Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu Yayınıdır.  
ANASAYFA

|

ENGLISH

|

ANASAYFA YAP

|

REKLAM

19 Nisan 2014, Cumartesi

 
  Usak Gündem
  Kategoriler

Ücretsiz Tam Metin Uluslararası Hukuk ve Politika Dergisi

Ücretsiz Tam Metin Orta Asya ve Kafkasya Araştırmaları Dergisi

USAK Tanıtım Kataloğu

  Kitap İncelemeleri >

 Yazdır
Arkadaşına Gönder
Din ve Toplum Karşısında Cemil Meriç
Yazar: Kemalettin Taş ISBN: 9789944598019
Yayıncı: Artus Yayınları Sayfa Sayısı: 202
Tür: Paperback Ücret: 12 TL
Basım Yeri: Ankara Yayınlanma Tarihi: 2007
Kendini, “Hayatını Türk irfanına adayan, münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi” olarak tanımlayan Cemil Meriç, 20. Yüzyıl Türk edebiyat ve düşün alanına adını kalıcı bir biçimde bırakmış, ilime ve bilime karşı olan doyumsuz merakı dolayısıyla birçok önemli esere imza atmıştır. Yakın dönem Türk düşünürleri incelemelerinde, düşünceleri ve derin felsefesiyle, muhakkak okuyucunun karşısına çıkan ve anlaşılmayı bekleyen, anlaşılması gereken düşünürler arasında kendini göstermektedir.

Kemalettin Taş, dört bölümden meydana getirdiği Din ve Toplum Karşısında Cemil Meriç isimli eserinde öncelikle Cemil Meriç’in hayatı, eserleri, şahsiyeti, üslubu, sosyoloji anlayışı ve Türk fikir hayatındaki yerini ele almış, sonrasındaysa Meriç’in toplum ve çeşitli dinlere dair fikir ve görüşlerine değinmiştir. Eser, akademik yönü, kimliği ve eserleri hakkında birçok kitap ve makale yazılan Cemil Meriç’i, özellikle fikirlerinde dönüm noktası etkisi yaratan dine dair görüşlerini ele alması bakımından literatürde ayrı bir yere sahiptir.

Eser incelendiğinde, yazarın kitabın ilk bölümünde Cemil Meriç’in hayatı, şahsiyeti, kariyeri ve eserlerini ele aldığı görülmektedir. Meriç’in daha 12 yaşındayken ‘Yenigün’ gazetesinde yayınlanan ilk yazısı olan “Geç Kalınmış Bir Muhasebe” ile başlayan yazın kariyeri, 1987 yılında hayatını kaybedene kadar birçok çeşitli yayını kapsamıştır. Taş, yaşamını “Hayatım bir trajedidir” şeklinde betimleyen Cemil Meriç‘ in şahsiyeti, yaşadığı düşünsel ve fikirsel evreler ve edebi üslubuna da kitabında yer vermiştir.

Hayatının büyük bir bölümünü sıkıntı ve zorluklar içinde geçirmiş olan Meriç, çocukluk yıllarından itibaren “yalnız” ve “dışlanmış” olarak nitelediği hayatını huzura kavuşturmak için çeşitli arayışlar içinde bulunmuştur. Öncelikle Türkçülük limanına sığınan Meriç, sonrasında Marksizm’e kucak açmıştır. Fakat içinde bulunduğu boşluğun tatminini bu iki düşünce de sağlayamamıştır. Yaşadığı toplum tarafından daima bir anlaşılamamış olma kaygısı taşıyan Meriç, düşünsel evrelerinin ilk dönemlerinde araştırmalarının çoğunu Batı’ya yönelik gerçekleştirmiş, hatta çoğu akademik çevre tarafından bu sebeple eleştirilere maruz kalmıştır. Meriç ilgi ve araştırma alanını Batı’dan Doğu’ya çevirdiği dönemde, “ruhunun susuzluğunun doyduğu” benzetmesiyle Asya düşüncesine yönelmiş ve aradığı ilim ve irfanı Doğu’da bulduğunu belirtmiştir. Özellikle Hint düşüncesiyle başladığı Doğu hayranlığı sonucunda, 44 yaşından sonra “gerçeği bulduğunu ve aradığı dünyaya kavuştuğunu” belirten Meriç, artık Türk düşüncesine, Türk toplumuna, Türk aydınına ve Türk insanına dönmüştür. Meriç, kendi dinamikleri içinde yoğrulan Türk kültürünün hak ettiği mana dolu bir irfana bir an önce dönmesi gerektiği fikriyle yaşamının sonuna kadar uğraş vermiştir.

Yazar kitabının ikinci bölümünde, Cemil Meriç’in Doğu toplumları ve din hakkındaki görüşlerine yer vermiştir. Bu noktada özellikle Meriç’in fikirsel dönüşümünü sağlayan ve kendi değimiyle “ufkunu açan” Hint düşünce ve inanç sistemi ele alınmıştır. Ayrıca Taş, bu bölümde öncelikle Hintistan’daki Hintuizm, Budizm ve Sihizm gibi inanç biçimlerine, daha sonra da Mısır ve İran düşünce sistemlerine değinmiş, bu ülkeleri Cemil Meriç’in görüşleri çerçevesinde incelemiştir. Meriç’e göre Doğu dinleri, Batı’nın inanç yapısının oluşmasında büyük rol sahibidir. Ona göre ilk dönemlerde Batı’nın inanç sisteminin meydana gelmesinde Doğu toplumlarının dini anlayışlarının payı büyüktür. Yazara göre, Meriç’in Doğu’nun toplumsal yapısı ve inanç sistemleriyle ilgili ortaya koyduğu tüm tespit ve fikirlere katılmak mümkün olmasa da, uzun çabalar sonucunda elde edilen bu bilgi ve birikimlerden yararlanmanın gerekliliği de ortadadır.

