ne demek hemde şevkle zevkle efendim ben yeter ki” dediği, A.H. Tolon’un “Hayır ben bu konun profösürü olarak sizi biliyorum. Yani bu halkın karşısına geçipte arkadaş Türk çiftçisi böyle afedersiniz anası bellenmiştir. denmesini istiyorum da onun için” dediği, T. B.’ nın “Tabi tabi hay hay paşam” dediği, A. H. Tolon’un “Peki ben öneriyorum bu heyete zatı alinizi kabul buyurursanız” dediği,

Tape No:4277 de kayıtlı 07.03.2008 saat:17.00 da, Ü. Y. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Estağfurullah, efendim çok büyük bir etkinlik olacak bu göreceksiniz” “Evet çok büyük bir etkinlik olacak” dediği, Ü.Y.’ un “Eminim çünkü çok artık nerden inceldi ise kopsun yetti artık bunların” dediği, A.H. Tolon’un “Efendim koptu da zaten. Yapıştıracak hali de kalmadı. Efendim biz muhterem hocam biz Bütün Ulusal Platformlar Güç Birliğini oluşturan ıhhh 15 büyük kuruluş ve onların yönetim kadrosu olarak ıh lütfettiğiniz bu fevkalede sıcacık yaklaşım dolayısıyla kalbi teşekkürlerimizi arz ediyoruz size” dediği, Ü.Y.’ un “Beni düşündüğünüz için bütün arkadaşlarıma saygı sevgi bu görevdir” dediği, A.H. Tolon’un “Hocam hocam. Hocalarımızın hocası, hocam bizi kim yetiştirdi. Hocam yetiştirdi işte saygılar sunuyorum” dediği,

Tape No:4278 de kayıtlı 07.03.2008 saat:17.16 da, B. S.B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Hocam ben Hurşit Tolon. Size Önce telefonla konuşmaya müsait durumdamısınız” “Hocam size derin saygılarımızı sunuyoruz. Yalnız ben değil şimdi bizim Ankarada mutlaka duydunuz. Oluşturduğumuz çok büyük bir aaah Sivil Toplum Kuruluşları Birlikteliği var. Ulusal Platformlar Güç Birlği” “Nazan hanım filan da bizde, İstanbul da da Nazan hanımın ekibi filan var” “Burada bugün sizin teveccühünüze sığınarak müsamaha ve müsadenizi ııı... birazcıkta kullanarak oy birliği ile sizi 12 Nisanın bir numaralı konuşmacısı olarak bu yönetim kurulu karar verdi. Lütfen kabul buyurunuz derim muhterem hocam” dediği, B. Süheyl B.’ nin “sayın paşam şeref duyarım çok memnun olurum” dediği, A. H. Tolon’un “Bizi çok onurlandırdınız” dediği, B. S. B.’ un “Şeref duyarım tabi ki.Ankara damı yapacaksınız” dediği, A.H. Tolon’un “Şimdi bakınız bütün heyet burada şimdi efendim hocam ııı...h buyurun duyamadım hocam” dediği, B. S. B.’ un “Herkese lütfen hürmetlerimi sevgilerimi selamlarımı iletiyorum bir kere lütfen iletin” dediği, A.H. Tolon’un “Söyledim bakın hanımefendiler beyefendiler efendim bu platform ADD ki zaten onu siz ııı... danışmanısınız. ADD heyeti burada. Bizi tanıyorsunuz Samsun a beraber gittik” dediği, B. Süheyl B.’nin “Tabi canım. Sizlerin olduğu her yerde” dediği, A. H. Tolon’un “Hocam bunu bilerek söyledim şimdi bir şey söyleyeyim mi Allahtan varsınız beraber yürüyoruz bu iş olmuştur hocam. Saygılar sunuyorum. Hürmetlerimle. 12 nisan C.tesi sayın hocam” dediği,

Tape No:4279 de kayıtlı 07.03.2008 saat:17.23 de, S.K. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Önce size bir görev terettüb etti kabul edeceğiniz samimi inancı ile biz onu bilerek eh oy birliği ile 12 Nisanın konuşmacısısınız efendim” dediği, S.K.’nin “12 Nisan ın konuşmacısıyım” dediği, A.H.Tolon’un “Biliyorsunuz Türkiyem grubu ayrıldı. Sonra ayrıntılarını anlatırım ben size” “Ayrıldılar. Biraz haklılar anlatırım siz gelince” “Haklılar yani. Onlar daha çok üzülecekti onlar üzüldükçe biz geriliyorduk. Biz gerildikçe başka şey sinirimiz bozuluyordu burada neyse biraz daha yumuşadı hava bugün ehh şimdi konuşmacılar kesinleşti. Iıı... zatı aliniz, Ü. Y.,” “Ü. Y. hoca varya Ü. Y.” “Ü. Y. bizim N. M. hanımefendi” “S. B.” “Y. B.” “Şimdi bunun dört tane arası var” “11 de başlıyor” “Şimdi araları söylüyorum” “Aralarda G. Ç. var biliyorsunuz o hanımı hani şeyde Tarsuslu mu Mersin li mi bir hanım var hani. Köylü hanımı” “Şişman bir hanım var dünde” “G. Ç. bir, onuda biz önerdik zaten iki şey ıh, siz onuda tanıyacaksınız İzmirden Çiftçi ve Ziraatın durumunu anlatacak. Tuncer bey var iki. Efendim ıh şey üç bu ODTÜ den bir çocuk vardı. Konuşma yapmıştı genç çocuk” “Beş dakikalık aralar bunlar şey araları yani. Bu ana konuşmacılar siz beş ana konuşmacının dört arasında beşer Dakka söz verilenler” “Efendim. Onlar var şimdi işte bunun para kısımı filan geldi. Şimdi dağıldık ııı... bizde gidiyoruz. Arkadaşlarımın tek tek selamı var” dediği, S.K.’ nin “Peki Türkiye grubu katkıda bulunmayacak mı” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır. Türkiyem grubu yok artık. Türkiyem yok kesinlikle yok. Ha oraya elamanlarını gönderir yok ama gelemezler biz onu gittik konuştuk çağırdılar ııı... gittik konuştuk Burada da şimdi toplantı da uzun uzun anlattık ııı... çok haklı yönleri var adamların yani burada hep böyle ııı... yani adamlar diyorlarki biz sizin ile olduğu gibi hiçbir konuda anlaşamadık. E siz ile biz bizemi bizemi bize ömrümüzün sonuna kadar sizin ile her işi yaparız diyorlar. Ulusal a” “Ulusal. Birde diyor olmaz diyorlar yani. Bizden hiçbir dertleri yok hiç dertleri yok. Yüzümüze söylediler uzun uzun anlattılar. Siz dönün de hayırlısı ile konuşuruz onları” “Programınıza alasınız diye söyledim. Yani. Olaki Nazan hanım filan arar sizi” dediği, S.K.’ nin “Hayır bugün başkanlık kurulu yapacağım akşama” dediği, A. H. Tolon’un “Onu söylemenizde fayda var.12 Nisan saat 11:00” dediği, S. K.’ nin “Evet saat benim için çok önemli” dediği, A. H. Tolon’un “12 Nisan C.tesi saat 11:00 de başlıyor saat 14:30 da bitiyor” “Onu kabul ettirdik. Onu iki bir gencimiz var birde o tarımcı konuşuyor o kadar” dediği,

Tape No:4280 de kayıtlı 08.03.2008 saat:13.02 de, Ufuk Büyükçelebi ile yaptığı görüşmede; U. Büyükçelebi’nin “Saygılar efendim Ufuk Büyükçelebi” dediği, A. H. Tolon’un “Dostum dostum ne güzel yazmışsın eline sağlık” “Fakat sana çok ciddi bir şey hazırlıyorum. Çok ciddi bir bomba pat.. o belgeyi bende var. Adımdan iyi biliyorum” “Geçen gün Sabancı Üniversitesinin bir profu bu T. A. denen adamın programında Atatürk ün Makatur ile konuşmasında bildiğimiz metnin olmadığını” “15 yılda Avrupada savaş çıkmaz şeklinde aslını bulduğunu filan oysa o metin eylül son günlerinde 1932 de New York Times gazetesinde yayınlanmıştı. Ve bunu kongre kütüphanesinde Washingthonda buldum. 1981 de Türkiye ye 100. yıl münasebetiyle ordu ikinci Başkan istemişti gönderdim. Benim arşivimde var onu bulacağım. Ve Allah sağlık verirse sen ağzına tıkacağın” dediği, A. H. Tolon’un “Ben ne yapayım efendim işte bende gazete yapmaya çalışıyoruz. Elimden geleni artık yapamıyorum da” dediği, A. H. Tolon’un “Yapıyorsun niye yapamayasın. Yani bak bugün hemen sabahleyin ilk önce biliyormusun her gün basın özetlerinde varsın bunun anlamını anlıyorsun tabi” “Her gün basın özetlerinde hangi basın özetlerinde Silahlı kuvvetlerin basın özetlerinde varsın” “Her gün varsın” dediği, U.Büyükçelebi’nin “Yoğun mu? Şey bizim Büyük” dediği, A.H. Tolon’un “Orası çok yoğun. çok yoğun” dediği, U. Büyükçelebi’nin “Bir gideyim dedim ama heralde” dediği, A. H. Tolon’un “Yani bu ara şey zaten şöyle bir on gün filan da bir on gün filan daha” dediği, U.Büyükçelebi’nin “Olur 10-15 gün sonra gideyim” “Bir yarım saat görmek beni rahatlatıyor de onun için” dediği, A. H. Tolon’un “Ben onu e ben onu ayarlarım” dediği, U. Büyükçelebi’nin “Kendimizi burada yalnız hissediyoruz” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır sakın ha” dediği, U. Büyükçelebi’nin “Peki Değerli paşam bu hani malum bir arkadaş vardı ya birkaç kez görüşmüştünüz” “Bu sizin ile tekrar görüşmek ister. Eğer müsait olur musunuz arasın mı sizi?” dediği, A. H. Tolon’un “Tabi arasın beni” dediği, U. Büyükçelebi’nin “Tamam peki. Onlarda kıvranıyor bir bağlantı kurmak için” “Vallaha Behiç size kırgın birkaç defa aramış. Çıkmamışsınız heralde “benimle görüşmek istemiyor” dedi. Dedim Hurşit paşa öyle bir şey yapmaz” dediği, A. H. Tolon’un “Yav bak şimdi bak şimdi” dediği, U. Büyükçelebi’nin “O öyle alıngan birisidir bilirsiniz yapısını” dediği, A. H. Tolon’un “Yav, ben çıkmamışım değil. Yokumdur Üstadım. Bak sonra ben şimdi bir şey söyleyeceğim. Benim eğer numarası aşina bir numaram değilse tasavvur etki telefonum da kırk tane elli tane aranmışlık oluyor. Öyle mi?” dediği,

Tape No:4281 de kayıtlı 08.03.2008 saat:13.09 da, Ufuk Büyükçelebi/B. K. ile yaptığı görüşmede; B. K.’ın “Kırgın size değil de. 1 Numaraya kırgınız. kırgınım yalnız. Neden söyleyeyim biliyoru musunuz Orada ki yoğunluğu ben biliyorum ben orayı Aradım, 2-3 sefer sesini duymak için şimdi bir ordan ses çıkmayınca hiçbir şey diyemedim. Dedim olağanüstü yoğunluk. Ama bir bakıyorum E. Ö. Bir bakıyorum F. B., bir bakıyorum afedersiniz ne kadar çıkıntı varsa onlarla sohbet ediyor. Şimdi biz burada ben paramparça olunca hiçbir sesini dahi siz de biliyorsunuz ki bunun bize sadece manevi yani haz veren ve güç veren değeri var. Yav insan bir sesini esirgeyince büyük yer böyle oluyoruz. Yani” dediği, A. H. Tolon’un “Bana izin verirmisin bu mesajı götüreyimmi” “Hayır ben yumuşatırım daha yumuşak bir ifade ederim” dediği, B.K.’ın “Yani ben oranın benim şimdi arkamda döndüğüm zaman baktığım zaman millet falan da yok görüyorsunuz işte pejmurda bir tek orayı oranın sesini bir şey istediğimiz de yok. Birsesini duymak. Bize yani oksijen oluyor. Şimdi bu çocuk Ufuk da öyle yani inanın bizi paramparça etmek için ama hiç umurumuzda değil. Ama neden orası var diye düşünüyoruz yani biz oranın şahsi varlığı ile” dediği, A. H. Tolon’un “Orası bunalmış durumda hakkaten bunaldı ya durumda. Bunaldı ya” dediği, B. K.’ın “Hayır yalnız efendim şimdi bizde orada sanki yani -30 derece de ki asker hangi duygu içerisinde ise biz de burada o duygu içerisindeyiz” “Yani bizi de oraya götürseler onların çoraplarını yıka deseler daha büyük bu işten zevk alacağız. Yani görev yapmış sayacağız ama o mehmetciği nasıl düşünüyorsa yani ona şey yapıyorsa 40 yılda birde biz yani E. Ö. e hı bir saat vakit yarım saat ayırırken 3 dakkada bize ayırsa çok mutlu oluruz yani çok oksijenimiz” dediği, A. H. Tolon’un “Ben bir şey söyleyeyim iyisiniz ama yani sağlığınız iyimi ben biraz endişelenmiştim bir ara. Sağlığınız için” dediği, B. K.’ın “Vallaha efendim yani ağlaşmak için söylemiyorum ama sağlığım falan iyi değil yani çok iyi değil gerçekten söylüyorum. Yani ben dengemi kayıp ettim. Yani ne şey kurabiliyorum” “Her şey kötü yani gece yarısı kalkıyorum. Kendi kendime konu.. ruh hastası bir adam oldum efendim” dediği, A. H. Tolon’un “Ben sözümü düzeltiyorum kızgın değil biraz kırgın galiba dedi yani adamcağızın günahını ben sordum ya ben kaç zamandır sesini duymuyorum” “Merak etmeye başladım dedim. O galiba biraz kırgınca söyleledi” dediği, B. K.’ ın “Efendim biz gerçekten sizin sesinizi duymak bizim için önemli ama yani bu meşgaleler arasında da yani vakit almamak anlamında” dediği, A.H. Tolon’un “Benim vaktimi almazsınız bende sizin ile beraber paylaşıyorum” dediği,

Tape No:4282de kayıtlı 09.03.2008 saat:12.58 de, R. K. ile yaptığı görüşmede; R. K.’ nun “İşte sayın Ali B.ile beraber Divan Otelindeyiz bir törene gideceğiz buradan” dediği, A. H. Tolon’un “ özür dilerim. Meşgul ettim sizi” dediği, R. K.’ nun “Yo yo istirham ederim” dediği, A. H. Tolon’un “O zaman hemen konuya gireyim. Bu 12 Nisan ile ilgili çalışmalar sürüyor. Ve bu konuda işte karar organında kararlar alındı. Konuşmacılar belirlendi. Efendim bunun tabi diğer ayrıntılı çalışmaları yapılacak. Tabi herkes bize bakıyor. Ve hep bu Bursa mitingindeki ciddiyet model alınıyor” “Eğer zat-ı alinizce uygun görülürse” “Önerildi de bu ıhh Salı günü yalnız özel olarak görüşmek üzere bir iki isim ile bizim Yücel i de istirham edeceğiz. Kabul bulursanız” “Şey ama tertip işine. Düzenleme işine. Çünkü antremanlı o, Çok anteramanlı bu işte” dediği, R.K.’ nun “Çok çok, düzgün bir çocuk” dediği, A. H. Tolon’un “Efendim bir emir buyururlarsa saat 14:00 de Salı günü, Mülkiyeliler Birliğinde bir araya geleceğiz” dediği, R.K.’ nun “14:00 de Mülkiyeliler Birliğinde hay hay” dediği, A. H. Tolon’un “Mülkiyeliler Birliğinde zaten biz o çalışmaları yürütüyoruz. Şimdi ekip şefi olarak, yani şöyle söyleyeyim Karargahın başına oturtturmak istiyoruz onu” “Her platformdan üçer dörder kişi gelecek. Ama ben dedim ki komutanım oraya bir maestro bir orkestra şefi lazım. Şimdi konuyu bilmeden” “Olmaz onun üzerine dedim ki bak Ali bey ile mali bey ile olmaz bu profesör Ali bey ile filan” dediği, R.K.’ nun “Yücel uygun çok isabet etmişsiniz efendim” dediği, A.H. Tolon’un “Lütfederseniz uygun bulursanız” “S.K., N. M., S. B., şey ıh ıh ıh Yavuz bizim hoca Yavuz ıh ıh şeyci tarihçi profesör Yavuz, Ü. Y.” “O değil bu. Bu şeyde şimdi ADD nin bir genç kızı vardı” dediği, R. K.’ nun “Anladım komutanım” dediği, R. K.’ nun “Türkiyem Grubu mateesüf bu o bir grupların tutumundan dolayı ayrıldı” dediği, R. K.’ nun “Sayın E. B. de burada biliyorsunuz oda Anadolu Ajansı Genel müdür yardımcısı” dediği, A. H. Tolon’un “Yalnız bu Salı günü beni affedeceksiniz bu ciddi çünkü ben orda ağırlığımı koyuyorum” “O bir toplantı ile çakıştı bu Salı Yücel ile ben orada olacağım. Lütfederseniz” dediği, R. K.’ nun “Peki efendim. Estağfurullah” dediği, A. H. Tolon’un “Tamam aldım o mesajı” dediği, R.K.’ nun “E. E. konusunu” dediği, A. H. Tolon’un “Ben beş dakka sonra bizim devrenin toplantısına katılıyorum” “Devre varya” “Orada benim söylemem ben aynı zamanda TESUD temsilcisi orada ne diyeceğim yani söylemem kafanda olan bir şey varsa orda kalkayım konuşayım” dediği, R. K.’ nun “Şimdi bizim ben Erdoğan …… beye de telefon ettim” “Dedim ki. İzmir Caddesinde Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfın dan biz makul bir kira ile harika sizin geçen tanımladığınız gibi İzmir caddesinde hemen Gazi Mustafa Kemal Bulvarına iki adım ötede. Düzgün iki oda bir salon bir salem temiz baktık. Şirket için hazırlamıştık. Fakat şirkete daha büyük bir yere ihtiyaç oldu elimizde duruyor. Yani eğer bir oda bir bina alacaksanız” “Bir bakın bilgilerinize onu da söylemek istedim” dediği, A. H.Tolon’un “Derhal söylerim” dediği, R. K.’ nun “Efendim birde bu ne demektir böylelikle dedim bizim İzmirde olmanın bizim ilerideki düşüncemiz var. Biz olanaklar sağlarsak TESUD içinde hep konuşuluyor ya istişare kurulunda devre masaları teşkil edilmeli” “Yani biz böylelikle devre masalarına 62 lilerden elimizin ulaşabileceği TESUD un ulaşabileceği 62 lileride yaklaştırmış oluruz dedim” dediği, A.H. Tolon’un “Çok doğru demişsin abi. İstirham ederim Sayın Ali B.’ye hürmetlerimi iletirmisin birde bir şey söyleyeyim. İzledinse Cuma akşamı Ceviz Kabuğunu o Korgeneralin hıı ya natıkası tutuldu ya askeri operasyonların can alıcı vurucu noktasını bilemiyor. Bir çekilme hareketinin öyle çekil deyince çekilecek gibi harekat olmadığını onun planlamasının saldırı planlamasından çok daha karmaşık” “Ya İşte Osman T. konuştu beni burada hasta etti” “Verem oldum kalbim durdu” “Diyemedi ki beceremedi beceremedi beceremedi” dediği, R. K.’ nun “O konuda ciddi bir sıkıntı var kimse konuşmasın diye halkta bir tepki var efendim” dediği,

Tape No:4283 de kayıtlı 09.03.2008 saat:15.36 da, R. B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Çıkarlarımız ifade edildi mutad vechile çok az arkadaşımız geldi 42 43 kişi üzdü bizi tabi” “Efendim tabi biz mazerete mesela zatıaliniz i biliyoruz işte selamlarınız okundu orda ama Anakara da oturup da inanırmısın çok az arkadaşımız geldi bizde söyledik şimdi ben ordan çıktım bu bizim Washington grubunun bi toplantısı var ona katılmak üzere yoldayım hoş geldin diyorum seni kucaklıyorum” dediği, R. B.’ın “Sağolun Hurşit paşam çok teşekkür ederim yarın görüşürüz efendim” dediği, A. H. Tolon’un “Yarın şey var ııı siz gelecekmisiniz bu Uluslar arası Terörle mücadele Uluslar arası sempozyumu var Bilkent te” dediği, A. H. Tolon’un “Ben bugün Birle Birle de görüştüm bilginiz olsun” dediği,

Tape No:6215’ de kayıtlı 09.03.2008 saat:19.43’de A.Y.G. ile yaptığı görüşmede; A.H.Tolon’un “Şimdi bu masada ciddi bir iddaa var” “Şimdi bişey söylicem Bu masada ne tartışılıyodu biliyomusunuz olayın müsebebi Şevket bey” “Bütün masada bak söylediği tek şey şu her şeyi anladımda işçilerle kadeh kaldırmayı anlamadım dedi ya” “Bu Alev hanım bu alev hanım çok uyanık ha valla bizi tongaya düşürdü” “Zapsu gibi geçirdi kafamıza” “Sen yalnızmısın bi dakka onlar 4 te gitti biz 6 da konuştuk” dediği, A.Y.G.’ün “Şimdi bunlar özel konular bu konular konuşulmaz” dediği, A.H.Tolon’ un “Nutku tutuldu adamın Ayyy telefonlar dinleniyo böyle konular konuşulmaz diyo bak” dediği,

Tape No:4285 de kayıtlı 10.03.2008 saat:19.46 da, Erkan ile yaptığı görüşmede; Erkan’ın “Albay Erkan Komutanım rahatsız ediyorum kusura bakmayın ellerinizden öpüyorum” “Komutanım şahıs M. T. Komutanım” dediği, A. H. Tolon’un “yaz M. T.” dediği, Erkan’ın “Tekin emekli öğretmen” dediği, A. H. Tolon’un “Yaz oğlum emekli öğretmen” dediği, Erkan’ın “Köy Enstitüsü mezunu” dediği, A. H. Tolon’un “Tamam o lazım bize” dediği, Erkan’ın “1931 yılı doğumlu Komutanım” dediği, A. H. Tolon’un “1931 doğumlu evet” dediği, Erkan’ın “Adres olarak Komutanım Kale kışla köyü” dediği, A. H. Tolon’un “kale kışla köyü” dediği, Erkan’ın “Sulakyurt Kırıkkale” dediği, A. H. Tolon’un “Sulakyurt Kırıkkale telefon” “Ne makbule geçti sağ ol” dediği, Erkan’ın “Sağ olun Komutanım emirleriniz bekliyorum” dediği,

Tape No:4287 de kayıtlı 11.03.2008 saat:18.34 da, Sinan Aygün ile yaptığı görüşmede; X Bayan’ın “Müsaitseniz Sinan Aygün başkanıma bağlıyorum efendim” dediği, A. H. Tolon’un “Saygıdeğer başkanım bu saatte rahatsız ettim özür dilerim müsait misiniz” dediği, S. Aygün’ün “Yo komutanım bu saatler benim çalışma saatlerim müsaittim emredin komutanım” dediği, A. H. Tolon’un “Saygıdeğer başkanım biliyorsunuz burada olağanüstü birliktelik oluştu UPEK Ulusal Platformlar Güç Birliği birlikte gelmek istiyorlar ben üstlendim bunu kabul buyurursanız hem o gün zat alinizi hemde sayın Mehmet H.’yi ziyaret edeceğiz müsaitse programınız Perşembe günü” “Bu perşembe günü yarın değil öbür gün mesela 12 12:15 gibi bir 15 dakikalığına kabul eder misiniz” “Niye öyle bi anormal saat verdim biliyor musunuz biricisini ben almadım da ondan öyle bir saat almışlar ki oradan hiç değilse dedim sayın başkan müsaitse ona uğramadan olmaz o iş peki dediler ondan sonrada 13:30 da genel kurul var tabi” dediği, S. Aygün’ün “Perşembe günü nerede bu yemek aaa saat 12 de şey geliyor bana ya büyük elçi D. B. geliyor” dediği, A. H. Tolon’un “O zaman dolusunuz peki 10 olsa” “Peki Perşembe günü 10 da sizdeyiz saygılar sunuyoruz hürmetlerimizle” dediği,

Tape No:4288 de kayıtlı 12.03.2008 saat:11.03 da, İ. Y. ile yaptığı görüşmede; İ.Y.’in “Sayın komutanım İ. Y. Türkiye Gençlik Birliği İzmir Şubesinden” dediği, A. H. Tolon’un “Ha İlkercim bende seni arayacaktım iyi oldu telaştayız gözlerinden öperiz nasılsın” dediği, İ. Y.’in “İyiyim sizler nasılsınız komutanım iyi misiniz” dediği, A. H. Tolon’un “Sağol 15 inde sana öyle bişe dedik ama burada beklenmeyen bişe çıktı burada hava kuvvetleri komutanının kızının düğünü var tabii şimdi çok hassa bir konu bu kusura bakma ben oradayım onun için olmaz onun için özür dilerim özür diledim yani kusura bakmayın” dediği, İ. Y.’in “Çok çok rica ederim komutanım” dediği,

Tape No:4289 de kayıtlı 12.03.2008 saat:12.03 de, İ.Y. ile yaptığı görüşmede; İ. Y.’in “Komutanım şimdi biz burada Hızır M. ile estopla” “İyi bir çalışma içerisindeyiz az önce Aydın B. hocamızla da arkadaşlarımız görüşmüşler sizlere selamları da var bizim burada sivil toplum kuruluşları ile çevremizi biraz daha genişletmek istiyoruz sizin özel olarak bizi yönlendirebileceğiniz kurum ya da isimler var mı acaba yemeğimize katıp kongremize katabileceğimiz” dediği, A.H. Tolon’un “Olmaz olur mu zaten şey söyleyeyim Hızır M. bilir birde sizi şey çok iyi tanıyor ııı Osman A.” dediği, İ. G.’in “Evet Osman A.” dediği, A. H. Tolon’un “Tanışıyor musun Osman A.’ yla.” dediği, İ. G.’in “Ben şahsen tanışmıyorum” dediği, A.H. Tolon’un “Bizim orada şey var ya ulusal uyanış platformu o oranın müdavimi ayrıca sizi televizyona falan çıkartırlar yani Osman A.’yla tanışıyor musunuz sen” dediği,

Tape No:4290 de kayıtlı 12.03.2008 saat:18.10 de, X Şahıs ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “İyiyim. Dün akşamleyin bir cevap geldi Osman A. Albaydan sizin 30 kişi için gittiler Karşıyaka da ki öğretmen evine baktılar yalnız o tarihte öğretmenlerin gezileri mi seminerlerimi ne varmış o tarih full dolu onun dışında bir yerden daha bahsetti bana yerini söyledi ama bir yere daha uğraşıyorlar zannederim bu akşam döner bana bu bir” “Siz 12 Nisan’ı hemen programlayın 12 nisan saat:11” dediği, X Şahsın’ın “Tamam Eylül hanım gelecek bu konuda ayrıntılı bilgi onda” dediği, A.H. Tolon’un “Bütün dernekler ADD’ler falan herkes biliyor bunu çünkü biliyorsunuz burada” “Hayır hayır ne bayanı ya adı da Ulusal Egemenlik Buluşması burası yağmur gibi bu bütün egemenliği ilgilendiren konuların hepsi tamam mı” dediği,

Tape No:4291 de kayıtlı 12.03.2008 saat:19.05 de, Mustafa Özbek ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Saygılar sunuyorum nasılsınız iyi misiniz” dediği, M. Özbek’in “Hamdolsun çok şükür sizler nasılsınız” dediği, A. H. Tolon’un “Tamam sakın üzülmeyeniz şöyle söyleyeyim hele siz hiç üzülmeyiniz, siz yapılacak her şeyi yaptınız her şeyi. biz de gece gündüz iki senemizi verdik anlamayanlar anlamıyor ama bir gün gelecek kafaları dank edecek onun için lütfen müsterih olunuz birinci ifade edeceğim buydu” “Yani siz biliniz ki siz neredeyseniz biz, bizim grubumuz orada ondan hiç endişeniz olmasın hiç ama hiç onu zaten Satılmış bey bana defaatle söyledi, sonrada gittik konuştuk adamcağız ne yapsın ne söylese bunların kafaları basmıyor gerçekten basmıyor inanın peki nasıl tahammül ediyorsunuz cevap etmeyeyim de ne yapayım” “Ha soruyorum etmeyeyim de ne yapayım hani sizin şeye benziyor sizde birilerine bir yerlerde şimdi görev aldılar tahammül ediyorsunuz da işte öyle. Şimdi ikincisi beni aracı yaptılar size olan yakılığımı sevgimi saygımı bilirler. Tanır mısınız bilmiyorum Eski Ziraat Fakültesi profesörlerinden Dider E. hamım var yaşlı 75 yaşında falan bunların bir Büyük Anadolu Vakfı diye bir vakıfları var aslında vakfın esas kurucusu Mehmet H.. Bunlar işte 50-53 tane öğrenci falan yetiştiriyorlar her ay her pazartesi Gölbaşındaki Patalya otelinde bir seçkin bir konuşmacı yemeğe katılanlara hitap ediyor. Hangi konu da olursa kendisi seçiyor konuyu. Vakti zamanında beni de onları öyle tanıdım iki sene önce beni konuşmacı olarak çağırdılar şimdi bunlar ısrarla çok dinledikleri için sizi birçok yerde, acaba sayın başkan gelip bizi onurlandırırlar mı diyorlar ne zaman için söylüyorlar ilk pazartesi 7 Nisan oluyor. Şey bunlar yani aklı selim sahibi insanlar orada ne oluyor 60-70 kişi oluyor isim onlar için önemliyse 80- 100 buluyor isim şeyse 50-60 a iniyor. Bir sürü insan tanırsınız da birde yaşları da var, eski Sıddık T.’mi ne merkez bankası başkanı filan da var yaşlılar grubu uygun bulur musunuz prensip de? Ondan sonra zaten onlar gelirler giderler ararlar” dediği, M. Özbek’in “Prensip olarak evet de bi bakalım yarın” dediği, A. H. Tolon’un “7 Nisan pazartesi sizi alıyorlar getiriyorlar yemekte yemek yeniyor beraber birde siz hangi konuyu tensip ederseniz bir saatlik bir konuşma yapıyorsunuz sonra soru cevap kısmı oluyor yemekten sonra saat 10 da da bitiyor” “Akşam evet efendim eşli gelen var eşsiz gelen var mesela ben eşli gidiyorum oraya ayda bir defa prensipte evet diyip sizinle görüşmelerine peki diyeyim mi” dediği,

Tape No:4292 de kayıtlı 12.03.2008 saat:21.55 de, Ü.Ö. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Saygılar sunuyorum bu saatte rahatsız ettim ama beni bağışlayın” “Şimdi ben bir konuda söz verdim o gerçekleşmedi sebebini hemen arz edeyim belki muttalisiniz takip ediyorum adım adım. Ben o görüşülen şahısla Kent Oteldeki yemekte beraber olacaktım beliyorsunuz ayın dördündeydi o yemek yani hemen hemen 10 gün geçti ama o yemeğe katılmadılar Ankara dışında oldukları için hafta sonu döneceğiz dediler ben geçirdiğimiz haftanın yani bugün Salı hatta Çarşamba bu gün pardon ben hafta sonunu da bekledim telefonuna iki kez aradığım bir konu için görüşeceğimi telefonuna not olarak bıraktım ama bana dönmedi. Ben aramaya devam ediyorum temas kurduğumda ileteceğim yani konuyu unutmuş değilim daha fazla gecikirsem merak edersiniz düşüncesiyle bu bilgiyi verme lüzumu hissettim size” “bir iki konuda da kendisi ile görüşmem de gerekiyor ama en büyük ümidimiz o kentteki işte toplu yemeğimizde hatta EMİNAĞAOĞLU’na bile söyledim EMİNAĞAOĞLU’na bile söyledim ama konuyu değil işte beklediğimi söyledim o söyledi işte Ankara dışında dedi filanca yerde bir panale katılacak hafta sonu dönecek. Cumartesi Pazar aradım dünde aradım düzeltiyorum pazartesi günü aradım not bıraktım. Bana geri dönmediler belki de şundan dönemediler onu da düşünüyorum benim telefon ama yooo şeyde mesaj pardon notta olmaz ee numaram yok ya benim” “Şey telefondan kaynaklanmıyor kartımdan kaynaklanıyor” dediği, Ü.Ö.’ın “Anladım anladım” dediği, A. H. Tolon’un “Efendim ama aramaya devam ediyorum bir olasılığım daha var Eminağaoğlu vasıtasıyla bu hafta içerisinde bu işi mutlaka bağlayacağım” “Onu size arz etmek için rahatsız ettim” dediği,

Tape No:4293 de kayıtlı 13.03.2008 saat:21.46 da, M. D. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Sayın vekilim kusura bakma tekrar rahatsız ediyorum” “Havelsan yönetim kurulu başkanı yarın teşrif ediyosunuz dimi dedi adam bana burada ben yarın dedim efendim dedi randevu aldını ayyy beni afedermisin yarın için ha” dediği,

Tape No:4294 de kayıtlı 13.03.2008 saat:21.54 de, Tuncay Özkan ile yaptığı görüşmede; T. Özkan’ın “Efendim ben Tuncay Özkanım bu saatte rahatsız ettim beni bağışlayınız nolur” dediği, A.H.Tolon’un “benim telefonum diil kartım ıııı şeysiz olduğu için işte numarasını göstermediği için haklı olarak cevap vermiyo onun için başka telefondan aradım sizi” “Şimdi burada kulağınız çok çınlıyo hemen hemen her gün bi kaç kez bu çıktığımız ve amaç sizin önde gittiğiniz yolda Allah gücümüze güç katsın” “Dinleyenlerde bundan nasibini alsın iki” “Dinliyolar ya şimdi bizi bak arada arkadaş kayıt ediyo şimdi dinlesin içinden böyle kelimeler bulur belki bişiyler bulurda nereye monte edeceğini düşünür arkadaş” “arz etcem size” “Burada Belki belki diil muhakkak biliyosunuz daha önce konuştuk burada bir sürü platform bir araya geldi bırak derneği yani” “Yani işte bu Ulusal Güç Birliği efendim Ulusal Birlik Hareketi, Anadolu Ulusal Dayanışma Platformu, Çay Yolu may yolu bissürü yani Platformlar şimdi birlikte ee düşünüyor birlikte üretiyor mümkün olabildiğince de o sizin bildiğiniz efendim işte şeyleri gidermek için uğraşıyor bütün gücümle aradaki işte bi şeyleri filen” “Şimdi eee bunun kararını aldılar 12 Nisan Cumartesi” “Ulusal Egemenlik Buluşması” “Bu konu emirlerinize intizar eder bunun kararı alındı müsadesi de çıktı” “Müsadeside çıktı bunun çalışması sürüyor 600, 700 kuruluş ee ben ayrıntıları size bilahare vericem sadece lütfededersiniz hem o gün için hem öncesi çok önemli” dediği, T. Özkan’ın “Tamam Paşam gerekeni yapacaz” dediği, A. H.Tolon’un “Bunun Tek amacı var ulusal egemenliğimizin korunması” “Sizde bu sizin üzerinde durduğunuz bir konu” “Ben 24 saat kaydıyla aranabilirim lütfen öyle demeyin” “Biz Kendimiz efendim yapmayın istirham ederim buraya Ankara ya geldiğinizde konuşacağımız çok şey var” dediği, T. Özkan’ın “Pazartesi günü Ankara da olacam sizi rahatsız edicem efendim” dediği,

Tape No:4297 de kayıtlı 14.03.2008 saat:13.42 de, Turan ile yaptığı görüşmede; Turan’ın “Turan … saygılar sunarım” dediği, A. H. Tolon’un “Sevgili Başbakanım, ben Kocatepe Camine doğru araba sürüyorum ama siz olunca hayır” “Bende geleceğim, ben de geleceğim, gel, gel,gel, bu işin sonuna geldik” dediği, Turan’ın “Sabah mı, öğleden sonra Komutanım” dediği, A. H. Tolon’un “Şimdi, bunu itiraf edeyim ki söyleyemem” dediği, Turan’ın “Sabah mı öğlen mi Komutanım” dediği, A.H. Tolon’un “Niye söyleyemem biliyor musun, arabadayım, bilmiyorum da ondan kapatma davasının açıldığı gün ve saat” dediği, Turan’ın “buradaki Başsavcı Vekili Nihat Bey, Yaşar Paşam Kolordu Komutanıyken şeyde …” dediği, A. H. Tolon’un “Hatırlar mısınız Erdal Paşa ile falan Genel Kurmayda konuşmalarınızı” “Size bir şey söyleyeyim mi, şuanda devlet sizinle, birde silahlı kuvvetleriyle yan yana” dediği,

Tape No:4300 de kayıtlı 15.03.2008 saat:11.45 de, B. K. ile yaptığı görüşmede; B. K.’ın “Alo, efendim günaydın, B.K.’ım ben Eğer müsaitseniz bir şey danışmak istiyorum” “Efendim şimdi böyle, bunun, yani orta yerde kalmaz değil mi, bu gelişme, altı doludur her halde, böyle, yalap şap bir iş değildir demi, bir görüşünüzü almak için şey yaptım” dediği, A. H. Tolon’un “Değildir tabi, yok yani, onu, o dosyayı iyi şekilde hazırlamışlardır, ancak” “Tabi, karar verici mercide olanlar, emsallere mi bakarak” “Mukayeselerini yaparlar” “Yoksa yenidünya konjöktörüne mi bakarlar” “Çok … dikkat değil mi, ilke önce Amerika Birleşik Devletleri balıklama atladı” “Yav, herkesten önce, burada yani, bizim kendi içimizde bile bu kadar balıklama atlamadı kimse” “Muhatabı olan bile, dünkü açıklama dışında, atlamadı balıklama da” “Ne oldu ABD hemen balıklama atladı” “Burası Havai adası mı ya” dediği, B. K.’ ın “Sizi rahatsız ettim. Yani bu birden bire bize dokunmayın diye, böyle bir mesaj gönderir gibi bir şey çıkardılar efendim. Hem de bir ağızdan değil, iki üç ağızdan, … mercileriyle birden yapıyorlar” dediği, A. H. Tolon’un “Esas çarpıcı ne biliyor musunuz” “Bir takım dayılar vardı, üfledi mi mangalda kül bırakmıyordu” “Baktım dün süt dökmüş, baktım dün süt dökmüş” dediği, B. K.’ın “Ya işte bunun altında devletimizin kalmaması lazım diye düşünüyorum, yani altının dolu olması lazım” dediği, A. H. Tolon’un “Ama bütün mesele karar verecek en yüksek mercii, yapacağı değerlendirmede” “Hakikaten kendi vicdani kanaatleriyle, geçmişteki uygulamalardaki emsalleri de dikkate almaları ve gelişen bu durumu, o şekilde değerlendirmeleri ile olur ancak” dediği, B. K.’ın “Evet evet. Yani zaman geçtikçe bu işin ne kadar vahim olduğunu daha çok gözler önüne serilecek” “Şimdiden o paniklerden görülüyor ama bakalım” dediği, A.H. Tolon’un “Bakın bir komedi size söyleyeyim, şimdi elimde okuyorum” “Bu M. A.B., Posta da yazı yazmış” “Bu son günlerin, Genel Kurmay Başkanı, benim resmimi basmış, altına KIVRIKOĞLU demiş” “Mehmet Ali’nin köşesinde” dediği, B. K.’ın “Bakacağım. O arkadaşı benim sinir sistemim kaldırmıyor efendim” dediği, A.H. Tolon’un “Benim de kaldırmıyor da, telefon ettim” dediği, B. K.’ın “Hele efendim, Karargâhta ya da davetlerde falan onu görünce, böyle deliye dönüyorum, yani birde böyle şaklabanlık” dediği, A. H. Tolon’un “Ben sordum, Ufaklığıda çağırmışlar, Ufaklık var birde” “Barzaninin ufağı” dediği, B. K.’ ın “Evet, evet, ben onu merak ediyordum” dediği, A. H. Tolon’un “Benden bir de azar işitti ama ne azar” dediği, B.K.’ın “Ama nasıl, onu bakın” dediği, A.H. Tolon’un “Ne azar, herkesin içinde herkesin; Sen beni tanıyor musun dedim. Tanıyorum efendim, bilmez miyim dedi, sizi çok yakinen tanıyorum. E madem tanıyorsun beni, ben sana oradan çekil diyorum da, niye çekilmiyorsun dedim” dediği, B. K.’ın “Yani o, oralara girerek, ondan sonra onun, paraya taahük ediyor biliyorsunuz değil mi efendim. Yani ben ..” dediği, A. H. Tolon’un “Ama birileri de onlara işte yükleme yapmak istiyor, yükleme” dediği, B. K.’ın “Evet, ama yanlış değil mi efendim, yani, neyse” dediği, A. H. Tolon’un “Ama biraz da yükleme yapmak istiyorlar yani, bana bak sen böyle diyorsun ama öyle değil falan diyorlar yani” dediği, B. K.’ın “Öyle, işte mektup yazıyorlar onların üzerinden. Adam bir karargahta, bir Cumhurbaşkanın Köşkünde falan, böyle enteresan” dediği, A. H. Tolon’un “Öyle, öyle dolaşır zaten, onlar öyle hep, şey derler de, ben şimdi telefonda söylemeyeyim” dediği, B.K.’ın “Evet doğru söylüyorsunuz. Efendim saygılar sunuyorum” dediği, A. H. Tolon’un “Kucaklarım, saygılar benden, sağ olun” dediği,

Tape No:4301 de kayıtlı 16.03.2008 saat:14.18 de, Ü. Ö.ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Efendim saygılar sunuyorum Hurşit Tolon” dediği, Ü.Ö.’ın “A muhterem Orgeneralim nasılsınız?” dediği, A.H. Tolon’un “Efendim önce özür diliyorum, bu kadar geciktim, kırk yılda bir, bir şey yapalım dedik” “Ama dün beraber olduk, akşamleyin” “Adamcağızın telefonu farklı” dediği, Ü.Ö.’ın “Anladım” dediği, A.H. Tolon’un “Ben ona üçtür mesaj bırakıyorum, dedim ki üçtür mesaj bıraktım, dönmediniz. Hem merak ettim, hem birazcık üzüldüm filan” “Nereyi arıyorsunuz, aradığım numarayı söyledim, efendim o numaram çoktan değişti dedi” “Şimdi, ben, sizin bir randevu talebiniz olduğunu ama özel bir konu konuşacağınızı” “İşte hepimizin saydığı, sevdiği. Efendim, bende tanıyorum kendisini, memnuniyetle dedi. Şimdi ben telefonlarını verebilir miyim dedim, derhal dedi ver. Takdim ediyorum” “Hocam sizin telefonunuzu bekliyorlar, ona göre randevu zamanı ve yeri konuşursunuz” dediği, Ü.Ö.’ın “Tamam, ben kendisini yarın arayacağım o zaman” dediği, A. H. Tolon’un “Lütfedesiniz, ben dün akşam görüştüm, biliyor yani sizin arayacağınızı” dediği, Ü.Ö.’ın “Tamam, çok teşekkür ediyorum, lütfettiniz Sayın Paşam” dediği, A. H. Tolon’un “İstirham ederim hocam, saygılar sunarım size” dediği, Ü.Ö.ın “Bir mukabele, çok sağ olun” dediği, A. H. Tolon’un “Bir ara görüşelim ortalık toz duman” dediği, Ü.Ö.’ın “Bu hafta içerisinde eğer müsait olursanız, hafta sonuna doğru bir araya gelebilirsek çok sevinirim” dediği, A. H. Tolon’un “Ararım, Cuma günü yalnız şeydeyim, Bursa, kısmet olursa” dediği, Ü. Ö.’ın “Bursa’dasınız” dediği, A. H. Tolon’un “Cuma günü Bursa’dayım, Perşembe günü Toplantı günümüz öğleden sonra, sabahleyin belki olabilir. Ben çarşamba akşamı ararım sizi” dediği, Ü. Ö.’ın “Tamam çarşamba bekliyorum efendim” dediği,

Tape No:4302 de kayıtlı 16.03.2008 saat:19.34 de, R. B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Gereği yapıldı” dediği, R.B.’ın “Efendim sağ olun, çok teşekkür ediyorum, çok sağ olun” dediği, A. H. Tolon’un “Bütün ayrıntısıyla gereği yapıldı” dediği,

Tape No:4303 de kayıtlı 16.03.2008 saat:23.51’de M. S. M.’ nun gönderdiği mesajda; “é@ 7 @Laiklik Elden gidiyor diyerek; cumhurıyet mıtınglerınde, simdi; Diyorlar. Her kes, demokra” yazdığı,

Tape No:4304 de kayıtlı 17.03.2008 saat:12.46 da, M.Erdal Şenel ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Ya abi hiç sesin soluğun çıkmıyor ortalık kaynıyor ben diyorumki bu adamcağız ben aramasam aramayacak artık diyorum ha” “Büssürü şey oluyor ya ortalıkta” dediği, M.E. Şenel’in “Beklenen bir şeydi ben bunu her zaman bekliyordum” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır onu bekliyorsun da yani bu durumlara bakmak lazım filan” dediği, M.E. Şenel’in “Ama yani tabiî ki bakmak lazım birde bir hukuk devletidir bu devlet bu ülke yani hukuk ne ise odur yani hukuk ne derse odur” dediği, A.H. Tolon’un “Bakalımda adamlar hukukçu mu yalnız ha haaa canım” dediği, M.E.Şenel’in “O saldırıp duruyorlar şimdi koruma altına alıması lazım tabi alınmıştır da yani büyük hedef oldu adam” dediği, A. H. Tolon’un “Tabi tabi sordum sordum varmış” “Sayın Sabih Kanadoğlu ile beraberdik düğünde Cuma akşamı Cumartesi akşamı sordum ona ben sayın Kanadoğluna hocam nasıl” dediği, M.E. Şenel’in “İyidir hürmetleri var oda” dediği, A.H. Tolon’un “Gördüm yeri yeri gördüm o hatta tavsiyelerde bulundum” dediği, M.E. Şenel’in “Ya söylediler şimdi orayı kazandıran onlar orası bize atıl bir yerdi galeri oldu orası” dediği, A.H. Tolon’un “Ya akşam bugün yarın filan büssürü yemeklerimiz filan var sana söyleyeyim mi. Yani ben bu şeyle buluşma işte bugün herhal değil artık saatte Tuncay da var efendim nedir o Çömez de var büssürü benim borçlarım var şimdi” dediği, M.E.Şenel’in “Tuncaya katılabilirim yani” dediği, A. H. Tolon’un “Ee Tuncaya söylim. Şeyi gördüm çok mahçup oldu of of geçen Salı akşamı nasıl üzüldü nasıl Çekirge Çekirge ben kendimi taktim ettim yapmayın efendim dedi yok Çekirge dedim ben Hurşit Tolon tanıyorsun galiba filan dedim ben aynı zamanda Ersin paşanında ço yakını Ersin diyorum Erdal paşanında çok yakını olurum filan yapmayın komutanım dedi. Eeee dedim ya sana bir şey söyleyeyim biz bu kadar sene önce” dediği,

Tape No:7515 de kayıtlı 17.03.2008 saat:16.48 de A. T. Özkan ile yaptığı görüşmede; A. T. Özkan’ın “Paşam saygılar sunarım bir konferanstaydım şimdi telefondaki mesajınızı aldım” dediği, A. H. Tolon’un “Özür dilerim Ankaraya teşrif ettiniz mi” dediği, A. T. Özkan’ın “Geldim efendim Ankaradayım Atılım Üniversitesinde bir konferans verdim şimdi bi toplantıya gidiyorum” “.. paşam çıkar çıkmaz sizi arıyacam hemen” dediği, A. H. Tolon’un “O zaman şey Yeşil Vadide ...” dediği, A.T. Özkan’ın “Yeşil Vadiyede gelirim paşam ..” dediği,

Tape No:7516 da kayıtlı 17.03.2008 saat:16.52 de A.T. Özkan ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Özür dilerim kaç zamandır kaç zamandır bu Erdal Şener…” dediği, A. T. Özkan’ın “... paşam şeref duyarım çok mutlu olurum” dediği,

Tape No:4305 de kayıtlı 17.03.2008 saat:23.15 de, G.B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Yani benim arkadaşı gitti ben dönüyorum işte şeye yani yolun önemli bir kısmını geçtim az kaldı üçte bir kaldı yoldayım altlardayım” dediği, G. B.’nun “Resmiyle değilsiniz demi” dediği, A.H. Tolon’un “Hayır hayır,,,,,,,,,” dediği,

Tape No:4306 de kayıtlı 18.03.2008 saat:12.44 de, X Şahıs ile yaptığı görüşmede; X şahsın’ın “İstanbuldaki siyasallaşma toplantısı çok güzel geçti. Hiçbir karar beyan etmememe rağmen siyasallaşma kararını aldılar abi” dediği, A. H. Tolon’un “Çok güzel” dediği, X şahsın’ın “Yurtta birlik koydular adını” “Yurtta birlik koydular adını. Kurultayı kısa döneme çektiler yani Mayıs ayı içerisinde kurultayı yapmayı düşünüyorlar orda ilan etmeyi düşünüyoruz partiyi” “Bu şekilde yürüyoruz bu bilgileri vereyim hayırlı olsun önümüzdeki günlerde de bu yol haritasını için bir araya gelecez toplantı yapacaz 3-5 arkadaşla ve birgün sizinle beraber bir yerde bir çay içer durumu bir daha değerlendiririz” “Yarınki toplantıda. Kadınlar toplantısında bu 20 sine aldıkları için size sizde toplantıdaydınız şey yapmadık onu N. G. yürütüyor şimdi N. G. yürütüyor ondan sonra sizden tarih alacaklar sizin içinde bir toplantı yapacaklar” dediği,

Tape No:4307 de kayıtlı 18.03.2008 saat:16.49 de, G. Ş.Ç. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “12 Nisan Cumartesi günü Ankarada Tandoğan Meydanında Ulusal Egemenlik Buluşması düzenleniyor. Bu Ulusal Egemenlik düzenlemesini ulusal egemenliğimize değer veren 1000 e yakın kuruluş meydana getiriyor ayrıca bizim Tuncay Özkanın Biz Kaç Kişiyiz grubu ile beraber oluyor bu iş” “Biz burada 5 tane akademik konuşmanın içinde” dediği, G. Ş.Ç.’in “Bir tane de beni istiyorsunuz” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır 4 tane halk temsilcisi istiyoruz 4 halk 1 tane anam konuşsun diyoruz anam” “Bu anam bu anam 5 dakika konuşacak yalnız çünkü zamanlama öyle teknik konular 5 dakka evet ben gelecem de biz seni aldırırız anam oldu mu” dediği, G. Ş.Ç.’in “Evet ben geliyorum” dediği,

Tape No:4308 de kayıtlı 18.03.2008 saat:21.29 da, X Şahıs ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Muhterem valim saygılar sunuyorum nasılsınız efendim” dediği, X Şahsın’ın “Sağolun paşam çok iyiyim bende sizin hatırınızı sormak istedim. Siz nasılsınız paşam” dediği, A.H. Tolon’un “İyiyim muhterem valim iyiyim uğraşıyorum bildiğiniz çalışmalarım sürüyor efendim” “Hoca hanım yeğenlerim torunlar herkes iyidir inşallah efendim” dediği,

Tape No:4309 de kayıtlı 18.03.2008 saat:21.35 de, Ufuk Büyükçelebi ile yaptığı görüşmede; A.H. Tolon’un “Ay yok bütün gün toplantıdaydım hayatım ya bu 12 Nisanla ilgili yönetim toplantısı var daha doğrusu yapı komitesi saat 2 de girdim saat tam 7 ye 10 kala çıktım arandığımı biliyorum ama kimin aradığını göremiyorum tabi” dediği, U. Büyükçelebi’ nin “Ben Perşembe günü Ankaradayım sizi ziyaret edebilir miyim” dediği, A. H. Tolon’un “Akşam üstü görüşürüz Cuma sabahı 7 de Bursaya hareket ediyorum ama akşamleyin görüşürüz” dediği, U.Büyükçelebi’ nin “Görüşürüz peki. 1 numarayı bir ziyaret etmek istiyorum müsait olur mu acaba” dediği, A. H. Tolon’un “Sormam lazım” dediği, U.Büyükçelebi’ nin “Bir sorarsanız ben Perşembe Cuma ordayım ikisinden randevu verirse bir” dediği, A.H. Tolon’un “Ama benim sormam mı daha doğru sen ha böyle bir niyeti var sizi aramayı düşünüyor derim oldu mu” dediği U. Büyükçelebi’ nin “Olur” dediği, A. H. Tolon’un “Yani ben talep ediyor olmam da böyle bir niyeti var oldu mu” dediği,

Tape No:4310 da kayıtlı 19.03.2008 saat:10.43’de Y. N. Öztürk’ün gönderdiği mesajda; “Mevlid Kandilinizi tebrik eder, hayirlara vesile olmasini dilerim. Prof.Dr.Y. N. O. HYP Genel Baskani” yazdığı,

Tape No:4311 de kayıtlı 21.03.2008 saat:16.51 de, X bayan şahıs ile yaptığı görüşmede; A.H.Tolon’un “Eee beni aramışsınız telefonda kaydınız var kiminle görüşüyorum”, “Hurşit Tolon kim aramış olabilir”, “Tolon bir saniye. beyefendi sizi tekrardan kanaldan arkadaşlarımız aramış kimin aradığını bilmiyorum” dediği, A. H. Tolon’un “Orası. Siz şeyi söylemiyorsunuz ki neresi olduğunu bilirim o zaman kimin aradığını” dediği, X bayan şahsın “Ulusal Kanal beyefendi burası” dediği, A. H. Tolon’un “Ha ordaki muhabir arkadaşım aramıştır. Oldu selamlar sevgiler sağolun sağolun” dediği,

Tape No:4312 de kayıtlı 21.03.2008 saat:20.42 de, X Şahıs ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “ Dönüyorum şeydeyim işte Bursadaydım ya üniversitede”, “Dönüyorum şimdi siz nasılsınız” dediği, X şahsın “Bende Muğla’daydım üniversitede çok yoğun bir katılım vardı televizyon proğramları yaptım” dediği, A. H. Tolon’un “Sabahleyin haberleri aldım” dediği, X şahsın “Ne görüyosunuz ne düşünüyosunuz” dediği, A. H. Tolon’un “Efendim ee tabi bu zatların uzaktan hiçbir bağı olacağını değerlendiremiyorum yani yasa dışı bir işle burada şu var konuşmak niyetinde olanları susturma kararlılığı var” dediği, X şahsın’ ın “Öyle görünüyo öyle görünüyo bende düşünmüyorum ve zaten yani seksen dört yaşında efendim böyle sabahın beşinde falan filan” dediği, A. H. Tolon’un “O orasını orasını yani orasını düşünmek hayal etmek bile şey yani bilmiyorum ama büyük söylemeyim büyük olaylara sebebiyet verirler yani” dediği, X şahsın “Evet evet yani aynı aynı endişeyi taşıyorum” dediği, A.H.Tolon’un “Burada bir ürkütme burada bir korkutma ben canına okurum meydan okuması var” dediği, X şahsın “Maalesef ve çok çok üzüntü verici” dediği, A. H. Tolon’un “Ama ama ama böyle devam eder mi zannediyorsunuz yani bu iş” “Etmet etmez etmez efendim etmez” dediği, X şahsın “Size verdiğim notları gördünüz dimi” dediği, A.H. Tolon’un “Gördüm gör eee muhteşemsiniz muhteşem” dediği, X şahsın “Manzara o işte” dediği, A.H. Tolon’un “Muhteşem muhteşem ben şey de de çok tabi ilgi gördük bu Bursa’da” “Efendim eee bende çok memnun oldum şimdi az kaldı işte bir iki saatlik bir bir buçuk saatlik yolumuz var siz de İstanbul’a dönüyorsunuz heralde” dediği, X şahsın “Bende İstanbul’da yarın yoğun programlarım var görüşmek dileğiyle” dediği,

Tape No:6244 de kayıtlı 25.03.2008 saat:23.16’da İ. E. B.’nin gönderdiği mesajda; “Birlestirmede bence OZBEK’İ DE unutmayin onlasinda oyle bi nizetleri oldugunu sezdimde” dediği,

Tape No:6245 de kayıtlı 28.03.2008 saat:21.33’de S. T.’nin gönderdiği mesajda; “Tolon pasam pzt saat 15.30 BAROLAR BİRLİGİ BSK RANDEVU VERMİS. dilek maybek notu. saygilar” dediği,

Tape No:6246 da kayıtlı 22.03.2008 saat:11.22’de S. U. ile yaptığı görüşmede; S. U.’ın “… paşam rahatsız ediyorum Sayın Cumhurbaşkanıma mesajınızı iletim” ,“Sevgi ve saygıyla çok teşekkür ettiğini..” , “Estağfurullah Allah sizlen gibi komutanları eksik etmemesini sizlerin eee ve çok kendisi sevdiğini ve çok emeklerinizin geçtiğini ve böyle gözleri dolarak çok değerli bir paşamızdır diye sende mesajlarımı ilet dedi üzerimde kalmasın” dediği, A. H. Tolon’un “Öyle bir Cumhurbaşkanının başkomutanlığında çalıştığım için müştedirim mutluyum mesutum bahtiyarım” , “Zaten olmasaydı çoktan defterim bitmiştide”, “Çok teşekkür ederim bende onun için kalbi şükranlarımı kendisine ifada ediyorum” , “Keşke hep öyle olsa Cumhurbaşkanımız” dediği,

Tape No:6247 da kayıtlı 24.03.2008 saat:11.58’de M.Erdal Şenel ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Ölme Ölürse korkusuyla şey yaşanmış orda” , “Canım iki defe iki üç defa doktor getirilmiş” dediği, M.E. Şenel’in “Efendim bu kalp krizi geçirmiş…. Takılmış bilmem ne var kalp hastası neyse” , “sağol bende özledim ya bişey bu hafta sonu” , “ben sizi bir yemeğe almak istiyoruz da beraber” dediği, A. H. Tolon’un “Zaten ondan önce biraya gelcem hem sana bişey verecem” , “hem bir iki konu danışacam ” , “Bu Ş. M. nün yazıhanesini bilirmisin sen nerde” dediği, M.E. Şenel’in “Yo bilmiyorum” dediği, A. H. Tolon’un “… ben ona vermişitim onda vekaletim duruyor da o sürelimidir o Vekalet onuda bilmiyorum ya” , “…. Ayrıca bu şeyde de bitane olsun istiyorum bu meriç varya M. C. hani bu bizim beyeaz saçlı nın yardımcısı vardı öldü ya adamcağız ya sen hatırlıyorsun sanıyorum bu söyleyecem bi dakka ııı Sinop lu hani penisilin iğnesinden öldü yaşlı palabıyıklı şeyi takip etti bizim bu Şehit Analarının davaladrını filan girdi” dediği, M.E. Şenel’in “… C. T. ..” dediği, A. H. Tolon’un “Görüşüyorum yav yav abi herşey olur yani anlıyorsun sen” dediği, M.E. Şenel’in “… şimdi Bunlar iftira çamur atma” “mesela birini gözlatına alıyorlarmış O diyomuşki mesela Ahmet de var bu işin içinde hayda Ahmeti tutup götürüyorlarmış öyle şey olurmu ya” dediği, A. H. Tolon’un “… adam dün barbar bağırıyor bu ÖZKAN ” , “Yav diyor evine gelir diyor haberin olsun diyor dosyanın arasından şey çıkarırır diyor” dediği, M.E.Şenel’in “… ya tabi ekler belge ekler belge çıkarır” , “Onun için dikkat etmek lazım” dediği, A.H. Tolon’un “Aman herkes herkes hocam napıyor” dediği, M.E. Şenel’in “İyi hocamda işte Kongreden geldi O da Bursadan geldi” dediği, A. H. Tolon’un “Hoş geldi A ben Bursadayım Cuma günü” , “Muhteşem şey oldu hayır üniversitede olağanüstü bir yakınlık ilgi o günde bu bomba patlamıştı şey yani bu haber patlalıştı” , “dedim yani Türk medyası şey yav medya ikiye bölündü yargıyı bu ne olacak ya” dediği, M.E. Şenel’in “Her şey bölündü Ülke bölündü çok kötü çok kötü” dediği, A.H. Tolon’un “O İŞÇİ Partisinin başkanının bu günkü bi demece var okudunmu” dediği, M. E. Şenel’in “Tutuklamışlar onu ya” dediği, A.H.Tolon’un “Hedef Ordu diyo herif ” , “Ayrılıyor hayır şeyden ayrılıyor işte mehkemeye götürülürken” , “yada mahkemeden çıkarken ordu diyo” dediği, M.E.Şenel’in “Evet o öyle diyo elinde belge var herhalde bişeye güvenerer söylüyo”dediği, A.H. Tolon’un “Bişey söyliyimmi neyse ben şeydende bi randevü istedim işte o bizim arkadaşımızdan” dediği, M.E. Şenel’in “Anladım” dediği, A. H. Tolon’un “Görüşcem onunla bakalım ne görüyor dün konuştum akşamleyin dışardayıdım yeni geldim dedi çok yorgun böyle bezgin üzgün bi sesi var” , “Üst katından hiç sese seda yok” , “Hayır hayır arama sormada yok” dediği, M.E. Şenel’in “Ondan sonrada şeyi arayacağım çünkü” dediği, A. H. Tolon’un “Anladım öbür arkadaşı” dediği, M.E. Şenel’in “sana göre planlıyorum” , “hani üç kalyonl vardı ya Eskişehir yolunda güzel biryer” , “Varam… otobüslerinin.. hemen yanı” dediği, A.H. Tolon’un” , “O Recainin orada açtığı zaman bundan ikibuçuk yıl önce buraya geldiğimde iki gece oraya iki grup götürdüm” , “İkisi birindede aileli gidildi bu şeyler filan gidildi Ruhiler Ahmet paşalar Selahattin paşalar filan gidildi” dediği,

Tape No:6248’de kayıtlı 24.03.2008 saat:13.48’de G. E. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “.. size gelecek kitabı aldım. …onu orayamı … buluduğunuz adresemi taktim etsinler şeyle gelecek herhalde kargoyla” dediği, G. E.’nin “Tam olarak neden bahsettiğinizi anlayamadım” dediği, A.H. Tolon’un “bi şey istediniz ya bi kitap gönderilmesini” , “tamam yalnız onun şeyini yaptırdım, açtırdım” , “orada ee dedilerki bunda program ne diyorlar Windows programı yüklü değil dediler” , “Efendim öyleymiş onu ayrıca yüklüyorlarmış o ber orada açtırdım Windows programını yüklettim yani açılıhp tekrar” , “ bu arada çok sıkıntılar var siz bilmiyorsunuz tabi herkes her şeyden akla gelen her şeyinden altından öküzün altında buzağı arıyorlar onun için diyorum ben siçe merak etmeyin şimdi ben eee bugün olmazda o şimdi bir arkadaşımla uğradım yarın veya öbürgün eee orası iş yeri sade işyeri adresi verilecek o kadar” , “bana lazımsın … memlekete sağol ” , “daha memlekete çok lazımsın” dediği,

Tape No:6249’ da kayıtlı 24.03.2008 saat:19.08’ de R. B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “İstirham ederim aradım canım yarın on otuz” dediği, R.B.’nin “Oldu efendim peki peki” dediği, A.H. Tolon’un “ Yarın on otuz sağol saygılar sunarım hadi” dediği, R. B.’nin “Peki hayırlı olsun sağolun …” dediği,

Tape No:6250’de kayıtlı 25.03.2008 saat:08.55’de M.E. Şenel ile yaptığı görüşmede; M.E. Şenel’in “… bu Hollanda da bizim dostlarımız var ya hani gidiyoruz orda kalıyoruz” , “…cuma günü geliyorlarmış” , “Onlarla bir kaç gün ilgilenmem lazım” , “Onun için erteliyecem ya bunu” dediği, A. H. Tolon’un “Erteledik bile” , “Yav istirham ederim ben şeye gidiyorum şimdi” , “…yani benim eskiden çalıştığım” dediği, M.E. Şenel’in “ Ankara dışınamı” diye sorduğu, A. H. Tolon’un “hayır hayır” dediği, M.E. Şenel’in “Anladım” dediği, A. H. Tolon’un “Çalıştığım yerdeki şeye” , “Yukarıdaki en üst kat yani en tepesine” dediği, M.E. Şenel’in “anladım anladım” dediği, A.H. Tolon’un “Bişey varmı benim söyletcem” dediği, M.E.Şenel’in “Valla işte biliyon yok” , “Sen biliyorsun” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır yani senin ilave ettceğin bişey varmı ona hazırlık yapıyordum şimdi ” , “Oraya gidiyorum işte bikaç şey aktaracam” dediği, M.E. Şenel’in “Yalnız onun şeyi olan alttaki hani adamı” , “Varya onu benim yerime onu bi söyle nolursun ya bi şekilde yani fırsat bulabilirsen çok dokunuyo yani ya ve.. Kapıyı kapattı bize birader orayı ya” dediği, A. H. Tolon’un “Bide sana bişey söyliyeyim ya sana bi görev vermediler filan demiştim onu hatırladınmı” dediği, M.E. Şenel’in “Evet yani hatırlatsan iyi olur ama” , “Bi hatırlat … deki yani şeye bile gelemiyormuş de kendi kurduğu” , “… yere bile gelemiyormuş de kapatmış kapıyı de” , “İçimde dertti çünkü benim” dediği, A. H. Tolon’un “..söyliyecem” , “Ben bugün görüşcem efendim akşamda birisiyle görüşcem yarın sana veya öbürgün bildiririm” dediği,

Tape No:6251’de kayıtlı 25.03.2008 saat:12.03’de R.B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Ben … O İstanbuldan gelen arkadaşı gördüm” , “Ona lisanı münasiple ilettim ayrıntıları bildiririm size” , “Zaten dolu olduğunuda gördüm” , “Yani konuya dolu” , “Bide O Almanyadan gelen arkadaş içinde geçen sefer zaten onu pek hoşnut kalmadığını da bizzat kendisi ifade etmiş çünkü bi takım eeee onun ifadesiyle şeyleri varmış … ondan donlayı ben O arkadaşla çalışmam pek demiş” , “Bu bazı durumlarda kısıtlamaları varmış …” , “ondan dolayı yok yok demiş ben onun için demiş filan” , “Bende söyledim işte arkadaşa O futbolcudan hayır çıkmaz filan dedim bilesin” , “Şimdi akşam için nereyi söyleyeceğim ben bu adama sen düşündünmü akşamı” dediği, R.B.’nin “Nereye gidelim efendim” dediği, A. H. Tolon’un “… şeyi düşündüm ama nedersin” “…çiftlikteki merkezi” dediği, R.B.’nin “Anladım anladım olur” dediği, A. H. Tolon’un “… başka bir yer varmı hani senin bildiğin veya şey var şu migrosun yanında Pine apple var bilirmisin orayı” dediği, R.B.’nin “Biliyorumda oraya çok uzun yıllardır gitmiyorum ben” , “…şeye gidersek kalabalığa yakınımıza adam oturtmam ben” , “… Park Foraya gidip orda bir oda var o odayı ayırtırsak” dediği, daha sonra oranın pahalı olduğundan bahsedererek R.B.’nin “Ozaman şey yapalım efendim nederler çiftlik yapalım ozaman” , “Merkezi yapalım” , “Tamam üç kişilik ayırtıyorum” dediği, A. H. Tolon’un “Bide şey var orası çok güzel bidakkada bak bu Sherton yanında ben onunla yemek yedim onunda ofisine çok yakın” dediği, R.B.’nin “Evet o zaman merkezden ayırtıyımmı efendim” , “tamam üç kişilik ayırtıyorum” dediği, A. H. Tolon’un “tamam ben zaten sekizde sende olurum görüşcem ondan önce” dediği,

Tape No:6253’de kayıtlı 25.03.2008 saat:22.09’da İ. T. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “… bir dost gurubu ile beraberim ama çok önemli bişey var siz yarın saat 9:45 ten itibaren müsaitmisiniz …” dediği, İ. T.’nin “Tamam 9:45 de dediğiniz yerde ...” dediği, A. H. Tolon’un “… sizi alacam bi dostuma götürecem” , “ O dostuma bu çalışmaları söylemenizi anlatmanızı istiyorum büyük bir birlikteliğin dostluğun oluşması için” dediği ve “ Boğaz sokak Sheraton ın sheraton ın önünden geç ana giriş kapısının önünden geç hemen sola dön işte boğaz sokak orası” , “… 7/1 polatkan apartmanı saat onda ben ordayım” diyerek buluşacakları yeri tarif ettiği, devam eden konuşmasında “… senden ricam şu” , “Şimdi ben dostumla beraberim O Ona beraberce nerden başladık nereye geldik saat onda orda buluşuyoruz onda buluşuyoruz” , “on kırkbeşe kadar zamanımız var” dediği,

Tape No:6255’de kayıtlı 25.03.2008 saat:23.02’de G. B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “… Sesimi de esirgemiyorum çünkü seni çok seviyorum. Niye kıkır kıkır sen gül öyle ” , “Çok muhteşem oldu ben seni, sen benim güvercinimsin biliyor musun?” dediği, G. B.’nin “Sen de benim herşeyimsin sen bunu biliyor musun? ” dediği, A. H. Tolon’un “… çok muhteşem bir şey oldu, yarın saat 10 da birileri ile görüştürüyorum. Haberal maberal, hayır ciddi söylüyorum, … yani başladım işe ”dediği, G. B.’nin “Yani dese ki arıtk bayramdan bayrama görüşeceğiz” dediği, A. H. Tolon’un “Yo yo ben sana yani bir şey söyleyeyim mi dünya bütün kız ber seni, şimdi geleyim sana ben. Sana bir şey söyleyeyim mi sen…. bak kıkı kıkı ben sana bir şey söyliyimmi” , “Yoo çıktım oradan aslında bakarsan biraz da çıkmedi telifon falan herkesi aradı ben de bindim geliyorum” , “Çok muhteşem bir görüşme oldu ” , “Ve harikulade, harikulade bir cevap verdi şeye ” , “Temizeller operasyonunu başlatanlar, önce aynaya bakıp ne kadar temiz olduklarını görsünler dedi yahu” , “Benim yanım da dedi yav” , “Şimdi benden eleman ....tiyor, iyi düşün iyi düşün ” , “Seni seviyorum. Benden eleman ” dediği, G.B.’nin “Benim en son görmemeniz gereken halimi bugün gördünüz ” dediği, A.H. Tolon’un “Sana bir şey söyleyeyim mi sen sen benim görmeyi beklediğim halini gördüm. Sana yakışanı yaparsın sen. san san onurunu sen kişiliğini her yerde dim dik durarak ispat etmiş bir insansın o senin dik duruşundur, haysiyetindir onun da gereğini yaptın. Gurur verdin onur verdin benim sevdiğim neden bu kadar sana yüce olduğunun ispatıydı odlumu şimdi ” dediği, G. B.’nin “… ama bir dakika, önce beyefendiden izin alın ” , “O üç kişiye müsade etti ” dediği, A.H. Tolon’un “Neymiş o üç kişi olur dediği ya ” dediği, G. B.’nin “Dedi ya. Girelim üçümüz girelim dedi ” dediği, A.H. Tolon’un “İyi yaptım iyi yaptın ben de yavaş yavaş geliyorum şimdi çokça bak komacandan komacandan öpe öpüyorum” dediği,

Tape No:6256’ da kayıtlı 26.03.2008 saat:12.11’ de R.B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “… önce dün akşam için yürekten teşekkür ederim efendim ” , “Hakikaten çok çok çok yararlı oldu ” , “Çok güzel oldu. Şimdi arkadaşlarla tanıştırdım” , “Oradan şimdi çıktım ” , “İşte tabi nüanslar var, anlamada kavramada filan ” , “Neyse ama öyle yani çalışıyorlar hala ” dediği ve ofise gideceğini öğleden sonrada belediye başkanına gideceğini söylediği, devamında “Bu arada hesap numarasını aldım eğer müsaitseniz yazdırabilirim size” , “Lütfen. Bir de şeyi merak ediyorum, haber alınınca bugün bir şey açacaklar ya ” “Müsbet diye felan ” , “Şimdi Türk İş Bankası” , “Beşevler şubesi ” , “Parantez içinde 4219 kod numarası bu, 4219 ” , “19 Ankara” , “Hesap numarası” , “B.G.” , “… o bizim işte işlerden sorumlu ” , “0707832” , “Şükranlarımı sunarım” , “Şimdi bir şey daha arz edecektim. Şeyden ne haber, ee o daha belli olmadı değil mi?” diye sorduğu, R.B.’nin “Hangisi efendim ” dediği, A. H. Tolon’un “Hani bugün, bugün ” dediği, R.B.’nin “Hayır belli olmadı efendim” , “… gece falan öğreneceğiz onu” dediği, A. H. Tolon’un “Bir emrin var mı, benim yapacağım bir şey var mı?” dediği, R.B.’nin “… sağolun efendim, ama gelen haberler pek iyi değil ” dediği, A. H.Tolon’un “ne oldu yani nasıl diyorlar öyle, nasıl ...... ....... Öbür zaman da demişlerdi iyi değil filan diye ama ” dediği, R.B.’nin “Bugün akşama bir bir dinleyelim onu bir değerlendirelim” dediği,

Tape No:6257’de kayıtlı 26.03.2008 saat:19.49’da R. B. ile yaptığı görüşmede; R. B.’nin “Efendim bir çok şey tabi iyi kötü öyle gidiyor da. O hani siz bir, bir akademi gününde görüşmüştünüz birileriyle ” , “Hani birileri bir yere gitti de işte ne ...... hala dediler ” , “O rezistans o direnç aynen maalesef devam ediyor ” , “Evet aşağıdaki o işte, o bir kaç kişi halen daha hiç pozisyonlarını ..” dediği, A. H. Tolon’un “… birileri ona gittiler ” , “Adam da o gidenlere” , “Yani oranın üst düzeyleri gittiler. Bu giden” dediği, R. B.’nin “Üstte bir problem yok ” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır o yukarıdaki adam dediki … hayır neyse nedir” , “Bizim böyle bir tercihimiz yok dedi ” , “Dolayısıyla aşağıdaki herif, afedersin afedersin” , “Kıçını yırtsa bize ne alttakiler. çünkü üstteki, üsttekinin konuşmasını duydu ” , “Üsttekiler gitti, alttakiler gitmediki ” dediği, R.B.’nin “Hayır şimdi bu gün itibariyle o alttakiler, bir skoring yaptılar şeyde, o bildiğimiz yerde ” , “O skoringde aleyhimize çalıştılar yani ” dediği, A. H. Tolon’un “Anladım ama şimdi bunlar heyet halinde yani en üst düzey değilse de ort, üstün bir altıdüzeyinde” , “Gidip, bizim konuştuğumuz adamla konuştuklarında” , “O adam dedi ki hayır hayır böyle bir tercihimiz yok dedi ” , “Tamam öyle dedikten sonra şimdi alttakiler skoring yapsınlar, top oynasınlar, kafa atsınlar ne yazar, bir” , “İki, bu işin en tepesindeki adam bir tercih koymadı ortaya” , “Yani en tepesindeki adam dediki bin zaten tahditlerinden, bazı tahditlerinden dolayı kalsın bu iş dedim dedi ” , “Şey nasıl, açıldı, nasıl, resim nasıl?” dediği, R.B.’nin “… biz o konuda iyiyiz ” dediği,

Tape No:6258’ de kayıtlı 26.03.2008 saat:20.15’ de A.P. ile yaptığı görüşmede; A. P.’nin “Komutanım emret” dediği, A.H. Tolon’un “Şimdi bugün gazetelerden birinde şerefsizler cumhuriyet mitinglerine diyorlar bilmem ne okudun mu onları..” dediği, A. P.’nin “Genel olarak biliyorum yani cumhuriyet mitinglerin hakkındaki yazı” dediği, A.H. Tolon’un “yapanlara da bilmem ne diyorlar ya” , “Bunlar bu kadar şerefsiz olur” , “Şimdi ben bunun için aramadımda esas aklımda iki gündür bişey var” , “sizde sen halen şeyle görüştüğümüz şahısla aynı yerdesin demi” , “tamam ya bana 2-3 sayfalık” , “Bu Iraktaki son durumla hali hazır yani son bir aylık iki aylık durumla oradaki Türkmenlerin ve Kerkük’ün durumu” , “3 sayfalık bilesir özet bilgi lazım ki kendimi güncel kılayım” dediği,

Tape No:6260’ da kayıtlı 27.03.2008 saat:12.05’ de S.T.T. ile yaptığı görüşmede; S. T.Tosun’un “… bir şey danışmam gerekiyor, şimdi bir defa tabi sabahtan beri arıyorlar. NTV aradı, işte o aradı, bu aradı, basın” dediği, A. H. Tolon’un “Milliyeti okudunuz mu Milliyeti.” , “Milliyet te adımız da sanımız da var ” dediği, S.T.Tosun’un “... şimdi Tercüman başka bir konu yüzünden de arıyor sabahtan beri ” dediği, A.H. Tolon’un “Beni arıyor, beni de, ben soracaktım bak çok yaşa ” , “… başlığa baktım şimdi bir şey söyleyeyim, .. yav asıl çeteyi basmışsınız diyeyim dedim,” , “Avukat dediki deme dedi” , “… Şimdi 4 tane resim basmış oraya kim bunlar diyor ” , “O işte gazetelerde, bu haberleri yapanlar filan var, 4 tane gazetenin genel yayın yönetmeni felan, bunlar herşeyi biliyorlar, herşeyi yazıyorlar, herşeyi suçluyorlar felan” , “Ben de diyeyim ki dedim, ama avukatla konuştum, diyeyim ki dedim, yahu çete arayıp duruyorlar, asıl çeteyi bulmuşsunuz diyeyim dedim ” , “İşte gazetelerine bu işte meşhur şeyleri yazınlar. …4 tane, yani, Taraf ın, … Yeni Şafak ın, Star ın, bir de .. Sabah ın. Bunlar herşeyi biliyorlar, yazıyorlar, çiziyorlar filan .. kim bunlar demiş.”, “ İkinci manşet, alt başlık, Dehşet Senaryosu, bu dehşet senaryosuna göre, ..parti kapatılacak. Partinin başındaki şahıs siyaset yasaklı olacak, bu furyadan şimdi en yüksek, tepede oturan faydalanıp işin başına geçecek ” dediği, S.T.Tosun’un “toplantıya iki günden beri gelmiyor, çok yakın dostu ve avukatı aynı zamanda” dediği, A.H. Tolon’un “ Şimdi şeyi söyleyeceğim, benim aklından şu geçiyordu bunu bana ne diyorsunuz, ne diyeceğim, herhalde bağımsız, adil Türk yargısı bunlarada kim olduklarını soracaktır. O beklenti içinde olduğumu söyleyeceğim diye düşündü ” , “Birinci konu için kim bunlar diyor ya” , “Ben bağımsız adil ve hepibizin güven kalnağı Türk yargısı herhalde bunların kim olduğunu da bir gün soracaktır.İşte tamam odlumu” dediği, S. T. Tosun’un “Peki… siz bunu platform adına söylüyorsanız ben bilgiyi danışmanımız veriyor İstanbul a diyeyim. siz direkt Ufuk Bey e vereceksiniz değil mi?” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır şimdi arayacak beni bunlarım Ankara temsilcisi arayacak beni” dediği, S.T.Tosun’un “yani söyleyelim mi platform adına öyle bir şey” dediği, A.H. Tolon’un “ Platform adına demeyin şimdi platform adına derseniz eksik olur.Şahsım adına söylüyorum dersiniz, platformu konuşuruz akşam üstü söleriz”dediği,

Tape No:6261 da kayıtlı 27.03.2008 saat:12.46 da Turhan Çömez ile yaptığı görüşmede; A.H. Tolon’un “Dostum saygılar sunarım..” , “.. Ruhi Bey le beraberim, ikimizin de selam ve saygıları var.” , “Birincisi hemen söyleyeyim, ben bugün sayın HABERAL IN ofisini oradım sabahleyin erkenden, sekreteri hanımefendiyle konuştum ” , “Kendisi Ankara dışında” , “Yarın öğlene kadar zamanımız olduğunu söyledim. Yarın sabah bize bir randevu verebilirse mutlu olacağımızı, olmazsa önümüzdeki hafta talep edeceğimizi söyledim” , “İki, bugün için konuştuk ama sonra şunu düşündüm, niye belki az insanımız katılır bugün, sizce de uygunsa bugünkü toplantıda, biraz sonra katılacağım ben, bizim genel kurula efendim önümüzdeki hafta zat-ı alinizin isminden bahsederek burada olacaklar 10-15 dakika bizle dersem” , “Perşembe günü 2:30 dan sonra” , “Toplanmış olurlar sizi bekletmeyiz ”dediği, T. Çömez’in “Tamam efendim, memnuniyetle ” dediği,

Tape No:6262’ de kayıtlı 27.03.2008 saat:13.16 da Y. Y. ile yaptığı görüşmede; A. H.Tolon’un “Saygı değer müsteşarım, Tolon hürmet eder” , “12 Nisan çalışmaları yapıyorlar, onun toplantılarındayım” dediği, Y.Y.’nin “ müsaitseniz yarın ben sizi sürpriz bir restoranta götüreyim orada biraz konuşalım” dediği, A. H. Tolon’un “ bugün perşembe ya, biliyorsunuz perşembe bizim şey, ama yarın siz müsaitseniz, yarın geleyim size” , “ öğlene doğru size geleyim ” , “restorant önemli değil ama sizle mutlaka beraber olmam gerekiyor, çok birikim var” dediği, Y. Y.’nin “ bizim çocuklar çok güzel bir yer açtılar da onun için, hem orayı da görürsün” dediği,

Tape No:6264’de kayıtlı 31.03.2008 saat:10.03’de M. Erdal Şenel ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “… aldım haberi müsaitiz” dediği, M.E. Şenel’in “… cumartesi 5” dediği, A. H. Tolon’un “Ben zaten bugün yarın seni görmek zorundayım, bir iki ciddi konu var” , “Sana iletmem lazım, o şeyle de görüşmemiz lazım, YARSAV daki arkadaşla” dediği, M.E. Şenel’in “… tamam ben anladım, benim de sana söyleyeceklerim var. Cumartesi günü 5 Nisan not alıyorum ” dediği, A.H. Tolon’un “Ya bugün ya yarına seni göreceğim, niye biliyor musun?” , “ o arkadaşa verilecek güzel bilgiler var” dediği, M. E. Şenel’in “Anladım anladım …peki” , “Konuşuruz. Şimdi bu dediğim yer neresi biliyor musun gideceğimiz yer” , “eski 3 kalyon, biliyorsun” , “Varan otobüsleri taşındı oraya” diyerek buluşacakları Sadovay isimli bir yeri tarif ettiği,

Tape No:6267’de kayıtlı 01.04.2008 saat:11.19’da S.D. ile yaptığı görüşmede; S. D.’nin “Komutanım günaydın” , “Dolaylı da olsa cuma akşamı için, davetiniz için teşekkür ederim” , “abi..Vakit mi, Vakit mi?” dediği, A.H. Tolon’un “Vakit” dediği, S.D.’nin “Yok bugün aldık biz Vakit” dediği, A.H. Tolon’un “Dünkünde, dünkünde” , “Benim önümde şimdi” “Bok etmiş. Müsait misiniz cuma?” dediği, S.D.’nin “… ya tabi canım ya ne demek ya” dediği, A. H. Tolon’un “Ahmet Abiyi de arayacağım da ondan diyorum” dediği, S. D.’nin “Ahmet Balıkesir de” dediği, A. H. Tolon’un “..ordan cevap verir canım” dediği,

Tape No:6270’de kayıtlı 02.04.2008 saat:16.49’da Sinan Aygün ile yaptığı görüşmede; X bayanın “Sinan Aygün başkanımla görüşmek istemişsiniz hemen takdim ediyorum” dediği, A.H. Tolon’un “..... Kolay gelsin diyorum sizi meşgul etmek istemiyorum ama bir şey arz etcem” , “Günler azalıyor bayraklar konusunda lütfedeceğiniz talimatınıza ...” dediği, S.Aygün’ün “Ben İstanbuldayım onun notunu alıyımda şimdi aşağıda bakıyım nekadar bayrağımız kaldı bilgi veriyim ben size” dediği, A.H. Tolon’un “Ne kadar bayrak lütfederseniz o kadar mutlu edeceeğinizi biliyorsunuz” dediği, S. Aygün’ün “Tamam Komutanım mesajı aldım” dediği, A. H. Tolon’un “Çok sağolun var olun çok teşekkür ederim saygılarımı sunarım sağolun ne zaman arıyım” , “Ne zaman arıyım zatıalinizi” dediği, S. Aygün’ün “Ben cuma günü geliyorum Ankara ya” dediği,

Tape No:6271’de kayıtlı 03.04.2008 saat:11.00’da Y.Y. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Sayın Müsteşarım günaydın saygılar benden efendim ...”dediği, Y. Y.’nin “Bu şeyle buluşacaksak bi yemekte beraber buluşalım” dediği, A. H. Tolon’un “..Arkadaşla” dediği, Y.Y.’nin “Evet malum” dediği, A. H. Tolon’un “Efendim bugün kendisiyle görüşcem söyliyecem kendisiyle ben haber verdim sizin beklediğinizi söyliyecem yani bugün saat üçte buluşcam kendisiyle” dediği,

Tape No:6272’de kayıtlı 03.04.2008 saat:13.20’de Turan Çömez ile yaptığı görüşmede; A.H. Tolon’un “Değerli dostum Tolon saygılarını sunuyor efendim” , “Meşgul etmicem zatıalinizi biliyorum ne kadar yoğunsunuz o görüştüğümüz dostumuzdan henüz cevap almadım bi kaç kez aradım telefonu sekretere çıkıyor sekreterine not bıraktım takip ediyorum.. bir” , “İkincisi ben 14:30 belirttiğim yerin lobisinde olucam zatıalinizle mulaki olucam o buyurduğunuz gibi görüşürüz sonra yukarı birlikte çıkarız” , “Ben 14:30 da ordayım saygılarımızı sunuyorum size” dediği, T. Çömez’in “…tamam değerli paşam” dediği,

Tape No:6273’de kayıtlı 03.04.2008 saat:14.25’de Turan Çömez ile yaptığı görüşmede; T. Çömez’in “ … efendim özür diliyorum tam olarak yeri bikez daha ben biraz Ankarayı iyi bilmiyorum da” dediği, A.H. Tolon’un “… Çankaya hastanesinin olduğu Büklüm sokak numara 71 ..” dediği, T. Çömez’in “Tamam efendim geliyorum” dediği,

Tape No:6274’de kayıtlı 03.04.2008 saat:14.51’de Y.Y.’nin çektiği mesajda; “SayIn pasam acIlen 0312 241 00 92 nolu telefondan ararmsiniz. Y.y.” yazdığı

Tape No:6275’de kayıtlı 03.04.2008 saat:14.55’de Y.Y. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Benim bu telefonu aramamı istemişsiniz acele” , “Efendim şimdi aramışlar Y. Y’nun ofisi mi orası” dediği, X Bayan’ın “Hayır değil ama Yaşar bey burda acaba burdan aramış olabilir mi” dediği, A.H. Tolon’un “Verin o aramşıtır o arıyor evet” dediği, X bayanın telefonu Y.Y.’ye verdiği ve “.. şimdi müsait misiniz” dediği, A.H. Tolon’un “Bir toplantıdayım işte o dostunuz konuşuyor burada” dediği, Y.Y.’nin “Şimdi ikinci adama iletmek üzere bana haber geldi oraya iletin dediler yani şimdi yanımdan ayrıldı Birincisi Erdoğan sonuna kadar savaşacak Anayasayı bütünü ile değiştirecek” , “İkincisi Avrupa Birliği anlaştı Avrupa Birliği Türkiyenin üzerine gelecek Üçüncüsü Amerika ile beraber yeniden görüşüldü Amerikanan tüm istekleri evet dedi bunların içindeki bir taneside Füze Kalkanı olayı bunların hepsine evet dedi” , “ve sonuna kadar yani Cumhuriyetin kaldırılması için tüm stratejiler herşey tespit edildi anlatabiliyormuyum” , “İkinci adama iletilmesi” dediği, A. H. Tolon’un “Çok iyi anladım” , “… şimdi birşey söyleyeceğim ama konuştuğumuz kişi burda şimdi ben onunla biraz önce konuştum bu akşam ayrılıyor Ful dolu o çok uygun oldu öğlen veya akşam yemeğinde ama önümüzdeki hafta sonu dönüyor” dediği,

Tape No:6276’da kayıtlı 04.04.2008 saat:21.44’de Y.B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “.. cumartesi beraber olacaz .. siz son konuşmacısınız” , “.. sizinle bitecek miting” “.. bir gün önce olursanız hani bir kaç konuyu konuşmak istiyoruz ki hani günün özelliği ne binaen bazı hassas hususlar var ..” , “özellikle yoksullluk, fukaralık, soygun, vurgun, satılan topraklar, bankalar,trakyanın 60 milyon dönüm arazisi filan işte hepsini biliyorsunuz size o kadar söyliyeyim size o sizsiniz işte …” , “Artık bu çok ciddi bir olay olarak” , “öyle bir kahrolsun şeriat değil konu yani anlatabiliyormuyum” dediği, Y.B.’nin “Anlıyorum sayın paşam ..Tuncay Özkan varmı bu organizasyon komitesinde” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır konuşmuyacak” , “Ben konuştum bakın benim dostum arkadaşım işte bunları sizle başbaşa konuşma şansım yok şimdi Tuncay la oturdum yani Tuncay tamam proğramında veriyor şimdi Tuncay a dedimki bak Tuncay biz iki üç şeye karşıyız” , “askeri kimliği olanlar konuşmuyacak bir” , “siyasette belli bir süreci geçirmiş bilinen siyasi kimliğin çercevesi içine oturmuş kişiler konuşmuyacak yoksa herkezin bir siyasi inancı var” , “İki üç Yüzü bu mitinglerde eskimiş adamlar olmuyacak tamam dolayısıyla siz kaç kişisiniz biliyormusun” , “Ben size sayıyorum bir Ü. Y. ulusal egemenliğin millete kazandırılmasının tarihi sürecini anlatacak” , “Çünkü Ulusal Egemenlik buluşması” , “İki sizin ordan tanıdığınız oda sizi tanıyor zaten yakinen eeee İstanbuldaki sivil Toplum kuruluşları Birliği Başkanı Sayın N. M. Avukat” , “Bunun Hukuksal anayasal ve hukuki açıdan Türk Toplumundaki Ulusal Egemenliğin değeri ile bunun eee geçirdiğimiz işte son yıllardaki erozyona uğrayışını anlatacak” , “Üç Türk Toplumunun Egemenliği içerisindeki Türk Kadınının Haklarını ve Bugünkü şeklini yada onun üzerinde oynanan oyunları N. M. Avukat N.M. Türk Kadınlar Birliği Başkanı ayrıca” , “Efendim ve bir gencimiz ortada konuşacak o Atatürkçü Düşünce Derneği Gençlik Kulübü Başkanı bir genç evladımız Gençlik sorununu anlatacak” , “Efendim son olarak zatialiniz Egemenlik unsurunun Egemenlik olgusunun Ekonomik Bağımlılığı yada Ekonominin bağımsızlığı ile Egemenlik arasındaki İlişkiyi Türkiyenin işte Hortumculuğunu düzenini borcunu harcını topluma siz sunuyor olacaksınız” , “Şimdi üç tanede arada Halktan Temsilci var üç” , “Bir Mersinden G. Ç. gelecek o kadın varya hani bir hanım var hani ben Evlatlarımı yedi tane büyüttüm okuttum filan filan” , “Her Türlü feda işte o kadın gelecek bir iki Türkiyenin ilk Köy Ensitüsü Öğretmenlerinden 83 yaşında bir yiğit adam gelecek Türkiyedeki Ulusal Eğitiminin Yüce Atatürk tarafından atılan temellerinin o gün Türk Toplumunu nasıl sardığını bugün sen nasıl ATA ile bir eğitimin modellerinin olduğunu anafikrimi söylüyorum tabi onun ne söyliyeceğine karışamam ben onu anlatacak üç T. B. belki tanıyorsunuz” , “İzmirden gelecek oda Bugün Türkiyedeki Üretim yapan Tarıma bağlı insanlarımızın hem tarımsal alanda hem Hayvancılık alanında hem işte her türlü üretimde Avurapa Birliği ile olan münasebetlerinden sonra bugün içine düştüğü vahim durumu anlatacak üç işte ana hattını size çizdim sonra ben sizle beraber olunca herşeyi anlatacam tabi” dediği, A. H. Tolon’un “ benim özel misafirim ben sizinle baş başa konuşacam yani diğerleri ile bir araya ge size bişey arzedeyimmi bu bu halka bilgi verecen bunun kimin yapıyor diyorlar kim yapıyor diyorsunuz diyorum halk yapıyor diyorum halk bizim ne hükümet ... defa öyle hükümetti Çankaya böyle bunlar yok yani bu kez Türk Milleti Türk Halkı Ulusal Egemenlik buluşması adı altında yapıyor buz buluşmazsak birileri buluşuyor” dediği,

Tape No:6277’de kayıtlı 05.04.2008 saat:20.34’de Ufuk Büyükçelebi ile yaptığı görüşmede; A.H. Tolon’un “… 12 Nisanı unutma” dediği, U. Büyükçelebi’nin “Yarın ikinci manşet gaztenin o” , “Halk konuşacak diye manşet attım” , “evet öğle yaptım” dediği, A. H. Tolon’un “Yemin ediyorum bu defa halk konuşacak” dediği, U. Büyükçelebi’nin “Bayan Kendi nin fotorafınıda koydum öncülüğü yaptığı şeklinde bilginiz olsun” dediği,

Tape No:6278’de kayıtlı 06.04.2008 saat:14.53’de R.B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Şimdi abi yarın öğlen gibi benim Kemal N.ile bir yemeğim var” “Sabahleyin .... ondan sonrada yarın akşamki şeydeki konuşmacı benim bu gidiyoruz ya biryere nedir o” dediği, R.B.’nin “Kentteki mi” dediği, A. H. Tolon’un “Yok abi Kenteki değil hani beraber gidiyoruz ya bir iki defa” , “Gölbaşı ndaki gelmedimi sana kağıt” , “…ben sana kağıt geldi biliyorumda” dediği, R.B.’nin “ben giderim siz konuşmacı siz olduktan sonra” dediği, A. H. Tolon’un “… hayır onlar kağıt yazıyorlar gönderiyorlar ya hani adresin orda kayıtlı diye” “Şimdi yarın akşamki konuşmacı benim oraya biraz erkence gidecem ama görüşmemiz gerekiyorsa programı ona göre düzenliyeyim” dediği, R.B.’nin “Efendim şöyle yarın çok kritik bir gün muhakkak sizinle öğleyin K. N. ile yemeğe gitmeden önce” , “Bir on dakka muhakkak bir görüşmemiz lazım” dediği, A.H.Tolon’un “Onbir buçuktan sonra sana gelirsem riskli olur” , “Gelmem gitmem senin toplantın bitince şeye gel merkeze” dediği,

Tape No:6279’da kayıtlı 06.04.2008 saat:20.01’de S.B. ile yaptığı görüşmede; A.H. Tolon’un “… bu gizli numaralı telefonlara cevap vermeme uygulamasını ne zaman başlattınız da biz size ulaşamıyoruz mecburuz başka bir telefona” dediği, S.B.’nin “… rahatsız ediyorlar komutanım birileri musallat oldu gizli numaradan arıyorlar devamlı bende uğraşmak istemediğim için şey yaptım” , “Ama tabi sizler gibi büyüklerimize sıkıntı oluyor doğru” dediği, A.H. Tolon’un “telefonu normale ve gizliye dönme şansı olmayan kartı öyle olanlar ne yapsın” , “napıyor Elena” dediği, S.B.nin “Elena iyi komutanım”dediği, A.H. Tolon’un “ çocuklar” dediği, S.B.nin “büyüyor yavaş yavaş okula devam ediyorlar”dediği, A. H. Tolon’un “ cadılıklarıyla güzellikleriyle” , “… bişey söylicem bir bu Ölüdeniz deki” “Tabiat parkı nedir neyin nesidir onu bilirmisin sen” , “Başındaki adamın kimdir neye yarar ne iştir İbrahim ismindeki adamıda tanırmısın” diye sorduğu, S.B.’nin “Evet tanırım eski İbrahim denen arkadaşı çok iyi tanırım ordaki” dediği, A.H. Tolon’un “…Metin Ö. isminde bir zat tanırmısın orda” diye sorduğu S.B.nin “tanımam komutanım” dediği, A.H. Tolon’un “Bir butik otel yapmak üzere uğraşısı var oralarda” , “Orda bir şey yapmak istiyor bu adamın bu tabiat parkı denilen yerde ufak bir kamelya gibimsi bişey var” , “Su sporları yaptırmak istiyor fakat İbrahim bey bana bak arkadaş diyor adamı yaşatmam burda diyor ha” , “.. bana da vereceksin diyor olmaz öyle şey diyor ...” , “… biz onun diline iğne batırsak” dediği, S. B.nin “şimdi bu bi önceki vali döneminde oraya geldi ama” , “Mersin giden sayım vali döneminde gitti geldi ama bu şimdi valiylede tanışır diye biliyorum ” , “şey yani devlet devletçi ifade eden devletten çok çekinen yani zaman zaman buraya işte milli istihbaratın jandarma vesaire gelipte o kamelyaya giden gelen olduğu zaman hani beraber olduğumuz ortamlarda hep böyle çok devletçi havalarda olan ama” dediği, A. H. Tolon’un “işte orda ben ben orda bi Dakka dedim ya hop hop orda bizim dedim oranın imparatoru bizim arkadaşımız” dediği, S.B.nin “komutanın 1000 yatlık marina yaptık biliyormusunuz şeyimiz yok evimiz halen yemin ederim 64 bin euro taksitim var yani” dediği, A.H. Tolon’un “Ulan a İbrahim 13 tane dükkanın olacak oraya imparatorluk haline getireceksin” , “Ondan sonra adamın biride gelicek orda bitane bilmem ne kurucak su sporları yok arkadaş benide ortak edersen diyceksin” dediği, S.B.nin “Komutanım komutanım şimdi özür dilerim lafınızı kesmiş gibi oluyorum affedersiniz şimdi bu ilçe jandarma komutanı Binbaşı M. U.” , “İstihbarat komutanı olarak şeye geçti alaya” “Bak bana iş sorup duruyor söyliyim istiyorsanız ...” dediği, A.H. T.’un “Söyle hemen hatta istersen ben söyliyim” , “Sen söyle.. şu olaya bir eğilsin o kadar” , “… bu adam ordan gider abi bu ...” dediği, S.B.’nin “… zaten 13 tane dükkanı varsa hemen” dediği,

Tape No:6280 da kayıtlı 07.04.2008 Saat:10.44 de G.B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “… arıyor bizi artık Bülent Akarcalıoğlu” , “Dün ama enteresan gelişmeler var şimdi telefonda olmaz” , “Artık ne zaman anlatayım dönüşte şey enteresan gelişmeler var” dediği, G.B.’nin “Olumlu mu” diye sorduğu, A. H. Tolon’un “Çok özel çok özel bişey şeye çok kızıyor ikili oynuyor diye ama çok özel” , “Uzun boylu aptala çok üzülmüş …” dediği, G.B.’nin “He o çok ikili oynuyor bizimkileride üç şey üçüde söyledi falan diyor halbuki hiç üçümüz söylediği bir şey yok söylediyse öteki söyledi” dediği,A. H. Tolon’un “Hayır bide şey gitmemiş bak Selda oraya gitmemiş dün” , “Benden seni sordu geli.. gitcekti galiba öyle bişey duydum ama galiba bir işi vardı falan dedim yok dedi zannetmiyorum senin için gitsin siz gitmediniz mi dedim hayır gitmedim dedi halbuki adam bana ne dedi onlar gelecek dedi” G. B.’nin “Gelecek dedi evet” , “Tamam şey Beyhan aradı beni orda başkent” dediği, A.H. Tolon’un “Şu aptal dediğim” , “Ha biliyorum doğru bugün günün var bide adam var bide arkasında toplantı var” dediği, G. B.’nin “Tabi adam var toplantı var” dediği, A.H. Tolon’un “Şeyde de komik işler var herif bugün şimdi uçma sakın üçüyle beraber” , “Bülent diyor ki şimdi bana” , “Aynı gün saat 16 da Süheyl B.’nin mülkiyelilere aynı salonda bizim oturduğumuz yemek yediğimiz salonda” dediği,

Tape No:6281’de kayıtlı 07.04.2008 saat:16.19’da M.Ç. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Sağolun iyiyim çok teşekkür ederim izliyorum programları harukuledesiniz” “Birde olağan üstü bir destek verdiniz ona da şükranlarımı sunarım” dediği, Murat’ın “Sağolun estağfirullah ne demek komutanım birşey soracağım” , “Şimdi hem bu Cumartesi günkü Miting öncesinde şey yapmış oluruz diye düşündüm hemde açıkcası hani bir sürü tartışmada böyle kimisi doğrudan kimisi dolaylı bir şekilde hedef gösteriyor Şener Paşaya ben ulaşmaya çalışıyorum bana o konuda yardım edebilir misiniz” dediği, A.H. Tolon’un aktaracağını söylediği, M.Ç.’nin “Hem miting öncesi hemde bu işte yok Ergenekonda bir işareti şu oluyor bu oluyor yani bir kere benim kardeşim varsa bilen gelsin neyse ben burdayım diyebilsin” dediği, A.H. Tolon’un “Şimdi birşey diyeceğim yani Bu Ergenekon işi çok komik bir iş” dediği, M.Ç.’nin “Ya işte Özden Ö.’nin” “ o Günlüktekiler” “Yani bütün bu tartışmalar ilk ve son defa cevap verebileceği bir imkan yaratabilirse çok mutlu olurum yani gerçekten” dediği, A.H. Tolon’un “Ben size bir bilgi vereyim mi Tarih 26 Eylül 1966 Gazetenin başlığı Yeni İstanbul” , “Manşet Barzani Tırnak içinde ikinci hedefimiz Türkiyedir dedi İsviçre televizyonuda Doğu illerimizle birlikte Adana ve Sivasın dahil edildiği Kürdistan Haritası gösterildi” , “Avrupada Kürtçülük lehine Propaganda hızla yayılıyor Gazetelere Türkiyeyi içine alan Kürdistan Haritaları veriyorlar sene 2006 Rauf P.’nin haritası bakın çakışmaya sizi kucaklıyorum” , “.. elimde şimdi onu çoğaltıyorum sana gönderiyorum sonra” dediği,

Tape No:6076’da kayıtlı 08.04.2008 saat:10.56’da M.Ş. Eruygur ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Komutanım saygılar sunuyorum Hurşit Tolon efendim” , “… bu şerefsiz neyse bilmem nelerle nasılsınız siz” , “Ben size tahmin ediyorum canınızı son derece sıkıyor ama ..” , “Birkaç tane yol var” , “Yani birinci yol şu gerçi ona da bir imkan var ...yani birinci yol bana rahmetli Uğur Mumcu şöyle birşey söylemişti siz şeyi hatırlayacaksınız 1992 yılında bunlar genel kurmayın gizli hesabı filan diye birşey yayınladılar filan hatırlıyor musunuz o olayı” “O zaman rahmetli Uğur Mumcu bana dedi ki ya böyle tekzibden mahkemeden önce sağlam bir köşe yazarı tercihen eğer uygunsa aynı gazetenin baş yazarına konunun duruşunu anlatıp onun böyle olmadığını yanlış yorumlar yapıldığını söylemek daha kestirme yoldur mahkeme şimdi mahkemeyi açtın ayrı başlık duruşma başladı ayrı başlık ikinci celse ayrı başlık kazandın ayrı başlık kaybettin apayrı başlık” , “… şimdi tam bu sırada bu M. Ç. var ..” , “..U. D. la çalışıyor” , “Bu sağlam bir insan…” , “.. Star TV de yani Doğan ın TV sindeler…” diyerek, M.Ç.’nin röportaj konusunda görüşme isteğini ilettiği, M.Ş. Eruygur’un “Şeyin amacı belli Hurşit Paşam yani bunlar işte silahlı kuvvetlere yönelik bir opererasyon” dediği, A. H. Tolon’un “… o kesin ben de öyle diyorum dün … Patalya otelde bunlar mutlaka duyar açtım ağzımı yumdum gözümü lan dedim tamam yeni bir isim takarsınız şimdi dedim buna da Estergon dersiniz dedim” , “… Radikal de bir yazı var ..” , “… Berkan mıdır nedir o var orda” , “Getiriyor lafları bu diyor Cumhuriyet Mitingleri ile … … yıllar önce başlayan .. ERGENEKON .. kimsede bilmiyor nedir her neyse bunu devam ettiriyor … ve arkasından diyor ki bu diyor cumhuriyet mitingleri ile devam ettirildi” , “.. cumhuriyet mitinglerin de yapıcısı sizi söylüyor” , “…İ.B.” , “.. AKP ... psikolojik savaşın böyle planlandığını önce danıştay saldırısının yaşandığını ve geniş katılımlı cenaze töreni son yılların en büyük laiklik yani hükümet karşıtı gösterisi olduğunu daha sonrada cumhuriyet mitinglerinin geldiğini mitinglerin başında ise bütün bu planlamayı yapan ..eski komutan sizin adınızı veriyor..” , “Ergenekon un Yakın Tarihi4, 4.şey 4.gün evet şimdi burda yazmış ne diyor pazar günü çıkan yazıda da anlatmaya çalıştığım dönemin 2 kuvvet komutanı birleşmiş milletler genel sekreteri Koffi Annan ile görüşmek için New York a gider KKTC bilmem ne H. Ö. ü aşamamış bir anlamda yenilgiye uğramışlardır filan Kızıl Elma koalisyon ardı filan bu saçmalıkla 2004 ocak ayında darbe yapmayı çok istemiş bazı yüksek rütbeli cuntacı emekli subayların bulunduğu sivil toplum örgütleri bu komutan ın emekli olmazdan önce devlet imkanlarını kullanarak hazırladığı plan ve strateji sayesinde katarak gibi ortaya çıktı …”, “Hepsinin de başında 2004 ocak ayında darbe yapmayı çok istemiş bazı yüksek rütbeli cuntacı emekli subayların bulunduğu sivil toplum örgütleri bu komutanın emekli olmazdan önce devletin imkanlarını kullanarak hazırladığı plan ve ... başta amaçlanan Kızıl Elma Koalisyonunu genişletmek bütün Anti AKP filan filan CHP lideri Baykal ı karşılamaya ve tam tersi CHPliler Devlet Bahçeli yi karşılayıp uğurlamaya vesair atlıyorum bakıyorum 2004 ağustosunda emekli olan o komutanın karargahında hazırlanan plan bazı aksaklıklar da olsa yürüyordu plan kabaca şuydu 2004 ocak ayında satılmış ve vatan haini medya işbirliği yapmadığı için 28 şubat vari bir post modern darbe yapılamamış AKP hükümeti devrilememiş ama bu kez medya dışardan kuşatılacak kompleksle kapılıp AKP karşıtı havaya girmesi sağlanacak bu arada geniş kitle desteği sağlanacak eylemler yapılacak önce medya ardından hükümet üzerinde baskı kuruluyor psikolojik savaş böyle planlanmış önce Danıştay saldırısı yaşandı bakın şimdi Alpaslan Aslan adlı bir saldırgan danıştay binasında ölüm saçtı sonrada yakalandı saldırgan türbanı yasaklayan kararları nedeniyle eline silah almıştı ya bu adam ben dinciyim diyor” , “Gerçi saldırgan son zamanlarda daha çok ULUSALCI çevrelerle vakit çevirmiş biriydi …” , “… geniş kitleler inanmak istediği şeye inandı sanki aldatıldı bakın geniş kitleler inanmak istediği şeye inandı geniş katılımlı cenaze töreni son yılların en büyük laiklik yani hükümet karşıtı gösterisi oldu ..ama bundan daha büyüğü yoldaydı cumhuriyet mitingleri geliyordu mitinglerin başında ise bütün bu planlamayı yapan eski komutan sizin adınız var vardı” diyerek Radikal gazetesinde çıkan haberi anlattığı, bu konuyla ilgili M.Ç., U.D. ile konuşmasını söylediği ve devamında “… Fevzi yi yazmışlar 1 numara …” , “…Vakit diyor hemde 3 gün önce diyor işte Vakit ya 1 numara resmini filanda basmış” , “Silahlı kuvvetlere çamur atmak için tabi şimdi üniforma giyene atmıyor” , “Bakın emeklisine atıyor ki unutma sen de emekli olacan kirletirim seni diyor …” dediği, konuşmanın ilerleyen bölümlerinde, A. H. Tolon’un “… çalışmalar bitti hemen hemen sonuna geldik” dediği, M.Ş. Eruygur’un “Haber alıyorum katılım vaziyeti nasıl” dediği, A. H. Tolon’un “Sonuna geldik ama size birşey söyleyim mi” , “…siz buraya bir gelin de bir başbaşa konuşalım sizin burayı bir çeki düzen vermeniz lazım … inanın” , “… hakkaten ben şimdi Uludağ a gittim mesela orda ki rektör falan bütün ordaki ekibiniz de ordaydı üniversitede” diyerek ADD ile ilgili konuştukları,

Tape No:6282’de kayıtlı 08.04.2008 saat:18.31’de R.B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Önce haberler iyimi işallah iyi de bakayım” dediği, R.B.’nin “Valla efendim o hani bir yere gidipte biz bunu isteriz diye direnen birisi vardı ya” , “O hala problem yaratmaya devam ediyor maalesef” dediği, A. H. Tolon’un “Ama nasıl devamlı mı bu adam problem üretiyor” dediği, R.B.’nin “Valla öğle malesef öğle yani öbür en büyüğüne herşeyi söylemiş olmasına rahmen üretmeye devam ediyor” , “O bir daha gelecekti ya onu gönderdik oraya bilginiz olsun efendim” dediği,

Tape No:6285’de kayıtlı 09.04.2008 saat:20.50’de Ruhi B. ile yaptığı görüşmede; A.H. Tolon’un “… ama şimdi çıktım toplantıdan” , “İşallah hayır haberler var sende” dediği, R.B.’nin “Efendim ertelendi konu hiç görüşülmedi çünkü taraflar kendi aralarında anlaşamadılar ama bişey söyliyeyim efendim yani biz çok özür dileyerek söyliyorum biz çok kirlenmişiz” , “Anlatırım sonra” , “En güvendiklerimiz kirlenmişler” dediği, A.H. Tolon’un “ Ruhi ne diyim sana” dediği, R.B.’nin “ama bir şey söyliyim mi bu olayda çok samimi söylüyorum ben olduğum için söylemiyorum” dediği,

Tape No:6286’da kayıtlı 10.04.2008 saat:19.20 da N.K. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Şimdi ben ilgili arkadaşım ile görüştüm şuanda” , “Dün kendisi aranmış ve demişler ki araştırma başladı biz size sonucu hakkında bilgi vereceğiz denmiş şuanda araştırma yapıyorlar dün bu görüşme oldu henüz bir sonuç almadım dediler” dediği, N. K.’nin “Anladım adam hakkında bir soruşturma var anladığım” dediği, A. H. Tolon’un “Evet yani o konu hakkında bir soruşturma başlatmışlar” dediği,

Tape No:6287’de kayıtlı 11.04.2008 saat:13.33 de X Bayan ile yaptığı görüşmede; (Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş.) X Bayan’ın “Cumhuriyet” dediği, A. H. Tolon’un “Sayın Balbay ile görüşecektim..” dediği, X Bayan’ın “… Mustafa bey Ankara dışında” dediği, A. H. Tolon’un “Kendisiyle bu gün görüşmek istiyorum yani yarın olmadan bu gün görüşmek istemek arzusundayım” dediği,

Tape No:6288’de kayıtlı 11.04.2008 saat:15.10’da M.Ç. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Zarfı almadınız mı” dediği, M.Ç.’nin “Onu aldım birde sesli mesajınızı aldım” “Şeyle konuşmuşsunuz zannederim peki hafta sonu da ben Cumartesi Pazar günleri İstanbulda oluyorum ve Anahaber Bültenini sunuyorum nasıl bir temas kurabilirim” dediği, A. H. Tolon’un “Şimdi buraya gelecek bende göreceğim kendisine de söyledim zannediyorum bu yarın sabah burda olacak” , “Kendisine söyleyeceğim şeye canlı yayına değil ama sizinle olmaya biraz daha meyilli” , “Sizinle görüştürürüm …” dediği, M.Ç.’nin “sizin bilginiz için söylüyorum mesela ben cumartesi Pazar zaten kendiside istanbulda yaşıyor bildiğim kadarı ile” , “Biliyorum Miting için geliyor mesela Pazar günü eğer dönüyorsa İstanbula Pazar akşamı ben Stüdyoda İstanbulda Anahaber bülteninde yanımda hem mitingi konuşuruz hemde o malum noktayı alırız” dediği, A. H. Tolon’un “ben biraz ondan endişeliyim benim ama sizinle konuşturacağım oldu mu” , “Şey geldimi Harita” dediği, M.Ç.’nin “Geldi o bizim İstanbulda varmış zaten” dediği, A. H. Tolon’un “Enteresan değil mi” dediği, M.Ç. nin “Evet o Haberi yapan kişinin oğlu bizim M.S. o bizde çalışıyor İstanbulda yani bilgimiz dahilinde Paşam” dediği,

Tape No:6289’da kayıtlı 11.04.2008 saat:17.34 da Ü.B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Ünalcım iyi akşamlar Tolon” , “selam ve saygılar sunuyorum” , “…bir defa Trakya meselesini daha bağlayamadım …” , “..belki yarın veya Pazartesi çözerim onu önceden haber vereyim şimdi birde sen Pazar günü söyledin o benim kafamda hala duruyor Pazar günü bir etkinliğimiz mi var bizim” dediği, Ü. B.’nin “Var ya Washington Grubu 17:30” dediği,

Tape No:6290’da kayıtlı 11.04.2008 saat:17.36 da S.D. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Selhattin abi müsaitmisin” , “Saygılar sunarım” , “Şimdi biraz daha tabi biraz daha serbest kaldım şimdi bizim bu Ayda bir toplanan bir Washinton grubu var” , “Tanıyorsun sen bizim Ünal beyler falan” , “Paşam varya” , “Şimdi o Pazar günkü hikaye oymuş şimdi burdan kaçta dönülür ben geçte gitsem oluyor değil mi” dediği, Selahattin’in “tabi yani onu nasıl buluşacağız nasıl yapacağız bilemiyorum” dediği, A.H. Tolon’ un “hadi buluştunuz şimdi dönüş önemli benim için” dediği, Selehattin’in “dönüş önemli komutanım yani saat 4 de evvel çıksak bile öyle bir şeyde yani … ben şimdi arabayı garaja koymaya uğraşıyorum şu anda” dediği, A. H. Tolon’un “yarın sen beni nerde bulursun 3 e kadar” dediği, Selehattin’in “akşam üçe kadar bulurum sizi gece bile olsa giri bulurum yani” dediği, A.H. Tolon’un “ ben sabah 7 de buradayım” dediği, Selehattin’ in “peki ben giriyim garaja konuşalım” dediği,

Tape No:6291’de kayıtlı 11.04.2008 saat:18.23’de R.B. ile yaptığı görüşmede; R. B.’nin “Efendim” dediği, A. H. Tolon’un "Ruhiciğim selam ve saygılar müsait misin canım” dediği, R.B.’nin “Efendim saygı bizden” dediği, A. H. Tolon’un “Müsaitmisin canım” dediği, R.B.’nin “Tabi tabi müsaitim efendim” dediği, A.H. Tolon’un “Ruhiciğim birşey soracağım ama sende meraklanma” , “Buyurun efendim hoşgeldiniz selam verdiniz saygılar sunarım (Yanındaki şahıslara söylüyor) Özür dilerim Ruhiciğim misafir geldi Hanımefendinin çıkışından haberin oldu mu yada nerden haberdar olurum bekliyorum ben Oteldeyim karşılamak üzere” , “Normalde 1 de çıksa 6 da filan burda olurdu o 12 de istedi yani 12 ile Yarım arası gitti oraya ben öyle biliyorum” , “Tabi çıktıklarını bilirsem daha emniyeti olur kime sorabilirim diye meraklandım” , “şimdi bana kağıt getirdiler dilekin yazıyon yani bilmem için söylüyorum başka bir maksatım yok bugün aldıkları kağıtta yok ” dediği,

Tape No:6292’de kayıtlı 14.04.2008 saat:10.17 de Ü.Y. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “kaçtım yani kafamı dinlemeye kaçtım” , “gece döndüm geç saatte sizi rahatsız edemezdim” , “aslında sizin orda size iletemediğim bir tek şey var ben 23 kez o gün aradım sizin konuşma felan bittikten sonra 23 defa” , “Bir defasında muhteram hocam kendisi çıktı geldim giyinip gelecem dedi saat 12:00 dı sonra devam ediyorum bunu ben hala çözmüş değilim onun için arz ediyorum aynı numaraya yani başka bir numara çevirme şansım yok aynı numarayı tuşluyorum aynı numarada Sinan Aygün çıktı” , “o gürültüde Sinan Aygün dedi karşı taraf ” , “bunu bilinki size söylüyorum anlamış değilim belki beraber geldiler son anda vazgeçtiler falan biliyorum” dediği, Ü.Y.’nin “Aa çok ayıp bu ciddi bir … değil ciddiye alınacak bir insan değil anlasıldı” A. H. Tolon’un “ efendim çok üzüldüm yani bilmeniz için”, “Halinde dönmüş değiller bana hada dür döndüylerse sabah altıda gittim ben bilemezlar o gün öğlen dönerler akşam üstü bir defa oraya toplanan insanlar için öğle onu hala çözmedim çözemedim” , “Yoğ yoğ niye kim dedi ilk başta bir tek kişi var o Hurşit Tolon ya hoca yok ortada ses çıkmıyor hocadan ben şimdi gidiyorum ben ama hiç akıl edemiyorum metroda telefonun çekmiyeceğini” , “Hocam akla gelir mi ya aklıma şimdi seksenbin tane ya telaşla arabayı getiriyorsunuz allah korusun bak şimdi bir trafik kazası hadi takıldınız kaldınız şimdi bak” , “Ya adam nasıl oluyor yani hayır ilksiniz he ben bu Y.B.nin gelmediğini bilseydim itiraf edeyim ki tepetaklak çeviriridik gerceği yukardakiler itiraz edeceklerdi çünkü hep akıllarında şey var o şey video gösterisi varya hep konuşmacıların konuşmasına göre düzenlendi o”, “Neyse bana göre maksadını tamamen gerçekleştiren sevyeli seciyeli harkulede bir iş oldu şükranlarımı arz ediyorum size” dediği, Ü.Y.’nin “paşam bütün orda emeği başta siz” , “siz çok ter döktünüz bütün arkadaşlara ben teşekkür ediyorum bakın bende aldığım şeyleri söyleyeyim bin kere fevkalade seviyeli düzenli eksiksiz aksaksız” , “bir boşlut olmadan tıkır tıkır iş yürüdü tabi bu arada o ara konuşmacılar M.Ç. ler Dilmaş lar hele hele F. D. orda can simidiydi” dediği, “O kadar baskı yaptıki o kadar dedim bak Bedri ben buraya çağrılıyım düzenleme komitesi bir program yapmış bitti bu kadar kişi konuşacak hiçbirkorsan konuşmaya izin vermezler iyimserlikle sana izin verseler bu sefer başkaları çıkar bak Tuncay Özkan da orda çıkar gelir öbürüde gelir etraf şey olur curcunaya döner onun için ben tahmin etmiyorum dedim alo” dediği, A. H. Tolon’un “ dinliyorum zatıalinizi dinliyorum” dediği, Ü. Y.’nin “ha şimdi paşam yalnız orda herkes dağıldıktan sonra bir çok kadın dediki biz birkaç kişi platformundan geliyoruz neden Tuncay çıkarılmadı” , “burda birlikteyiz hepimiz” , “o nedenle ben oraya çağrılıyım belki Tuncay bey rahatsız belki kendi isteğiyle her yerde çok çıktığı için çıkmak istememiş olabilir” dediği, A. H. Tolon’un “ benim arkadaşım ona yardım ettim ben o televizyon konusunda” , “dedi konuşmayı itiraf edeyim ki bekliyorum” , “efendim şimdi yüzü çok eskidi agresif ” , “agresif yüzü çok bide hocam izin verirseniz bide bişey söyleyecem” , “diyorlarki Tuncay dan başka konuşacak adamımız bile yok” , “yani bu işte Tuncay ı bulamazsanız bu iş yaştı bir Tuncay var elimizde onunla” dediği, Ü.Y.’nin “bu iş biter” dediği, A. H. Tolon’un “ Y.B. gelseydi bu şey gelseydi Süheyl B. gelseydi bunun tarzı havası janlı biraz daha farklı olacaktı” , “geçin efendim orada üniversiteyi mi” dediği, Ü. Y.’nin “hayır hayır bu rotari kulupler” dediği, A. H. Tolon’un “ rotari mi peki” dediği, Ü. Y.’nin “orda bir iki gün konuşma seminer olacak onlara” dediği,

Tape No:6293’de kayıtlı 14.04.2008 saat:10.26’da R.B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “ Ya işte baygın işte şu Washington grubunun bilmem nesine gitti” , “baygın ama muhteşemdi çok teşekkür ederim yani hakkaten çok dinlendim” , “Ü.Y. ile efendim dediki kusura bakmayın beni dün aramışsınız 2-3 defa ama kaçtım çok müspet sonuş aldık diyor işte onada dedimki S. B. kıvırmasaydı birde hala çözemedim bu Y. B. niye yaptı bunu efendim öyle olsaydı bunun dedim şeyi çok daha yüksek olacaktı yani” , “şimdi ben çayyoluna gidiyorum biraz el atacağım ama bir emrin varsa düzenlerim” dediği,

Tape No:6294’de kayıtlı 14.04.2008 saat:10.32’de M.Ç. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “…önce şükranlarımı sunarım yürekten” , “Bütün çalışanlarınıza bişey ancak bu kadar güzel sunulabilir” , “İçten söylüyorum bunu Allah razı olsun buna emek veriyor” “Dedim ki siz temasa geçin zaten dedi bakın ben size söyliyim ama zaten dedi bilmem nenin dedi bişeyin reddettiler hani vardı ya bi dava biliyorsunuz” , “onu neden reddettiler dedi filan dedimki efendim bak ben size arayın bi konuşun size şu imkanı sağlıyor illaki gel karşıma konuşalım demiyor” dediği,

Tape No:6295’de kayıtlı 06.04.2008 saat:20.01 da S.B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “o sözü geçen adamın adı Metin Ö.” , “.. Fethiye de bir adam bu” “Telefonu 0 5……..”, “Bu kişi bizim platformda görevli bir bayana bu konuları anlatmıştı” , “ Anlatmış o bana intikal ettirince bende bir dakka bu konuyu benim orda bir arkadaşım var bilmesi lazım dedim seni aradım canım” dediği, Serdar B.’nin “Biz size durumu bildircez komutanım” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır ben eğer böyle birşey varsa hep ondayım yani” , “İnşallah yoktur ama varsa seyreyle filmi yani birileri dağ başında duman almış marşını okuyor yani” dediği, S.B.’nin “Memleketimin sahibi var haberi olur birilerinin” dediği, A.H. Tolon “Hay yaşayasın be işte ben tamam işte bunu bildiğin için seni öpüyorum canım” dediği,

Tape No:6296’da kayıtlı 16.04.2008 saat:17.03 da S.T. ile yaptığı görüşmede; S. T.’nin “… konuştum Gürkan ve Suayla ile Büyükakında İstanbuldaymış onun için geldiği zaman konuşuruz dedim çok özetle söylüyor ben zaten şey yaptım yani hani bizim bu haber ile ilgili kesinlikle böyle bir beyanımız yok Haberci arkadaş ile istediğin şekilde görüşebilirisiniz diye ondan sonra gereğini söylemem gerekenleri asıl yanlış ve ayıp olanın ertesi günkü Gazetenin olmasıdır onlarıda söyledim M. E.ın Lobiye gelmeside çok çirkindir falan diye o fikirleride kendilerime verdim ondan sonra son derece olumlu onlar özür dilediler hatta yani bizi yanlış anladık veya böyle bir değerlendirme oldu diye F. H. ile ilgili Gülen hanımın söylediği ben şahsen yokum şeyi gündeme geldi” , “her ikisindede Gülenin arkasındayız biz kadın platformuyuz kadınlar ile bir arada çalışıyoruz ama” dediği, A. H. Tolon’un “ ben yokum dedim yalnız gülen hanım demediki” , “Hayır size mi soracağım dedim aynen şöyle sizden icazet mi alacağız kapıyı vurur gideriz yani ikidebir biz ne demek yani biz kalkacaksak kalkar gideriz kimseyi tehdit etmiyoruz dedim yeterki ikide bir tehdit etmeyin biz kimseyi tehdit etmiyoruz kalkacaksak kimseden icazet alacak halimiz yok kalkar kapıyı vurar gideriz o kadar yani Gülen hanıma söylüyorlar güya onu tehdit etmiyor falan” “yani filiz hanım ile bu işin olmayacağını ben Uluç beyede söyledim” , “Bende söyledim Bülent beyede söyledim hatta ben onu bir yerde gördüm ... ya nasılsınız dedi valla iyiyim ama buraya gelirken ayaklarım geriye gidiyor dedim niye dedi ya ben bu kadının olduğu yere gelmek istemiyorum dedim açıkca söyledim ağzınıza sağlık” dediği, S.T.’nin “evet hatta sıkıntının sadece bizden kaynaklanmadığını kendi üyeleride bugün tesadüf bir sürü olay bu ODTÜ mülkiyelerdeki bu S.B. hocayla ilgili konferansla ilgili yazılanlar ile çizilenlerle ilgili” dediği, A. H. Tolon’un “ iki şey unuttum birini Gülen hanım bana demişti ki çok açık bir şekilde bu kadın dedi gitti oraya şey yaptı dedi işte o kadın için Tuncay Tuncay filan diye onları bağırttırdı orda dedi ya ne diyorsunuz dedim siz orda gözümle gördüm dedim iki bu Nazan Hanımın anlattıkları ben tabi dinlemedim o gün Otelde Gülen hanım dediki ya siz mi söylediniz Gülen hanım mı söyledi bu şeye ama hatta Nazan hanıma anlattırdık Nazan hanım anlattı pardon yani mendebur böyle mikrop yani” , “ beraber hayır beraber biz onu bir konuşalım farklı olur” dediği, Selda T.’nin “yarın yapalım tamam” dediği, A. H. Tolon’un “Bizim mesela biz çok özel bir mektup yazacağız Keçiörene ama bu iş ile ilgili yazmayacağız bunu belirtemeyeceğiz biz işte yakınlığı dostluğu her olayda bizimle beraber oluşu efendim yani bu şeyden hiç bahsetmeyeceğiz Mitingten falan hiç onu gündeme getirmeyeceğiz işte ne zaman başımız ağrısa kendisine hiç endişe etmeden koşarak kuşkusuz geldiğimizi elindeki imkan ve olanaklar ile birlikte biz destekledin filan diye” dediği, S. T.’nin “o zaman biz platform olarak mutlaka… gönderdi ama biz ayrı gönderelim diye düşündüm yarın kararı verelim” dediği, A. H. Tolon’un “Bizim bir defa yalnız bizim göndereceklerimiz var hiç onu tabi mesela benim arabayı tutan adamdan tutunda yani arabayı tutandan tutun da hatta bir kızımızdır o bizim o şimdi o mektubu alınca şaşıracak” , “Hayır yani Bayrak parası mesela benim arkadaşım gönderdi bayrağı ben Bayrak parasımı alırım ama kızdığım için bayrak parası diyorum utanıyorumda sonra” , “Neden biliyormusunuz bir defa şunu bilsinler biz hiçbir zaman hiçbirşeyin altında kalmayacak kadar sağlam duruyoruz sağlam” dediği,

Tape No:6297’de kayıtlı 16.04.2008 saat:18.13’da Sinan Aygün ile yaptığı görüşmede; X bayan’ın “Hurşit Tolon paşam” , “iyi akşamlar diliyorum Ankara Ticaret Odası Başkanımız Sinan Aygün Başkanıma taktim ediyorum” dediği, A. H. Tolon’un “Sevgili Başkanım iyi akşamlar diliyorum nasılsınız” dediği, S.A.’nın “İyiyim canım Komutanım sizler nasılsınız iyimisiniz efendim” dediği, A.H. Tolon’un “Ben gecikmiş teşekkürlerimi ifade etmek için sizi rahatsız ettim” dediği, S.A.’nın “Rica ederim rica ederim Komutanım” dediği, A. H. Tolon’un “Epey geciktim özellikle Siyaset Meydanında izlerken duyduğum mutluluğu ifade edemem sözcüklerle” , “Yüreğinize ağzınıza belleğinize sağlık işte böyle bu milleti kandıranlara ağzının payı böyle verilir” , “Böyle ağzının payı verilir ağzınıza sağlık” , “ İkincisi her zaman bizi o sıcak samimi candan yakınlığınız ilgilinizle destekliyorsunuz her konumuzda onun içinde hem şahsım adıma hem arkadaşlarım adına kalbi teşekkürlerimi sunarım” , “rahatsız ediyorum şimdi ben Cumartesi günü sizinle beraber programa katılan Y. B. arkadaşımızı tam 23 defa aradım” dediği, S.A.’nın “Benim yanımdaydı o biliyomusunuz yani ben şöyle söyleyim” dediği, A. H. Tolon’un “Şimdi 1 ay önceden ben sayın Y.B.’den söz aldım 1,5 ay önceden” dediği, S. A.’nın “Hepsini ben biliyorum” dediği, A. H. Tolon’un “Bi saniye arzedeyim, o gün akşamleyin cuma akşamı herkes toplandı işte sunucularla birlikte yemek yenecek herkes birbirini tanıyacak ayrıca hani sen ne diyecen ben ne diyecem filan diyecekti bunun için dedimki latife ettim dostum dedim sana özel uçak gönderir getirttirim ama çok yorgunum dedi dedim ki bişey söyleyecem çok yorgun olabilirsin ama gece saat onda in biz seni yine yetiştiririz dokuz uçağıyla gel onda yine yetiştiririz sonra ertisi gün aradığımda sayın Başkanım bilmenizde yarar var saat 9:30 du diğer arkadaşların yanında aradım dediki şuanda karayoluyla geliyorum Boludayım” , “12:00 şimdi ondan sonra saat 12:00 ile 13:30 arası tam 23 kere aradım telefon açılmadı bir keresinde aynı numarayı arama ben sizin numaranızı hiç çevirmedim bende o numara yoktu zaten yanımda telefonumda varda ee onu çevirdim yani hep aynı şeyi tuşluyorum yeniden numara basmıyorum tuşladım siz çıkınca herhalde ben yanlış aradım dedim şaşırdım” dediği, S. Aygün’ün “İşte ben telefonu kapattım komutanım demeye kalmadan evet” dediği, A. H. Tolon’un “ Hayır ben niye kapattım şöyle dedim özür diledim yanlış çevirdim herhalde dedim” dediği, S.A.’nın “Komutanım bir saniye dedim işte siz çok gürültü vardı” , “Yiğit beni aradı abi ben geliyorum üstümü değiştirecem senin oraya gelecem gel dedim Yiğit ben yokum yanlız 12:00 da fuar açılışı var Atatürk Kültür Merkezinde onun açılışını yapacam sen gidersin yemeğini ye üstünü değiştir ben oraya yetişirim dedim ben saat bire çeyrek kala felan işte fuar açıldı yetiştim nitekim oda oraya gelecekti üstünü değiştirip bende bir gibi çıkarım dedi biri çeyrek geçe orda olurum dedi” , “A.D.’nın bir patronun onun çok yakın bir dostu var A.D.’nin ......biraz evel beni aradı ya sen Tuncay İlhan ın mitingine gidiyormuşsun Tuncay İlhan la berabermişiz Tuncay Özkan la berabermiş orda konuşma yapacakmışın Aydın beye bunu söylemişler Aydın beye ....yapıyor yani bizim grupta bir adamın Tuncay Özkan ın mitinginde Tuncay Özkan la beraber görükmesi ne kadar uygun diye o yanındaki onun kankası yani Aydın D.’ ın kankası” “ Damadı değil de N.K. Z.’nin damadı o” dediği, A. H. Tolon’un “ ee onu Tuncay bu” dediği, S. Aygün “N. K. Z. A.D.’ nin karısıyla da N.K.’ nin karısı kardeşler” , “ A.D.’nin karısıyla N. K. Z.’nin karısı kardeşler .....bunun damadı böyle olunca bunun kafası ...zaten orda diken üstünde duruyor çocuk” dediği, A. H. Tolon’un “ peki bir telefon etse şimdi ” , “....size olan samimi ya bir ben orda beni düşünün ....bana ikide birde yukardan aşağdan ne oldu efendim” dediği, Sinan Aygün’ün “......bu ordaki üç dört kişiyi aradı grupta M. A.Y. ile görüştü M. A. Y. ile görüşürken telefon çaldı telefon ben açtım telefonu” , “ben telefonu açtım ben diyecektim komutanım Yiğit bey şeyle görüşüyor İstanbul la görüşüyor ben Yiğit beyi size iki dakka sonra verecem diyecektim sonra telefonu kapattık ama dedik böyle böyle baskı yapıyorlar ne diyorsun zaten oda biliyorsun sen Vatan gazetesine güzel yazı yazıyor” dediği, A. H. Tolon’un “ Şimdi bişey arz edeyim öbür şahsın hiç ilişi yoktu bizimle” , “öbür şahsın hiçbir bağı siz bilirsiniz” dediği, S. Aygün’ün “....rahatsız oldu açıkçası çocuk şöyle oldu abi ya ben oraya giderim işimden olurmuyum ben oraya gidersem işimdem olursam” dediği, A. H. Tolon’un “Ama bana açsa ben bunu çeviririm şimdi bak o gün bu gün daha bir kere telefon edip abi veya ben onun babası yaşındayım” dediği, S. Aygün’ün “...demiş akşam programımız vardı birde sen git mitinkte konuşma yap saat dört buçukta oraya gel orayı biraz gezeriz akşamda seni yemeğe götürürüm akşamda yemeğe gidecektik biz onla böyle olunca oğlunun kafası bozuldu saat üçte bastı geri gitti İstanbul a abi” dediği, A. H. Tolon’un “Ha çok teşekkür ediyorum Allahtan sezi arayıp bunu öğrendim yoksa çok kırılmıştım çok üzülmüştüm” dediği, S.Aygün’ün “onun sözüne bakacak şeyi yok ben nasıl olacam”, “komutanıma bunu arz ederim komutanım sana hak verir yani” dediği, A. H. Tolon’un “ tamam veririm tabi verim hak” dediği, S. Aygün’ün “yani ekmeğimi” dediği, A. H. Tolon’un “ekmeği kaybeder” dediği, S. Aygün’ün “ekmeği hadi bırak ama orda olan gerçekten bir mücadele yapıyor” , “Ama televizyonda varmış ya onu görmüşler onu orda” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır geldi efendim grubun başına geçti hatta konuşma bekledi bir kaç kere bağırdı ben size söyliyeyim” , “On defa yirmi defa adam bağırdılar onun ismini vererek konuşmayayım ama bu olayın içinde ne organizasyonda bana inanın ne organizasyonda başta ben söyledim kusura bakma bu defa konuşmayacaksın dedim” , “ona da alındı birazcık” dediği, S. Aygün’ün “durum bu yani abi yiğit in durumu bu” dediği,

Tape No:6298’de kayıtlı 22.04.2008 saat:15.24’te Y.T.ile yaptığı görüşmede; Y. T.’nin “Geçen hafta cuma günü Selahattin’i aradım” , “Şimdi durdu durdu dediki abi ben aramadım aramadım çünkü yılını söylemedi dedi o” , “21 anladık yılını söylemedi sonunda aradık meğer açıklama yapmayacakmıymış komutanımız” , “.. Patent endüstiriler açıklama yapmış” dediği, A. H. Tolon’un “Haberim yok ya abi ben şimdi bu şeyle meşgulum sen tahmin etmişsindir geçen cumartesi ” dediği, Y.T.’nin “... bir toplantı daha varmış onun için ben arıyayım mı aramıyayım mı diye öğrendim onu” dediği, A. H. Tolon’un “hayır yokuz biz yokuz biz 12 sini yaptık bitti bitti canım artık” , “… bu gün sabahı okudunmu herkes sabahta bişey yazıyor diyorlar” , “Bu Küçük ün müçüğün sen bu Fevzi yi filan yazdılarda saçma saban çocuk tabi konuştum tabi aptalca şeyler sonra hergün birini yazıyorlar bu günde sabahta birilerini yazıyorlarmış galiba” , “.. Yok işte Küçük bilmem neymişte Kanada da bir herif varmışta o herşeyi biliyormuş ta” dediği, Y.T.’nin “Anasını avradını” dediği, A. H. Tolon’un “yav bu memleketi karman çorman etmişler” dediği, Y.T.’nin “Kime gelmiş sıra bak Fevzi yi söylediler ben mahsus aramadım Fevzi yi” dediği, A. H. Tolon’un “Bizim üstümüzde oturan denizciye yok şeye telefon etti melefon etti çocuk benle yanyana oturuyor yav diyorki bunu ilkokul çocuğu yapar mı ya ilkokul çocuğu telefon edipte böyle yaparsanız yapın yapmazsanız .. yav olurmu yav..” dediği, Y.T.’nin “Bunları birisi .. topladı birisi uzun boylu bir adam vardı” , “Hatırlarmısın bu şeyi zerinde çok süpekülasyon yapıyorlardı 77 Taksim üzerinde hatırladın mı 77 Taksim olaylarında spekülasyonlar yapıyor senin çalıştığın kuruluşla ilgili” ,“…dedi bizi çağırdı bunu enine boyuna açıklayacak bir toplantı hazırlayın dedi…” dediği, A. H. Tolon’un “Enine boyuna evet hatırla o günde biriside istifa etti aynı gün hatırladın sen” “Biz gittik bir hafta sizin dairenizde çalıştık” , “Provalar yapıldı koskoca adam çıktı hatta şunu bile hatırlayacaksın ben ona birebir karşı taraf rolunu oynadım sorular sordum ya adam dediki yani sanal bile olsa proje bile olsa ağır geliyor bu tür sorular hatırladınmı şimdi ben öldü adam gitti” , “Şimdi bu adam çıktı ilk ve son defaya mahsus a dan z ye kuruluşu teşkilatı uğraşısını zıkkımı zımbırtısını hepsini söyledi bir daha artık ne ölen siyasiler ne ölmeyenler bu olayla kuruluşun bağını dile getirmedi müfritler hariç” , “Şimdi mademki ortalıkta böyle bir vaveyla dolaşıyor herkesi karalama kampanyası bu yetkili birileri çıkacak oturturacak karşısına diyeceklerki arkadaşlar ya bu kuruluşu lütfen dikkate alın böyle zırvalıklarla olmaz öyle beş tane üç tane sekiz tane” dediği, Y.T.’nin “Onu kim diyecek abi” dediği, A. H. Tolon’un “İşte siz kimi kastettiğimi anladınız işte o kadar” dediği, Y.T. “Bende anladım da kim diyecek onu anlamadım ben” dediği, A. H. Tolon’un “Anladın canım sen nasıl anlamasın sen sen nasıl anlamasın” dediği, Y. T.’nin “Kim diyecek bende bişey demiyorum neyse” dediği,

Tape No:6299’da kayıtlı 22.04.2008 saat:16.03’de R.B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Yarın o iki arkadaşımızda bugün akşam programına bakıp bana bildirecek yarın onlarla görüşecek” dediği, R.B.’nin “… dün akşam birileriyle beraber oldum” , “Bazı bilgiler aldım abiyle ilgili” , “Çok enterasan şeyler var” , “Ofisteyim ..” dediği, A. H. Tolon’un “Ben döner gelirim sana” dediği, R.B.’nin “ya oldu efendim anlatayım size ak hakkaten” , “çok enterasan şeyler var yani” dediği, A. H. Tolon’un “ ben şimdi şeydeyim nerdeyim Ç.E. nin üzerinde bir yerdeyim dönüp geliyorum sana” dediği,

Tape No:6300’da kayıtlı 22.04.2008 saat:16.10’da G.O. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Saygı değer valim Tolon hürmet ve selamlarını arz ediyor size” dediği, G.O.’nun “Estağfurullah paşam saygı benden paşam” dediği, A. H. Tolon’un “ bu garip numarayı bulduysanız bununla ben arıyorum öbür telefonum tabi cevap vermiyor sizi bu ayrı bir numaradan arıyorum sizi ben” dediği, G.O.’nun “bende bilmediğim bir numara vardı aradım paşam ha tamam” dediği, A. H. Tolon’un “ işte yani bu numara zaman zaman benim ulaşamadığım hani işte numarısı belli olmayanlara cevap vermeyen telefonlar için kullanıyorum bu numarayı” dediği, G.O.’nun “o anladım paşam o zaman iyi oldu çünkü bende bunu kaydederim” dediği, A. H. Tolon’un “…a ama her zaman yanımda yok bu öbürü garantili siz ararsınız” , “ hayır yani artık sizin orası ciddi çalışıyor hani Balıkesirli” , “ciddi çalıştığını biliyorum” , “sizi ve şeydeki arkadaşı bi zaman hani yangın çıkmıştı depremde bir yerde” , “işte o ben hep aklımda siz varsınız yani o çok ciddi ve planlı çalışıyorlar” , “Sivastaki yok yanlarında” , “ben biliyorum yani takip ediyorum Sivastaki yok yalanlarında kararlılar yani yürüyorlar rap rap” , “ben hatta ona şöyle dedim ben can kardeşim dostum var benden önce onu prezantene ederim dedi zaten benle olmaz yani yanlışta olur şeysiz olacak yani böyle işte resmi sıfatı filan gibi benim gibi olmayacak olcak yani” dediği, G. O.’nun “ben her şekilde sizinle her zaman olduğu gibi ölümüne varım” , “ne olursa olsun ve ayrıca paşam yani şunu söylemek istiyorum birazdan artık duygusalım çok özledim ben sizi samimi söylüyorum çok özledim” dediği, A. H. Tolon’un “ bende hatta size bir sözüm var şimdi biz biliyorsunuz bu on ikiyle boğuştuk tahmin etmişinizdir tabi” , “on ikisiyle boğuştuk hatta şimdi ben onun toplantısından çıktım” , “onun toplantısından çıktım” dediği, G.O.’nun “yani onun için falan değilde yani ben benim çok yakım dostum müsaade edersiniz çok değer verdim Hurşit Tolonu çok özledim” dediği, A. H. Tolon’un “ hayır ben şunu söylemek istiyorum” , “tabi siz bu tarafa pek gelmiyorsunuz bende burada bu 12 sine kadar hemen hemen haftada 3 gün toplatı yapıyorudu” , “bu onikisiyle ilgli onun için kopamıyordum hatta bişey arzedeyim beni bu şeyde ısrarla Kocaelindeki üniversiteye filan gerçi üniversite değil gençlik teşkilatı falan çağırdı inanırmısınız dedim ki kusura bakmayın oraya bile gelemiyorum yoksa yani ben Kocaeline gelcem diye siz olcam aklım bile öyle düşünmez” “Bide şey düşünüyorum bu saraya bi uzanmak istiyorum siz düşünür müsünüz gitmeyi” dediği, G.O.’nun “Orda ne varki paşam” dediği, A. H. Tolon’un “Hani bir arkadaş vardı beyaz elbiseli” dediği, G.O.’nun “…memnuyetle çok iyi olur düşünürüm” dediği, A. H. Tolon’un “ peki onu ben şeye sorayımda ayarlasınlar geleyim yolda alayım sizi gidelim” dediği, G.O.’nun “valla ben çok memnun olurum paşam çok iyi olur” A. H. Tolon’un “O zaman bunu söyliyim ben size mayısın mesela 12 si gibi düşünebilirsiniz” dediği,

Tape No:6301’de kayıtlı 23.04.2008 saat:19.16’da N. E. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “ bir hassas konu vardı” , “onu zatalinize iletmek isterdim ama orda olmadı” , “.. biz sınıf arkadaşları olarak yüreğimizdeki bütün güzellikleri sunacaz” , “Sunduk” , “Buda yayınlanacak” , “Halen o görevde oturan burdan ne çıkaracak sen çok ince düşünürsün ve ben bilirim seni” dediği, N.E.’nin “... yok yani o o konuda bi hassasiyete bence gerek yok, çünkü aynı şekilde Y. B. Genelkurmay Başkanı olmadan da bi yazı hazırlamışlar oda onu çok beğenmiş o zaman , zaten İ.B. Paşanında bundan haberi var, kendisine bi mektup yazdılar” dediği, A. H. Tolon’un “… tabi … şimdiki Genelkurmay Başkanımızın göreve gelmeden önce ona ne kadar methiye düzsek azdı” , “Sebebide malumdu sence, ” , “ne kadar methiye düzsek az bile gelirdi” , “Ama o günün koşulları öyle , şimdi yani bi alınganlığı olupta ya işte bu kadar meth ediliyo filan sadece aklıma gelen ilk ve tek soru olduğu için sana bunu soramazdım orda” , “Bunlar sınıf arkadaşları şimdi onun için şimdi ya işte methediyolar filan filan hani anladınmı derdimi” dediği, N.E.’nin “E sorsalar onuda methederiz methediyoruz zaten” , “Televizyonlarda methediyoruz zaten” dediği, A. H. Tolon’un “Evet müsbet cevabım müsbet” dediği, N.E.’nin “Ben o zaman numaranı vereyimmi senin ...” dediği, A. H. Tolon’un “ ver… kimle görüşecem yanlız onu söyle” dediği, N.E.’nin “Ya bu bi Albayın kızı Selin adında bi kız Tempo...” , “.. S.O. ... albayın kızı” dediği, A. H. Tolon’un “ aaa öbürü değil bi dakka bi dakka aktüeldeki uzun boylu kız değil tamam o ayrı tamam” dediği, N.E.’nin “…bu kız .. E. K. le konuşmuş” , “ordan işte resmini falan alacak, ben dedimki yani soğuk kanlıdır kararlıdır muhakeme kabiliyeki vardır” , “Ondan sonra işte uzmanları dinler ondan sonra kararını verir, kararında ısrarlıdır çok kritik bi dönemde görev yapacaktır” dediği, A. H. Tolon’un “Bişey daha vardır yani onun … kararına karşı karar olmaz” , “Doğruları vardır bak .. ben şimdi biraz daha açayım senle sohbet ediyoruz yani onun doğruları vardır” , “Şimdi bizim İ. Tontonun bazı konularda doğruları vardır” dediği, N. E.’in “Eğer onun doğrusun söylersen o zaman çok hoşuna gider” , “Ben onun yüzüne de söylemiştim onu o 2 inci Başkanken beni çağırmıştı bak İ. dedim ben biz sana güveniyoruz akıllısın soğukkanlısın kararlısın ama sen tarihe geçeceksin dedim” , “Ne demek o dedi , dedim bak doğrularınla veya yanlışlarınla tarihe geçeceksin dedim ona göre kendini hazırla dedim ,işte o gün geldi” dediği, A. H. Tolon’un “ neyse bakalım bu süreci nasıl bitirecez” dediği, N. E.’in “yardımcı olmamız lazım olabildiğimiz kadarıyla” dediği, A. H. Tolon’un “ tabi özellikle bu aşamadaki gelişmelerle ilgili yorumlarını yüzde yüz paylaştığımı bilesin bende her gittiğim yerde baş aşa on yukarı aynı perspektifle olayı yorumluyorum hala bu millet uyanmadı haberin olsun” dediği,

Tape No:6302’de kayıtlı 26.04.2008 saat:11.38 de N.M. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Tahmin ettim efendim Sayın hocam Perşembe günü size D. E. hoca Esma hocanın falan birlikte bu taleplerini arz etmiştim şimdi bugün yarın işte o toplantının davetiyesini basacaklar teyidi konusunda benim sizi rahatsız etmemi istediler bu toplantı 5 Mayıs Pazartesi günü efendim yapılacak Patalyada yapılıyor toplantı takrimen oraya işte 60 ile 100 arasında değişen vakfın üyeleri ve işte bizler gibi konuklarıda katılıyor çok seçilmeş dinleyiciler teşvik ediyorlar özellikle biz çok uzun bir zamandır hatta çok açık söyleyeyim belki müşterek dostlarımızdan duymuşsunuzdur biz 12 Nisanda da sizi arzuluyorduk ama guruplarımız siz tahmin ediyorsunuz” , “Şimdi efendim özellikle sizin bu alanınızda çok çok teyevizyonlarda izlediğimiz zaten Türkiyede siz şuanda 2 kişisiniz bir zatıaliniz vardı birde herhalde size çok yakın hisseden diğer Doçent arkadaşımız var Türkiyedeki dini ve İnanç sömürüsü konusunda lütfederseniz veya sizin seçeceğiniz bir başlık altında bir söyleşinizi istihram ediyorlar bu toplantı akşamları saat 18:30 da falan bir araya geliyoruz 19 da yemek başlıyor 20 ye kadar yemek yeniyor 20 de konuşmacı ortalama 1 saat konuşuyor ve varsa soru cevap alınıyor ve bitiyor” , “Efendim bu Büyük Anadolu Vakfı bunun etnik kurucusu H. Hoca burda C. T. onlar eski Merkez Bankası Genel Müdürü falan hep böyle öğretim üyeleri şeyler var bu vakıf yaşlı başlı insanlar şey yetiştiriyorlar çocuklara eğitim desteği veriyorlar yani göğsünüzü gere gere gelebileceğiniz bir yer onun için söylüyorum” dediği, N.M.’nin “evet komutanım memnuniyetle” , “ben pazartesi nereye geleceğim bir adres alabilirmiyim” dediği, A. H. Tolon’un “ tabi biz aldırırız yer gölbaşındaki patalye teli siz evet gelirim diye buyurursanız biz sizi alırız” , “çok teşekkür ederiz ne kullanalım biz inançların istismarını mı esas alalım ne yapalım” dediği, N.M.’nin “komutanım oraya katılanların böyle belli bir birikime sahip oldukları için böyle daha köklü bir şey yapalım mesela idolojik stratejilerden din ve kültür stratejilerine geçiş geçişte Türkiye” dediği, A. H. Tolon’un “ çok muhteşem birşey yani Türkiyenin içinde bulunduğu bu konunun istismar edilmesi anlamak dinlemek istiyoruz açıkcası yani nasıl bizi aldatıyorlar Hocam yani yüce dinimizi hepimizin mensubu olduğu Gurur duyduğumuz ama Kurani Kerimin İslamiyetinin nasıl dışında bir olgusu ile aldatıldığımız gerçeğini en iyi anlatan bence Türkiyede bir numara zatıaliniz iki numarada o mersindeki arkadaşımız” dediği, N.M.’nin “ideolojik merkezli stratejilerden” , “bir din ve kültür eksenli stratejilerden geçişte Türkiye” , “Bunun Türkiyeye nasıl yansıdığı ve Kutsal değerlerimiz nereye kullanıldığı niçin kullanılıyor kimler kullanıyor arkasındaki güç merkezleri kimler ve Tükriyede oluşan Güç Merkezleri ve Türkiyede oluşan güç merkezleri hangi çevrelere yansıyor” dediği, A. H.Tolon’un “kutsal değerleri nasıl kullanıyorlar kim kullanıyor” N. M.’nin “hangi güçler yönlendiriyor Türkiyedeki bu üstlerin” dediği, A. H. Tolon’un “ hocam muhteşem bir şey tam bizim istediğimiz gibi” dedi, N.M.’nin “tamam komutanım bu düzlemde şey yapabilirim” dediği,

Tape No:6303’de kayıtlı 26.04.2008 saat:15.34’de İsmail…. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Abicim hürmetler saygılar…” , “… abi bişey danışacam … bana ısrar ediyorlar bu konferansla ilgili Kocaeli ne gün ayarlaybilmek kafamdada bir proje var onu yerine getiremedim kısmet olursa o beraberliğimizden sonra müsade ederseniz bide uygun bulursanız ben bir saraya gitmek istiyorum biliyorsun” , “12 si sabahı gidecem oraya eski valide gelecek senin tanıdığın işte görevimizi yapacaz ertesi günde Kocaeline geçip konferansı verip dönecem onu danışayım istedim sana söylemeden de başka bir yerede söyleyemem tabiî ki” , “Onu bana bir lütfeder buyurursanız hani tamam dersen ben ona göre şeye cevap verecem Kocaeli ne ağabeycim” , “… 9 da.. gelip zataliniz elini öpeceğiz orda” dediği,

Tape No:6304’de kayıtlı 28.04.2008 saat:10.46’da R.B. ile yaptığı görüşmede; R. B.’nin “sizi aradım Zeynep aradı sizin ev kapılıydı cevap vermedi” dediği, A. H. Tolon’un “ ya o zaman çok aşağıdaydım ben hep evdeyim işte o odadan diğer odaya gidene kadar bilmem ne oluyor filan ya” dediği, R.B.’nin “programınız varmı paşam” dediği, A. H. Tolon’un “ ben birkaç gün fırsat buldukça bu Çay yoluna gidiyorum orda işte o bahçe bilmem ne yağlanıyor bir şeyler yapılıyor” dediği, R.B.’nin “yani müsait olursanız bi görüşmemizde yara var” dediği,

Tape No:6305’de kayıtlı 28.04.2008 saat:13.19’da Ufuk Büyükçelebi ile yaptığı görüşmede; U. Büyükçelebi’nin “Değerli Paşam ben ‘bir numaraya’ gitmek istiyorum Ç.’ye de ben geçen hafta ilettim haber vereceğim dedi” dediği, A. H. Tolon’un “Söyleyeyim söyleyeyim” dediği,

Tape No:6306’da kayıtlı 28.04.2008 saat:20.51’de O.A. ile yaptığı görüşmede; O. A.’nın “Güzel bir miting oldu Tuncer bey yönetti mitingi çok selamları saygıları var güzel bir çalışma yaptı” , “Çifçimizin yüreği yanık ordaki arkadaşların hepsinin selam ve saygıları var iyiler çalışıyorlar” dediği, A. H. Tolon’un “… Ulus gaztesiyle ilgili kulağıma gelen ee bilgiler ve çıkan dumanlardan rahatsızım” dediği, O.A.’nın “Valla çok sıkıntıda gazete ..” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır ben onun gereğini yaptım hiç merak etmeyin” , “gereğini fevkalede yaptım” dediği, O. A.’nın “sıkıntılı dediğim hani satış yönünde büyük sıkıntıdalar” dediği, A. H. Tolon’un “ yalnız sıkıntıda değil personeline yaptığı davranıştı biz oroya arkadaşlarımızı takir edilsin diye vade birileri balkondan baksın diye perazente etmedik” , “bizim arkadaşlarımız amoterce fedekarlık her şey amoter yani” dediği, O.A.’nın “evet var orada şey var evet inşallah o şey Rüveyde mi demiştiniz” dediği, A. H. Tolon’un “ evet rüveyde hanım arayacak sizi” , “Bayhan hanım bana telefon etti dedimki bizim o Antep mi tamam o bizim ekipten verebilir dedim” dediği,

Tape No:6307’de kayıtlı 29.04.2008 saat:14.21 da B. T. ile yaptığı görüşmede; B. T.’nin “Paşam hürmet ediyorum B. T.” dediği, A. H. Tolon’un “Saygılar sunarım sayın Bakanım nasılsınız” dediği, B.T.’nin “Hamdolsun ben iyiyim sizler nasılsınız iyimisiniz” dediği, A. H. Tolon’un “Sağolun teşekkür ederim efendim” dediği, B. T.’nin “Sağolun yarın öbür gün ne zaman vaktınız müsait olursa sayın Erkan da dahil bir görüşmek isteriz Ü. E.” dediği, A. H. Tolon’un “Hangi Erkan efendim” dediği, B. T.’nin “Ü. E. bey” dediği, A. H. Tolon’un “Ha olur tabi başımla beraber başım nerde” dediği, B.T.’nin “Siz nereyi emrederseniz benim bürom var dışarısı var” dediği, A. H. Tolon’un “Estahfurullah o zaman ben arayayım sizi” dediği, B. T.’nin “Oldu hürmet ediyorum” dediği,

Tape No:6308’de kayıtlı 30.04.2008 saat:13.03’de F.A. ile yaptığı görüşmede; F. A.’nın “…. efendim arz ediyorum bizim toplantılarımız ... Sayıştay başkanına çok kötü bir şekilde anlatılmış 1 aydır bunun mücadelesindeyiz bazı toplantılar düzenliyor Generalleri oraya topluyor Orgeneralleri sizde dahil sizinde isminiz geçmiş bu sebeple eli ayağı tutulması gözetim altına alınması lazım gibi yani Memuriyet gözetimi ve görev verilmemesi lazım ve bu sene bana görev verilmedi” dediği, A. H. Tolon’un “… bu Memlekette kimler yürekli kimler Yufka onu öğreniyorum ben bu memleketin bilmem neyim diye siyah arabada dolaşan ne yüreksizlerin ne dalaksızların olduğunu bilenlerdenim merak etmeyin yani” dediği, F. A.’nın “.. düşünebiliyormusunuz bana tenkitde bulunduğu oturup kalktığın insanlara dikkat et” dediği, A. H.Tolon’un “Onlar bu memleketin belasıdır” dediği, F. A.’nın “... bizim o toplantılar çok enteresan tabi kimseye söylememek için direndim ama bir noktada çıkar bana kızarsınız diye söyledim” dediği, A.H. Tolon’un “bizimle beraber olan zat artık devam etmiyor arzuda etmiyor sağımda oturan zat diye vallahi öyle düşündüm bak samimi söylüyorum” dediği, F. A.’ın “halbuki bizim bir gizlimiz saklımız yok öyle değil ama oda farkında bu işin geri çekildi oda farkında doğru onunda geri çekilmesi var banada hep tavsiye tetkinde satır aralarında dedi” , “Düşünebiliyor musunuz ben mahallinden yetkili olarak bu turne dediğimiz Defterlıkları incelemek Üniversiteleri teftiş etmeye gittiğimde bu Yetkimi kullanarak toplanarak toplantı düzenliyorum aynen böyle ifade ettiler” dediği, A. H. Tolon’un “bir akşam bir araya gelelimde konuşalım” dediği, F.A.’nın “ben size daha derin anlatımak istiyorum ama şunuda söyleyeyim Bu korkak ... Milliyetçi olduğunu söyleyen Sayıştay başkanımız ki çok kötü bir şekilde bu adamlara yamandı ben kamusal alan tanımam deyip Hanımını Meclise Türbanlı götürmesi oturması” dediği, A. H. Tolon’un “Yapsaydı ya benim olduğum yere yüreğini görseydim …” dediği, F.A.’nın “efendim bunu sunmak istedim lütfen” “Biraz geri çekiliyorum her şeyden” dediği, A.H. Tolon’un “Tamam ben sizi kucaklarım siz üzülmeyin” dediği, F.A.’nın “Ben aslında birşey yapmıştım gıyabınızda vazgeçtim o işten Denizliye siz gideceksiniz ayarlamıştım ama …çalıştığım yer değiştirildi pasif guruba verildim” dediği, A. H. Tolon’un “Çok üzüldüm bu olumsuzlukta payım olduğu içinde af diliyorum” dediği, F. A.’nın “ Yok ama çok düşündüm söyleyeyim mi diye epey zamandır öyle ama birgün bu iş büyür büyüyeceğe benziyor sonra niye bana söylemedin diye kızarsın diye düşündüm hatta Osman beyede söylemeyi düşünüyorum tereddüt ediyorum ama bakalım ne olacak”dediği,