Kemalettin Taş, eserinin üçüncü bölümünde Batı toplumlarını ve din olgusunu ele almıştır. Batı’nın tarihsel değişimine Cemil Meriç’in düşünceleri ve yorumları çerçevesinde değinmiştir. Önce Batı’nın Ortaçağ’daki görüntüsünü sunan Taş, Batı düşünce dünyasındaki değişimleri, yükseliş ve çöküş dönemlerindeki Batı’yı ele almıştır. Ayrıca bu iki dönem arasında batıda beliren kapitalizm, sosyalizm, Marksizm ve anarşizm gibi ideolojileri ve sömürgecilik politikalarına da yer vermiştir.
Taş’a göre Batı medeniyetinin yaşadığı tarihsel gelişimde din olgusu büyük rol oynamış, toplum ve din ilişkisi bu tarihsel süreçte önemli bir yer işgal etmiştir. Yazar, kitabında Meriç’in bu sürece dair değerlendirmelerine yer vermiştir. Batı’nın fikirsel gelişiminin değerlendirilmesine Ortaçağ’dan başlayan Meriç’e göre bu dönem, genel kabulün aksine karanlıklar çağı değil, ileriye dönük hamlelerin alt yapısının atıldığı bir dönemdir. Batı toplumunun bu dönemki yapısına bakıldığında din olgusunun merkezi bir öneme sahip olduğu görülmektedir. Bu dönemde Avrupa’da rahipler ve kilise, toplumda etkin bir rol oynamış, toplumsal huzurun ve birliğin sağlanmasında kilit vazife görmüşlerdir. Meriç’e göre din adamları bu çağda sadece dini ve siyasi hayatta faaliyet göstermemişler, kültürel gelişim, eğitim – öğretim faaliyetleri, toplumun ahlaki ve ekonomik özellikleri gibi farklı yönlerden de Batı medeniyetinin oluşumunu sağlayacak etkiler yaratmışlardır.

Meriç’e göre Batı medeniyetinde yaşanan değişimler 14. yüzyılda başlamaktadır. Bu dönemde, Batı medeniyetini ayakta tutan kilise ve rahiplerin şahsi menfaatleri peşinde koşmaları sonucunda, kilise çökmeye ve toplumdaki hâkimiyetini kaybetmeye başlamıştır. Rönesans, Reform, Aydınlanma ve Fransız İhtilali gibi önemli dönüm noktaları yaşayan Batı; akıl, hürriyet, fert ve hümanizm gibi düşünce ve kavramların içinden geçtiği ve yükseliş döneminde de kapitalizm, sosyalizm, Marksizm ve anarşizm gibi sistemleri içinde barındıran bir medeniyet olmuştur. Kemalettin Taş, eserinde Meriç’in dönemin özelliklerine ve tüm bu düşünce sistemlerine dair fikir ve görüşlerine yer vermiştir.

Kemalettin Taş kitabının son kısmını meydana getiren dördüncü bölümünde ise Türk toplumu ve din olgusunu ele almıştır. Öncelikle Cemil Meriç’in gözünde ideal bir devlet olan Osmanlı Medeniyeti’ndeki Tanzimat ve Batılılaşma hareketlerini ele alan Taş, daha sonra Türk toplumundaki ideoloji kavramına ve kapitalizm, sosyalizm, Marksizm ve sağ-sol kavramlarına değinmiştir. Kitabının son kısımlarında Türk toplumunda yaşanan Batılılaşma sorununu inceleyen Taş, Cemil Meriç’in Türk aydınının içinde bulunduğu duruma dair düşüncelerine de yer vermiştir.

Kemalettin Taş’ın ortaya koyduğu bu eserde, Cemil Meriç’in şahsi hayatı, fikirleri, Türk sosyolojisindeki yeri ve önemine değinildikten sonra, Meriç’in görüş ve yaklaşımları doğrultusunda dinin toplum içindeki yeri, toplum ve din ilişkileri ve etkileşimleri ele alınmıştır. Doğu ve Batı toplumlarında ortaya çıkan dinler ve fikir akımlarının nitelik ve dinamikleri ele alınarak, bu toplumlarda yarattıkları etki ve toplumsal değişimlere değinilmiştir. Dinin, toplumun gelişim ve değişim süreçlerindeki etkileri, eğer olmuşsa bu etkilerin hangi yönde ve ne oranda olduğu, toplumdaki din algılayışlarındaki farklılaşmaların toplumu nasıl etkilediği, din ve devlet adamlarının ve aydınların tutum ve davranışlarının dini yaşayış üzerindeki etkileri gibi konulara, Cemil Meriç’in fikir ve tespitleri doğrultusunda cevaplar aranmıştır.
16 Ekim 2010, Cumartesi
Elvan Aydemir
 USAK Bülten Üyeliği
Haber Kategorileri
Türkiye Amerika Avrupa Orta Doğu Orta Asya Kafkasya Bodrum Holidays Balkanlar Dünya Asya-Pasifik Afrika Ekonomi Bilim Teknoloji

Copyright 2009 Usak Stratejik Gündem
Xbox Live Gratuit Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu

Mebusevleri Mah. Ayten Sok. No:21 Tandoğan/Ankara
Tel: 0 312 212 28 86  Faks: 0 312 212 25 84

Sitemiz
Anadolu Ajansı
Abonesidir