Tape No:6309’da kayıtlı 02.05.2008 saat:12.51’de R.K. ile yaptığı görüşmede; R.K.’njn “Birşey söyleyeyim iştişareyede gelemediniz” dediği, A. H. Tolon’un “oraya gelemedim aynı güne çakıştı bak” , “şimdi sevgili başkanım telefonla görüşmeye müsait durumdamısınız” dediği, R.K.’nin “ne demek emredin sayın komutanım” , “sağol işte bir … Kanada ya gitmiştim biraz ondandır” dediği, A. H. Tolon’un “gittiğinizi biliyorum birde sizin bu yaz Siyor ile ilgili büyük bir faaliyetiniz var” , “Şimdi 12 Nisanda da beraber olamadık ben onu söyleyeyim Yücel muhteşem bir çalışma yaptı…” , “sizin emriniz ile yaptı sevgili başkanım” , “ hanımefendi nasıl iyiler mi” dediği, R.K.’nın “iyi oldu oda geldi benimle beraber” dediği, A. H. Tolon’un “Oytun ne yapıyor” dediği, R.K.’nın “Oytun kilo hariç üniversiteyi bitirdi” dediği, A. H. Tolon’un “ Tolga da kilo hariç onlar iyi beslenen çoçuklar bakma bu pirinç falan Tavuk sıkıntısında ububat sıkıntısında önce vaziyeki kurtarınlar onlar” dediği, R.K.’nın “Ben ASAM dayım nerde emrederseniz ona göre” dediği, A.H. Tolon’un “… ASAM a birde kağıt gönderdik bir toplantı düzenlemişsiniz Akademide ona geleceğiz” , “… Merkezdede buluşabilirizde ben bir süredir size birşey arz edeceğim kabul buyurursanız..”, “Ulus elimizden çıkıyor” , “Ama ona çok ciddi bir irade ve karar lazım onunda benim sayın başkanım bugün bir talimat verir ve ulus için bir seferberlik başlatabilir” , “ben şimdi kendi teşkilatıma hemen aklıma geldi şubeler bir tane olsa bak her şube bir tane üye olsa 45 tane şubemiz var kadarı ile” , “birde bir şey daha var başka bir yayın organı söyleyin ki bana bizi anlatsın bana” dediği, R.K.’nın “konutanım bunu hemen uygulayacağım merak etmeyin” dediği, A. H. Tolon’un “ sayın başkanım vallahi seni sırtıma alıp Kızılaydan sıhhıyeye kadar taşırım” dediği, R.K.’nın “Her zaman emrinizdeyim ne demek” , “Sizin sayenizde iştişare kurulu diye bir kurul oldu” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır ben bir toplantınıza katılamadım oda aynı güne denk geldi bizim Perşembe günleri hep onu söylerim ben Yücele ve diğer arkadaşlara Perşembe günleri Genel Kurulumuz var biliyorsunuz sizde katıldınız” dediği, R.K.’nun “doğru doğru merak etmeyin Perşembe günü olmayacak o bir zorunluluk haline gelmişti”dediği,

Tape No:6310’da kayıtlı 02.05.2008 saat:13.35’de Ü. İ. ile yaptığı görüşmede; Ü. İ.’nin “Efendim General Kötler diye bir adam var bu adam bu GSG-9 u icat eden adam onun yanında çalışan Almanlar İş adamları Güvenlik ile biraz ilgileniyoruz ya bunlar Türkeyiye gelecekmiş askerlerin Leventte filan Golf Klübünün dediler bende Asker bu kadar meraklı olsada Leventte Golf kulübü olmaz filan meğerse Harp Akademisinin Golf kulübü varmış” dediği, A. H. Tolon’un “ Var Harp Akademilerinin içindedir orası ama şeye bağlıdır Golf Federasyonuna bağlıdır Harp Akademilerinin Hudutları içindedir evet” dediği, Ü. İ.’nin “Peki burda Pazar günü Golf oynamak için kim izin verebilir” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır zaten kendileri izin alırlar oraya ya abonedirler kartları vardır oraya nasıl Golf kulübünün üyeleri geliyor ancak hangi günler onlara açık hangi günler askere açık onu bilmiyorum onu öğrenmem lazım size Harp akademilerinden” , “Ama şimdi değil yarın öğrenebilirim onu” dediği, Ü. İ.’nin “Tamam Paşam inşallah bu Pazartesi Salı bir oturup Yemek yeriz Paşam” dediği, A. H. Tolon’un “Siz iş yerinizde misiniz” , “…Basında Üstadsınız Yıllarında Genel Yayın Yönetmenliğiniz var bizim bu Ulus Gazetesi ne olacak” , “bir tane ulusumuz var iki tane yok ki” , “nasıl çıkmıyor çıkmaz olurmu o çıksın diye ben sabahları 6 da alıyorum gazeteyi posta kutularına dağıtıyorum ya” “ne lazımsa Üstad bir defa şöyle ben sayın İ.nin çevresinden 100 tane abone bekliyorom en az” , “yıllık 35 kağıt eve teslim daha ne yapalım yani” , “niye zarar mı gördünüz bak koskoca imparator yarattınız gazeteci olarak” dediği, Ü. İ.’nin “imparatorluktan kastınız A.D. ise” dediği, A. H. Tolon’un “ evet” dediği, Ü.İ.’nin “vallahi bunların içinde en namuslusu o” , “yani oturupta bir H. Ü.’yü nasıl met ettiklerini bir okusanız” , “hiç olmazsa öbür tarafta bu Ertuğrul filan biraz utanıyor insan içine nasıl çıkarız diye” , “birde orda Y.Ö. diye bir adam var baya önemli bir adam” , “yani Emin’in birde yerini dolduruyor” dediği,

Tape No:6311’de kayıtlı 03.05.2008 saat:14.15’de B.K. ile yaptığı görüşmede; Sekreter’in “… Tercüman Gazetesinden arıyorum müsaitseniz Yazarımız B.K. görüşmek ister” diyerek telefonu B. K.’a verdiği ve “….. Bu hani birşey geldi ya efendim bizede geldi bir kişi geldi sonra size gelmişti” dediği, A. H. Tolon’un “Evet gelip gidiyor buraya gelip benimle görüştü ..” dediği, B. K.’nin “Şimdi o çocuk ile o arkadaş bir vesile ile bizimle tekrar temas kurdu işte bir şeylerden böyle bahsediyor tabi onları içinde bulunduğu mevzuları” dediği, A. H. Tolon’un “….. boşver ben hepsini çözdüm o bir temas sağlamak istiyor” dediği, B.K.’nin “… karşılığında da herhalde kendisine çıkar sağlayacak” dediği, A. H. Tolon’un “Karşılığındada kendisine ki böyle bir görev verilmişde değil vermezler zaten ciddi düşünürseniz ona kendisi varken ortada yep yeni katılmış yeni bir adama ya sen bunu başararsın aferin derim sana madalya takarım denmiş olamaz yani, kaldı ki bitişik binada devamlı onunla görüşen bir adamı var bitişik binada oturuyor şimdi bu adam cağız iyi niyeti kötü niyeti ile birşeyler yapayım diyor birde itibar kazanacak” , “ikincisi yakınlaşacak üçüncüsü şeyde bir mevki sahibi olacak kendi grupları içinde bir mevkiye sahip olacak” “Şimdi yani bir tırmanış arayışı içerisinde bende onu kırmıyorum işte sizden geldi diye burda geldi benimle görüştü uzun uzun anlattı filan kendi kafasındaki bir oluşumu gerçekleştirmek için ilgililerle görüşme şansı ben dedim ki tamamda siz resmi müracatta bulunun bizde resmi müracatta bulunduğunuzu işte görüşme talebinizi iletiriz zaten iletmiştim oraya ben aylar önce iletmiştim bu kaza maza geçirmiş şöyle olmuş filan falan” , “ Efendim şimdi olmazda zaten bakın lütfen kendiniz oturun şimdi siz bulunduğunuz yerde oturuyorsunuz ben varken ben sizle direk görüşebilecekken biri gelip diyorki size benim için gönderdi şeyle görüşmek istiyorum görüştürürmüsünüz beni diyor” , “hayır şeyle bizi görüştürürmüsünüz” , “Ufuk ile görüştürürmüsünüz diyor demezmisiniz ya halla halla Ufuk ile direk görüşme şansı varken öyle değil mi” dediği, B.K.’nin “Evet şimdi bu aylar önce bize bunu söylediğinde bu bizim yapacağımız iş değil dedik böyle bir işe girildi falan çok ısrar etti şimdi yeniden ortaya çıkmasını” , “Neden söylediğimi şey yapayım onların şimdi malum bir medyadada yapılanmaları varya orayı burayı ele geçiriyorlar” , “Burası işte aynen sizin anlayışınız olur falan diye bize öyle bir yani parmak bal çalıyor ama biz buna rağmen” dediği, A. H. Tolon’un “yemeyiz yemeyiz biz bir defa şöyle söyleyeyim çok afedersin” , “ateş olsa ancak culmü kadar” , “ha işte o kadar ateş dediğim kıvılcım bile değil onun kıvılcım olma arzusu var” , “var bak başka bir şey daha var ikincisi bitişik binada oturan ile sıkça bir araya gelmiyormusunuz” , “bir araya geliyorsunuz üçüncüsü başka kanallardan yani kala kala şimdi şapkayı başına yeni geçirmiş bir zat vasıtasıylamı bu ahbablığı sürdüreceksiniz” dediği, B.K.’nin “evet doğru söylüyorsunuz” dediği, A. H. Tolon’un “ şimdi aslanada zannediyorki bir defa aslanın bak bu kelimeyi sizin için özel seçtim bunun muktesebatı bu işe yetmez aslanın değil pardon” , “yani hayır aslan dediğim Ankarada oturan aslandan bahsediyorum” dediği, B.K.’nin “bende onu diyorum efendim yani mesela onun inandırıcılığı kaldı mı”, “evet mantık orda oturmuyor yani ok yaydan çıktı düğmaye basıldı insan öyle algılar ok yaydan çıkmışsa” dediği, A. H. Tolon’un “ şimdi buradan olmaz bakın şimdi daha yakın ön planda duranlar varken böyle dolaylı bir şey yani çok afedersiniz apartman komşularınız varken kapıcı ilemi görüşüyorsunuz siz” dediği, B.K.’nın “ben efendim daha net olarak izin verirseniz sorayım aslan kendi gitse al benim bu pençelerimi sök ben her şeye razıyım derse gel bakalım seni bir tedavi edelim dermi veterinere” dediği, A.H. Tolon’un “ Bu şimdi hani gidecek diyecek efendim .... hiç merak etmeyin ya olurmu aferin aslanım diyecek hadi gel bakalım sana birşey verelim falan bu şimdi gelmiş gariban şey kazanacak işte gönül kazanacak itibar kazanacak” dediği, B.K.’nın “yani onun ikna olmasını bu işin olmayacağını anlamasını bizde hissettirmeye çalışalım” , “şey yani bu işi yani Türkiyenin vaziyetinden genelde üzülüyorlardır genelde ama genelde gelecek için bunları” dediği,

Tape No:6312’de kayıtlı 05.05.2008 saat:10.26’da A.T.ile yaptığı görüşmede; A. T.’nin “Sağolun Sayın Erkan buradalar” , “…bugün saat 15:30 da müsait olur mu yarın hangi saat müsait olur” dediği, A. H. Tolon’un “15:30 olur ama 16:30 ayrılmak zorunda kalırım” , “Tamam nerde görüşelim” dediği, A. T.’nin “Siz nereyi emrederseniz burası benim bürom” “… uygun görürseniz benim büromda” “K. Sokak” “./.” , “Eski Orman Bakanlığının karşısı Sahil Güvenliğin tam karşısı eski sahil güvenliğin” , “Kızılay” dediği,

Tape No:6313’de kayıtlı 05.05.2008 saat:10.30’da F. T. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “ Şimdi birinci bu bir tane ihtiyar var bunların Mustafa abileri Ruhinin komutanı” “80 yaşında bunlar Türkiyenin namlı bıçıkları geçiniyorlar balık değil solucan tutsalar nağmertim” dediği,

Tape No:6314’te kayıtlı 05.05.2008 saat:11.03’de A.T.T. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “şimdi ben talibim demek olmaz ağer adam bir talimat aldıysa konuştuk ya bir talimat almış ise bize gelir teklifte bulunur” , “programladığımız şekilde gitmeli bence”, “peki teklif ordan gelmiyorsa kendine talip olman uygun oluyormu olmuyor” , “oldu mu sen bize bir uğra yine o şey yine wolnik molnik diyor … hayır açılır açılmaz koca bir ekran kocaman enfekşen tehlikesi ile yüz yüzesiniz ona göre tedbirlerinizi alın falan diye bir şeyi var ” dediği, A.T. Tolon’un “peki bende size başka bir şey söyleyeyim hoşunuza gider diye tahmin ediyorum dün ben gittim şeye spor klübüne üye oldum haftada 4-5 gün kontrollü bir şekilde oradaki adamların nezdinde spor yapacağım hafta içi Umutta orda hergün gidiyor hafta içi bende gideceğim hem haraket yapacağız haberin olsun” dediği,

Tape No:6315’de kayıtlı 05.05.2008 saat:11.26 da G.B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Öğleden sonra şeyde sizin toplantı saatinde şey var 3:30 da bu adam bekliyor gelmiş istanbuldan bunların babasını kulu var sanki bigün cehennemin dibine dicem” , “O eski şey OHAL valisi” , “Gelmiş bu B.T. aradı bekliyoruz bilmem ne ... pez…ler be affedersin” “Zır zır zır işte gidecez oraya sen ne yaptın” dediği, G. B.’nin “İyi bende napayım Gamze yi gönderdik işte” , “Ondan sonra şimdi de evi toparlıyoruz he he” dediği, A. H. Tolon’un “Aldım haberi ben hayırlısıyla” dediği, G.B.’nin “Kaçta çıkarım heralde 1:30-2 gibi çıkarım” dediği, A. H. Tolon’un “Peki bakarım o zamana kadar ben yetişirsem ...” dediği, G.B.’nin “Hayır hayır yetiştirmeyin ona göre bir alışverişimiz var zaten” , “bitmiş olursa işimiz çıkışta görüşürüz tamam” dediği,

Tape No:6316 da kayıtlı 15.05.2008 saat:14.29 da M.E.Ç. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Efendim Tolon size derin saygılarını sunuyor …” , “…. ordan oraya koşmak ile meşgulüm o toplantıdan o toplantıya…” , “bu arada çok sevgili çok değerli arkadaşınız babasını kaybetmiş o vesile ile onada ulaşamıyorum bu ara sizede başsağlığı dileklerimi iletiyorum” dediği, E.Ç.’nin “sağolun paşam çok teşekkür ediyorum” dediği A. H. Tolon’un “ Bekir bey için söylüyorum” , “Şimdi her tarafta bu Ulus Gazetesinin yaygınlaşması için bir platform olarak yani Türkiyedeki tüm kadın platformlarını bir araya topladık biliyorsunuz emek veriyoruz onu ben bütün Garnizonlara vesayre filan iletiyorum onlarlada zaman zaman görüşüyorum biliyorsunuz bir vatansever adam çıktı üstlendi işte aslında Gazeteci değil bu oktay bey dünyanın masrafını yapıyor işte Gazeteyi çıkarıyor bu Gazete günlük değil biliyorsunuz haftalık adrese dağıtılıyor Atatürkün kurduğu Milli Mücadele Gazetesi” , “şimdi bunlarla geçen gün konuşurken bugün yine toplantıda bunu soracaklardı banada ben geciktim bu sefer” , “Hemen sizden söz ettiler dedilerki işte bu arada bir parantez açıyorum burda durdurursanız bir parantez açıyorum benim konuşmamı duyuyor şimdi hanımefendilerin pek çoğu burda” , “Ben bir dakika önce sizi ararken yanlış numara çevirmişim bir numara yanlış çevirdim herhalde” , “ Bir bey çıktı sesi benzettim ama yani yakınınızda çok affedersiniz ben sayın Ç. ile görüşmek istiyordum yanlışmı aradım acaba dedim” , “Beyefendi dedi keşke sayın Ç. burda olsa dedi bak şimdi adamın birisi yani söylüyor sonra dedi bizde onu arıyoruz dedi” , “Dedim ki bende işte görüşmek istiyorum ha şunuda sordu E. Ç. mı dedi evet kendisi dedim bizde onu arıyoruz bizde onun hayranıydık okurduk ama dedi onun tabirini kullanacağım onu Hürriyetten kovdular” , “bende dedim ki o tabir onundur eğer onlar” , “Onu kovan kafa gücü yetse bizi memleketten kovar dedim şimdi hanımefendiler olduğu için söyleyemiyorum o adam dedi ki hani bir tabir varya belki manasında belki kovarlar dedi böyle bir konuşma şimdi dönüyorum Ulusa efendim neyse size ulaştım ben şimdi Ulusta Nevzat bey Cengiz bey işte oranın ... konuşurken dediler ki acaba zaman zaman çünkü bir E.Ç.’ın bize” , “Dedilerki konuşma sırasında ya Sayın Ç. acaba bize zaman zaman yani bu işi bunu desteklemek için bu işi bu çünkü Atatürk çizgisindeki tek yayın yapan şey bu şimdi Gazete arada bir bize birşey yazsa yani onun adını duyanlar hı sayın Ç. derlerde biraz Türkiyeye yayılırız valla bende bunu iletirim dedim size bu konuyu iletiyorum” ,“sana iletmiş oldum onlarım bu ricasını” dediği, E.Ç.’nin “tabi tabi fakat şey şimdi ben bilmiyorum benim söylediklerimi kimse duymasında” , “şimdi bu yani hiç sıfır olan bir ayağa kaldırmak çok zor bir iş şunu söyleyeyim” dediği, A. H. Tolon’un “ yok o kadar değil yani o kadar değil tabi haklısınız onlar zaten burda yani o ekip yokta bizim Yönetim kurulunda bir hamınefendi var şimdi şunu söyleyeyim şimdi biz hep şunu konuşuyoruz ya yeni yetişen nesil Cumhuriyet ilkelerine Cumhuriyetin kuruluşuna Atatürkçü değerlere ilke ve inkılaplarına devrimlere pek aşina değil hatta testler falan yaptık inanılmız rakamlar çıktı 1000 kişiden 6 kişi nutuk okumuş inanamadık biz yani inanılmaz şeyler şimdi bunu bir yayın yoluyla tabi yoksa bir Günlük gazete olması filan şey değil hani birazcık böyle şey çeker mi bu bütün Türkiyeye dağıtılıyor ya Adrese gidiyor bu ulus Gazetesi siz bilirsiniz” dediği, E.Ç.’nin “abone sistemi ile falan filan şey olmaz paşam şimdi kaç satıyor ulus bilmiyorum 2-3 bin satmıyordur” , “yani zor bir olay hani var olan bir gazeteye böyle asılmak bence daha şey olur” dediği, A.H. Tolon’un “Tercümanın öyle yanını okudunuz mu Ufuk varya Ufuk çağırdılar onu Ufuğa değil esas Patrona dediler ki bu yayınlanmasın o kadarını biliyorum bu artık yayınlanmasın dediler” , “Hayır şeyini içindeki köşeleri değil şimdi ben tabi takip ediyorum köşelerde serbestler yani zatıaliniz tabi size kimse değilmi yani köşelerinde serbestler köşe yazılarında Manşette yumuşaklar” dediği, E.Ç.’nin “Kısıtlılar Evet yani işte çizgi değiştirdiler derken onu kastediyorum yani öyle bir olay ki şimdi Paşam burda şey yapan yani benim gördüğüm onlar benim zaten eski yazıları falan yayınlıyorlar” , “Şimdi en korkmayan şey Sözcü yani onu görüyorum şuanda şeyde Basında Cumhuriyet zaten yani kendi içinde bir sürü sorunları olan gazete hırlaşıyorlar kendi aralarında falan filan işte İlhan abinin şimdi yokluğu bilmem neyi falan filan derken yani o Cumhuriyet için aynı şeyi söyleyemiyorum şimdi dolayısı ile” dediği, A. H. Tolon’un “ dikkat buyurduysanız hiç şey demedim orası için demedim çünkü bir türlü bir yere ulaşamadı yani” , “şimdi sayın Emin Ç. belki ben eksik ifade ettim o hani devamlı bir köşe yazma tarzında değil hani arada sırada böyle misafir falan oluyor ya bir şey gibi” , “size aktarılacak çok bilgi var” dediği, E.Ç.’nin “tamam paşam tabiki ne zaman isterseniz” dediği,

Tape No:6317’te kayıtlı 05.05.2008 saat:16.06 da S.Y. ile yaptığı görüşmede; S. Y.’nin “Paşam merhaba ben Türkiye Gençlik Birliğinden Seval” dediği, A. H. Tolon’un “Efendim daha sonra görüşebilir miyiz” ,“Şu anda bir toplantıdayım” dediği,

Tape No:6318’de kayıtlı 05.05.2008 saat:17.15’de S.Y. ile yaptığı görüşme içeriği ‘sivil toplum kuruluşu’ yapılanması başlığı altında yazılmıştır.

Tape No:6319’da kayıtlı 05.05.2008 saat:17.25’de Salih ….. ile yaptığı görüşmede; Salih…. “Tümgeneral Salih” dediği, A. H. Tolon’un “… iki şey için seni rahatsız ettim Birincisi şu…. Ulus Gazetesini bir çağır bundan başka tutamağımız yok bu kadar söyleyeyim sen anlarsın” , “Bunların akreditasyonunu filan sen yaparsın yani bunlar 6 bin tane tamam bunlar günlük çıkmıyorlar ki çıkmazlar” dediği, Salih’in “onlar mahalli gazete görünüyorlar” dediği, “ama bir tek Mustafa Kemalin adını yazan bir tek var elimizde sen bu adamları bir çağırtır bir ara 5 dakikanı alır birde bunların müracatı olacak size işte konuşma yapmak için şimdi bunlar şey bekliyorlar dedim ki ya o tanısa sizi bilse sizin uğraşınızı fedekarlığınızı zararına çıkıyor bu çocuklar ya” , “.. Atatürkün Cephesini çıkarıyorlar onu söylemek istiyorum” , “Birincisi bu birde şey gelmek istiyor Tercümanın başındaki olan” dediği, Salih’in “.. görüştük komutanında onayını aldım gibi ama 23 üne kadar dolu komutan” “Ufuk bey ...” dediği, A. H. Tolon’un “şimdi ben seni rahatsız ediyorum bana diyor ki ya kardeşim sevilen sayılan insanlarsınız işte Ufuk için söyledim o takdir sizin oldu mu canikom” dediği, Salih’in “… 23 nden sonra …buluşturacağım onunla” dediği, A. H. Tolon’un “..birşey söyleyeceğim bir emir verirsen bir Ulusu arasınlarda bu çocuklar bir gelsinler kendilerini bir anlatsınlar size” dediği, Salih’in “Komutanım anlaşıldı tamam” dediği,

Tape No:6320’te kayıtlı 07.05.2008 saat:12.19’da R.B. ile yaptığı görüşmede; R.B.’nin “Canım ben Selhattin abi ile şey gönderdim sana selam ve saygılarımı onlarla görüştünüz biliyorum” dediği, A. H. Tolon’un “Ankaradayım … dün işte bir görüşmeler oldu anlatırım gelince size, başka bir şeyle burdayım ama bugün Çarşamba biliyorsun”, “Çarşamba günleri ben şeye gidiyorum çalışmaya” dediği,

Tape No:6321’de kayıtlı 07.05.2008 saat:12.23 da İ.T.ile yaptığı görüşmede;İ. T.'nin “Türkiyenin manzaralarını seyrederken bir taraftanda herkes sanki yangından mal kaçırmış gibi A. Ş. bir taraftan P… bir taraftan bilmem ne” dediği, A. H. Tolon’nun “Bırak P… falan esas şey var onu bilesin ben dün gittim anlattım sonra bir araya gelince anlatacağım bu Ergun bey vardı hatırlarsın eski Müşteşar” dediği, İ. T.'nin “Hı E.Ö. iyi bir arkadaştır o” dediği, A. H. Tolon’un “Tamam onlar ayrı bir çalışmayı organize ediyorlar kendi mensupları olduğu grupta birkaç kişi daha var onlarına tanıyorsun ben isimlerini söylemeyeceğim ama tanıdığın kişiler bizim çalışmalarımıza katılmış isimler onlar yeni bir mevcut kendi siyasi partilerini üst düzeyinde hakimiyet tesir etmek üzere bir çalışma içindeler” , “Yani özel bu size içindeler bende hemen sizi söyledim dedim ki o bitmiş değil yani o iş devam ediyor o iş çalışılıyor dedim birde diğer tanıştığınız arkadaş döndümü yurtiçine onu bilmiyorum Almanyadaydı” , “Dönmüş ise arayacağım onu bugün yarın ben hafta sonu 3 gün Ankara dışında olacağım Salı günü döneceğim bence bir araya gelinip tekrar bir genel duruma bakmak lazım” dediği, İ. T.'nin “İhtiyacımda var çünkü kafam durdu” dediği, A. H. Tolon’un “Ama yok doğru şimdi Ptırak gibi dediğin söz doğru öyle yani her aklına gelen işte ben hep birleşiniz dedim birlikte işte hala öyle diyorum” dediği, A. H. Tolon’un “Biraraya gelip oturalım ben yokum diyorum anlamıyorlar ya kardeşim benim derdim beraberliği sağlamak ya ah ah” dediği, İ.T.'nin “Neyse onu şey yaptık arkadaşlarda mutlu oldular yaptığım toplantılarda son geldiğim noktada şu efendim iş adamları yine kıvırıyor” , “Her zamanki gibi kıvırıyorlar ancak Altmışa yakın İl de 1 ve 5-6 kişilik isim listesi tespitleri tamamlandı Ankarada” , “Bir ara o size takdim edilecek” , “Bu isimleri toparlayıp bir araya gelip kararı onlara verdirtmek” dediği, A. H. Tolon’un “Evet efendim” dediği, İ.T.'nin “Biran evvel halbuki bunun yapılıp Eylül Ekime kadar da diğer bölümlerini tamamlamak gerekiyor” dediği, A.H. Tolon’un “Ama Eylül Ekime kadarda bunu pekiştirmeyi düşünüyorlar pekiştirmek sıkılaştırmak” dediği,

Tape No:6322’de kayıtlı 07.05.2008 saat:14.15’de A.T.T. ile yaptığı görüşmede; A. T. T.’un “şey var mutat her zaman oluyor” dediği, A. H. Tolon’un “ kim var mutat” dediği, A.T. Tolon’un “emine” dediği, A. H. Tolon’un “ bugün Çarşamba” dediği, A.T. T.’nin “evet böyle oldu bugün kaydı” , “şey mavi anahtarlık” , “en alt sol altta olabilir mavi çayyolu diye yazıyor zaten” dediği, A. H. Tolon’un “ peki bakarım” dediği,

Tape No:6329’da kayıtlı 09.05.2008 saat:13.28 de A.A. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “…dünkü bize ilettiğiniz konu ile ilgili olarak Tercüman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi ili görüştüm o benim dostumdur” diyerek başından geçen olayları Ufuk Büyükçelebi’ye aktarmasını, onun da isim vermeden haber yapacağından bahsettiği ve Ufuk Büyükçelebi’nin telefonunu verdiği, A. H. Tolon’un “… Ufuk bey biliyor sizin bizim Platformun üyesi olduğunuzu da biliyor..” dediği,

Tape No:6330’da kayıtlı 10.05.2008 saat:14.57 de B.K. ile yaptığı görüşmede; B. K.’nin “..birşeyler çıktı ya haberler vardı Gazetelerde işte bu Kuzey Irakta bir hareketlilik meselesi” , “Acaba kulağınıza gelen birşey varmı yakalanma falan varmı” dediği, A. H. Tolon’un “Yok gelmedi bugün bana Habertürk falan soruyor şimdi İstanbuldayım..” , “ama bir şey söyliyeyim yakalansa saniyesi saniyesine burası açıklar niye açıklar biliyormusun halka karşı bir sürpriz yapacağız demediniz mi” , “o sürprizi sizden önce biri açıklasın istermisiniz” dediği, B.K.’nin “Doğru söylüyorsunuz Telefon ile konuştum geçen hafta Yaşar Paşam ile” dediği, A.H. Tolon’un “söylemişti bizim Büyük” dediği, B. K.’nin “Oda gidecekmiş evet” dediği, A.H. Tolon’un “Siz bakın sizin çok özel bir konumunuz var yani siz endişe falan duymayın” dediği, B.K.’nin “yok endişeden değil” dediği, A.H. Tolon’un “ yok bir ara endişelendi mi acaba falan yok yani” , “onun da başını kaşıyacak şeyi yok onun da şimdi paçası sıkışmış şimdi azarlar yine bu olaylar oldu diye maalesef yine Batmanda 4 tane var Aktütünde yine var maalesef” dediği,

Tape No:6331’de kayıtlı 12.05.2008 saat:12.27’de F.T. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “... onları bıraktım İstanbulda ben Saraydan dönüyorum şimdi” , “Abiciğim yine bu adam yine kafayı karıştırmış şimdi 5 dakika önce beni aradı halbuki sabahleyin onlar topluca bir yere gideceklerdi falan biz dedi bir takım karışıklıklar oldu gidemedik dedi filan bu Ahmet de bunlar herhalde biraz kafalarında dağınıklık var bunların” dediği, F.T.’nin “Yani mutlaka bir yamukluk var bu adamda” dediği, A.H. Tolon’un “mutlaka yalnız bu Ahmetin gelişi de yedibuçuk sekiz saat sürüyormuş Ankaradan” , “Dönüyorum ben şimdi seninde çok iyi tanıdığın Sayın Valimiz ile beraberim sayın Oğuz Valimiz ile” , “efendim Fevzi paşamın selam ve saygıları var oda size hürmet ve saygılarını sunuyor” dediği,

Tape No:6332’da kayıtlı 12.05.2008 saat:14.30’da F.A. ile yaptığı görüşmede; F. A.’nın “Paşam merhabalar F.A. ben Tercüman gazetesinden” dediği, A. H. Tolon’un “.. Ferhat bey buyurun efendim nasılsınız” , "…ben bir resmi ziyaretteyim şuanda bir makamdayım” dediği, F. A.’nın “Ne zaman müsait olursunuz arayayım mı daha sonra” dediği, A. H. Tolon’un “Bir saat sonra yolda olacağım ararsanız” dediği,

Tape No:6333’te kayıtlı 12.05.2008 saat:15.52 de Ü.İ. ile yaptığı görüşmede; Ü.İ.’nin “.. Cuma günü V. G. Paşanın evine gitmiştim orda birşey işittim yani efendim ordu komutanı bilmem kim Hurşit Paşa için şöyle demiş hiç umursamam ama V. G.’nin eşi zatıaliniz için Paşa hanımlarından duyduğu ile veya bir takım hatunlardan bir taneside rahmetli paşamızın eşiymiş” dediği, A. H. Tolon’un “D.A.’nın” dediği, Ünal İNANÇ’ın “Evet Tolon olmazsa biz hiçbir şey yapamayız Allah ondan razı olsun” … “Türk anaları onun gibi bir insan doğurduğu için müstehirdir ve bunu duydum çok hoşuma gitti yani” dediği, A. H. Tolon’un “Gideyim ellerini öpeyim ya ne diyeyim ne yaptım biliyormusun bak nasıl duygulanacaksın Ben Saraydan geliyorum Saraydan” , “Orda birini ziyaret ettim Kırklareli Saray” , “Beyaz elbiseliye gittim” dediği, İ. İ.’nın “Anladım Paşam geldiğinizde bir görüşelim” dediği,

Tape No:6334’de kayıtlı 12.05.2008 saat:16.16’da Levent…. ile yaptığı görüşmede; Levent’in “Komutanım saygılar sunuyorum Levent” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır ben yoldayım tabi ısrar etti uğramadan geçme diye ben birazda bu defa maksatlı uğramadım” dediği, Levent’in “…ben sizin maksatlı uğramadığınızı anladım da bende yakın durmadım zaten”dediği, A. H. Tolon’un “ ya levent ben gereğini neyse o bilirsin sen” dediği, Levent’in “Ben özellikle uzak durdum komutanım aynı maksatla” dediği, A. H. Tolon’un “Ya Levent sen istersen Antartikaya git bize ait bir Leventsin o kadar yani” dediği,

Tape No:6335’de kayıtlı 12.05.2008 saat:19.45’de Vural….. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “… bu sabah Trakya ya geçtim şeye gittim Saraya ordan şeye döndüm sabah anlatırım şeyi ziyaret ettim nedir o eski Deniz Kuvvetleri Komutanı ziyaret ettim” , “Geçmiş olsun diye” , “… bir çocuk hadi bakayım istirahat edin teşekkür ederim şimdi geldim Ayla kaldı anasına bakacak birazcık” dediği, Vural’ın “ha Ayla kalmış Hurşit dönmüş” dediği,

Tape No:….. da kayıtlı 12.05.2008 saat:20.39’da R.B. ile yaptığı görüşmede; R. B.’nin Torinoda olduğunu söylediği ve Kanaltürk Televizyonunun satışını konuşmaya başladıkları, R.B.’nin “Kanaltürkü diyorum Kanaltürkü” , “Duydunuz herhalde” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır duymadım dinlemedim ki” , “Abi ben sabah sekiz … saraya gittim hani bir ziyaret yapacaktım” , “O ziyareti yaptım ordan geldim İsmail paşaya uğradım saat ikide” “İki buçukta makamdan çıktım biraz önce buraya geldim” , “Hayrola bana söyle takip edeyim” dediği, R.B.’nin “Efendim Kanaltürkü Fettullah ın bir taraftarına satmışlar K.C. ile şey” “Bakın kanallara günün bombası bu” , “Öbür bizim konumuzdada abimiz çok sıkı bastırıyor haberiniz olsun” dediği, A. H. Tolon’un “.. onu anlattım şeye ziyaret ettiğim adama anlattım” “.. ziyaret ettiğim adama anlattım bilesin dedim” , “Şeye yine söyleyecem konuştuğum adama yine söyleyecem yani gene söyleyecem bilesin” dediği,

Tape No:….. da kayıtlı 13.05.2008 saat:10.08 de R.B. ile yaptığı görüşmede; R.B.’nin “O abinin teşebüsü doğru maalesef” , “Onu konfirme ettim başka bir kaynaktan” , “... yani o kesin öyle” , “Onu size arzedeyim dedim” dediği, A. H. Tolon’un “Tabi ben dedim sana yani bunu böyle olduğunu ben burdan aldım aktaracam engeç yarın .... bilesin yani sen” “Oldu mu Ruhicim öbür işte doğruymuş haberin olsun …takip ediyorum basında da yer aldı” “Şimdi ben onu yine aynı kaynağa söyleyecem haberin olsun” dediği,

Tape No:….. da kayıtlı 16.05.2008 saat:15.03’de Mustafa Özbek ile yaptığı görüşmede; A.H. Tolon’un “… zatalinize bassetiğim dostumuz sayın Çömez ile beraberim onunda selam ve saygıları var siz 19 mayısta nerdesiniz” dediği, M. Özbek’in “Efendim şimdi bizim bu ART nin açılışı var 28 de burda 20 veye 21 İstanbul a dönüyoruz” dediği, A. H. Tolon’un “Peki İstanbul da olduğunuz bir zamanı ayarlayayım ben sizi tekrar rahatsız edeyim” dediği,

Tape No:6336’da kayıtlı 17.05.2008 saat:12.50’de Ü. İnanç ile yaptığı görüşmede; Ünal’ın “Paşam şimdi şu ödüller ile ilgili hiç olmazsa size telefonda bilgi vereyim.Bizim bu ödüllerin adı yurttaşlık ödülü” , “Mollareisoğlunu seçiyoruz.Birde kayıpettiğimiz iki arkadaşımız var. Bostancı ve Mumcu” dediği, A. H. Tolon’un “ evet Allah rahmet eylesin” dediği, Ünal’ın “Onlarla ilgili iki ödül veriyoruz. Birisi zatı alinize birtanesi de Sabih Kanatoğlu’ na” , “Ondan sonra yine bir gazeteci Yeni Çağ da yazıyor.Eski Harbiyelidir, Y. S. D. bu şehitlerden gazilerden ondan sonra memleket sorunlarından yüreklice bahseden bir adam ona veriyoruz. Daha çok çocuklar ile ilgili bu A.N.Ö. vardı, tanır mısınız bilmiyorum eski Halk Partili” , “Çok değişik bir adamdır. Onun eşini yılın anası seçiyoruz. Çünkü zihinsel engelli bir çocukları olmuştur.Porsuk barajı ile ilgili Eskişehir barajı ile ilgili çalışırlarken 1951 de davn sendromu, bu kadın zihinsel engelli çocukların eğitilebileceğini dünya ya ispatladı. Bunlarla ile ilgili birde çalışmaları var ona veriyoruz. Yine Prof. Dr. G.O. var, sokaktakiler diye sokak çocukları ile ilgili bir dernekte acayip çalışan bir adamdır. İkincisi de M. S. diye bir Vali yardımcısı var, İstanbul da Vali Yardımcısıydı. Suça karışan çocuklar ile ilgili çok büyük çalışmalar yaptı mükafaten onu hemen Antalya ya gönderdik” , “Onunla S. S. paşa vardı. Onun kızı vardı Prof. Dr. B. S. ona veriyoruz. Birde Avusturya ya bir dans grubu gitti 16 tane yabancı televizyon 13-14 yabancı gazetede Türkler Viyanayı dansta feth ettiler diye bir şey” , “Yine bir ödül veriyoruz. Türkiye de Yargıçlar var K. A. diye bir adam üç yıl süre ile Anayasa mahkemesinde yargılandı. Bir gün bile yav beni niye yargılıyorsunuz ben ne yaptım filan demedi. Veya bu ne biçim Adalet de demedi. Ona veriyoruz Türkiye de yargıçlar var Yargıca güven var meselesi” dediği, A. H. Tolon’un “ şu siz K.A. eski Bayındırlık Bakanı, MHP’li” , “Yani şu prefabrik konutlarla trilyonların sokağa dökülmesini sağlayan herife” dediği, Ünal’ın “Aman efendim soğuktan donan bir tane adam olmadı bir, ikincisi benim işim yolsuzluk ben B.C. diye bir adamın sorgusundaydım. Adam diyor ki Lice depreminden bütün parayı diyor briçten kazanmadım. Lice depreminde diyor toprak diyor evlerin yarısını aldı yarısını da Ceylan ile ben aldım” dediği, A.H. Tolon’un “Ben size onu anlatacağım. Anlatırım. Noldu sonra her 30 metre karelik betonu 30 metre kare beton kilometrelerce yeraltı yerüstü dalgaları noldu prefabriklere beyefendiye biz demiştik ki 5 ayda burayı mamur hale getireceğiz iyi oldu aracılar, şimdi hapiste yatıyor o heriflerin çoğu” , “Efendim bende bütün dosyaları var. Sakın” dediği, A. H. Tolon’un “Ya karşı çıkmadım bende bak o hassas bir konu dedim işte onu söyledim” dediği, Ünal’ın “Oluyor herşeyde yani herkesde bir şeyler var.Bizim C.A. diye bir çocuk Türkiye de de belgesel televizyonculuk yapılacağını kesesinden Nisbet adı bir kanal kurdu.Bir çocuk var bir polis Türkiyede polisin varlığını ispat etmişti.Çocuk polisini kurmuştu” dediği, A. H. Tolon’un “ onda hakkımız var emeğimiz var ama” dediği, Ünal’ın “Evet.E.Ç. ile Mustafa Balbay ın programına ödül veriyoruz”, “Devletin memurları ödülünü de Adli Tıp Kurumu Başkanı K. K. var, birde bu Merkez Bankası Başkanı D. Y. ona veriyoruz.Yılın Basın Emekçileri kuruluşu olarakta parlemanto muhabirleri derneğini seçtik” , “N. D. Kırmızı Çizgi diye bir şey yapıyor pazar günleri Kamuran abiyi çağırıyor.Sayın K.n İ. ı, benim bayağı hoşuma gidiyor.Ben buna bastırdım buna verelim dedim.Birde bir çocuk var TV 8 de sabahları E. T. diye soytarılık yapmadan palyaçoluk yapmadan günün haberlerini veriyor sonra yılın spor muhabiri diye de A.T. diye bir çocuk var Hürriyet gazetesinden bu birinci sayfadan da 2-3 defa manşet oldu” , “Yeni Çağ diye bir gazetenin sahibi böyle medya patronları var diye birde ona vermeyi düşünüyoruz.Birde Azim ve Cesaret ödülü diye bir şey düzenledik Özel bir Ödül bu Yılmaz Y. diye bir çocuk var.Yılmaz Y.’nin iki bacağı kopmuş iki kolu kopmuştu bir gözü kör olmuştu ve bu çocuk diretti yoksa bundan olmaz filan bu biyomik kol diyorlar biyomik bacak diyorlar.Ben bunları kullanacağım benim elin gavurundan” , “Bu 24 ünde ayın Çay yolunda TEB Otel diye bir yer var, Türkiye Eczacılar Birliğinin Çay yolunda kime sonsanız gösteriyor.Marketlerin yanında zaten” , “orda resepsiyon” dediği, A. H. Tolon’un “ Hayır, 24 mayısı unutamam Allah aşkına, ben sanki 24 yada 24 geçmedi 24 ü c.tesi günü çünkü şeydeyim ben” , “İzmirdeyim” dediği, Ünal’ın “Şimdi burda ki olay şu, bizim bu yurttaşlık diye bu ödüllerin adını adlandırmamızın nedeni vatandaşın ve yurttaşın önemi kalmadı” dediği, A. H. Tolon’un “ee siz hep söylersiniz bunu” dediği, Ünal’ın “Madalyaların üstünde 4 tane kelime var, Vatan, Sadakat, Görev, Onur” , “şimdi Tolga lütfen o gün gelsin” , “ödülü alacak kıyafette gelsin” dediği, A. H. Tolon’un “Öyle gelir. Öyle gelir de ben çok üzülürüm ben sizin düzenlediğiniz bir şeyde nasıl olmam diye” dediği, Ünal’ ın “ istirham ederim efendim ne demek” , “Ya size ödül vermemizin bir tek nedeni var, emekli paşa olunca insanlar ya böyle kasılıyorlar gidiyorlar balık tutuyorlar yada herşeyi biliyorlar ellerinin tersi ile terörü şu taraftan bu taraftan hallediyorlar bir tane paşa çıktı hiç bu işlere karışmayan” , “Mütedeyyin bir müslüman dikkat edin ne diyor Cennet anaların ayağının altındadır kadınları örgütlüyor” , “E tamam, yani bu ödülü orda da yazıyoruz niye ödül veriyoruz diye” , “Vatan gazetesine baktınız mı bugün” “Aldırayım hemen, veya almışlardı şurda vatan gazetesi var mı bakın” , “Var, yazan ilginç iddia vahim neymiş o ” dediği, A. H. Tolon’un “Görüyormusunuz neler oluyor neler yapıyorlar şimdi” dediği, Ünal’ın “E doğru söylemiştir Neden” , “bakın beyim paşam” “Bakın paşam, M. Y. diye bir adam A. paşayı ziyaret etti. Şenkal ile ilgili elinde dosyalar vardı. Bu sefer Mesut şeyi ziyaret etti. Mesala ben bunu kayda kuyda da girmesini isterim benim telefonu herkes dinlediği için, ben bir tarihte bir ev buldum, bir ev, yanımda da bir emniyet müdürü var iyi bir de hırsız var yanımızda. Ben eve hırsızı sokacağım hırsız bir mühendis kasalar üstüne mühendis evdeki kasayı boşaltacak kasada ne var dönemin Cumhurbaşkanına emri hak vuku bulmuş ölüsü Hacettepe morgunda eşi harıl harıl köşkte bir şeyler yapıyor saatler sonra gitti ne yapıyor ne kadar disket bilmem ne varsa onları topluyor bunları alacağız polis müdürü dedi ki abi benim hayatıma mal olur bu iş devletin bir takım kurumlarına haber verelim bizde devletin kurumlarına haber verdik gelsinler adamlarınız şurda çıkan malı alsınlar mal kendilerinin, telefon ettiğim zaman bunlar çok hoşlarına gitti 40 dakka içinde arayacağız dediler 10 dakka sonra aman ha dokunmayın filan dediler. İsviçre de bir siyasetci bir eski emniyet müdürü kızı beyin ameliyatı oldu, kızı beyin ameliyatı olduktan sonra yoğun bakıma gitti adam arabasına atladı Lişteştayna geçti, belli bir saatte geçmişti bir bankanın önünde durdu 5 er dakka ile ara ile iki tane araba geldi, iki tane büyük poşet aldı, poşetlerin içinde kaset fotoğraflar ve zarflar vardı bankaya girdi. Bu ülke bunlarla idare ediliyor” , “Bu telefonları dinleyen muhterem vatan evlatları da” dediği, A.H. Tolon’un “ dinleyenler biliyormu yoksa dinleyenler…” dediği, Ünal’ ın “Dinleyenler köp…lik için dinliyorlar nereye gittiğinin bile farkında değiller” dediği,

Tape No:6337’de kayıtlı 17.05.2008 saat:15.06 da Ufuk Büyükçelebi ile yaptığı görüşmede; U. Büyükçelebi’nin “…efendim sinirden hop oturup hop kalkıyoruz ..” “Görmediniz mi bu Fikri S. denen ahlaksızın yazdığını” dediği, A.H. Tolon’un “Bende iki yi aradım ya buna bir çok ağır tepki gösterin dedim” dediği, A.H. Tolon’un “Şimdi bu aşamada her türlü şeyi yapacaklarından hiç endişen olmasın tabi” dediği, U. Büyükçelebi’nin “E olacak ama bu yani bu artık bu kadarda diğer medyanın buna altı kız bir halt bulmuş gibi atlaması dehşet yani, Yapmayacaktım ben şimdi birde yeni şey yapmayayım diye geçirmeyeyim diye ben korktum yani ama baktım yapınca o adam bende ağzına geçirdim tabi” , “Tarikat kokan tezgah diye yaptım” dediği, A. H. Tolon’un “İyi yaptın iyi yapıyorsun tabi. Şey anlattı mı arkadaş görüştüğümüzü anlattı mı?” , “… buradaki müşterek dostumuz dada çalışmalarımız sürüyor dünde beraberdik hep yarım gün” , “Öyle durmuyoruz yani” “Bilesiniz. Siz buraya gelmiyormusun” dediği, U. Büyükçelebi’nin “..haber bekliyorum geleceğim bu 20 si ile 24 arası sizi muhakkak ziyaret edeceğim” , “Atatürk boşuna dememiş zeki Türk milleti diye bu salak insanları nasıl ayağa kaldırayım diye” dediği, A. H. Tolon’un “Ha onu bilerek söyledi zaten” , “Türk milleti çalışkandır diyor yahu” dediği, U.Büyükçelebi’nin “Ne çalışı tembel salak şerefsiz satılmış hepsi var” dediği, A. H. Tolon’un “..Neyse şimdi canım, .. bunu ortaya koyan şerefsiz ahlaksız namusuuz haysiyetsizdir ispat edemeyen” dediği, U.Büyükçelebi’nin “Öyle dedim zaten ispat edeceksiniz bunu dedim hemen açık ve net” dediği,

Tape No:6338’de kayıtlı 18.05.2008 saat:13.42’de A.D.T. ile yaptığı görüşmede; A. D. T.’nin “… bir Vatan Gazetesi alırsanız ve Vatan Gazetesinde Y.B.un bir yazısı var çok ilginç okuyunca şok oldum” , “Bu bizim Miting ile ilgili konuşuyor efendim Miting alanına gelmişte bakmışki orda bir 5-10 Bin kişi var ve Siyasi Şova dönüşmüş olay ve Mitingi düzenleyenlerde ortada yokmuş” dediği, A. H. Tolon’un “Ay yazıklar olsun” , “Mitingi düzenleyenler şeyin üstündeler çok teşekkür ederim iyiki uyardınız ararım kendisini” “Ararımda cevabını veririm” dediği, A.D.T.’nin “Bence bu cevabı miting komitesi olarak hep birlikte versek daha iyi olur” dediği, A. H. Tolon’un “Vereceğiz tabi ben birde davet eden adam olarak cevabını vereceğim ..” , “Onu hallederim siz müs... olun” dediği, A.D.T.’nin “Evet lütfen Y.B.’nin bugün çok ilginçti ve bugün birde şeyi de okumakta çok büyük fayda var bizim Birliğimiz ile ilgili olan arkadaşlara mail atacağız şey çok güzel bir yazı yazmış bu Eskiden Yunanistanda TRT muhabirliği yapıyordu” dediği, A. H. Tolon’un “ hı nur hanım mı N.B. mu” , “Ordan oraya bir sürü televizyon programında haber spikerliği yaptı falan o” “Yan yana oturdukları zaman telefonu açan Sinan Aygünün ne dediğini unutmayın”, “… insanlar bu kadar dürüst kimin niye çıkmadığını Sinan Aygün anlattı bize Sinan Aygün hatırladınız değil mi”, “… onlar yan yana oturuyorlar son dakikada vazgeçiyor birisi telefon ediyor Doğan Medyadan Doğan Medya nın patronu bunun akrabası oluyor”, “… işte o utanmıyor mu Pişmekanın Mitingine gidip oturmaya öyle olsun diyor ve onunda lafı Ekmeğimizden olacağız diyor…”, “Ben bunu söylerim Tuncaya” dediği,

Tape No:6339’da kayıtlı 18.05.2008 saat:20.24’te Tuncay Özkan ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Ben seni kucaklarım en az 1000 defa aradım ulaşamadım mesajda bıraktım biliyorum çok yoğunsun” dediği, T. Özkan’ın “Paşam telefonumu kullanamıyorum” , “Şuanda açıldı ben Çorumdaydım Çorumda Türkmen şenliklerindeydim” dediği, A. H. Tolon’un “Biliyorum ben seni takip ediyorum” , “Ben Salihli Malihli ... ben Yaşar O. ile falan konuşuyorum şimdi önce şöyle söyleyeyim kim ne derse desin kim ne derse desin sen Tarihe geçtin arkadaş” , “Bir dakika arkadaş sen tarihe geçtin bir daha söylüyorum sen bizim gönlümüzdeki yerinde oturuyorsun” , “Nereye satacaktım” dediği, T. Özkan’ın “Ya Paşam almadılar ya” dediği, A. H. Tolon’un “aldılarda vermedin mi kardeşim yani” dediği, T. Özkan’ın “Yani Paşam anlatsam varya anlarsınız ya” , “Paşam bedava vereyim dedim dedim ki şunu alın almıyoruz dediler bana ne dediler biliyormusunuz Paşam Siyaha düştün kapansınki sen Cezaevine düş ki Siyaseten Başarılı olun siz delimisiniz dedim ya” dediği, A. H. Tolon’un “Şimdi ben sana birşey söyleyeyim mi bugün Lütfen bak bak neler oluyor Bugün lütfen bir Vatan gazetesinde Y. B.u oku oku niye çıkmadı orda konuşmadı ben biliyorum ben sebebini ama ne yazıyor orda 5 Bin kişi varmışta o adamlar orda yokmuşta olmaz olurmuyuz be Sahnenin dibinde nöbet tutuyoruz ya” dediği, T. Özkan’ın “Paşam 5 Bin kişi değil 1500 kişi Ispartada değilki 1500 sadece 1 kişi bile olsa yine konuşurum Paşam” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır şimdi Yürekten bahsediliyorda oraya bir ara fırsat olunursa Bin tane işin var kim bilir nerelerdesin” , “Bak arkadaş birşey söyleyeyim kim ne derse desin en azından ben işin başından şu noktaya kadar biliyorum bugün herhalde E. Ç.’yi falan izlemişsindir” dediği, T. Özkan’ın “Valla Mustafa BALBAYdan bahsettiler midem bulandı paşam ya” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır onun şimdi kafası şeye diyor ama arkasından diyor ki keşke ona vermeseydi diyor bak şimdi hep o keşkeler var hatta şöyle birşey dediler herhalde dinlemişsindir ya bir ara otursa sayın Ç. da dediki ben dinledim e zaten dedi çıktı bende dinledim seni saatlerce anlattı dedi anlattı bende şimdi Millete anlatıyorum burda ya diyorum ki kardeşim evdekiler dahil anlatıyorum bu adamcağız bunu satmazsa süründürürlerdi içeri alırlardı” dediği, T. Özkan’ın “Tabi paşam bundan sonrasını beklemeden niye böyle bir davranış içindeler üstüne Pazartesi günü Bizim Kanal olarak Televizyon yayınına başlıyoruz” “Bütün bunlar herşey ayarlandı benzinimiz bitmişti arabamızı sattık yeni model araba aldık benzin koyduk yolumuza devam ediyoruz” dediği, A. H. Tolon’un “Gözüm benim Ankaraya gelirsen beni ara lütfen” dediği, T. Özkan’ın “Memnuniyet ile Paşam yalnız size bir bilgi vermek isterim 2 gün önce beni E.Ç. aradı emin abi bana dedi ki Tuncay bizim Programımıza çıkmanı ve konuşmanı istiyorum bende Emin abi dedim memnuniyetle bugün için dün aradı beni dediki Tuncay şimdi sen anlarsın ne olduğunu senin çıkmana izin vermediler arkadaş özür diliyorum sana dedi benden dedi” , “Bunu Mustafa Özbek ile Mustafa Balbay yapıyor niye yapıyor biliyormusun Paşam” dediği, A. H. Tolon’un “Özbek yapıyor mu” dediği, T. Özkan’ın “Tabi Türkiyem topluluğu bir parti kuracakmış il ve Bölge toplantıları yapıyor biz kişiyiz o toplantılara katılmıyor şimdi burdan saldırarak” dediği, A. H. Tolon’un “Özbekin iradesi dışında bana inanıyorsan ben Özbek ile 2 Hafta önce şeyde toplantıdaydım yan yana oturdum 2 gün Cumartesi Pazar 15 Gün önce Türkmenler nedir Yörükler Türkmenler kurultayında hayır istemiyor adam istemiyor ancak büyük bir oluşumda yani Müştereklikte yer almak istiyor hatta size birşey söyleyeyim sen Çömez ile görüştün mü hiç” dediği, T. Özkan’ın “Yok abi Çömez ile görüşmedim Paşam” dediği, A. H. Tolon’un “Görüşmende yarar var” , “Çömez de görüşmek istiyor nasılki Yaşar bey hatırlıyorsanız görüştü oda görüştü ben biliyorum hepsini ben hepsinin neyle uğraştığını biliyorum ben açık kalplilik ile hiç bir bağlantım hiçbir yer ile bağım bir bağlantım sözüm yok” dediği, T. Özkan’ın “Ben sizi biliyorum Paşam ben sizin Vatan ... nasıl düştüğünüzü biliyorum bu yollara” dediği, A. H. Tolon’un “Şimdi dilersen dilediğin an beni ara” , “Sen nerdeysen orda bir görüşecek oda ciddi çalışıyor oda yani bütün bu çalışmalara herkes dikkate alıyor bilmeni istiyorum” dediği,

Tape No:6340’da kayıtlı 22.05.2008 saat:18.18’de Tuncay Özkan ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “… bak şimdi burada bizim Yönetimin tanıdığın bütün hepsini tanıyorsun yönetimin bütün Muhterem Hanımefendileri burada” , “Biz artık senin yürüdüğün yolda yanında olduğumuzu bir kez daha teyit ediyoruz” , “Ama bizim müşterek bir ricamız var” , “Şimdi biz bir cenaze törenine katıldık orda senin ve benim çok can dostumuz Ç. ile beraberdik” , “O zatıaliniz ile birşey konuşmuş bu yarın akşam çıkacağınız SKY TÜRK de bir Program var” , “Şimdi birisi Yüzde Elli iştirak etti size Pazar günkü Programında” , “Şimdi bizim gönlümüzden geçeni size dostunuz olarak söylüyorum” , “Eğer doğrudan onu muhattap alırda” dediği, T. Özkan’ın “Asla Paşam asla” , “Yüzde yüz haklıyım” , “Ama Yüzde yüz kararlıyım ne CHP ile neden bizim cenahtan bir tek kişi ile kavga etmeyeceğim Paşam” dediği, A. H. Tolon’un “Bak ben sana birşey söyleyeyim mi hep kazanacaksın işte yine kazandın şimdi ben arkadaşlarıma duyuracağım Hanımefendilere çünkü bizim bitişik kulvarlardaki insanlara ihtiyacımız var bu sana yeter mi" dediği, T. Özkan’ın “Paşam tabiki ben dün İlhan abiyide ziyaret ettim onada anlattım” , “Benim kavgamın kiminle olduğu belli” “Eğer ben bu kavgadan dönersen eğer ben satış işlemini maddi bir menfaat veya başka birşey için yaparsam” dediği, A. H. Tolon’un “…biz yanındaki yerde yürümeye devam ediyoruz” “beni bir defa daha mutlu ettin ama sen onun hatasından geri dönmesini sağlayacaksın” dediği,

Tape No:6341’de kayıtlı 22.05.2008 saat:18.28’de M.E.Ç. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Görüşmeyi yaptım müsteri olunuz yarınki programda ne sözü geçen kişi nede kuruluş onun hedefi olmayacak bir tek kelime etmeyecek” dediği, M.E.Ç.’nin “…iyi güzel tamam çok güzel” , “İyi karşı tarafın ekmeğine yağ sürmenin anlamı yok” dediği, A. H. Tolon’un “… hem karşı taraf var hemde şunu söyledim işte bizim hanımefendiler hepsi burda bizim komşu kulvarlarda yan yana yürüyen ve koşanlara çok ihtiyacımız var” , “Yanımızda kulvarların çok olmasını istiyoruz” dediği,

Tape No: 6342’de kayıtlı 22.05.2008 günü saat:22.34’te X Bayan ile yaptığı görüşmede, A. H. Tolon’un “Hayır bir şey değişmez ama bir tek şey var, herkesin Rabbimin sana insanların borcun var, hep ömür boyu borçluyum sana insanlık borcum var sana hani yap o büyüklüğü o büyüklüğü yap. Bende öyleyim. Şimdi bu polis psikolojik yönetimi ayın 21 inde benim 9:15-10:30 konuşmam 10:30 da 10:45-12:00 Doç. N. D. ın konuşması, 12:00-13:15 U.S. in öğlen yemek arası 13:15-14:15 14:15-15:30 Doç. Dr. A. E. A. ün konuşması 15:30-15:45 Çay kahve molası, 15:45-17:00 K.A. işte filan filan yani 21 inde bizim program, hıı Politik Psikolojik Derneğinin programı şimdi geldi liste ben onu şey yapıyorum yani onu uyguluyorum tamam mı? Ankara Üniversitesinde evet. Şimdi ben bu programın bütününü yarın takdim ederim sana evet hem 14 ünde var hem 21 inde var 28 inde var hem 5 temmuzda var hem 12 sinde var şimdi ben bu programı yarın getireyim siz hangisine katılacaksınz ona karar verin olur mu...Sabahleyin bildireyim ben size” dediği, X bayan’ın; “Çok akıllısın… nolur bu kadar akıllı olmasa idin” dediği, A.H. Tolon’nun; “Ne yapayım yani bu kadar aptalın yaşadığı bir ülkede bu kadar aptal olmasa böyle köle olmaz bu insanlar, …ne yapayım yani bir gram aklı olanlar heralde kölelikten kurtulurlardı. Bunca yıl geçti aklın dağıtıldığı yerde aklı heral de yeterli olmayanlar köleliği kabul etti” , “Yoo, kimse… bu dönemde kimsenin böyle bir lüksü olamaz hiç kimsenin olamaz sadece kahır çeker insanlar ızdırap çeker…Ülke bir tarafta ızdırap çekerken hiç kimse kendi hayatının lüksünü yaşama serbestiyetine sahip değildir yada hiç kimse öyle hayatımı yaşıyorum diyerek bir lüksü tabi İstanbul da ki belli mütegallibi hariç, köle bizde hayatımızı yaşıyor olsaydık gidip 24 saat gece gündüz 24 saat ama Allah biliyor 24 saat gece gündüz bu insanların uyanması ahmak olmaması aptallıktan kurtulması beyinlerini çalıştırması emeğini vermezdi hı şimdi bunu adamı eğer dinleyip de Ergenekon mergenekon süreceklerse yedi cetlerine ben Estergorum diyorum hadi bunuda kayıtetsinler ben Estergonum mezara kadar kadar da Estargon kalacağım bunuda yazsınlar bir tarafa ben Estargorum isterse bunu manşete taşısın iktidarın belirlileri, SKY Türk ü açında bak neler diyorlar” , “Herkes köşesine çekildiği ayaklarını uzattı yatıyor.Evet ben öyle yürek isterim yürek.beyin isterim beyin bilek isterim bilek öyle ha öyle işte he öyle öyle fiyaka değil” , “Yok ben herkese beyin aşılayacak halim yok, Doğuştan beyinsiz olan beyinini şimdi bu dinleyenler var beni dinliyorlar ” , “24 saat onların beyininide……geliştirmek için emek veriyorum.Ha ben ben…..yasadışı kanundışı bak bunları da tahrif ederler ama o beyinsizler şunu bilmiyor ben her telefon açtığımda yaptığım konuşmayı kendimde kayıta alıyorum.Sıkıyorsa paçası bak ben konuşmamı kendimde kayda alıyorum hani dinliyorlarya herkesi dinliyorlar ya şimdi bak ben sana anlatıyorum şimdi ben yaptığım her konuşmayı kayda alıyorum bir yeri sıkan konuşmayı değiştirir onun ben bir tarafına bu konuşmanın orjinal metnini tıkarım oldumu şimdi” dediği, X bayan’nın “Tepeden konuşuyon” dediği, A. H.Tolon’nun; “Öyleyim öyle” dediği, X bayan’ın; “Tepeden” dediği, A.H. Tolon’nun; “Yo yo…..hafta sonları yakın işte Bolu efendim Keban meban filan işte bi taraflara 3-5 kişi oltaları alıp balık tutmaya gidiyoruz. Ha yolda da bir kamyon çıkarıp çiğnemek isterlerse onu da yaparlar. Her bir pisliği bak size ihbar ediyorum yolda bize bir gün kamyon çarparda geberirsek mutlaka bunlar yapmıştır. Alın peşine düşün olur mu?” dediği, X bayan’ın; “Kendileri gebermeyecek mi?” dediği, A.H. Tolon’un; “Tamam ben biliyorum işte bana vahiy yolu ile geldi. Ortalama 40 veya 50 yıl bir ömrüm var onu da baş aklımın erdiği yolda mücadele ile geçireceğim hiç yasadışı bir iş yapmayacağım kıçını afedersin özürdiliyo zorlasa da bunlar. Soru ne kadar içtin ben biliyorum ... otomatik soru otomatik soru ben cümleden biliyorum” dediği, X bayanın “ nerden bildin” dediği, A. H. Tolon’un “ canımın ne dediğini bilirim” dediği,

Tape No:6343’te kayıtlı 26.05.2008 günü saat:15.56’da Turan Çömez ile yaptığı görüşmede; T. Çömez’in “Değerli paşam saygılar sunuyorum T. Çömez ben” dediği, A. H. Tolon’un “Tamam ben şimdi hemen hemen ben efendim şeyi söyleyecem saat altıdan sonra uygun bir zaman varsa o size sözünü ettiğim burada ererji ile ilgili arkadaşımız Ankara da” “Dilediğiniz yerde ve dilediğiniz zamanda birliktelik sağlanabilir” dediği, T. Çömez’in “Memnuniyitle nasıl yapalım nasıl arzu edersiniz” dediği, A.H. Tolon’un “Siz nasıl arzu ederseniz ne kadar zaman ayırabilirsiniz onu bilmiyorum şel basettim ya İstanbul da ....” dediği, T. Çömez’in “Evet evet sadece bu gün mü yoksa yarında olabilir mi” A. H. Tolon’un “Şimdi yarın gidiyormuş ben onun için hemen tesadüfen dedim hafta sonu ben İzmir deydim biliyorsunuz ....” T. Çömez’in “....çokta mutlu oldum Estergonu çok iyi vurgulamışsınız” dediği, A. H. Tolon’un “Size bişey söyliyecem aslında ben öyle sahip mahip çıkmadım yani öbür tarafa” , “Ama alçakça bir hitam var Starda kahpece efendim diyorki paşaya Çeçeye sahip çıktı bak şimdi Starda yapıyor bunu” dediği, T. Çömez’in “Onlar onlar tam bir mütareke basını gibi sayın paşam” dediği, A.H. Tolon’un “Şimdi size bişey diyeyim ben bir toplantıya geldim o sizin hani görüştüğünüz toplantıdayım” , “Bakın İzmir de evinizde ve şimdi benim katıldığım şimdi kalktım ben ordan oda değiştirdim yüz puan aldı yüz V.M. progrumı yüz puan” , “Şimdi ben tesadüfen şeyi aradım o zatı dedimki hafta sonu felan ne zaman burdasınız ben şimdi bu gün burdayım dedi ha dedim sizi hatırlıyorum bu gün veya yarın buradasınız” dediği,

Tape No: 6345’te kayıtlı 27.05.2008 günü saat:10.56’da Alev ile yaptığı görüşmede, Alev’in “Türk Metal sendikası özel kalemden Alev ben müsaitmisiniz bir şey söyleyecem” “efendim şimdi bizim İstanbul da Avrasya televizyonu merkez binasının açılış töreni var ” “davetiye elinize ulaştımı emin olmadıkta tekrar” dediği, A. H. Tolon’un “ efendim ben konuştum onu maalesef o tarihte yoksa… hayır bana söylendi ama ben davetiyeyi ayrıca almadım” dediği, Alev’in “arayalım paşamızı gelecek mi gelmeyecek mi…” dediği, A. H. Tolon’un “efendim onu bana söyledi arkadaşlar katılma şansım malesef yok bende bu gün başkanı arayacaktım başkanımız bu gün orda mı” dediği, Alev’in “hayır efendim şehir dışında kendisi” dediği, A. H. Tolon’un “Şimdi biz bu gün veya yarın ne gün burdaysa bir onun müşterek dostuyla gelip ziyaret edecektik” dediği, Alev’in “şimdi efendim kendisi şimdi bu Avrasya televizyonunun açılışı var İstanbul’dalar” dediği, A.H. Tolon’un “ yalnız yanılmıyorsam bu yarın olacaktı” , “Yarın ben yarın için programlı olduğumu katılamayacağımı arzettim hem kendilerine hem bana bunu haber verenlere ama ben yazılı davet almadım önemli değil sizin telefon etmeniz yeter ben ayrıca selamlarımı saygılarımı iletiyorum” , “Benim söylediğim .....burada olduğunda müşterek bir dostumuz bir on dakka ziyeret etmek istiyorduk ondan haberi var kimin geleceğimizden” dediği,

Tape No: 6346’da kayıtlı 27.05.2008 saat:10.57’de Alev-Mustafa Özbek ile yaptığı görüşmede; M. Özbek’in “Saygılar paşam” dediği, A. H. Tolon’un “Sayın başkanım saygılar benden hürmet ederim nasılsınız efendim” dediği, M. Özbek’in “Hamdolsun çok şükür iyiyiz siz nasılsınız iyi misiniz” dediği, A. H. Tolon’un “Sağolun saygılarımızı sunuyoruz sizi anıyoruz dünde dünde birkaç kez andık iki ayrı toplantıda şimdi efendim ben bu zarif ve nazik davetiniz aldım daha öncede bir vesileyle arzettiğim gibi arkadaşlarda ilettiler bana sayın işte H. Ü. illeti Ufuk bey ileti sizin arkadaşlar iletti ancak beni bağışlarsanız ben yarın burada bir başka çalışmanın içerisindeyim” , “Belki de birkaç saatliğine buradan ayrılacam onun için lütfen hoşgörüyle karşılarsanız benim bu defa mazur görmenizi istirham ediyorum ama biz sizin teşrifinizi bekliyoruz hı burada veya orada bahsettiğim bir dostumuz var hani Balıkesir” “Tamam o sizinle görüşmek istiyor birde birde diğer ekip hani çalışyorlar ya biryerlerde Ufuk felan filan Hasan hoca felan onlarda sizle bareber görüşüp sizin bu konudaki yönlendirmenizi istirham ediyorlar ben dedim ki müsait olduğunda mutlaka gider görüşürüz sizin teşrifinizi bekliyorum efendim” , “Peki bende onlarla görüşecem onlarda burdaysa iki ayrı grup var biliyorsunuz bir tanesi o bir tanesi öbürü ama ben hepsi bir araya sizin oraya gelsin istiyorum hepsi” , “Sağolun efendim çok teşekkür ederim sayın başkanım” , “Hı efendim onlar tabi onlar burada mı onu öğrenip size tekrar dönecem ben yani perşembe günü onlar buradalarsa veya cuma günü iki günde birinde mutlaka gelecez zaten” , “Ben tekrar sizi rahatsız edecem tekrar rahatsız edecem efendim sizi” dediği, M. Özbek’in “Hasan hoca onlar geliyor buraya” dediği, A. H. Tolon’un “Onu biliyorum ama ekiple gelecek onlar üç beş kişi gelecek daha önce konuştukları konu yarın görüşmek üzeri efendim” dediği, M. Özbek’in “Tamam o zaman perşembe Cuma” dediği, A. H. Tolon’un “Peki efendim” dediği,

Tape No: 6347’de kayıtlı 27.05.2008 saat:13.17’de U. Söylemez ile yaptığı görüşmede A.H. Tolon’un; “Sayın bakanım zati alinizmisiniz” dediği, U.Söylemez’in “Ha merhabalar efendim” dediği, A.H. Tolon’un “Dün akşam aradım siz meşguldünüz” , “Şöyle yemekdeydiniz biliyorum şimdi o sizin dün sağınızda oturan iki hanımla siz bir yere gidemezsiniz” , “Samimiyet gidemezsiniz bakın şimdi ben size bişey söyleyecem siz benim ne kadar sevdiğimi saydığımı biliyorsunuz” , “Başkoydunuz bu işe siz baş şimdi o adı geçen adam Allah sizi bırak o tarafı bizimde beğenmediğim kısmı kadın kısmı karısı kısmı ama mükaddesatım üzerine ant içerim ki başkoymuş bu işe ‘baş adam diyor ki’ sonlarını görmeden ölmek haram bana şey içinde diyor bakın konuşmadığı adam içinde diyor ben bu gün beraberdim ki tam isim vermeden dedim” dediği, U.Söylemez’in “Şimdi ben görüşmemeliyim yani o” dediği, A. H. Tolon’un “Bak bişey söyliyecem heri işim dedi” dediği, U.Söylemez’in “Onları ben davet etmedim onlar kendisi” dediği, A. H. Tolon’un “Yok onu demiyorum sohbet etmek istedim” , “Şimdi genç arkadaşım biri diyor ki Ali de Ali varsa ben yokum ....ya biz” dediği, U.Söylemez’in “Böyle partileşme olmaz kardeşim” , “Partileşmek bişeyleri aşmak demektir” dediği, A.H. Tolon’un “Adam bakın benim söylediğim adam o tarafı tamam diyorum o tarafınıda ben ama adam bütün hayatını buna adadı bunlardan kurtulmadan maf oluruz diyor şunlardan peki Ahmet ten niye basetmiyorsun Ahmet i diyor şeyin bir zamanı var stratejisi var taktiği var niye diyor şimdi bu aşamada” dediği, U.S.’nin “Efendim ... biraz akıl ve taktik sanatıdır önemli olan bir parti kurulacaktır Türkiyede demokratik yöntemlerle bir alternetif kurulacaktır birde küslük şahsi kompleksler felan bir kenara bırakılmalıdır” dediği, A. H. Tolon’un “İşte bunu ben size dün akşamda .....başka bişeyde söyleyecem” dediği, U.S.’in “O bayanlar ben davet etmedim onlar haber ....davet edildiler” dediği, A.H. Tolon’un “Hayır bilesiniz diye söyliyeyim dedim şimdi .....var hep aynı kafa ya kardeşim biz beraberlik yaratmak istiyoruz yani” dediği, U.S.’in “Ayrıca ben sağcı ol demiyorum yani Cumhuriyetçi ....” dediği, A. H. Tolon’un “Hep öyle dediniz hep baştan beri” dediği, U.S.’nin “....gelecem diyene kadar bir alternetif oluşum olsun demakratik yöntemlerle oluşacak” , “Türkiyede vucut olacak bu .....istiyorum ben” dediği, A.H. Tolon’un “Madem madem bunlar bu kadar biliyorlardı da bu güne kadar niye birilerini toplayamadılar ki siz topluyorsunuz işte birilerini” dediği, U.S.’nin “Ha normalde onların o toplantıda bana göre çok bulunmalarıda gerekmiyordu ama işte” , “O toplantıda bir dışarı çıktım geldim o arada olmuş her şey” dediği, A.H. Tolon’un “Şimdi bişey arz edecem size bide onlarla konuşmanızda hani şeyler geleceklerdi felan filan” , “Hayır ben şimdi şey Üpet toplantısına gidiyorum platforlar birliği toplantısa yoldayım” , “Özbek le konuştum Özbek te haftaya burada perşembe cuma burda görüşecez perşembe cuma tamam mı efendim” dediği, U.S.’nin “Yarın bizde gidiyoruz onun açılışı var” , “Onu orda görecem ben” dediği, A.H. Tolon’un “Tamam perşembe cuma görüşecek benide aradı geliyor musun dedi ben malasef üzgünüm dedim işte meşguliyetim var özür diledim ama Hasan hoca geliyor sizinde geleceğinizi söyledi” dediği,

Tape No: 6348’de kayıtlı 29.05.2008 günü saat:13.56’da B.K. ile yaptığı görüşmede, A. H. Tolon’un “ Pazar günkü gazetesinde birinci sayfada manşette paşadan çeteye destek diyor tabi içeriği” , “ben İzmir de bir konuşma yaptım Cumhuriyette var sizde var” , “Dedim ki böyle Milliyetçiyim Ulusalcıyım falan diye isimler alıyoırsunuz aman dikkat edin birileri bunlardan manalandırıyor yarın sizede Ergenekoncu derler” “Ergenekoncu derler ... Ergenekoncu ...” dediği, B.K.’nın “o konuşmayı biliyorum efendim” dediği, A. H. Tolon’un “ işte o konşuma” , “yok öyle yağma o zaman bizde estergoncu oluruz filan dedim” “önce şey yapacaktık tekzip edilecek dün tekzip etmek için gittim notere filan” , “Dedilerki eğer tekzip ederseniz yani şunu diyecektik biz” dediği, B.K’nin “Evet” dediği, A.H. Tolon’nun; “Efendim bizim çetelerle bizim hiçbir çeteyle…” , “Yada yasadışı örgütle hiçbir şekilde bağımız irtibatımız olamaz” , “Hukukun üstünlüğüne inanan tamamen anayasal ve yasal kuruluşlar olan Dernekler Kanununa tabi” , “Legal platformlar olarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz” “Bizim yaptığımız attığımız her adım yasaldır” dediği, B.K’nin; “Evet” dediği, A.H. Tolon’nun; “filan diyecez dediler ki zımmen bu seferde onların çete olduğunu kabul”, “Bunlar çetedir yasadışıdır bizim onlarla bi bağımız yok” , “Peki bunların çete olduğu yasadışı olduğu daha tebeyyün etmedi ki dava bile açılmadı” dediği, B.K’nin; “Evet evet” dediği, A.H Tolon’un; “ama bunda bir ahlaksızlık var” , “sözleriniz içselliğini içeriğini saptırmak manşete kötü maksatlı taşınmış” , “Bak ne diyor adam bak ne diyor bakın Hurşit Tolon Ergenekon Terör Örgütünü Sivil Toplum olarak niteleyip kim niteledi ben böyle bişey demedim” dediği, B.K’nin “Evet namussuz herifler” dediği, A.H. Tolon’un; “Ulusalcı Milleyetçi diyenlere başta türlü bakıyorlar bakarsınız size de bizim ordaki hitap ettiğim kadınlara bakarsınız size de Ergenekoncu derler yok öyle yağma” , “ o zamanda bizde estergoncuyuz diye teşbih yapıyorum” , “Öyleyse öyle birde köpektirler esas burda Aydınlık ı al Aydınlık ı al da bak” dediği, B.K.’nin “onu gördüm efendim” dediği, A.H. Tolon’un “ yani birde şunu okuyun dünkü ve bugünkü Cumhuriyette şeyi okuyun ülke onursuz hale getirildi 27 mayıs devrimi Atayı ziyaret ediyorlar” dediği, B.K.’nin “İşte bunlar profesyonel propagandistler efendim yetiştirilmiş” dediği, A.H. Tolon’un “Kurdukları tuzağı bana hukukçular söylüyor” “Kalkacaksınız bizim çeteyle filan işimiz yok diyeceksiniz adamı çete yapıcaksınız” dediği, B. K.’nin “Tabi doğru doğru öyle onu yapmaya çalışıyorlar” dediği, A. H. Tolon’un “Adam ... olmuş yani hayır adamın benim ağzımdan çeteleştirecekler” dediği, B.K.’nin “Evet çok doğru” dediği,

Tape No: 6350’de kayıtlı 29.05.2008 günü saat:17.13’te X Bayan / U. S. ile yaptığı görüşmede, A. H. Tolon’un “Sayın Bakanım çok rahatsız ettim” dediği, U.S.’nin “Buyurun paşam” dediği, A. H. Tolon’un “Şimdi cevap geldi şeyden Türk Metaldan” , “Yarın on beşle pazartesi günü hangisi daha uygun size” dediği, U.S.’nin “Yarın onbeşde pazartesi günü” dediği, A.H. Tolon’un “Ben dedimki soruyumda dönerim size dedim” dediği, U.S.’nin “Vallaha ben öbür gün İstanbula gidiyorum pazartesi olursa sanki daha iyi değilmi” dediği, A. H. Tolon’un “Pazartesi olsun peki pazartesi” dediği,

Tape No:6351’de kayıtlı 29.05.2008 saat:17.22’de Turhan Çömez ile yaptığı görüşmede; A.H. Tolon’un “ müsaitmisiniz telefon ile görüşmeye” dediği, T. Çömez’in “müsaitim değerli paşam duyuyorum sizi” dediği, A. H. Tolon’un “efendim şimdi sayın Özbek bey geri döndüler yarın saat 15 veya Pazartesi ben öğreneyim de dedim geleceğimizi dostumuza ona göre yarın 15 mi size müsait Pazartesi mi” dediği, T. Çömez’in “Pazartesi daha zor olur yarın 15 uygun” dediği, A.H. Tolon’un “Yarın 15 de nasıl yapalım buluşalım mı” , “Yoksa direk mi” dediği, T. Çömez’in “Olur ben saat 15 de Sendikaya geçerim sizde uygunsanız orda buluşuruz nasıl arzu ederseniz” dediği,

Tape No:6352’de kayıtlı 29.05.2008 saat:17.39’da X Bayan / Alev ile yaptığı görüşmede; A.H. Tolon’un “Şimdi yarın saat onbeş de” , “Sayın Çömez’le birlikte geleceğiz” “Pazartesi günü hangi saatte uygun görüyorsanız o zamanda sayın S. le geleceğiz” dediği, Alev’in “U.S. le efendim” , “Eee pazartesi için ben bi genel başkanla görüşüyüm” , “Size bilgi veriyim efendim” dediği,

Tape No:6353’te kayıtlı 29.05.2008 saat:17.43’te Alev ile yaptığı görüşmede; Alev’in “efendim Türk Metal Sendikasından Alev ben” , “ efendim şimdi genel başkanımızla görüştüm sizin içinde uygunsa pazartesi günü Ufuk beyle gelmek istemiştiniz 10 uygunsa sabah”dediği, A. H. Tolon’un “ uygun efendim” dediği,

Tape No:6354’te kayıtlı 30.05.2008 saat:11.15 da Ş.M. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Sayın vekilim zatıaliniz mi efendim” , “Efendim hürmetler ediyorum günaydın Hurşit Tolon” dediği, Ş. M.’nin “… paşam emredin” dediği, A.H. Tolon’un “Manisa çok müsbet” , “Şimdi Manisa çok müsbet iki taraflı hem sizin” , “Benden beklediğiniz hemde yakası değişik olan” , “Ben iki taraftan ayrı ayrı talep ettim” dediği, Ş.M.’nin “Tamam Paşam çok sevindim buna nasıl mutlu ettiniz beni çok teşekkür ederim” dediği, A.H. Tolon’un “Siz bizi hep Türkiyeyi mutlu edeceksiniz inşallah” , “Şeyde edeceksiniz inşallah zannediyorum o sevgili arkadaşımızda onların belini bükecek” , “Herhalde gerekli işlemi yapıyordur o bana ne tereddüp ediyorsa hazırım biliyorsun” dediği, Ş.M.nin “Bak Paşam bazı konularda parlementoda Ordu ile ilgili yani ... ile ilgili kanunlar geldiği zaman ben yapacağımı sana söyleyeyim Defteri Kalemi toplayıp senin önüne geleceğim” , “Önüne geleceğim sen bana ders vereceksin ben çıkıp orda söyleyeceğim” dediği, A.H. Tolon’un “ sayın vekilim bana sabah 5 dahil gece yarısı 3 dahil gel dersiniz o kadar” , “ben bana düşeni yapmaya amadeyim o kadar” dediği, Ş.M.’nin “sağol paşam ben şimdi Ankaraya döner dönmez bir organizasyon yapayım bir akşam serin serin ben eşlerimiz ile beraber Emin abi bir oturalım” dediği,

Tape No: 6355’te kayıtlı 02.06.2008 günü saat:15.13’te İ.T. ile yaptığı görüşmede, A.H. Tolon'un "…yoldayımda ondan şimdi çarşamba günü tabi orada bütün ... orayada toplanmış olacak ‘bir numaralar’, ‘iki numaralar’ , ‘beş numara’ hepsi dolasıyla oraya bi gelelim orda konuşalım olur mu” dediği, İ. T.’nin; “Tamam zaten bu konuda bu paralelde de zaten siz hocama da böyle konuşursunuz” , “sizi arayacak çünkü” dediği,

Tape No: 6356’da kayıtlı 02.06.2008 günü saat:18.53’te H. E. ile yaptığı görüşmede, A.H. Tolon'un “fevkalade güzeldi evet sizi aramam lazımdı ama” dediği, H.E.’nin “ben açıklamayı sordum efendim ne oldu bugün ajansdan bi haber geçmedi açıklamayla ilgili” dediği, A. H. Tolon’un “ hayır hayır ben açıklama maçıklama değil canım ben açıklama falan yapmayacam ben avukata mahkemeye vermesi için talimat verdim onlar bunu dava edecekler o kadar” dediği, H.E.’nin “ama mahkemeye verdiğinizde açıklamanızda fayda yok mu” "Şimdi bakın bunların maksatlı yapıldığını bu dinlemeler minlemeler bu fırıldak şimdi bizide dinliyorlar” , “İstediğin kadar dinlesin bak bi daha söylüyecem adamın biri çıktı boynunu ipe uzattı idealleri uğruna” dediği, H.E’nin “Evet” dediği, A.H. Tolon'un “ben bu memleketin evlatlarından biriyim” , “ona ona mezara kadar hizmet edecem” , “benim hiçbir örgüt kanunsuzluk şerefsizlik namussuzluk soygunculuk hortumculuk akrabalık bağım hiz yok” , “Bu şerefsizlere benim aklım gücüm yetiği kadar yeter hee sokakta kamyon altına alırlarsa onunda hesabını öderler o kadar” , “yoksa birilerini anasını bellerdin sen” , “adam isteseydi yedi ceddini bellerdi birilerinin” , “ama bu benim ülkemdir” , “bu benim milletimdir”dediği, H.E.’nin “benim ordumdur” , “zaten notlarımı aldım zamanında atılmayan manşetler diye yapacam onları yapacam kitap ama daha zamanı var” dediği, A.H. Tolon’un “evet zamanında atılmayan hatta” , “zamanında hesap sorulmayan” H.E.’nin “onların hepsini yazdınız orda neler olduğunu niçin yazdı gibi sebebi neydi bugün nasıl ortaya sonra ortaya çıktı bunların hepsini yazmayacağım ama zaman var tabi zamanı var şu anda” , “Tabi tabi” “Bu günde telekom yine açık ayen kırk dört dakka konuşmuşlar yani telefon açık kalmış kırk dört dakka” dediği, A.H. Tolon'un; "Hayır şimdi eğer telefonunda işlem yapılmışsa onu bizimkileri telefonunda bi fırıldak çevrilmişse telefonunuzu açabiliyorlar siz niye özen gösteriyo sizin telefonunuzu şimdi benden sonra kapatın” , “birileri isterse açık tutabilir ama” dediği, H.E.’in “komutanım bu ulusular arası bütün numara” dediği, A.H. Tolon’un “ ha şimdi bak ama şöyle onun içerisinde bir enerji kaynağı ve bir verici olmak kaydıyla”dediği, H.E.’nin “he özel bir şeyin olması lazın” dediği, A.H. Tolon’un “ tabi sen sen şimdi enerji içimden kestin mi hangi enerjiyi fıştırtacak o” dediği, H.E.’nin “dün akşam gözlerimiz yaşardı..” dediği, A.H. Tolon’un “efendim ben ben ben onun bi kısmını izledim yoldan geliyorum dedim ya size” dediği, H.E.’nin “he biliyorum haberim var biliyorum” dediği, A. H.Tolon’un “ ben Çankırı’dan geliyorum” , “hakkaten etkilendim çok kutlarım sizi bi defa” dediği,

Tape No: 6358’de kayıtlı 05.06.2008 günü saat:18.43’te R.B. ile yaptığı görüşmede, A.H. Tolon'un “Ruhicim önce kutlarım karardan dolayı” , “sonra ben bugün o konuştuğumuz konuyla hassay konuyla ilgili” , “şey yaptım yani nihayi söylemi yaptım yan yanaydım ” , “bu gerilmetmenin bak büyük yaralarını göreceksin yoksa işte gazetelerde manşetti demi” dediği, R.B.’nin “bilinmeyen numara görünce sizin aradığınızı anladım” dediği, A.H. Tolon’un “ o benim tabi ben demin” , “Ahmet abiyide gördüm” , “odamı oradaydı evet evet” , “ buradaydı şeye geldi akşamda yemeğe” , “bizim Çetin abi burda İsmet bey burda” , “işte görüşüyoruz hepimiz kucaklıyoruz bi emirleriniz var mı” dediği,

Tape No: 6359’da kayıtlı 06.06.2008 günü saat:17.51’de R.B. ile yaptığı görüşmede, A. H. Tolon’un “İsmail’le bi konuyu konuşmuşsun onu gelince söyleyeyim 24 diye bir bilgi almış o” , “işte dün akşam beraberdik biz onunla dedi ki yani senin aklında olan bi konu varmış” , “o konuyla ilgili olarak ordan gelenlerle görüşmüş” , “24 ünde mesele çözülüyormuş” dediği,

Tape No:6360’da kayıtlı 06.06.2008 saat:19.40’da Ufuk Büyükçelebi ile yaptığı görüşmede, U.Büyükçelebi “Akşam siz erken çıktınız bir Allah ısmarladık demek için aradım bulamadım göremedim Yaşar Paşayı da göremedim” dediği, A.H. Tolon’un “Nasıl memnun kaldınız mı” , “… ben kısmet olursa dönüyorum yoldayım şimdi” dediği, U. Büyükçelebi’nin “Tamam efendim var mı bir isteğiniz” dediği, A.H. Tolon’un “… eğer imkan olursa o söylediğim çocuk için bir bakarmısın duruma” , “efendim sağolun” dediği, U.Büyükçelebi’nin “O beni bir arasın yalnız bir konuşayım kendisi ile” dediği,

Tape No: 6361’de kayıtlı 07.06.2008 günü saat:14.21’de G.İ. ile yaptığı görüşmede, G. İ.’nin “komutanım iyi günler Gürkan İ.” dediği, A.H. Tolon’un “ sağlığın nasıl önce” dediği, G. İ.nin “muayene yaptılar altı aylık bir vize verdiler altı ay sonra gel dediler” “kimileri bizim amiralleri” dediği A. H. Tolon’un “ tabi hepsini öyle gördüm” , “Ben şeye de gittim öbür tarafa da gittim ziyaret ettim ben bir ay önce” , “Tabi saraya gittim çok duygulandı çok memun oldu ziyaret ettim” dediği, G. İ.’nin “Ne güzel be komutanım” dediği, A.H. Tolon'nun “Saraydaki zatı….” dediği,

Tape No: 6362’de kayıtlı 07.06.2008 günü saat:16.41’de S.D. ile yaptığı görüşmede, S.D.’nin “Bak yemin ediyorum …..Polatlıda adam yatmış pusuya öyle bi geçtim ki numarayı tespit edemediler adam böyle şaşırdı kaldı dur mur diyor bastım gittim hiç durduğum murduğum yok” dediği, A.H. Tolon'un; “…..ADD bitti ADD bitti” dediği, S.D.’nin; “Ne oldu toz duman ortalık ne var” dediği, A.H. Tolon'un; “İyi olacak iyi iyi … fenamı oldu iyi” dediği, S. D.’nin; “Diyorum yani sen mum yakıyorsundur şimdi” dediği, A.H. Tolon'un “Ne mumu mumları şey yapıcam anlarsın sen” dediği,

Tape No: 6363’te kayıtlı 07.06.2008 günü saat:22.00’da Ufuk Büyükçelebi ile yaptığı görüşmede, U.Büyükçelebi’nin; “O dostunuz beni aramadı” , “O tavsiye ettiğiniz beni aramadı” dediği, A.H. Tolon'un; “Kim aramadı” dediği, U. Büyükçelebi’nin “O dediğiniz arkadaş” dediği, A.H. Tolon’un “ söylücem üzülme” dediği, U. Büyükçelebi’ nin “yo yo hocam siz pazartesi Ankaradamısınız” dediği,

Tape No:5046’da kayıtlı 08.06.2008 saat:21.37’de Mustafa Ali Balbay ile Mustafa Özbek’in yaptığı görüşmede; Bir süre yeni oluşturulacak siyasi bir yapılanma, partiden bahsettikleri, Mustafa Özbek’in “… geçen Cuma pazartesi … Hurşit Tolon …Hasan Hoca Ufuk geldi fakat Ufuk samimi gibi geliyo bana da onu nasıl o şekle getirdiler bilmiyorum ondan sonra oturduk görüştük …. Hurşit Tolon çok aktif bi adam Balbay” “her grupla her şeyle teması var orda bu Turan Çömez ‘den falan bahsedildi iki … reddettiler eee ben dedim ki abi ee reddetme şeyi değil yani Turan Çömez dedim benim gezdiğim yerlerde adı geçiyo ve doğru yani adı geçiyo yani H. D.‘nin geçmiyoda onun geçiyo”, “ondan sonra dedim yaav o kadar da şey yapmayın yani dedim Turan Çömez şey de olmayabilir ama atılacak bi adamda değil yani değerlendirilebilir dedim falan şey dedi ki Hurşit Tolon yani dedi öyle dedi Liderlikte şurda burda bi gözü yok onun dedi yani ekibin içinde kadronun içinde olabilir dedi falan ondan sonra benim sözüm üzerine sonra bi hayli konuştuk kalktı Hurşit Tolon onu dedim siz oturun ben paşamı uğurlayım dedim aşağya uğurladım dedim böyle bi teklif var paşam dedim elimden tuttu böyle bir hareket başlıycaksa Lideri sensin dedi diğer tarafını boşver dedim” diyerek Hurşit Tolon ile yaptığı görüşmeyi anlattığı,

Tape No: 6364’te kayıtlı 10.06.2008 günü saat:20.57’de Ufuk Büyükçelebi ile yaptığı görüşmede, A.H. Tolon'un; “Müşterek dostumuzla da beraberdik işte bitmez tabi burada o toplantı bu toplantı şimdi su meselesi toplantısından çıktım eve doğru gidiyorum sen ne yapıyorsun” dediği, U.Büyükçelebi’nin “yaramazlık yok degilmi efendim” dediği, A.H. Tolon’un “ iyiyim aynen koşmaya devam ediyoruz koşacağız yani nefesimiz yetikçe koşacağız müşteri olun” dediği, U.Büyükçelebi’nin “vallahi Atatürk yorulmadı bizde yorulmayacağız” “biz koşmuyoruz ki aslında”, “Behiçin yazısını okudunuz mu geçen günkü” , “Orduevi yazısını” , “Bütün şeyler ayaklanmıştır o dinci varya dinci arkadaş” , “hoşuma gidiyor salrınca arkadaşlar” dediği, A. H. Tolon’un “ tabi ağzınıza sağlık elinize sağlık arkadaşım sağol” dediği,

Tape No:6365’de kayıtlı 10.06.2008 saat:10.21’de A.P. ile yaptığı görüşmede; A. P. “Komutanım emredin” dediği, A.H. Tolon’un “Alaettin Paşam nasılsın müsaitmisin canım telefonla görüşmeye” , “Seninle görüşeyimde benimde sana söyleyeceklerim var o görüşmeler doğrultusunda bugün şeyde bir toplantı olacak 16:30 da Hereke de Herekecilerin” , “O dediğin şey kafamda takılı duruyor birde benim sana söyleyeceğim birşey var yani bir yol haritasının belirlenmesinde fayda var dünde konuşmalarımız hep suda böyle Havan dövdük efendim onun için seninle konuşayımda” dediği,

Tape No: 6366’te kayıtlı 10.06.2008 günü saat:20.59’de U.Büyükçelebi ile yaptığı görüşmede, U.Büyükçelebi’nin; “Hocam çok özür dileyerek tekrar arıyorum o dediğiniz arkadaş aramadı” dediği,

Tape No: 6367’de kayıtlı 10.06.2008 günü saat:21.00’de E.D. ile yaptığı görüşmede, A.H. Tolon’un “iptal ettik kalabalıktı tabi beni İstanbuldaki adından bahsettiğim arkadaş aradı dediki sakın ilgilenmiyorum zannetmeyin o arkadaş beni aramadı dedi bende dedimki bilgim var bu ara yok kızının okul durumuyla falan ilgileniyor filan dedim” , “bilgin olsun yani adam şöyle ilgilenmedim zannetme” dediği,

Tape No: 6368’de kayıtlı 11.06.2008 günü saat:10.56’de U.S. / X Bayan ile yaptığı görüşmede, X Bayan’ın “Saygılar rahatsız ediyorum müsaitseniz U.S. beyefendi görüşmek istiyor” dediği, U. S.’in “nasılsınız efendim” dediği, A. H. Tolon’un “Sayın bakanım ben iyiyim siz nasılsınız” dediği, U. S.’nin “Bende iyiyim çok teşekkür ederim hanımefendi iyidir umarım” , “sizinle bi konuda görüşmek istiyorum ama biraz uzun olduğu için 5-10 dakika yüzyüze nerde görüşebiliriz” dediği, A. H. Tolon’un “Atlar gelirim” dediği, U. S.’in “Kaç gibi gelirsiniz öğlen yemek yermiyiz şey” dediği, A. H. Tolon’un “Öğlen yiyemeyiz heralde ama şimdi çıkar gelirim saat 11 yani orda makam şeydeyseniz makamınızdaysanız gelirim” dediği, U. S.’nin “yarım saat sonra buluşalım o zaman” dediği, A.H. Tolon’un “ Peki efendim” dediği,

Tape No: 6369’de kayıtlı 11.06.2008 günü saat:11:52'de R.B. ile yaptığı görüşmede, R.B.’nin “Efendim okudum ben onu konu üzerinde konuştuğunuz ortam varya” “Sizin üstünde konuştuğunuz ortam o ortam konu T ile başlayan o işi yapanda o klüpçü işte biliyorsunuz” , “Evet o doğru o ve o klüpçü onu yapan biliyorsunuz” dediği, A.H. Tolon'un; “Daha iyi olmadı mı bunun çıkması” dediği R.B.’nin “….tabi tabi bunu kullanmak lazım tabi” dediği,

Tape No: 6370’te kayıtlı 11.06.2008 günü saat:13:49’da M.H. ile yaptığı görüşmede, X Şahıs’ın “Hurşit bey iyi günler efendim Başkent Üniversitesi Rektörlük makamından rahatsız ediyorum Rektör bey ile görüşmek istemişsiniz” dediği, M. H.’nin “valla işte yoğun trafikteyiz paşam ameliyatlar toplantılar falan” dediği, A.H. Tolon’un; “Dün bekledik zatıalinizi” dediği, M. H.’nin; “Ameliyattaydım” “birde arkadan bir kadavra çıktı sabah böbrek taktım işte toplantıdaydım” , “öle olunca maalesef yetişemedim” dediği, A.H. Tolon’un; “Şey için sizi rahatsız ettim bu Çanakkale de yardım elini uzattığınız cici bir kızımız vardı” , “bu size söz verdiği gibi sınava girdi ve çok yüksek bir puan aldı 85 mi öyle birşey” “Derin saygılarımı sunuyorum bu iş sizinle beraber olacak bu öbür iş Hereke işi bu sizin bulunduğunuz yerde olur başka türlü olmaz” , “Sizinle olur bak diyorum dikkat edin orası ile olmuyor zaten dünde söyledim gürültü çıkıyor en sonda bende üzülüyorum dedim ki efendim böyle olmuyor bu iş yok bilmem kürek çekelim işte hemen dektere edelim filan ya nasıl dektere ediyorusunuz hani sizin dedim ki sizin kürek çekmeniz önemli değil Dümene oturttuğunuz insan önemli oldu mu efendim” dediği, M.H.’nin “Yani hepimiz……bu ülke bizim Paşam yani bu Ülke bizim o Koltuklarda oturanlar bugün oturuyor yarın yoklar ama bu ülke ben bunu hep böyle içimde” dediği, A. H. Tolon’un “ 3 te bile çağırın koşarak gelirim” dediği,

Tape No: 6371’de kayıtlı 11.06.2008 günü saat:14:17’de S.S. / M.O. ile yaptığı görüşmede, S.S.’nin; “…Vali M.O. ile birlikte 41 grubun lideri ile birlikte efendim….bağlılıklarımızı bildiriyoruz” dediği, A. H. Tolon’un “inanırmısınız iki saat önce eski bir bakanın makamında hem sayın valimi hem sizi önemli bir konu için andım kulağınızı çınlattım saat 11 de” , “nasılsınız çok özledim sizi” dediği, S.S.’in “bizde çok özledik ben saygılarımı sunuyorum” , “Valime veriyorum” dediği, A.H. Tolon’nun “Lütfedersiniz” dediği, S. S.’nin; “Tekrar görüşmek üzere sağolun” dediği, görüşmenin ilerleyen bölümünde telefonu M. O. alarak, M. O.’nun; “Paşam ...” dediği, A. H. Tolon’un “sayın valim hürmetler ederim biraz önce sayın başkanıma söyledim sizi tam üç saat onbeş dakka önce Ufuk beyin ofisinde kulağınızı çınlattım” , “Söylemez in ofisindeydim çınlattım hatta akşama evden aramayı planladım yinede akşama evden aricam evdeyseniz” , “Bir önemli konuyu konuşcam eski oradaki müşterek dostumuz şeyli Çayelili dostumuz hatta dostumuzla ilgili bi girişim konusunda sizle değerlendirecez” , “Sizi kucaklıyorum bir ikinci haberim sizle görüşecek kişi bir buçuk aylığına yurtdışında”, “Birbuçuk aylığına bu konu konuşuldu İstanbul ayağı en zayıf ayak ve size muhtaçlar” , “Kesinde muhtaç olduklarını söylediler ancak o konoyuda ayrıntıları geliştikçe gelişmeler olduğu için görüşmem lazım” dediği,

Tape No: 6373’te kayıtlı 13.06.2008 günü saat:17:07 de B.K. ile yaptığı görüşmede, B.K.’nin “Evet şey bi kızlar çıktıya hani bu” dediği, A.H. Tolon’un “Tabi Atatürke….” dediği, B.K.’nin “Tabi tabi onları yazdım” dediği, A.H. Tolon’nun “Tabi yalnız savcılık bu gün şey açmış” dediği, B.K.’nin “Evet ama yani o kızlarda…bi şey değil zavallı Fetullahın eğittiği adamlar arkalarında başka…” dediği, A.H.Tolon’un “Ama yook tabi he tabi o onları onları bu hale getiren” , “Dün akşam şeyi izlediniz mi programı” dediği, B.K. “izledim izledim ben” , “Tuncay becerdi becerdi Tuncay” dediği, B.K.’ın “efendim onun için arıyorum işte kalp kalbe karşı nazlıdada aynı ağız vardı o kızlardaki” , “Onu önce bu M.B. lar falan internet sitelerinden soktular devreye sonra hemen oraya aldırdılar tam böyle profesyonel çok özür dilerim çakaldır yani tam profesyonel” dediği, A.H. Tolon’un “Estagfurrullah çakalığı dün akşam bitti orda sıçana döndü ama dün ne haber çakallık makallık bitirdi adam”dediği,B.K.nin “Evet çok iyidi ben tabi yerini yurdunu bilmediğim için aramadım ama bu Tunca ya da kırılıyoruz tek başına hareket ediyo yani bizi ne yamacına ne bizde veba var sanki” dediği, A.H. Tolon'un “Hayır şuanda dağınık bak yani” dediği, B.K.’nin “Geçen seferde öyle kaçtı bizden ama bilmiyorum yani neden” dediği, A.H. Tolon'un “Kaçmaz yani kaçacak hali yokta” , “Bide bi şey söyleyim seksen kapıdan üstüne geliyorlar seksen” dediği, B. K.’nin “Biz olacağızki göğsümüzü siper edeceğiz yani” dediği,

Tape No: 6375'te kayıtlı 17.06.2008 günü saat:18:27’de İ.T. ile yaptığı görüşmede, A.H. Tolon'un “Haftaya salı günü öğleden sonra Ankarada müsait misin” dediği, İ.T.'nin “Evet efendim cuma günü Ankaraya dönüyorum” dediği, A.H. Tolon'un “O zaman bi not alır mısınız ayın üçünde konuşuruz” , “... Okuyanda burda salı günü” , “Haftaya salı günü saat 16:30” , “Hereke Sokak” “Numara 4” “Çankaya bu şeyden Reşit Galipten inerken Reşit Galipten aşağı doğru inerken” , “Evet bizim buradaki çalışma grubu tanıdığınız ekip diğer gruplarla beraber sizde ne yaptınız işte birlikte çalışacak mıyız katılacak mısınız düşünesiyle geliyorsunuz tamam mı” dediği, İ. T.'nin “Tamam efendim” dediği,

Tape No: 6376’da kayıtlı 17.06.2008 günü saat:20:15’te H. Z. ile yaptığı görüşmede, H.Z.’nin “H.Z. biraz evvel toplantıda B. Ş. aramızda oturuyordu hatırlıyorsanız” , “Bu nedenle Türkiyem Topluluğunun iç yüzünü sizde biliyorsunuz ama bende biraz daha fazla biliyor gibi geliyor ....” dediği, A.H. Tolon’un “Benden daha iyi biliyorsunuz tabi” dediği, H. Z.’nin “Sizi aydınlatmak bakımından söylüyorum Türkiyem Topluluğunun bize beraber olmak için Mustafa Özbek’ e gidildiğinde Başkanım Mustafa Özbek dört nedenle bize Temmuzdan evvel gelemez birinci neden birinci neden yürütme kurulu ikinci neden danışma kurulu üçüncü neden Türk - Metal Sendikası Topluluğu dördüncü neden Yörük Türkmen Konfederasyonu Topluluğu” , “Bütün bunların fikrini almadan evet geliyorum diyemez size olumsuz cevap verir onun için siz oraya giderseniz zatı aliniz mutlaka onların temmuz ayında Büyük Otelde yapacakları partileşme” , “Orada partileşme kararı alamayacaklarını ben ismim gibi biliyorum bundan emin olabilirsiniz çünkü” , “bir başkanı yok oluşumun başkanı yok bak sözcü olarak Mustafa bey ismi geçiyor ama o başkanlığı kabul etmiyor” dediği, A.H. Tolon’un “Ha onu ikna ettik hayır hayır hayır” dediği, H.Z.’nin “İki para yok” dediği, A. H. Tolon’un “Tamam ikinciye katılırım birinciye ama biz rica etmiştik bu aşamada başkan demeyin herkes şahsınıza bende bu talep edenlerden biriydim efendim” , “İzah edeyim ... hatırlayacaksınız şahsen ben ordada ifade ettim gibi 29 yirmi iki Temmuza kadar bu siyasi oluşumlara şiddetle karşı çıkan bi insanım” , “Ama 23 ünden sonra Türkiyede bir muhalefetin varlığının olmadığını anlayınca hakaten bir siyasi oluşumun ihtiyacı olduğu samimi inancı doğdu” , “Şimdi biz kendisine dedik ki öyle başkanlık maşkanlık olursa ismen herkes bunu şekillendirir ama madem bu ... Türkiyem Tolluluğu bunun bi sözcüsü olur Türkiyem Toluluğu bir tüzel kişilik değil yani bir sürü dernek vakıf filan bi çeşit platform onada topluluk dediler iyiya işte o topluluk sözcüsüyle tanımlanır aslına bakassanız sözcülük işi ordan geliyor şimdi tasavvur buyurun öyle o dört tane kuruluş başkanının sayın Özbek’ in olmaması halinde öyle bi toplulukta olmaz gibi geliyor bana” dediği, H.Z.’ nin “Olmaz tabi başkanım orasıda öyle ama orasıda öyle” dediği, A. H. Tolon’un “Şimdi para konusunda size iştirak ediyorum ama böyle bi taleple gidilmeyecek onu bilmenizde yarar var çokta teşekkür ediyorum halisane duygularınıza efendim” dediği, H.Z.’nin “Başkanım şey sayın paşam” , “Siz gidecekseniz gidecekseniz mutlaka ve mutlaka sayın Özbek işte bu toplantıyı partileşme toplantısını yaptıktan sonra kararınızı verin” dediği, A.H. Tolon’un “Estağfurullah zaten bizi çağıracaklar oraya” dediği, H.Z.’nin “Bu kararınızı orayada aksettirirseniz iyi olur derseniz” dediği, A. H. Tolon’un “Sağolun zaten bizi oraya mutlaka çağırırlar bütün her olaya çağırdıkları gibi orda oluruz” dediği, H.Z.’nin “Ben biliyorum baştan beri beraberiz zaten ordada herşeyde beraberiz ben sizin” , “İstanbulda olsun burda olsun Ankarada olsun heryerde beraberdik paşam” dediği,

Tape No: 6377’de kayıtlı 18.06.2008 günü saat:15:19’da B.G. ile yaptığı görüşmede, A.H. Tolon'un “Hanım efendi biz yolda hangi üniversitenin rektöründen bahsediyorduk” dediği, B.G.’nin “Giresun” dediği, A.H. Tolon'un; “Giresun görüşmek tanıyor musunuz …..” dediği, B.G.’nin “Hayır ben onun mailini okudum onun” dediği, A.H. Tolon'un “mailini okudunuz” dediği, B. G.’nin “evet şeyden konuşmalarını törenden mezuniyet töreninde” dediği, A.H. Tolon’un “ ondan tebrik etmek istiyorsunuz” , “vereyimde şeyde Giresunda” “Kendisiniz tebrik edin bol bol tebrik edin veriyorum” dediği, görüşmenin ilerleyen bölümünde telefonu A.H. Tolon’ dan O.M.Ö.‘ün aldığı, O.M.Ö.’ün “Hanım efendi ben O.M. Ö. hürmet ediyorum efendim” dediği, B.G.’nin “Ay ben hürmetlerimi sunarım ben hayran oldum konuşmanıza” , “ve sizin mailinizi biz Anadolu ulusal uyanışdan o konuşmanızı yayınladık” dediği, O.M.Ö.’nün “Ha çok teşekkürlerim efendim çok sağ olun” dediği, B. G’ün “Yani sizlerle böyle umutumuz tazeleniyor” , “Ağzınıza sağlık” dediği, O.M.Ö.’ün “Görevimizi yapıyoruz efendim” , “Efendim sizi Giresuna bekliyoruz şeref verirsiniz” dediği, A.H. Tolon’un “ efendim siz gördünüz mü…” , “Çok teşekkürler yav bu kadar siz hızır reismisiniz” dediği, B.G.’nın; “Hayır hızır mızır bağlıyorum ben burdan siz şimdi Bush deyin Bushla görüştürüyüm mü sizi”, “Bushla görüştürüyüm mü sizi” dediği,

Tape No: 6378’de kayıtlı 19.06.2008 günü saat:17:18’de M.E.Ç. ile yaptığı görüşmede, A.H. Tolon'un “efendim Tolon saygılarımı sunuyorum nasılsınız” dediği, M.E. Ç.’nin “sağolun paşam siz nasılsınız” dediği, A.H. Tolon’un “ iyiyimefendim muhterem hanım efendiler nasıllar” dediği, M.E.Ç.’nin “sağolun hepimiz iyiyiz sizlerde iyisiniz” dediği, A. H. Tolon’un “ sağolun kulaklarını çınlatmaya devam ediyoruz zaman zaman” , “Bi kaç gün önce Ünal Beyle de beraber kulaklarınızı çınlattık” , “Müsaitseniz şöyle…iki dakkanızı müsaitse bi şey danışmak istiyorum size” , “Şu kadarını söyleyim şimdi bizim yönetim kuruluda burda Ulus gazsetinin genel yayın yönetmeni değişiyor” , “Bize oraya bir yazı işleri müdürü önerir misiniz hem o insana iylik yapalım hem şu ulusu kalkındıralım biit saatler olsun sizi kucaklıyorum” dediği, M.E.Ç.’nin “Paşam vallaha benim aklımda yani oraya önere bilecek birisi yok” , “Benim bi an Evren geçti aklımdan E. D.” dediği, A.H. Tolon'un “Evreni ben çok seviyorum düşünüyorum da yazı işleri müdürülüğüne el yani o işi siz bilirsiniz sizden daha iyi kim bilir” dediği, M.E.Ç.’nin “Yoo yapar Evren o işi yani” dediği, A.H. Tolon'un “Ben size danışmadan adam atmadım” dediği,

Tape No: 6379’da kayıtlı 19.06.2008 günü saat:17:21’de M.E.D. ile yaptığı görüşmede, A.H. Tolon’un “Ulus gazatesini de sen bilirsin patronu da İstanbul da oturuyor fedakarlık yapıyor gaztecilikten yetişmiş değil” , “Oktay Bey inşaat mütahitliği yapan” , “İnşaat mühendisliği yapan bi bey” , “Kadir belki sende vardır K.Ç. in telefonlarına nasıl ulaşırız ” dediği, M. E.D.’nin “K. Ç.’ in telefonu bende yok ama fox da sanıyorum ben bi fox arayım onlardan bulabilirsem ben hemen size dönüyüm” dediği,

Tape No:6381’de kayıtlı 22.06.2008 saat:12.58’de İ.T. ile yaptığı görüşmede; İ. T.’in “24 de toplantıya katılıyoruz” dediği,A. H. Tolon’un “Saat 16:30 da Hereke sokak No:4 efendim oraya mutlaka katılmanız lazım oraya şeyi anlatmamız lazım” dediği, İ. T.’nin “Elim kolum bağlanır paşam” dediği, A.H. Tolon’un “Yani oraya şeyi söyleyin bu 4 yıldır süren çalışmanın alt yapısını oldu mu” dediği, İ.T.’nin “E.A. bildiniz” “onlar bir grup kurdular yani araştırma grubu onlarla bir araya geldim her zaman bizimle olmaya hazır oldukları söylediler” dediği,

Tape No:7036’da kayıtlı 01.07.2008 tarihinde Saat:08.04’de Fatih … isimli şahıs ile yaptığı görüşmede özetle A.H. Tolon’un “… Vali beyi arıyorum bir türlü ulaşamıyorum F. K. ‘nin numarasını almak istiyorum” , “Ama çok acele lazım (Hurşit Tolon Arka planda Meriç adlı Şahısa hitaben : "Buyurun efendim Meriç bey diğer telefondayım ") evet dinliyorum” “Çok acil bana F.K.’nın numaraları lazım acele” dediği, Fatih’in de konuyu öğrenip kendisine döneceğini anlattığı, H. Tolon’unda 0 312 28 2…..6 numaralı telefonu verdiği,

Tape No:7037’da kayıtlı 01.07.2008 saat:08.10’da M.O. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “… sayın Valim bu burdan savcılıktan gelmişler 5-6 3-5 kişi” , “Evi arıyacağız diyorlar” , “Fahri beyi arıyorum Fahri beyin numarası yok bende sizde varsa o lazım acele yada siz bana yardım edin duyurun lütfen” dediği, M.O.’un “… numarayı da size vereyim paşam” “0 533.. 393……” dediği, A.H. Tolon’un “İyi lütfen arar mısınız şimdi bunlar burda bekliyorlar kapıda” , “evi arayacaz diyorlar” dediği,

Tape No:7038’da kayıtlı 01.07.2008 saat:08.14 da X Bayan ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Şimdi buradan birileri gelmiş savcılıktan müsaade evi arıyacaz diyorlar ben avukatıma haber verdim ama size de haber veriyorum ne yapmam gerek” dediği, X Bayan’ın “Arama izinleri var mı ellerinde”diye sorduğu, A.H.Tolon’un “Var ellerinde Merkez Komutanlığında kontrolleri yapılmış” dediği, X Bayan’ın “yani arama izni varsa en fazla avukatınızın gelmesini bekletebilirsiniz” , “Onun dışında izin vermelisiniz yani mahkeme kararı dimi” dediği, X Bayan’ın “mahkeme kararı evet” dediği,

Tape No:7039’da kayıtlı 01.07.2008 saat:09.02 da Ö.M.T. ile yaptığı görüşmede Ö. M. T.nin “Bunlar şimdi aramaya başladılar dimi” dediği, A. H. Tolon’un “ evet efendim arıyor arkadaşlar” dediği, Ö. M. T.’ın “Aldıkları şeyler genelde bilgisayarlar filan mı” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır bilmiyorum ne bi şey almadılar henüz daha kitap defter alıyorlar bi şi bende yasa dışı hiç bir şey olmaz bende yoktur” dediği, Ö.M.T.’nin “Tamam ondan bi sıkıntı yok zaten de Salim savcı gerekli ilgiyi alakayı gösterir, sadece görev kulu yani talimat geldi onu uyguluyor” dediği, A.H. Tolon’un “efendim hepsine saygı duyuyorum ben iş yapıyorlar” dediği, Ö. M.T.’nin “yani ondan yana bir sıkıntı yok” dediği, A.H. Tolon’un “Beni şuanda dinlediklerini de biliyorum tabi” dediği, Ö. M. T.’nin “Hayır hayır olsun ama şey Salim bey düzgün bir savcıdır yani” , “Hayır o da Youtube çıkan savcı vardı ya” , “Onunla birlikte odasında dinlenen savcı” , “.... şimdi ben vekaletnameyi hemen fakslatıyorum bu tarafa” , “kesinlikle İstanbul olduğundan eminiz herhangi başka bir şey yok ” , “Ben direkt burda şeye geçicem Beşiktaş’a geçicem” , “Onun haricinde ne yapılacağı size söylendi mi” dediği, A.H. Tolon’un “ hayır söylemedi getireceklermiş oraya” dediği,

Tape No:7040’da kayıtlı 01.07.2008 saat:10.37’da Ö.M.T./A.Ç. ile yaptığı görüşmede; Ö. M. T. “Paşam Meriç ben şimdi bu Adli Tıp’a sevk edildiniz mi” dediği, A. H. Tolon’un “hayır kardeşim daha aramayı yapıyorlar Meriç burda” dediği, Ö.M.T.’nin “o zaman bunlar neden böyle televizyonlarda adli tıp a sevk ediliyorlar filan diyor kim veriyor bu haberleri” dediği, A.H.Tolon’un “Hayır efendim kimse Adli Tıp’a mıpa daha kapıdan bile çıkmadım” dediği, Ö. M. T.’ nin “arama yapıyorlar” dediği, A.H. Tolon’un “ tutanak tuttular” dediği, Ö. M. T.’nin “Tamam Salim Bey hala orda değil mi savcı bey” dediği, A. H. Tolon’un “Salim beyde burda arkadaşlarda burda memurlar ...” dediği, Ö. M.T.’nin “Ben şeye geçiyorum paşam bir saate kadar İstanbul’a geçiyorum o malum şahsın yanına giriyorum zaten neyin ne olduğunu soracam ona anlatabildim mi vekaletimde geldi ben burda bekliyecem paşam tamam mı … hiç merak etmeyin” dediği, A.H. Tolon’un “ Ahmet beyde burda zaten Ahmet bey burda” dediği, Ö. M. T.’nin “tamam ama siz hiç merak etmeyin yani ne demek istediğimi biliyorsunuz paşam” dediği, A. H. Tolon’un “ya benim merak ettiğim bir şeyi söyliyimmi” , “ben kaya gibi ayaktayım ya ne…” dediği, Ö.M.T.’nin “aynen herkes afedersiniz bi tarafları ile gülüyor suanda o şeyi de vereyim size anlatabildimmi komik komik durumda yani her şey o yüzden” dediği, A. H. Tolon’un “ tamam ben burda biliyorum tabi arkadaşlar konuşuyorlar sağol sağol” “…bey burda vereyim şeye Ahmet beye veriyorum” dediği, A.Ç. nun alarak Ö. M. T. ile konuşmaya devam ettiği, Ö. M. T.’nin “... Salim D. savcı var orda ... o da çok değerli bir insan yani bi problem yok …” dediği,

Tape No:3537’de kayıtlı 03.12.2008 saat:12.48’de Kemal Alemdaroğlu ve Habip Ümit Sayın arasında yapılan görüşmede; H.Ü.Sayın’ın “… bilgi vermek için aradım size” “Saat onda görüştüm kendisi ile” , “bir Komutanı aradı” ,“bir Korgeneralli” , “Aman dedi böyle dedi dikkatli olun vs. ee bize belge lazım diyor bütün YÖK diyor eleman diyor belge olmayınca bir şey yapamıyorlar” , “Bütün YÖK’tekiler konuştuysa” , “Eleman bu adamı görevden alalım diyorlarmış sözüm ona belge bulamıyorlarmış” , “Her neyse ben Reha Paşayı aradım” , “Durumu anlattım Hurşit TOLUN Paşanın telefonu kapalı idi ..” , “Ama şey diyor ki bu gün görüştüğüm kişi böyle bir şey imkânsız YÖK’ün başını filan mümkün değil” dediği, K. Alemdaroğlu’nun “Ya bu bize göre de öyle Çarşamba şey A.G.’nün Genç Bakış Programına beni aradı davet etti Maltepe Üniversitesinde konuşalım sonra” dediği,

Tape No:….. da kayıtlı 01.07.2008 saat:12.19’de Erhan Göksel ile Ayten/Yılmaz….. ın yaptığı görüşmede; E. Göksel in “Abicim ben bunların hepsini senin bi programında dedim ki Türkiye’de bundan sonra 30 Ağustosa bağlı dedim iki dün ve bugün yayınlanan bölümde nasıl polis seçtiniz sayısı bugünkünde var dün gece koyuldu yayına üç Şubat ayında ki Ergenekonu hatırla Şubat ayındaki 4 bölümlük aktif haber röpörtajını eksik yazdığım hiç bir şey yok burda bütün şeyi sana söylemediğim hiç konuşmadığımız 1 numara 1 numara diye yazdırdıkları kişi kim 1 numara Ergenekonun 1 numarası” “2 numara Şenerdi..” dediği, Yılmaz’ın “Tolon Paşa mı” dediği, E. Göksel’in “Hayır 2 Şener Eruygur Tolon küçük adam 1 numara İlker B. onun 30 Ağustosta önünü kesmek için yapıyorlar anladın mı” dediği,

d-Örgütsel İrtibatlar
MSN GÖRÜŞMELERİ
19.06.2005 tarihinde Ümit Sayın ile Üsteğmen Z. Y. arasındaki MSN görüşmesinde; Ümit Sayın’ın “yeni raporu yazıyorum. bu seni ve emre albayı ilgilendiriyor,… bugün saat 6 ya kadar raporu bitirmem gerekli,… yazdıklarım inanılmaz ama Vecdet Ö. ve Mesut P. diğer bağlantılarını saptamam lazım, …önümüzdeki günlerde jandarma teknik istihbaratına acilen ihtiyacımız var, …raporu bugün bitirince sana eposta ile yollarım, kafayı yiyeceksin okuyunca, …yarın öğleden sonra acilen jiteme götürmemiz lazım. sonra da başkalarına, … MGK da Hidayet albaya da vereceğim, …ayrıca özel harbe ve Can T. paşa ile Reha paşaya da gidecek, ….Hurşit Tolon’a zaten çarşamba elden vereceğim, … askeri darbeden başka hiçbir şey bu ülkeyi kurtaramaz, zaferyener2004’in “önce şartların oluşması gerek bence” dediği, Ümit Sayın’ın “oluşacak, …Aytunç A. çok ciddi gelişmelerden bahsediyor” dediği ve Suat P. isimli bir şahıstan bahsederek “evet Suat P. tek başına inanılmaz bilgi ve istihbarata sahip, …gizli bir istihbarat ağımız var, …içinde Suat P, Talat T. ve Aytunç A. da var” şeklinde yazışma yaptıkları tespit edilmiştir.

19.06.2005 tarihinde Ümit SAYIN ile İ.Ü. Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. S. A. arasında gerçen MSN görüşmesinde; umitsayin’ın “bildiğiniz tüm duyumları bana iletin lütfen, …biraz düşünün bana gizli bir mail adresinizden bir mail atın. bu kısım çok önemli” dediği, Sevil A.’nun “Bülent dedikleri adamın kim olduğunu bilmiyorum sen biliyorsun sanırım” dediği, umitsayin’ın “evet onu yazdım. ….. yazdıklarımı buraya paste edemiyorum çünkü çok gizli… bu rapor daha ilki… teknik istihbaratı dahil etmiyorum yani telefon ve oda dinleme gibi … onlar jandarmada… bu raporda sadece duyumlarla yetiniyorum vaktim de yok zaten, …ama en ufak bir isim ve bağlantı bile işe yarar…. şimdi olmazsa sonra faruk bey istihbarat toplayabilir, … yazdıklarımı okuyunca hem küçük dilinizi hem de büyük dilinizi yutacaksınız, …. bu rapor Hurşit Tolon’a …. verilecek, ..bunu üçüncü mit raporu olarak basına da sızdırırsak seyreyleyin gümbürtüyü.. zafer geldi … jiteme herşeyi o aktaracak, o jokerimiz…. ama jiteme aktarmak yetmez, bol belge sunmalıyız” şeklinde yazışma yaptıkları tespit edilmiştir.

23.06.2005 tarihinde Ümit SAYIN ile Özel Kuvvetler İstihbarat Yarbay M.S. arasında geçen MSN görüşmesinde; “ umitsayin’ın “sevgili yarbayım orda mısınız,…. özel harb istihbaratına sesleniyorum, …” şeklinde yazdığı ve gönderdiği mektuptan bahsettiği, devamında “…. özel harp gereğini farkeder ve yapar,…. artık gayri nizami harp yapmamız gerekiyor” dediği, sayinsonmez’in “hocam lütfen biraz da havadan sudan bahsedelim olmazmı?” diyerek konuşmalarına dikkat etmesini istediği, umitsayin’ın “korkmayın yarbayım kimse jilet atmaz bu mesajlara” dediği, ilerleyen yazışmalarında “Emin Gürses hocamın kardeşi hastaymış” diyerek Emin Gürses ten bahsettikleri, daha sonra umitsayin’ın “Hurşit Paşa ile sohbet mükemmeldi, …3 saate yakın kaldık, ….herşeyi çok iyi kavradı, Alemdaroğlunun iyi dostu, …artık Mesut P. tüm takiyyelerinin farkında, …bu arada Jandarma istihbaratı da çok ciddiye aldı ankarada, …istihbarat başkanı, kurmay başkanı da çok iyi bir insan, …ben de ajanlık yapacağım herhalde” şeklinde görüşme yaptıkları tespit edilmiştir.

27.06.2005 tarihinde Ümit SAYIN ile Üsteğmen Z. Y. arasında geçen MSN görüşmesinde; umitsayin’ın “raporu nasıl buldun yorumlasana” dediği, Zafer Y.’nin “rapor yeterli hocam” dediği, umitsayin’ın “Hurşit Tolon Paşa çok önemsedi, …Hurşit Paşa çok iyiydi ve çok ciddiye aldı” dediği, Zafer Y.’nin “ülkenin en etkili istihbarat birimine verdik hocam” dediği, umitsayin’ın “bir de 1. Ordu İstihbarat başkanı ile koordine olacağım, …. Hurşit paşayla da frekanslarımız çok tuttu ve birbirimizi çok sevdik. 3 saat konuştuk” şeklinde yazıştıkları tespit edilmiştir.

06.07.2005 tarihinde Ümit Sayın ile İ.Ü. Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. S. A. arasında geçen MSN görüşmesinde; S. A.’un Kemal Alemdaroğlu ile görüşmeyeceğini anlattığı, Ümit Sayının da “ ben görüşürüm” diyerek “evet ama artık barış ve güçleri birleştirme vakti hocam,… en azından destek olduğunuzu görmesi ona güven ve güç verir. …. şu anda buna herkesin ihtiyacı var,…. siz-ben-kalemdar-hurşit Tolon bir bütün olmak zorundayız,…. olayı çok iyi toparlamamız ve basına sunmamız gerekiyor.” şeklinde yazışma yaptıkları tespit edilmiştir.

12.07.2005 tarihinde Ümit Sayın ile Binbaşı O.T. arasında gerçekleştiği tespit edilen MSN görüşmesinde; umitsayin’ın “binbaşım orda mısın” dediği, oganturkmen’in “Buradayım hoca,…. Bu arada sizden adres almışlardı… Herhangi bir ses seda var mı o konuda?” dediği, umitsayin’ın “evet o iki kişi hakkındaki iddiaların inceleneceği söyleniyor…. elektronik postayı almışlar …. bu arada yarın benim ayarlamamla Kalemdar Hurşit Tolon ile görüşüyor” dediği, oganturkmen’in “Anladım hocam. Yine de olumsuz birşey olmaması iyi bir şey” dediği, umitsayin’in “olumsuza çevirebilirler, … o nedenle benim haberim yok diyeceğim” dediği, oganturkmen’in “Hocam o zaman bari bundan sonra o raporlardan fazla dağıtmayın bence” dediği, umitsayin’ın “hayır dağıtmıyorum” dediği, oganturkmen’in “bu arada genel sekreter nehrozoğlu’nun direkt büyük üstad kaya paşakaya bağlı olduğu söyleniyor” dediği, umitsayin’ın “güzel, masonlardan bize zarar gelmez, siz asıl bu kürtler ve irtica üzerine yoğunlaşın” dediği tespit edilmiştir.

18.07.2005 tarihinde Ümit Sayın ile İ.Ü. Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. S. A. arasında geçen MSN görüşmesinde; umitsayin’in “hrant dink bizim savaştığımız adam, o yazıyı bana yollayın,…. grup izindeymiş. önümüzdeki hafta devredeler, … Hur. Tolon bence action için en doğru adres,. … Kalemdar action istiyor hemen, … bu arada hurşit tolon acaba ne yapıyor” şeklinde msn konuşması yaptıkları tespit edilmiştir.

21.07.2005 tarihinde Ümit Sayın ile Binbaşı O. T. arasındaki MSN görüşmesinde; M. P. ın Hakimlere dağıttığı dosyadan bahsettikleri, umitsayin’ın “atasoy aradı, … yanlız sadece ikimiz arasında …, bugün ertuğrul ö. ile görüşmüş, ….e.özkök atasoyun şatoya gittiğini biliyormuş, …ve atasoya özel bir sayfa yapmayı teklif etmiş yani ayrı investigatif bir iş …. bir sürü ekip kuracak, ekibin içinde ben de varım tabii,,….. G2 var ve tabii ki A2 de var, ….sonuçta hürriyette her istediğimiz haberi çıkartma serbestisi veriliyor bize, …şatoya gittikten 1 ay sonra bu teklifi veriyor, …olayın arkasında hurşit Tolon olduğu açık, …ekibin kurulmasında A2nin ne kadar etkin olacağını sen düşün” şeklinde yazışma yaptıkları tespit edilmiştir.

Bu bölümde bazı telefon görüşmeleri konulmuş olup, yukarıda yaptığı görüşmelerin bütünlüğü ve görüşme tarihlerinin olaylarla örtüşmesi hususlarındaki bütünlüğün bozulmaması için tamamı bu bölüme konulmamaşıtır.

1-FİNANS YAPILANMASI;
22.04.2008 günü saat 16.03’te R. B. ile yaptığı görüşmede; Ruhi’nin “…. ben dün akşam birileriyle beraber oldum” “Bazı bilgiler aldım abiyle ilgili” “Çok enterasan şeyler var” dediği, A.H.T’un “Ben şimdi şeydeyim nerdeyim Çetin Emeç.. üzerinde bir yerdeyim dönüp geliyorum sana” şeklinde konuşmaların olduğu tespit edilmiştir. R. B. isimli şahısla ilişkisi sorulduğunda; R.B.’ın emekli yarbay ve devresi olduğunu, konuşmanın içeriğini hatırlamadığını, muhtemelen Savunma sanayi hakkında olabileceği şeklinde cevap verdiği şüphelinin abi isimli şahsın kim olduğu hakkında ki soruya cevap vermediği.

12.05.2008 günü saat 20.39’da R.B. ile yaptığı görüşmede; R.B.’ın “Öbür bizim konumuzda da abimiz çok sıkı bastırıyor haberiniz olsun” dediği, A.H.T’un “Aa onu anlattım şeye ziyaret ettiğim adama anlattım” şeklinde konuşmaların olduğu tespit edilmiştir. Konuşma içeriği hakkında sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta; Savunma Sanayi ile ilgili dışarıdan bazı baskılar olduğunu duyduğunu, kendisinin de Genelkurmay ikinci başkanına ilettiğini söylediği şeklinde beyanlarda bulunduğu.

11.06.2008 günü saat 11.52’de R.B. ile yaptığı görüşmede;Ruhi’nin “Efendim okudum ben onu konu üzerinde konuştuğunuz ortam varya” “Sizin üstünde konuştuğunuz ortam, o ortam konu T ile başlayan, o işi yapanda o kulüpçü işte biliyorsunuz” dediği, A.H.T’un “Daha iyi olmadı mı bunun çıkması” dediği, Ruhi’nin ise “….bunu kullanmak lazım tabi” dediği şeklinde konuşmaların olduğu tespit edilmiştir. Konuşmada ismi geçen T ile başlayan bölüm için sorulan soruya vermiş olduğu cevapta konuyu net olarak hatırlamadığını,hatırladığı kadarıyla bir ihale konusu olduğunu,bu ihalenin bir spor kulübü yöneticisi olan ve adı T ile başlayan bir kişiye ait olduğu, kendisinin de bu şahsın ismini hatırlamadığı şeklinde beyanda bulunduğu,

05.03.2008 günü Saat:15:17 da X Şahıs ile yaptığı telefon görüşmesinde; X şahsın “Sizde şeye gitmişsiniz ASELSAN’a gitmişsiniz”, dediği, A.H.T’un “çok güzel oldu çok olumlu karşılandık yani beklediğimizden de olumlu oldu hatta fevkalade hatta şöyle söylendi oda bizim arzu ettiğimiz bir şeydi biz dedi ayrı gayrı iş yapmayız ee bi üst katındaki daha önce gittiğimiz adamla dünyanın en az en az 150 ülkesine açılım şansımız var bizim mademki burada işte A ile başlayan siz varsınız T ile başlayan biz varız F ile başlayan orası var bunun üçünün bir araya gelmesi bir dünya gücü yaratır bitek şey var ben lafı döndürüp döndürüp ya işte ben hep eskiden beri dinlerim burda biri varmış galiba size o pürüz yaratırmış filan valla kim olursa olsun bizim buradaki yönetimin kararlarını engellicek tarzda bir tavrı varsa e napalım kardeşim o zaman yolumuzu ayırırız dedi…” şeklinde konuşmanın olduğu tespit edilmiştir.

Görüşmeyle ilgili olarak, konuştuğu kişinin Kominikasyon sistemlerinin genel Müdürü Ekrem isimli kişi olduğunu, görüşmede geçen Aselsanın yeni yönetim kurulu başkanının Emekli Korgeneral Mehmet Ç. olduğunu, Mehmet Ç. isimli şahsı ziyarete gittiklerini,kısaltmaların, Aselsan yerine A , TAİ yerine T, Finmekanike yerine F harfini kullandığını,bunun özel bir amacı olmadığını,

16.03.2008 günü Saat:19:34 de R.B. isimli şahıs ile yaptığı telefon görüşmesinde; A.H.T’un “Gereği yapıldı” dediği, R.B.’ın “Efendim sağ olun, çok teşekkür ediyorum, çok sağ olun” dediği, sizin “Bütün ayrıntısıyla gereği yapıldı” şeklinde konuşmalar vermiş olduğu cevapta; Savunma Sanayi Müsteşarlığındaki bazı işlere, bazı şahısların etki yapmak istediğini,kendisinin bunu ilgili makamlara ilettiğini,ilettiği kişinin Genel Kurmay İkinci Başkanı olduğu şeklinde beyanlarda bulunduğu,

Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’ emekli olması ve herhangi bir ticari işi olmamasına rağmen ihaleleri yönlendirmele çalıştığı.

2.SİVİL TOPLUM KURULUŞU FAALİYETLERİ
Şüphelinin Emekli Subaylar Derneği üyesi olduğu, Kadın Ağırlıklı ve öncülüğünde kurulmuş Anadolu Ulusal Uyanış ve Dayanışma Platformunda gönüllü olarak danışmanlık yaptığı, aynı şekilde Türkiyem Topluluğunda da danışmanlık yaptığı, İzmir’de benzer bir kuruluş olan Uyanış Platformonda da Onursal başkan olduğu, Kadın kuruluşlarının, platform oluşumunda, danışman olarak, platform nasıl oluşur, nasıl çalışır konularında sadece danışmanlık görevi yaptığı, kendi beyanıyla anlaşılmaktadır.

Yine beyanında, Ankara ilinde birçok dernek, Vakıf, meslek kuruluşunu, bünyesinde bulunduran platformların mevcut olduğunu, bunlardan Çay Yolu Platformu, Ulusal Birlik Platformu, Ulusal Güç Birliği Platformu, Anadolu Ulusal Uyanış ve Dayanışma platformu, beraberlikle oluşturdukları Ulusal Platformlar güç birliği olarak bazı konularda birlikte çalışmakta olduğunu, Bu kapsamda Ankara’da düzenlenen 12 Nisan mitingi için, kendisinde içinde bulunduğu, platform temsilcisi olan bir heyet ile ATO başkanı Sinan Aygün’ün ziyaret edildiği,ve kendisinden mitingle ilgili destek talebinde bulunulduğu,

Tape No:4287’de kayıtlı 11.03.2008 saat:18.34’da, Sinan Aygün ile yaptığı görüşmede; A.H.Tolon’un “Saygıdeğer başkanım biliyorsunuz burada olağanüstü birliktelik oluştu UPEK Ulusal Platformlar Güç Birliği birlikte gelmek istiyorlar ben üstlendim bunu kabul buyurursanız hem o gün zat alinizi hemde sayın Haberal’ı ziyaret edeceğiz müsaitse programınız Perşembe günü” dediği,

Tape No:6270’de kayıtlı 02.04.2008 saat:16.49’da Sinan Aygün ile yaptığı görüşmede; A.H. Tolon’un “.....bir şey arz etcem” , “Günler azalıyor bayraklar konusunda lütfedeceğiniz talimatınıza ...” dediği, S. Aygün’ün “Ben İstanbuldayım onun notunu alıyımda şimdi aşağıda bakıyım nekadar bayrağımız kaldı bilgi veriyim ben size” dediği, A.H. Tolon’un “Ne kadar bayrak lütfederseniz o kadar mutlu edeceeğinizi biliyorsunuz” dediği, Sinan Aygün’ün “Tamam Komutanım mesajı aldım” dediği,

Tape No:6289’da kayıtlı 11.04.2008 saat:17.34’te Ü.Besler ile yaptığı görüşmede; A.H.Tolon’un “..Pazar günü bir etkinliğimiz mi var bizim” diyerek 12.04.2008 tarihindeki mitingi kastettiği,

Tape No:6318’de kayıtlı 05.05.2008 saat:17.15’ de S.Y. ile yaptığı görüşmede; S. Y.’nin “Paşam merhaba ben Seval Gençlik birliğinden” “… Yürüyüşümüz var 16-19 Mayısta” dediği, A.H.Tolon’un “ yok öyle paldır küldür bana bir şey söylemeyin yani” dediği, S. Y.’ nin “yok yok anlatacağım müsaitseniz Perşembe günü biz şeye geldiğimizde anlatmak istiyoruz” dediği, A. H. T.’nin “Önce bir Başkanla filan bir gelin sizinle görüşeceğimiz bazı şeyler var” dediği, S. Y.’in “Tabi biz bugün Selda hanımın yanınada gittik bazı sıkıntılar varmış” dediği, A. H.Tolon’un “Sıkıntılar değil benim menuniyetsizliğim var sıkıntı benim memnun olmadığım hususlar var yani burda görev verdik size görevi yapmadınız” dediği, S.Y.’nin “İşte orda bazı yanlış anlaşılmalar olmuş” dediği, A.H. Tolon’un “Olmaz beni yanlış anlamayacaksınız kardeşim ben bu yaşa gelmişim anlamıyorumda benim torunum yaşındaki insanlar yanlış anlayınca üzülürüm” “ben sizin için her deliğe koşuyorum” , “Öyle onu gelinde görüşelim Perşembe günü” dediği,

Görüşmeyle ilgili; S. Y.’in bildiği kadarı ile Türkiye Gençlik Birliğinin genel sekreteri olduğu, 12 Nisan mitinginde, bu grubu görevlendirdiğini, Bu konunun Platformda tartışıldığını, “Ben sizin için her deliğe koşuyorum derken” S.Y.’in bulunduğu Gençlik Birliğinin belediyenin yasak olarak gördüğü yere pankart astıkları ve Belediyenin de bunlara ceza yazdığını bu sorunun giderilmesi için kendisinden tavassutta bulunmasını istediklerini, beyan ettiği. TGB adlı oluşumun İşçi Partisi ve Doğu Perinçek ile irtibatlı bir oluşum olduğu, bu dernek başkanının şüpheli Adnan Türkkan olduğu, Adnan Türkkan’ın aynı zamanda Atatürkçü Düşünce Derneği yönetim kurulu üyesi olduğunun mevcut evrakdan anlaşıldığı,

Tape No:4265’da kayıtlı 04.03.2008 saat:15.56’da, B.Z.F. ile yaptığı görüşmede; B.Z. F.’ nin “Ee.. iyi günler ben Z.F., Ulusal Sivil Toplum Kuruluşları Birliğinden” , “Evet ben sizin ziyaretinize gelmiştik biz” , “Sivil Toplum Kuruluşları Birliği olarak” , “Hatırlıyosanız iki kere, birinci orduda” , “İstanbul kadın kuruluşları birliği koordinatörü N. M.yla birlikte”, “Ee.. şimdi bir İstanbuldaki aşağı yukarı elli yedi tane kuruluşun bi araya gelmesiyle oluşun bir birliğiz biz ee.. bu birlik ee.. biliyorsunuz aynı zamanda ee.. Cumhuriyet Mitinglerine de büyük bir katkı yapmıştır ve İstanbuldaki Çağlayan Mitingini de düzenlemiştir. Şimdi biz ee.. amacımız tabi bütün Türkiyedeki ee.. sivil toplum kuruluşlarının cumhuriyetçi sivil toplum kuruluşlarının ‘bir eş güdümle bir araya gelmesi’ ee ‘ortak hareket etmesi’ ee iken ee gördük ki Ankarada iki grup var” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır, hemen ben bi anlatayım, tesadüfen onun Genel Kurul Toplantısı başlamak üzere şimdi sözcümüzde burda” , “Maalesef Ankarada iki grup birilerinden oluştu ben ben şimdi o sizin iki grup dediğiniz grubun bir diğeriyle Ulusal ee.. platformlar güç birliği şimdi” dediği, B.Z.F.’nın “Evet bu UPEK” dediği, A. H. Tolon’un “Ben Nazan hanımla da görüştüm UPEK, UPEKin sözcüsü burda sayın bakan burada, hepsi burada; beraberiz efendim onlarla dolayısıyla biz, şimdi onu söyliycem, şimdi bi bunu bu kendi kendine bişey türedi türeyeni söyleyim size” , “O, Ondört Nisan Grubu diye bi grup. Bizim Ondört Nisan Grubuyla beraberliğimiz şu aşamada beraber hiç içiçeliğimiz yok” “Ben yüksek sesle anlatıyorum hem de duyuyorlar buradaki bulunan hazırun” , “Ee biz Nazan hanımefendiyle geçen hafta görüşmüştük” , “Peşinen bizzaten tanıdığım için biz birlikteyiz dedim” , “He gelelim şimdi öbür gruba. ‘zaman içinde o grup da, ya yanımızda durucaktır -ki yan yana durmamızda hiç bi mahsuru yok, aynı hedefe yürüyoruz’- “Biz bir plan program dahilinde oturup tüm Platformların ki burası Onbeş Platform” Dernek değil” “Burası dernek değil platform. Bunların beşi Ankarada kurul… Ankarada bulunan platformlar” , “Ben size söyleyim, Ulusal Güç Birliği Platformu, Ulusal Birlik Hareketi Platformu, Türkiyem Grubu, Anadolu, benim mensubu olduğum Anadolu Ulusal Uyanış ve Dayanışma Platformu” “Çay Yolu Platformu, beş platformuz biz şimdi biz burada” dediği, B.Z. F.’nin “Ankara Platformu diye bişey var efendim” dediği, A.H. Tolon’un “Efendim hayır şimdi bakın bu platformlar artı ee bizim uzantımız olan Anadoludaki Platformlar” , “Bunlarla beraber onbeş platformuz, bin derneğiz yani biz, Atatürkçü Düşünce Derneği filan dahil, Türkiye Grubu dahil öyleyiz biz tesadüfen şimdi genel kurulun toplantısına siz ee.. rastladınız” dediği, B.Z. F.’nin “Tesadüf oldu evet” dediği, A. H. Tolon’un “Biz şimdi, biz şimdi diğer hususu eee tekrar bugün tefekkür edicez ya davet edicez ya yan yana duracaklar. öyle çalışcaz” “Ama ayrıyız yani ayrıyız” dediği, B.Z.F.’nin “Evet evet ee şimdi biz tabi zannediyorum size tabi bazı mail ortamında ee konuşulmayan bazı şeyler var bu tahmin ediyorum emri vakilerden ee” , “Ee haklısınız mesela Tuncay Özkan faktöründen bizde rahatsızız ee biz şimdi” dediği, A.H. Tolon’un “Tuncay Özkan eee.. orayla irtibatlı şuanda” “Yani hem bizle geldi Tuncay Özkan benim arkadaşım, yıllardır arkadaşım hem bizle geldi konuştu hem de irtibatlı şeyle.. ee yani..” dediği, B.Z. F.’nin “O zaman zaten eee.. bu ondört nisan ee.. aynı zamanda Biz Kaç Kişiyiz Platformu ilede birlikte hareket ediyo bunun dışında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği” dediği, A.H.Tolon’un “Efendim Biz Kaç Kişiyiz platform olabilmesi için, dernek vakıf meslek kuruluşlarının bi araya gelmesi değil olmaz öyle bi şey yani tüzel kişiliği olmayanlarla bişey olmaz” dediği, B.Z.F.’nın “Evet haklısınız bizde aynı fikirdeyiz üstelik bu durum ADD’leri de rahatsız ediyo yani..” dediği, A. H. Tolon’un “ADD burda şimdi geldiler” dediği, B.Z.F.’nın “Evet, paşam oldu ben çok memnun oldum ben daha fazla vaktinizi almayayım” dediği, A.H.Tolon’un “Hayır hayır sonra biz bi araya gelelim bide siz bu bizim toplantımıza teşrif edin Oniki Nisana da hazırlıklı olun Nazan hanım söylemiştir size” dediği, B.Z.F.’nın “biliyorum oniki nisana hazırlıklıyız zaten ..” dediği, A.H.Tolon’un “Kucaklıyorum sizi sağolun” dediği, B.Z.F.’nın “Biz ee.. onun ee.. şeyini aldık ee.. haberin aldık elimize ……” dediği, A.H.Tolon’un “Hayır bu durumda olamıycam çünkü burda ee.. hava kuvvetleri komutanının eee.. düğünü var öyle bir sıkıntım var ıı.. maalesef” dediği, B.Z.F.’nın “eee.. bir ara bizde ee.. istanbula geliriz sizinle ayrıca görüşmek için özel olarak ama eğer” dediği, A.H.Tolon’un “Efendim bi görüşürsek çok makbule geçer” dediği, B.Z.F.’nın “İstanbula yolunuz düşerse çok memnum olurum” , “İstanbula yolunuz düşerse bizim haberim olursa çok memnun olurum” , “Hemen burdaki arkadaşlarla ortak bir toplantı düzenlerim sizin için” dediği, Görüşmeyle ilgili şüpheli Ahmet Hurşit Tolon her nekadar beyanında; Konuştuğu kişiyi tanımadığını, Sözünü ettiği iki ayrı platformun bir tanesinin belirttiği gibi Ulusal Platformlar Güç Birliğini olduğunu, Diğerinin ise 14 Nisan grubu diye adlandırılan, bir yıl önce 14 Nisanda miting düzenleyenlerin oluşturduğu grup olduğunu, Tuncay Özkan’ı 1990 yılından buyana tanıdığını, Zaman zaman da telefonla, nadirde olsa Ankaraya geldiğinde yüz yüze görüştüğünü, beyan etmiş isede,

Tanımadığı kişiyle birçok konunun ayrıntısını görüşmesi kişinin kendisine bazı şeylerin telefonda konuşulmuyacağını söylemesi, şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’un ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçları doğrultusunda Türkiyedeki tüm sivil toplum kuruluşlarının tek merkezden yönetilmesi ve toplumsal olaylarda sevk edilmesi hususlarında kendisine verilen örgütsel görevi yapmak için ciddi gayret gösterdiği, şüphelinin yaşı ve Cumhuriyet Çalışma Grubu faaliyetlerindeki görevleri göz onüne alındığında, görevli iken yapamadıkları işleri emekli iken bitirmeye çalıştıkları, hem şüphelinin hemde Mehmet Şener ERUYGUR Cumhuriyet Çalışma Grubunda aktif görevler aldıkları ve emekli oluncada hem Cumhuriyet Çalışma Grubu hemde ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN örgütsel dökümanlarında önemi vurgulanan sivil toplum kuruluşu birleştirilmesi ve tek merkezden seki veeşgüdüm için eylemve fiilerde bulundukları,

3.SİYASİ PARTİLERİN YÖNLENDİRİLMESİ
Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’un ilgili birimlerde vermiş olduğu şüpheli İfade tutanaklarında, Doğu Perinçek ile hiçbir bağının olmadığını, Doğu Perinçek’in kendisini seçimlerden önce aradığını, o tarihte M. H.’in Hereke Sokaktaki ofisine üç kişi ile birlikte geldiğini, kendisine hitaben “paşam sizi çok seviyorlar, tanıyorlar, biz karar verdik, sizi İstanbul'da 1 veya 2 listeden aday göstermek istiyoruz. AKP'den Tayyip Erdoğan, Bursa'dan İlhan Kesici gösterilecek biz de sizi göstermek istiyoruz” dediğini, kendisinin Doğu Perinçek’e hitaben; Hiçbir zaman siyasi bir kimlik taşımayı istemediğini, siyasi bir eleman olmak istemediğini ve teklifi kesinlikle reddettiğini beyan etmesine rağmen; birçok değişik siyasi partinin katıldığı gizli toplantılara iştirak ettiği gibi bizzat M. Özbek’in kurmak istediği partiye de fikri destek olduğu, orgüt üyelerini siyasi parti ve oluşumlar konusunda yönlendirdiği, olumla alakalı bir çok kişiye talimatlar verdiği, İşçi Partisi gençlik kolları olarak bilinen TGB yöneticilerini yönlendirip bazı mitinler ve örgütsel faaliyetlerde özel görevler verdiği hem beyanından hem de delilerden anlaşılmaktadır.

Bazı telefon konuşmalarına verdiği cevapta ise, telefonda konuşulan konunun M. H.’in Hereke Sk.No:4 de bulunan çalışma evinde K. İ. yönetiminde, bazı Siyasi Parti başkanları, bazı eski siyasi ve eski bürokratlar ile öğretim üyelerinin oluşturduğu,toplam 20 kişinin katılımı ile bir hafta veya on beş günde bir çağrı üzerine yapılan toplantılarda,yeni parti kurmak yada oradaki partilerden birinin altında toplanmakla ilgili çalışmalar olduğunu beyan etmesinden de şüphelinin hem siyasi oluşumlarla irtibatının bulunmadığı hem de bu oluşumların içinde gizlice bulunmasının oluşturduğu çelişkinin ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN lobi faaliyetlerinde ERGENEKON her türlü toplumsal olayın içinde bulunmasının zorunluluğuna rağmen, bu olayların içinde resmi olarak yer almayıp perde gerisinden bu olayları yönlendirmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu konu ile alakalı delil teşkil eden görüşme tutanaklarının bir kısmının özetlerine bakıldığında,

Tape No: 6370 te kayıtlı 11.06.2008 günü saat:13:49 da M. H. ile yaptığı görüşmede, “Derin saygılarımı sunuyorum bu iş sizinle beraber olacak bu öbür iş Hereke işi bu sizin bulunduğunuz yerde olur başka türlü olmaz” “sizin kürek çekmeniz önemli değil Dümene oturttuğunuz insan önemli oldu mu efendim” dediği, A.H.Tolon’un “ 3 te bile çağırın koşarak gelirim” şeklinde konuştukları,

Tape No: 6375 te kayıtlı 17.06.2008 günü saat:18:27 de İ. T. ile yaptığı görüşmede, …A.H. Tolon'nun; “O zaman bi not alır mısınız ayın üçünde konuşuruz” “... Okuyanda burda salı günü” “Haftaya salı günü saat 16:30” “Hereke Sokak” “Numara 4” “Evet bizim buradaki çalışma grubu tanıdığınız ekip diğer gruplarla beraber sizde ne yaptınız işte birlikte çalışacak mıyız katılacak mısınız düşüncesiyle geliyorsunuz tamam mı” dediği, İ. T.'in; “Tamam efendim” dediği,

Tape No:6381 de kayıtlı 22.06.2008 saat:12.58 de İ. T. ile yaptığı görüşmede; H. Tolon’un “Saat 16:30 da Hereke sokak No:4 efendim oraya mutlaka katılmanız lazım oraya şeyi anlatmamız lazım” dediği, İ.T.’in “Elim kolum bağlanır paşam” dediği, H. Tolon’un “Yani oraya şeyi söyleyin bu 4 yıldır süren çalışmanın alt yapısını oldu mu” dediği, İ. T.’in “E.A. bildiniz” “onlar bir grup kurdular yani araştırma grubu onlarla bir araya geldim her zaman bizimle olmaya hazır oldukları söylediler” dediği,

Şeklindeki görüşme hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; hereke sokakta yapılan toplantıya İsmet beyin kendisindeki bilgilerle burada bulunanlara bilgi vermesi için çağırdığını, toplantıya katılarak parti çalışmasını anlatmasını istediğini, E.A. ismini hatırlamadığını,

16.05.2008 saat:15.03 de Mustafa Özbek ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “… zatıalinize bahsettiğim dostumuz sayın Çömez ile beraberim onunda selam ve saygıları var, ..“Peki İstanbul da olduğunuz bir zamanı ayarlayayım ben sizi tekrar rahatsız edeyim” dediği, görüşmeyle alakalı olarak sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Söz konusu görüşmenin T. Çömez’in parti kurma çalışmaları kapsamında Türkiyem Topluluğu ile istişarede bulunmak amacıyla aracı olarak yapmış olduğu bir görüşme olduğunu,

21.03.2008 günü Saat:14:36 da cep telefonu hattına gelen mesajda; “devrım yasalarımız ıcın,3 mart pazartesı, saat 12.45te ulus ataturk heykelı onundeyız.tanıdık herkesı davet edınız,anadolu ulusal uyanıs ve dayanısma platformu” şeklinde yazılar olduğu tespit edilmiştir.

Tape No:4306 de kayıtlı 18.03.2008 saat:12.44 de, İ.T. ile yaptığı görüşmede; İ. T.’in “İstanbuldaki siyasallaşma toplantısı çok güzel geçti. Hiçbir karar beyan etmememe rağmen siyasallaşma kararını aldılar abi” dediği, A.H. Tolon’un “Çok güzel” dediği, İ. T.’in “Yurtta birlik koydular adını” “Yurtta birlik koydular adını. Kurultayı kısa döneme çektiler yani Mayıs ayı içerisinde kurultayı yapmayı düşünüyorlar orda ilan etmeyi düşünüyoruz partiyi” “Bu şekilde yürüyoruz bu bilgileri vereyim hayırlı olsun önümüzdeki günlerde de bu yol haritasını için bir araya gelecez toplantı yapacaz 3-5 arkadaşla ve birgün sizinle beraber bir yerde bir çay içer durumu bir daha değerlendiririz” “Yarınki toplantıda. Kadınlar toplantısında bu 20 sine aldıkları için size sizde toplantıdaydınız şey yapmadık onu N. G. yürütüyor şimdi N. G. yürütüyor ondan sonra sizden tarih alacaklar sizin içinde bir toplantı yapacaklar”dediği,

Tape No:6253 da kayıtlı 25.03.2008 saat:22.09 da İ.T. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “… bir dost gurubu ile beraberim ama çok önemli bişey var siz yarın saat 9:45 ten itibaren müsaitmisiniz …” dediği, İ.T.’in “Tamam 9:45 de dediğiniz yerde ...” dediği, A. H. Tolon’un “… sizi alacam bi dostuma götürecem” “O dostuma bu çalışmaları söylemenizi anlatmanızı istiyorum büyük bir birlikteliğin dostluğun oluşması için” dediği ve ….“… senden ricam şu” “Şimdi ben dostumla beraberim O Ona beraberce nerden başladık nereye geldik saat onda orda buluşuyoruz onda buluşuyoruz” dediği, şüpheli A.H.Tolon beyanında; İ.T.’in Y. Y. ve arkadaşlarının, yeni bir siyasi parti oluşturmak üzere yaptığı çalışmalarda, görev almış bir şahıs olduğunu, tanışacağı şahsın Shereton otel yakınında ofisi olan eski milletvekili Turan Çömez olduğunu, Turan Çömez’in de bir parti kurma düşüncesi içinde olduğunu, İsmet T.’nin daha önceki çalışmasını bildiği için, Turan Çömez ile tanışarak, bu bilgi ve birikimlerini ona aktarmasını söylediğini, görüşmeleri için aracı olduğunu, telefon görüşmesinin de bu konuyla ilgili olduğunu, ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçları arasında bulunan, siyasi partileri yönlendirme, siyasi partileri bölüp parçalama veya farklı partilerin tek merkezden yönetilmesi prensipleri gereğince şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’ un yoğun faaliyetleri tespit edilmiştir.

4-Siyaset Dünyasına Yön Verilebilmesi İçin Siyasi Portrelerin Seçilmesi
Tape No:6266 da kayıtlı 31.03.2008 saat:16.54 da Ü.Ö. ile yaptığı görüşmede; A.H. Tolon’un “Çok büyük geçmiş olsun efendim yakında bu hafta içinde burdaysanız bi dostumuz hemen şöyle söyliyim Çömez sizinle bir görüşme yapmak ister müsait olursanız ben ayarlıcam size danışcam” “ Prensipte uygun bulurmusunuz” dediği, Ü. Ö.’ın “Hiç bir sakıncası yok efendim …tabi ki” dediği, A.H. Tolon’un “İkinci arz etceğim konu” “…Talafer deki olaylar ilgili bir video yada CD gösteriminiz olmuş çok etkilenmiş insanlar” “… benimde önümüzdeki hafta Irak ın şey Iraktaki son gelişmeler ve ülkemize etkileri konulu bi sunumum olacak” “… bu görüntüleri orda kullanmamda bi mahsur olur mu acaba” dediği, Ü.Ö.’ın “Hayır hiç bir mahsuru olmaz ben size bi CD şey yaparım taktim ederim efendim ama yani sizin elinizde kalması kaydıyla..” “yayılmasın” dediği, A.H. Tolon’un “İade kaydıyla diye bilirim iadesi kaydiyle” dediği, Ü.Ö.’ın “hayır hiç iadeye gerek yok ama su aşamada dağılmasında mahsur olduğu için” dediği, A. H. Tolon’un “kesin olarak bende kalır” “Benim sunacağım yerde 60-70 kişilik sizlerden iyi olmasın elit bir insan kitlesidir” dediği, Ü.Ö.’ın “Paşam ben birde size bi dosya takdim etmiştim Telafer le ilgili” “O CD ile dosya birbirinin paraleli yani” dediği, A. H. Tolon’un “aaa bak onunla o zaman şimdi oldu tamam” dediği, Ü. Ö.’ın “paşam ben size ne zaman iletiyim onu” dediği, A. H. Tolon’un “Alaattin paşam alabilirse sizden makbule geçer” dediği, Ü.Ö.’ın “tabi tabi hiç mahsuru şeyi yok ben aylrıca birde 2-3 sayfalık bir çalışma hazırlatıyorum belki bitmiştir onuda paşama takdim ederim” dediği, A. H.Tolon’un “Onunla beraber istedim yani onu ben hazırlatırken 2-3 sayfa beni hani takviye etsin güncelleştirsin diye sonra bu haftasonu bunu duyunca bu konuyu dedilerki efendim hocanan öyle munteşem bir şeyi var bizi etkilendik onun için tekrar sizi rahatsız ettim” dediği,

Şüpheli beyanında yaptığı görüşmeyle alakalı; Veli Küçük ile Ü. Ö. arasında geçen konuşma hakkında herhangi bir bilgisinin bulunmadığını, Turan Çömez’in yeni kuracağı bir parti için Ü.Ö.’ın kendisine destek verip vermeyeceğini sorduğu, kendisinin de Ü.Ö.’ı tanıdığı için onunla görüştüğünü,

Savcılığımızın 2007/1536 nolu soruşturma dosyasında, Reis (kod) Sedat Peker ve Veli Küçük’ün siyasi partilerin yönlendirilmesi ile alakalı yaptıkları görüşmelerde, Ü.Ö.ın MHP’nin başına geçirilmesi için görüşmeler yaptıkları Mehmet Zekeriya Öztürk’ten elde edilen belgede ise MHP kurultayında kavga çıkarıp kendi destekledikleri kişilerin seçilmesini sağlamak için planlandığı anlaşılmıştır. Kendileri siyasi parti üyesi ve temsilcisi olmadıkları halde şüphelinin siyaset dünyasında kurulacak yeni partilerden, birleşecek partilere kadar, bölünecek partilerden, kapanacak partilere kadar her yönüyle ilgilendikleri anlaşılmaktadır.

Tape No:6272 da kayıtlı 03.04.2008 saat:13.20 da Turan Çömez ile yaptığı görüşmede; A.H. Tolon’un “Değerli dostum Tolon saygılarını sunuyor efendim” “Meşgul etmicem zatıalinizi biliyorum ne kadar yoğunsunuz o görüştüğümüz dostumuzdan henüz cevap almadım bi kaç kez aradım telefonu sekretere çıkıyor sekreterine not bıraktım takip ediyorum.. bir” “İkincisi ben 14:30 belirttiğim yerin lobisinde olucam zatıalinizle mulaki olucam o buyurduğunuz gibi görüşürüz sonra yukarı birlikte çıkarız” “Ben 14:30 da ordayım saygılarımızı sunuyorum size” dediği, T. Çömez’in “…tamam değerli paşam” dediği,

Tape No:6339 da kayıtlı 18.05.2008 saat:20.24 da Tuncay Özkan ile yaptığı görüşmede; …Tuncay Özkan’ın … “Bunu Mustafa Özbek ile Mustafa Balbay yapıyor niye yapıyor biliyor musun Paşam” dediği, A.H. Tolon’un “Özbek yapıyor mu” dediği, T. Özkan’ın “Tabi Türkiyem topluluğu bir parti kuracakmış il ve Bölge toplantıları yapıyor biz kaç kişiyiz o toplantılara katılmıyor şimdi buradan saldırarak” dediği, A. H. Tolon’un “Özbek’in iradesi dışında bana inanıyorsan ben Özbek ile 2 Hafta önce şeyde toplantıdaydım yan yana oturdum … büyük bir oluşumda yani Müştereklikte yer almak istiyor hatta size birşey söyleyeyim sen Çömez ile görüştün mü hiç” dediği, T. Ö.’ın “Yok abi Çömez ile görüşmedim Paşam” dediği, A. H. Tolon’un “Görüşmende yarar var” “Çömez de görüşmek istiyor nasıl ki Yaşar bey hatırlıyorsanız görüştü oda görüştü ben biliyorum hepsini ben hepsinin neyle uğraştığını biliyorum ben açık kalplilik ile hiç bir bağlantım hiçbir yer ile bağım bir bağlantım sözüm yok” dediği, T. Özkan’ın “Ben sizi biliyorum Paşam ben sizin Vatan ... nasıl düştüğünüzü biliyorum bu yollara” dediği, A.H. Tolon’un “Şimdi dilersen dilediğin an beni ara” “Sen nerdeysen orda bir görüşecek oda ciddi çalışıyor oda yani bütün bu çalışmalara herkes dikkate alıyor bilmeni istiyorum” dediği, tespit edilmiştir.

Tape No:6307 da kayıtlı 29.04.2008 saat:14.21 da B.T. ile yaptığı görüşmede; B. T.’un “Paşam hürmet ediyorum B. T.” dediği, A. H. Tolon’un “Saygılar sunarım sayın Bakanım nasılsınız” dediği, B. T.’un “Hamdolsun ben iyiyim sizler nasılsınız iyimisiniz” dediği, A. H. Tolon’un “Sağolun teşekkür ederim efendim” dediği, B. T’un “Sağolun yarın öbür gün ne zaman vaktınız müsait olursa sayın Erkan da dahil bir görüşmek isteriz Ü. E.” dediği, A. H. Tolon’un “Hangi Erkan efendim” dediği, B. T.’un “Ü. E. bey” dediği, A. H. Tolon’un “Ha olur tabi başımla beraber başım nerde” dediği, B.T.’un “Siz nereyi emrederseniz benim bürom var dışarısı var” dediği, A. H. Tolon’un “Estahfurullah o zaman ben arayayım sizi” dediği, B. T.’un “Oldu hürmet ediyorum” dediği, bu görüşme ile alakalı beyanında B. T.’un emekli askeri hakim olduğunu, Diyarbakır da birlikte çalıştığı o zaman ki OHAL valisi sonraki eski bakan Ü. E. ile birlikte görüşme taleplerini ilettiklerini, Görüşmenin B. T. un ofisinde yapıldığını, Görüşmede B. T. ve Ü. E. dışında D.Y.P nin eski 3 milletvekili de bulunduğu, D.Y.P yi güçlendirmek için Ü. E. ı genel başkan adayı olarak düşündüklerini ifade ile dolaylı olarak kendisinin bu oluşumda yer alıp almayacağını sorduklarını, kendisinin siyasi bir partide yer almak niyetinin olmadığını bir kez de orda belirttiğini,

Tape No:6351 da kayıtlı 29.05.2008 saat:17.22 da Turhan Çömez ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “müsait misiniz telefon ile görüşmeye” dediği, T.Çömez’in “müsaitim değerli paşam duyuyorum sizi” dediği, A.H.Tolon’un “efendim şimdi sayın ÖZBEK bey geri döndüler, “Yarın 15 de nasıl yapalım buluşalım mı” “Yoksa direk mi” dediği, T. Çömez’in “Olur ben saat 15 de Sendikaya geçerim sizde uygunsanız orda buluşuruz nasıl arzu ederseniz” dediği,

Tape No:6321 de kayıtlı 07.05.2008 saat:12.23 da İ. T. ile yaptığı görüşmede; İ. T.'in “Türkiyenin manzaralarını seyrederken bir taraftan da herkes sanki yangından mal kaçırmış gibi A. Ş. bir taraftan P. bir taraftan bilmem ne” dediği, A.H. Tolon’un “Bırak Pamukoğlu’nu falan esas şey var onu bilesin ben dün gittim anlattım sonra bir araya gelince anlatacağım bu Ergun bey vardı hatırlarsın eski Müşteşar” dediği, İ. T.'in “Hı E. Ö. iyi bir arkadaştır o” dediği, A. H. Tolon’un “Tamam onlar ayrı bir çalışmayı organize ediyorlar kendi mensupları olduğu grupta birkaç gişi daha var onları tanıyorsun ben isimlerini söylemeyeceğim ama tanıdığın kişiler bizim çalışmalarımıza katılmış isimler onlar yeni bir mevcut kendi siyasi partilerini üst düzeyinde hakimiyet tesir etmek üzere bir çalışma içindeler” “Yani özel bu size içindeler bende hemen sizi söyledim dedim ki o bitmiş değil yani o iş devam ediyor o iş çalışılıyor dedim birde diğer tanıştığınız arkadaş döndü mü yurtiçine onu bilmiyorum Almanya’daydı” “Dönmüş ise arayacağım onu bugün yarın ben hafta sonu 3 gün Ankara dışında olacağım Salı günü döneceğim bence bir araya gelinip tekrar bir genel duruma bakmak lazım” dediği, İ.T.'in “İhtiyacımda var çünkü kafam durdu” dediği, A. H. Tolon’un “Ama yok doğru şimdi Ptırak gibi dediğin söz doğru öyle yani her aklına gelen işte ben hep birleşiniz dedim birlikte işte hala öyle diyorum” dediği, A. H. Tolon’un “Biraraya gelip oturalım ben yokum diyorum anlamıyorlar ya kardeşim benim derdim beraberliği sağlamak ya ah ah” İ. T.'in “Neyse onu şey yaptık arkadaşlarda mutlu oldular yaptığım toplantılarda son geldiğim noktada şu efendim iş adamları yine kıvırıyor” “Her zamanki gibi kıvırıyorlar ancak Altmışa yakın İl de 1 ve 5-6 kişilik isim listesi tespitleri tamamlandı Ankarada” “Bir ara o size takdim edilecek” “Bu isimleri toparlayıp bir araya gelip kararı onlara verditmek” dediği, A. H. Tolon’un “Evet efendim” dediği, İ. T.ER'in “Biran evvel halbuki bunun yapılıp Eylül Ekime kadar da diğer bölümlerini tamamlamak gerekiyor” dediği, A. H. Tolon’un “Ama Eylül Ekime kadarda bunu pekiştirmeyi düşünüyorlar pekiştirmek sıkılaştırmak” dediği şeklindeki telefon görüşmesiyle alakalı olarak sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; İ. T.’in TRT de bulunun bir kişi olduğunu, Y. Y. isimli şahsın parti kurma çalışmalarında bulunduğunu, Bir süre önce hastalandığında, onun parti çalışmalarını İ. T.’in yürütmeye başladığını, .. İş adamlarının listesini kendisine vereceğini söylediklerini, belirtmiştir.

Tape No:6352 da kayıtlı 29.05.2008 saat:17.39 da X Bayan/Alev ile yaptığı görüşmede; A.H. Tolon’un “Şimdi yarın saat onbeş de” “Sayın Çömez le birlikte geleceğiz” “Pazartesi günü hangi saatte uygun görüyorsanız o zamanda Sayın S. le geleceğiz” dediği, Alev’in “U.S. le efendim” “Eee pazartesi için ben bi genel başkanla görüşüyüm” “Size bilgi veriyim efendim” dediği, tespit edilmiştir.

Tape No:6354 da kayıtlı 30.05.2008 saat:11.15 da Ş. M. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Sayın vekilim zatıaliniz mi efendim” “Efendim hürmetler ediyorum günaydın Hurşit Tolon” dediği, Ş. M.’nün “… paşam emredin” dediği, A. H. Tolon’un “Manisa çok müsbet” “Şimdi Manisa çok müsbet iki taraflı hem sizin” “Benden beklediğiniz hemde yakası değişik olan” “Ben iki taraftan ayrı ayrı talep ettim” dediği, Ş. M.’nün “Tamam Paşam çok sevindim buna nasıl mutlu ettiniz beni çok teşekkür ederim” dediği, A. H. Tolon’un “Siz bizi hep Türkiyeyi mutlu edeceksiniz inşallah” “Şeyde edeceksiniz inşallah zannediyorum o sevgili arkadaşımızda onların belini bükecek” “Herhalde gerekli işlemi yapıyordur o bana ne tereddüp ediyorsa hazırım biliyorsun” dediği, Ş. M.’nün “Bak Paşam bazı konularda parlementoda Ordu ile ilgili yani ... ile ilgili kanunlar geldiği zaman ben yapacağımı sana söyleyeyim Defteri Kalemi toplayıp senin önüne geleceğim” “Önüne geleceğim sen bana ders vereceksin ben çıkıp orda söyleyeceğim” dediği, A. H. Tolon’un “ sayın vekilim bana sabah 5 dahil gece yarısı 3 dahil gel dersiniz o kadar” “ben bana düşeni yapmaya amadeyim o kadar” dediği, Ş. M.’nün “sağol paşam ben şimdi Ankaraya döner dönmez bir organizasyon yapayım bir akşam serin serin ben eşlerimiz ile beraber Emin abi bir oturalım” dediği, tespit edilmesi üzerine bu telefon görüşmesiyle alakalı olarak sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Şu anda CHP millet vekili olan Ş. M.’nün Belediye Başkanlığı aday adaylığı için verdiği bir ismin Manisa da herhangi bir olumsuz bilinen bir tarafının olup olmadığı konusunda bilgisini sorduğunu, kendisinin de bunu hem İl jandarma Komutanından, hem de Tugay Komutanından bu kişiyi tanıyıp tanımadığını sorduğunu, beyan etmiştir.

Tape No: 6355 te kayıtlı 02.06.2008 günü saat:15.13 de İ. T. ile yaptığı görüşmede, A.H.Tolon'nun; "……yoldayımda ondan şimdi çarşamba günü tabi orada bütün ... orayada toplanmış olacak bir numaralar iki numaralar beş numara hepsi dolasıyla oraya bi gelelim orda konuşalım olur mu” dediği, İ. T.’in; “Tamam zaten bu konuda bu paralelde de zaten siz hocama da böyle konuşursunuz” “sizi arayacak çünkü” dediği, şeklindeki telefon görüşmesiyle alakalı, Hekere Sokak No.4 de yapılan toplantılarla ilgili olduğunu, Buraya parti liderlerinin geldiğini ve birlikte toplantı yaptıklarını, U.S., Y. O., K. İ. gibi halen kurulu bulunan Partilerin bir numaraları, iki numaralı adamları oraya gelip toplantı yaptıklarını,Yeni bir parti kurulması üzerine konuşmalar yapmakta olduklarını, Bu görüşmelere kendisininde katıldığını, Telefon görüşmesinde geçen diğer konunun da parti çalışmalarıyla ilgili görüşmeler olduğunu, beyan etmiş isede,

Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon, emekli kuvvet komutanı olduğu, kendi beyanıyla hiçbir siyasi oluşum ve parti içinde olmadığı gibi olamıyacağı, hem sivil toplum kuruluşlarını yönettiği, hem de birçok siyasi parti liderini bir araya getirerek ortak hareket etmelerini ve aralarındaki eş güdümü sağladığı, ERGENEKON kararlarıyla partilerinden partileri bölmek için istifa ettirilmiş kişileri bir araya getirip sendika ve sivil toplum kuruluşlarının destek ve görüşleri doğrultusunda yeni siyasi oluşumlar kurmak için çabaladığı, ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN siyasi partileri ve siyasi kişilikleri kontrol altına almak hedefi doğrultusunda, siyasi kişilikleri ERGENEKON un yapısına uygun olarak önceden belirleyip yönlendirmek istikametinde hareket ettiği anlaşılmaktadır.

5.Fişleme Faaliyetleri
Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’un Ankarada’ki evinde yapılan aramalarda elde edilen dökümanlarda;

(21) sayfa olan emniyet mensuplarıyla ilgili fişlemeler olduğu.

Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’un Ankara İli Kazakistan Caddesi No:163/34 sayılı ikametinde yapılan arama işleminde çok sayıda evrak, doküman not kağıtları ve CD bulunarak el konulmuştur. El konulan malzemelerin yapılan incelemesinde;

22 sayfadan oluşan Orgeneral Yaşar B. ve eşinin doktor raporları ile çeşitli ilaç markalarının bulunduğu belge fotokopisi,

10 sayfadan oluşan içeriğinde çeşitli isimlerin yer aldığı Orgeneral Yaşar B.’ın dostları isimli belge içeriğinde birçok yakını ile alakalı banka hesapları ve kooperatif kayıtları ve ödemelerinin bulunduğu belgelerin fotokopisi,

105 sayfadan oluşan içeriğinde maktul Mednan B.’ın cinayet davasının yer aldığı bazı resmi kurumlara ait belge fotokopisi,

46 sayfadan oluşan içeriğinde çeşitli milletvekilleri, parti başkanları, başkan yardımcıları ve Bir Çok Siyasilere ait kişisel bilgilerin yer aldığı belge fotokopisi,

24 sayfadan oluşan RTÜK üyelerinin kişisel bilgilerinin arşivlerinin yapıldığı belge fotokopisi,

14 sayfadan oluşan Muhtelif şahısların kişisel bilgilerinin yer aldığı fişleme belgelerinin fotokopisi,

İrticai Faaliyeti Tespit Edilen Belediye Başkanlıkları başlığı adı altında 15 sayfadan oluşan içeriğinde belediye başkanlarının fişlendiğinin görüldü belge,

İrticai Faaliyeti Tespit Edilen Meb.lığı İçindeki Sağlık Personeli başlığı adı altında 17 sayfadan oluşan içeriğinde Sağlık Personellerinin fişlendiğinin görüldü belge,

İrtica Eğilimli İl Valileri Başlıklı 3 sayfadan oluşan çeşitli valilerin fişlendiği bilgisayar çıktısı,

İrtica Eğilimli Kaymakamlar Başlıklı 10 sayfadan oluşan çeşitli İllerin Kaymakamlarının fişlendiği bilgisayar çıktısı,

Ayrıca dijital veriler raporunda yüzlerce memur kamu görevlisi, üst düzey bürokrat ve değişik kişilerin fişlendiği dosyaların bulunduğu, bu dosyalarla alakalı olarak bazılarının üzerinde gizli ve resmi yazı başlıklarının bulunduğu bu husus Genel Kurmay Başkanlığına sorulduğunda bu fişleme belgelerinin Türk Silahlı Kuvvetleri ne ait olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.

6.DARBE ÇALIŞMALARI
Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’un yürütme organını devirmeye teşebbüs niteliğinde sayılan faaliyetleri ile alakalı ayrıntılı deliler yukarıda derbe faaliyetleri bölümünde ayrıntılı anlatılmıştır. Bu bölüme ek olarak.

Şüpheliden ve Mustafa Ali Balbay dan elde edilen, Darbe günlükleri isimli dökümanlarla alakalı soruya ise; Nokta dergisinde darbe günlüklerine ilişkin yazı çıktığını, merak ettiğini, oturduğu apartmanın üst katında eski deniz kuvvetleri komutanının oturduğunu, kendisine “ortalık yıkılıyor, siz deniz kuvvetleri karargahı olarak bilgi işlem merkezlerinde hiç bir inceleme yapmadınızmı” dediğini, onun da “kenislikle bizim karargahımızdan ve konuttan çıkmış değildir” dediğini, o zaman bir tek şans kalıyor, o da şahsi bir bilgisayarı vardır, oradan kim sızdıracak dediğini, o zaman aklıma şöyle bir şey geldiğini,

Genel Kurmay Başkanlığının katıldığı kuvvet komutanlarının da bulunduğu Kasım 2003 de İzmir Ordu evinde yapılan kahvaltıda Genel Kurmay Başkanı Hilmİ Ö., Kara kuvvetleri komutanı Aytaç Y., Deniz kuvvetleri komutanı oramiral Özden Ö., Hava kuvvetleri komutanı İbrahim F. ve Ege ordusu komutanı olarakda kendisinin bulunduğu bir kahvaltı sofrasında bir kırgınlık olduğunu, Masaya oturulduktan sonra konuşulmadığını bir gerginlik olduğunu fark ettiğini, havayı yumaştmak için türban konusunda mı veya başka bir konumu şu anda hatırlamasının mümkün olmadığı bir konu açtığını, “kuşkuluyum bu belgeden, bütün geziyorsunuz oraları buraları, bu nasıl bir zekadır ki bunları yazıyorsunuz. Böyle bir şey olabilirmi” dediğini, Akşam kendi aralarında her hangi bir tartışma veya anlaşamama gibi bir konu olmalı ki soğukluk olduğunu hissettiğini ve şüphelindiğini, yüksek Askeri Şura toplantısında tek tek herkesin konuşması kaydedildiğini, bu toplantıların notları yazılı tutulmadığını, bu tür toplantı salonların yanında siyah bölmeler olduğunu, bu konuşmaları banta kaydedildiğinin, çözüm yapılıp o çözüm o şura toplantısını düzenleyen ilgili başkanlıkta muhafaza edildiğini, terfi şurası personel başkanı gibi, bir operasyona ilişkin hangi başkanlığı ilgilendiriyorsa kasete alındığını, muhafaza edildiğini, bu hareket başkanlığı tarafından düzenlendiği için buna ilişkin kayıtlar hareket başkanlığı komutanlığında muhafaza edildiğini, kendisinin arz ettiğinin, o kadar saat toplantıları nasıl not alınabildiğini, nasıl aklında tutabildiğini, ama muhafaza edilen yerden alındı ise bunu kendisinin bilemeyeceğini, Ayışığı, Sarıkız laflarını gazeteden öğrendiğini, görevi sırasında veya sonradan hiç bir yerden öğrenmediğini beyan etmiştir.

Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’un; Şüpheli İlhan Selçuk tan el konulan ve 1’den 111’e kadar numaralandırılmış dokümanların, 35. sayfasında: Kamuran İ. imzasıyla Ankara da 14 Ocak 2008 de bir toplantı yapılacağı, toplantıya özel olarak Doğu Perinçek, Güler Kömürcü, İlhan Selçuk, USİAD Başkanı Fevzi D., ADD Genel Başkanı E. Orgeneral Şener Eruygur, Hurşit Tolon, Tuncer Kılınç, Hasan K., Rıza K. gibi şahısların katılacağının yazılı Doküman hakkında ise, Adı Dialog Gurubu olan ve Patalya otelinde yapılan bir toplantı olduğunu, toplantıya 40 kişinin üzerinde bir katılım olduğunu hatırladığını, içinde bazı siyası Parti liderleri, bazı öğretim üyeleri, bazı gazeteciler olduğunu, toplantıda yine yeni bir parti kurma çalışmaları konuşulduğunu, beyan ettiğini,

Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’a Doğu Perinçek’e ait, fujıtsu marka dizüstü bilgisayar içerisindeki, seagate marka hard diskinde, “080114 Ank Mih Katılımcılar.Doc” isimli bir MSword dosyası incelendiğinde Milli İktidar Harekâtı (MİH) adı altında bir yapılanmaya gidildiği, bu ad ile toplantılar düzenlendiği ve bu toplantıya katılan kişilerin mesleklerine göre ayrıldığı, “Generaller” başlığı altında ise, Org. Tuncer Kılınç, Tümg. Armağan K., Org. Hurşit Tolon” un isminin geçtiği, ayrıca Güler Kömürcü, Doğu Perinçek, Mustafa Balbay, Tuncay Özkan gibi şahısların da isimlerinin geçtiği tespit edilen Word Belgesi sorulduğunda ise, bir önceki sorudaki toplantıdan daha sonra yapılan, aynı amaçlı toplantıda, parti kuruluncaya kadar, yapılan bu çalışmanın adının, Milli İktidar Harekatı adı verilmesini benimsediklerini, halen bu adla çalışmalarını sürdürmekte olduklarını,

Bahse konu günlüklerin 08. ekim 2003 günkü bölümünde “Sabah Ufuk beni erkenden kaldırdı. Kara Kuvvetleri Komutanı bizlerle 07:35 de görüşmek istiyormuş. Toplandık. Konu İHL yasa tasarısı. Dün akşam komutan ile yaptığı görüşmeden çok rahatsız olmuş. Komutan ona aldırmaz bir tavır ile cevap vermiş. Bende kendisine bana söylediklerin anlattım. Şaşırdı kaldı. Karargâhlarımıza bu konuda ayrı ayrı çalışma yaptırmağa karar verdik. Sonunda Cuma günü bu çalışmaları birleştirip seçenekli bir öneri ile genelkurmay’a göndermeye karar verdik. Mühim olan bunda sonrası ne olacak. Genlkurmay Başkanı yazdıklarımızı kabul ederse soun yok. Etmezse ne yapacağız. Kahvaltıya oturduk. Komutan yorgun gözüküyordu. Sebebini sorduk. “Dün gece uyuyamadığını ve İHL yasasından tedirgn olduğunu” söyledi. Bu sözler dün gece onun huzurunu kaçırdığımızı gösteriyordu. Bilhassa kahvaltı sırasında Hurşit paşa “Gazetelerde İHL ile ilgili haberleri gördünüz mü” diyerek bilerek ve planlı bir şekilde konuyu açtı ve Genlkurmay Başkanını konuşturmaya başladı. Her taraftan sıkıştırmaya başladık Kahvaltıdan sonra hemen karagahı aradım ve talimat verdim. Diğer tarftanda Kocaeli Üniv. Rektörünü aradım ve onada rektörler olarak bu işi hemen ve sert bir şekilde protesto etmelerini arkalarında olduğumuzu söyledim.” yazdığı anlaşılmıştır. Buradanda anlaşılacağı üzere şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’un üniversite rektörlerine direkt emir vererek bir tepkide bulunmasını istedikleri kendilerinin her konuda arkalarında olduklarını vurgulayarak görevi dışındaki bir alana müdahele ettikleri, planladıkları yürütme organını devirmeye yönelik eylemlerin dezenformasyon faaliyetlerini de organize ettiği anlaşılmaktadır.

7. BÜROKRASİ ve DEVLET İÇİNDE YAPILANMA;
Tape No:6262 da kayıtlı 27.03.2008 saat:13.16 da Y. Y. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Saygı değer müsteşarım, Tolon hürmet eder” “…12 Nisan çalışmaları yapıyorlar, onun toplantılarındayım…” dediği, Y. Y.’nun “… müsaitseniz yarın ben sizi sürpriz bir restoranta götüreyim orada biraz” “Konuşalım” dediği, A. H. Tolon’un “,… bugün perşembe ya, biliyorsunuz perşembe bizim şey, ama yarın siz müsaitseniz, yarın geleyim size” “… öğlene doğru size geleyim …” “.. restorant önemli değil ama sizle mutlaka beraber olmam gerekiyor, çok birikim var” dediği, Y. Y.’nun “… bizim çocuklar çok güzel bir yer açtılar da onun için, hem orayı da görürsün” dediği, Bahse konu görüşme ile alakalı sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta; Y.Y.’nun Eski Başbakanlık müsteşarı olduğunu, Y. Y. ile 22 temmuz genel seçimleri öncesinde bazı üniversitelerde ve sivil toplum kuruluşlarında konferanslar verdiklerini,seçimler öncesi bir siyasi partiye girmesi, seçimlerden sonra da çok ağar bir hastalık geçirmesi sebebiyle uzun bir süre görüşemedikleri, kendisinde ki birikimin geçen süre içerisinde şahsen tanık olduğu değişik grupların yeni bir siyasi parti kurma konusundaki çalışmaları olduğunu,

Tape No:6268 de kayıtlı 01.04.2008 saat:12.05 da K. N. ile yaptığı görüşmede; K. N.’nun “Ben K. N.” dediği, A. H. Tolon’un “Efendim sayın valim saygılar sunarım…” dediği ve bir süre köşk baş yaverlikten aldığı telefon numarasını teyit etmeye çalıştığı, arayamadığını söylediği, bir yemek için buluşmak üzere konuştukları, K. N.’nun “ Şöyle 240 39 36..” dediği, A. H. Tolon’un “inanırmısınız evde bulamıyorum acaba hani seyehattelermi diye şimdi odamı değiştirdim de hemen size arz edecem” dediği, K. N.’ nun “… Çayyolundayız biz” dediği, A. H. Tolon’un yapacakları buluşmayla ilgili K.N.’nun “bu hafta burdamısınız siz” dediği, A.H. Tolon’un “… perşembe günleri şey” dediği, K. N.’nun “Biliyorum perşembeyi öğrenmiştim” dediği, A. H. Tolon’un “Perşembe günleri o toplantımız var” “Bide sayın Valim gecikmemin sebebi bu 12 Nisan hazırlığımız varya bizim” “Hemen hemen hergün işte biryere filan gidiliyor onun için” “…önümüzdeki pazartesi öğlenleyin buluşalımmı” “ 7 nisan öğlenleyin merkez orduevinde birlikte bi yemek yiyebilirmiyiz lütfedip kabul ederseniz” “… hemde birikmiş konuları size arz etme şansım doğar” dediği,

Tape No:6275 de kayıtlı 03.04.2008 saat:14.55 da Y. Y. ile yaptığı görüşmede; A. H. TOLON’un “Benim bu telefonu aramamı istemişsiniz acele” “Efendim şimdi aramışlar” dediği, Y. Y.’nun ofisi mi orası” dediği, X Bayan’ın “Hayır değil ama Yaşar bey burda acaba burdan aramış olabilir mi” dediği, A. H. Tolon’un “Verin o aramşıtır o arıyor evet” dediği, X bayan’ın telefonu Y. Y. na verdiği ve “.. şimdi müsait misiniz” dediği, A. H. Tolon’un “Bir toplantıdayım işte o dostunuz konuşuyor burada” dediği, Y. Y.’nun “Şimdi ikinci adama iletmek üzere bana haber geldi oraya iletin dediler yani şimdi yanımdan ayrıldı Birincisi Erdoğan sonuna kadar savaşacak Anayasayı bütünü ile değiştirecek” “İkincisi Avrupa Birliği anlaştı Avrupa Birliği Türkiyenin üzerine gelecek Üçüncüsü Amerika ile beraber yeniden görüşüldü Amerikanan tüm istekleri evet dedi bunların içindeki bir taneside Füze Kalkanı olayı bunların hepsine evet dedi” “Ve sonuna kadar yani Cumhuriyetin kaldırılması için tüm stratejiler herşey tespit edildi anlatabiliyormuyum” “İkinci adama iletilmesi” dediği, A. H. Tolon’un “Çok iyi anladım” “… şimdi birşey söyleyeceğim ama konuştuğumuz kişi burda şimdi ben onunla biraz önce konuştum bu akşam ayrılıyor Ful dolu o çok uygun oldu öğlen veya akşam yemeğinde ama önümüzdeki haftasonu dönüyor” dediği, görüşme ile ilgili beyanında Başbakanlık eski müsteşarı olduğunu, Burada 2. adam diye kastedilen kişinin Genelkurmay 2. Başkanı olduğunu, Bu bilgileri aldığını şahsı aracılığı ile ona ulaştırılmasını talep ettiği şeklinde beyanlarının bulunduğu,

Tape No:6308 da kayıtlı 30.04.2008 saat:13.03 da F. A. ile yaptığı görüşmede; F. A.’ın “…. efendim arz ediyorum bizim toplantılarımız ... Sayıştay başkanına çok kötü bir şekilde anlatılmış 1 aydır bunun mücadelesindeyiz bazı toplantılar düzenliyor Generalleri oraya topluyor Orgeneralleri sizde dahil sizinde isminiz geçmiş bu sebeple eli ayağı tutulması gözetim altına alınması lazım gibi yani Memuriyet gözetimi ve görev verilmemesi lazım ve bu sene bana görev verilmedi” dediği, A. H. Tolon’un “… bu Memlekette kimler yürekli kümler Yufka onu öğreniyorum ben bu memleketin bilmem neyim diye siyah arabada dolaşan ne yüreksizlerin ne dalaksızların olduğunu bilenlerdenim merak etmeyin yani” dediği, F. A.’ın “.. düşünebiliyormusunuz bana tenkitde bulunduğu oturup kalktığın insanlara dikkat et” dediği, A. H. Tolon’un “Onlar bu memleketin belasıdır” dediği, F. A.’ın “... bizim o toplantılar çok enteresan tabi kimseye söylememek için direndim ama bir noktada çıkar bana kızarsınız diye söyledim”dediği, A. H. TOLON’un “bizimle beraber olan zat artık devam etmiyor arzuda etmiyor sağımda oturan zat diye vallahi öyle düşündüm bak samimi söylüyorum” dediği, F. A.’ın “halbuki bizim bir gizlimiz saklımız yok öyle değil ama oda farkında bu işin geri çekildi oda farkında doğru onunda geri çekilmesi var banada hep tavsiye tetkinde satır aralarında dedi” “Düşünebiliyor musunuz ben mahallinden yetkili olarak bu turne dediğimiz Defterlıkları incelemek Üniversiteleri teftiş etmeye gittiğimde bu Yetkimi kullanarak toplanarak toplantı düzenliyorum aynen böyle ifade ettiler” dediği, A. H. Tolon’un “bir akşam bir arya gelelimde konuşalım” dediği, F. A.’ın “ben size daha derin anlatımak istiyorum ama şunuda söyleyeyim Bu korkak ... Milliyetçi olduğunu söyleyen Sayıştay başkanımız ki çok kötü bir şekilde bu adamlara yamandı ben kamusal alan tanımam deyip Hanımını Meclise Türbanlı götürmesi oturması” dediği, A. H. Tolon’un “Yapsaydı ya benim olduğum yere yüreğini görseydim …” dediği, F. A.’ın “efendim bunu sunmak istedim lütfen” “Biraz geri çekiliyorum her şeyden” dediği, A. H. Tolon’un “Tamam ben sizi kucaklarım siz üzülmeyin” dediği, F. A.’ın “Ben aslında birşey yapmıştım gıyabınızda vazgeçtim o işten Denizliye siz gideceksiniz ayarlamıştım ama …çalıştığım yer değiştirildi pasif guruba verildim” dediği, A. H. Tolon’un “Çok üzüldüm bu olumsuzlukta payım olduğu içinde af diliyorum” dediği, F. A.’ın “ Yok ama çok düşündüm söyleyeyim mi diye epey zamandır öyle ama birgün bu iş büyür büyüyeceğe benziyor sonra niye bana söylemedin diye kızarsın diye düşündüm hatta Osman beyede söylemeyi düşünüyorum tereddüt ediyorum ama bakalım ne olacak”dediği,

Şeklinde ki görüşmeyle alakalı sorulan soruya ise; F. A. isimli şahsın Sayıştay Baş Denetçisi olduğunu, Ankara Hakim evinde bir zamanlar, 35-40 kişinin katıldığı, önemli bir kısmının Yargıtay, Danıştay ve Kamu kuruluşlarının görevlerinin katıldığı toplantılar yapılmakta olduğunu, Bu toplantılara F.A. da katıldığını, Toplantıların yönetimini, Yargıtay Başkan Vekili sayın O. Ş.’in yaptığını, kendisinin oraya davet edilmesinin sebebi olarak konferans verme maksatlı olduğunu, Ayda bir düzenlenendiği,

8-ÜNİVERSİTE YAPILANMASI
Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’a “Habip Ümit SAYIN’ın C.Savcılıkta alınan ek ifadesinde; 29.06.2005 tarihli istihbarat bilgi formu ile 7 Temmuz 2005 tarihli istihbarat bilgi formu 2 isimli belgeleri kendisinin hazırladığını ve bunların gereğinin yapılması için 1. Ordu Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı M. C. isimli Albay' a verdiğini, M. C. albay Hurşit Tolon paşanın emri ile kendisinden o tarihlerde böyle bir bilgi istediği için bu belgeyi hazırlayıp verdiği” şeklindeki beyanıyla alakalı; bu konunun, Habip Ümit SAYIN’ın, öğretim üyeliği ile ilişkili olmadığını, makamında ziyareti sırasında vereceğini söylediği raporlarla ilgili olduğunu, raporları verdiği makamda, Ordu istihbarat başkanlığı olduğunu, o tarihlerde bu raporların gereğinin de yapıldığını,bunun haricinde vermiş olduğu başka raporlardan haberi olmadığını, raporlardaki içerik konusundan da bilgi sahibi olmadığını,

12.07.2005 tarihinde Ümit SAYIN ile Binbaşı O. T. arasında gerçekleştiği tespit edilen msn görüşmesinde; Ümit Sayın’ın “evet o iki kişi hakkındaki iddiaların inceleneceği söyleniyor…. elektronik postayı almışlar …. bu arada yarın benim ayarlamamla kalemdar(Kemal Yalçın Alemdaroğlu) Hurşit Tolon ile görüşüyor” dediği, oganturkmen’in “Anladım hocam. Yine de olumsuz birşey olmaması iyi bir şey” dediği, umitSayın’in “olumsuza çevirebilirler, … o nedenle benim haberim yok diyeceğim” dediği, oganturkmen’in “Hocam o zaman bari bundan sonra o raporlardan fazla dağıtmayın bence” dediği, umitSayın’ın “hayır dağıtmıyorum” dediği, oganturkmen’in “bu arada genel sekreter nehrozoğlu’nun direkt büyük üstad kaya paşakaya bağlı olduğu söyleniyor” dediği, umitSayın’ın “güzel, masonlardan bize zarar gelmez, siz asıl bu kürtler ve irtica üzerine yoğunlaşın” dediği ayrıca Habib Ümit SAYIN'ın ikametinde el konulan; Eski YÖK Kurul üyeleri ve denetleme kurul üyelerinin ideolojik fikirlerine göre kategorize edildiği fişleme bilgilerinin bulunduğu, kendisine sunulacağı söyleminin yanlış olduğunu, sunmuş ise Ordu Komutanlığına göndermiş olabileceğini, Ordu Komutanlığı peryodik olarak zaman zaman rapor almış ise işlemini yapmıştır, tespit edilmiş olup şüphelinin görev zamanından beri üniversitelerdeki fişleme ve kadrolaşma faaliyetlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır.

Kendisine takdim edilmiş böyle bir belge hatırlamadığını,

Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’a,06.07.2005 tarihinde Ümit Sayın ile İ.Ü. Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. S. A. arasında geçen msn görüşmesinde, “siz-ben-kalemdar-hurşit Tolon bir bütün olmak zorundayız,…. olayı çok iyi toparlamamız ve basına sunmamız gerekiyor.” dediği,

23.06.2005 tarihinde Ümit Sayın ile Özel Kuvvetler İstihbarat Yarbay M. S. arasında geçen msn görüşmesinde; “ umitSayın’ın “Emin Gürses hocamın kardeşi hastaymış” diyerek Emin Gürses ten bahsettikleri, daha sonra umitSayın’ın “hurşit paşa ile sohbet mükemmeldi, …3 saate yakın kaldık, ….herşeyi çok iyi kavradı, alemdaroğlunun iyi dostu, …bu arada Jandarma istihbaratı da çok ciddiye aldı ankarada, …istihbarat başkanı, kurmay başkanı da çok iyi bir insan, …ben de ajanlık yapacağım herhalde” yazdığı,

27.06.2005 tarihinde Ümit Sayın ile Üsteğmen Z. Y. arasında geçen msn görüşmesinde; umitSayın’ın “raporu nasıl buldun yorumlasana” dediği, zafery.2004’ün “rapor yeterli hocam” dediği, umitSayın’ın “Hurşit Tolon Paşa çok önemsedi, …Hurşit Paşa çok iyiydi ve çok ciddiye aldı” dediği, zafery.2004’ün “ülkenin en etkili istihbarat birimine verdik hocam” dediği, umitSayın’ın “bir de 1. Ordu İstihbarat başkanı ile koordine olacağım, …. Hurşit paşayla da frekanslarımız çok tuttu ve birbirimizi çok sevdik. 3 saat konuştuk” şeklinde yazdığı,

18.07.2005 tarihinde Ümit Sayın ile İ.Ü. Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. S. A. arasında geçen msn görüşmesinde; umitSayın’in “hrant dink bizim savaştığımız adam, o yazıyı bana yollayın,…. grup izindeymiş. önümüzdeki hafta devredeler, … Hur. Tolon bence action için en doğru adres,. … Kalemdar action istiyor hemen, … Bu arada Hurşit Tolon acaba ne yapıyor” şeklinde msn konuşmasının olduğu,

Tape No:6269 da kayıtlı 02.04.2008 saat:11.06 da A.E. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Selam ve saygılar muhterem hocam …” dediği, A.E.’ın “…dün gece iyi düşündüm yani imali fikrettik yani satrancın bütün hamlelerini düşünürsünde bazende akla hiç gelmeyen bişey şimdi biz bu miting kararımızı şeyden önce almıştık biliyorsunuz” “Cumhuriyet Savcısının mahkemeye gidişinden önce” “Cumhuriyet savcısının iddanamesindeki bütün fikir düşünce iddalar ana kavramlar zaten bizim ifade etmek istediğimiz şeyler bizim ifade ettiğimiz şeylerle örtüşen davalar şimdi diyorum psikolojik olarak .. .. mitingte dikkatsiz bir ifadeler şeyi kullanılırsa” “Kapatılsın bu şey derde” “Acaba diyorum bu sefer Anayasa Mahkemesindeki insanları psikolojik olarak neğatif yönde etkileyip hani bi takım mağdur” “Mağdurları müdafa durumuna düşürürmüyüz” “Acaba bu konuyu konuşmacılardan hasreten rica etsek bunuda yapsanız yapsanız siz yaparsınız” dediği, A.H.Tolon’un “Efendim ….. yüzdeyüz katılıyorum” dediği, A.E.’ın “Çok kötü bir fatura elimize gelir” dediği, A. H. Tolon’un “ efendim evet şeye benzer haksız ve mesnedsiz yere birileri öyle olmadığı halde 47 lerin faturasını bile geçmişteki bir şeylere bağladılar öyle olmadığı halde bu defa hayda hayde yaparlar bundan yüzyüz haklısınız” “ zaten bir konuşmacı çıktı biliyorsunuz” dediği, A.E.’ın “o zaten tehlikeli zaten” “efendim siz çok mütevazi davranıyorsunuz siz mütevazi davrandıkça insanlarda” “Sırtını okşayarak herkesin… yanağından öperek öyle öyle” “Şimdi ordaki manyak kadını filan izliyorsunuz tabi eğer bir gelseniz kalp hastası olur adam kadın hasta kafadan”dediği, A. E.’ın “bilmiyorum ben Tamer paşa gittiği için bana gerek yok siz gidin dedim efendim bir o ikincisi şimdi hem kötü bir fatura seçimlerde ele almak yani halkın oraya o mitinglere gelmeyen Anadolu kitlesinin yahut da bize Ulus Demediğimiz Halk Yığını Dediğimiz Kitlenin Piskolojisini Çok Güzel Kullanırlar fatura olarak bize yerel seçimde” “Konuşmacılardan hasreten AKP” “AKP kelimesini kullanmasınlar” “Ulusal egemenlik çerçevesinde mahkemelerimize olan saygımızı ve güvenimizi mutlaka vurgulaması lazım” “Yani Anayasa mahkemesine diyeceğiz ki ey büyük mahkeme baksana senle ilgili en ufak bir tereddütümüz yok efendim ne karar verirsen verer ama bu memlekete hukuk lazım ve sende bizim güvendiğimiz bir mercisin” dediği, A. H. Tolon’un “efendim şu iki şey hayati” “öneme hayiz orada Hukukun üstünlüğüne olan inancımız bağlılığımız saygımız ve yargının bağımsızlığına olan büyük inancımız sıkça terennüm edilecek ondan hiç endişe etmeyin ” “Bu bir sonraki hemen yani yarınki veya öbürgünkü toplantıya bizim O iki piskoloğ hocamızı çağırıyım biri toplum bilimci piskoloğtur o Ana bilim dalı başkanıdır diğeride sosyoloktur iki tane birbirini bütünler...... şimdi bu işi bilimsel açıdan sizin söylediğiniz gibi orada bi yorumlarsınlar biz o yorumdan sonra tek tek birer birer ben onlarla oturup konişiyim ..” “yav olurmu bak gördünüzmü bak hemen yav öyle şey olurmu siz tarafmıyız bak şimdi bir iki” “”hasretleridir şimdi burada adam bunu efendim İlahiyatçı kimsenin konuşmasına gerek yok yav peki kardeşim dedim siz anlamıyorsunuz meseleyi ya siz hep kendinize yakın bir zümreyi kucaklamaktan yanasınız çünki kafanızın içinde hep öyle söyledim” dediği, A.E.’ın “…Sayın paşam onların pergeleri ile bizim pergelimiz aynı açıkta değil yani .....” dediği, A. H. Tolon’un “Peki niye oturuyoruz o zaman aynı masada bende pişman oldum” dediği, A. E.’ın “Yalnız dün bana mail atmış o hanımlardan bitanesi efendim ne şeriat ne darbe iyi hal edersiniz dedim yine bu bunun dersi alındı bu sefer de Silahlı Kuvvetlerimi zan altında tutuyorsunuz diye çıkış yaptım” dediği, A. H. Tolon’un “nediye slogan olarak mı kullanmış” “hayır yok yok onlar yarın konuşacak hiç” dediği, A.E.’ ın “mailinize bakın ben ona üsturuplu bir cevap verdim” dediği, A. H. Tolon’un “ hayır ben zaman zaman yetişemem ben onların hepsine karşıyım yani bakmayın siz onlar daha konuşulmadı onların hiz biri yok” dediği, A.E.’ın “bütün gece o işi düşündüm” dediği, A. H. Tolon’un “Bide bugün şeyi okuyun Vakiti Vakiti size saldırıyor” “Size saldırmıyor Şeye Saldırıyo Bir Numaranıza Saldırıyo” “Arkasında diyorki bütün işleri o yürütüyor diyor sizin için filanca tarihli filan emride o yayınladıyor filan diyo” “evet ama şey yani olumsuz bişey demiyoda şeye cevah vermiyor diyo susuyo diyo evine kapandı hiçbir yeri çıkmıyor diyor hatta rutin işleri bile yapmıyor rutin işleri sizi söylüyor o yapıyo diyo bütün diyo imzaların altına genel başkan adına onun imzası var diyor ”dediği, A.E.’ın “evet efendim vakalara doğnu olan şeylere bişey diyemiyosunuz tabi evet sevgili paşam hürmet ederim” dediği,

Bahse konu görüşme sorulduğunda; Görüşmeyi Prof Dr.A.E. ile yaptığını, Eski savunma sanayi müsteşarı olduğunu, görüşme tarihinde, ADD 2. Başkanı olduğunu, Genel başkan Şener Eruygur’un yardımcısı olduğunu, bahsettiği tarihin 12 Nisan 2008 Ankara mitingi öncesi olduğunu, Mitingin Ulusal Platformlar Güç Birliği tarafından düzenlendiğini, ADD nin dahil olduğu, Ulusal Birlik Hareketi Platformu, Emekli Orgeneral T.A.tarafından temsil edilmekte olduğunu,burada kastedilen bir numaranın ADD nin Genel Başkanı Şener Eruygur’u tarif etmekte olduğunu,

Tape No:6302 de kayıtlı 26.04.2008 saat:11.38 de N. M. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Tahmin ettim efendim Sayın hocam Perşembe günü size D. E. hoca Esma hocanın falan birlikte bu taleplerini arz etmiştim şimdi bugün yarın işte o toplantının davetiyesini basacaklar teyidi konusunda benim sizi rahatsız etmemi istediler bu toplantı 5 Mayıs Pazartesi günü efendim yapılacak Patalyada yapılıyor toplantı takrimen oraya işte 60 ile 100 arasında değişen vakfın üyeleri ve işte bizler gibi konuklarıda katılıyor çok seçilmeş dinleyiciler teşvik ediyorlar özellikle biz çok uzun bir zamandır hatta çok açık söyleyeyim belki müşterek dostlarımızdan duymuşsunuzdur biz 12 Nisanda da sizi arzuluyorduk ama guruplarımız siz tahmin ediyorsunuz” “Şimdi efendim özellikle sizin bu alanınızda çok çok teyevizyonlarda izlediğimiz zaten Türkiyede siz şuanda 2 kişisiniz bir zatıaliniz vardı birde herhalde size çok yakın hisseden diğer Doçent arkadaşımız var Türkiyedeki dini ve İnanç sömürüsü konusunda lütfederseniz veya sizin seçeceğiniz bir başlık altında bir söyleşinizi istihram ediyorlar bu toplantı akşamları saat 18:30 da falan bir araya geliyoruz 19 da yemek başlıyor 20 ye kadar yemek yeniyor 20 de konuşmacı ortalama 1 saat konuşuyor ve varsa soru cevap alınıyor ve bitiyor” “Efendim bu Büyük Anadolu Vakfı bunun etnik kurucusu Haberal Hoca burda C. T. onlar eski Merkez Bankası Genel Müdürü falan hep böyle öğretim üyeleri şeyler var bu vakıf yaşlı başlı insanlar şey yetiştiriyorlar çocuklara eğitim desteği veriyorlar yani göğsünüzü gere gere gelebileceğiniz bir yer onun için söylüyorum” dediği, N. M.’in “evet komutanım memnuniyetle” “ben pazartesi nereye geleceğim bir adres alabilirmiyim” dediği, A.H. Tolon’un “ tabi biz aldırırız yer gölbaşındaki patalye teli siz evet gelirim diye buyurursanız biz sizi alırız” “çok teşekkür ederiz ne kullanalım biz inançların istismarını mı esas alalım ne yapalım” dediği, N. M.’in “komutanım oraya katılanların böyle belli bir birikime sahip oldukları için böyle daha köklü bir şey yapalım mesela idolojik stratejilerden din ve kültür stratejilerine geçiş geçişte Türkiye” dediği, A. H. Tolon’un “Hı çok muhteşem birşey yani Türkiyenin içinde bulunduğu bu konunun istismar edilmesi anlamak dinlemek istiyoruz açıkcası yani nasıl bizi aldatıyorlar Hocam yani yüce dinimizi hepimizin mensubu olduğu Gurur duyduğumuz ama Kurani Kerimin İslamiyetinin nasıl dışında bir olgusu ile aldatıldığımız gerçeğini en iyi anlatan bence Türkiyede bir numara zatıaliniz iki numarada o mersindeki arkadaşımız” dediği, N. M.’in “ideolojik merkezli stratejilerden” “bir din ve kültür eksenli stratejilerden geçişte Türkiye” “Bunun Türkiyeye nasıl yansıdığı ve Kutsal değerlerimiz nereye kullanıldığı niçin kullanılıyor kimler kullanıyor arkasındaki güç merkezleri kimler ve Tükriyede oluşan Güç Merkezleri ve Türkiyede oluşan güç merkezleri hangi çevrelere yansıyor” dediği, A. H. Tolon’un “kutsal değerleri nasıl kullanıyorlar kim kullanıyor” N. M.’in “hangi güçler yönlendiriyor Türkiyedeki bu üstlerin” dediği, A. H. Tolon’un “ hocam muhteşem bir şey tam bizim istediğimiz gibi” dediği, N. M.’in “tamam komutanım bu düzlemde şey yapabilirim” dediği,

Bahse konu görüşmeyle ilgili olarak, konuşmayı yaptığı N. M. isimli şahsın Çorum HİTİT Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde görevli bir öğretim üyesi olduğunu, Prof Dr. D. E.’in emekli YÖK üyesi olduğu, söz konusu tarihte çok önceleri, prof. Dr. M. H. tarafından, öğrenci okutmak amacıyla kurulmuş, Büyük Anadolu Vakfının Yürütme kurulu başkanı olduğunu, bu vakıf her ayın ilk pazartesi günü Gölbaşı patalya otelinde, Vakıf üyeleri ve seçkin davetlilere, ücreti mükabili düzenlediği yemekli toplantıda, konferanslar düzenler. Görüşme, Vakıf Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. D. E.’in, anılan Prof. Dr. N. M. in davet edilmesi konusunda, kendisinin talebi daha etkili olacağını belirtmesinden dolayı olduğunu, kendisinde arayıp kendisini bu toplantıya davet edip, toplantıya katılanların kimler olduğunu belirttiğini, N.M.’in toplantıya katıldığını ve Türkiyede din istismarını içeren bir konferans verdiğini, beyan ettiği,

Tape No:4286 de kayıtlı 11.03.2008 saat:18.01 da, M. Y. ile yaptığı görüşmede; X Şahsın “Saygılar Uludağ Üniversitesi Rektörü prof M. Y. hocam arıyor sizi efendim” dediği, M. Y.’un “Efendim emredin saygılarımı sunuyorum” “Emirlerinizde olduğumu ve bağlılığımı bildiriyorum” dediği, A. H. Tolon’un “İstirham ediyorum bi saniye özür dilerim araçtayım trafiğin yanından geçiyorum… şimdi şey söyleyeceğim geçen gün izledim sizi tabi her zaman ki hayranlığımı arz edeyim birde dün bir takım olaylar olmuş orada gürültü patırtı yapmışlar onun içinde geçmiş olsun” dediği, M. Y.’un “Şey PKK’nın provakasyonu” dediği, A. H.Tolon’un “PKK şerefsizleri yaptılar. Siz ve hoca hanım nasıllar” dediği, M.Y.’un “Hepimiz iyiyiz çalışıyoruz” dediği, A.H. Tolon’un “Beliniz nasıl beliniz” dediği, M.Y.’un “21 mart Cuma günü saat:11:30 da bizim Atatürkçü düşünce toplulukları, Türkiye genelinde oluşan bir üst düzey yönetim topluluğuna işte 100-150 kişilik ama her biri Türkiye’nin bir tarafından gelmiş gençlerimize bir konferans bir hitabette bulunur musunuz” dediği, A. H. Tolon’un “Yarın sabah cevap veririm, tabii şeref duyarım 21 Mart dediğiniz için yakın bir tarih haftaya Cuma” dediği, M. Y.’un “Onlar da bana bugün geldiler Hurşit paşayı istiyoruz diye Allah gözünüzü kör etmesin bugün mü denir bu dedim” dediği, A.H.Tolon’un “Hocam size canımın feda olduğunu biliyorsunuz ama yarın sabah sizi arıyorum hürmet ediyorum” dediği,

Bahse konu görüşme sorulduğunda, bu görüşme kendisinin uğraşını açıklama için en güzel örnek bir görüşme olduğunu, Uludağ üniversite rektörünü 5-6 yıldır tanıdığını, kendisini üniversitesine konferans vermek üzere fevkalade nazik bir ifade ile davet ettiğini, davete daha sonra katılacağı şeklinde beyanlarda bulunduğu,

Tape No:4299 de kayıtlı 15.03.2008 saat:10.46 da, X Şahıs / Başkent Üniv. Rektör ile yaptığı görüşmede; X Bayan Şahsın “Başkent Üniversitesi Rektörlük makamından rahatsız ediyorum müsaitseniz rektör böy görüşmet ister” dediği, Rektör’ün “Abi şimdi paşam sizi niye aradım bugünkü posta gaztesinin 17. sayfasında Hüseyin K.nın yerine sizin fotoğrafınızı koymuşlar altına da Hüseyin K. diye yazıyolar, bunu yapan da Mehmet Ali B. efendi onun köşesinde” “ha ha Hayır görünce şimdi sizin fotoğrafınız var altında Hüseyin K. diye yazıyo” dediği, A.H.Tolon’un “Şimdi aldırırım şimdi aldırırım ne kadar muzdaripsiniz sağolun sağolun Sayın rektörüm sağolun ben he” dediği, X Erkek Şahsın’ın “Bide afedersiniz o Bülent beyin beni mazur göründe paşam o günkü o kılığını kıyafetini beni çok rahatsız etti” dediği, A.H.Tolon’un “Ben önceki özür dileyişimin sebepleri ee dahası var sizi meşgul etmekten utanıyorum” “Ama biz sizden önce ATO ya gittik şimdi o bizim yanımızdaki sonradan Bülent beyle gelen bunlar hep değişik platformlar onun için saydım 4 …….. şimdi bakın ATO da oturuyoruz adamcağızın yanında bizi kabul etmiş şimdi o hanım kalktı dediki esnaf dedi bıçak kemiğe dayandı bu esnaf hergün kepenk kapatıyo bigün dedi bu esnaf böyle paldır küldür dedi hiç kimse demeden siteler miteler şeye iner dedi Kızılay’ a hanım ne dedi biliyomusunuz o bayan efendim dedi o esnafın bize adresini verseniz de biz onları teşkilatlandırsak dedi yani nasıl biliyormusunuz böyle ya kalp krizi geçirecem nasıl tansiyon inanırmısınız o an 18 filan tansiyon kesin dışarı çıktık asansörde dedimki hanımefendi lütfen lütfen sapla samanı karıştırmayın efendim yapmayın yani siz kime söylüyorsunuz ATO nun başkanı o adam dedim ya bu esnaf teşkilatı nın başındaki adam onun adresin verin işte böyle ogün o halde öyle geç gelmeler yani öyle ee ama ama siz işte o tevazua Anadolu insanısınız siz öylesiniz o anacığınız babacığınız Allah uzun ömürler versin Allah bu memleketi sizi hep payidar kılsın işte koşuyoruz yemin ediyorum öbür konuda öbür konuda inşallah öbür konuda mutlaka hele bu aşamada çok ciddi şekilde yürümek zorunda artık efendim ama orda da bir sıkıntım var o bitane eski siyasi partinin bişeyi var onla onun olduğu yerde ben hiçbişey neyse siz bilirsiniz tabi daha iyi varya birisi” “İşte Eski Siyasi Partinin Bilmem Nesi Var Her Şeye Dalaşıyo Bacağı Sakat Hani” dediği, Rektör’ün “Anladım Anladım” dediği, A. H. Tolon’un “hıh işte o o. yoksa bizim büyüğümüz muhterem insan yani. evet allah var” dediği, Rektör’ün “Ha anladım anladım anladım anladım da şimdi tabi şöyle şimdi malum hep söylüyoruz ya ülke bize emanet edilmiş bu köprüden geçmek zorunda işte gele gele nereye geldik” dediği, A. H. Tolon’un “Doğru işte o köprüde köprünün bacağı demesem de tahtalarından biri o doğru yoksa bizim büyüğümüz muhterem insan yani Allah var” dediği, Rektör’ün “Ya buraya geldik onun için buradan ya nereye getirildi ülke bütün uyarmalarıma rağmen paşam ben bugün bu ülkeyi yönetenlere işin daha başında başında demişimdir ki Amman ha sakın ha yani ülke mizle ters düşmeye kalkmayın yapmayın bu ülke bize emanet edilmiş tir bi tek hedefimiz olmalı ülkemizi Atatürk’ ün söylediği gibi âsım medeniyet düzeyine taşımak onuda aşmaktır bunun için ne gerekiyosa hep beraber yapalım sanki bunları söylememişiz ve nereye geldik amabu köprüden geçmek zorundayız hiçbir mazeretimiz olmaz. Olay bu” dediği, A.H. Tolon’un “Sağolun Sayın rektörüm birde ayrılırken zatalinize arz ettiğim Çanakkale üniversitesinde araştırma görevlisi doktorasını yapan bi cici kızımız vardı bana üniversitedeki konferanslarımda iki kez asistanlık yaptı kendisine ailesine yani hocaları derken orada işte doktora yaptı işte hocasıyla ee izin hikaye bi sıkıntısı oluyo efendim rektörle konuşuldu rektör de çok seviyor dekanıyla konuşuldu hanım çok seviyorlar ama dediler ki artık bu kızın burada devamı hocalı yani iki hocalı takmış durumda buna dediler peki napalım aa sorduk kıza Ege üniversitesini mi istersin ben Başkent istiyorum dedi peki yavrum şimdi ben bunun belgelerini getirttirdim lütfeder kabul buyurursanız pazartesi sizin sekreterinize göndericem” dediği, Rektör’ün “Tamam Tamam Lütfen gelsin oraya Tamam tamam gelsin bakayım” dediği,

Bahse konu görüşme sorulduğunda; Haberal’ın desteklediği, Parti kurma gayretine katılanlar arasında, İP’nin de olduğunu, görüşmede, Prof. Haberal’a da bu konuyu söylediğini, orada yer almayacağını belirttiğini,

9.MEDYA YAPILANMASI;
Tape No:1358 de kayıtlı 11.11.2007 saat:15.58 de Güler Kömürcü ile yaptığı görüşmede; G.Kömürcü’nün “Beni Emretmişsiniz Efendim Buyrun” dediği, A.H. Tolon’un “Estağfurullah saygılar sunarım nasılsınız” “Şimdi bu şey pek çok konu varda iki şey çok can sıkıcı bir tanesi bugün Tercümanda mutlaka görmüşsünüzdür bu Tercümanın manşetinde parlamento da olanların eşkıya ile olan PKK ile olan bağlantıları” dediği, G. Kömürcü’nün “…o şeyde de var efendim Hürriyet de akşamda diğer gazetelerde de var” dediği, A.H. Tolon’un “… o bahsettiğiniz birinci gazeteyi Biz Bütün 97 Kuruluşu Olarak Protesto Ettik Okumuyoruz” “... ama esas ben sizi niçin aradım biliyor musunuz bu Suudiarabistan” “Kralının gelişi 10 Kasımda tesadüfe bakın yani 10 Kasımı o mu tercih etti biz mi o tarihte davet ettik ve Atatürk'e bir tepki gösterdi bu adam” “.. şimdi ben size bir şey arz edecem, Bizim Anadolu Ulusal Uyanış Ve Dayanışma Platformu” “…biz bunu Tel'in eden bir bildiri yayımladık” “..özellikle iki arkadaşım var benim onlara gönderirsiniz dedim biri Sayın Mustafa Balbay” “Diğeri de sizin adınızı verdim” “… 97 kadın kuruluşunun müşterek kanaati olarak bir bildiri yayımladılar sizin emeil ineze postalamalarını söyledim” dediği, görüşme ile alakalı olarak, Hurşit Tolon ve Güler Kömürcü ile bağlantılarını ifadesinin başında anlattığını, Hurşit Tolon’ un birkaç sivil toplum kuruluşunun bir araya geldiği platformun etkin bir kişisi sıfatı ile kendisini arayarak bu platformun bir bildirisinin haber yapılmasının istediğini, bu haberi yaptırdığını, daha önceki tarihte de ilan mahiyetinde yayın yapmasını talep ettiğini”, beyan ettiği,

Tape No:1411 de kayıtlı 26.12.2007 saat:16.09 da Güler Kömürcü ile yaptığı görüşmede; G.Kömürcü’nün “Okuyabildiniz mi yazdıklarımı” “Becerebiliyo muyum” dediği, H. Tolon’un “Harükulade Harükulade” dediği, G.Kömürcü’nün “Şimdi bişey sorucam yine efendim bu son günlerde çok fazla MİT aleyhine yazılar yazıyolar sabahta özellikle görüyorsunuz yok lastik patlatmaktan öteye geçemez yok işte Eşref vatan haini yok vesair türü şeyler yani kuruma sürekli saldırıyolar anladığım kadarıyla burda başkalarını değiştirmek için yapıyolar. Müsteşarı değiştirmek için zemin hazırlıyolar ben yanlış mı tespit ediyorum yani Sabahta olması Fettullahçı grubun olması” dediği, H. Tolon’un “Doğrusunu söylersek mutlaka yanlış bişey tespit etmiyo yada tespit etmiyorsunuz ancak tabi yalnız başına değiştirmek değil MİT i fonksiyonsuz kılmakta var bunlar tabi kendi hedeflerine yürürken kendi önlerindeki bariyerlerden çok ciddi çok önemli olanlardan biri MİT” dediği,

Tape No:6252 da kayıtlı 25.03.2008 saat:15.36 da M. Ç. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Star tv yönetim değişikliğinden sonra hem reyting ile hem haber programıyla hemde sizin ve Sayın Dündar ın gelişiyle herkesin gönlünde eskisinden çok farklı bir taht kurduğunuzu ifade ettiler” “… bizim sözcümüz burada selamlarını iletiyorlar” “Bülent bey efendim” “Basınla temas sağlayan arkadaşlarımız buradalar” “Şu saaten itibaren dilediğiniz an dilediğiniz yerde olacaklar ….” dediği, M. Ç.’in “… ayın 12.siydi dimi bu miting” dediği, A. H.Tolon’un “12.si ama siz tabi biz size verdiğimiz sözde durucaz,siz bunu açıklamadan kimseye bildiri vermiyoruz” dediği, M. Ç.’in “tamam sağolun paşam o zaman şöyle yapalım ben yarın sabahtan Bülent beyimi arıyım” dediği, A. H. Tolon’un “Bülent bey Bülent beyde burda Selda hanımda burda Selda hanım basın komitesi başkanımız” “Selda hanım kaçtan arasın Murat bey sizi” diyerek Selda isimli şahsa ait olduğunu söylediği 0 532 724 …. numarasını verdiği, devamında “S.T. T.” “… bütün bu çalışmanın basın komitesi başkanı” dediği,

Bahse konu görüşme ile alakalı sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta;Murat Ç. star televizyonu Ankara temsilcisi olduğunu, konuşmanın 12 Nisan 2008 mitingine ilişkin olduğunu, Murat Ç.’in bu mitingin ilk duyurusunu biz yaparsak memnun oluruz dediğini, kendisinin de ona Ulusal Platformlar Güç Birliğinin basınla ilgili personelinin ziyaret edeceğini söylediğini, daha sonra Murat Ç.’in ziyaret edildiğini,

Tape No:6254 de kayıtlı 25.03.2008 saat:22.21 de Ufuk Mehmet Büyükçelebi ile yaptığı görüşmede; A.H. Tolon’un “… yakında başka bir dostumla seni tanıştıracağım, az kaldı, tam sayfa manşet olacak…” “Aramışlar bizimkiler sizin Mehmet Beyle görüşmüşler, bugün uzun uzun toplantıda anlattılar.” “.. bir sürprizim olacakki, işte o zaman havaya uçacaksın Ufuk Bey dostum.” “… bugün adınızı andı hem sizin hem yanınızda çalışan o dostumun.” “Siz sevilen sayılan insanlarsınız. Zannetmeyin öyle unutuldunuz. … Kara ile başlayan sizin yakınınızla” “Gerekli konuşmayı uzun uzun yaptıklarını biliyorsunuz herhalde değilmi” dediği, U. M. Büyükçelebi’nin “Daha önceki konuşmayı diyorsunuz değil mi efendim.” dediği, A. H. Tolon’un “… ben bugün de oradaydım, siz aranırsınız, sorulursunuz, müsterih olunuz. Ama bak bir yerine not et. Bir gece aramıştım demiştiki de, ya ben sana bir şey söyleyeceğim, bir gün manşet olacak, şimdi söylüyorum işte sana.” “ … hemen gel. Yalnız benimle değil, dostlarımla da görüş.” dediği, U. M. Büyükçelebi’nin “… Bir Numaradan Gelmedi Daha Çağır....” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır burdayım bak, bugün diyorum oradaydım bak.” “Yav adam gidiyor geliyor, bilesin, bak bugün oradaydım diyorum bak.” “Ben açtım. Hem sizi hem de yanınızdaki” “Eski dostu söyledim, oldu mu” dediği,

Bahse konu görüşme ile alakalı sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta; Burada iki konu geçtiğini, bir tanesinin yine 12 Nisan mitingiyle ilgili destek talebi için giden, tertip komitesi yetkililerinin, Mehmet beyle görüştüklerine ait bilgi olduğunu, İkincisinin ise Genelkurmay Başkanından talep ettiği, randevu için genel sekreter nezdinde, röportaj için tavasutta bulunmasını talep ettikleri, kendisinin de şuan genelkurmay da olduğunu söylediğini,

Tape No:6259 da kayıtlı 26.03.2008 saat:22.06 da Ufuk Mehmet Büyükçelebi ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “..dün ben … buradaki arkadaşınızla beraberdim” “Müsterih olun, yani konuşuldu” “… hata dediki ben onları o kadar sever sayarım ki, onların bağlı olduğu amcayı davet ettim buraya, onlar için konuştum ben dedi.” dediği, U. M. Büyükçelebi’nin “biliyorum, biliyorum…” “......yarınki gazeteye iyi” “Birinci ve ikinci manşeti okuyup” “...... iki manşeti bir araya getirip okumanızı istiyorum.” dediği, A. H. Tolon’un “Tamam yarın platform toplantısında konuşuyoruz onu.” dediği, U. M. Büyükçelebi’nin “Ben bu ahlaksızları manşet yaptım.” dediği, A. H. Tolon’un “ efendim köşe tutuculardır onların adı tutucu” dediği, U.M. Büyükçelebi’nin “.. Şimdi cevap versinler, şimdi devam ettireceğim ağızlarına sıçacağım, madem öyle.” dediği, A. H. Tolon’un “Yaşayasın, öptüm seni.” dediği, görüşme ile alakalı beyanında konuyu hatırlamadığını,

Tape No:6263 da kayıtlı 27.03.2008 saat:16.39 da M. Ç. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Efendim saygılar sunuyorum Tolon” diyerek kendisini tanıttıktan sonra, “… biliyorum meşguliyetinizi” “Kendi platformumuzda şimdi de UPEK yani sizi ziyaret eden” “Sayın baş sözcümüz ve hanımefendinin bulunduğu geniş katılımlı toplantıda bir kez daha dün akşamki yayını izledik” “Ve aynen şu sözcükler tırnak içersinde ifade edildi bi konu bu kadar ayrıntısıyla bir görüşmede benimsenebilir ve bu kadarda güzel kamuoyuna aksettirilir” “Yani bu arkadaşı biz dost olarak kazanmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz dediler” “Bende dedim ki o benim 20 senelik dostumdur” “... yanlız şahsınızı değil tabi dostum eski bir çalışma arkadaşımız olan Sayın Dündarı da” dediği,

Görüşme ile alakalı beyanında, konu yine 12 Nisan mitingiyle ilgili olduğunu, UPEK Ulusal Platformlar Eş güdüm Komitesi olduğunu, sözcüsünün de Bülent… bey olduğunu, mitingle ilgili mülakat yapıldığını, kendisinin de Murat Ç. ile teşekkür amaçlı görüştüğü,

Tape No:6305 de kayıtlı 28.04.2008 saat:13.19 da Ufuk Büyükçelebi ile yaptığı görüşmede; U.Büyükçelebi’nin “Değerli Paşam ben Bir Numaraya gitmek istiyorum Çolakoğluna da ben geçen hafta ilettim haber vereceğim dedi” dediği, A.H. Tolon’un “Söyleyeyim söyleyeyim” dediği,

Bahse konu görüşme ile alakalı sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta; Çolakoğlu’nun Genelkurmay genel sekreteri olduğunu, Ufuk Büyükçelebi’nin, Genelkurmay Başkanı ile röportaj yapmak için talepte bulunmakta olduğunu söylediği,

Tape No:6306 da kayıtlı 28.04.2008 saat:20.51 da O. A. ile yaptığı görüşmede; O. A.’ın “Güzel bir miting oldu Tuncer bey yönetti mitingi çok selamları saygıları var güzel bir çalışma yaptı” “Çifçimizin yüreği yanık ordaki arkadaşların hepsinin selam ve saygıları var iyiler çalışıyorlar” dediği, A. H. Tolon’un “… Ulus gaztesiyle ilgili kulağıma gelen ee bilgiler ve çıkan dumanlardan rahatsızım” dediği, O. A.’ın “Valla çok sıkıntıda gazete ..” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır ben onun gereğini yaptım hiç merak etmeyin” “gereğini fevkalede yaptım” dediği, O. A.’ın “sıkıntılı dediğim hani satış yönünde büyük sıkıntıdalar” dediği, A. H. Tolon’un “ yalnız sıkıntıda değil personeline yaptığı davranıştı biz oroyo arkadaşlarımızı takir edilsin diye vade birileri balkondan baksın diye perazente etmedik” “bizim arkadaşlarımız amoterce fedekarlık her şey amoter yani” dediği, O. A.’ “evet var orada şey var evet inşallah o şey Rüveyde mi demiştiniz” dediği, A. H. Tolon’un “ evet rüveyde hanım arayacak sizi” “Bayhan hanım bana telefon etti dedim ki bizim o Antep mi tamam o bizim ekipten verebilir dedim” dediği,

Bahse konu görüşme ile alakalı sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta; O. A.’ın emekli Kurmay Albay olduğunu, İzmir de ADD üyesi olduğunu, bir çok sivil toplum kuruluşunda, değişik görevleri olduğunu, Ulus Gazetesinde köşe yazarı olduğunu, Ulus gazetesinin şu an görevde ayrılmış olan eski yazı işleri müdürünün, İzmir’e yaptığı ziyarete, yine oradaki sivil toplum kuruluşlarındaki bazı kimseleri çok üzmüş olduğuna dair şikayetlerden söz edildiğini,

Tape No:6310 da kayıtlı 02.05.2008 saat:13.35 da Ü. İ. ile yaptığı görüşmede; Ü. İ.’ın “Efendim General KÖTLER diye bir adam var bu adam bu GSG-9 u icat eden adam onun yanında çalışan Almanlar İş adamları Güvenlik ile biraz ilgileniyoruz ya bunlar Türkeyiye gelecekmiş askerlerin Leventte filan Golf Klübünün dediler bende Asker bu kadar meraklı olsada Leventte Golf kulübü olmaz filan meğerse Harp Akademisinin Golf kulübü varmış” dediği, A. H. Tolon’un “ Var Harp Akademilerinin içindedir orası ama şeye bağlıdır Golf Federasyonuna bağlıdır Harp Akademilerinin Hudutları içindedir evet” dediği, Ü.İ.’ın “Peki burda Pazar günü Golf oynamak için kim izin verebilir” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır zaten kendileri izin alırlar oraya ya abonedirler kartları vardır oraya nasıl Golf kulübünün üyeleri geliyor ancak hangi günler onlara açık hangi günler askere açık onu bilmiyorum onu öğrenmem lazım size Harp akademilerinden” “Ama şimdi değil yarın öğrenebilirim onu” dediği, Ü. İ.’ın “Tamam Paşam inşallah bu Pazartesi Salı bir oturup Yemek yeriz Paşam” dediği, A. H. Tolon’un “Siz iş yerinizde misiniz” “…Basında Üstadsınız Yıllarında Genel Yayın Yönetmenliğiniz var bizim bu Ulus Gazetesi ne olacak” “bir tane ulusumuz var iki tane yok ki” “nasıl çıkmıyor çıkmaz olurmu o çıksın diye ben sabahları 6 da alıyorum gazeteyi posta kutularına dağıtıyorum ya” “ne lazımsa Üstad bir defa şöyle ben Sayın İNANÇ ın çevresinden 100 tane abone bekliyorum en az” “yıllık 35 kağıt eve teslim daha ne yapalım yani” “niye zarar mı gördünüz bak koskoca imparator yarattınız gazeteci olarak” dediği, Ü. İ.’ın “imparatorluktan kastınız A. D. ise” dediği, A. H. Tolon’un “ evet” dediği, Ü. İ. “vallahi bunların içinde en namuslusu o” “yani oturupta bir H. Ü. i nasıl met ettiklerini bir okusanız” “hiç olmazsa öbür tarafta bu Ertuğrul filan biraz utanıyor insan içine nasım çıkarız diye” “birde orda Y. Ö. diye bir adam var baya önemli bir adam” “yani Emin’in birde yerini dolduruyor” dediği,

Bahse konu görüşme ile alakalı sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta; Ü. İ.’ın eski bir gazeteci olduğunu, aynı zamanda Adalet ve Yargı muhabirleri Derneği başkanı olarak bildiğini, Yine sokak çocuklarını suç ve suçlulardan Koruma Derneği Başkanı olduğunu, 1989 yılından bu yana tanıdığını, Ulus gazetesinin yazı işleri müdürlüğünden ayrıldığını, gazetenin haftalık çıkartılmasından, aylık çıkartılması dönüşme aşamasında nasıl bir destek sağlanabileceği konusunu görüştüklerini,

Tape No:6327 de kayıtlı 09.05.2008 saat:13.20 de Ufuk Büyükçelebi ile yaptığı görüşmede; U. Büyükçelebi’nin “… efendim sabahleyin aradı şey” “..bu ara bir yoğunluk varmış 20-24 arası diye …” dediği, A.H. Tolon’un “Ben konuştum 2 Yıldızlı ile oda Büyük ile konuşur bildiririm dedi” dediği, U.Büyükçelebi’nin “evet sabah aradı” dediği, A. H. Tolon’un “Bizim Platformun toplantısında bir olay anlattı bu İstanbulda Atatürk Havalimanında Kadınların geçişi sırasında çok farklı iki uygulama yaşandığını hatta bir olaya sebebiyet verdiklerini efendim işte çeketinizi çıkarın kemerinizi çıkarın papucunuzu çıkarın denirkin” “Birilerine bu denmediği efendim niye demiyorsunuz bizden Terörist kuşkusu alıyorsunuzda onlarda birşey olmaz mı bu kılıkları ile kıyafetleri ile dendiğini ve çıkarmıyorum hayır diye tepki gösterdiğini çağırın Polisi Tutanak tutsunlar dediğini” “tutanaklar falan bu bir gündeme taşınamazmı yani” “ben hemen temas kurar sizi aramasını sağlarım” dediği, U. Büyükçelebi’nin “tabi tabi sevinirim isim vermeyeyim olayı anlatsın yeter” A. H. Tolon’un “ Gücünüze güç katın” dediği, buradan da hem gazetecileri hemde muhbirleri yönlendirdiği anlaşılmaktadır.

Tape No:6316 da kayıtlı 15.05.2008 saat:14.29 da M. E. Ç. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Efendim Tolon size derin saygılarını sunuyor …” “…. ordan oraya koşmak ile meşgulüm o toplantıdan o toplantıya…” “bu arada çok sevgili çok değerli arkadaşınız babasını kaybetmiş o vesile ile ona da ulaşamıyorum bu ara size de başsağlığı dileklerimi iletiyorum” dediği, E. Ç.’ın “sağolun paşam çok teşekkür ediyorum” dediği A. H. Tolon’un “ Bekir bey için söylüyorum” “Şimdi her tarafta bu Ulus Gazetesinin yaygınlaşması için bir platform olarak yani Türkiye’deki tüm kadın platformlarını bir araya topladık biliyorsunuz emek veriyoruz onu ben bütün Garnizonlara vesaire filan iletiyorum onlarla da zaman zaman görüşüyorum biliyorsunuz bir vatansever adam çıktı üstlendi işte aslında Gazeteci değil bu Oktay bey dünyanın masrafını yapıyor işte, Gazeteyi çıkarıyor bu Gazete günlük değil biliyorsunuz haftalık adrese dağıtılıyor Atatürk’ün kurduğu Milli Mücadele Gazetesi” “şimdi bunlarla geçen gün konuşurken bugün yine toplantıda bunu soracaklardı bana da ben geciktim bu sefer” “Hemen sizden söz ettiler dediler ki işte bu arada bir parantez açıyorum burda durdurursanız bir parantez açıyorum benim konuşmamı duyuyor şimdi hanımefendilerin pek çoğu burda” “Ben bir dakika önce sizi ararken yanlış numara çevirmişim bir numara yanlış çevirdim herhalde” “: Bir bey çıktı sesi benzettim ama yani yakınınızda çok affedersiniz ben Sayın Emin Ç. ile görüşmek istiyordum yanlış mı aradım acaba dedim” ,“Beyefendi dedi keşke Sayın Emin Ç. burda olsa dedi bak şimdi adamın birisi yani söylüyor sonra dedi bizde onu arıyoruz dedi”,“Dedim ki bende işte görüşmek istiyorum ha şunu da sordu E. Ç. mı dedi evet kendisi dedim bizde onu arıyoruz bizde onun hayranıydık okurduk ama dedi onun tabirini kullanacağım onu Hürriyetten kovdular” , “bende dedim ki o tabir onundur eğer onlar”, “Onu kovan kafa gücü yetse bizi memleketten kovar dedim şimdi hanımefendiler olduğu için söyleyemiyorum o adam dedi ki hani bir tabir var ya belki manasında belki kovarlar dedi böyle bir konuşma şimdi dönüyorum Ulusa efendim neyse size ulaştım ben şimdi Ulusta Nevzat bey Cengiz bey işte oranın ... konuşurken dediler ki acaba zaman zaman çünkü bir E. Ç.ın bize” “Dediler ki konuşma sırasında ya Sayın Emin Ç. acaba bize zaman zaman yani bu işi bunu desteklemek için bu işi bu çünkü Atatürk çizgisindeki tek yayın yapan şey bu şimdi Gazete arada bir bize birşey yazsa yani onun adını duyanlar hı Sayın Emin Ç. derlerde biraz Türkiye’ye yayılırız valla bende bunu iletirim dedim size bu konuyu iletiyorum”, “sana iletmiş oldum onlarım bu ricasını” dediği, E.Ç.’ın “tabi tabi fakat şey şimdi ben bilmiyorum benim söylediklerimi kimse duymasında” “şimdi bu yani hiç sıfır olan bir ayağa kaldırmak çok zor bir iş şunu söyleyeyim” dediği, A. H. Tolon’un “ yok o kadar değil yani o kadar değil tabi haklısınız onlar zaten burda yani o ekip yokta bizim Yönetim kurulunda bir hamınefendi var şimdi şunu söyleyeyim şimdi biz hep şunu konuşuyoruz ya yeni yetişen nesil Cumhuriyet ilkelerine Cumhuriyetin kuruluşuna Atatürkçü değerlere ilke ve inkılaplarına devrimlere pek aşina değil hatta testler falan yaptık inanılmız rakamlar çıktı 1000 kişiden 6 kişi nutuk okumuş inanamadık biz yani inanılmaz şeyler şimdi bunu bir yayın yoluyla tabi yoksa bir Günlük gazete olması filan şey değil hani birazcık böyle şey çeker mi bu bütün Türkiyeye dağıtılıyor ya adrese gidiyor bu ulus Gazetesi siz bilirsiniz” dediği, E.Ç.’ ın “abone sistemi ile falan filan şey olmaz paşam şimdi kaç satıyor ulus bilmiyorum 2-3 bin satmıyordur”,“yani zor bir olay hani var olan bir gazeteye böyle asılmak bence daha şey olur” dediği, A. H. Tolon’un “Tercümanın öyle yanını okudunuz mu Ufuk var ya Ufuk çağırdılar onu Ufuğa değil esas Patrona dediler ki bu yayınlanmasın o kadarını biliyorum bu artık yayınlanmasın dediler” “Hayır şeyini içindeki köşeleri değil şimdi ben tabi takip ediyorum köşelerde serbestler yani zatıaliniz tabi size kimse değilmi yani köşelerinde serbestler köşe yazılarında Manşette yumuşaklar” dediği, E. Ç.’ın “Kısıtlılar Evet yani işte çizgi değiştirdiler derken onu kastediyorum yani öyle bir olay ki şimdi Paşam burda şey yapan yani benim gördüğüm onlar benim zaten eski yazıları falan yayınlıyorlar” “Şimdi en korkmayan şey Sözcü yani onu görüyorum şuanda şeyde Basında Cumhuriyet zaten yani kendi içinde bir sürü sorunları olan gazete hırlaşıyorlar kendi aralarında falan filan işte İlhan abinin şimdi yokluğu bilmem neyi falan filan derken yani o Cumhuriyet için aynı şeyi söyleyemiyorum şimdi dolayısı ile” dediği, A. H. Tolon’un “ dikkat buyurduysanız hiç şey demedim orası için demedim çünkü bir türlü bir yere ulaşamadı yani” “şimdi Sayın Çölaşan belki ben eksik ifade ettim o hani devamlı bir köşe yazma tarzında değil hani arada sırada böyle misafir falan oluyor ya bir şey gibi” “size aktarılacak çok bilgi var” dediği, E.Ç.’ın “ tamam paşam tabiki ne zaman isterseniz” dediği,

Tape No:6340 da kayıtlı 22.05.2008 saat:18.18 da Tuncay Özkan ile yaptığı görüşmede; Ahmet Hurşit Tolon’un “… bak şimdi burada bizim Yönetimin tanıdığın bütün hepsini tanıyorsun yönetimin bütün Muhterem Hanımefendileri burada” “Biz artık senin yürüdüğün yolda yanında olduğumuzu bir kez daha teyit ediyoruz” “Ama bizim müşterek bir ricamız var” “Şimdi biz bir cenaze törenine katıldık orda senin ve benim çok can dostumuz Emin Ç. ile beraberdik” “O zatıaliniz ile birşey konuşmuş bu yarın akşam çıkacağınız SKY TÜRK de bir Program var” “Şimdi birisi Yüzde Elli iştirak etti size Pazar günkü Programında”,“Şimdi bizim gönlümüzden geçeni size dostunuz olarak söylüyorum” “Eğer doğrudan onu muhattap alırda” dediği, Tuncay Özkan’ın “Asla Paşam asla” “Yüzde yüz haklıyım”,“Ama Yüzde yüz kararlıyım ne CHP ile neden bizim cenahtan bir tek kişi ile kavga etmeyeceğim Paşam” dediği, A.H. Tolon’un “Bak ben sana bir şey söyleyeyim mi hep kazanacaksın işte yine kazandın şimdi ben arkadaşlarıma duyuracağım,hanımefendilere çünkü bizim bitişik kulvarlardaki insanlara ihtiyacımız var bu sana yeter mi" dediği, Tuncay Özkan’ın “Paşam tabiki ben dün İlhan abiyi de ziyaret ettim ona da anlattım” “Benim kavgamın kiminle olduğu belli” “Eğer ben bu kavgadan dönersem eğer ben satış işlemini maddi bir menfaat veya başka birşey için yaparsam” dediği, A.H.Tolon’un “…biz yanındaki yerde yürümeye devam ediyoruz” “beni bir defa daha mutlu ettin ama sen onun hatasından geri dönmesini sağlayacaksın” dediği, bahse konu görüşme ile alakalı sorulan sorulara vermiş olduğu cevapta; Emin Ç. ve Mustafa Balbay, her Pazar saat:1100 da ART Televizyonunda program yaptıklarını, bu programlardan birinde, Balbay, televizyonunu sattığı için Tuncay Özkan’ı ciddi şekilde eleştirdiği, bunun üzerine Tuncay Özkan’ın da bir konuşması sırasında, SKY Türk te yapacağı programda, Mustafa Balbay’a misli ile karşılık vereceğini, Emin Ç.’ye aktardığı, Emin Ç.’de kendisine herhangi bir şekilde, Özkan ile görüşürseniz, bu şekilde karşılıklı kavganın fayda getirmeyeceğini, zararlı olacağını hatırlatmasını istedikleri şeklinde beyanların bulunduğu,

Tape No:6341 da kayıtlı 22.05.2008 saat:18.28 da M.E.Ç. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Görüşmeyi yaptım müsterih olunuz yarınki programda ne sözü geçen kişi nede kuruluş onun hedefi olmayacak bir tek kelime etmeyecek” dediği, M. E. Ç.’ın “…iyi güzel tamam çok güzel” “İyi karşı tarafın ekmeğine yağ sürmenin anlamı yok” dediği, A. H. Tolon’un “… hem karşı taraf var hemde şunu söyledim işte bizim hanımefendiler hepsi burda bizim komşu kulvarlarda yan yana yürüyen ve koşanlara çok ihtiyacımız var” “Yanımızda kulvarların çok olmasını istiyoruz” dediği,

Tape No:6339 da kayıtlı 18.05.2008 saat:20.24 da Tuncay Özkan ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Ben seni kucaklarım en az 1000 defa aradım ulaşamadım mesajda bıraktım biliyorum çok yoğunsun” dediği, T. Özkan’ın “Paşam telefonumu kullanamıyorum” “Şuanda açıldı ben Çorumdaydım Çorumda Türkmen şenliklerindeydim” dediği, A. H. Tolon’un “Biliyorum ben seni takip ediyorum”, “Ben Salihli Malihli ... ben Yaşar O. ile falan konuşuyorum şimdi önce şöyle söyleyeyim kim ne derse desin kim ne derse desin sen Tarihe geçtin arkadaş” “Bir dakika arkadaş sen tarihe geçtin bir daha söylüyorum sen bizim gönlümüzdeki yerinde oturuyorsun” “Nereye satacaktım” dediği, T. Özkan’ın “Ya Paşam almadılar ya” dediği, A.H. Tolon’un “aldılarda vermedin mi kardeşim yani” dediği, T. Özkan’ın “Yani Paşam anlatsam var ya anlarsınız ya” “Paşam bedava vereyim dedim dedim ki şunu alın almıyoruz dediler bana ne dediler biliyormusunuz Paşam Siyaha düştün kapansınki sen Cezaevine düş ki Siyaseten Başarılı olun siz delimisiniz dedim ya” dediği, A.H.Tolon’un “Şimdi ben sana birşey söyleyeyim mi bugün Lütfen bak bak neler oluyor Bugün lütfen bir Vatan gazetesinde Y. B.’u oku oku niye çıkmadı orda konuşmadı ben biliyorum ben sebebini ama ne yazıyor orda 5 Bin kişi varmışta o adamlar orda yokmuşta olmaz olurmuyuz be Sahnenin dibinde nöbet tutuyoruz ya” dediği, T. Özkan’ın “Paşam 5 Bin kişi değil 1500 kişi Ispartada değilki 1500 sadece 1 kişi bile olsa yine konuşurum Paşam” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır şimdi Yürekten bahsediliyorda oraya bir ara fırsat olunursa Bin tane işin var kim bilir nerelerdesin” “Bak arkadaş birşey söyleyeyim kim ne derse desin en azından ben işin başından şu noktaya kadar biliyorum bugün herhalde E.Ç.ı falan izlemişsindir” dediği, T. Ö.’ın “Valla Mustafa Balbaydan bahsettiler midem bulandı paşam ya” dediği, A. H. Tolon’un “Hayır onun şimdi kafası şeye diyor ama arkasından diyor ki keşke ona vermeseydi diyor bak şimdi hep o keşkeler var hatta şöyle birşey dediler herhalde dinlemişsindir ya bir ara otursa Sayın ÇÖLAŞAN da dediki ben dinledim e zaten dedi çıktı bende dinledim seni saatlerce anlattı dedi anlattı bende şimdi Millete anlatıyorum burda ya diyorum ki kardeşim evdekiler dahil anlatıyorum bu adamcağız bunu satmazsa süründürürlerdi içeri alırlardı” dediği, Tuncay Özkan’ın “Tabi paşam bundan sonrasını beklemeden niye böyle bir davranış içindeler üstüne Pazartesi günü Bizim Kanal olarak Televizyon yayınına başlıyoruz” “Bütün bunlar herşey ayarlandı benzinimiz bitmişti arabamızı sattık yeni model araba aldık benzin koyduk yolumuza devam ediyoruz” dediği, A.H.Tolon’un “Gözüm benim Ankaraya gelirsen beni ara lütfen” dediği, T.Özkan’ın “Memnuniyet ile Paşam yalnız size bir bilgi vermek isterim 2 gün önce beni E.Ç. aradı emin abi bana dedi ki Tuncay bizim Programımıza çıkmanı ve konuşmanı istiyorum bende Emin abi dedim memnuniyetle bugün için dün aradı beni dediki Tuncay şimdi sen anlarsın ne olduğunu senin çıkmana izin vermediler arkadaş özür diliyorum sana dedi benden dedi” dediği,

10.ŞÜPHELİ BEYANLARI
Şüpheli Gürbüz Çapan’ ın emniyet beyanında; Ahmet Hurşit Tolon’ u isim olarak bildiğini, herhangi bir tanışıklığı ve ilişkisinin olmadığını,

Tape No: 8001 de kayıtlı 01.07.2008 günü saat:20.36 sıralarında M.G. ile yaptığı görüşme sorulduğunda; İstanbul Milli Eğitim Müdür Yardımcısı M. G. ile yaptığını, M. G.’ in Şener Eruygur ve Hurşit Tolon ile ilişkisinin olmadığını, görüşmenin sarhoş muhabbeti olduğunu beyan etmiştir.

Şüpheli Ahmet Tuncay Özkan’ ın emniyet beyanında; Ahmet Hurşit Tolon’ u 1. Ordu Komutanlığı döneminde tanıdığını, daha sonra sivil toplum örgütleri çalışmalarında görüş alış verişinde bulunduklarını, Ankara da toplantılara katıldıklarını, Miting düzenlediklerini, koordinasyon toplantılarının içinde yer aldığını, kendisiyle ilgili basında fazla yer verilmediği için sitemde bulunduğunu, Hurşit Tolon’ un,Kanaltürk televizyonunda program yaptığını hatırlamadığını,

Tape No: 6340 da kayıtlı 22.05.2008 günü saat:20.36 sıralarında Hurşit Tolon ile yaptığı görüşme sorulduğunda; Kanaltürk’ü,Fettullahçı olduğu iddia edilen A.İ.’ e satmış olmasından dolayı Cumhuriyet gazetesi yazarları Mustafa Balbay ve C. A.’in kendisini ağır bir şekilde eleştirdiğini, Mustafa Balbay’ ın, E. Ç. ile birlikte ART de yaptığı programlarda ağır bir şekilde eleştirdiğini, E.Ç.’ın kendisinin televizyona çıkarak açıklama yapmasını istediğini, ancak Mustafa Balbay’ ın bunu istemediğini E.Ç.’ dan öğrenince Hurşit Tolon ile bu görüşmeyi yaptığını, Hurşit Tolon’ un yanınızdaki yerde yürürken derken manevi destek vermek için söylemiş olabileceğini,

Tape No:4294 de kayıtlı 13.03.2008 günü saat:21.54 sıralarında Hurşit Tolon ile yaptığı görüşme sorulduğunda;23 Nisan haftası olması nedeniyle çeşitli sivil toplum kuruluşlarının Ankara da düzenleyeceği ulusal egemenlik mitingi hakkında yaptıkları görüşme olduğunu, Hurşit Tolon’un, katılacaklar hakkında bilgi verdikten sonra, bu faaliyetin televizyonda duyurulmasını istediğini,

Tape No:7515 de kayıtlı 17.03.2008 günü saat:16.48 sıralarında Hurşit Tolon ile yaptığı görüşme sorulduğunda;12 Nisan da yapılacak miting ile ilgili görüşme olduğunu, kendisinin miting de konuşmacı olmasına karşı çıkıldığı için kendisiyle görüştüğünü, daha sonra Hurşit Tolon ile buluşup buluşmadığını net hatırlamadığını,

Tape No:7516 de kayıtlı 17.03.2008 günü saat:16.52 sıralarında Hurşit Tolon ile yaptığı görüşme sorulduğunda; görüşmedeki Erdal Şener’ in Genel Kurmay Başkanlığı eski baş hukuk müşaviri olduğunu, emekli olduktan sonra tanıdığını, Hurşit Tolon ve Erdal Şener ile buluşup buluşmadığını hatırlamadığını,

Tape No:7590 da kayıtlı 12.04.2008 günü saat:14.53 sıralarında Evrim Bayraka ile yaptığı görüşme sorulduğunda; 12 Nisan mitinginde bazı şahısların konuşma yapmasını istemediğini, bu konuyu kendisine söyleyen Hurşit Tolon’ a da söylediğini, Evrim Bayraka ile bu konuyu görüştüklerini,

Tape No:7889 da kayıtlı 18.04.2008 günü saat:20.24 sıralarında Hurşit Tolon ile yaptığı görüşme sorulduğunda; Görüşmeyi hatırlamadığını, Turan Çömez ile bir kez canlı yayın programı sırasında görüştüğünü,

Tape No:7735 de kayıtlı 01.07.2008 günü saat:08.43 sıralarında Adnan B. ile yaptığı görüşme sorulduğunda; iddiaların tamamen gerçek dışı olduğu, şahsına yönelik kasıtlı tutumun devam ettiğini, Hurşit Tolon’ un oğlunun Bahçelievler’deki evinin kapısının kırılarak eve girildiğine dair suç duyurusunun mevcut olduğunu, yalan haber yapılmasının söz konusu olmadığını, Hurşit Tolon ile yaptığı görüşmeden sonra Türkiye de sebep sonuç ilişkisi incelendiğinde herhangi bir provakatif eylemin olmadığını,

Şüpheli Kemal Aydın’ ın emniyet beyanında; Ahmet Hurşit Tolon’ u, Ege Ordu Komutanlığı ve 1. Ordu Komutanlığı yapması nedeniyle medyadan tanıdığını, herhangi bir görüşmesinin ve diyalogunun olmadığını,

19 numaralı belgede yazan, resim kareleri, Finans para kaynağı, Em. Md Bd. Bşk., ADD.9 masonlar bu adla, Mason locaları, Mart-20 Kent otelde Atatürkçü masonlar Hurşit Paşada vardı. şeklinde not sorulduğunda; Notta yazan Hurşit paşa sözü ile emekli Organeral Hurşit Tolon’ un kast edildiğini, ancak notu hatırlamadığını,



Şüpheli Evrim Baykara’ nın emniyet beyanında; Hurşit Tolon’ u tanımadığını,

Tape No:7590 da kayıtlı 12.04.2008 günü saat:14.53 sıralarında Ahmet Tuncay Özkan ile yaptığı görüşme sorulduğunda; görüşmeyi hatırlamadığını, ancak mitinglerle ilgili görüşmelerden biri olabileceğini, miting de kürsüye kimlerin çıkıp çıkmayacağına ilişkin konuşma olduğunu, anladığı kadarıyla Tuncay Özkan ve Hurşit Tolon ve kim olduğunu bilmediği, kaçakçı karı diye bahsettiği kişilerin kürsüye çıkmasını istemediğini bildiğini,



Şüpheli Tanju Güvendiren’ in emniyet beyanında; Ahmet Hurşit Tolon’ u,Genel Kurmay Askeri Savcısı olması nedeniyle tanıdığını, Futbol Federasyonun tahkim kurulu adayı olmayı düşündüğünü, Hurşit Tolon’ un da H. D. ile dostluğunun olduğunu öğrendiğini, Hurşit Tolon’ dan referans olmasını istediğini, Ankara Merkez Ordu evinde görüştüklerini, Hurşit Tolon’ un yanında H. D.’ ı telefon ile arayıp kendisinden bahsettiğini, daha sonra H. D. ile görüştüğünü, ayrıca Hurşit Tolon ile bir keresinde de yazıhanesinde görüştüğünü beyan etmiştir.

Şüpheli Selim Utku GÜMRÜKÇÜ’ nün emniyet beyanında; Hurşit Tolon ile bir kez ADD toplantısında karşılaşıp tanıştığını,

Şüpheli Sinan Aydın Aygün’ün emniyet beyanında; Hurşit Tolon’u emekli olduktan sonra protokollerde ve kokteyllerde tanıdığını beyan etmesine rağmen birçok etkinliği birlikte ATO tesislerinde organize ettikleri anlaşılmaktadır.



Şüpheli Habip Ümit Sayın, tutuklu Erkut Ersoy’un Bilgisayarındaki e-mail incelemesinde, 11.02.2008 tarihinde hersey-konusulacaksa@yahooogroup.com adresinden ikincikurtulus@yahoogourups.com gönderilen ERGENEKON liderinden Halka mesaj başlıklı E-postada “Tarih: 19.06.2005 …umitsayin: teknik istihbaratı dahil etmiyorum yani telefon ve oda dinleme gibi, umitsayin: onlar jandarmada, umitsayin: ……bu rapor Hurşit Tolon’a ve yaşar b.’ye verilecek … yazan dokümanlar sorulduğunda; yazışmaların genel itibarıyla doğru olduğunu,

Mail adreslerinin yapılan incelemesinde, 30.12.2007 tarihinde umitsayın@gmail.com adresinizden alaettin18@yahoo.com, dvdarsivim@yahoo.com, hidayetva@yahoo.com, HTolon@TTNET.NET.TR, avci@gmail.com, Kenzi Suner, N R, nkkaya, nkkaya1, RB, rehataskesen S.Arıkan, Sener Eruygur’un adreslerine, herkesın yenı yılını kutlar, Turkiye Cumhurıyetının hızla tasfıye edılmekte oldugu … hatta PKK'YI da BBG gıbı ızleyen bır turkıye getırmesınıdılerım!

…Turk Sılahlı Kuvvetlerı ne yazık ki Artık Mustafa Kemal'ın ordusu degıldır, …

… MİT ve TSK gibi Kurumların görevlerini yapamamalarıdır, yaptırılmamalarıdır. Bu Kurumlar Turkıye Cumhurıyetıne Ve Mustafa Kemal Ataturk'e ihanet etmıslerdır. …

Turkıye Cumhurıyetının Yıkılmasına Seyırcı Kalan Turk Sılahlı Kuvvetlerının Vatan Sevgısı Anlayısını (!!!!!!!!) Tebrık Eder,.

Kendı Isımlerını 'En Buyuk-Anıtlarla' Ozdeslestıran Komutanlar, Bırakın Anıt Olmayı Bir Mınyatür Kumbet Bıle Olamamıslardır. …

… Korkak Komutanlar ve Uc Yıldızlı-Dort Yıldızlı Kuklalar Istemıyoruz.,…yazdığı sorulduğunda;

Böyle bir mail kesinlikle göndermediğini, o günün Cumartesi akşamından Pazartesi sabahına kadar gmail.com uzantılı mail adresine girmediğini, o sırada birilerinin kendisinin mailine girerek sorulmuş maili paşaların adreslerine ya da başka yerlere bahse konu mesajı göndermiş olunabileceğini, bu konu ile ilgili Kadıköy Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, böyle bir mailin gönderildiğini K. S. ve H. V. paşaların kendi mail adresine cevaben göndermiş oldukları mesajlardan öğrendiğini, beyan etmiş isede sanık Habip Ümit Sayın’ın yaptığı görüşme içeriklerinin de benzer olduğu aynı şekilde tahrik edici konuşmalar yaptığı.

Şüpheli Mehmet Ufuk Büyükçelebi’nin emniyet beyanında; Hurşit Tolon’u yaklaşık 6 yıldır tanıdığını, katıldığı bir resepsiyon sırasında Ege Ordu Komutanı olduğu dönemde tanıştıklarını, dostane bir ilişkilerinin olduğunu, 1. Ordu Komutanlığından emekli olduktan sonra Ankara ilinde ikamet etmeye başladığını beyan etmiştir.

Tape No:4309 da kayıtlı 18.03.2008 tarihinde Hurşit Tolon ile yaptığı görüşme ile beyanında, bir numara derken Genel Kurmay Başkanı Y. B.’ı kast ettiğini, Y. B. ile Hurşit Tolon gibi samimi olduğunu, Y. B. ile aracı koymadan rahatlıkla görüşebileceğini, görüşmenin yapıldığı tarihte kendisi bir tatbikatta olduğu için Ankara’da değildi, Hurşit Tolon ve Y. B. ile ailece görüştükleri için kendisine gördüğünde görüşmek istediğini söylemesini rica ettiğini beyan etmiştir.



Şüpheli İlker Güven’in emniyet beyanında; Hurşit Tolon’u 1979 yılında ataşelik için Ankara’da istihbarat kursunda karşılaştığını, başka herhangi bir birlikteliğinin olmadığını, beyan etmesine rağmen mevcut görüşme kayıtlarında kendisiyle sürekli görüşme yaptığı Mehmet Şener Eruygur tarafından verilen talimatlar doğrultusunda Ahmet Hurşit Tolon’ ile görüştüğü anlaşılmaktadır.

Tutuklu Habip Ümit Sayın’ın alınan ek ifadesinde; şifreli teknik takip 01 ve teknik takip 02 nocode isimli word dosyalarıyla ilgili, 29.06.2005 tarihli istihbarat bilgi formu ile 7 Temmuz 2005 tarihli istihbarat bilgi formu 2 isimli belgeleri kendisinin hazırladığını, gereğinin yapılması için 1. Ordu Komutanlığı İstihbarat Başkanlığında görevli Albay M. C.’a verdiğini, Albay M. C.’ın Hurşit Tolon’un emri ile kendisinden o tarihlerde bu şeklide bir bilgi istediği için belgeleri hazırlayıp verdiğini beyan etmiştir.

Tutuklu Habip Ümit Sayın’nın Başsavcılığımızda alınan ifadesinde özetle; Hurşit Tolon ile irtibatının 1. ordu Komutanlığı yaptığı dönemde kendisini zaman zaman çağırdığını, üniversite ile alakalı bilgi aldığını, halen telefonda görüştüklerini beyan etmiştir.



Şüpheli Güler Kömürcü’nün Başsavcılığımızda alınan ifadesinde özetle; Tape No: 1411 de kayıtlı 26.12.2007 tarihinde Hurşit Tolon ile yaptığı görüşme için beyanında; bu görüşmeyi MİT ile ilgili yazacağı yazı öncesi birçok kişi ile görüştüğünü, Hurşit Tolon ile de görüştüğünü, bu görüşmede onlardan biri olduğunu, MİT müsteşarının atanması kulisleri ile ilgili güncel görüşme olduğunu, görüşmenin güncel içerikli olduğunu, beyan etmiş ise de, yukarıda mevcut görüşme içeriği göz önüne alındığında yapılacak haberin şekline kadar Ahmet Hurşit Tolon’dan talimat aldığı anlaşılmaktadır.



Tape No:6871 de kayıtlı 03.06.2008 günü saat: 09.52 sıralarında M. K. ile yaptığı görüşme sorulduğunda; ismini hatırlamadığı ancak Hurşit Tolon’a yakın olan birisinin yanına geldiğini, Hurşit Tolon’un bir siyasi parti kurma hazırlığında olduğunu, kendisinin de il başkanı olmasını teklif ettiğini, Hurşit Tolon’un işçi partisine gidişini yadırgadığı için vukuatlı derken onu kast ettiğini beyan etmiştir.



Şüpheli Adnan Türkkan’ın emniyet beyanında; Tape No:6318 da kayıtlı 05.05.2008 tarihinde S. Y. ve Hurşit Tolon’un yaptığı görüşme sorulduğunda; Hurşit Tolon’u şahsen tanımadığını, herhangi bir ilişkisinin de olmadığını, S. Y.’in Ankara ilinde öğrenci olduğunu, Türkiye Gençlik Birliğinin üyesi olduğunu, kendisiyle TGB üyeliği dışında bir ilişkisinin olmadığını, S. Y.’in Hurşit Tolon ile ne gibi bir ilişkisinin bulunduğunu bilmediğini, Hurşit Tolon’un vermiş olduğu görevin ne olduğunu bilmediğini, zaten Hurşit Tolon’un TGB’ye böyle bir görev veremeyeceğini aynı görüşmeyle alakalı savcılıkta, pe, , görüşmede bahsedilen 16-19 Mayıs da yapılacak yürüyüşlerde Hurşit Tolon’a bilgi verildiği, Hurşit Tolon’un “ben sizin için her deliğe koşuyorum” demesinden bir şey anlamadığını, kendilerine açık bir desteğini de bilmediğini, beyan etmiş ise de şüpheli Adnan Türkkan’ın aynı zamanda ADD yönetim kurulu üyesi olduğu. Bu yönüyle de Mehmet Şener Eruygur’a bağlı olarak faaliyetlerde bulunduğu anlaşılmaktadır.

Şüpheli Mehmet Şener Eruygur’un Başsavcılığımızda alınan ifadesinde; Ümit Sayın’ı ordu evinde Hurşit Tolon’un tanıştırdığını beyan etmiştir.

Şüpheli Mustafa Ali Balbay’ın Başsavcılığımızda alınan ifadesinde; Hurşit Tolon’u kamuoyunun tanıdığı kadar tanıdığını beyan etmesine rağmen kendisiyle 38 kere telefonda görüşme yaptığı anlaşılmıştır.

Tape no:5027 de kayıtlı 22.05.2008 tarihinde E.Ç. ile yaptığı görüşme sorulduğunda;

E. Ç. Tuncay Özkan’ın kanalının satışı ile ilgili SKY Türk televizyonunda E. A.’in programına çıkacağını daha önce söylediğini, kendisinin de E.Ç.’a programda kendisi aleyhinde bir şey söylemesi halinde cevap vereceğini söylediğini, görüşmeden sonra E. Ç.’ın tekrar kendisini arayıp bu görüşmeyi yaptığını, Hurşit Tolon’un Tuncay Özkan ile görüştüğünü, kesinlikle kendisi aleyhine konuşmayacağını ilettiğini, kendisinin Hurşit Tolon, E.Ç. ve Tuncay Özkan arasındaki diyalogun dışında olduğunu beyan etmiştir.

Tape no:5046 da kayıtlı 08.06.2008 tarihinde Mustafa Özbek ile yaptığı telefon görüşmesi sorulduğunda;

Görüşmeyi Mustafa Özbek ile yaptığını, bir ay önceki görüşmeden bahsettiği tayin işi ve siyasi hareket başlatma çabalarıyla ilgili görüştüğünü, kendisinin Hurşit Tolon ve Turan Çömez ile ne gibi bir diyalogu olduğunu bilmediğini, bu konuda Hurşit Tolon ile görüştüklerini kendisine aktardığı bir görüşme olduğunu,

Şüpheli Adnan Bulut Başsavcılığımızda alınan ifadesinde; Tape no:7735 de kayıtlı telefon görüşmesi sorulduğunda; bu konuda Tuncay’dan talimat almadığını, kendisine “Hurşit Tolon’un kapıları kırılıyor, bunu yay” deyince habercilik refleksi ile bunu Erdoğan A.’a söylediğini, başka bir yeri aramadığını hatırlamadığını beyan etmiştir.

Şüpheli Levent Temiz’in Başsavcılığımızda alınan ifadesinde; Sanık Habip Ümit Sayın’ın üst aramasından elde edilen 14 sayfalık dokümanın yapılan incelemesinde;

“Emin Gürses, Güler Kömürcü, Behiç Gürcihan, M. K., N.M.Y., Zekeriya Öztürk, Adil Serdar Saçan, R. T., Sevgi Erenrol, Levent Temiz, S. T., Hurşit Tolon, T. T., Şener Eruygur, Y. A., İşçi Partisi, Doğu Perinçek, M. P., Ergun Poyraz, V. S. Orhan Tunç’un da olduğu çok sayıda emekli) muvazzaf asker ve sivil kişilerin isim ve telefon numaraları bulunan A-4 kağıdın dikine ikiye ayrılmış şekilde yazılmış isim ve telefon listesi.” şeklinde yazan doküman sorulduğunda; Ümit Sayın ile irtibatını anlattığını, telefon numarasını da o dönemde yazmış olabileceğini beyan etmiştir.

M. Zekeriya Öztürk”den elde edilen nec_laptop(hitachi_30031657007 marka bilgisayar hardiski içerisindeki sayin_guler_komurcu.doc isimli dosya içerisinde; Bu Oluşumların Başındakiler ……, Emekli Tuğgeneral Veli Küçük …… AKP’li Turhan Çömez …. birinci Ordu Komutanı emekli Org. Hurşit Tolon, eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur (Atatürkçü Düşünce Derneği genel başkanı)…. NATO eski Özel Harp Dairesi'nde başkanlık görevi de yapmış olan Fikri Karadağ, …. Vatansever Kuvvetler Güçbirliği Hareketi Derneği'nin Genel Başkanı Taner Ünal, …. Yüzbaşı Muzaffer Tekin, .. emekli astsubay Mahmut Öztürk, Danıştay saldırganı Alparslan Arslan, emekli Binbaşı Zekeriya Öztürk, ….Kemal Kerinçsiz … İstanbul Ülkü Ocakları eski başkanı Levent Temiz, Türk Ortodoks Patrikhanesi'nden Sevgi Erenerol … Bekir Öztürk .. İP Genel Başkanı Doğu Perinçek, .. Sedat Peker MHP’li Mehmet Gül … ve daha pek çok kişi,

Ayrıca bu tür oluşumlara destek veren bazı kurumlar; Türkiye Kamu-Sen, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu, Toplumsal Düşünce Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği, Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Vakfı şeklinde yazan doküman sorulduğunda; Mehmet Zekeriya Öztürk bilgisinin olmadığını, isminin neden geçtiğini bilmediğini, kişinin şahsi düşüncesi olduğunu, kendisiyle alakalı olmadığını beyan etmiştir.

11.Tanık Beyanları:
17 numaralı Gizli Tanık’ın alınan ifadesinde özetle; Kuvayi Milliye Derneği içerisinde Veli Küçük’ ün Cumhuriyet muhafızları adında bir birim oluşturduğunu, işe almak istediği 1500 kişiyi bu amaçla istediğini, güvenlik şirketi görüntüsü altında bu kişilerin eğitileceğini, bu kişilerin öncülünde diğer sivil toplum kuruluşlarının da katılımı ile Ankara da meclis önünde büyük bir kalabalığın toplanacağını, toplanan insanların birden bire ceplerindeki kalpakları, bordo ve siyah bereleri takarak meclise yürüyeceklerini, kalabalığın önünde bu oluşumda yer alan Hurşit Tolon ve diğer emekli paşaların yer alacağını, meclisi koruyan askeri birliğin bu kişileri gönünce direnemeyeceklerini anlattığını, bu fikrin hayata geçirilmesi için İstanbul Yeşil direkteki tekstilcilere 10.000 adet kalpak ve bere siparişi verildiğini, bunları Veli Küçük’ ün azerbaycan’dan temin edip getireceğinin de konuşulduğunu, anlattıklarının kendisinin uydurması olmayıp bizzat Mehmet Fikri Karadağ’ ın ağzından duyduğunu, beyan etmiştir.

Bilgi sahibi Tayfun Güler emniyette alınan ifadesinde;

Emekli emniyet Müdürü R. A. U.’ın Zeytinburnu’nda bulunan askeriyeye ait ağır bakım tesislerinin altında Bizans dönemine ait altın olduğunu, altınları çıkartmak için kendisinden yardım istediğini, ilerleyen günlerde Eyüp Çeribaşı camii imamı Ö. K.’ya anlattığını, ilerleyen günlerde R. A. U., A. K., Ö.K., M. M., B. D. ile toplantı yaptıklarını, devlet kurumları ile ilişkisi iyi olan Kızılay Kartal Şube Başkanı R. C. K. den yardım almaya yarar verdiklerini, daha sonra konuya Gülhan albay, MİT’den Yavuz kod adlı M. S. ve Muzaffer kod adlı Z. A.’ın da dahil olduklarını, iki milyar masraf yaparak malzeme aldıklarını, ancak Albay Gülhan’ın daha sonra kararından vazgeçtiğini, bunun sebebinin ise kendilerinden habersiz belirtilen yerden yüklü miktarda altın çıkartıldığını, altınların zırhlı araçlarla Kemerburgaz’daki kışlaya taşındığını öğrendiğini, R. A. U.’ın bu durumu fotoğrafladığını, beyan etmiştir.

Olayı açığa çıkartabilmek için Ö. K. vasıtasıyla emekli Kurmay Albay M. Y.ve avukat G. K.’nın Ankara da emekli general Ç. U. ile görüştüklerini, Ç. U.’ın da kendilerini 1. Ordu Komutanı Hurşit Tolon’a yönlendirdiğini, Hurşit Tolon ile görüştüklerinde, Hurşit Tolon’un başından savmak için olayı geçiştirdiğini, panikleyip bozarıp kızardığını öğrendiğini, bu gelişmelerden sonra 1. Ordu Komutanlığından iddiaların doğruluğunu gösteren bir bulguya rastlanılmadığına dair Tümgeneral U. U. imzalı yazı geldiğini, bunun üzerine Trakya da iş adamı ve kolej sahibi olan R. Ç.’a konuyu anlattıklarını, R.Ç.’ın Hurşit Tolon’un yakın arkadaşı olduğunu öğrendiğini, Rasim Ç.’ı arkadaşı Ö. K.’ya sorduğunda ise “derin devletin bir numaralı adamıdır” şeklinde cevap aldığını, Hurşit Tolon’un devir teslim töreninden sonra paranın alınacağını söylediğini, ancak bu süreç içersinde herhangi bir gelişme olmadığını beyan etmiştir. Bu konuyla alakalı evrakın görevsizlik kararıyla ilgili yer savcılığına gönderilmiştir.

Bilgi sahibi Müslüm Öztürk’ün emniyet de alınan ifadesinde; Kendisinin OHAL Gaziler ve Şehit Aileleri Derneği’nin başkanlığını yaptığını, 10.04.2006 günü şehit Yarbay Alim Y.’ın Kocatepe camiindeki cenaze törenine katıldıklarını, şehit Alim Y.’ın eşinin yanına başsağlığı dilemek için gittiklerinde Hurşit Tolon ile karşılaştıklarını, kendilerine “Çocuklar burada ne işiniz var, neden bağıran grubun içinde değilsiniz” diye bir açıklama yaptığını, o dönemde şehitler çoğaldığından Hurşit Tolon tarafından sorumlusu hükümet olarak gösterildiğini, onların ortak hedeflerinin kendilerini sokağa dökmek olduğunu,

Ayrıca Hurşit Tolon’ un Ege Ordu Komutanı olduğu dönemde İzmir ilindeki bir gazi sergisine gittiklerini, burada Ege Ordu Komutanlığı Makamına topluca gittiklerini, Hurşit Tolon’u ilk defa görüp tanıdığını, Hurşit Tolon emekli olduktan sonra Y. Y. tarafından Hurşit Tolon ile bire bir tanıştırıldığını, ilerleyen günlerde Hurşit Tolon ile yüz yüze ve telefonda görüşmelerinin olduğunu, bir görüşmesinde Diyarbakır dernek başkanı Ahmet Büyükburç ile beraber Cinnah caddesi paralelinde bir arka sokakta kendisine ait yazıhanede görüştüklerini, yaptıkları görüşmelerde, şehit aileleri derneği yöneticileri olarak her zaman bir araya gelmelerini istediğini, o tarihlerdeki şehit artışının sorumlusu olarak hükümeti gösterdiğini, şehit aileleri ile hükümeti karşı karşıya getirip hükümetin istifa etmesi yönünde eylem yapmalarını istediğini,

2004 yılında Turhan Çömez’in milletvekili olduğu dönemde, hükümet tarafından şehit ve gazileri kapsayan 13 genelge 3 tane kanun çıkartıldığını, bu nedenle Başbakanı ziyaret edip plaket vermek istediklerini, Turan Çömez’in daha önceden Başbakanın özel kalem müdürlüğünü yaptığını bildiği için yönetim kurulu üyeleri Erarslan Şengül, Hüseyin Alabaş ve İsmail Bölükoğlu ile birlikte Turan Çömez’in meclisteki odasına gittiklerini, Turan Çömez’e konuyu anlatıp Başbakan ile görüşmek için yardımcı olmasını istediklerini, Turan Çömez’in “şehidimize kelle diyen Apoya sayın diyen bir Başbakana ödül mü vereceksiniz” dediğini, Turan Çömez’in Cumhuriyet Mitingleri ile alakalı sekreteri aracılığı ile kendisiyle görüşme talebinde bulunduğunu, ancak yaşamış olduğu bu olaydan dolayı amaçlarının farklı olduğunu düşünerek görüşmediklerini,

Yine Doğu Perinçek’in daveti üzerine, Bursa Dernek Başkanı Hemşire Yıldız N. ile birlikte İşçi Partisi Genel Merkezine gittiklerini, Doğu Perinçek’in yanında Vural S.’ı gördüklerini, kendilerine şehit ve gazi aileleri olarak partisinden milletvekili aday adayı olmalarını istediklerini, kendilerini idare edenlerin Türk olmadığını söyleyerek Musa’nın Çocukları isimli kitabı okumalarını önerdiklerini, Cumhuriyet mitinglerinde şehit ve gazi aileleri derneği olarak yardımcı olmalarını istediklerini, etkinlikler için kendilerinden ve partilerinden faydalanabileceklerini söylediklerini, hatta bazı şehit aile derneklerinin bu söylemlere inanıp sokağa döküldüklerini, mevcut hükümeti bu şekilde çıkmaza sokmaya çalıştıklarını, bu görüşmeden sonra Yıldız N.’ın Diyarbakır’dan bağımsız milletvekili adayı olduğunu, dernek içersinden edindiği bilgilere göre Yıldız N.’ın finansörlüğünü Doğu Perinçek’in üstlendiğini duyduğunu, Yıldız N.’ın Diyarbakır’dan aday gösterilmesinin sebebinin İşçi Partisinin bu ilden seçime katılmaması olabileceğini, Diyarbakır’daki derneğe Hurşit Tolon’un girişimleriyle bir oto alındığını, parasının nasıl ve ne şekilde ödendiği konusundan bilgisinin olmadığını, otonun Bursa’dan getirildiğini, plakasının Bursa plakası olduğunu, rakam ve harf guruplarını bilmediğini,

Gazete de çıkan haberlerden sonra Hurşit Tolon’un oğlu Tolga Tolon’un kendisini cep telefonundan arayıp “açıklamalarının zamansız yapılmış bir açıklama olduğunu” söylediğini, gazete de çıkan açıklamaların tamamının kendisine ait olduğunu beyan etmiştir.

Bilgi sahibi Mehmet Ali Özaltın’ın emniyet de alınan ifadesinde özetle; 1993 yılından itibaren Türk Metal Sendikasının Manisa Şube Başkanlığını yaptığını, genel başkanları Mustafa Özbek’in talimatı ile Saruhanbey federasyonunu kurduğunu, bunun için altı derneği bir araya getirdiğini, başkanlığını kendisinin yaptığını, üyelerinin çoğunluğunun sendikaya üye kişilerden oluştuğunu, İzmir ilinde yapılan Cumhuriyet mitinglerine destek olduklarını, harcamaların sendikanın imkânları ile yapıldığını, Bursa ilinde yapılan mitinge de genel merkezin talimatı ile zorunlu olarak katıldıklarını, 24.06.2007 tarihindeki Bursa mitingine gittiklerinde oradaki tüm talimatları HURŞİT Tolon’dan aldıklarını, konuşmacıların sırasını bile Hurşit Tolon’un belirlediğini, otobüslerin parasını da baskı ile işverenden sağladıklarını, ancak toplu sözleşmelerde sorun yaşanmaması için bu isteklerine yerine getirdiklerini, İstanbul ilinden katılanlara en büyük desteği Koç Grubu’nun sağladığını,

2007 yılı Aralık ve 2008 yılı Mayıs ayı içersinde Türkiyem Topluluğu üyeleri siyasi parti kurmak için üç gün Ankara ilinde Büyük Anadolu otelinde toplantı yaptıklarını, toplantıya Hurşit Tolon, Osman Ş., Alaaddin P., Mustafa Balbay, Profesör Dr. Yaşar H.’nun katıldığını, bu toplantılarda mevcut hükümete karşı yeni bir hareket oluşturulması gerektiğini söylediklerini beyan etmiştir.

12. İsminin Geçtiği Telefon Görüşmeleri:

Tape: 1423 11.01.2008 tarihinde M. Zekeriya Öztürk ile görüşmesinde özetle; G.Kömürcü’nün “Duyurmuşlar Güler Kömürcüde katılıcak diye” “Tanınmış gazteci Y. B., Güler Kömürcü, E. Ç. da aramızda olacak ve B. C. aynı zamanda” “Şener Eruygur, İ. D., M. H., Mustafa Özbek, H.K.,Tuncay Kılıç ,Hurşit Tolon” “Tanıyon mu bunları V. S., S. S., T., Y. O.” “U.S. onun için yani ... K. İ.” “U.S. dalga geçtik hatta bu böyle olur mu Sharten da diye” dediği, M.Z.Öztürk’ ün “Ekırklar Tekkesi” dediği tespit edilmiştir.

Tape :3831’de kayıtlı, 11.02.2008 günü saat: 21.56 da Doğu Perinçek’in Şule …. isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde; bir toplantının bittiğinden bahsederek “.. gelince anlatırım Hurşit Tolon'un selamı var sana” dediği, Telefon görüşmesi sorulduğunda; Sözü edilen toplantının, Milli Egemenlik Hareketi toplantısı olduğunu, toplantıda Emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un da bulunduğunu, eşi Şule’ye de selam söylediğini, beyan etmiştir.

07.03.2008 günü saat: 10.35’de Doğu Perinçek ile Bedri..? isimli şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

Aralarında bir süre merhabalaştıktan sonra düzenlenecek olan bir ekonomi toplantısından ve bu toplantıya konuşmacı olarak katılacak kişilerden bahsettikten sonra, Tümep’in bir yemekli toplantısına değindikleri ve bu toplantı ile alakalı olarak Bedri’nin “Ya şimdi aslında çok benim beklemediğim bir katılımdı herkes vardı orda. İlhan Selçuk, Hurşit Tolon, Şener Eruygur, YARSAV Başkanı, bu Danıştay, Yargıtay, Üniversitelerden bayağı seçkin bir topluluktu 70 kişi vardı Şener Eruygur bayağı da uzun sürdü yedide başladı on birde bitti, dört saat süren toplantı oldu. Şener Eruygur yani bir araya gelmek gerekir, Ulusalcıların birleşmesi gerekir diye özeti bu olan birazda halkı suçlayan, bu cumhuriyet mitinglerinde toplandı bu kadar kalabalıklar ne oldu, bir şey çıkmadı öyle bir konuşma yaptı.” dediği, ..Bedri’nin “Sonrasında İlhan Selçuk en sonunda bir kapanış konuşması yerine geçecek bir konuşma yaptı, ama oda böyle Orduya karşı kırgınlığını ve eleştirilerini özeti oydu yani. Bu hem Irak’tan çekilme konusu hem de genel olarak tutumuyla ilgili böyle çok şeyler bekleyen ve beklediğini bulamayan bir hayal kırıklığı içerisinde özeti o olan bir konuşma yaptı” dediği, … ve toplantıya S.U.isimli yaşlı bir paşanın da katıldığını belirttikten sonra görüşmenin sona erdiği anlaşılmıştır.

Tape: 406, 27.09.2007 tarihinde Ali T.T. ile görüşmesinde özetle; Erkut’un “Merhabalar Ali bey nasılsın, ben Erkut Özel Büro istihbarat grubu yöneticisiyim” “Bizim ismimizi duydunuz mu Özel Büro çalışmaları hakkında bilginiz var mı Ali bey” dediği, Ali T. T.’un “Şu anda açıkcası bilemiyorum, ama siz nerden ulaştınız bana bi onu iletebilirsiniz” dediği, Erkut’un “Bir arkadaşımız vasıtasıyla ulaştık size, sizin telefonunuzu verdiler, bizim şimdi bazı çalışmalarımız var internet üzerinde özellikle, bu konuda şimdi babanızla, biz kendimizi, faaliyetlerimizi anlatmak istiyoruz, bir çayını içmek istiyoruz, bayram civarı yani bayramdan sonra da olabilir bayramdan öncede olabilir o noktada bir arkadaşımızda sizin telefonunuzu verdi burdan ulaşabilirsizin Komutanımıza dedi” “Bende o amaçla sizi rahatsız ettim kusura bakmayın” dediği, Ali.T.T.’un “Yo estağfirullah yanlız bu noktada biliyorsunuz hele ki böyle bi şey talepte bulunmanızdan dolayı öncelikle arkadaşımın kim olduğunu bilmem gerekiyor” dediği, Erkut’un “Ben onu öğreneyim bir arkadaşımız bana iletti bizim gruptan ben tabi kimin ilettiğini yani arkadaşımıza kimin ilettiğini ben bilmiyorum ama” dediği, Ali T.T’un “O benim için önemli, ben tabi ki onun teyidini almaya müteakip eğer uygun bir şey olursa, tabiki talebinizi zevkle iletirim, ama tabi sizin iştigal alanınızla ilgili de biraz bilgi almak isterim” dediği tespit edilmiştir.

Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’un telefon irtibatları ile ilgili yapılan çalışmalar sonucunda,

1 Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK 1

2 Engin AYDIN 21

3 Doğu PERİNÇEK 4

4 Mustafa ÖZBEK 2

5 Erhan GÖKSEL 42

6 Sinan Aydın AYGÜN 34

7 Tuncer KILINÇ 1

8 Ufuk Mehmet BÜYÜKÇELEBİ 401

9 Kemal KERİNÇSİZ 1

10 Muhittin Erdal ŞENEL 311

11 Halil Kemal GÜRÜZ 2

12 Turhan ÇÖMEZ 98

13 Habib Ümit SAYIN 44

14 Mecit HAZIR 1

15 Mustafa Ali BALBAY 38

16 Ünal İNANÇ 84

17 Tanju GÜVENDİREN 11

18 Birol BAŞARAN 1

19 Güler KÖMÜRCÜ 14

20 Anet SAHAKYAN 1

21 Ahmet Tuncay ÖZKAN 19

22 Mehmet Şener ERUYGUR 43

Kere görüştüğü tespit edilmiştir.

e. Delillerin ve Hukuki Durumun Değerlendirilmesi
Tape No:6006, da kayıtlı 13.02.2008 saat:12.01 de şüpheli Mehmet Şener Eruygur T.A. ile yaptığı görüşmede; T.A.’nın “dün platformdaki şeyler temsilciler eee bir araya geldiler ve Sema hanım da bildiriyi okudu” “Ondan sonra da bundan sonrada işte halka da bu duyuruyu yapmış oluyoruz” “Hareketimizi başlattık diyoruz güzeldi yani güzeldi” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Tamam şimdi şeyin Hurşit in şimdi böyle ortada merkezi bir pozisyon takındığını ifade ettiler bana” dediği, T.A.’nın “Ne gibi” diye sorduğu, Mehmet Şener Eruygur’un “Yani böyle bu işin düzenleyicisi biziz gibi” dediği, T.A.’nın “düzenleyicisi gibi mi” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “evet evet” dediği, T.A.’nın “ha bilmiyorum” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “… şimdi komutanım bu ayın on beşine” “biz artık ilan etmemiz gerekiyo Atatürkçü Düşünce Derneği biz başka türlü ayakta tutamayız” “tamam bunu ilan ettiriyorum yani başka türlü çözümümüz yok biz şeye yaparız ııı etkisiz hale geliriz onbeşte fena bir tarih değil iyilik içinde hemen” dediği, T.A.ın “doğru” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “biz artık hemen onu söylüyoruz bir, ikincisi bu Metin G.’i” dediği, T.A.ın “bu gün mü söylüyorsunuz onu” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “neyi bu gün söyleyecez artık” dediği, T.A.ın “onbeş Martı mı” dediği, …….“Bu adamın artık bizimle beraber olması bence şey haline geldi ne zaman yapılacak bu Ulusal Birlik Hareketi toplantısı” dediği, T.A.ın “Sen ne zaman istersen senin geldiğin zamanda yapalım” dediği, …. T.A.ın “Hurşit paşam yanımda” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “ben onla da konuşayım” dediği, .., Hurşit Tolon’un “çok güzel oldu harikulade ama sizi burada aradık onu söyliyeyim yani hakkatten burada olmanız gerekiyordu şeyde kürsüde kürsüde” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Kürsüdemi” dediği, Hurşit Tolon’un “Tabii” “Efendim çok olağan üstü bir ağırlık” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Güzel güzel tamam zaten yavaş yavaş konur merak etmeyin” dediği, Hurşit Tolon’un “Türkyem grubu katıldı çok güzel oldu çok çok güçlü oldu” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Şimdi Hurşit paşam” “bu ayın on beşini ben açıklamak zorundayız” dediği, Hurşit Tolon’un “Hayır açıklamayın efendim” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Ama bize aşağıdan şey var” dediği, Hurşit Tolon’un “Açıklamayın açıklarsanız yine aynı şey olur onu bi konuşalım öyle onu açıklarsanız ben yokum hemen”dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “o zaman bizde başka bir tarihte” dediği, Hurşit Tolon’un “bakın konuşalım diyorum onun için bakın” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “E olmadı bu” “Yani bu şimdi ikisini” dediği, Hurşit Tolon’un “Hayır ikisini siz karar vermiş olursunuz o zaman hani beraber karar vercektik” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Ben yokum diyorsun” dediği, Hurşit Tolon’un “Hayır şimdi verdim derseniz olmam diyorum” “şimdi bakın burada oturalım zaten anıtkabire gidiyoruz şimdi orda hemen konuşalım oldumu komutanım” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Şimdi orda konuşsanız müsait olmaz mı” dediği, Hurşit Tolon’un “Şimdi Bülent bey de geldi bakın hemen şimdi geldi yine komutanımda burda” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Şunu söylüyorum” “Bizim böyle bir şey yapmamız gerekiyor” dediği, Hurşit Tolon’un “Efendim haklısınız yüzde yüz de onbeşmi onsekizmi onyedimi yani herkesin bir yani” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Öyle empoze edelim olmaz mı onbeşinde empoze etmeye çalışalım” dediği, Hurşit Tolon’un “Şimdi bir şey söyleyecem Türkyem var diğer teşkilatlarla beraber tamam” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Onbeşine öneriyoruz” dediği, Hurşit Tolon’un “Ha onun için açıklamayın birlikte evet denilene kadar onu demek istiyorum” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “İşte tamam bir an evvel yapmamız lazım bu gün bunu yapmazsak dağılma noktasına geliriz” dediği, Hurşit Tolon’un “Komutanım tekrar arz ediyorum şimdi bu gün yarın bu konuşulur hemen olur ama siz açıklarsanız o zaman içerde kıyamet kopuyor ikiyi açıkladınız dün kiyamet koptu yoktunuz onu Tamer paşam anlatmıştır herhalde size” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Şimdi ne yapacaz o zaman” dediği, Hurşit Tolon’un “Efendim şunu yapacaz” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Ya lütfen bugün görüşün diyorum ben sizden bunu istirham ediyorum” dediği, Hurşit Tolon’un “Bende diyorum ki konuşup dönücem size zaten diyorum” dediği ve görüşmeye T.A.ın devam ettiği, T.A.ın “Şimdi konuşacaz konuşucaz onu” dediği, Mehmet Şener Eruygur’un “Görüşün başka türlü bizim işimiz çok sıkıntıya giriyor” dediği, T.A.ın “Biz konuşuruz şimdi bağlarız tamam” “Konuşucaz ben sana bildiririm” dediği tespit edilmiştir.

Konuşma içeriğinden 14 Martta açılan AKP kapatma davasıyla alakalı konuşmalar olduğu ve bu davanın açılacağını 1 ay önceden kendi üyelerine dağılmamak için açıklamak zorunda olduklarını konuştukları anlaşılmaktadır.

Tape No:4260 de kayıtlı 04.03.2008 saat:09.56 da, F. K. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Komutanım bahçedeyim şu anda dolaşıyorum işte peşinde koşuyorum yani sivil toplum kuruluşlarıyla birlikteyim” dediği tespit edilmiştir.

Tape No:4265 de kayıtlı 04.03.2008 saat:15.56 da, şüpheli A. Hurşit Tolon’ B.Z. F. ile yaptığı görüşmede; ….A. H. Tolon’un “Ben Nazan hanımla da görüştüm UPEK, UPEKin sözcüsü burda sayın bakan burada, hepsi burada; …zaman içinde o grup da, ya yanımızda durucaktır -ki yan yana durmamızda hiç bi mahsuru yok, aynı hedefe yürüyoruz- “Biz bir plan program dahilinde oturup tüm Platformların ki burası Onbeş Platform” dernek değil “..Ulusal Güç Birliği Platformu, Ulusal Birlik Hareketi Platformu, Türkiyem Grubu, benim mensubu olduğum Anadolu Ulusal Uyanış ve Dayanışma Platformu” “Çay Yolu Platformu, … “..bu platformlar artı ee bizim uzantımız olan Anadoludaki Platformlar” “Bunlarla beraber onbeş platformuz, bin derneğiz yani biz, Atatürkçü Düşünce Derneği filan dahil, Türkiye Grubu dahil öyleyiz biz ..“Hayır hayır sonra biz bi araya gelelim bide siz bu bizim toplantımıza teşrif edin Oniki Nisana da hazırlıklı olun Nazan hanım söylemiştir size” dediği, B.Z. F.’nın “biliyorum oniki nisana hazırlıklıyız zaten ..” dediği,

Tape No:4295 de kayıtlı 13.03.2008 saat:22.16 de, G. E. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un “Akşamüstü dedim, bugün meşhur toplantımız vardı perşembe günleri. Şimdi ben haftada üç defa dörtdefa iki platformun bi de ordaki UPEK toplantısına katılıyorum tabi öle geçiyo, ..”dediği,

Tape No:6318 de kayıtlı 05.05.2008 saat:17.15 de TGB genel sekreteri. S. Y.ile yaptığı görüşmede; “ben sizin için her deliğe giriyorum”dediği,

Tape No:6327 de kayıtlı 09.05.2008 saat:13.20 de Ufuk Büyükçelebi ile yaptığı görüşmede; U.Büyükçelebi’nin “… efendim sabahleyin aradı şey” “..bu ara bir yoğunluk varmış 20-24 arası diye …” dediği, A.H. Tolon’un “Ben konuştum 2 Yıldızlı ile oda Büyük ile konuşur bildiririm dedi” dediği,

Tape No: 6347 de kayıtlı 27.05.2008 saat:13.17 de U.S. ile yaptığı görüşmede A.H. Tolon’nun.. ..“Başkoydunuz bu işe siz baş şimdi o adı geçen adam Allah sizi bırak o tarafı bizimde beğenmediğim kısmı kadın kısmı karısı ama mükadesatım üzerine ant içerim ki başkoymuş bu işe baş adam diyor ki sonlarını görmeden ölmek haram bana şey içinde diyor bakın konuşmadığı adam içinde diyor ben bu gün beraberdim ki tam isim vermeden dedim” dediği tespit edilmiştir.

Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’un emekli ordu komutanı olmasına rağmen önceleri askerlik görevi döneminde sonra da emekliliği döneminde temadi eder şekilde ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN faaliyetlerine aktif olarak katıldığı, görevi döneminde ve daha sonra emekliliğinde örgüt üyelerinden, Kemal Yalçın Alemdaroğlu, Doğu Perinçek, İlhan Selçuk, Veli Küçük, Sevgi Erenerol, Habip Ümit Sayın, Sinan Aygün, Mustafa Ali Balbay, Mehmet Ufuk Büyükçelebi, Güler Kömürcü ile tanışıp yakın ilişki içinde olduğu,

Habip Ümit Sayın’ın tarafından kendisine hem istihbarı hem de örgütsel anlamda bilgi ve belgelerin gönderildiği bu konuda yukarıda belirtilen birçok msn görüşmesinin bulunduğu, ayrıca Habip Ümit Sayın’ın tarafından kendisine gönderilen bazı yazıların da şüpheli de elde edildiği, emekliliği döneminde de Habip Ümit Sayın’ın ile örgütsel anlamda görüşmelerine devam ettiği anlaşılmaktadır.

Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’un görevi zamanın da yürütme organını devirmeye teşebbüs suçunun hazırlık eylemlerinde fiili olarak görev aldığı, Cumhuriyet Çalışma Grubu olarak kendisine verilen görevleri yerine getirdiği.

Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’un ;

1. Patalya otelde yapılan belirli kişilerin katıldığı toplantılara iştirak ettiği,

2.Türkiyem Topluluğu Grubunun danışmanı olduğu

3.Merkezi Ankara’da bulunan Anadolu Ulusal Uyanış ve Dayanışma Platformu Danışmanı olduğu (Emeklilik döneminde Marmara Vakfının Avrupa Birliği ve Kadın kolları sorumlusu Müjgan Sürer isimli kadının kendisini aradığı, Ankara TED’de toplandıkları, erkek olarak sadece kendisinin bulunduğu,

4- Kent Otelde düzenlenen İlhan Selçuk’un organize ettiği sekreteryasını şüpheli Engin Aydın’ın yaptığı sadece belirli kişilerin katıldığı gizli toplantılara katıldığı, bu toplantılarda liste başında şüpheli İlhan Selçuk’un isminin altında Mehmet Şener Eruygur ve Ahmet Hurşit Tolon isimlerinin bulunduğu.

5-Türkiye Gençlik Birliği ile irtibatlı olduğu, İşçi Partisi ile irtibatlı ve sanık Doğu Perinçek tarafından organize edilen TGB isimli oluşumla birlikte hareket ettiği. Bu oluşumu da Doğu Perinçek’in bulunmadığı zamanlar yönlendirdiği, yukarıda ayrıntısı bulunan Tape No:6318 de kayıtlı 05.05.2008 S. Y. ile yaptığı görüşmede; şüpheli A.H. Tolon’un “Önce bir Başkanla filan bir gelin sizinle görüşeceğimiz bazı şeyler var” dediği, S. Y.’in “Tabi biz bugün Selda hanımın yanınada gittik bazı sıkıntılar varmış” dediği, A. H. Tolon’un “Sıkıntılar değil benim menuniyetsizliğim var sıkıntı benim memnun olmadığım hususlar var yani burda görev verdik size görevi yapmadınız” dediği, S.Y.’in “İşte orda bazı yanlış anlaşılmalar olmuş” dediği, A. H. Tolon’un “Olmaz beni yanlış anlamayacaksınız kardeşim ben bu yaşa gelmişim anlamıyorum da benim torunum yaşındaki insanlar yanlış anlayınca üzülürüm” “Ben sizin için her deliğe koşuyorum” “Öyle onu gelinde görüşelim Perşembe günü” dediği, anlaşılmaktadır.

Ayrıca beyanında Belediyenin TGB’lilere ceza yazdığını bu sorunun giderilmesi için kendisinden tavassutta bulunmasını istediklerini beyan etmesinde de bu grubun tüm işleri ve yönlendirilmesinden Doğu Perinçek ve arkadaşlarının cezaevinde olmalarından dolayı şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’un sorumlu olduğu. Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon, Doğu Perinçek ile irtibatlarının bulunmadığını söylemesine rağmen aynı kişinin kontrolünde bulunan TGB’ni de sevk ve idare etmesi ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçları doğrultusunda bu birlikteliklerin oluştuğunu göstermektedir.

Ayrıca UPEK Ulusal Platformlar Güç Birliği Oluşumunun tüm sekreterya işlerini de yürüttüğü anlaşılmaktadır. Türkiye’de mevcut tüm sivil toplum kuruluşlarını tek merkez den yönetme gayreti içinde olduğu yukarıdaki telefon görüşmelerinden açıkça anlaşılmaktadır.

Şüphelinin birden fazla sivil toplum kuruluşunda aktif olarak görev alarak, “ben bu işe hayatımı koydum” yaklaşımı ile hareket etmesi, dernek kurma ve faaliyette bulunma hakkının kullanılması değil, ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN tüm sivil toplum kuruluşlarını perde arkasından ve gizlice yönetip toplumsal olaylarda kendi amaç ve faaliyetler doğrultusunda kullanmak amacıyla açıklanabilmektedir. Şüphelinin örgüt içindeki konumu sebebiyle üst düzeyde aktif görevlerde bulunduğu, ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ’nün yapılanmasında üst düzey yönetici olarak faaliyetlerini sürdürdüğü anlaşılmaktadır.

Ayrıca gizli tanık 17 yeminli ifadesinde Dernek içersinde VELİ KÜÇÜK’ ün Cumhuriyet muhafızları adında bir birim oluşturduğu, işe almak istediği 150 kişiyi bu amaçla istediği, güvenlik şirketi görüntü altında bu kişileri eğiteceği, bu kişilerin öncülüğünde diğer sivil toplum kuruluşlarının da katılımı ile Ankara’da meclis önünde büyük bir kalabalığın toplanacağı, toplanan insanların birden bire ceplerindeki kalpakları, bordo ve siyah bereleri takarak meclise yürüyecekleri, kalabalığın önünde bu oluşumda yer alan AHMET HURŞİT TOLON ve bir kısım emekli paşaların yer alacağını, meclisi koruyan askeri birliğin bu kişileri görünce direnemeyecekleri anlatılıyordu. Hatta bu fikrin hayata geçirilmesi için İstanbul yeşil direkteki tekstilcilere 10.000 adet kalpak, bere sipariş verildiğini beyan etmesinden elirli bir yaşın üzerine gelmiş olan şüpheli Ahmet Hurşit TOLON’ un görevli olduğu dönemde yapamadığı yasama ve yürütme organlarını devirmeye teşibbüs eylemleri için sivil toplum kuruluşlarını ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçları doğrultusunda sevk ederek gerçekleştirmeyi palanladığı anlaşılmıştır.



Yukarıda açıklanan bölümde şüpheli Ahmet Hurşit Tolon, ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ’nün amaçları doğrultusunda birçok kişilerin siyasi felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydetme suçunu da işlediği, elde edilen dijital veriler ile tüm dökümanlardan anlaşılmaktadır. Bu fişleme işlemlerinin ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ’nün amaçlarına uygun olarak gerçekleştirildiği görülmektedir.

Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon, darbe çalışmaları içinde aktif olarak rol aldığı bu konuda kendisiyle alakalı darbe günlükleri isimli dosyalarda bulunan hususların doğru olduğunu ve bu gerekçe ile tekzip etme gereğini dahi hissetmediğini beyan ettiği, örgütsel faaliyetlerinin emekliliği sonrasında da aktif olarak üst düzey görevlerle devam ettiği görülmektedir.

Cumhuriyet gazetesi Ankara bürosunda yapılan aramada el konulan 2005 tarihli siyah ajandanın; 19 Nisan Sayfasında: 2-Hurşit Paşa ne yapar… 20 Mayıs Sayfasında: “Tolon’un Genelkurmay Başkanlığı zor, adeta tavsiye hareketi, çok tedirginlik var” yazan notlar sorulduğunda; şüpheli Mustafa Ali Balbay bu notların gerek telefon konuşmalarından veya karşılıklı sohbetlerden veya kendi muhakemesi ile tuttuğu notlar olduğunu beyan etmiştir. Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’da elde edilen Genel Kurmay Başkanı Yaşar B. ile alakalı olarak, ailesinden uzak, akrabalarına, hastalıklarından özel yaşamına kadar hatta benzer soy isimli kişiler arasındaki cinayet dosyalarına kadar araştırıp kişisel veri olarak kaydettiği, bu hususun şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’a sorulduğunda; bu belgelerin kötü niyetle elinde olmadığını, unutulduğunu söylemiş ise de Mustafa Ali Balbay’ın kendi notlarına göre durumun öyle olmadığı, aynı notlarda ve günlüklerde Mehmet Şener Eruygur’un da Genel Kurmay Başkanı olabilmesi için Aytaç Y.’ın vakti gelmeden istifa etmesi gerektiğinin belirtilmesinden de ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ’nün Genel Kurmay Başkanlığını ele geçirip yürütme organını devirmek için her yolu denediği ve bu uğurda emekliliklerinde de büyük bir kararlılık ve disiplin içinde çalışmalarına devam ettikleri anlaşılmaktadır.

Yukarıda belirtilen inceleme tutanaklarına göre şüphelide elde edilen birçok devlete ait gizli bilgi ve belgenin bulunduğu, bunların bir kısmının görev gereği kendisine verilmiş belgeler olmasına rağmen görev yerinde bırakmayıp örgütsel arşivine götürdüğü anlaşılmıştır. Şüpheli de ele geçen gizli belgelerin bir kısmı için Genel Kurmay Başkanlığı askeri savcılığınca bugün itibarıyla gizliliği kalmamıştır veya güncelliğini yitirmiştir denmiş ise de şüphelinin bu belgeleri elde ettiği tarih itibarıyla gizli ve güncel olduğu, bu sebeple gizli bilgi ve belgeleri ele geçirmek suçunu da işlediği anlaşılmıştır.

Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon, yapmış olduğu telefon görüşmelerinde ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçları arasında bulunan sivil toplum kuruluşlarının kontrol altına alınması, siyaset dünyasına yön verilmesi, siyasi portrelerin belirlenmesi, kişileri kanuna aykırı olarak fişleme çalışmaları, yürütme organını devirmeye teşebbüs eylem ve çalışmaları, bürokrasi ve devlet içine sızma çalışmaları, üniversiteli gençliğin yönlendirilmesi ve kontrol altına alınması çalışmaları, ile dezenformasyon ve kara propaganda çalışmalarının tamamen örgütsel faaliyetler kapsamında bulunduğu anlaşılmaktadır.

Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon, Tape No: 6276 da kayıtlı 04.04.2008 saat: 21.44’da Y. B. ile yaptığı görüşmede; A. H. Tolon’un ..“Hayır konuşmayacak” “Ben konuştum bakın benim dostum arkadaşım işte bunları sizle baş başa konuşma şansım yok şimdi Tuncay la oturdum yani Tuncay tamam programında veriyor şimdi Tuncay a dedim ki bak Tuncay biz iki üç şeye karşıyız” “askeri kimliği olanlar konuşmayacak bir” “siyasette belli bir süreci geçirmiş bilinen siyasi kimliğin çerçevesi içine oturmuş kişiler konuşmayacak yoksa herkesin bir siyasi inancı var iki” “ üç yüzü bu mitinglerde eskimiş adamlar olmayacak tamam’ şeklindeki görüşmesinden de örgütün her işin içine girip organize ettiği halde mensuplarının ön planda görünmemeye çalıştıkları anlaşılmaktadır. Bu durumun ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN temel örgütsel dokümanlarında belirtilen her türlü toplumsal olayı perde gerisinden örgütün amaçları doğrultusunda yönlendirme stratejisine uygun olduğu görülmektedir.

Sonuç Olarak

Örgütsel faaliyetler başlığı altında yukarıda izahı yapılan deliller ve beyanlardan şüphelinin ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ adına eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, bu eylem ve faaliyetleri sırasında, birçok kişi, kurum ve sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve siyasi parti yöneticileriyle örgütün amaçları doğrultusunda görüşmeler yaptığı, bu kişileri yönlendirici talimatlar verdiği, örgüt içinde ortaya çıkan anlaşmazlıklarda, örgüt üyelerine aynı amaç doğrultusunda birlikte hareket etmeleri yönünde telkin ve talimatlarda bulunarak örgütsel birlikteliğin bozulmasına engel olmaya çalıştığı, telefon görüşmelerinde, özellikle tarafımızca belirlenemeyen örgüt yöneticilerinin deşifre olmasını engellemek amacıyla, telefonlarının dinleniyor olduğu ihtimalini dikkate aldığı halde, “Bir numara, baş adam, iki numara, sizin bir numaranız, ikinci adam, değerli büyüğümüz, yukarıdan onay alındı” şeklinde şifreli ifadeler kullandığı, yürütme organını devirmeye teşebbüs adına yapıldığı anlaşılan birçok toplantı ve mitingi tertip ettiği ve bu mitinglerde gizli koordinatör olarak kişileri ve kurumları gizlilik içerisinde organize ettiği anlaşıldığından şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’un ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN üst yapılanması içinde bulunan yöneticisi konumunda olduğu sonucuna varılmıştır.

Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’un ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN yöneticisi olduğu şüpheli Mehmet Şener Eruygur ile birlikte Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarını ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçlarına uygun olarak gizlice örgütleyip toplumsal eylem ve olayların içinde yönlendirmeye çalıştığı, devlete ait gizli bilgi ve belgeleri örgütsel amaçlar doğrultusunda kullanmak üzere elinde bulundurduğu, halkı yürütme organına karşı isyana tahrik suçu ile 2003-2006 yılları ve sonrasında yürütme organını ortadan kaldırmaya teşebbüs eylemlerinin içinde fiilen aktif olarak yer aldığı ve yönetici olması sebebiyle örgüt üyelerinin işlediği diğer suçlardan da sorumlu tutulmasının gerektiği, hem şahsi fiilleri hem de örgüt adına işlenen tüm suçlardan ötürü cezalandırılmasının zorunlu olduğu sonucuna varılmaktadır.

Sonuç olarak Şüpheli Ahmet Hurşit Tolon’un

Silahlı örgüt kurmak ve yönetmek suçunu işlediğinden, eylemine uyan TCK’nun 314/1 Maddesi,

Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellmeye teşebbüs ettiğiniden, eylemine uyan TCK’nun 311/1 maddesi,

Cebir ve şiddet kullanarak yürütme organını ortadan kaldırmaya teşebbüs ettiğiniden, eylemine uyan TCK’nun 312/1,

Halkı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı bir isyana tahrik ettiğinden, eylemine uyan TCK.nun 313/1,

Kişilerin siyasi felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydetme suçundan eylemine uyan TCK.nun 135/2, 43,137/1-a,

Kanunu gereği gizli kalması gereken bilgileri bulundurmak sçundan eylemine uyan TCK’nun 334/1,

3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nun 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.

3- Şüpheli Levent Ersöz
a-Savunmaları,
Şüpheli Emniyet Beyanında:

Şüpheli Levent Ersöz Emniyetteki ifadesinde susma hakkını kullanmıştır.

Şüpheli Savcılık Beyanında:

Şüpheli Levent Ersöz’ün Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde özetle; Ergenekon Silahlı Terör Örgütüiçersinde üst düzey sorumlu olarak faaliyet göstermek ve yürütme organını devirmeye teşebbüs ve yürütme organına karşı isyana tahrik suçları, ayrıca sahte kimlik kullanmak ve sahte kimlik ile Türkiye'ye giriş yapmak hususları hatırlatılıp sorulduğunda; 2005 yılında Bilecik Jandarma Er Eğitim Tugay Komutanlığından emekli olduğunu, 30 Haziran 2008 tarihinde kendi pasaportu ile İstanbul Atatürk Hava Limanından kendi pasaportu ile Moskova’ya gittiğini, Polus isimli Rus şirketinin ürettiği sismik detektörlerinin üretimi ile ilgili şirket tarafından davet edildiğini, şirketin üretimini inceleyip Türkiye’de pazarlamak için araştırma yaptığını, Moskova’da kaldığı süre içersinde Alfa, Beta ve Gama isimli birbirine bağlı otellerde kaldığını, daha sonra Ukrayna Kiev’e gittiğini, burada kendi imkânlarıyla bulduğu bir evi kiralayıp kaldığını, Türkiye’deki gelişmeleri takip ettiğini, sağlık problemlerinin çıkması üzerine Türkiye’ye dönmeye karar verdiğini, Türkiye’ye rahat girebilmek için İvan isimli yabancı şahıs adına düzenlenmiş sahte pasaport ile deniz yolundan 20.11.2008 günü Zonguldak’tan giriş yaptığını beyan etmiştir.

Üzerinde bulunan Mehmet Orhan G. adına düzenlenmiş sahte kimliğin Türkiye’ye geldiğinde eşi Muzaffer E. tarafından kendisine verildiğini, Türkiye’ye geldikten sonra tedavisi ile ilgilendiğini, sadece ailesi ile görüştüğünü, başka kimse ile görüşmediğini beyan etmiştir.

Şüpheli Sorgusunda:

Kendisinin 30 yıl kamu hizmeti yaptığını, bu süre içersinde kanunun verdiği yetkiler dışına çıkmadığını, amirlerinin emirlerini uyguladığını, generalliği döneminde Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanlığı, Bursa Jandarma Komutanlığı, Ankara Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Daire başkanlığı ve Bilecik Er Eğitim Tugay Komutanlığı yaptığını beyan etmiştir.

30.06.2008 tarihinde yurt dışına çıktığını, 20 veya 21.11.2008 tarihinde yurda döndüğünü, arandığını döndükten sonra öğrendiğini, yurtdışında iken ailesi ile ara sıra görüştüğünü, ancak arandığı ile ilgili bir şey söylemediklerini, yakalandığında üzerinde bulunan Mehmet Orhan G. adına düzenlenmiş nüfus cüzdanını ailesinin verdiğini, kendisinin de kullanmaya başladığını, yurt dışına gitmeden bir operasyon yapılacağından haberinin olmadığını beyan etmiştir.

Örgüt içersinde olduğu iddia edilen kişilerden Cihangir Hasanoğlu ve Mustafa Koç’u tanıdığını, bu kişiler ile 2003 Ağustos ayından 2004 Ağustos ayına kadar emri altında çalıştıklarını, Sinan Aygün’ü Ankara’da görev yaptığı sırada görüştüğünü, kendisinin ve Mehmet Şener Eruygur’un ziyaretine geldiğini, Mustafa Balbay’ı gazeteci olması sebebiyle tanıdığını, bir iki defa ziyaretine geldiğini, “Cumhuriyet Gazetesinde genç subaylar rahatsız” diye haber çıktığını, Genel Komutanın takdiri üzerine kendisini çağırıp haber ile ilgili görüştüğünü, Ergün Poyraz’ı koruma meselesi ile ilgili tanıdığını, İstihbarat Daire Başkanı olmadan önce Ergün Poyraz’a koruma tahsis edildiğini, ayrıca emekli olduktan sonra bir kitabını getirdiğini, bir kez de karşılaştıklarını, Ergün Poyraz’ın resmi kayıtlı haber elemanı olduğundan haberi olmadığını, komutanlığı döneminde haber elemanı olarak para ödemediğini beyan etmiştir.

İsmail Yıldız’ı araştırma şirketi başkanı olarak bildiğini, İstihbarat Daire Başkanlığı döneminde iki kez kendisini ziyaretine geldiğini, emekli olduktan sonra bir kez üniversitedeki bir konudan dolayı görüştüğünü,

Erdal S.’i meslektaşı olması sebebiyle tanığını, Yalçın Tanfer’in şikâyetçi olduğu bir konuyla ilgili soruşturmaya baktığını, Hasan Atilla Uğur’un Teknik Daire Başkanı olarak emrinde görev yaptığını,

Jandarma Genel Komutanlığı içerisinde Cumhuriyet Çalışma Grubu diye bir oluşum olmadığını, İstihbarat Daire Başkanlığı döneminde böyle bir olaya tanık olmadığını, Mustafa Koç ve Enver Özkan’ı emri altındaki subay olmaları sebebiyle tanıdığını, bu kişilerin Cumhuriyet Çalışma Grubunda görev almalarının mümkün olmadığını, Cumhuriyet Çalışma Grubu faaliyetleri raporlarıyla ilgili hiçbir bilgisinin olmadığını, emrinde ve yakın olan çalışma arkadaşlarının kendisinden habersiz bu gurup içerisinde yer almalarının mümkün olmadığını,

İstihbarat Daire Başkanlığı döneminde kendisini ziyarete gelen kişilerin bazılarının ses ve görüntülerini üstlerinin emri üzerine çektirdiğini, bunları daha sonra Jandarma Genel Komutanlığına sunduklarını, ziyaretine gelen Cem U., Bedrettin Dalan, Kıvanç D., Turgut A. ile bu şekilde görüştüğünü, bu kişilerin kendilerine iletmek istedikleri şeyler olduğunu, bu maksatla şahıslarla görüştüklerini, bu kişilerin bir kısmının Jandarma Genel Komutanını ziyaret ettiklerini, oradan yönlendirme ile kendisine geldiklerini,

Nuray B.’ı gazeteci olarak tanıdığını, birkaç ziyaretine geldiğini, genel konuları karşılıklı konuştuklarını, Mehmet Emin K.’in iş adamı olduğunu, Jandarma Genel Komutanı tarafından kendisine gönderildiğini, Emin Şirin’i tanıdığını, kendisinden önce İstihbarat Daire Başkanlığına gelip gittiğini, birkaç kez kendisini ziyarete geldiğini, genel konularda, ülkenin içinde bulunduğu ortam ile ilgili görüştüklerini,

Ömer Faruk E.’yi bir arkadaşı vasıtasıyla tanıştığını, 2006 yılında Ankara’da Liman lokantasında yemek yediklerini, kedilerinin dışında Yargıtay savcısı Mehmet Ş., Emekli Binbaşı İlhan Ö.’ın da katıldığını, bu yemekte Ergun Poyraz’ın olmadığını, genel konularda sohbet yaptıklarını, AKP ve kapatılmasıyla ilgili hiç bir şey konuşmadıklarını,

Yüksel Dilsiz’i İstihbarat Daire Başkanı olduğu dönemde tanıdığını, haber elamanı olarak İstihbarat grup Komutanlığına yönlendirdiğini, birkaç ay çalışıldığını, ancak tutarsız bulduğundan dolayı ilişiğini kesip takibe aldıklarını,

Fulya Deniz’in kızı olduğunu, Mehmet Şener Eruygur ile telefon görüşmesi ve mesaj atmasından sonradan haberinin olduğunu, kızının emekli olmasını hazmedemediğini, emekli olduktan sonra Mehmet Şener Eruygur ile bayramlarda görüştüğünü, kızının psikolojik sorunları olduğunu, Mehmet Şener Eruygur ile görüştüğünde kendisine bir zarar gelebileceğini düşündüğünden arayıp mesaj çektiğini beyan etmiştir.

Kendisinin ordu içersinde bir darbe girişiminden bilgisinin olmadığını, Nuray B. aracılığı ile tanıdığı bir araştırma şirketinin başında olan Faruk D.’in kendisine dört sayfadan ibaret sunular gösterdiğini, bu sunuların darbe ile ilgili olduğunu, bunların ayrıntılı olmadığını, kutucuklar içerisinde bazı şeylerin olduğunu, içeriğini tam olarak hatırlamadığını, bunları dönemin Jandarma Genel Komutanı Mehmet Şener Eruygur’a götürüp bilgilendirdiğini, Mehmet Şener Eruygur’un “komutan olarak gereğini yaparım” dediğini, gereğini yapıp yapmadığını bilmediğini, bu görüşmede Faruk D.’in olmadığını, Faruk D.’i daha sonra bir general arkadaşının yanına götürdüğünü, burada anlattıkları içersinde Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz ve Eldiven kod isimli darbeler olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir.

Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Ö.’in günlüklerinden ve içeriğinden bir bilgisinin olmadığını,

İbrahim Çiftçi’nin öldürülmesi ile ilgili hiçbir bilgisinin olmadığını, Ulusal Birlik Hareketi isimli bir oluşumla ilgisinin olmadığını, İstihbarat Daire Başkanı olarak ve diğer görevlerinde hukuka aykırı veri ve bilgi toplayıp saklamadığını, yaptığı tüm çalışmaları görevden ayrılırken bıraktığını,

Bülent Ersöz’ün abisi olduğunu, emlak komisyonculuğu yaptığını, Bülent Ersöz’e belge, bilgi ve doküman vermediğini, Bülent Ersöz’den ele geçirilen belge, doküman ve veriler ile hiçbir bağlantısının olmadığını beyan etmiştir.

b-Şüphelide Elde Edilen Deliller:
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne 07.07.2008 günü yapılan ihbarda; ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ soruşturmasında aranan Levent Ersöz’ün bütün evraklarının kardeşi Bülent E. tarafından muhafaza edildiğinin bildirilmesi üzerine, şüpheli Bülent E.’ün ilimiz Üsküdar ilçesi Şerif Kuyu sokak ferah Palas Apartmanı No:14/13 sayılı yerde yapılan arama sonucunda,

—(39) sayfadan ibaret Ulusal Güv. ve Str Araştırmalar Derneği Suriye ve Bölgesel Durum (Str.Araştırma Raporu) Ank-1995 ile başladığı, içeriğinde ülkemize komşu bir ülkenin coğrafi, devlet yapısı, nüfus hareketleri, sosyal göstergeleri, etnik yapısı, ekonomik ve teknolojik yapısı, siyasal durumu, terör bağlantıları ve Ortadoğu ile ilgili değerlendirmelerin bulunduğu doküman olduğu,

-(18) sayfadan ibaret dokümanın, ilk iki sayfasında 24 Ocak 1996 tarihli Sabah gazetesi yazarları Sedat S. ve Mehmet Ali B.’ın ülkemize komşu ülkeler ile ilgili değerlendirmelerinin bulunduğu, 16 sayfanın ise ülkemizin politik ve askeri durumu ile ilgili yapılan bir röportaja ait doküman olduğu,

-(8) sayfa Gizli ibareli Ocak 1996 tarihli Bekir K. Kur.Kd.Alb. M.Strj..Md.V ibaresi ve imza bulunan dokümanın, ülkemize komşu bir ülkenin sosyal, siyasi, ekonomik ve askeri bilgilerin olduğu,

-(73) sayfa Gizli ibareli dokümanın 01-41’e kadar ülkemize komşu bir ülkenin siyasi, ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili bilgilerin olduğu, 42’den-52’ye kadar olan kısmın başında İsth. Bşk.lığı yazdığı, içeriğinde bahsedilen ülkenin PKK terör örgütüne desteğini sürdürdüğüne ilişkin dikkat çeken hususlar şeklinde başlayıp, PKK terör örgütü ile ilgili istihbari bilgilerin olduğu, 53’den-64’e kadar numaralandırılmış bölümün başında elle İsth Bşk.lığı yazdığı, İçeriğinde ise PKK Örgüt Evleri, Silah Depoları Ve Harekat Merkezleri İle İlgili Kroki ve Bilgilerin bulunduğu doküman olduğu, 65’den 73’e kadar numaralandırılmış bölümün başında elle Yzb. Erhan’dan alındı yazdığı, içeriğinde ise, sınırımızı aşan akarsular ile ilgili izlenecek politika ile ilgili görüş ve öneriler ile ilgili bilgilerin bulunduğu, 73 numara verilmiş sayfanın sonun da, Mehmet Ç. J.Kur.Kd.Bnb. Gn.Pl.P.ve Koor.Ş.Md. Tel:4560 yazdığı ve imza bulunan doküman olduğu,

—1 den 41 e kadar numaralandırılmış Jandarma Genel Komutanlığına hitaben Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği adına Genel Sekreter Orgeneral Nezihi Ç. tarafından imzalanmış, Gizli, Kişiye Özel ve Hizmete Özel ibarelerinin bulunduğu, 18 Mayıs 1992 tarihli “Milli Güvenlik Kurulu’nun 22 Mayıs 1992 tarihli toplantısında müzakere edilecek (Özel Milli Siyaset No.2-Suriye” ile ilgili bilgilerin bulunduğu doküman,

—1 den 17 ye kadar numaralandırılmış elle Özel Milli Siyaset Belgesi yazılı dokümanın içeriğinde, Harp Akademileri Komutanlığı Bilgi notu şeklinde başladığı, komşu bir ülke ile ilgili siyasi değerlendirmelerin olduğu, 4.sayfadan itibaren Gizli ibaresinin bulunduğu, 4. sayfadan itibaren komşu bir ülke ile ilgili karşılıklı siyasi değerlendirmelerin yapıldığı doküman,

—1 den 73 e kadar numaralandırılmış Gizli ibarelir Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı aylık istihbarat özeti ile başladığı, 2 numaralı sayfanın 08. Şubat 1996 tarihli Çetin Saner Korgeneral İstihbarat Başkanı ve imza bulunduğu, dokümanın içeriğinde Ülkemizin istihbarat etki ve ilgi sahasında meydana gelen güncel gelişmeleri içeren bilgi ve haberlerin Komuta Katına arz edildiği,

-(1) adet 2006-2007 yılı Lions Hizmet Dönemi görevlileri ile ilgili resimlerinin, adreslerinin ve telefonların bulunduğu kitapçık,

-(1) adet kahverengi renkli, üzerinde hiçbir ibare bulunmayan, birinci sayfasında Ha Yıldızlar Elektronik ile başlayıp, 2312239 ibaresi ile biten telefon fihristinin Z bölümünde “Muzaffer Ersöz Gençlik caddesi Ankara Anıttepe Hesap No:=A00/0001452/01-2 yazdığı,

-(1) adet bordo renkli, üzerinde hiçbir ibare bulunmayan, Asri bey ile başlayıp, 244 10 39 ibaresi ile biten fihristin Z bölümünde “Teleks İskenderun Üzerinden Mütakabat Nu. 18269 Mutabakat” yazdığı,

-(1) adet bordo renkli, üzerinde Galeri Yılmaz ibaresi bulunan, birinci sayfasında faks 36384.. ibaresi ile başlayıp, Yüksel K. ibaresi ile biten fihristin A sayfasında “Sadıkoğlu R. 566 .. 71” yazdığı, E sayfasında “Aydın Doğan E. 0 532 … 70 34” yazdığı, O sayfasında “Orhan D. 0535 … 65 27 0262 … 55 17-18 754 06 14” yazdığı, VY sayfasında “Yalçın Ö. 0 216 … 20 01” yazdığı, son sayfasında ise “Sadıkoğlu İnş 0 212 … 75 50 330 26 34-330 27 .. Erenköy Caddebostan” dediği,

-(1) adet kahverengi renkli, ilk sayfasında Bülent Ersöz şeklinde başlayıp, 2006 BMV 7.30 dizel ibaresi ile biten telefon fihristin SŞ sayfasında “İbrahim Ç. 0252 … 75 04 Faks Şeref Bey Bodrum 0 252 363 .. 44 0 532 648 10 18” yazdığı, T sayfasında “Savcı Ertaç G. 0 212 267 .. 00” yazdığı,

-(1) sayfa 2 nci SF. Kıyıbaşının ele geçirilmesi safhası ile başlayıp K.lığı ile biten dokümanın içeriğinde, elle yazılmış askeri içerikli yazıların olduğu,

-(1) sayfa Gizlilik derecesi ile başlayıp yine Gizlilik derecesi ile biten dokümanın içeriğinde, “2 nolu harekât emri ile ilgili görev bölümünü gösterir çizelge olduğu,

-(1) sayfa Turuncu KKK.lığı mevcut çizelgesi ile başlayıp Gizli ibaresi ile biten dokümanın içeriğinde, “Personel Sayısı ve Mühimmat Rakamlarıyla İlgili Bilgilerin” olduğu,

-(1) sayfa Turuncu Tugay/Tümen Mevcutları ile başlayıp Gizli ibaresi ile biten dokümanın içeriğinde, “Mknz. P. Tug. Zh.Tug. ve Zh.Tüm. ile İlgili Persenol ve Mühimmat Rakamlarıyla ilgili Bilgilerin” olduğu,

-1’den 5’e kadar numaralandırılmış Kur.Alb. Selim O. ibaresi ile başlayıp yegane sistem olmasıdır ile biten dokümanın içeriğinde, “elektronik harp ile ilgili terim ve kavramları anlatan bilgilerin” olduğu,

-(1) sayfa 96-600M ile başlayıp Oğuzeli O. muhasebeleri şeklinde okuyabildiğimiz dokümanın içeriğinde, muhtemelen güney sınırındaki askeri birliklerle ilgili notların” olduğu,

-(1) sayfa sol üst köşesinde Levent Ersöz J.Kur.Yb …/…/1993 yazan, sonunda mütecaviz ile biten dokümanın içeriğinde, “terör örgütüne teslim edildi. ulaştırılması çalışması devam ediyor o… koordine … planlama –kritik olaylar’a devam –durum … tarih saat ….” şeklinde notların bulunduğu,

-(1) adet 070611075..55 seri numaralı hazır kart,

-1’den 7’ye kadar numaralandırılmış, Ersin: 0538590..67 ile başlayıp, alışveriş merkezi=24.23.p ibaresi ile biten kareli not kağıdı içeriğinde, “İstanbul ilindeki bazı arsa ve gayrimenkullerle ilgili bilgilerin olduğu, ayrıca arsa ve gayrimenkul sahipleri olduğu değerlendirilen kişilere ait isim ve telefonların bulunduğu” doküman,

-(1) adet Hülya Ç. ile başlayıp, Şükrü K. ile biten doküman içeriğinde “İstanbul ilinde bulunan arsa ve gayrimenkullerle ilgili notların ve bazı şahısların isim ve telefonlarının” olduğu,

-(1) adet stilex jel ile başlayıp, 0533 ..6 77 59 ibaresi ile biten not kağıdı incelendiğinde “Şanmijel mezunu iki dil firansizca Bora Y. 2 bölük 0 533 ..6 77 59” yazan doküman,

-(1) adet Levent 0533 77 ile başlayıp, Hüseyin Ö. ile biten not kağıdının içeriğinde, “Levent=0 533 77 sena diger Dükkan =532 .. 67 542 … 86 42 505/885 .. 82 Hüseyin Özkan” yazan doküman,

-(1) adet anestezi ile başlayıp İlker Pelit Alb. Göndermiş ile biten not kağıdının içeriğinde, “Anestezi Güner Dağlı Albay İlker Pelit Alb. Gönderilmiş” yazan doküman,

-(1) adet cep 0532 ..66952 ile başlayıp, 0216..98021 ile biten not kağıdı,

-(1) adet Hareket Şb.Md. ile başlayıp, 37214.. ile biten not kağıdın içeriğinde “Harekat Şb.Md. Jandarma Bnb. Mehmet Özkan İst. Jandarma Bölge Alay Komutanı Baki Onurlubaş” yazan doküman,

-(1) sayfa Kızıltoprak Lions Kulubü üye telefon zinciri isimli A4 kâğıdının içeriğinde, “İsim, İş ve Ev Teleonlarının Yazılı Olan” doküman,

-(1) adet Bayram ile başlayıp 60 küsur borcu var ile biten not kâğıdın içeriğinde, “Bayram 0 537 894 .. 1360 Küsür Borcu Var” yazan doküman,

Şüpheli Levent Ersöz gözaltına alındığında yapılan üst aramasında;

-(1) adet Burdur ilinden verilme 29791 belge numaralı Mehmet Orhan G. adına düzenlenmiş (E) sınıfı sürücü belgesi,

-(2) adet Mehmet Orhan G. adına düzenlenmiş renkli fotoğraflı E11 No:376216 aynı seri nolu nüfus cüzdanı,

-(1) adet 1 Çaldırma İyiyiz, 2 Çaldırma Vardık, 3 Çaldırma Arayın, 4 Çaldırma Acil Arayın Yazdığı, Arka Yüzünde 1 Çaldırma İyiyiz, 2 Çaldırma Tayyibe 3 Çaldırma… 4 Çaldırma Baran Geldi Eve 5 Çaldırma Baran Gelsin (Cafeye) 6 Çaldırma Arayın Yazan not kâğıdı,

-(1) adet Nokia marka 1200 model 352901/02/9765../2 seri numaralı cep telefonu,

-(1) adet Nokia marka 1200 model 356792/02/7871../6 seri numaralı cep telefonu,

-(2) adet Nokia marka, BL SCA model batarya,

-(1) adet Nokia şarj aleti,

-(1) adet 89902860303256652023012k seri numaralı sim kart,

-(1) adet 89902860321293049953012k seri numaralı sim kart,

-(1) adet Baran K. adına ait kartvizit,

-(1) adet üzerinde 0554 416 22 42 numarası yazılı bulunan sim kart kâğıdı,

-(1) adet üroloji ile başlayan 67/7 ile biten not kâğıdı,

-(1) adet servet 0555 566 50 08 yazılı kâğıt,

-(1) adet Rüstem ile başlayan 9974 ile biten not kâğıdı,

-(1) adet üzerinde Kuzey (+) ile başlayan Fedal ile biten not kâğıdı,

-(1) adet Bülent Y. adına kartvizit,

-(1) adet Ali A. adına kartvizit,

-(1) adet çekilen para ile başlayan sende dursun ile biten ajanda yaprağı,

-(4) sayfa son dalga Ergenekon ile başlayan Adliyeye alındı ile biten internet çıktısı,

-Özel yüzüncü yıl hastanesine ait muayene formu,

-(1) adet pusula,

06 BP 2363 plakalı otoda yapılan aramada;

-(1) adet A02B80112362739940 seri numaralı 50 kontörlük Türk Telekom kartı,

-(1) adet Nokia 1200 marka 356786/02/563027/2 İmei numaralı cep telefonu ve bataryası,

-(1) adet Nokia 1200 marka 356792/02/776286/5 imei numaralı cep telefonu ve bataryası,

-(1) adet Nokia 1200 marka 356792/02/770095/6 imei numaralı cep telefonu ve bataryası,

-(1) adet Nokia 1200 marka 356786/02/561209/8 imei numaralı cep telefonu ve bataryasına el konulmuştur.

c-Telefon Görüşmeleri
Tape No:6433 26.06.2008 tarihinde A.A. ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; A.A’nın “Sağolun komutanım ..... toplantısını yaptık bugün komutanım” “Dün Metinle görüştüm komutanım çocuğu 1. bölüğe vermiş” “Devriye müdahale aracı o Isuzu Mitsubishi pikaplar var komutanım” “Onlarda görev alıcak batıya gitmesi en muhtemel olan o grupmuş komutanım” dediği,

Tape No: 17.06.2008 tarihinde Nihat … ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Nihat’ın “…komutanım toplantıdaydım cevap veremedim, Bulgarlar burdaydı da” “Onlarla bu insansız hava aracı konusunda konuşuyoruz da, yarın... e götürecem onları” “Gene toplantıdasınız komutanım” dediği, L. Ersöz’ün “Evet dışarıdayım ya şeydeyim şimdi havaalanına gitcem de onun için” dediği, Nihat’ın “Yani yolcu ediyorsunuz misafirlerinizi en sonunda” dediği, L. Ersöz’ün “Bu... işleri var onun için gitcem” “Nihatçığım senin o çocuğu Söğüte tertip ediyolar” dediği, tespit edilmiştir.

d-Örgütsel İrtibatlar
Tape No:6062, 26.03.2008 tarihinde Mehmet Şener Eruygur ile F.E’nin yaptığı telefon görüşmesinde özetle; F.E’nin Yeni Şafak gazetesinde çıkan bir haberden bahsettikten sonra Levent Ersöz’ün bütün numaralarını değiştirdiğini söyleyerek F.E’nin “Sizin en son yaptığınız bir konuşma var yeni şafak ta o kaydedilmiş ondan dolayı bugün şuanda kalbi sıkışıyor ben ona hakaret ettim bir sürü” “Yeni Şafaktaydı evet sizin konuşmanız” “Kaydedilmiş 2-3 gün önce” “…siz böyle bir konuşmayı umarım yapmamışsınızdır” “Bilmiyorum işte AKP ile ilgili mi ne konuşma olmuş” dediği, M.Ş. Eruygur’ un “Kiminle konuşmuşum ki ben kızım” dediği, F.E’nin “Onu belirtmiyorlar işte sadece konuşmanızı yazmışlar kaydedildi Şener Paşa nın diye” “Olay ondan ibaret şimdi bana da bulaşacaklar diyor yani hepimize sıra gelecek diyor bu kadar dikkat edin komutanım dedim diyor” “Bütün numaraları değiştiriyor hem size hem kendisine zarar gelecek diye kimse ile görüşmüyor” “Allah bin türlü belalarını versin hepsinin TSK nın da” dediği,

Tape No:6063, 26.03.2008 tarihinde F.E’nin M.Ş. Eruygur’a gönderdiği mesajda; “lutfen babamdan uzak durun. sagligi iyi degl. maddi manevi cok yiprandi. yeter. lutfen. …” şeklinde yazdığı,

Sanık Ergün Poyraz’ın dijitallerinde yapılan incelemede, Notlar başlıklı word sayfasında; “Levent Ersöz Jandarma istihbarat Başkanı Levent Ersöz emekliliğinin ardında Kayseri gurubu AKP’lilerle diyaloga giriyor ve Mit Müsteşarlığı için tavassutta bulunmalarını istiyordu. Öyleki emekli olur olmaz bana söz verdiği kitap yazım işini unuttuğu gibi uzun bir süre telefonlara da çıkmıyordu. 2007 Ocağında piyasaya çıkıyor, daha önce Aslan B. ve Emin Ş.’e verdiği ve bunlar tarafından açıkça yazılamayan Aksu’nun Ermenilik belgesini yazmamı istiyordu” yazdığı,

Sanık Doğu Perinçek’ in Genel Başkanı olduğu İşçi Partisinin Ankara ilindeki Genel Merkezinde yapılan aramada el konulan “önemli 2” ibareli CD’nin incelemesinde, “yargıtay ile ilgili notlarım” isimli word belgesinin içeriğinde; (Yarg. 8 Hamdi Yaver A.’a teşekkür edelim. (Tv için Danıştay’daki çabalarına) Ancak Baskınla, Kaboğluyla iyi görüşüyor) (Gümüşhane Baro başkanının cinayet davasına bakılacak) (İ.Selçuk’un yemeği en son ne zaman oldu. Silahçıoğlu en son ne zaman katıldı. Sabih bey, Yarsav başkanı katılıyor) (Murat Ö. iş arıyor. Bakılsın, sıcak yaklaşalım) (Yalova Adliyeden Ünal K. ile görüşelim) (AKP dosyasını Eminağaoğluna iletelim, görüşünü alalım. Limandaki yemeğe yetiştirelim. Yemeğe Eminağaoğlu dışında E.Poyrazla Levent Ersöz Paşa da gelecek) (Adliyeden Mahmut K. fazla uğranılmasın) (Başsavcı Abdurrahman Y. babasının durumuna bakılsın. acil) (Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanının babasının durumuna bakılacak.acil) …”yazdığı,

Sanık Doğu Perinçek’in Genel Başkanı olduğu İşçi Partisinin Ankara ilindeki Genel Merkezinde yapılan aramada el konulan “Önemli 3” ibareli CD’nin incelemesinde, “Ergün Poyrazın-Jitemden Aldığı Para” isimli klasörün içeriğindeki word sayfalarında değişik tarihlerde düzenlenen tutanaklar olduğu, bu tutanaklar incelendiğinde, 02.06.2004 tarihinde Ergün Poyraz’a İstihbarı amaçlı araştırmalarında kullanması için İstihbarat Başkanlığı kasasından 200 Amerikan doları verildiği belirtilmiş ve onaylayan bölümünde Levent Ersöz-Tuğgeneral-İstihbarat Başkanı yazdığı,

Yine 18.12.2003 tarihli tutanakta Ergün Poyraz’ a İstihbarı amaçlı araştırmalarında kullanması için İstihbarat Başkanlığı kasasından 750 Milyon TL verildiği belirtilmiş ve onaylayan bölümünde Levent Ersöz-Tuğgeneral-İstihbarat Başkanı yazdığı görülmüştür.

Şüpheliler Şener Eruygur, Hasan Atilla Uğur ve Hurşit Tolon’dan ele geçirilen dijital verilerde Balıkesir Valisi (Merkez Valisi), Bedrettin Dalan, Cem U. Fikret B., Nuray B., Kıvanç Değirmenci kod İsmail Yıldız, Tuncay Özkan, Mehmet Emin K., Mustafa Balbay, Ömer Faruk G., Turgut A. isimli şahıslarla yapılan görüşmelerin ses ve görüntü dosyalarının yanında çözümlerinin olduğu görülmüştür. Bu çözümlerde ve ses dosyası olan çözümlerde bir tarafta “Başkan (Levent Ersöz)” olarak bahsedilen şahsın olduğu, diğer tarafta görüşülen kişinin isminin yazdığı görülmüştür. Bu görüşmelerin özetleri ise aşağıya çıkartılmıştır.

5 Kasım 2003 tarihinde Kıvanç Değirmenci kod adlı İsmail Yıldız ile Levent Ersöz arasında yapılan görüşme metni çözümünde özetle; AKP’nin bölünmesi ile ilgili konuşmalar yaptıkları, görüşme içerisinde İsmail Yıldız’ın AKP’nin bölünüp parçalanmasının çok kolay olduğunu söylediği, bu çerçevede “hadiseden milletvekillerinin hepsi bu şekilde tesir edecek hale geldiler. Orada 219 tane milletvekili AKP’den kopacak durumda, bu sayı 250 ye çıkabilir.” dediği,

Görüşmenin devamında bu durumu Mehmet A.’a anlattığını ve AKP içerisinde sadece 55 tane DYP kökenli milletvekili olduğunu, 40 milletvekilinin MHP kökenli olduğunu, 60 milletvekilinin ise ANAP geçmişi olduğunu söylediğini, fakat bunun için gerginliğin tırmandırılması gerektiğini ifade ettiği, bunun üzerine Levent Ersöz’ün “gerilimi kim tırmandıracak, nasıl tırmandıracak” dediği, İsmail Yıldız’ın da “gerilimi de bir şekilde TSK tırmandırabilir. Stratejik olarak ama dini noktalar üzerine değil de milli noktalar, idari yapı ya da hukuk konularında sıkıştırabilir” “gerilimi orada tırmandırırsa, Ağar ılımlı mesajları vermeye devam ederse, hatta biraz daha yoğunlaştırırsa bunu, AKP nin milletvekillerinin DYP ye geçmesi için meşru bir zemin oluşur” dediği, Levent Ersöz’ün de “yani korkup kaçan mı olur” dediği, İsmail Yıldız’ın “hem korkup kaçan olur, hem de DYP böyle bir durumda en iyi adres galiba” dediği,

Görüşmenin devamında; İsmail Yıldız’ın Ali Müfit G.’nın AKP’den kopartılması gerektiğini öne sürerek “Ali Müfit Beyi mutlaka koparmamız lazım. Ali Müfit Bey, gelecekte Türkiye’deki Tayyip Beyin pozisyonunu doldurabilecek siyasi olarak görülüyor” dediği,

Görüşmenin devamında; Mehmet A.’ı ne şekilde yönlendirdiğini anlattığı, bu çerçevede Mehmet A.’a, Türkiye’deki işsizlik sorununu çözeceğini ve ekonomi ile ilgili vatandaşı ikna edebilecek söylemlerde bulunmasını tavsiye ettiğini, bundan sonraki süreçte de Meclise yöneleceklerini söylerken “Meclis içerisinde bazı milletvekillerinin hiç değilse milli ve dini duygularıyla bir şekilde oynayalım, oradan bir grubu DYP’ye angaje etmeye başlayalım” dediğini,

Görüşmenin sonlarına doğru İsmail Yıldız’ın yerel seçimlerde AKP nin ciddi anlamda oy almasının engellenmesinin gerektiğini söylediği anlaşılmıştır.

22 Kasım 2003 tarihinde Kıvanç Değirmenci kod adlı İsmail Yıldız ile Levent Ersöz arasında yapılan görüşme metni çözümünde özetle; Başlangıçta İsmail Yıldız’ın DYP ile ilgili yoğun çalışmalarının olduğunu, DYP’nin kamp faaliyetlerini yaptıklarını, burada karşıt grupları bir araya getirmeyi düşündüklerini, toplantının 10 Aralıkta Hilton otelinde yapılacağını söylediği, Levent Ersöz’ün de söz konusu toplantıya katılacak isim verebileceğini söylediği, görüşmenin devamında, İstanbul’da meydana gelen HSBC Bankası ve İngiliz Konsolosluğundaki patlama olaylarıyla ilgili konuştukları, bu konu ile ilgili konuşurken Levent Ersöz’ün daha önceden aralarında konuştukları AKP ile ilgili bir şeyi kastederek “alabildiniz mi onları” diye sorduğu, İsmail Yıldız’ın da “alamadık paşam, zannediyorum bu akşam operasyonu bitireceğiz, tam beş gündür uğraşıyoruz paşam” “patlama bizim işimize yaradı. Şimdi bir ekiple sürekli onu gözlüyoruz. Aslında aldığımız anda birçok şey kökünden değişebilecek. Çok fazla deşifre olmadan götürmeye çalışıyoruz” dediği,

Görüşmenin devamında, AKP nin dağıtılması ve hükümetten düşürülmesi ile ilgili konuşurken İsmail Yıldız’ın “AKP yi tehdit edebilecek tek güç şu anda silahlı kuvvetler paşam. Başka bir şey yok” dediği ve devamında AKP nin dağıtılması için Mehmet A. ve Cem U. ile ilgili yaptıkları planları konuştukları,

Bu çerçevede İsmail Yıldız’ın Mehmet A.’ı ne şekilde yönlendirdiğini anlattığını, fakat Mehmet A.’ın bunu değerlendiremediğini söylediği, bunun üzerine Levent Ersöz’ün “Ağar’a aslında anlaması gereken bir mesaj gönderdik. Onu algılaması lazım. Yani Şırnak Milletvekili ile ona mesaj gönderdik. Onu anlaması lazım.” dediği, İsmail Yıldız’ın da Mehmet A.’la tesadüfen gerçekleşmiş gibi bir görüşme yapılıp yapılamayacağını sorduğu, Levent Ersöz’ün de “tesadüfe gerek yok, davet edelim Mehmet A.’ı, gelsin görüşelim, konuşalım” “ama öncelikle parti içerisinde birkaç milletvekili transfer etmesi gerektiğini düşünüyorum” dediği, İsmail Yıldız’ın da “beş tane milletvekili paşam, beşi geçecek, iki tane Isparta milletvekili, iki tane Muğla milletvekili, bir tane İstanbul milletvekili, benim temas halinde olduğum 15 tane milletvekili var. İlk aşamada beş transfer gerçekleştirebilecek durumdayız, ondan sonra parça parça diğerleri. Şimdi bir çalışma yapıyoruz. Kim ne karşılığı AKP den ayrılabilir diye. Önemli ölçüde tamamlanmak üzere” dediği,

Görüşmenin devamında, İsmail Yıldız’ın “uzun lafın kısası paşam, Ağar’ı ikna edeceğiz paşam, orada bir tereddütümüz yok. Zannediyorum kısa zamanda, aralık sonuna kadar da önemli sayıda milletvekiline ulaşabilecek durumdayız.” dediği,

Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde, DYP ve Mehmet A. olmadığı takdirde AKP’nin alternatifinin Genç Parti ve Cem U. olabileceğini konuştukları, bu çerçevede İsmail Yıldız’ın “AKP’nin alternatifinin Genç Parti olabileceğini söylüyoruz paşam. Çünkü para var. Hükümeti yıkma girişimi var.” “…neticede Genç Parti önümüzdeki günlerde böyle bir çıkış yapabilir. Cem U. paranın, kesenin ağzını açabilir. Milletvekili transferi yapabilir. Ama nereye kadar yapabilir? İktidara gelebilir mi? Ben o kadar olacağını düşünmüyorum da, AKP yi, hükümeti zayıflatıcı bir faktör olarak kullanılabileceğini düşünüyorum” “...burada Cem kullanılabilir paşam rahatça hükümetin düşürülmesinde. Cem çok rahat kullanma makamı haline gelebilir.” dediği,

Görüşmenin devamında, Mehmet A. ve Cem U. hakkında bir değerlendirme yaptıkları, bu çerçevede İsmail Yıldız’ın “sonuçta her ikisi de kontrolsüz güç paşam. Kesinlikle, çünkü Cem’in böyle endişeleri olmaz zaten, Cem parasına bakar, keyfine bakar, Cem’in en ufak bir milli düşüncesi yoktur, babasının belki olabilir. Ama dolar bütün milli düşünceleri yumuşatabiliyor…. Burada gariban yine Ağar paşam, yani Genç Partiden de bir şey çıkarmamız mümkün değil” dediği, ayrıca görüşme içerisinde, İsmail Yıldız’ın Genç Partinin arkasında muhtemelen İngiliz İstihbarat Servisi MI 6 olduğunu söylediği,

Görüşmenin devamında, İsmail Yıldız’ın sonucun kısa zamanda alınabileceğini söyleyerek “burada ilk adım, partiyi dağıtacak ortam, arkasından dağıtmak, sonucu almak ve Mehmet A.’ı ya da “X” i hadisenin başına geçirmek olabilir paşam” dediği,

Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde, İsmail Yıldız’ın konuyu Mehmet A.’a anlattıklarını ve yavaş yavaş ısındırdıklarını, fakat Mehmet A.’ın bazı korku ve çekincelerinin olduğunu söylediği, ayrıca AKP’den koparabilecek milletvekilleri ile ilgili çalışmalar yaptığını söylediği, bu çerçevede “bakın şu milletvekilleri, şunlar vaat edildiğinde partiden kopabilir. Seçim süreci yaklaştı, bunların hepsinin dosyası var aşağı yukarı. Örnek veriyorum, Miraç A., Malatyalı, ne yapıyor? Erkan M.’nun kasası, onun kirli işlerini yapıyor, seçimden önce bunu deşifre ederiz, adama dersin ki sen artık epey kirlenmişsin, bunun dışında kal. Yani siyasette yapılmayan şeyler değil bu.” dediği ve bu konuları Mehmet A.’a anlattığını, Mehmet A.’ın da yavaş yavaş aklına yattığını söylediği, devamında “aklına yatıyor yavaş yavaş, geçen gün bir iki milletvekili ile ilgili background verdim. Mesela Kırıkkale milletvekili Murat, Milli Görüşçü, AKP’den, akrabaları DYP’de, Kürt kökenli, akrabaları kürt kökenli ama DYP’deler. Birkaç örnek verdim, bu adama milletvekilliği garanti versen AKP’den bugün istifa eder. “garantiyi verirsek ne olacak” diyor, biz bunu aday yapmak zorundayız. Zorunda değilsin dedim.” dediği,

Görüşmenin devamında, İsmail Yıldız’ın AKP’nin dağıtılması için yeterince malzeme olduğunu ve istendiği takdirde çok kısa bir sürede dağıtabileceklerini söylediği, bu çerçevede “AKP yi hükümetten indirmek, toplam bizim 15 günümüzü alır paşam en fazla” “15 günde rahat indirilebilir, çünkü gerçekten malzeme var…, tedbirli bir plan yapılabilir, aşamalı bir plan. O aşamalı plan dahilinde önce yıpratıp sonra iyice dağıtmak” “…ben şunu söylüyorum, AKP yi dağıtmak için çok fazla bir şeye gerek yok paşam, rahatça dağıtılabilir bir parti AKP. Yeter ki A. siyasi hırsını biraz ilerletmiş olsun. Biraz hırslansa dediğim gibi AKP yi dağıtmak en fazla 15 günümüzü alır normal şartlar altında” dediği,

Görüşmenin içerisinde, İsmail Yıldız’ın AKP’nin dağıtılması için medyanın öneminden bahsettikleri, bu konuda medyanın verimli bir şekilde kullanılabilmesi için Cem U.’dan faydalanılabileceği, Cem U.’ın gerekli finansmanı sağlayabileceğini söylediği, ayrıca hükümetin aleyhinde yayın yaptırmak için araştırma yaptığını, birkaç kişiye sorduğunu ve mesela Karamehmet grubunun ilk yayın yapacak gruplardan biri olabileceğini anladığını, Levent Ersöz’ün de “peki Doğan da buna yanaşacak mı” dediğini, İsmail Yıldız’ın “paşam o da zor durumda bir çok açıdan. Yani kendisinin Alman istihbaratıyla olan ilişkisinin yavaş yavaş deşifre edildiğini düşünüyor, yani zorlandığını düşünüyor. Kendisini ciddi anlamda şantaja tabi tuttuklarını düşünüyorum, Almanların ve içeride bazı grupların. Yine dışardan bazı grupların. Her an ilişkisinin deşifre edilebileceğinin korkusu var Aydın D.’ın” dediği,

Görüşme içerisinde ayrıca Can A. ile konuştukları, İsmail Yıldız’ın Can A. için “ağzı gevşektir, sır tutmaz” dediği, Levent Ersöz’ün de “Hayrullah onu kullanıyor zaten” dediği, İsmail Yıldız’ın da “paşam biz kullanıyoruz. Fakat Cem H.’a soğuk. Tanımıyor Hayrullah’ı, birde Sabah grubundan geldi Hayrullah” dediği,

Görüşme içerisinde ayrıca Anap’lı Ali Talip Ö. ve Nesrin N. hakkında konuştukları, İsmail Yıldız’ın Nesrin N.’ın CİA ajanı olduğunu ve gayri milli bir insan olduğunu söylediği,

Görüşmenin sonlarına doğru Levent Ersöz’ün konuştukları konularla ilgili bazı bilgi ve belgeler istediği ve ayrıca “bizimle olan ilişkin deşifre olmasın” dediği, İsmail Yıldız’ın da istenilen belgeleri en kısa sürede getireceğini, diğer konularda da çok ketum olacağını söylediği anlaşılmıştır.

16 Aralık 2003 tarihinde şüpheli Levent Ersöz ile Ahmet Tuncay Özkan arasında yapılan görüşme çözümünde özetle; Levent Ersöz’ün “Kaleler birer birer düşüyor zaten” dediği, Tuncay Özkan’ın da “çok düştü, mevzide kalmadı. Sıkıntı büyüyor” dediği, görüşmenin devamında Tuncay Özkan’ın, Show TV televizyonundaki işinden çıkartılması ile ilgili patronu Mehmet Emin K. hakkındaki şikâyetlerini dile getirdiği, yeniden işe alınması için Mehmet Emin K.’e baskı yapılmasının faydalı olacağını, kendisinin yeniden Show TV televizyonuna geri dönmesinin çok önemli olduğunu söylediği, bu çerçevede “Mehmet Emin’i biraz daha sıkıştırarak oynanırsa bu geri adım atmak zorunda kalacaktır, geri adım attığında da bunun canına okumak lazım” dediği, Levent Ersöz’ün de Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur’un K.’le görüştüğünü, fakat K.’in Tuncay Özkan’ın kendisinin ayrılmak istediğini söylediğini ifade ettiği, Tuncay Özkan’ın da bunun yalan olduğunu söylediği,

Bu çerçevede Tuncay Özkan’ın K.’i şikayet ederken, “Mehmet Emin K. zora düştüğünde en büyük desteği Silahlı Kuvvetlerden gördü, bunun üç tane nedeni var, birincisi ulusal bir sermayeyi temsil etmesi, ikincisi bizim içinde bulunmamız ve yakınlığımız, üçüncüsü de Mehmet Emin K.’in söylemi” dediği ve ayrıca Mehmet Emin K.’in kendisini Başbakan’ın talebi üzerine işten çıkardığını söylediği,

Görüşmenin devamında Tuncay Özkan’ın iki yıl önce Genelkurmay Adli Müşavirliğinden Erdal Şenel paşanın kendisini aradığını ve yanına çağırdığını, kendisinin de gittiğini, Tanju Güvendiren ve Erdal ile bir görüşme yaptıklarını, bu görüşmede kendisinden Doğan grubu ile ilgili bir tahlil yapmasını istediklerini, kendisinin de “ulusal açıdan Doğan grubunun tahlilini yapacak olursam Doğan grubu Türkiye’ye zararlıdır, mutlaka alternatifinin oluşturulması gerekir” dediğini, bunun üzerine kendisine “sana bir teklif gelecek, sen bu teklifi kabul et” dendiğini, kendisinin bu teklifin kimlerden geleceğini, Türkiye’de öyle bir grup olmadığını, fakat böyle bir teklif gelse memnuniyetle kabul edeceğini, Türkiye’de alternatif bir medya yaratılmasını, o medyanın ulusal duruşunun güçlendirilmesini memnuniyetle destekleyeceğini söylediğini ve bir hafta sonra da K. grubunu kastederek gruptan teklif geldiğini, bu durumdan kendisinin çok rahatsız olduğunu, bunların battığını, fakat git bat diyorsanız batayım dediğini, bunun üzerine kendisine “bu ulusal bir görevdir, bu grup batmaz, sen merak etme” dendiğini, kendisinin de gruba girdiğini, girince diğer komutanlarla görüşme fırsatı olduğunu ve herkesin “ulusal bir gruptur, desteklenecektir” mesajı verdiğini, bu mesajı alınca ilk günden itibaren ulusal bir duruş ortaya koyduğunu ve ona uygun olarak ta SHOV TV televizyonu ve Akşam gazetesini boşalttığını ve bir çizgi yarattığını, grubun bir çizgisi oluştuğunu, aynı zamanda Türkiye’de medya da olmaz denilen bir şey yaptığını ve Akşam Gazetesinin tirajını 120.000 den 210.000 e çıkarttığını, Akşam Gazetesinin lümpen bir gazete iken AB grubunda çok etkili bir gazete haline geldiğini, Show TV’yi dördüncü sıradan birinci sıraya çıkarttığını, reklam gelirlerini artırdığını beyan etmiştir.

Görüşmenin devamında; Levent Ersöz’ün K.’in gelmesini Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur’a arz ettiğini, Komutanın bir gün sonra yurtdışına gideceğini, yoksa kendisiyle görüşmeyi çok arzu ettiğini söylediği, Tuncay Özkan’ın da “Sağolsun, çok saygılarımı selamlarımı iletin lütfen. Ben kendisine de gelirim sonra. Şimdi Jandarma Komutanının kendisini aramış olması, bugüne kadar sığındığı, yaşamasına neden olan her şeyi bırakması. Şimdi beni bırakıyor, bundan önceki dönemde hiçbir yaşama şansı yoktu. Ben geldiğimde içeriye alınmak üzereydi. Bizim yaptığımız şey şu; biz insanlara dedikki biz burada bir kale inşa edeceğiz. Ve bu kale Türkiye’de ulusal duruşun bir kalesi olacak. Ben o kaleyi 1,5 ayda inşa ettim.” dediği,

Görüşmenin devamında; Tuncay Özkan’ın “Jandarma komutanımızın devreye girmesi, bu adamında bugüne kadar aldığı örneğin Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri emekli olan Tuncer Kılınç’tan aldığı bir destek var.” dediği,

Görüşmenin devamında; yine Karamehmet grubunda çalışan Nuray B. ve İsmail K. hakkında konuştuğu ve bu kişilerle ilgili şikâyetleri dile getirdiği, bu kişilerle birlikte çalıştığı dönemde bu kişilerin o dönemde Kara Kuvvetleri Komutanı ile ilgili haber yapmaya çalıştıklarını, kendisinin buna engel olduğunu, bu çerçevede “benim bir talimatım vardı, Silahlı Kuvvetler, MİT ve Emniyet ile ilgili bütün haberler bana gelecekti. Çünkü Emniyette Fethullahçıları tanımıyorlar, onları övüyorlar. MİT’i yıpratmak için çok kötü kampanyaları vardı. MİT Müsteşarını göndermek istiyorlardı. Silahlı Kuvvetlerin içinde de kendi kafalarına göre bir düzenleme yapmak istiyorlardı.” dediği,

Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde; Ali Müfit G. ve bu kişiye ait televizyon kanalı hakkında konuşmaya başladıkları, Tuncay Özkan’ın Ali Müfit G.’nın öneminden bahsettiği ve bu kişiye ait televizyonu yerel seçimler öncesinde almak istediğini söylediği, bu çerçevede Tuncay Özkan’ın “Ali Müfit’i sıkıştırmak gerekiyor. Yine ben sizden yardım isteyeceğim” dediği,

Görüşmenin devamında; Tuncay Özkan’ın “ben kendisiyle yüzyüze konuşmadım daha, korkmasın diye. Çünkü bu Recep Tayyip nedeniyle bundan korkuyorlarda, Dalan’ı konuşturdum, Bedrettin beyi konuşturdum, siz de Bedrettin beyle konuşup bilgi alabilirsiniz. Bedrettin Dalan’a dedim ki git bununla bir konuş, öyle bir şeye ihtiyacımız var. Bu ihtiyaç Türkiye’nin ihtiyacıdır, burada bir ulusal duruş ortaya koymalıyız” dediği,

Görüşmenin devamında medyanın öneminden ve medyadaki ulusal duruşu kontrol altına almaktan bahsettikleri, bu çerçevede Tuncay Özkan’ın “medya çok önemli, medya içerisinde benim ve benim arkadaşlarım bu düşüncede, ortak düşündüğümüze inandığımız bu düşüncelerin bu duyguların bulunmasında büyük fayda var, bunun için ben diyorum ki biz operasyonu mutlulukla sonuçlandıralım. Ne olmalı, Mehmet Emin’in kafası bu işe aymalı ve aydınlanmalı ve geriye gitmemelerini değerlendiririz.” “ikincisi de yedek bir sistem olarak bu Ali Müfit G.’nın elindeki sistemi almalıyız ve olayı organize etmeliyiz. Ben, onunla ilgili olarak Ali Müfit beye yapılacak psikolojik bir baskının çok yararlı olacağına inanıyorum. Orada bu TV kanalı, bugüne kadar Türkiye’de ve dünyada hiç kimsenin yapamadığını yapabilir… Yerel seçim öncesinde Show TV de Mehmet Emin’in yaptıramadığı her şeyi yapma olanağı var. Bütün görüşlerini orada seslendirme olanağı alır ve yarın bir gün çok ileri bir hamle alır” dediği, Levent Ersöz’ün de “iktidara vurulacak darbe için bu çok önemli” dediği,

Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde; yeniden medyanın öneminden bahsettikleri ve Tuncay Özkan’ın bu çerçevede “Türkiye’yi inşa edebilmek için bir tek koşul var, Türk medyasını aynı zamanda kontrol edebilmek…, Dünyanın neresinde psikolojik istihbarat yapmayan devlet var, bu ne demek, MGK’nın tutanağı gizli. Bunu sana veren, bu bilgiyi yaymak için sana veriyor” dediği, (Tuncay Özkan’ın Küçükçekmecedeki deposunda yapılan aramalarda çok sayıda MGK toplantı tutanakları ele geçirilmiştir.)

Görüşmenin devamında; Tuncay Özkan’ın “İstanbul TV konusunda mutlaka Ali Müfit G.’ya baskı yapıp, bunu devredip çıkması konusunu sağlamalıyız. Ama bununla birlikte mutlaka Akşam’da geri adım atmak zorunda. Çünkü onu bugüne taşıyan Türk Silahlı Kuvvetleridir. Bugün ayakta kalmasını Türk Silahlı Kuvvetlerine ve bana borçludur, yaptığı her şey çok büyük hata olur ve kendisine döner.” dediği ve görüşmenin devamında Levent Ersöz’ün Mehmet Emin K.’in nerede olduğunu sorduğu, Tuncay Özkan’ın da “Ankara’da olması lazım, bugün veya yarın Turkcell toplantısı var. İstanbul’a dönebilir ama buralarda. Burada ben bir yöntem olarak ta şunu tavsiye ediyorum, çünkü ben çok fazla girmek istemiyorum, sonuçları açısından. Yoksa ben karşısına dikilir, kendisini çok da güzel azarlar ve terbiye ederim. Buradaki en önemli sorumuz şu. Nankörlük etmenin kendisine bedeli olacağını öğrenmesi lazım. Ciddi söylüyorum, buralara gelmesindeki en büyük etken TSK’dır, benim buraya gelmemdeki en büyük etken TSK’dır, bu Türkiye için bir görev olarak verilmiştir.” dediği,

Görüşmenin sonlarına doğru; AKP ile ilgili konuşmaya başladıkları ve bu çerçevede Tuncay Özkan’ın “AKP kendi içerisinde üçe dörde bölünmek zorunda. Erkan M.’yu, B.’nu biraz körüklemek lazım. Ben sekiz dokuz ay önce Erkan ile bir görüşme yaptım. Dedim ki Erkan sen çok seviliyorsun, destekleniyorsun, biz seninle çok paslaşacağız. Ben geldim burada Enerji bakanını tehdit ettim. Dedim sayın bakan bu YÖK yasası falan filan böyle yapıyorsunuz. Bunların altından kalkabilecekmisiniz. Ben bunları yayın yapacağım. Bunları göğüsleyebilecek misiniz? Söyle Tayyip’e bunları çeksin, adam bana geri döndü, “gece ben notunuzu ilettim” dedi. Ertesi günü çekti adam, sonra 29 ekim resepsiyonunda “bak görüyor musunuz, dediklerinizi yapıyoruz” dedi, bunlar beni TSK’nın temsilcisi gibi görüyorlar, öyle gördükleri içinde adam TSK bir darbe ile gelip benim kafamı uçuracaklar diye korkuyor, onu öyle görüyor, onun algısı öyle” dediği anlaşılmıştır.

17 Aralık 2003 günü Mehmet Emin K. ile Levent Ersöz ve Hasan Atilla Uğur arasında yapılan görüşme çözümünde özetle; Öncelikli olarak Mehmet Emin K.’in ticari konuları ve ekonomik sıkıntıları ile ilgili konuşma yaptıkları, görüşmenin ortalarına doğru Levent Ersöz’ün “Komutanımızın size selamı var, kendisi yurt dışında, kendisi ile görüşmemiz esnasında şunları size iletmemizi istedi. “Tuncay beyle İlgili bunu Mehmet beyden beklemezdim” dedi. “Kendisi çok üzüldüler. 1,2 yıllık sıkıntıları paylaşmış, sizlere yardımcı olmuş bir insan. Bazı çevrelerden, bazı kişilerden size bir takım şeyler gelmiştir, geldiğini de biliyoruz. Son uçta bu bir vefadır, ama bütün bunlara rağmen karşılıklı olarak iyi niyetin göstergesidir bu söylediğim konu yerine gelsin, Mehmet bey beni hiçe saydı, bu konuyu kendisine aktar, umarım bu konunun telafisini yapar dedi.” dediği, Karamehmet’in de “Ben bu konuyu size şöyle anlatayım. Tuncay beyin bizimle bir kontratı var. Bizimle değil de ayrı bir şirketle, Tuncay beye çok baskılar geldi. Ben öyle baskılara şey yapacak değilim. Başbakan bizim televizyona hiç gelmedi. Çok söyledik ama olmadı, beyanat vermiyor. Buna rağmen biz Tuncay beye bir şey yapmadık. Borçlarımız var, kısıtlamaya gitmemiz lazım. Onun maliyeti vergiler dahil 9 milyon dolar, bu televizyona geliyor. Bundan önce 7 milyon dolardı. Arkadaşlarla konuşurken bunları biraz indiremez misiniz demişler, o da ben ayrılıyorum demiş. Ben yoktum. Cuma günü geldim Türkiye'ye. Ben arkadaşlarla bir konuşayım dedim, sonra siz telefon açtınız, konuştum Biz anlaştık ayrılıyoruz, ücretini kesmedik, program için ücreti devam ediyor. Yerine kimseyi almadık, ondan sonra ne Başbakan ne Bakanlardan teklif gelmedi, yine söylüyorum yerine de hiç kimse alınmadı.” dediği, bunun üzerine Levent Ersöz’ün “Size nasıl geldi bilmiyorum, program da ücretsiz çalışırım demiş.” dediği, Karamehmet’in de “Onu da bizim arkadaşlar kabul etmediler.” dediği, bunun üzerine Levent Ersöz’ün de “Komutanımız söyledi, telafisi olabilir diye. Kendisinin söylemesine rağmen hiçe saydınız. Konu tamamıyla özel, burada kalacağına inandığımız için.” “Siz bir kez daha düşünün, gerekirse o vatandaşı bir kez daha çağırın nedir bu diye. Kendisini sever veya sevmezsiniz.” dediği, Karamehmet’in de “Kendisiyle hiçbir şeyim yok. Kendisi ben ayrılayım dedi, kendisine sorabilirsiniz” dediği, Levent Ersöz’ün “Ben kendisinin ayrılma gibi bir düşüncesi olmadığını öğrendim.” dediği, Karamehmet’in de “Ama ayrıldıktan sonra demiştir. Ayrıldı, aradan ne kadar geçti, organizasyon yaptılar. Ondan sonra ben bu söylediğinizi de söyledim, ücretsiz çalışırım demiş idareye. Ama kontratı boyunca her türlü mahrumiyetini ödüyoruz yani.” dediği, Levent Ersöz’ün “Onun mahrumiyetinden ziyade Show TV gibi bir basın yayın kuruluşunun bu çizgisinin devam ettirilmesi son derece önemli.” dediği, Karamehmet’in “Orada bir endişeniz olmasın.” “Komutanım hassasiyeti biliyoruz ama, sorun, kendisine biz en ufak bir şey söylememişizdir. Ama devletin aleyhine bir yayın falan, onlara da müsaade etmeyiz tabi.” “Ben bir daha konuşayım.” dediği, Levent Ersöz’ün de “İyi olur. Ben Komutanıma sizinle görüştüğümüzü ifade edeceğim. Kendisini bu konuda rahatlatmamız lazım. Komutanım sizin söylediğinize çok üzüldü, bir anda böyle bir şey söyleyince Komutanımız hassas bir insan, tanıyorsunuz değil mi ?” dediği,

Görüşmenin devamında, Hasan Atilla Uğur’un söze girerek “Ama Mehmet bey tabi bu arada şu da var Komutanım bana bunu ilettiği zaman Genel Komutanımızla birlikte, ben sizin samimiyetinizi bildiğim ve sizi herkesten daha iyi tanıdığım için rahatlıkla şunu söyledim. Komutanım, çağırırız Mehmet bey gelir oturur konuşuruz ve açıklıkla konuşacak bir insandır dedim. Hakikaten de öyle oldu. Komutanımız hakikaten kırılmış, hassas bir insan, tekrar çağırıp ta Tuncay Bey ile konuşursanız kendisini de mutlu edersiniz.” dediği, Karamehmet’in de “Ama komutanım, tabi bazı yapamayacağım şeylerde var.” Dediği, Hasan Atilla Uğur’un da “Bir dinlerseniz en azından kendisini” dediği, Karamehmet’in de “Biz zaten kendisiyle konuşmak İçin Pazar günü sözleşmişlik, kendisini arayacaktım, ama işte Ankara'ya geldiğim için görüşemedik. Ama, çağırırız. Osman Bey her gün görüşüyor. Kırgınlığımız yok.” “Şimdi tabı ama komutanım, adam medya başkanı, ertesi gün ayrıldı deniyor. Orada tabi herkesin aklına acaba baskıyla mı ayrıldı sorusu geliyor” “Ben iki şey söyleyebilirim Komutan'a. Bir tanesi hiç kimseden, ama hiç kimseden en ufak bir şey gelmedi, bir. İki, onunla konuşan, o gruba bakan arkadaşımız, "yahu çok erkek adammış, iki dakikada ben ayrılıyorum dedi" şeklinde takdirlerini de söyledi, Hatta bu ayın sonu diye söylenmişti, sonra 01 Ocak diye kendisi düzeltti. Ama benim bunun dışında da söyleyecek bir şeyim var. Benim hiç haberim olmadı” “Hayır, en ufak bir şey, ne Bakandan, ne Başbakandan, ne başka bir kimseden en ufak bir baskı gelmedi. Gelse ne yapardık onu da bitmiyorum ama. Şimdi bize daha Önce gelen baskılara biz hiç itibar etmedik. Ama tavır koyuyorlar tabi.” dediği, Hasan Atilla Uğur’un da çok kritik bir dönemden geçildiğini, bu nedenle Show TV ve Akşam Gazetesinin önemli olduğunu, bu nedenle bazı baskılar altında kalmaması gerektiğini söylediği ve görüşmenin sonlarına doğru “Ankara'da temasta olabileceğimiz, güvendiğiniz bir kimse var mı?” dediği, Karamehmet’in de Akşam Gazetesinden Serdar Ç.’nun, Show TV’den de Bülent E.’in isimlerini ve telefon numaralarını verdiği,

Görüşmenin son kısmında ise Hasan Atilla Uğur’un “Bu arada komutanım da buradayken belirtmek istiyorum. Turkcell İle İlişkilerimiz çok güzel devam ediyor. Bunun için de teşekkür etmek istiyorum. Aşağıdaki arkadaşlarla da gayet İyi ilişki içerisindeyiz.” dediği, Karamehmet’in de teşekkür ederek ayrıldığı anlaşılmıştır.

26 Aralık 2003 tarihinde Nuray B. ile Levent Ersöz ve Hasan Atilla Uğur arasında yapılan görüşme metni çözümünde özetle; Öncelikli olarak Karamehmet grubunun mali konularla ilgili yaşadıkları sorunu konuştukları, Nuray B.’ın ekonomik yönden ve BDDK ile yaşadıkları sorunları ayrıntılı olarak anlattığı, görüşmenin ilerleyen bölümlerinde, Levent Ersöz’ün medyadaki vaziyetlerin nasıl olduğunu sorduğu, Nuray B.’ın da Tuncay Özkan’dan başlayarak ayrıntılı olarak anlattığı, Tuncay Özkan’ın gruba yaklaşık 1,5 yıl önce geldiğini, kişisel olarak kendisinin hiçbir zaman anlaşamadığını, Tuncay Özkan’ın Mesut Y. ile çok iyi ilişkilerinin olduğunu, 3 Kasım seçimlerinden önce bir gün Tuncay Özkan’ın Mesut Y. ile ilgili Mesut Y.’ı öven bir manşet attırmaya çalıştığı, bu manşetin o günün şartlarında gruba zarar vereceğini, bu nedenle kendisinin bu durumu Mehmet Emin K.’e ileterek Tuncay Özkan’ın yazdırdığı manşeti kaldırttığını, bunun üzerine Tuncay Özkan’ın kendisini telefonla aradığını ve “kardeşim sen kimsin” “sen medya grup başkanının yazdığı manşeti kim oluyorsun da gece yarısı indiriyorsun” dediğini, kendisinin de “sizin de bilmeniz lazım, Akşam Gazetesinin Ankara temsilcisiyim” “bu manşetin yalan olduğunu biliyorum” “o manşeti ben indirmedim, Mehmet Bey indirdi. Bence siz açın Mehmet Beye, ben medya başkanıysam Ankara temsilcisinin dediğini nasıl dinlersiniz diye sorun” dediğini, bunun üzerine Tuncay Özkan’ın telefonu kapattığını, bu arada kendisinin Tuncay Özkan’ın yazdırdığı manşetle ilgili bilgi verirken Hüsamettin Ö.’ın anlattıklarını da aktardığını, bir süre sonra Tuncay Özkan’ın kendisini yeniden aradığını ve “şimdi Ankara’ya geliyorum, Hüsamettin Ö.’ın da seninde ananını belleyeceğim” “bak sakın bir yere kıpırdama, ikinizin de anasını belleyeceğim” dediğini, bunun üzerine kendisinin Mehmet Emin K.’i arayarak konuyu aktardığını, bir süre sonra Tuncay Özkan’ın Ankara’ya geldiğini ve kapısını tekme ile açarak odasına girdiğini ve “sen kimsin” diye bağırdığını, kendisinin de “sen kimsin lan siktir git, benim odama giremezsin” dediğini ve kovduğunu,

Daha sonra Tuncay Özkan’la yaşadığı sorunu Mesut Y.’a anlattığını, Mesut Y.’ın da “Tuncayla bir şeyin varsa ben hallederim” dediğini,

Görüşmenin devamında, Tuncay Özkan’ın Karamehmet grubuna ekonomik olarak getirdiği yükü anlattığını, bu konuyu anlatırken Tuncay Özkan’ın eski çalıştığı Kanal D nin arşivini çalıp Show TV ye 500.000 Dolar karşılığında sattığını, Tuncay Özkan’ın aylık maaşının 100.000 Dolar civarında olduğunu ve ayrıca örtülü ödeneklerinin olduğunu, Tuncay Özkan ve ekibinin çok fazla ekonomik yük getirmesi ve grubun ekonomik sıkıntıları nedeniyle Tuncay Özkan’a personel giderlerinde azaltma yapılması gerektiğinin söylendiği, Tuncay Özkan’ın da bunu kabul etmeyerek ayrılacağını söylediğini, bu konuyu anlatırken Nuray B.’ın “şimdi de Tuncay Bey dışarıda bazı yerlerde şey diye anlatıyor, hükümet istemedi beni, Mehmet Bey de BDDK ile 4.5 Milyar dolarlık bir anlaşma yapacaktı, beni şart koştular, beni işten attılar. Ama bu yanlış cevap” dediği,

Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde bir dönem Tuncay Özkan ve Mesut Y.’ın devlet içerisinde çete oluşturduklarını söylediği,

Görüşmenin devamında, Nuray B.’ın medyanın çok sesli olabilmesi gerektiğini, kendilerinin grup olarak Cumhuriyet Gazetesini maddi açıdan desteklediklerini, ekonomik kriz yaşadıkları bir dönemde Cumhuriyet Gazetesinin yüzde 40 hissesini aldıklarını söylediği,

Görüşmenin sonlarına doğru Levent Ersöz’ün “sizden özel bir ricamız var. Ergün Poyraz’a grubun bir katkısı vardı, şu an onu kestiniz, sıkıntınızı biliyoruz. Tuncay’a demişsiniz ya yüzde 50 indirelim diye, onu bu rakama çekerek bu ödemeyi devam ettirirseniz sizden özel ricamız, bu konuyu sağlarsak gerçekten iyi olacak. Ki sürekli olarak dik duran bir arkadaşımız. Mücadelelerini biliyorsunuz, şahsı da tanıyorsunuz, öyle kirli işlere konu olmayan bir çocuk. Bu konuda sizden yardımınızı istiyoruz” dediği, Nuray B.’ın da “tabi olur, peki” dediği, bunun üzerine Levent Ersöz’ün de “ben bu işi oldu gözüyle bakıyorum, öyle değil mi? Yani Ankara temsilcisi Nuray hanım zaten bu işlerin hepsini başarır diye düşünüyoruz, ben sizin cep telefonu numaralarınızı alabilir miyim” dediği, Nuray B.’ın da “0533 227.. 73” numaralı telefonunu verdiği, bunun üzerine Levent Ersöz’ün ısrarla ikinci bir numarası olup olmadığını ve varsa diğer numaraları da almaya çalıştığı anlaşılmıştır.

Mustafa Balbay ile Levent Ersöz ve Hasan Atilla Uğur arasında geçen görüşme çözümü özetinde; Şüpheliler Şener Eruygur, Hurşit Tolon ve Hasan Atilla Uğur’dan ele geçirilen dijital veriler içerisinde Jandarma Genel Komutanlığında görevli olduğu dönemde Levent Ersöz’ün değişik kişilerle yaptığı görüşmeleri kaydettiğine dair bilgilerin olduğu, bu çerçevede Mustafa Balbay’a ait 23 Aralık 2003 tarihli ve 5 Ocak 2004 tarihli görüşme çözüm tutanaklarının olduğu, ayrıca 23 Aralık 2003 tarihinde yapılan görüşmeye ait bir kısım ses dosyasının olduğu, ayrıca yine 23 Aralık 2003 tarihindeki görüşme çözümü içerisinde birçok benzerlikler olan yedi sayfalık ayrı bir çözüm tutanağı olduğu görülmüştür.

23 Aralık 2003 tarihli görüşme içeriğiyle benzerlikler gösteren yedi sayfalık çözüm incelendiğinde Cumhuriyet Gazetesinin tirajının artırılması ve bu nedenle askeri birliklerde satılması konusunda konuştukları, bu çerçevede Levent Ersöz’ün “siz tirajı artırma konusunda şimdi nasıl buluyorsunuz. Askeri okullardaki personele yönelik olarak böyle bir şey, yani hem gazeteyi güçlendirmek hem de dediğim gibi birçok insan gazete okuyor. Er de gazete okuyor sonuç itibarıyla. Sadece subay astsubay değil” dediği, Mustafa Balbay’ın Cumhuriyet Gazetesini üniversitelerde 250.000 TL ye sattıklarını, aynı şekilde kışlalara da 250.000 TL den satabileceklerini söylediği, Levent Ersöz’ün de yeni bir oluşumun oldukça zor olduğunu, ama bu işlerin bir şemsiye altında götürülmesinin daha rahat ve kolay olacağını söylediği ve televizyon konusunu düşünüp düşünmediklerini sorduğu, Mustafa Balbay’ın da 1998 ve 1999 yılında Cumhuriyet TV diye deneme yayınına başladıklarını, fakat bir sonuç alamadıklarını söylediği,

Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde Mustafa Balbay’ın Cumhuriyet Gazetesi olarak kendilerine yönelik özeleştiri yaptığı ve bu çerçevede “bizim de hatalarımız oldu, 1950 yılında Demokrat döneminde iki yıl etkileniyor, hatta Nazım Hikmet’e hain diyorum ben, sonrada toplanıp özeleştirisini yapıyorum, bizim bazı yöneticilerimizin 1989 -1993 dönemi arası güneydoğu şeylerine yönelik PKK lıların açıklamalarını korumaya kalktılar, çok ağır oldu, o dönemde gazetemiz ama sonuç olarak şu anda gazete yönetimi Kuvayı Milliye çizgisinde” dediği,

Görüşmenin devamında yerel seçimlerle ilgili konuştukları ve bu çerçevede Cezayir ülkesini örnek verdikleri, bu konuyla ilgili Mustafa Balbay’ın “Cezayir olayını söylüyorsunuz, genel seçimleri kazandılar ama ondan sonrası mümkün değil” dediği, hemen akabinde de Levent Ersöz’ün Mustafa Balbay’ın bir süre önce yaptığı “Genç Subaylar Rahatsız” başlıklı haberle ilgili konuşmaya başladıkları, bu çerçevede söz konusu haberle ilgili Genelkurmay Başkanının yaklaşımını konuştukları, bu sırada Mustafa Balbay’ın “babam arıyor geçen gün, oğlum kendine dikkat et diyor, Genelkurmay Başkanı onlara dönmüş diyor” dediği, Levent Ersöz’ün de bunların hepsinin kesilmesini gerektiğini, hayat hakkı tanınmaması gerektiğini, yoksa yeniden hortlayıp kendilerini ortadan kaldırabileceklerini söylediği, Mustafa Balbay’ın da “birisinde emekli vatandaş arıyor, tabi ben diyor 1960 ı gördüm, 1970 i gördüm, 1980 i gördüm. Şu ülkemizde şu birkaç ayına bakıyorum, fakat en geçerli darbe bu dönemki darbe diyor, insan olabilirde bu sistem içerisinde nasıl olabilir, bütün tartıştığımız konu burada” dediği, Levent Ersöz’ün de “olabilir, tartıştığımız konu rejim tartışması…, silahlı Kuvvetler eskisi değil ki yani kimileri demokrasiye bağlı bir topluluk var… herkesin gönülden bir sızı hissetmesi var, herkes dolunca benim yaptığım gibi bunların hepsini keseceksin, bir daha başa geçmeyecekler” dediği, Mustafa Balbay’ın da bu nedenle yerel seçimlerin çok önemli olduğunu, yüzde 40 tan fazla oy alırsa daha tehlikeli olacağını söylediği anlaşılmıştır.

23 Aralık 2003 tarihinde Mustafa Balbay ile Levent Ersöz ve Hasan Atilla Uğur arasında yapılan görüşme çözümü özetinde; Görüşme içerisinde genel olarak örgütün medya yapılanması ile ilgili konuşmalar yaptıkları, bu çerçevede özellikle Cumhuriyet Gazetesinin tirajının artırılması ile ilgili konuşmalar yaptıkları, bunların yanı sıra diğer medya organlarının kontrol altına alınmasını konuştukları, bu çerçevede Levent Ersöz’ün “medya sahipleri ile görüşme yapmak lazım” dediği, Mustafa Balbay’ın da “belli dürtmeler oraların yönetimindeki insanlarla” dediği, devamında Mustafa Balbay’ın “şu alternatif medya nasıl yaratılır, belki uzun sürede buna bakmak lazım, şimdi iki üç tane bir tane kanal değişik bir şey söylerse bunları etkiliyor” “Uzan’ın genel üzerindeki etkisi yüzde 3, genel pay içinde hükümet hazmedemiyor, çünkü ulaşıyor” dediği, Levent Ersöz’ün de “Uzan’ın savaşı bırakmaması lazım, bıraktı hata yaptı, kurtulacağını falan zannetti” dediği,

Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde Levent Ersöz’ün “siz tirajınızı artırmak açısından bizim askeri birliklerdeki askeri personele yönelik böyle bir şeyi nasıl uygun görürsünüz” dediği, bunun üzerine Hasan Atilla Uğur’un “yeterli olur mu ki acaba? Açsak?” dediği, Levent Ersöz’ün de “daha iyi, yani hem gazeteyi güçlendirmek ondan etkilenen bir çok insan şimdi evde gazete okuyor, sonuç olarak sadece subay astsubay değil, askerde okur, en azından Silahlı Kuvvetlerin kapısını biraz daha aralıyor” dediği, Hasan Atilla Uğur’un da “çok doğru komutanım, erler eskisi gibi cahil değil, sekiz aylık var, asteğmen var. Bunu söylemek lazım Genelkurmay Başkanımıza” dediği, Levent Ersöz’ün de “ben kantinde herkese satarsam bu gazeteyi mükemmel olacak, sonuç itibariyle günde 1.000 gazete satabilirim” dediği, bunun üzerine Mustafa Balbay’ın söz alarak “biz mesela üniversitelerde 250.000 TL ye gazete satıyoruz. Kışlaya da 250.000 yaparız” “kimi yerlerde önyargı olabilir, kimi yerlerde sokmuyorlar bile. Mesela GATA da 250.000 den satabiliriz” dediği, Levent Ersöz’ün de bu konuyu Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur’u kastederek komutanla konuşacaklarını, hatta komutanın Mustafa Balbay’ı çağıracağını söylediği,

Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde Mustafa Balbay’ın Cumhuriyet Gazetesi ve kendileriyle ilgili özeleştiri yaparak “şu an yönetim olarak da nispeten hatalarımız da olsa, yani gazete 1950 döneminde Demokrat partiden iki yıl etkileniyor, hatta Nazım Hikmet’e hain diyor. Özeleştiri yapıyorum. Sizinle açıkça paylaşmamın sakıncası yok. Bazı yöneticilerimizin 1989-1993 arası diyelim Güneydoğu ve PKK lılardan etkilendiler. Çok kavga edildi o dönem bizim gazetede. Şimdi gazete yönetimi Kuvayı Milliyeci” dediği,

Görüşmenin devamında yerel seçimlerle ilgili konuştukları, bu çerçevede Levent Ersöz’ün “ama her şey kısa vadede, onu da bıraktım, çok kısa vadede başarmalıyız. Çünkü yerel seçimler bunlar için musalla taşı olacak. O taş atlarsa çok daha zor olacak” dediği, Mustafa Balbay’ın da “evet zor, Cezayir de oldu biliyorsunuz. Yerel seçimleri kazandılar, ondan sonrası da mümkün değildir zaten” dediği, görüşmenin devamında Mustafa Balbay’ın Cumhuriyet Gazetesinde yaptığı “Genç Subaylar Rahatsız” başlıklı haberle ilgili konuştukları, bu çerçevede Mustafa Balbay’ın “şimdi bir emekli vatandaşı arıyorum, ben 60 ı gördüm, 70 i gördüm, 80 i gördüm diyor. Şu hükümetin son birkaç ayına bakıyorum diyor, en geçerli darbe bu dönemdeki diyor. Yani bu sistem içinde nasıl olur diyor. Bütün tartıştığımız nokta bu diyor” dediği, Levent Ersöz’ün de “yani olay rejim olayında düğümleniyor” dediği anlaşılmıştır.

Görüşme çözüm metninin son sayfasında bilgi notu başlığı altında; 5 Ocak 2004 günü Mustafa Balbay’la görüşme yapıldığı, bu görüşmede Balbay’ın gazete olarak Şişli Belediye Başkanı Mustafa S.’ün desteği ile 70.000 civarında Atatürk’ün mareşal üniformalı posterini bastırıp bu hafta sonu dağıtacaklarını söylediğini yazdığı görülmüştür.

5 Ocak 2004 tarihinde Mustafa Balbay ile Levent Ersöz ve Hasan Atilla Uğur arasında yapılan görüşme çözümünde özetle; Görüşmenin başlangıcında Kıbrıs’la ilgili konuşma yaptıkları, Kıbrıs’la ilgili politikaları eleştirerek Kıbrıs’ın satılmaya çalışıldığını öne sürdükleri, bu çerçevede Mustafa Balbay’ın psikolojik harekat olarak Atatürk’ün üniformalı resmini poster olarak bastırıp Cumhuriyet Gazetesi ekinde dağıtmayı düşündüklerini, posterin basımı konusunda Mustafa S.’ün yardımcı olacağını söylediği, zaten Mustafa S.’ün daha önceden de Cumhuriyet Gazetesine benzer yardımlarının olduğunu söylediği,

Görüşmenin devamında, Levent Ersöz’ün “bize gelen haber elemanlarımızın aldığı bilgiye göre Milliyete yönelik bir takım operasyonlar olabilir” “Milliyetin bu çıkışlarından dolayı, bunu siz Bila ile yüzyüze görüşerek aktarabilirsiniz” “ya Fikret Beyi sıkıştıracaklar yada başka bir şekilde rahatsızlık verecekler, bunu paylaşmamız lazım” dediği, Mustafa Balbay’ın da “zaten ben çok seviniyorum, bir anlamda tamamen tarafsız, şimdi tek başına Cumhuriyet gitmez, mümkün değil. Bu haberlerin hiçbirinde bencillik düşünmedim. Olabildiğince belli ölçülerde yayılmasında fayda var. O yüzden Milliyette çok önemli. Fikret Bey ile de bir konuşmak lazım” dediği, Hasan Atilla Uğur’un da “yalnız kısa zamanda görüşürseniz” dediği, Mustafa Balbay’ın da “anladım, Fikret ile yemek yiyecektik, orada söylerim” dediği,

Görüşmenin devamında Levent Ersöz’ün bir önceki görüşmede konuştukları Cumhuriyet Gazetesinin askeri birliklerde satılması ile ilgili Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur’u kastederek komutanla görüştüklerini söylediği, bu çerçevede “komutanla görüştük biz, bizim eğitim birliklerimiz, okullarımız, bölge komutanlıkları ve karargâhlarına bir talimat vereceğiz. Toplu birliklerimiz olan yerler, tugay seviyesinde olan birliklerimize sizin temsilcileriniz gidip biz Cumhuriyet Gazetesini 400 değil 200.000 liradan vermek istiyoruz, formalite gereği gerekirse bir yazı olarak ortaya konulacak. Birlik komutanları bu konuda emir verecekler ve gazeteler alınacak. Bu uygulamayı başlatalım dedi komutanımız. Ondan sonra Kara Kuvvetlerine, Deniz ve Havaya komutanım teklif edecek, biz böyle bir uygulama başlattık, burayı götürüyoruz sizde bu konuya destek verin diye, diğerlerine de Cumhuriyet Gazetesinin girmesini sağlayacağız. Bunu sağlarken birlik komutanlarına biz bir de şunu soracağız, siz Cumhuriyet’e kapıyı açarken diğerlerine de hissettirmeden hafif hafif kısın. Adam orada Cumhuriyet’i görecek. Bakacak ki Hürriyet yok Milliyet yok, neyse alacak. Yani çift taraflı olarak yönlendireceğiz” dediği, Mustafa Balbay’ın da “biz de fiyatı 250.000 e indireceğiz” dediği, Levent Ersöz’ün de “yarından itibaren biz birlik komutanlarına talimat veririz” dediği, Mustafa Balbay’ın da “şimdi biz üniversitelere bu şekilde yapıyoruz, bir damga ile indirimli gazete olduğunu belirtiyoruz, yani 250.000 e satıldığını belirtiyoruz. Ötekilerle karışmasın diye. Bizde normal olarak üniversitelere, gençliğe uyguladığımız bu yöntemi size asker gençliğinede önermiş oluyoruz.” dediği, Levent Ersöz’ün de hangi üniversitelere verdiklerini sorduğu, Mustafa Balbay’ın da “ODTÜ, Dil Tarih coğrafya fakültesi, orası fena değil, Gazi’ye giremedik, orada değişik bir havada biliyorsunuz ve Ankara Üniversitesi” dediği, Levent Ersöz’ün “Bursa Uludağ yok mu” dediği, Mustafa Balbay’ın da “İstanbul da 4-5 yerde var, galiba Bursa’ya da geçtik” dediği, Levent Ersöz’ün de “biz tanıdığımız rektörler vasıtası ile diğerlerine de bu konuyu anlatırız. Dolayısıyla onlarda da böyle bir hareketlenme sağlarız. Kimse kırmaz yani, bu konu itibari ile onu da sağlarız. Önce bizde bu uygulamaya geçelim, arkasından diğer kuvvetlerde geçecektir” dediği,

Görüşmenin devamında, Levent Ersöz’ün “Bu hafta Turgay C. ile irtibat kuracağız, onunla bir konuşacağız. Aydın Doğan ile de görüşme ihtimali de olabilir bakarsınız. Bu vatandaş enterasan atamalar yapmış, kendi kızlarını icra kurulu başkanlıklarına getirmiş. Herhalde fiilen el koyma stratejisi mi güdüyor napıyor” dediği, Mustafa Balbay’ın da “Fikret Beyle konuştum bu konuda, sağlığında mirasını devrediyor diyor” dediği, görüşmenin sonlarına doğru Mustafa Balbay’ın Amerikan büyükelçisiyle yaptığı görüşmeler hakkında bilgi verdiği anlaşılmıştır.

21 Ocak 2004 tarihinde Levent Ersöz, Hasan Atilla Uğur, İsmail Yıldız, Hayrullah Mahmut ÖZGÜR ve Cem U. arasında yapılan görüşme çözümü özetinde; Öncelikli olarak o dönemde Uzan grubuna yönelik yapılan mali operasyonlar sonucu Uzan Grubunun yaşadığı sıkıntıları konuştukları, bu çerçevede Levent Ersöz’ün Uzun Grubunun mevcut hükümet tarafından mağdur edildiğini öne sürerek Uzun Grubuna adli olarak ta gerekli desteği vereceklerini söylediği, bu çerçevede Levent Ersöz’ün “Bu olayı sürdürmek gerektiğini, zaten düşüncemiz olarak ortaya koyduk. Konunun yansımasını dün akşam biz, özellikle yüksek yargıdan bir kanal vasıtası ile ulaştırdık bu vatandaşlara” dediği,

Görüşmenin devamında Levent Ersöz’ün Uzun Grubunun yaşadığı mağduriyetler ile ilgili tepkilerini dile getirmeye devam etmeleri gerektiği, bu tepkileri basın yayın organlarıyla sürdürmeleri gerektiğini söylediği, bu söylemler üzerine Cem U.’ın kendi üzerine düşen her şeyi yaptığını ve Başbakan’ı kastederek “ya o beni indirecek ya ben onu” dediği,

Görüşmenin devamında Levent Ersöz’ün Cem U.’a televizyon programlarında ya da medya karşısında yaptığı konuşmalarla ilgili taktik ve yöntemler verdiği, bu çerçevede “bundan sonra çelik gibi bir sinire sahip olmanız lazım, bundan sonraki olaylar içerisinde de son derece sakin olmamız lazım. Eğer böyle olursanız, bunları istediğiniz tarzda tahrik edersiniz, istediğiniz mesajları verebilirsiniz” “bir de tabi bu operasyonu yürütürken bazı tabirlerden kesinlikle kaçınmak gerektiğini düşünüyorum” diyerek kullanılan kelimelere çok dikkat edilmesi gerektiğini söylediği,

Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde Levent Ersöz’ün “bu genel seçimlerden sonra niye bir transfer konusu yapıp ta bir grup oluşturmadınız mecliste” dediği, Cem U.’ında “mümkün olmadı ki” dediği, Levent Ersöz’ünde “yani darbeler gelinceye kadar olan dönemde böyle bir milletvekili transfer edipte, Türkiye Cumhuriyetinin yüz karası bir hadise belki ama” dediği, Cem U.’ında Hakkari’den bağımsız milletvekili seçilen birisinin böyle bir iş için bir buçuk milyon dolar para istediğini, parayı sokaktan toplamadığını, bu tür şeyler yapmasının kendisine bir fayda sağlamayacağını, fakat mecliste grup kurmanın başka bir olay olduğunu, bununda çok zor olduğunu, bir yığın servet harcayarak 15 kişi alsa yine grup kuramayacağını söylediği,

Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde İsmail Yıldız’ın yaptığı çalışmalarla ilgili bilgiler verdiği ve AKP’nin Hükümetten indirilmesi için yapılabilecek çalışmalar hakkında bilgiler verdiği, bu çerçevede “belirli operasyonlar yapılırsa AKP’nin oyu aşağıda kalır, ama normal şartlar altında bu seçim cereyan ederse dediğiniz gerçekleşmez tekrar Uzanlar’la uğraşmaya başlarlar” dediği, devamında yaptığı araştırmalar sonucu partilerin yerel seçimlerde alabilecekleri oy oranları hakkında bilgi verdikten sonra “yani neticede burada çok kapsamlı bir operasyon yapmak, çok kapsamlı bir senaryoyu hiçbir nokta ihmal etmeden oluşturmak ve oylamak gerekir diye düşünüyorum” dediği,

Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde İsmail Yıldız’ın “Cem U. öyle bir şey yapmalı ki hükümet feleğini şaşırmalı. Ne yapabilir? Bir; mecliste bir siyasi partiyi tehdit unsuru haline getirebilir….., ikincisi; 368 milletvekili var zaten AKP’nin. Ben bu 368 milletvekilinin 368’i ile de ilgili dosya hazırladım. Ve sorduğumuz soru; AKP’den koparmasınız? Niçin koparsınız? Neden koparsınız? Ne zaman koparsınız? Hangi şartlar altında koparsınız? Ve ne istersiniz? Cevap;280 milletvekili AKP’den tabi ki kopabilirim diyor, bunlar devletle çatışmaya devam ederse, bunlar Türkiye’yi iyi idare edemezse ve ekonomik kriz çıkarsa, Günedoğu ile ilgili baskılar artarsa, Kıbrıs’la ilgili taahhütleri artarsa bu zafiyetlerde kopabiliriz diyor. Yada bir siyası alternatif üretilirse. Bakın bu çok önemli, biz AKP’den kopabiliriz diyor” dediği, bu noktada Levent Ersöz söze girerek “zaten onu yaratmağa çalışıyoruz” dediği, devamında İsmail Yıldız’ın “öncelikle AKP’yi iktidardan uzaklaştırmak hedefleniyor ise bir başka partinin %20-25 oranında alacağı oy AKP’de ki az önce Cem beyin işaret ettiği soru işaretini uyandırabilir milletvekillerinin kafasında. Milletvekillerini tahrik edebilir ve parti değiştirme sürecine gelebilir rahatça” dediği,

Görüşmenin devamında AKP’yi devirmek için neler yapılabileceği hususunun konuşulmaya devam edildiği, bu çerçeveden konuşmaya katılan kişilerin neler yapılabileceği sorduğu, bunun üzerine İsmail Yıldız’ın “Şu yapılabilir bana göre, AKP’yi belinden veya beyninden vurmak gerekiyor ki sersemlesin. Kamuoyu nezdinde ki desteğini azaltabilmek gerekiyor. Bunu AKP’nin oturmuş olduğu ideolojik tabana yönelik bir taarruzla yapabilirsiniz. Bu ne olabilir?” dediği, Levent Ersöz’ün de “Bakın açıkçası diyor ki; AKPnin gayri milli olduğunu vurgula. Yani ortaya koy, belge ile ortaya koy. Deki Tayip efendi nedir etnik kökeni? Şudur. Efendime söyleyeyim nedir? Bunların yolsuzluğu şudur. Bu gibi somut işleri ortaya atıyorsun değil mi” dediği, İsmail Yıldız’ında “Olabilir, evet yollardan birisi bu” “ikincisi gayri İslami oldukları ortaya konulabilir……, üçüncüsü yine diyoruz ki az önce siz söylediniz, her an ekonomik kriz gelebilir. Bizim yaptığımız çalışmalar da var. Halk şu anda krizi gizli olarak yaşıyor…… böyle bir propaganda yürütülmeli ki burada bunu halk açıkça görebilmeli, günlük yaşantısın da bunu algılayabilmeli….. yine alışılmış bir siyası mücadele ile buradan çıkmak mümkün değil, AKP’yi vurmamız lazım. Öncelikle Tayip beyi vurmamız lazım. Kendisi ile ilgili ne varsa ortaya koyup, Tayip beyi toplumun nezdin de bir defa kesin olarak siyaseti hür olmaktan çıkarmamız gerekiyor” dediği, devamında Cem U.’ın gerekirse geri çekilip başka bir partinin mecliste siyasi alternatif olarak yükselmesini sağlaması gerektiğini söylediği, bunun üzerine Cem U.’ın “ben bu lafı söyleyeceksiniz diye bekliyordum. Cem U. çekil seçimlere girme…..” dediği, İsmail Yıldız’ın böyle bir şey demediğini fakat Cem U.’ın çok farklı bir propaganda ve kampanya yürütmesi gerektiğini söylediğini, bu noktada Levent Ersöz’ün söze girerek “şimdi İsmail Beyin daha önce yaptığı çalışmalar var, onu anlatmaya çalışıyor. Bu yapmış olduğu çalışmalardan bir tanesi, bu AKP’yi nasıl bölelim. Ciddi anlamda yaptığı çalışmalar var. Ondan yola çıkarak bir takım şeyler anlatmaya çalışıyor” dediği, bunun üzerine Cem U.’ın “368’lik bir grubu hayallerle parçalayamazsınız. Parayla da parçalayamazsınız. 10 kişi alsanız ne olacak, öbür 350 devam eder” dediği,

Görüşmenin devamında Levent Ersöz’ün “şimdi geçende konuştuk, elinizde ki silahları kaybetmeden, grubu riske etmeden, onu kaybetmeden, en yakın zamanda anları darbeleyecek tarzda, ha bu darbelemek İsmail Beyin söylemiş olduğu ve yabana atılmayacak konular var. Yani bu adamın gayri milli, İslami konusu, yolsuzluklar konusu, bütün bunları elinizde ki silahlarla ve seçim meydanında çok açık ve net vurarak yaparsınız” dediği, Cem U.’ın da “bu konu da en ufak bir endişeniz olmasın. Burada bu adama vurabilecek hangi malzeme bizim elimize ulaşırsa bütün çıplaklığıyla paldır küldür yayınlanacak” dediği,

Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde İsmail Yıldız’ın yine yerel seçim sonuçları ile ilgili değerlendirmeler yaptığı ve bu değerlendirmelerde AKP’nin %54 oranında oy alabileceğini söylemesi üzerine Cem U.’ın “paşam, paletleri bir çalıştırsanız aslında” dediği ve bir süre sonra Levent Ersöz’ün “şimdi kendinize iyi bakın, kılıcınız keskin olsun, öyle diyorum bizim açımızdan, bizimle ilgili konuştuğumuz konulardan hiç şüphe yok onu açık ve net ifade edeyim, özellikle Hayrullah’ın bu konuyu açıklaması son derece yararlı oldu, sizinle bu konuyu da görüşmek açısından da. Biraz evvel söylediğimiz konuda da daha önce konuştuğumuz gibi yükselen trend içerisinde biz ne varsa ve ne gerekiyorsa yaparız. Ama önemli olan grubun, buranın ve sizin ayakta kalmanız, bu zaten Ülkenin ayakta kalması demektir” dediği ve Cem U.’la görüşmeye son verip, Cem U.’ı yolcu ettikleri, daha sonra Levent Ersöz, Hasan Atilla Uğur ve İsmail Yıldız’ın konuşmaya devam ettikleri,

Bu konuşmada Cem U. ile yapılan konuşmayı değerlendirdikleri İsmail Yıldız’ın yaptığı konuşmada Cem U.’ın AKP ile anlaştığını düşündüğünü, bu nedenle yeterince muhalefet yapmayacağını öne sürdüğü, Cem U.’ın yaptığı davranışların AKP’nin oyunu artırıcı etkilerin yapacağını söylediği, bu nedenle yerel seçimlerde iyi hazırlık yapılması gerektiğini, vatandaşın daha önce yaşadığı mağduriyetlerden dolayı Ankara’da Melik G.’i desteklediğini, sol kazanacağına Melik G. kazansın dediğini, İstanbul’da ki vatandaşların Nurettin S. dönemi bildiklerinden sol kazanacağına sağcı parti kazansın dediğini söylediği, bu çerçevede “Burada yapmaları gereken tek şey var herkesin, Melik G.’in defterine açacak herkes, diyecek ki arkadaş sen bu kadar hizmet yaptım diyorsun, ama bak bu kadar borca sokmuşsun… sen devleti soymuşsun arkadaş, git içerde biraz yat bunun hesabını ver demek” dediği ve yaklaşımlarını benzer şekilde anlatmaya devam ettiği,

Görüşmenin sonunda Levent Ersöz’ün “neyse sen bunları bir rapor olarak yaz” dediği anlaşılmıştır.

31 Aralık 2004 tarihinde Levent Ersöz ile Fikret B. ve misafir olarak belirtilen kişi arasında yapılan görüşme çözümünde özetle; Görüşmenin başlangıcında değişik konularla ilgili kısa bir konuşma yaptıktan sonra Levent Ersöz’ün işler nasıl gidiyor diye sorduğu, Fikret B.’da kamu yönetimi temel kanunu verildiği günden beri savaş hali yaşadıklarını, bu konu ile ilgili Danıştay’da sempozyum düzenlendiğini, bu konuyu her yerde tartıştıklarını söylediği, bu çerçevede Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kapatılmaya çalıştığını, bu konu ile ilgili de Hükümet içerisinde ki değişik kişilerle görüşmeler yaptıklarını anlattığı,

Görüşmenin devamında bu olanlar karşısında Sivil Toplum kuruluşlarının hareket halinde olmadığını söylediği, Fikret B.’da kendilerinin de aynı dertten muzdarip olduklarını, herkesin üzerinde bir ölü toprağı olduğunu söylediği ve değişik sendika ve konferadasyonlar hakkında serzenişlerini dile getirdiği, bu sırada misafir olarak belirtilen kişinin söze girerek “şimdi bir kere şu aşamada ekonomik kriz olmadan, geniş kitleleri harekete geçirmek mümkün değil” dediği, Levent Ersöz’ün de “o zaman bir kriz mi yaşayalım” dediği, misafir olarak belirtilen kişinin de “Kıbrıs meselesinde kriz yaşanacak, ekonomi şuanda bıçak sırtında ve ABD ve AB desteği ile ayakta durabilmekte” “Kıbrıs konusunda çok açıkça siz sağlam durursanız Türkiye ile AB iş birliği bozulur. Kriz olur, yüzbinler sokaklara iner. Yani Kıbrıs konusunda siz Ulusalcı çizgiyi bu güne kadar sürdürdüğünüz gibi sürdürürseniz o zaman bir ay içinde alluk bullak olur…… AB genişleme süresinde en önemli kriz noktası Kıbrıs’tır…… Hükümet-AB ilişkisini bozduğunuzda piyasa alluk bullak olacaktır….. eğer bu Hükümet döneminde ve kanundan ikinci dünya savaşından daha büyük bir yoksullaşma yaşanırsa şeriatçılık meselesi Türkiye’de kapanır….. daha büyük bir yoksullaşma yaşanırsa halk o zaman doğal tepki gösterecektir” dediği, bunun üzerine Levent Ersöz’ün “tabi bütün bunlara rağmen bu ekonomik krizlerden Ülkenin çok büyük darbe alması gerek, sonuçta bazı işlerin çok olumsuz boyutlara ulaşması demek, bunlardan daha nasıl olabilir diye düşünmemiz lazım. Masada ortaya koymak açmak lazım. Onun için tabi bizim bir takım faaliyetler var ama nerde yapılacak bu mevzu. Bunları düşünmek lazım dediğim gibi. Özellikle yerel seçimler gelmeden bu işi mutlaka ortaya açıklamak lazım” “şimdi biraz dojası artıralım. Yerel seçimlere karşı olan dönemde bir hareketlenme sağlamak….” dediği, Fikret B.’da “efendim ben bir sendikanın genel başkanıyım, bu konferedasyon başkanları düzeyinde bu işin ele alınması lazım” dediği ve devamında TÜRK iş, TES iş, HABER iş ve benzer sendikaların çok sayıda personellerinin olduğunu, fakat bunları ayağa kaldıramadıklarını söylediği,

Görüşmenin devamında aralarında sendikalarla ilgili değerlendirmeler yaparken misafir olarak belirtilen kişinin METAL İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek’in bu işlere duyarlı olduğunu, fakat söz konusu sendika mensuplarının özel sektörlerde olması sebebi ile kitlesel anlamda yapılacak faaliyetlere katılamayacaklarını söylediği, ayrıca 28 Şubat süresince TÜRK İş, DİSK ve Esnaf Sanatkârlarının bir araya gelmesinin daha kolay olduğunu, bugün çok farklı bir süreç yaşandığını, o dönemde Alevilik ilişkilerinin de kullanıldığını anlattığı,

Görüşmenin sonlarına doğru Levent Ersöz’ün siz de elinize cebinize atacaksınız dediği, Fikret B.’da “az para değil ki dolarlar konuşuyor. Adama getirttireceğim, yemeğini yedireceğim, sabah-öğle-akşam…. En azından elimizden geleni yapacağız, bütün imkanlarımızı kullanacağız, ne yapalım? Diyeceğim ki otobüsün yarısı bizden olacak yarısı da memurları alacaksınız diyeyim öyle getirip götüreceğiz. Başka çaremiz yok. Onunla ilgili zaten sözümüz de var. Benim teşkilatta hazır. O mesajı da verdim, hazırlanın işaret bekleyin dedim” dediği, Levent Ersöz’ün’ de “haberinizle gelin” dediği ve kısa bir süre sonra görüşmeye son verildiği anlaşılmıştır.

Levent Ersöz, Hasan Atilla Uğur ile Bedrettin Dalan ve Kıvanç Değirmenci arasında yapılan görüşme çözümünde özetle; Öncelikle bir süre Jandarma ile konuştuktan sonra Türk Silahlı Kuvvetlerinin genel yapısı ve ülke gündemindeki meselelere yaklaşımı ile konuştukları, bu çerçevede Bedrettin Dalan’ın “en büyük sorumluluktan kaçan kurumlardan birisi maalesef sizin kurumunuz” “ben geldiğim zaman buraya, kimlerle yaptığım konuşmaları anlatırım, Kıvrık Paşadan başlayarak” dediği, devamında Doğan G. paşadan bugüne kadarki tüm genelkurmay başkanlarının arkadaşı olduğunu ve hepsine ülkedeki tehlikeyi anlatmaya çalıştığını, bir an evvel tedbir alınması gerektiğini söylediği, Türkiye’nin İslamcı federal bir kürt yapıya doğru gittiğini anlatmaya çalıştığını, fakat hiçbirisine anlatamadığını, zamanında Doğan G. paşaya durumu defalarca anlatmaya çalıştığını, fakat Doğan G. paşanın konuyu basite indirgediğini ve “topuğu vurdum mu bitiririm onların işini” dediğini, fakat bunun böyle olmayacağını, her geçen gün çok geç kalındığı, bu nedenle bir an evvel bir şeyler yapılması gerektiğini söylediği,

Görüşmenin devamında kendisinin bir zaman İran Genelkurmay Başkanı ile oturup konuştuğunu ve İran da herhangi bir şey yapamadıkları için adamı suçladığını, bunun üzerine İran Genelkurmay Başkanının “farkında olduğumuz zaman askeri kışladan çıkaramadık. Kışla ile şehir arasındaki yollara çarşaflar yattılar, dünyanın hiçbir askeride çiğneyip de kendi milletini inkar edemez. Bizden geçti de siz kendinize bakın.” dediğini söylediği, görüşmenin devamında on gün önce 1.inci Ordu Komutanı Yaşar B.’a anlatmaya çalıştığını, fakat ona da anlatamadığını söylediği, bunun üzerine Levent Ersöz’ün “Yaşar Paşaya anlatamadınız. Bu iki cümle ile özetlediğinizi anlatamadınız.” dediği, Bedrettin Dalan’ın da anlatamadığını söyledikten sonra “bütün Silahlı Kuvvetlere anlatamadığım şey şu. En az siviller yaptı. Siviller böyle bir şey yapamaz. Türkiye Cumhuriyetinin sosyolojik yapısı sivil bir enstütashana müsait değil.” dediği ve devamında bir süre Osmanlı ve Türklerden bahsettiği, devamında Türkiye’de anadolu insanının zenginleşmesine müsaade edilmediği için Anadolu da fikir hareketi ve buna bağlı olarak aydınlanma çağının gelişmediğini, Avrupa da ise bu durumun tam tersi olduğunu ve bu nedenle Avrupa’da burjuvanın kralın elinden gücünü aldığını, cumhuriyeti ve demokrasiyi kurduklarını, fakat demokrasi ve cumhuriyeti asla sahipsiz bırakmadıklarını, bugün Amerika ve Avrupa’daki demokrasinin arkasında yüzde bir milyon o burjuvanın kontrolü olduğunu, Amerika’da Kennedy burjuvanın kontrolünden çıktığı için öldürüldüğünü söylediği,

Görüşmenin devamında Bedrettin Dalan’ın çevresindeki zenginlere tavsiyede bulunurken “siz yeni yetme zenginlersiniz, ama ülkenizin burjuvası olması için hızlandırın kendinizi, okuyun hızlandırın. Yani Tuncay Ö.’ın yüzüne söyledim. Bir şey demiyor ki.” Dediği ve Türkiye’de Osmanlıdan sonra padişahın kutsal gücünü Türk Silahlı Kuvvetlerinin aldığını, Türkiye’de anayasayı Türk Silahlı Kuvvetlerinin yaptığını söylediği ve bu çerçevede “bütün anayasaları kuran daima bir güç vardır. Partili demokrasilerde burjuvadır. Türk demokrasisinde silahlı kuvvetlerdir. Şimdi bu gücün sahibi olduğunun farkında değil Silahlı Kuvvetler” dediği, bir süre sonra Levent Ersöz’ün “başkanım ne yapalım, ihtilal mi yapalım” diye sorduğu, Bedrettin Dalan’ın da “ihtilal yapılsın demiyorum. Bir çözümü her zaman vardır.” “Bu işlerimden dolayı dünyada değişik kişilerle tanıştım. Şu andaki Fransa Cumhurbaşkanı benim yardımcımdı üç sene öncesi. Almanya’nın eski ….eyalet başkanı çok yakın dostluğum vardır.” dedikten sonra Almanya’nın nasıl kalkındığını anlattığı,

Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde, Türkiye’de Turgut ÖZAL’ın Türk Silahlı Kuvvetlerinin karşısına polisi dikme projesi başlattığını, bu proje kapsamında polise ağır silahlar verildiğini ve bu projenin halen devam ettiğini söylediği,

Görüşmenin devamında, 28 Şubat öncesi Çevik B. paşayla oturup konuştuğunu, Çevik Paşanın dört saat not aldığını ve bunları bilgi notu şeklinde karargâhındaki generallere dağıttığını söylediği, devamında TSK’nın bugünlerde yaptığı faaliyetleri takdirle karşıladığını, Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünyanın üçüncü, dördüncü sıradaki silahlı kuvveti olduğunu, bu gücünün kıymetini bilmesini gerektiğini, şayet bu gücünün kıymetini bilirse Bedrettin Dalan’ın da ona katılacağını, Rahmi K.’un da katılacağını, bugün karşısında olan herkesin ona katılacağını söylediği ve bu çerçevede “Bedrettin Dalan’da katılır ona, Rahmi K.’da katılır, eşek gibi bugün karşısında olan herkes ona katılır” “Aydın D. da ona katılır, Amerika’da Avrupa’da ona katılır, elinden aslanlar gibi öper. Niye öperler. Silahlı Kuvvetler istediği için değil, bu coğrafya başka bir coğrafya, Deli Dumrul’un coğrafyası” “Sen şu sopayı göster, yarım saat sonra devletini satan herkesi tanırım. Muhakkak tavşan gibi korkarlar.” dediği,

Görüşmenin devamında, Mehmet A. ve Deniz B.’dan bahsettiği, bu çerçevede “Mehmet A. benim kardeşim, kendisine epeyce bir destek çıktım televizyonda” “Evvelki gün bir tebrik gördüm. Mehmet A.’ın yılbaşı tebriği. Ön sayfada tamamen kendi resmi, arka sayfada 2004 yılının takvimi, bu Mehmet A.’dan hiçbir şey olmaz,” “Öbür tarafta Baykal var, Baykal tamamen uçuk, zaten Moon tarikatının üyesidir,” dediği ve Mehmet A.’ın tamamen kontrolünde olduğunu, kendisinin haberi olmadan ciddi adımlar atmayacağını söylediği,

Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde, demokrasiden bahsettikleri, Levent Ersöz’ün “Asker demokrat olamaz mı başkanım.” dediği, Bedrettin Dalan’ın da “Olamaz, olmaması da lazım” “Olay şu, demokrasi denilen olayda dünyada öyle bir demokrasi falan yok” “Demokrasi bir game, oyun, gösteriş, şov. Yoksa gerçek demokrasi yok. Kennedy niye öldürüldü? Çünkü Kennedy Amerikan demokrasisinin patronu olan Amerikan burjuvasının işini bozmak, soğuk savaşı kaldırmaya kalktı, ihtar edildi, devam etti, alnına kurşunu yedi. Böyle bir demokrasi falan yok, bunlar normal halkın demokrasi var diye oyalandığı bir oyundur. Türkiye de bizim şanssızlığımız Osmanlının bir burjuvayı yetiştirip de Türkiye’yi o sivil burjuvaya teslim etmedi. Askerlerde demokrasiyi kutsal bir tabu zannediyor, kenarda kalınca işte bu şekilde ayakta duruyor, olay bu. Bugün keşke benim elimde bir güç olsaydı, demokrasi nasıl olurdu, gösterirdim…. Güç kullanılır, zamanı geldiği zaman kullanılır. Kullanılmadığı zaman kafana çuval geçirilir” dediği, görüşmenin ilerleyen bölümlerinde Bedrettin Dalan’ın “Türkiye Cumhuriyeti devletinin en eski, en güçlü kurumunun içerisindesiniz, bunun hakkını verin” dediği ve görüşmenin sonlarına doğru dönemin Genelkurmay Başkanına hakaret içerikli söylemlerde bulunduğu anlaşılmıştır.

Ele geçirilen “Genel Değerlendirme” başlıklı 15 sayfalık dokümanda, İçişleri Bakanı Abdulkadir A.’dan bahsedildiği, devamında Abdülkadir A. içişleri bakanı olduktan sonra bakanlıkta çalışan on bürokrat ile bu bürokratların yerine atanan kişilerin isim listelerinin olduğu, devamında İçişleri Bakanlığına bağlı genel müdürler, genel müdür yardımcıları ve bakanlık merkez kadrosuna atanan elli altı (56) kişinin isim listelerinin olduğu, devamında yine bakanlık bünyesinde yapılan atamalarla ilgili otuz altı (36) kişinin listesinin olduğu ve hangi görevlere atandığının belirtildiği, devamında 2003 yılı içerisinde müşterek kararname ile atanan on altı (16) kişiden oluşan vali yardımcısı ve kaymakamların isim listelerinin ve atandıkları yerlerin yazdığı,

Devamında yapılan atamalarla ilgili değerlendirmeler yazıldığı, bu değerlendirmelerde ataması yapılan kişilerin “İslamcı, milli görüşçü, tarikat veya cemaat mensubu” olduğunun ileri sürüldüğü, bu nedenle bakanlık merkezindeki her atamanın titizlikle izlenmesi ve sonuçların rapor edilmesi gerektiği, ayrıca bazı atamaların her şartta engellenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Söz konusu yazının sonlarına doğru yine İçişleri Bakanı Abdulkadir A. döneminde müfettişliğe alınan kişiler başlığı altında on yedi (17) kişinin isim listeleri ve atandığı yerlerin yazdığı görülmüştür.

Şüpheliler Mehmet Şener Eruygur ve Ahmet Hurşit Tolon’dan elde edilen dijitallerde yapılan incelemelerde, (CÇG) Cumhuriyet Çalışma Grubunun Teşkilat ve Faaliyetleri başlıklı sunumlar bulunmuştur. Bu sunumlar incelendiğinde;

1. Cumhuriyet Çalışma Grubunun Kuruluş Gerekçesi

Cumhuriyet Çalışma Grubunun Teşkilat ve Faaliyetleri başlıklı sunumda; Cumhuriyet Çalışma Grubunun Yıkıcı, bölücü ve irticai unsurlar ile bunların uzantılarının, Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı giriştikleri eylem ve faaliyetlerine karşı;

-Toplumsal refleksi harekete geçirmek,

-Dezenformasyon ile mücadele etmek,

-Özel istihbarat bilgilerini üretmek, kullanmak ve arşivlemek,

-Kurum kimliği adı altında yapılması mahzurlu olan ve fakat yapılması gereken eylem ve faaliyetleri organize etmek maksadıyla, “Jandarma Genel Komutanın emirleri” ile “Bizatihi kontrol ve denetimleri” altında görev yapmak üzere kurulduğu belirtilmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinde tüm kurum ve kuruluşların görev ve yetkileri kanunlar, yönetmelikler ve tüzüklerle belirlenir. Kaldı ki Anayasamızın 6. maddesinde, “Hiçbir kimse veya organ kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz” demektedir. Dolayısıyla Jandarma genel Komutanlığının da görev ve yetkileri kanunlarla düzenlenmiştir.

Fakat Cumhuriyet çalışma Grubunun kuruluş gerekçesindeki “Kurum kimliği adı altında yapılması mahzurlu olan ve fakat yapılması gereken eylem ve faaliyetleri organize etmek” ibaresinden de söz konusu oluşumun tamamen illegal bir yapılanma olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

Kaldı ki söz konusu power point sunumları Genel Kurmay Başkanlığına gönderilerek Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde Cumhuriyet Çalışma Grubu adı altında bir yapılanmanın olup olmadığı sorulduğunda, Cumhuriyet Çalışma Grubu Devre raporlarına Türk Silahlı Kuvvetlerinin mevcut kayıtlarında rastlanılmadığı, CÇG ekibi isimli word belgesinin Türk Silahlı Kuvvetleri İç Mevzuatına Göre Düzenlenen Gizli Önemli Olmayan Bilgi ve Belgelerden Olduğu, 3,05 ve 6 numaralı word belgelerinin Yetkili Makamların Kanun ve Düzenleyici İşlemlerine Göre Açıklamasını Yasakladığı ve Niteliği Bakımından Gizli Kalması Gerekli Bilgilerden olduğu şeklinde cevap alınmıştır.

Dolayısıyla söz konusu çalışma grubu, dönemin Jandarma Genel Komutanı Mehmet Şener Eruygur ve Levent Ersöz tarafından, görev yaptıkları birimde, devletin kendilerine tahsis ettiği imkân ve yetkileri kötüye kullanarak tamamen ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaç ve hedefleri doğrultusunda illegal olarak oluşturdukları bir yapılanma olduğu anlaşılmaktadır.

Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Ö.’in dijital günlüklerinde yapılan incelemede; 19 Aralık 2003 tarihinde;

008:45 - 009:15 - Harekat Istihbarat Brifingi

14:00 - 14:45 - Tuğg. Levent Ersöz'ün Bilgi Arzi

Jandarma genel komutanlığı İstitihbarat başkanı general yaptıkları faaliyetler ile ilgili olarak sadece bana özel bir birifing verdiler. AKP hükümetine karşı, bu hükümeti demokratik kurallar içersinde zayıflatmek için neler yapılması gerekiyorsa hepsi düşünülmüş ve uygulamaya geçmişler. Hayranlıkla dinledim. Kendilerine bir kaç konuda görüşlerimi söyledim. Alınacak tedbirler içersinde afiş asmakdan gazetelerde ilanlar vermeğe kadar değişen bir çok hal tarzları vardı. Bu çalışmaya “Cumhuriyet Platformu” isimini vermişler.

Akşam eve döndükten sonra Kara Kuvvetleri Komutanı beni evden aradı ve “Denktaş ile konuştum morali çok bozuk, sende konuşup moral verirsen iyi olur” dedi. Hemen Sayın Denktaşı aradım. Her zamanki neşesi ile cevap verdi. Ama sesi buruktu. Kendisine “Bütün desteğimiz sizle beraber, açıklamalarınızı destekliyoruz, size karşı laf sarfedenler gerçeği yakında göreceklerdir. Siz yolunuzda devam edin biz sizi yanlız bırakmayız” dedim Çok hoşuna gitti ve biraz morali düzeldi zannediyorum. Bugün Başbakan Recep Tayyıp Erdoğan Yaptığı Açılamada “Sayın Denktaş danışmanlarını tekrar değerlendirsin” diye bir açıklama yaptı. Bu sözler Denktaşı oldukça üzmüştü. Gbnin yine sesi çıkmıyor. Hükümet bir plan hazırlamış ama kimseye danışıldığını zannetmiyorum hele denktaşa hiç danışıldığını zannetmiyorum. …” yazdığı,

Sanık Habip Ümit Sayın’ın MSN görüşmelerinde özetle; 12.07.2005 günü “umitsayın” kod ismi ile oganturkmen kod isimli şahıs ile yapmış olduğu MSN görüşmesinde; … Ümit Sayın’ın “Levent paşa ile de bu hafta görüşeceğiz. Harika bir insan” dediği, oganturkmen’in “uygun bir vakitte Levent Paşa ile de tanışabilirm (tabi bir binbaşıyı kabul ederse)” dediği, bir süre Emin Ç., Levent Temiz ve Ümit Sayından bahsettikten sonra Ümit Sayın’ ın “çok iyi. o zaman ağustosda geldiğinizde bir kaç gün genel bir plan yapıp ağustos sonu kitabı bitirelim” “jandarma istihbaratı bendeki özel harp kitapları ile çok ilgilendi” “o kitapları genkura da çekmemiz lazım levent paşaya ileteceğim” dediği anlaşılmıştır.

21.07.2005 günü “umitsayın” kod ismi ile oganturkmen kod isimli şahıs ile yapmış olduğu MSN görüşmesinde; umitsayin’ın “levent paşaya bahsettim” …dediği, tespit edilmiştir.

29.06.2005 günü “umitsayın” kod ismi ile zaferyener2004 kod isimli şahıs ile yapmış olduğu MSN görüşmesinde; Umitsayin’ın “levent ertürk paşa ile görüştüm. seni de tanıştıracağım” dediği, zaferyener2004’ın “tuğgeneral mi” dediği, umitsayin’ın “evet” “1. ordu harekat daire başkanı” “harika bir insan tam benim kafamda” dediği, zaferyener2004’ ın “kritik yerdeymiş, geleceği vardır onun hocam” dediği, umitsayin’ın “İstihbarat başkanlığına gittim, Selimiye tam bir şato, …” dediği, zaferyener2004’ın “bir arkadaşım orda görevli her sabah hurşit paşayı karşılıyor” dediği, umitsayin’ın “hurşit paşa da harika bir insan” “bize yardım konusunda tam emir vermiş” “sizin jandarma istihbarat ile de koordine olacaklar” dediği, zaferyener2004’ın “bu çok iyi hocam” dediği, umitsayin’ın “telefon dinleme konularını ilettim” dediği, zaferyener2004’ın “paşalar isterse bu iş olur” “bir de orgeneral ise çok etkili olur” dediği, umitsayin’ın “telefon dinleme konuları sana iletilecek” “Bölge jandarma ve sizle koordine yapacaklar” “bugünkü ara raporu sundum, sana geldi mi” “görünce seveceksin. İstihbarat başkanlığına gideriz. Mustafa C. Albay var başında, çok iyi bir insan” … dediği,

07.07.2005 günü “umitsayın” kod ismi ile zaferyener2004 kod isimli şahıs ile yapmış olduğu MSN görüşmesinde; umitsayin’ın “biraz sonra jiteme istihbarat raporunu yolluyorum. bir 30 dk. Sonra” zaferyener2004’ ın “evet” dediği, umitsayin’ın “şifreli olarak sana ve hakan üsteğmene word doc. olarak ara raporları ve teknik takip formunu yolluyorum. Şifreyi sen söylersin. ben de ona mesaj geçerim” dediği, zaferyener2004’ın “anlaşıldı” dediği, umitsayin’ın “bir şifreleyim de şimdi yolluyorum” “zafer sana yolluyorum. açıp açılmadığına bir bak istersen. 3-5 dk. içinde geliyor” dediği, zaferyener2004’ın “bekliyorum” dediği, umitsayin’ın “zafer, onun maili aherdogan@yahoo.com değil mi” “öyle hatırlıyorum” dediği, umitsayin’ın “geliyor” dediği, zaferyener2004’ın “geldi açıyorum” “hakan bnb'yi arayan kim” dediği, umitsayin’ın “tevfik yüzbaşı istihbarat başkanlığından. şu anda izinde” “istihbarat başkanı Mustafa C. albay” “ama onların desteğini istediler, ayrıca burdaki tuğgenerali de arıyorlar jandarma bölge komutanı” “tevfik yüzbaşı istihbaratçı, 1. orduda” “istihbarat başkanlığında çalıyor” dediği, zaferyener2004’ ın “anladım” dediği, umitsayin’ın “şu numarayı oraya geçebilirsin. vakayı takip eden kişi yüzb. tevfik, metin ve kurmay albay mustafa canatan (genelkurmaydan gelme)” dediği, zaferyener2004’ın “dosyaların üçü de açılıyor” dediği, umitsayin’ın “telefonları: tevfik yüzb. 0216-5568268, canatan 0216556 82 50” “Hurşit tolonun direkt emri var. konu ile ilgilenilsin diye.” “Yaşar B. da direkt emir vermiş. çılgın gibi her dosyayı genkura iletiyorlar ve inanılmaz ilgililer” “dosyalara bir göz at istersen” “ama sizin Jand. Gen. Kom. İstihbarata çok güveniyorlar ve onların desteğini istiyorlar” dediği, zaferyener2004’ ın “çok iyi teknik malzeme var çünkü, 2-3 yıl önceden” dediği, umitsayin’ ın “evet ben de jand. istihbaratı övdüm durdum. siz yapamazsınız dedim. kabul ettiler. sempatik kanallarla yapılmasını istiyorlar. Telefon numaralarını görüyor musun” dediği, zaferyener2004’ın “dinleme için görüşmüşlerdir bizimkilerle” dediği, umitsayin’ ın “evet görüşmüşler” “Orgenerallerden kesin emir var” dediği, zaferyener2004’ ın “HT'nin ilgilenmesi etkili olmuş” “hem de çok” dediği, umitsayin’ ın “ayrıca levent paşam da çok ilgilendi” “k alemdarın geri dönmesini sağlamaya çalışıyorum. HT ile görüştürmeye çalışıyorum. HT Ankara da şu anda” “pazartesi geliyor” “yarın hakan binb. dan teyit alabilir misin” “onların eline ulaşma durumu hakkında” dediği,

16.08.2005 günü “umitsayın” kod ismi ile zaferyener2004 kod isimli şahıs ile yapmış olduğu MSN görüşmesinde; umitsayin’ ın “unutma 25 ağustos saat 15te 1. ordu istihbarat başkanlığındayız” dediği, zaferyener2004’ ın “tamam hocam” dediği, umitsayin’ ın “albay bizi bekliyor, levent paşa da” “paşa çok iyi ve zeki bir insan çok seveceksin” “albay da sanırım gelecek yıl tuğgeneral ve genkur istihbaratında olacak” “yarın fenerbahçede kahve içeceğiz” dediği, zaferyener2004’ ın “albayım neden benimle görüşmek istiyor hocam?” dediği, umitsayin’ ın “şimdi şöyle, bir subay tahsis edilecek” “ara raporda 4 ayrı rapor oluşturulacağından bahsediliyor bu raporlar hazırlanacak” “bu işi o subay yürütürken senin de katılmanda fayda var.” “bu rapor aynı zamanda jandarmaya da verilecek” “sanırım teknik istihbarata başlamışlar” dediği,

Şüpheli Mustafa Balbay’ın dizüstü bilgisayarında yapılan incelemede, çok sayıda “txt” dosyaları olduğu, bu dosyaların bir kısmında, Mustafa Balbay’ın değişik tarihlerde, değişik kişilerle (Üst düzey Askeri ve Sivil Bürokrasi, Sendika, Dernek, Siyasi parti ve STK temsilcileri, Gazeteciler vb.) yaptığı görüşmelerle ilgili önemli gördüğü hususları not olarak yazdığı görülmüştür. Bu görüşmelerden şüpheli Levent Ersöz ile ilgili olanları aşağıya çıkartılmıştır.

“25.2.0 çarşamb (25 Şubat 2004)

- Levent(Levent Ersöz) ve Kürşat abi(Hasan Atilla Uğur) ile görüşme... Heyecanlılar. Ciddi bir kararı almış olmanın rahatlığı içindeler

- Atacağımız adım çok önemli. Bunu bir anlamda Amasya tamimi gibi düşünün. O kadar kesin bir başlangıç... Ama aynı gün Denktaş’ın da olması ciddi bir durum. Denktaş’ın öne geçmemesi gerekiyor

MB- öyle diyorsunuz ama, Denktaş zaten gündemde o öne geçer..

Biz asıl bu toplantının öne çıkmasını istiyoruz

Aynı gün akşam, Mustafa Özbek'le yemek... Özbek’in yanında Hasan Ü., Bülent E. vardı ve Gökhan Ç. bir de basın daşınmanı.. Avrasya TV'nin yayına başlamasıyla ilgili hazırlıkları anlattı. Ulusal duruşu olan herkesi çağırıyorlar. Özbek heyecanlı... Bu işi başaracağız diyor. Asıl olan biziz diyor

- Biz Avrasya TV'yi Kıbrıs’ta başlattık. Gelen telefonları dinlesen ağlarsın. İnsanlar o kadar duyarlı

- O gün panelde söylediklerinizi ekranda söyleyeceksiniz. Mikrofon sizin. Ne istiyorsanız söyleyin. Memleketi bunların elinden kurtarmamız lazım” yazdığı,

“27.2.0 cum saat 17.30'da (27 Şubat 2004)

Levent (Levent Ersöz) ve Kürşatla (Hasan Atilla Uğur) görüşme... Hazırlıklar tamam. Davetiyeyi basmışlar. Asıl hedef olan dörtlüyü anlattılar. Ama bunu kimsenin bilmemesi gerekiyor. Bir bildiri okunacak. Ertuğrul beye (Eski ADD Genel Başkanı Ertuğrul K.)güven var..

- Siz kazanan olacaksınız hiç şüpheniz olmasın. Kazanan siz olacaksınız kesinlikle Denktaş’ın öne geçmemesi gerekiyor. Bunun yolunu bulmamız lazım” yazdığı,

“1. 3. 04 pazartes saat 11.00 (03 Mart 2004)

Aynı şekilde görüşme... Bizim önerimiz kabul edilmedi. Sonra en başa Şener'e (Mehmet Şener Eruygur) gittik. Ceketi çıkarmış. Kusura bakmayın dedi. Ben de, demek ki bir şeylere soyundunuz... Gülüştük.

Levent(Levent Ersöz) de oturdu. Dediğiniz gibi yazılırsa, engelleyebilirler. Zaten emirleri dinlemiyoruz, bunu ilan etmenin gereği yok.

Birliktelik kurmak gerçekten zor. Biz de zorlandık ama bunu başaracağız..” yazdığı,

“saat 17.00

Leventle (Levent Ersöz) görüşme... Genelde memnunlar yanında Ali de vardı. Ölüyü diriltmeye çalışıyoruz dediler, toplum için. Bir haftada bu dediler. 8 Mart Kadınlar Günü için etkinlik planlıyorlar, büyük katılım hedefliyorlar..

Akşam, Hacettepe öğretim üyeleri lokalinde yemek. Nihat B. hoca, Ertuğrul K., ADD yönetiminden birkaç kişi ve Zekeriya T.... Burada da üçgen, dörtgen ve çekirdek... Denktaş da lider olamaz mı, ben yavru vatanı kaybettim, anavatanda siyasete geldim dese vs..

Gece İlhanla (İlhan Selçuk)görüşme... Katılım tahmin ettiğim gibi. Hedef tamam, bir endişe yok. Herkes artık rahat. Zaten Denktaş’tan güvence de alındı.” yazdığı,

“4 Mart akşamı Anıttepe tesislerinde yemek.(04 Mart 2004)

Ben, Fikret, Selçuk(İlhan Selçuk), Şener, (Mehmet Şener Eruygur) Levent (Levent Ersöz), Ali E., Hakkı K.... sonradan da Mustafa Y...

- Eylem iyi, organizasyon kötü. geliştirmek lazım..

- Selçukun (İlhan Selçuk) Aydın D.’la görüşmesi yararlı olur... D.'a, bu iş tamam deniyor,

AKP götürecek deniyor, 10 yıl bu iktidar gider deniyor..

- Sener(Mehmet Şener Eruygur), bu işi bırakmayacaklarını, heyecanla söylüyor..

- Selçuk(İlhan Selçuk), çocukluğumda Adanada huysuzluk ettik, çok edince babam falakaya yatırdı. sonra da Ziverbeyde yatırınca, vız geldi alışığız dedim., yani alışığız…

- Madanoğlunun anıları ilginçtir, ben redakte etmiştim..

- Kıbrıs önemli bir kırılma noktası olacak.

- Denktaş sağlam duruyor..

- Geceleri uyuyamıyoruz..

- durumun vahameti anlatıldı... En tepenin durumu konu edildi.” yazdığı,

“9 Mart salı 200 (09 Mart 2004)

- Leventle(Levent Ersöz) görüşme.. ABD elçisi İstanbul'da Cüneyt Ü., Hasan C., M Ali B. ve benzer 7-8 gazeteci ile konuşmuş. Üç temel şey söylemiş

1- Atatürk bugün yaşasıydı, yaptıkları nedeniyle insan haklarından yargılanırdı

2- Irak'ta toprak bütünlüğü istemek ahmaklıktır

3- Türk Silahlı Kuvvetleri geleneksel misyonunu tamamladı

bunları sağlam bilgiler olarak öğrenmişler..

Artık görüşmeme kararı... Belki daha sağlıklı olur. Çünkü bizim görüşme çorbacılar olarak yerleşmiş. Bunu Fikret'e söylemek gerek.

Salı Perşembe Beştepe’deki yeni bina, öteki günlerde eski binada çalışıyorlar.

Kıbrıs mitinginden umutlular.

6 Mart Mitingine Anadoludan 980 Otobüs gelmiş. her birinnde ortalama 40-45 kişi olsa, 40-45 bin ediyor. Biraz da Ankaradan katılan, 50 binin üzerinde olduğu hesaplanıyor..

Son birkaç akşam İlhanla da konuştum. Rahat görünüyor. Verenin temaslarını merak ediyor. Onlar da bazı şeyler biliyorlarmış..” yazdığı,

“17.3.0(17 Mart 2004) Levent abiden(Levent Ersöz) önce öğrenci Kürşatla(Hasan Atilla Uğur) görüştük..ahh ah, 28 Şubat yarım bırakıldı. Birini yaralı bırakmak kötüdür... O zaman pek kesim küstürüldü. amma kazanan biz olmalıyız..sizin arkanızda kim var kardeşim... bunu soruyorlar... şu Nurettinle konuşsan da o iddialarını bir de biz dinlesek..” yazdığı,

“8 Eylül 2004 Çarşamba..

Memet Abi geldi... Benim Leventle görüşürken, karşıdan resimlerimi çekmişler. Önlerine koymuşlar... Özensiz davranmalar. İstifa etmeyecekmiş bütün gözler Yaşarda... Konuşma çok iyiydi ama, ekime kadar bakmak gerek. Bakalım ne yapacak

Şeney Abinin(Mehmet Şener Eruygur) durumu ilginç. Önüne bilgisayar disketlerini döküp koymuşlar. AY IŞIĞI GİRİŞİMİ... İndirmek ve yeni yapı oluşturmak... Sonra Yaşarın gelmeyeceği olasılığına karşı onu öne çıkarmaya başlamışlar. O da hemen yeni duruma göre hazırlık yapmış. Beklemiş. Hemen kurumdaki her türlü çalışmayı kaltırtmış. Kırptırmış

Örnek Abinin durumu da biraz karışık. Kendisinden üç defa mal bildirimi istenmiş. Birincisini beğenmemiş tepedeki, ikincisini göndermiş sonra bir defa daha göndermiş. Durum trilyon. O da bu nedenle bir ölçüde geri çekilmek durumunda olabilir..

Beythovenın da görev sırasında bazı kadınsal ilişkiler nedeniyle durumu hoş olmamış. bu da biliniyormuş..” yazdığı,

“YAŞ toplantısında Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı da söz alarak değişik konulardaki görüşlerini dile getirdiler. Cumhuriyet'in edindiği bilgile göre komutanların altını çizdiği konular satırbaşlarıyla şunlar oldu

- İslami terör tanımı kanıma dokunuyor sözünüz, terör eylemlerini görmek ve anlamak istemediğinizi ortaya koyuyor

- Türkiye Batı katında, El Kaide gerçeğini kabul etmeyen ülke konumuna düşmüştür

- İçten ve özellikle uluslararası alandan gelen tepkiler nedeniyle, birkaç gün sonra dini motif demek zorunda kaldınız. Bunun yerine İslamın yanlış algılandığını ve bu tür eylemlerin yapıldığını vurgulamanız daha gerçekçi olurdu

- Kadrolaşma çok daha büyük bir hızla devam etmektedir. Ancak antidemokratik ülkelerde dahi rastlanmayacak derecede medyanın suskunluğu söz konusu kadrolaşma hareketlerinin gözden kaçmasın neden olmaktadır

- Özellikle Anadolu'daki il ve ilçelerde parti yöneticileri irtica faaliyetlerini alabildiğinde teşvik ediyor, yönlendiriyor. Bu gerçek Refahyol'dan daha belirgindir. Bu noktada Ramazan ayı kullanıldı ve siyasalalaştırıldı.

- Atatürkçülüğün laik ve demokratki bir anlayış olduğu gerçeği gözardı ediliyor. Atatrükçülük demokrasi karşıtı bir anlayış olarak yansıtılmak isteniyor. Bu konuda AB çevrelerinden destek alınmak istenmekte ya da bu çevrelerin sözleri Türkiye'de kulanılmaktadır

- Belediyelerin faaliyetleri yerel seçimler öncesinde siyasallaştırılmakta ve belediye kaynaklarını zorlayacak noktaya sürüklenmektedir

- AB uyum yasaları çerçevesinde bölücülüğe ve irtica faaliylerine hiçzmet edebilecek tüm yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmesine rağmen 2004'te tarih alınamaması sorumlulğu hükümete ait olacaktır

Levent(Levent Ersöz): çok ciddi çıkıştık. Uzun bana, zaten sizinle fazla bir ortak çalışma yok gibi laf edince... Her şeyi paylaşıyoruz. Bunların bir şey yaptığı yok. Birinin başındaki M gitmiş, gerine O kalmış... Bunlar gerçek tehditleri izlemezler seni beni izlerler. Gidin bakın sizinle ilgili her türlü bilgi vardır Ama, Hizb yoktur. böyle..

Bu kadar memleketi satan bir ekip bir araya gelmemiştir..Reconun büyük annesi Rum. 3 kuşak gerisi. Potemya zaten Kıbrıs Rum kesiminde. Aksunun da 3. kuşak anne ermeni. işte böyle..

İst bel 2 bin İran, Suriye, SSCB toprakları öğrencisine burs verdi” yazdığı,

Şüpheli Ahmet Tuncay Özkan Emniyet ifadesinde özetle; Levent Ersöz’ü tanıdığını, Ankara da katılmış olduğu birkaç resmi resepsiyon da gördüğünü ve bu şekilde tanıdığını Kendisini jandarma da görevli bir paşa olarak tanıdığını, ancak başka bir görüşmesinin olmadığını, Kendisinin jandarma genel komutanlığına gazeteci kimliği ile giderek orada Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur ile 2-3 kez görüştüğünü, Onun yanında bazı rütbeli şahısların olduğunu, Levent Ersöz’ün orada olup olmadığını bilmediğini,

01.07.2008 günü Mehmet Şener Eruygur’un genel başkanı olduğu Ankara ilinde bulunan ADD Genel Merkezinde yapılan aramalarda ele geçirilen CD’lerden birisi içersinde, “16 Aralık 2003 Tarihinde Tuncay Özkan ile yapılan görüşme metni” başlıklı yazı metninin olduğu, içeriğinde Tuncay Özkan ile “Başkan”(Levent Ersöz) diye belirtilen kişi arasındaki konuşma olduğu“Başkan” olarak belirtilen kişi ile yaptığı görüşmenin devamında, Ali Müfit G.’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olması için girişimlerde bulunduğu ve o dönemdeki yerel seçimlerde siyasi partileri yönlendirmek için çalışmalar yaptığı ile ilgili sorulara ise; Belge içeriği itibari ile gerçek dışı ve hayali olduğunu, aleyhinde kötü amaçlı kullanılmak üzere hazırlanmış bir belge olduğunu, belgeyle ilgili yukarıda ayrıntılı beyanda bulunduğunu,

“Başkan” (Levent Ersöz) olarak belirtilen kişi ile yaptığı görüşmenin devamında, Ali Müfit G.’nın bir İstanbul televizyonu olduğundan bahsettiği, bu televizyonu yolsuzluklardan elde ettiğini ve televizyonun bir işe yaramadığını, K.’le yaşadığı sorunlardan dolayı Ali Müfit G.’nın televizyonunu almaya çalıştığınızı, Bedrettin Dalan ile Ali Müfit G.’yı görüştürdüğünü, Ali Müfit G.’nın seçimlerde merkez sağda ortak anayol kurulmasını talep ettiğini, bu konuda MHP, ANAP ve DYP ile görüşmeler yaptığı ile ilgili sorular sorulduğunda, Belge içeriği itibari ile gerçek dışı ve hayali olduğunu, aleyhinde kötü amaçlı kullanılmak üzere hazırlanmış bir belge olduğunu,

Şüpheli Tuncay Özkan’ın Cumhuriyet Savcılığı ifadesinde özetle; Hasan Atilla Uğur, Levent Ersöz ile Muzaffer Tekin'i tanımadığını, 16 Aralık 2003 tarihinde Tuncay Özkan ile yapılan görüşme metni başlığı ile başlayan gizli ibareli 24 sayfalık bilgisayar çıktısı metnin emniyette de kendisine okunduğun,, inceleme fırsatının olduğunu, metinde kendisini başkan olarak kodlanan asker bir kişi ile görüşmesinin yazıya döküldüğü intiba uyandırdığını, kendisinin Şener Eruygur ile henüz görevde iken bir kaç kez gazeteci kimliği ile ve gazetecilik konuları ile ilgili görüşme yaptığını, burada başkan olarak kodlanan kişinin kim olduğunu bilmediğini, Şener Eruygur' un görevde olduğu dönemde istihbarat dairesi başkanlığı yapan Levent Ersöz ve aynı yerde görevli albay Hasan Atilla Uğur' u tanımadığını, ancak Şener Eruygur ile görüşmesinin birisinde kendisine Kürşat Albay(Hasan Atilla Uğur) diye hitap edilen birinin de hazır olduğunu hatırladığını, bu kişinin Hasan Atilla Uğur olup olmadığını bilemediğini, kendisi ile özel bir görüşme de yapmadığını, bu görüşme metni olduğu söylenen bu metin mantıksal hatalarla dolu olduğunu, kendisi tarafından yapılan bir görüşmenin çözümü olmadığını, kendisinin böyle bir görüşme yapmasının da mümkün olmadığını beyan etmiştir.

Şüpheli Mehmet Şener Eruygur’ un Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde özetle; Levent Ersöz'ü tanıdığını, Bursa bölge komutanı olduğunu, daha sonra denetlemede kendisini beğendiği için İstihbarat Başkanı olarak atanmasını uygun bulduğunu, bir sene birlikte çalıştığını, çalışkan olduğunu beyan etmiştir.

Şüpheli Mehmet Şener Eruygur’a savcılıkta; 26.03.2008 günü saat:10.14 de, Fulya (Ersöz) ile yaptığı telefon görüşmesi sorulduğunda, görüşmeyi yaptığı kızı Levent Ersöz'ün kızı olduğunu, pisikolojik sorunları olan bir çocuk olduğunu, babasına bir şey yapılacağı korkusu olan, bu konuda korkular yaşayan bir çocuk olduğunu,

Mustafa Balbay’ın Levent Ersöz’ü tanımadığı beyanına istinaden Mehmet Şener Eruygur’un odasında gizli kamera ile çekilmiş bir görüntünün ortaya çıktığı sorulduğunda ise, Orasının kendi odası olmadığını, bilgisinin ve ilgisinin olmadığını beyan etmiştir.

Şüpheli Mustafa Ali Balbay’ın Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde özetle; ADD Genel Merkezinde yapılan aramada ele geçen video görüntüsünde Levent Ersöz ve Hasan Atila Uğur ile birlikte çekilmiş görüntüleri bulunduğu sorulduğunda; görüntünün çekildiğinden haberinin olmadığını, inceleyince anımsadığı, Şener Eruygur’un Jandarma Genel Komutanı olarak görevli olduğu dönemde ve tahminince 1 Mart Tezkeresi sürecinde gazeteci kimliği ile Jandarma Genel Komutanlığına görüşmek için gittiğini, anımsadığı kadarıyla kendisiyle görüşmeden önce o dönemde İstihbarat Dairesi Başkanı olan Levent Ersöz ve bir albay ile kısa bir kahve içme miktarı görüşme yaptığını, görüntülerin buna ilişkin olması gerektiğini, Albayın ismini o tarihte bilmediğini, görüntünün de ADD Genel Merkezine ne şekilde gittiğini, bu görüntülerin olduğu dosyaya da adının verilmesine de anlam veremediğini, bunu bir haksızlık olarak gördüğünü, Levent Ersöz ile bunun dışında birkaç kez gazeteci kimliği ile telefonla görüştüğünü, bunun dışında bir görüşmesinin olmadığını beyan etmiştir.

Cumhuriyet gazetesinin tirajının artırılması için askeri birliklerde daha ucuza satılması işini koordine etmeyi Hasan Atilla Uğur ve Levent Ersöz ile konuşup görüşme yapıp yapmadığı sorulduğunda; 28 Şubat döneminde ve sonrasında laiklik konusunda en hassas ve tavizsiz davranan gazete Cumhuriyet Gazetesi olduğunu, bu tutumu görüştüğünü bu asker kişilerin hoşuna gitmekle birlikte tirajının artmadığından yakındıklarını, kendisi de yarı şaka mahiyetinde kışlaya soktunuz da satmadık mı dediğini, beyan etmiştir.

23.12.2003 tarihinde Levent Ersöz ve Hasan Atilla Uğur ile Jandarma Genel Komutanlığı karargâhında yaptığı ve gizli kamerayla çekimi yapılan görüşme sorulduğunda; burada başkan olarak konuşan dönemin Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Dairesi Başkanı Levent Ersöz olduğunu, bahsettiği gibi Cumhuriyet Çalışma Grubu isimli bir oluşum hakkında bilgisinin olmadığını, kendisi hakkında gıyabında bu tür bir düşünce geliştirmiş iseler kendisini bağlamadığını, zamanın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Cumhuriyet gazetesine özel ilgi gösterdiği herkesçe bilindiğini, Gazetenin genel yayın çizgisini beğendiğini, bu nedenle kendisiyle sık görüşen az sayıdaki gazeticilerden birisi olduğunu, kendisi de görüşmelerindeki izlenimlerini buradaki gibi bir sohbette Levent Ersöz’e aktarmış olabileceğini,

Bu konuşmanın genel mahiyeti Levent Ersöz’ün “bizler haber verelim, sizde bunu kullanın” şeklinde olduğunu, ancak kendisinin bu diyaloga girmediğini beyan etmiştir.

23 Aralık 2003, 5 Ocak 2004 tarihli görüşme çözümleri sonunda, bu konuda yukarıda da beyanda bulunduğu görüşmeyi Levent Ersöz ile yaptığını, haberin dışında kayda alınmış o dönemde kendisi ile görüşerek özellikle medya konusunda daha yakın ilişkiler kurmak amacıyla görüş alışverişinde bulunduğunu, kendisinin buna soğuk baktığını, bu yöndeki temaslarımı devam ettirmediğini, bir daha da bu kişilerle görüşmediğini beyan etmiştir.

Şüpheli Yalçın Tanfer’in emniyette alınan ifadesinde özetle; Kendisinin dolandırıcılık suçundan dolayı yakalanıp Şanlıurfa iline götürülürken görevlilerin elinden Konya Sarayönün de kaçtığını, daha sonra 24 Ekim 2003 tarihinde teslim olduğunu ve dolandırıcılık suçundan cezaevine girdiğini, kendisini Cezaevin de iken sivil kıyafetli (4) şahıs geldiğini, Cezaevi Müdürünün odasında kendisini sorguladıklarını, daha sonra Mahkeme dosyasından kendisini sorgulayan şahıslardan birisinin Levent Ersöz olduğunu öğrendiğini, şahıslar sorgu esnasında kendisine hakaret ettiklerinden her hangi bir ifade vermediğini,

Levent Ersöz’ü Salihli Cezaevinde kendisini sorgulamaya gelen ve ismini sonradan öğrendiği 4 kişiden biri olduğunu, şahıs ile her hangi bir diyalogunun ve irtibatının olmadığını beyan etmiştir.

Şüpheli Yalçın Tanfer’in Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde özetle; Levent Ersöz'ü tanıdığını, tanıma sebebinin firar ettikten 10 gün sonra kendisinin teslim olduğunu, 30.10.2003 tarihinde Salihli Cezaevine Levent Ersöz ve yanında bir kaç kişi geldiğini, o tarihte kendisini tanımadığını, Genel Kurmaydan geldiğini kendisine söylediğini kendisi de kim olduklarını sorduğunda askeri kimliklerini gösterip kendisini bir yere oturttuklarını, muhtemelen söylediklerimi kamera ile kayıt ettiklerini, kendilerini Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün gönderdiğini söylediklerini, kendisi firar ettiği zaman Hilmi Özkök'e mektup yazıp durumu anlattığını, önce yarbay olduğunu söyleyen şahıs kendisine şerefsiz diyerek neden kendilerini şikâyet ettiklerini sorduklarını, kendiside şikâyet etmediğini, başına gelenleri Genelkurmay Başkanına anlattığını, ısrarla kendisinin ifadesini almak istediklerini, kendisi de haksız yere arabasına el konulup tutuklandığını, kendisine şerefsiz denildiği için kızıp ifade vermediğini, aralarında tartışma geçtiğini, bir kaç kere kalkmak istediyse de zorla oturttuklarını, daha sonra sarışın mavi gözlü Levent Ersöz olduğunu anladığı şahıs işi sertleştirmeden anlatmasını istediğini, kendisinin anlatmadığını, daha sonra gittiklerini, kendisi Urfa'ya gidince Genelkurmay Askeri Savcılığından gelen evraklardan orada ifade almaya gelen sarışın mavi gözlü şahsın Levent Ersöz olduğunu anladığını, kendisi orada bunların usulsüz bir iş yaptığını, benden zorla ifade almak istediklerini anladığını, hatta Erdal Sarızeybek'in kendisinden para istediğini zorla söyletmeye çalıştıklarını, ancak kendisinin para istemediğini söylediğini, kendisi Erdal S.'in Veli Küçük ile arasının iyi olduğunu, o tarihte görüştüklerini bildiğini, bu görüştüğü hususu kendi kitabına yazdığını, Veli Küçük emekli olduğu halde ona talimatlar veriyordu, o da talimatlara göre hareket ediyordu dediğini, Erdal Sarızeybekin Veli Küçük ile önceden tanıştığını, kendiside güneydoğuda aşiretlerden PKK ile mücadele adına para toplamadığını, ancak bu şekilde kendisi hakkında mahkûmiyet kararı verildiğini beyan etmiştir.

Şüpheli Cihandar Hasan Hanoğlu’nun Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde özetle; Levent Ersöz’ün kendisinin Jandarma Genel Komutanlığında görev yaptığı tarihlerin son 9 ayında İstihbarat Başkanı olarak görev yaptığını, Hasan Atilla Uğur ise Levent Ersöz'ün altında Ternik İstihbarat Daire Başkanı olarak görev yaptığını, bu kişilerle ilişkilerinin tamamen görev sınırları içerisinde ve askeri hiyerarşik yapının çerçevesi içerisinde olduğunu,

Jandarma Genel Komutanlığı Onay belgesi başlığı ile 19 Mart 2004, 23 Şubat 2004, 1 Mart 2004, 19 Mart 2004 tarihli işin nevi özel istihbarat timi cari harcamaları, Atatürk temalı takvim ve ders programı basımı, Hilafetinin ilgasının 80. Yılı programında kapsamındaki cari harcamalar, bayrak ve Atatürk posteri bedelinin ödenmesi, bütçe tertibi olarak da 9010 haber alma ödeneği, Koordine D.Bşk. J.Kur.Al.C. Hasanhanoğlu:, altıda da Mustafa K., J.Kur.Kd. Binbaşı İste.Gn. Müd., sağ alt köşede de uygundur 2004, Levent Ersöz Tuğgeneral İstihbarat Başkanı yazılı belge sorulduğunda; kendisinin böyle bir belge ile yakından uzaktan bilgisinin olmadığını, Daire olarak da kendilerinin böyle bir harcama yetkilisi olmadığını, böyle bir harcamayı da yapmadığını ve bilmediğini, ilk kez de burada gördüğünü, zaten mevcut işleyiş içerisinde resmi olarak kendilerinin böyle bir harcama yapma yetkisinin olmadığını, usulen kendilerinin harcama belgesinin de olmadığını,

ANDIÇ, hizmete özel, Aralık 2003 başlıklı 5 sayfadan oluşan ve son sayfasında Pl. Koor.ve Güv.D.Başk.J.Kur.A.C.Hasanahnoğlu İstihbarat başkanı Tuğgeneral L.Ersöz, Kur. Başk. Kor. H. Kılınç, Koordine başlığı altında da Per. Başk. Tuğgeneral C.Çıtak. Hark. D.Başk. Tuğ. M. BIYIK. ve altında da uygundur, uygun değildir. Org. General J. Gen. Komt. M.Şener Eruygur yazan metin sorulduğunda; resmi bir yazışma belgesi olduğunu, Hizmete özel olarak düzenlendiğini, normalde kurum içerisinde kalması gereken bir belge olarak düşündüğünü beyan etmiştir.

Şüpheli Mustafa Koç’un Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde özetle; 2003 yılında Harp Akademilerini bitirdiğinde Genel Komutanlıkta İstihbarat Daire Başkanlığı bünyesinde Plan Dairesi emrine şube müdürü olarak atandığını, Ondan önce Levent Ersöz’ü tanımadığını, yaklaşık 10 ay çalıştığını, Eylül 2003’te başladığını, Ağustos 2004 yılında Levent Ersöz’ün tayini çıktığını, kendisinin de aynı yıl son bahar atamalarında tayinin Jandarma Eğitim Komutanlığı Acemi Eğitim Plan Şube Müdürlüğüne çıktığını, Kurmay Başkanı albayın emekli olduğunu, Onun yerine kendisinin vekâlet ettiğini,

Şüphelilerden elde edilen dijital verilerde bulunan Hizmete Özel Andıç Aralık 2003 başlıklı 5 sayfalık en altında “Mustafa Koç, L. Ersöz, H. Kılınç, C. Çıtak, M.Şener Eruygur” isimleri bulunan hizmete özel ibareli bilgisayar belgesi sorulduğunda, belgenin kendisinin görevde olduğu tarihte hazırlanmış gibi göründüğünü,

19.03.2004, 23.02.2004, 01.03.2004,19.03.2004 tarihli onay belgesi, Jandarma Genel Komutanlığının matbu evrak formları ve içeriklerindeki Bayrak ve Atatürk Posteri bedelinin ödenmesi, 500.000.000 TL, 9010 haber olma ödeneği, Mustafa Koç İst. Yönetim Şube Müdürü uygundur, Levent Ersöz İst. Başkanı, Koordine D Başkan J.Kur.Alb. C. Hasan H. yazılı formalardakilerin matbu kısımları dışında, 23.02.2004 tarihli 60 bin adet Kozan Ofset A.Ş.’ye ödenmesini onaylarınıza arz ederim. 1.500.000.000 TL, 01.03.2004 tarihli aynı matbu evrak, 1.500.000.000 TL. Hilafetin ilgasının 80. yılı programı kapsamındaki cari harcamalar, “yukarıda belirtilen istihbarat, yönetim, şube, özel istihbarat harcamaları için ödenmesini onaylarınıza arz ederim. Mustafa Koç, uygundur, Levent Ersöz” 19.03.2004 tarihli 500.000.000 TL Özel İstihbarat Timi Cari Harcamalarını içeren belgeler sorulduğunda; böyle bir harcama yapma yetkisinin olmadığını, kendisinin bağlı olduğu dairenin haber alma ödeneği gibi istihbarat üretme yapma yetkisi olmadığı için harcama da yapamadıklarını, ancak hatırladığı kadarı ile o tarihlerde çok miktarda Türkiye haritasının üzerinde Atatürk’ün jandarma hakkındaki sözünün olduğu kartona basılmış bir şeyi bütün komutanlık bünyesine dağıtıldığını bildiğini, ancak kendisinin böyle bir harcama yatmaya yetkisini olmadığını, belgeye birisi kendisinin ismini yazdıysa da bilmediğini,

02.07.2008 tarihinde saat 12.02 sıralarında kardanadam111@gmail.com isimli e-mail kullanıcısının göndermiş olduğu mail ihbarında özetle; “Levent Ersöz paşanın bilgisi dâhilinde hükümet üyelerinin telefonlarının yasadışı dinlenmesini de yine Kürşat (Hasan Atilla Uğur) bize yaptırıyordu. Elde edilen bilgileri Şener Eruygur ve Levent Ersöz paşaya aktarıyordu… aynı zamanda Hakan Şanlı ile de ortak askeri malzemelerin ihalelerini yapan şirketin gizli ortağıydı, bu şirketin TSK’dan ihale almasını bizzat Kürşat takip ediyordu. Emin Şirin’de yine Kürşat (Hasan Atilla Uğur) tarafından AKP’nin bölünmesi için görevlendirilmişti, ama beceremedi… buluşmaları deşifre olmasın diye Hakan Şanlı’nın Ankara Yıldız’daki Sama şirketine raporları bırakıyor, Kürşat da oradan aldırıyordu, bu şekilde haberleşiyorlardı” şeklindeki ihbar sorulduğunda; İhbarı kabul etmediğini, Emin ŞİRİN’in kendisinin ofisine zaman zaman geldiğini, Meclis'deki soru önergeleriyle ilgili kendisine bilgi vermediğini, kendisine Kürşat ALBAY(Hasan Atilla Uğur) ın bu tür bilgiler vermediğini, Ergün Poyraz ve İsmail Yıldız'a bilgi aktarmadığını, Ergün Poyraz'la bir kere resepsiyonda tanıştıklarını, bir kerede ofisine kitap getirdiğini, diğer şahısları tanımadığını,

Kriptolu cep telefonlarını Jandarma İstihbaratın kendilerinden istediğini, adedini hatırlamadığını, ancak semple (örnek) olarak getirdiklerini, daha sonra başka yerden aldıklarını, kesinlikle Hasan Atilla Uğur ve arkadaşlarının kullandığı kriptolu telefonların hat ücretlerini ve görüşme ücretlerini şirketinden ödemediğini, şirket adına kayıtlı telefonların şüpheliler tarafından kullanıldığını da bilmediğini, kendisinin Turkcel'le bir yazılım işi sebebiyle 600.000 Dolarlık bir alışverişinin olduğunu beyan etmiştir.

Şüpheli Hakan Şanlı’nın Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde özetle; Levent Ersöz'ü tanımadığını, Levent Ersöz'ü bir sefer gördüğünü, İşle ilgili kendisiyle beş dakika görüştüğünü, başka bir görüşmesinin olmadığını beyan etmiştir.

Şüpheli Abdurrahim Doğru’nun Emniyet ifadesinde özetle; İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğünün 06.02.2009 tarihli ihbar no: 1339 sayılı ihbar tutanağında şüpheli Levent Ersöz ün yakalanmadan önce bir kısım cephaneliğin Mehmet Ç. isimli şahsa teslim edildiğinden bahsedildiği, ayrıca Abdurrahim Doğru’nun Ergenekon’a hizmet etme görevini bizzat Levent Ersöz isimli şahıstan aldığı sorulduğunda; Kendisi Levent Ersöz isimli şahsı yakalandığı zaman görevli Polislerin nezaretinde götürülürken basın yayın organlarından gördüğünü kendisini tanımadığını daha önce hiçbir şekilde kendisi ile görüşmediğini ve irtibatının olmadığını beyan etmiştir.

Şüpheli Yüksel Dilsiz’in Bursa Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde özetle; İkametinde yapılan aramada elde edilen "Gizli İbareli 264. Birim Daire Başkanlığına Başlıklı Kıdemli Üstteğmen Yüksel Dilsiz İsth. Üstg. İmzalı" dokümandaki imzanın kendisine ait olup olmadığı ve bu dokümanının kendisine verilmesinin sebebi sorulduğunda; 264. Birim Daire Başkanlığı isimli bir kurum bulunmadığını, imzanın kendisine ait olduğunu, yazının herhangi bir geçerliliğinin olmadığını, Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığına bağlı istihbarat Grup Komutanlığında bulunduğu sırada, görevlilerin kendisini üsteğmen olarak, daha sonra da yüzbaşı olarak bildiklerini, istihbarat Daire Başkanı Levent Ersöz’ün kendisini bu şekilde tanıttığını, bir problem çıkması durumunda bu yazıyı taşıdığını, üzerinde personel yazılı olan fotoğrafının bulunduğu belge de isminin Mustafa K. yazılı olduğunu, bu kartı daha sonra kendisinden aldıklarını, yine Finansbank Ankara Ostim Şubesinden 750.000.000.TL limitli kredi kartı verildiğini, bu kart ile harcama yaptığını, dökümlerinin İstihbarat Daire Başkanlığı Grup Komutanlığına geldiğini, borcun oradan ödendiğini,

İkametinde yapılan aramada elde edilen "Sayın Çavdaroğlu Paşama Saygıyla Arz Edilir” ile başlayan doküman sorulduğunda, dokümandaki imzanın kendisine ait olduğunu, 2005 yılında yazdığını, 11 yaşında Nur cemaatinin içine girip değişik kademelerde bulunduğunu, 2000 yılında askere gittiğini, askerde istihbarat biriminde çalıştığını, 2002 yılında Bursa Jandarmada haber elamanı olarak başladığını, 2002 yılında Bursa da görevli Levent Ersöz’ün Ankara’ya İstihbarat Daire Başkanı olarak atanmasından sonra kendisinin de Ankara’ya gittiğini, Nur cemaati içersinde kendisine duyulan güvenden dolayı cemaat ile ilgili görevlendirildiğini, toplantılarda kimlik tespiti ve gizli kamera çekimi yaptığını, dönemin milletvekillerinden nur cemaati ile ilişkisi olanları tespit görevi verildiğini, milletvekillerinin bulunduğu ortamlarda çekim yapıp evlerini izlediğini, rapor hazırlayıp Dursun yüzbaşı vasıtasıyla Salih Albay’a verdiğini, bu şekilde 2004 yılına kadar devam ettiğini, o dönemde kendisine verilen kredi kartından İsmail U. çavuşun 300.000.000TL para çekildiğini, ancak parayı geri vermediğini, bu nedenle Dursun ve diğer görevliler ile arasının bozulduğunu, bu dokümanı Çavdaroğlu paşaya derdini anlatabilmek için yazdığını,

İkametinde yapılan aramada elde edilen "Darbe Planları Başlıklı" ile başlayan doküman sorulduğunda; bu dokümanı bilgisayarda kendisinin yazdığını, yazmaktaki amacının ise, 2002 yılında Bursa Jandarma Bölge Komutanı Levent Paşa’nın talimatlarıyla yaptığı faaliyetler hakkında bilgi vermek olduğunu, yaptığı faaliyetlerden pişmanlık duyduğundan Başbakanı bilgilendirmek istediğini,

El konulan dokümanları hangi amaçla topladığı ve Levent Ersöz ile Ergenekon Silahlı Terör Örgütühakkındaki bilgileri sorulduğunda; 2002 yılında Nur Cemaati ile ilgili bildiklerini Jandarma ile paylaşmak istediğini, Adnan ve Mustafa isimli uzmanla tanışıp Bölge İstihbarat Komutanı ola Albay İsmail ile görüştüğünü, sonrasında ise Levent Ersöz paşayla görüşerek faaliyetlere başladığını, 2006 yılına kadar aktif olarak faaliyetlerine devam ettiğini, bilgisayarında yaptığı faaliyetlerle ilgili notlar olduğunu, daha sonra kullanıldığını hissettiğini, korktuğu için irtibatını koparttığını, eski irtibatlarıyla zaman zaman hala görüştüklerini beyan etmiştir.

Şüpheli Yüksel Dilsiz’in Bursa 5.Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusunda özetle; 2002 yılında Levent Ersöz ile Bursa Jandarma Bölge komutanlığında faaliyetlere başladığını, Nur cemaatinin yapılanmasını, nur cemaati ile irtibatı olan siyasi, bürokrat ve iş adamları hakkında cemaate üye olan subaylar, askeri personeller, emniyet personeli hakkında bilgi topladığını, bu çalışmalarda elde ettiği bilgileri İstihbarat Bölge Komutanlığındaki İsmail Albay’a teslim ettiğini, yanında görevli sivil rütbeli personel ile bu toplantılara katılarak gizli kameraya çektiğini, bu çekimler sayesinde toplantılara kimlerin katıldığını tespit ettiğini,

2002 yılında Bursa Bölge Komutanlığında görevli Uzman Adnan ve Mesut üsteğmen ile irtibat kurduğunu, yine astsubay Ceyhun Cevat K.’ın da olduğunu, bir süre sonra kendisini Bölge Komutanı Albay İsmail ile görüştürdüklerini, 10 günlük kısa bir çalışma sonrasında Levent Ersöz paşanın kendisiyle görüşmek istediğini, Levent Ersöz ile yaptığı görüşmede "Cemaat seni çok yıpratmış bunun öcünü alacağız" diyerek örgütün yapılanması konusunda araştırma yapmak için kendisine görev verdiğini, rüzgar001 isimli dosya hazırladıklarını, bu dosyanın cemaat yapılanması, siyasi bağlantıları, askeri bağlantı, emniyet bağlantıları ve öğrenci evlerini kapsayan bir çalışma olduğunu, Bursa Jandarma Bölge Komutanlığına bağlı Çanakkale, Kütahya, Bilecik, Yalova ve Balıkesir illerini kapsadığını, hazırladıkları rüzgar0001 araştırma dosyasını elden almak üzere Şener Eruygur paşanın Bursa’ya geldiğini, Jandarma tarihinde ilk kez böyle bir çalışma olduğunu söyleyerek kendisini tebrik ettiğini, bir süre sonra Levent Ersöz’ün yapılan çalışmalardan dolayı istihbarat Daire Başkanlığına atandığını, kendisinin de Levent Ersöz’ün daveti üzerine Ankara’ya gittiğini, Levent Ersöz’ün kendisine “ben buraya seninle yapmış olduğumuz Rüzgar00l sayesinde geldim ve burada daha kapsamlı bir çalışma yapacağız" dediğini, Gürevcinlikteki İstihbarat Grup Komutanlığında kendisine oda tahsis edildiğini, Ankara’daki çalışmalarının tamamen siyasilere yönelik olduğunu, hatta 2006 yılı 23 Nisanında Hürriyet gazetesinde yayınlanan Mustafa S., Ali Yüksel K. ve soyadı ALTUN olan milletvekili ile ilgili görüntüleri kendilerinin çektiklerini, istihbarat da çalışan Başçavuş Bayram G. ile birlikte cemaatin içine sızdıklarını, Yüzbaşı Dursun Ö.’nın mecliste çalışan biri vasıtasıyla Başbakan ve bütün milletvekillerinin telefon numaralarını, adreslerini ve tüm bilgilerini topladıklarını, Ankara’da bir yıl faaliyette bulunduğunu, bu çalışmalar sonucunda Darbeye Doğru Gidildiğini anladığını, Levent Ersöz’ün Başbakan’a küfür ederek “İndireceğiz Bunları” diye söylediğini, Jandarma ile cemaat içindeki pisliklere karşı mücadele etmek için başladığını, ancak kullanıldığını ve devlete zarar geleceğini anladığını, İstihbaat Grup Komutanlığının yanında bulunan Teknik İstihbarat olarak adlandırılan bölümde eylemlere ilişkin faaliyetlerin planladığını, kendisinin görev aldığı bölümün İstihbarat çalışmalarına ilişkin olduğunu, hatta o dönemde Levent Ersöz’ün Genel Kurmay Başkanı ile arasının iyi olmadığını, Levent Ersöz’ün dönemin Genelkurmay Başkanı ile Dönemin Bakanları Vecdi Gönül, Abdulkadir Aksu Ve Hüseyin Çelik’in cep telefonlarının dinlenmesi için Urfa İl Jandarma Komutanlığı istihbaratına bizzat kendisini göndererek talimat verdiğini,

Anlatmış olduğu olayı emir eri olan Murat’ın kendisine sonradan anlattığını, faaliyetlerinin Levent Ersöz’ün İstihbarat Daire Başkanlığı görevinin sonuna kadar devam ettiğini, Levent Ersöz’ün Bilecik Tugay Komutanlığına atandıktan sonra iki kez davet etmesi üzerine yanına gidip görüştüğünü, Levent Ersöz’ün emekli olduktan sonra Ankara Atakulede emekli bir binbaşı ile iş yeri açtığını, bir sohbet sırasında doğan grubundan biri ile kendisini görüştüreceğini, bu faaliyetlerini “onlarla devam ettireceksin sana kitap yazdıracaklar” dediğini,

Levent Ersöz Bilecik’e atandıktan sonra istihbarattan ayrılmayı düşündüğünü, bu sırada 0 535 ..0 05 43 numaralı telefonunu Yusuf isimli bir şahsın arayarak “Doğu Perinçek’in kendisi ile görüşmek istediğini” söyleyerek Ulusal Kanala çağırdıklarını, Ulusal Kanal Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat B. ile görüştüğünü, kendisine “Jandarma ile yaptığı çalışmaları bildiğini” söylediğini, aynı dönemde Fetullah G.’in yanından ayrılan Nurettin V. ile çalışma başlattıklarını, cemaati karalama kampanyası başlatacaklarını, bu konuda kitap yazabileceğini, beraber çalışma yapabileceklerini söylediğini, daha sonra Ferit İlsever ve Doğu Perinçek’in odalarına götürüp ayrı ayrı görüştüklerini, Doğu Perinçek’ in kendisinden aynı konuda çalışma yapmasını istediğini, birkaç gün müsaade istediğini, Yusuf vasıtasıyla kendisini çağırdıklarını, direk Doğu Perinçek’ in yanına götürdüklerini, Doğu Perinçek’in “jandarmanın yapamayacağını biz yaparız, bize güven bizimle beraber çalış sırtın yere gelmez, allahın bir kuluda sana dokunamaz” dediğini, hatta yanında Süleyman Demirel ile görüşüp kendisine “Süleyman Demirel bile arkamızda” dediğini, kendisini birkaç kez çağırdıklarını, ancak gitmediğini beyan etmiştir.

Bilgi sahibi Murat KAYA’nın Bursa KOM Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde özetle; 2002 yılı Kasım ayı içresinde askerlik hizmeti için Aydın ilindeki Jandarma Er Eğitim Taburuna gittiğini, daha sonra Ankara Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığına dağıtım olduğunu, Levent Ersöz İstihbarat Daire Başkanı olduktan sonra kendisinin emir eri olduğunu,

Levent Ersöz’ün yanında bulunduğu dönemde, Yüksel Dilsiz’i Levent Ersöz’ün yanında yüzbaşı olarak tanıdığını, Yüksel Dilsiz’in sık sık Levent Ersöz ile makamında görüştüğünü, aynı dönemde Cem U., sanatçı Çelik, Turkcell Genel Müdürü bayan, Uludağ üniversitesi rektörü Mustafa Y., Star gazetesi genel müdürünün Levent Ersöz’ün yanına gelip gittiklerini, Cem U.’ın görüşmeye her geldiğinde Levent Ersöz ile bir buçuk iki saat kadar kaldığını, Türkcell genel müdürü olarak tanıdığı bayanın 40-45 yaşlarında saçlarını sarıya boyayan bir kişi olduğunu, kendisinin Bursa’lı olması sebebiyle Yüksel Dilsiz ile aralarında bir samimiyet oluştuğunu,

2004 yılı Şubat veya Mart aylarında askerliğini bitirdikten sonra Bursa’ya geldiğinde, Yüksel Dilsiz’in kendisini telefon ile aradığını, beraber İstanbul Balta limanında bulunan polis evine gittiklerini, daha sonra gazetelerde çıkan haberler üzerine Yüksel Dilsiz hakkında bilgi sahibi olduğunu beyan etmiştir.

Tanık Veysel ŞAHİN’in Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde özetle; 3 Eylül 2005 yılında daha önce komutanı olan Tuğgeneral Erdal A.’ın kendisini 21. Jandarma Sınır Tugay Komutanlığına çağırdığını, kendisinin istihbarı bilgiler vermesi amacıyla Yüksekova ve Şemdinli’de vekil öğretmen olarak göreve başlatıldığını,

2005 yılında Yüksekova’da olayların başladığını, Özcan İ. ve Ali K. isimli jandarma görevlilerinin uyuşturucu ticareti ile ilgilendiklerini, yine 2005 yılında Hakkari’de korucubaşı olan şahsın PKK’lı olduğu gerekçesiyle evinin basıldığını ve bulunan uyuşturucunun kayıtlara geçirilmediğini, Bu olayları Hakkari İl Jandarma Komutanlığında istihbarat görevlileri olan Özcan İ. ve Ali K.’nın yaptıklarını, emri de Tuğgeneral Erdal A.’dan aldıklarını,

Tuğgeneral Erdal A.’ın uyuşturucu meselesi ile ilgili olarak Özcan İ. ve Ali K.’yı tehdit amaçlı Seferi Y.’ın yanına gönderdiğini, yanlarında giden Veysel ATEŞ’in bomba attığı için olayların patlak verdiğini,

Kendisinin Malatya’lı olmasından dolayı ve Irak Türkmen Cephesinin irtibat bürosunu açmak için Malatya iline geldiğini, Burada da 2005 Kasım ayından itibaren çalışmaya başladığını, Adıyaman il Jandarma Komutanlığı yapan Albay Dursun E.’a istihbarat bilgileri verdiğini, bu sırada Malatya eski alay komutan vekili emekli Binbaşı İrfan O.’ın kendisini Urfa’dan tanıdığı için albay Mehmet Ü.’e yönlendirdiğini, Mehmet Ü.’in bütün doğu ve güneydoğu’ya misyonerlik kitaplarının tek elden dağıtılmasını ve bu işi de kendisinin yapmasını istediğini ve bu yönde girişimlerinin olduğunu,

2007 ile 2008 yılları arasında Kerkük Derneği genel başkanlığı yaptığını, bu dönemde Mehmet Ü.’in derneğine gelerek kendisiyle görüştüğünü, kendisini Doğu Perinçek’e yönlendirdiğini, ayrıca Ergenekon yapılanmasının kasası olan Sefa Y. ile Avrasya Vakfı başkanı Fatma A.’ın isimlerini verdiğini,

Mehmet Ü.’in Levent Ersöz ile iyi tanıştığını, Erdal A. isimli şahsın 21. Jandarma Sınır Tugay Komutanı’nın 2004 yılında Bidecikte görevli olduğunu, yerine daha sonra Levent Ersöz’ün atandığını, Levent Ersöz ile Erdal A.’ın iyi tanıştıklarını, Kendisinin bunların birbirlerini tavsiye etmeleri nedeniyle bildiğini beyan etmiştir.

Şüpheli Levent Ersöz’ün telefon irtibatları ile ilgili yapılan çalışmalar sonucunda; Şüpheli Mustafa Koç ile 2 kez görüştüğü, Şüpheli Mehmet Şener Eruygur ile 4 kez görüştüğü beyan etmiştir.

e. Delillerin ve Hukuki Durumunun Değerlendirilmesi ,
Şüpheli Levent Ersöz ün, Bursa’da istihbarat elemanı olarak kullandığı şüpheli Yüksel Dilsiz’e yaptırdığı illegal işler sebebiyle jandarma istihbarat daire başkanlığına atandığı, Mehmet Şener Eruygur’la önceden tanıştıkları ve Ankara’da ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN talimatları doğrultusunda yürütme organını devirmeye yönelik olarak faaliyete geçen Cumhuriyet Çalışma Grubu adı altındaki oluşumu kurdukları, bu oluşumda alınan kararların uygulanması için emrinde görevli Hasan Atilla Uğur, Mustafa Koç, Cihandar HasanH. ve diğer görevlilerle birlikte koordineli olarak çalıştıkları anlaşılmıştır.

Şüphelinin jan. Gn. Kom. Mehmet Şener Eruygur çağırıyor diye birçok medya yöneticisi ve gazeteciyi komutanlığa çağırıp Hasan Atilla Uğur’la birlikte görüştükleri, yaptıkları bütün görüşmeleri gizli kameraya kaydedip daha sonra gizli evrak gibi dökümlerini yapıp Cumhuriyet Çalışma Grubu devre raporlarında anlattıkları, yapılan çekimlerin illegal olması sebebiyle resmi kayıtlara aktarılmayıp, Cumhuriyet Çalışma Grubu özel istihbarat adı altında Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün arşivine aktardıkları, şüphelinin emekliliği döneminde de örgütsel içerikli gizli toplantılara katıldığı, ayrıca kent otelde yapılan toplantılara sürekli iştirak ettiği tespit edilmiştir.

Mustafa Ali Balbay ile bir kere görüştüğünü beyan etmiş ise de kendi bilgi sayar notlarında hemen hemen haftada darbe çalışmalarına yönelik toplantılar yaptıkları toplantılarda haftalık gelişmeleri ve yapılması gereken işleri Mustafa Ali Balbay aktardıkları, buna rağmen aralarındaki örgütsel ilişkiyi gizlemek amacıyla görüşmelerini ifadeden kaçındığı, Mustafa Ali Balbay’ın da aracılık yapmak suretiyle şüphelilerden aldığı bilgileri İlhan Selçuk ve örgütün diğer üst düzey sorumlularına ilettiği, yapılan faliyetlerin Cumhuriyet Çalışma Grubu gizli toplantılarında kararlaştırılıp uygulamaya geçirildiği anlaşılmıştır.

Şüphelinin emekli olduktan sonrada örgütsel irtibatlarını devam ettirerek yapılan örgütsel içerikli gizli toplantılara katıldığı, nitekim emekliliktede devam eden bu irtibatın İlhan Selçukun yakalanmasından sonra şüphelinin kızı tarafından örgütün yöneticilerinden olan şüpheli Mehmet Şener Eruygura telefonada ‘babamı rahat bırakın kalpten gidecek’ şeklindeki ifadesinden de açıkça anlaşılmaktadır.

Şüphelinin 1 Temmuz 2008 tarihinde yapılan eş zamanlı operasyondan bir şekilde haberdar olup bir gün önce yurt dışına kaçtığı, uzun süre yurt dışında kalmasına rağmen ameliyat olmak için Türkiye ye İvan adına tanzim edilmiş sahte bir pasaportla Zonguldak’tan deniz yoluyla giriş yaptığı, özel bir hastaneye ameliyat olmaya gittiğinde damadı ile birlikte Mehmet Orhan G. adına tanzim edilmiş sahte kimlikle yakalandığı. Şüphelinin üst aramalarında şifreli çaldırma ve görüşme notları ile çok sayıda sim kartın çıktığı, şüphelinin istihbaratçı olması nedeniyle kendini teknik takipten kurtarabilmek amacıyla şifreli görüşmeler yaptığı, Ergün Poyraz İsmail Yıldız, Hakan Şanlı, Mehmet Şener Eruygur, Hayrullah Mahmut Özgür’le doğrudan irtibatlarının bulnduğu anlaşılmaktadır.

Yürütme organını devirmeye teşebbüs eylemlerine fiilen iştirak ettiği ayrıca yüzlerce kişinin siyasi felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydetme suçunu da işlediği anlaşılmakla,

Silahlı örgütünün ara yöneticisi olmak suçunu işlediğinden, eylemine uyan TCK’nun 314/1 Maddesi,

Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellmeye teşebbüs ettiğiniden, eylemine uyan TCK’nun 311/1 maddesi,

Cebir ve şiddet kullanarak yürütme organını ortadan kaldırmaya teşebbüs ettiğiniden, eylemine uyan TCK’nun 312/1,

Halkı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı bir isyana tahrik ettiğinden, eylemine uyan TCK.nun 313/1,

Kişilerin siyasi felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydetme suçundan eylemine uyan TCK.nun 135/2, 43,137/1-a,

Sahte evrak kullanmak suçundan eylemine uyan, TCK’nun 204/1,

3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nun 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.



4- Şüpheli Hasan Atilla Uğur
a-Savunmaları,
Emniyet Beyanında
Susma hakkını kullanmıştır.

Şüpheli Savcılık Beyanı

Susma hakkını kullanmıştır.

Şüpheli Sorgusunda:

25 Mart 2009, Çarşamba
USAK Stratejik Gündem
< Önceki Haber

Sonraki Haber >

 > Son Eklenen Haberler
  İran Suriye'deki Kırmızı Çizgiyi Açıkladı
  Mali'de Gerillalar Konna'dan Çekildi
  ''Krizin Uzamasında Amerika'nın Payı Yok''
  ABD 1991'den Bu Yana İlk Kez Somali Hükümeti'ni Resmen Tanıdı
  ''Türkiye Somali'yi Dünya Gündemine Taşıdı''

 Kullanıcı Yorumları

YORUM YAP

bu haber için henüz yorum yapılmamış.

yorum yapmak için tıklayın.

 Yorum Yap
Adınız:
Yorumunuz:
 

 USAK Bülten Üyeliği
Haber Kategorileri
Türkiye Amerika Avrupa Orta Doğu Orta Asya Kafkasya Bodrum Holidays Balkanlar Dünya Asya-Pasifik Afrika Ekonomi Bilim Teknoloji

Copyright 2009 Usak Stratejik Gündem
Xbox Live Gratuit Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu

Mebusevleri Mah. Ayten Sok. No:21 Tandoğan/Ankara
Tel: 0 312 212 28 86  Faks: 0 312 212 25 84

Sitemiz
Anadolu Ajansı
Abonesidir